Yerel Haberler
Adana
Rasim Ozan Kütahyalı eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi 17 Mayıs 2026 Pazar - 22:09:48 Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını söyleyen Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği öğrenildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı, üzerine kayıtlı çeşitli araçlar bulunduğunu, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı, çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını söyleyerek, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dedi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onun da yakın arkadaşının oğlu olduğunu, diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise, söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını söyledi. İfadesinde kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dedi. Elektronik ödeme kuruluşları üzerinden 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dedi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savundu. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söyledi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söyleyen Kütahyalı, yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ederek, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söyledi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurulduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dedi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandı. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söyleyen Kütahyalı, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dedi. Kütahyalı, eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 21:36 Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:05 Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.
Köy okulunun fedakar öğretmenlerine öğrencilerinden sürpriz
24 Kasım 2024 Pazar - 09:39 Köy okulunun fedakar öğretmenlerine öğrencilerinden sürpriz Adana’da her gün 30-40 kilometre yol giderek köy okulu öğrencilerine eğitim veren fedakar öğretmenlere öğrencileri sürpriz hazırladı. Yaptırdıkları pastalarla sınıflar giren öğrenciler, öğretmenlerinin gününü kutladı. Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Pekmezli Mahallesi’nde atıl vaziyette olan, içerisinde koyunların otladığı köy okulu Ogün Abi Derneği’nin katkıları ve Yüreğir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün desteğiyle restore edilerek eğitime kazandırıldı. Yaklaşık 30 yıl önce kapanan tek sınıflı Pekmez Hüyüğü İlkokulu, bugün 5 sınıf, 8 öğretmen ve 113 öğrenci ile eğitim veriyor. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde de fedakar öğretmenlerine teşekkür etmek isteyen öğrenciler, okulun yapımında emeği geçen Ogün Abi Derneği’ni de sürprize dahil ederek pasta yaptırdı. Sınıfta ders işlenirken öğrenciler ellerindeki pastalarla sınıflara girdi. Şarkılarla tüm öğrencilere sürprize eşlik ederken öğretmenler şaşırdı. Öğretmenler sürpriz için öğrencilere teşekkür ederek sarıldı. “Her gün zevkle geliyorum. Trafiği falan takmıyorum” Öğretmen Ahmet Ata, öğrencilerinin sürprizi karşısında çok mutlu olduğunu kaydederek, “Buraya Çukurova ilçesinden geliyorum. Her gün mutlulukla geliyorum. Bu çocukların gerçekten bize çok ihtiyaçları var. Okul açıldığından beri buradayım çok mutluyum burada bu çocuklarla olmaktan. Belki de bu çevrede en çok ihtiyacı olan çocuklar bu çocuklar. Zevkle geliyorum. Her gün geliş gidiş yapıyorum. Trafiği falan takmıyorum. İnsanlar buraya gelmekte imtina edebiliyorlar. Hiç düşünmesinler. Köylerde çalışmak inanın şehirlerde çalışmaktan çok daha mutluluk verici. Sürprizleri harikaydı. Biz bayıldık” dedi. “Hatırlanmak, değer görmek çok güzel” Öğretmen Meltem Tosun da çok şaşırdığını ifade ederek, “Çok teşekkür ederim. Çok mutlu oldum. Hiç beklemiyordum. Hatırlanmak, değer görmek çok güzel. Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bildiğimiz her şeyi gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Öğrencilerden Yaren Çokol, “Bugün burada öğretmenler gününü kutladık. Öğretmenimize pasta aldık, gül aldık, hediyelerle geldik bugün okula ve çok mutlu oldular” ifadelerini kullandı. Zeynep Öner isimli öğrenci, “Öğretmenimizin Öğretmenler Günü’nü kutladık. Onlara pasta getirdik. Hediyeler aldık. Dersteyken sınıfa girip sürpriz yaptık. Öğretmenlerimizde şaşırdı ve çok mutlu oldular” şeklinde konuştu. “Her gün 30-40 kilometre uzaklıktan buraya eğitim vermeye geliyorlar” Ogün Abi Derneği Başkanı Ogün Sever Okur ise okul faaliyete geçmeden önce sadece tek gözlü bir sınıf olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Eskiden buradaki sınıf ahır olarak kullanılıyordu. Burada yakın çevrede çadırda yaşayan çocuklar var. Yüzde 99’unun ailesi tarım işçisi ve çadırda yaşıyorlar. Onlar okula gidemiyorlardı. Bu düşünceyi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze sundum. Sonra Kaymakamımızda destek verdi. Burayı açmamıza izin verdiler. Bir sınıf yaptık. Ondan sonra baktık daha fazla öğrenci geliyor. İkinci sınıfı yaptık. İkinci sınıf yetmedi üçüncüyü yaptık. Bugün buraya gelmemizin nedeni Öğretmenler Günü’müzü kutlamak. Burada çok değerli öğretmenlerimiz var. 30-40 kilometre uzaklıktan her gün buraya sabahın köründe bu çocuklara eğitim vermek için geliyorlar. Çocukların ilerlemesi gördükçe insan daha da mutlu oluyor. Onlara bir sürpriz yapmak istedik. Çok da güzel oldu.” Pasta kesiminin ardından okulun bahçesinde de 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlama programı düzenlendi.
Ömer Çelik: “İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeni artık sona ermiştir”
23 Kasım 2024 Cumartesi - 13:06 Ömer Çelik: “İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeni artık sona ermiştir” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yaov Galant hakkında verdiği tutuklama emrine yönelik, “Artık İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeni artık sona ermiştir. Gerçekleşen soykırımın katillerinin ceza alması için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz” dedi. AK Parti’nin Yüreğir 8. Olağan İlçe Kongresi Yüreğir Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. “AK Parti bir siyaset okuludur” Burada konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti’nin bir okul olduğunu anlatarak, “Bir siyasi parti, siyasetçi yetişiyor mu, kendi siyasetçilerini, kendi siyasi partilerinde bir okul olarak yetiştirebiliyor mu? Bu çok önemli bir örnektir. Bugün pek çok görev alan kardeşimizin siyasete AK Parti’de başlamış olması, Türkiye’nin gerçek kuşatıcı siyasetini nasıl ortaya koyduğunu göstermesi bakımından çok önemlidir. Arkadaşlarımızdan bazıları kurulduğu zaman AK Parti’de görev aldılar. O dönem şimdiki gibi değildi, zifiri karanlık vardı. Her türlü siyasi tehdit ve suikastle karşı karşıyalardır. Şimdi onların kardeşleri, çocukları teşkilatlarımızın çeşitli birimlerinde görev alıyorlar. Tabi, hepinizin çok çalıştığını biliyoruz. Ancak şunu unutmamak lazım. Hepimizden daha çalışkanı, en çok emek vereni Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu. “Cumhurbaşkanımızın 40 günde yoğun mesaisi oldu” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 40 günde yoğun diplomasi teması sürdürdüğünü anlatan Çelik, “Yaklaşık 30-40 gün içerisinde Cumhurbaşkanımız Balkanları, Kırgızistan’ı, Suudi Arabistan’ı, Azerbaycan’ı, Brezilya’yı ziyaret etti ve bunun dışında pek çok kabulü oldu. Birincisi mesafe, ikincisi tematik açıdan kat ettiği mesafe ve değindiği konular 30-40 gün içerisinde gerçekleşti. İddia ediyorum ki, geçmişteki bazı başbakanların ve cumhurbaşkanlarının bu kadar mesaisi yoktur. Gittiğimiz her yerde sol ve sağ siyasetten liderlerle karşı karşıya geliyoruz. Gerek sol, gerek sağ siyasi liderlerden duyduğumuz ortak bir cümle var. ‘Ülkeniz için, bölge için, dünya için gerçekleştirdiklerinize büyük bir hayranlık duyuyoruz’ diyorlar” ifadelerini kullandı. “Soykırımın katillerinin ceza alması için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz” Gazze’deki soykırıma değinen Çelik, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yaov Galant hakkında verdiği tutuklama emrini de değerlendirerek şunları söyledi: “Gazze’deki soykırım en önemli meselemizdir. Uluslararası ceza mahkemesinin aldığı karar bizim açımızdan, insanlık onurunu yüceltmesi bakımından kıymetli olmuştur. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Galant’ın yargılanması ve tutuklanması gerektiğine hükmetti. Dünyadaki ve Avrupa’daki pek çok ülke bu kararın uluslararası hukuk çerçevesinde gerektiğini ve Netanyahu ile Galant denen katillerin ülkelerine ayak basmaları halinde onları derhal tutuklayacaklarını söylediler. Cumhurbaşkanımız ilk günden ifade etti. Bu soykırım çetesi eninde sonunda, insanlık mahkemesinde yargılanacak ve gereken cezayı alacak dedi. Burada gerçekleşen soykırımın katillerinin ceza alması için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz.” “Dünyadaki belirsizlikler giderek artıyor” Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada olduğunu ifade eden Çelik, “Dün gece bir resim gördüm sosyal medyada ve bu gerçekten sorumluluğumuzu hatırlatması bakımından beni çok üzdü. Bir çocuk Gazze’de sabaha karşı 04.00’de ders çalışıyor. O resmi gördüm ve dünyanın gözünün üzerinde olduğu ittifak olarak yolumuza devam edeceğiz. İnşallah Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kararı tecelli edecek ve bu soykırım şebekesi insanlık huzurunda yargılanacak. Bütün bu kapsayıcılık içerisinde yukarımıza Rusya-Ukrayna savaşı, aşağıda Gazze soykırımı, solda Balkanlar’daki sıkıntılar ve sağda komşumuz İran’a dönük olarak İsrail saldırıları ve bunların ortasında Türkiye var. Son birkaç gün içerisinde yeni bir aşamaya geçildi. Amerika Başkanı Biden’ın belli füzelerin kullanılmasına müsaade etmesiyle Rusya’da buna karşılık vereceğini gösteren somut bir adım attı. Dünyadaki belirsizliğin giderek arttığı, bütün coğrafyaların sıkıntılı bir sürece girdiği dönemde Türkiye’nin istikrarını korumak ve doğru bir istikamette, doğru bir navigasyonla yoluna devam etmek son derece önemlidir. Ne mutlu bize ki bu kaptanlığı yapacak kişi cumhurbaşkanımızdır” dedi. “Dünya siyaseti türbülansa giriyor” Dünya siyasetinin türbülansa girdiğini aktaran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Önümüzde dünyanın gidişatı bakımından sıkı durmamız gereken günler var. Dünya siyaseti büyük bir türbülansın içerisine giriyor. Artık İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeni artık sona ermiştir. Geçmiş konuşmalarımızda sona eriyor diyorduk ama artık sona ermiştir diyoruz. Dolayısıyla böyle geçiş zamanları dünyanın zor zamanlarıdır. Bizim coğrafyamızı da bu geçişler çarpıcı şekilde etkilemiştir. Türkiye’nin bu sıkıntılı zamanlarda geçmesi, bu türbülansın aşılması için son derece önemli bir lidere sahibiz" diye konuştu. Konuşmaların ardından kongre gerçekleştirildi.
Öğretmenler voleybol turnuvasında kıyasıya mücadele etti
23 Kasım 2024 Cumartesi - 11:26 Öğretmenler voleybol turnuvasında kıyasıya mücadele etti Adana’nın Kozan ilçesinde 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenler arası voleybol turnuvası düzenlendi. Final maçında öğretmenler kıyasıya mücadele ederken öğrenciler tezahüratlar ile öğretmenlerini destekledi. Kozan’da 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenler arasında düzenlenen ve 3 hafta süren turnuvaya 14 takım katıldı. Final müsabakasında İsmet İnönü Ortaokulu, Şehit Mehmet Oflaz Yatılı Bölge İlköğretim Okulu’nu 3-2’lik skorla yenerek şampiyonluğunu ilan etti. Büyük bir çekişmeye sahne olan final mücadelesi, öğrenci taraftarların yoğun desteğiyle unutulmaz anlara sahne oldu. İlçe protokolü öğrencilerin heyecanına ortak olmak adına maçı öğrencilerin arasında izledi. Turnuva sonunda düzenlenen ödül töreninde, dereceye giren takımlara kupa ve ödülleri takdim edildi. Törende konuşan Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Kozan Şube Başkanı Murat Mercan, organizasyona katkı sunanlara teşekkür ederek, öğretmenlerin toplum için önemine vurgu yaptı. Mercan, “Öğretmenler, yalnızca bilgi veren kişiler değil, gençliğin rehberi ve geleceğin mimarlarıdır. Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in de dediği gibi, ‘Öğretmen, milli eğitimin olduğu kadar milletin geleceğini de tayin eder.’ Bu turnuva ile öğretmenlerimize olan minnetimizi bir kez daha ifade etme şansı bulduk. Bu turnuvada farklı olan öğrencilerin öğretmenlerini bir an olsun yalnız bırakmadı ve maç boyunca tezahüratlar ile destekledi. Eğitim hayatı botunca öğretmenlerin desteğini alan öğrencilerin bu kez öğretmenlerine olan desteği bizleri de gururlandırdı” diye konuştu. Öğrencilerden Elif Şimşek ise, öğretmenlerinin bu başarısı ile gurur duyduklarını söyleyerek, "Az bir taraftar grubu olsalar da hiç sesimiz kısılmadan maç boyunca destekledik ve öğretmenlerimiz şampiyon oldu. Çok mutluyuz” diye konuştu. Turnuva sonrası dereceye giren okullara kupaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
Enkazdan kurtarılan Tuba öğretmen, öğrencileriyle hayata tutundu
23 Kasım 2024 Cumartesi - 11:24 Enkazdan kurtarılan Tuba öğretmen, öğrencileriyle hayata tutundu Hatay’da oturduğu apartmanda 53 komşusu hayatını kaybeden ve ailesiyle birlikte enkazdan kurtulan Tuba öğretmen, mesleği ve öğrencileriyle hayata yeniden tutundu. Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında Hatay’ın Antakya ilçesinde bulunan Özkan Gold City sitesi yıkıldı. Sitede 53 kişi hayatını kaybederken depremden yaklaşık 5 saat sonra özel eğitim öğretmeni Tuba (38) ve fizyoterapist Fikret Özer (40) çifti, kızları Alya ve Arel ile birlikte bölgeden geçen bir yük asansörü firması tarafından fark edilerek kurtarıldı. Mesleğini bırakmadı Evleri yıkılan Öter çifti, önce bir süre Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde kaldı ancak daha sonra bir arkadaşlarının yanına Adana’ya geldi. Tuba öğretmen, çok sevdiği öğretmenlik mesleğini Adana’nın merkez Çukurova ilçesine bağlı Fazilet Kibritoğlu Özel Eğitim Uygulama Okulu II. Kademe’de devam ettirmeye başladı. Yeniden Hatay’a dönmeyi istiyor Burada özel öğrencileriyle birlikte yeniden hayata tutunan Tuba öğretmen, Hatay’ın yeniden inşa edilmesini ve tekrardan memleketine dönmeyi istiyor. “Evimiz gitti, komşularımız öldü” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Tuba Öter, Hatay’da 53 komşusunu kaybettiğini, kendilerinin de yardım çağrısı sonucu kurtarıldığını anlattı. Öter, “Deprem oldu ve biz 6. katta otururken ilk 4 kat biranda yıkıldı. Bizi 5 saat sonra bölgeden geçen bir yük asansörü firması fark edip kurtardı. Ayağımızda ayakkabı dahi olmadan evimizden ayrıldık. Sonrasında da bina zaten yıkıldı. Evimiz gitti, komşularımız öldü” dedi. “Hatay’a dönmek istiyorum” Yeniden Hatay’a dönmek istediğini söyleyen Öter, “Hatay’da şu anda çalışmalar sürüyor. Yakından takip ediyoruz, TOKİ’den evimiz çıktığı ve teslim edildiği anda yeniden Hatay’a dönmek istiyoruz. Benim yurdum orası çünkü. Şu anda öğrencilerimle moral buluyorum, hayata tutunuyorum ancak orası benim evim” ifadelerini kullandı. “Çok kötü günler geçirdik” Deprem korkusunu halen yenemediğini aktaran Tuba Öter, “Deprem korkumu maalesef halen yenemedim. Deprem saatinde uyandığım oluyor. Çocuklarım ve eşimde bu korkuyu yenemedi. Çok kötü günler geçirdik. Burada kendimize bir hayat kurmaya çalıştık” diye konuştu.