Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Rasim Ozan Kütahyalı eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:09:48
Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını söyleyen Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği öğrenildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı, üzerine kayıtlı çeşitli araçlar bulunduğunu, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı, çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını söyleyerek, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dedi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onun da yakın arkadaşının oğlu olduğunu, diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise, söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını söyledi. İfadesinde kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dedi. Elektronik ödeme kuruluşları üzerinden 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dedi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savundu. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söyledi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söyleyen Kütahyalı, yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ederek, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söyledi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurulduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dedi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandı. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söyleyen Kütahyalı, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dedi. Kütahyalı, eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 21:36
Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi
Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:05
Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi
Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:30
Adana’da devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti
Adana’nın Yüreğir ilçesinde traktörün devrilmesi sonucu sürücü hayatını kaybetti. Kaza, Yüreğir ilçesine bağlı Solaklı Mahallesi Tuzlu Yolu Çağırkanlı mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, Yılmaz A.’nın kullandığı traktör, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Devrilen traktörün altında kalan sürücü ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Yılmaz A.’nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürcünün cenazesi vinç yardımıyla traktörün kaldırılması sonucu çıkartıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
26 Kasım 2024 Salı - 10:12
Ceyhan’da geleceğin futbol yıldızları yetişecek
Ceyhan Belediyesi, genç yeteneklerin spora kazandırılması amacıyla ücretsiz futbol kursları düzenliyor. 8-14 yaş arası çocuklara yönelik kurslar için kayıtlar bugün itibarıyla başladı. Minik futbolcular için kayıtlar, 26 Kasım Salı günü Murat Göğebakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Veliler, çocuklarının gelecekte birer futbol yıldızı olma yolunda ilk adımlarını atması için kayıt işlemlerini ücretsiz olarak tamamlayabilecek. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, gençlerin sporla iç içe bir hayat sürmeleri için çalıştıklarını belirterek şunları söyledi: “Ceyhan’ımızda sporla büyüyen sağlıklı ve özgüvenli nesiller yetiştirmek en büyük hedefimiz. Çocuklarımızın hayallerinin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Düzenlediğimiz futbol kursuyla hem genç yetenekleri spora kazandıracak hem de çocuklarımızın fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayacağız.” Uzman eğitmenler eşliğinde profesyonel eğitim Futbol kurslarına katılan çocuklar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde hem futbol becerilerini geliştirme fırsatı bulacak hem de takım ruhunu ve dostluğu pekiştirecek etkinliklerde yer alacak. Ceyhan Belediyesi’nin spora ve gençlere verdiği destekle, ilçede geleceğin yıldız sporcularının yetiştirilmesi hedefleniyor. Başvuru detayları için Ceyhan Belediyesi’nin resmi iletişim kanalları kullanılabilir.
26 Kasım 2024 Salı - 09:48
Feci kaza anne ve oğlunu ayırdı
Adana’da 12 gün önce yaya geçinden geçen anne ve oğluna bir otomobil çarpmış, başka bir otomobil de üzerlerinden geçmişti. Annenin hastanede tedavisi devam ederken oğlu yaşam savaşını kaybetti.
26 Kasım 2024 Salı - 09:42
İmamı öldüren 16 yaşındaki genç tutuklandı
Adana’da camide imamı bıçaklayarak öldüren 16 yaşındaki genç çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’ndeki Fet Ahmet Camii’nde 24 Kasım günü meydana gelmişti. İddiaya göre, cami imamı Tarık Karadağ, M.A. (16) isimli genç tarafından bıçaklanmış kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Genç daha sonra polise teslim olmuş, imamın cenazesi ise otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırılmıştı. İmamın cenazesi bugün otopsinin ardından yakınları tarafından alınarak Buruk Mezarlığında dün toprağa verilmişti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen M.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. “Taciz iddiası” Bu arada imamı öldüren genç ise alınan ifadesinde 14 yaşındaki kız kardeşini imamın taciz ettiğini öne sürmüştü. Ayrıca 14 yaşındaki F.A.’nın yazın imam hakkında, kendisini taciz ettiğini ileri sürerek şikayetçi olduğu öne sürülmüştü.
26 Kasım 2024 Salı - 09:41
Uyuşturucu ticaretinden 17 yıl hapis cezasıyla aranan firari hükümlü yakalandı
Adana’da uyuşturucu ticareti suçundan 17 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla aranan firar hükümlü Seyhan polisi tarafından yakalandı. Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, 17 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla aranan hükümlü Mehmet Akkurt’u yakalama çalışması başlattı. Yapılan çalışmalar neticesinde hükümlü Fatih Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi’nde yakalandı. Yakalanan hükümlü aynı zamanda, "kadına şiddet, güveni kötüye kullanma, silahla tehdit, silahla yağma" gibi suçlardan da arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından hükümlü cezaevine teslim edildi.
26 Kasım 2024 Salı - 09:23
AOSB’ye “Yeşil OSB” belgesi
Türk Standartları Enstitüsü tarafından, Yeşil OSB ve Su Verimliliği Yönetim Sistemi süreçlerini başarıyla tamamlayan Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğüne, “Yeşil OSB ve TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesi” verildi. Adana OSB, Yeşil OSB statüsünde 14 OSB’den birisi, Su Verimliliği Yönetim Sisteminde ise bu belgeyi alan 3 OSB’den birisi oldu. AOSB Bölge Müdürlüğü, Yeşil OSB sertifikası ile çevre dostu üretim süreçlerini taçlandırırken, TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi ödülü ile de su kaynaklarının verimli kullanılması konusunda önemli bir adım atmış oldu. AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bir süredir çalışmalarını yürüttükleri “Yeşil OSB” uygulamaları kapsamında, çevresel, ekonomik, sosyal ve idari açıdan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterleri yerine getirdiklerini ve bütün bu unsurların Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından denetlendiğini ifade etti. Çifte belge, çifte mutluluk Başkan Sütcü, çevre dostu ve sürdürülebilir sanayi için tüm paydaşlarla iş birliğine devam edeceklerini belirterek, “Bu önemli süreçlerin sanayimizin geleceği adına hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “Yeşil OSB ve TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesi’ni almaktan gurur duyuyoruz” diyen Başkan Sütcü, bu süreçte son derece titiz çalışmalar yürüten başta AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar olmak üzere tüm çalışanları tebrik etti. Başkan Sütcü’ye, “Yeşil OSB ve TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesi”, OSBÜK tarafından Adana OSB’nin ev sahipliğinde düzenlenen Akdeniz Bölge Toplantısında, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin tarafından verildi. Toplantıya; Adana Vali Yardımcısı İbrahim Küçük, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Organize Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Yusuf Kara ve Nedim Büyüknacar, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, bölge OSB’leri ile ticaret ve sanayi odaları yetkilileri ile çok sayıda davetli katıldı. Yeşil OSB Projesi nedir? Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı kapsamında, Yeşil Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Yeşil Endüstri Bölgesi Sertifikasyon Sistemi’nin uygulanmaya alınmasına yönelik teknik ve idari çalışmaların tamamlanması görevini üstlenen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TSE’nin yürüttüğü Yeşil OSB Projesi, Dünya Bankası tarafından destekleniyor. Proje kapsamında, gerekli sürdürülebilirlik kriterlerini karşılayan OSB’lerin sertifikalandırılması amaçlanıyor.
26 Kasım 2024 Salı - 09:22
Psikolog Baş: "Alışveriş yapmak serotonin hormonunu arttırıyor"
Alışveriş yaparken serotonin hormonunun arttığını ve bundan dolayı mutluluk duygusunun oluştuğunu söyleyen Psikolog Hande Nacar Baş, “Gereksiz bir şeylere sahip olma arzusu, gereksiz kargoların eve gelmesi ailesi huzurunu çoğu zaman bozabiliyor. Alışveriş bağımlıları da imkanı varsa tedavi olmalı” dedi. Alışveriş, bazı bireylerin kendilerini iyi hissetmek için başvurdukları bir aktivite olarak görülürken Kasım ayı indirimleri, insanları cezbediyor. Ancak sağlıklı alışveriş davranışı gösteren bireyler olduğu gibi, alışverişi bağımlılık düzeyinde yapan kişiler de bulunuyor. Bireylerin gelecekte yaşanabilecek ekonomik ya da sosyal çöküntülerden korkarak anı kurtarmaya yönelik aşırı harcamalar yapma davranışı olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, Kasım ayı indirimlerinde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. Konuyla ilgili Onma Psikoloji’den Psikolog Hande Nacar Baş, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. “Alışveriş yaparken kişinin serotonin hormonu artıyor” Psikolog Baş, alışveriş yapmanın serotonin hormonunu arttırdığını vurgulayarak, “Bir maddenin yada davranışın olumsuz sonuçlara rağmen ısrarla devam etmesine bağımlılık diyoruz. Bu bağımlılık oyun, kumar veya madde bağımlılığı olabilir. Ancak son yıllarda alışveriş bağımlılığını da bu bağımlılıkların içerisine alıyoruz. Anlık istek ve hazla yapılan alışverişlerin hepsine alışveriş bağımlılığı diyebiliriz. Bunlar, ihtiyaç dahilinde yapılmayan alışverişlerdir. Alışveriş yaparken kişinin serotonin hormonu artıyor. Bu hormonda anlık mutluluk duygusuna sebep oluyor. Mutluluk duygusu ise kişinin iyi hissetmesinin akabinde suçluluk duygusuyla devam ediyor” ifadelerini kullandı. “Düşük benlik kaygısı, alışveriş bağımlısı yapıyor” Alışveriş bağımlılarının düşük benlik kaygısına sahip kişiler olduğunu belirten Psikolog Hande Nacar Baş, “Alışveriş bağımlıları kimler diye baktığımızda aslında genelde bu kişilerin genelde düşük benlik kaygısına sahip kişiler olduğunu görüyoruz. Bu kişiler duygularını bastıran, kaygılı, mutsuz ve belki hayatlarında fazlaca sıkışmış kişiler olabiliyor. O nedenle bu tarz dürtülerle bu davranışlarını bastıran kişiler olduğunu görüyoruz. Kimi, psikolojik rahatsızlık sebebiyle bu davranışları sergileyebiliyor. Bunların uzmanlar tarafından belirlenip tedavi edilmesi lazım” diye konuştu. “Alışveriş bağımlıları da tedavi olmalı” İndirimi kaçırma korkusu, ürün biriktirme gibi davranışların alışveriş bağımlılarında sıkça görüldüğüne dikkat çeken Onma Psikoloji’den Psikolog Hande Nacar Baş, daha sonra şunları söyledi: “İndirimi kaçırma korkusu, ürün biriktirme arzusu gibi davranışlar alışveriş bağımlılarında görülüyor. Kişinin bir arzusu var ve bu arzuyu bir takım sebeplerle hayatında gerçekleştiremiyor. Bundan kaçmak için alışveriş yapmayı çözüm olarak buluyor. Asıl önemli olan bu kişilere nasıl yaklaşılması gerektiği. Kişinin imkanı varsa tedavi olması öncelikli isteğimiz. Ancak bazen yaşadığı imkansızlıklar nedeniyle tedavi olamayan kişiler bağımlılığına neden olan temel sebepleri araştırmalılar. Hangi duygu alışverişe sebep oluyor onu bulduğumuz ve çözdüğümüz noktada alışveriş bağımlılığı yok oluyor.” “Gereksiz kargolar aile huzurunu bozabiliyor” Bütün bağımlılık türleri gibi alışveriş bağımlılığının da aileyi etkilediğini belirten Psikolog Baş, “Bütün bağımlılıklar aileyi çok etkiliyor. Alkol ve madde bağımlılığının nasıl etkiler oluşturduğunu biliyoruz ancak alışveriş bağımlılığı çoğu zaman gözden kaçıyor. Ancak bu, aile ekonomisini ve aile huzurunu etkileyen bağımlılık türlerinden bir tanesi. Gereksiz bir şeylere sahip olma arzusu, gereksiz kargoların eve gelmesi ailesi huzurunu çoğu zaman bozabiliyor. Aile içi çatışmalara sebebiyet verebiliyor” dedi.
26 Kasım 2024 Salı - 09:21
Adana’da eşini ve bacanağını öldüren uzman çavuşa biri ağırlaştırılmış 2 müebbet hapis cezası istendi
Adana’da öğretmen eşi ile bacanağını silahla öldürdüğü iddia edilen uzman çavuş hakkında istenen ceza belli oldu. Biri ağırlaştırılmış 2 müebbet hapsi istendi Seyhan ilçesi Güneykuşak Bulvarı’nda 28 Haziran’da Murat Akdöker yönetimindeki otomobildeki 1 çocuk annesi öğretmen Hatice Çelik ile daha önce hakkında şikayetçi olup, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi uzman çavuş Gökhan Çelik arasında tartışma çıktı. İddiaya göre, aralarında kıskançlık nedeniyle geçimsizlik olduğu belirtilen çiftten Gökhan Çelik, beylik tabancası ile çıkan tartışmada bacanağı Murat Akdöker’i yaraladı, eşi Hatice Çelik otomobilden inip, kaçmaya çalıştı. Ancak Gökhan Çelik, kendisi gibi Mardin’de görev yapan eşini arkasından ateş edip öldürdü, seken kurşunlar olay yerine yakın yerdeki polis aracına isabet ederken, yoldan geçen İsmail Hakkı Ağca (71) ve Can Alagöz (57) yaralandı. Belediye otobüsü ile polis devriye aracı da kurşunlardan hasar gördü. Kafasından yaralanan Murat Akdöker de kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Olaya müdahale eden polis ekipleri, cinayet şüphelisine teslim olması konusunda ihtarda bulundu. Ancak Çelik teslim olmayı reddedince bacağından vuruldu. Gökhan Çelik, yaralı halde ara sokaklara girerek kaçtı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Yeşilyuva Mahallesi’ndeki bir binanın damında saklandığı belirlenen Çelik’i, operasyonla yakaladı. "Dava açıldı" Cumhuriyet Savcısı, tutuklanan uzman çavuş Gökhan Çelik hakkındaki soruşturmayı tamamlayarak, Eşi kasten öldürmek, Kasten öldürme, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, Silahla olası kastla yaralama, Silahla Olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kamu malına zarar verme” suçlarından iddianame hazırladı. Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan inceleme sonucunda kabul edildi. Savcı, sanık uzman çavuş Gökhan Çelik’in eşini öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, eşinin bacanağını öldürmekten müebbet, 2 kişiyi yaralamak, 1 polis memurunu da öldürmeye teşebbüs etmek, 2 kamu aracına da zarar vermek suçundan toplam 18 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmesini talep etti. İddianamede, sanık uzman çavuş Gökhan Çelik ile öğretmen eşi Hatice Çelik’in resmi nikahlı eş oldukları, Mardin’de otururlarken aralarında yaşanan tartışma sonrası Çelik’in eşi Gökhan Çelik’i şikayet ettiği daha sonra çocuklarını da alarak Adana’da yaşayan ailesinin yanına geldiği belirtildi. Gökhan Çelik’in olaydan bir gün önce çocuğunu görmek için Adana’ya geldiği belirtilen iddianamede, korkunç olay şöyle anlatıldı: “Maktulün annesi Gökhan Kanal olay öncesi tarafların müşterek çocuğunu alarak Gökhan Çelik ile görüştürdüğü, olay tarihinde de Gökhan Çeilk’in yine çocuğu ile görüşmek istedi. Öğretmen Hatice Çelik ve Murat Akdöker şüpheli Gökhan Çelik ile buluştu. Murat Akdöker’in şoförlüğünü yaptığı araç içinde iken taraflar arasında tartışa çıktı. Tartışma sırasında Gökhan Çelik, tabancasını çıkartarak Murat Akdöker’in başına ateş etti, bu sırada Hatice Çelik araçtan inerek hızlıca kaçmaya başladı. Gökhan Çelik, kaçan eşini ateş ederek öldürdü.” Sanığın olay yerinde bulunan insanların da yaralanma ihtimalleri olduğunu öngörmesine rağmen ‘Olursa olsun’ düşüncesiyle hareket ederek sokak ortasında ateş etmeye devam ettiği belirtilen iddianamede, sanığın ateş etmeye devam ederek yoldan geçen Can Alagöz, Hakkı İsmail Ağca’yı yaralayıp kendisine müdahale eden polis memuru Mehmet Uysal’ı ise öldürmeye teşebbüs ettiği, 2 kamu aracına da zarar verdiği kaydedildi. Sanık uzman çavuş Gökhan Çelik, savcılıkta verdiği 4 sayfalık savunmasında öldürdüğü eşi Hatice Çelik ile 2020 yılında tanıştıklarını ve Şubat 2021’de evlendiklerini söyledi. Evliliklerinden 2 yaşında bir erkek çocuklarının olduğunu söyleyen Çelik, 2021 yılı içinde eşinin görev yaptığı okula silahlı olarak gidip, kendisini silah zoruyla alarak götürdüğü yönünde hakkında şikayette bulunduğunu belirtti. Bu şikayetle ilgili adli bir işlem yapılmadığını, başlatılan idari soruşturmadan ise ceza almadığını belirten Çelik, "Bundan başka olayımız olmadı. Aramızda her karı koca gibi olan sözlü tartışmalarımız vardı. Bu tartışmalardan dolayı ve tartışmalardan sonra eşimin annesi ve teyzeleri sürekli olarak eşime ’Dediğin dedik olsun’ deyip, bizim aramızı açmaya ve evimize huzursuzluk vermeye çalışıyordu. Ben de eşime, annesi ve teyzelerine ve dediklerine aldırış etmemesini ve evimizin huzurunun kaçmaması için sürekli olarak uyarıda bulunuyordum. Aile bütünlüğünün sağlanması için elimden geleni yapıyordum" dedi. "Görürlerse laf söz olur" 13 Haziran’da eşi Hatice’yi arayıp nerede olduğunu sorduğunu belirten Çelik, eşinin de okulda olduğunu, okuldan kendisi gibi öğretmen olan ve aynı okulda görev yapan O. ile birlikte çıkacağını söylemesine sinirlendiğini belirtti. Eşine, O.’nun bekar olduğunu, O. ile gitmenin doğru olmadığını, meslektaşlarının yol çevirmesi yaptıklarını, kendisini O. ile görmeleri halinde laf-söz olacağını söylediğini ifade eden Çelik, "Eşim de bana ’Sen de 2 yıl önce birileri ile kahvaltıya gittin ve arabasıyla işe gitmiştin’ dedi. Eşimin kastettiği kişi, benimle aynı karakolda görev yapan M. astsubaydır. M. astsubay ile bir kere kahvaltıya gittim, benim aracım olmaması nedeniyle de sadece bir kez işe bıraktı. Zaten kendisi bence yaşça büyük ve benim üstüm olur. Benim bu kadın ile aramızda herhangi bir şeyin olmayacağını eşime söylemiştim. Bu yüzden eşim aynı konuları açıp, beni tahrik ediyordu. Eşim M. astsubayı kastettikten sonra telefon konuşmasını bitirdi ve beni engelledi" diye konuştu. Mesaisi bittikten sonra eve gittiğinde eşi ile çocuğunu gördüğünü belirten Çelik, savunmasında şunları söyledi: "Çocuğum uyuyordu. Hiçbir şey söylemeden yatak odasına geçip, uzandım. Bir süre sonra eşim yatak odasına girdi ve ’Kalk git lan, burası otel mi?’ diye bağırdı. Ben de kendisine ’İşten yeni geldim, yorgunum, çocuk uyuyor, bağırma’ dedim. Bunun üzerine eşim, ’Sen O. hocaya kurban ol, onun gibi olsaydın keşke’ dedi. Tartışma büyümesin diye sustum. Eşim kendine vurarak ’Ölmek istiyorum’ diye bağırmaya devam etti. Kendisini sakinleştirmeye çalıştım. Bana tekme attı, kulağımı çekti, ’Senden nefret ediyorum’ dedi. Ben de ’Böyle olmayacak gel polise gidelim, sen kendine zarar vermeye devam ediyorsun’ dedim. Aşağı indik, araca bindik. Eşim ’Nereye gidiyoruz’ deyince emniyete gittiğimizi söyledim. O da ’Kendime geldim, bir tur atalım’ dedi. Biraz araçla dolaştıktan sonra eve geldik." "Uzaklaştırma kararı verildi" Balkonda oturup, birlikte sigara içtiklerini söyleyen Çelik, şöyle devam etti: "Yarın nasıl yapalım, izne çıkacağız, memlekete gideceğiz’ dedim. O da yarın ’Karne dağıtacağız’ dedi. Ben de ’Karne dağıttıktan sonra yola çıkarız’ dedim. O da ’Tamam, bavulları hazırlayım’ dedi. Sabah bir gürültü ile uyandım. Evin kapısı açıktı. Eşimin asansöre bindiğini görünce, arkasından ’Hayırdır? Bu saatte nereye gidiyorsun, ne oldu?’ dedim. Cevap vermedi. Asansöre binerek indi. Bir süre sonra eşimi aradım, mesaj attım, cevap vermedi. En son aramama cevap verdi, hastanede olduğunu söyledi. Hastaneye gittiğimde, eşimin polisin yanında olduğunu gördüm. Polisin yanında, benden şikayetçi olacağını ve darp raporu alacağını söyledi. Ben de bunun üzerine ’Çocuk evde yalnız kaldı, evin anahtarını ver, eve gidip, çocuğu çıkartayım’ dedim. Anahtarı alıp eve gittim. Eve gidip çocuğumu alıp eşimden şikayetçi olmak için emniyete gittim. Bize 1 ay karşılıklı olarak uzaklaştırma kararı verdiler." Uzaklaştırma kararının ardından eşinin nereye gittiğini bilmediğini, daha sonra dayısından eşinin Adana’ya gittiğini öğrendiğini belirten Çelik, "Çocuğumu çok özlediğim için Adana’ya gittim. Eşimin annesini aradım, ’Müsaitseniz, hem çocuğumu göreyim hem de bir şeyler aldım, onları vereyim’ dedim. Obalar Caddesi’nde pazar yerinin oraya çağırdı. Bir marketin içinde eşimin annesi ve çocuğumu gördüm. Yanlarına gidip, çocuğuma sarıldım ve öptüm. 1 saat zaman geçirdik. Aldığım oyuncak ile çocuğumu oynattım. Eşimin annesine çocuğu verirken, ’Annesine söyle çocuğumu yemeğe götüreyim, giydireyim’ dedim. O da ’Tamam gel’ dedi. O gece bir tanıdığımın evinde kaldım" dedi. "Cinayet gününü anlattı" Olay günü eşini çocuğu görme konusunda aradığını, önce kabul etmediğini daha sonra adres vererek ’Gel buradan alabilirsin’ dediğini söyleyen Çelik, eşini nasıl öldürdüğünü de şöyle anlattı: "Çocuğumu almak için aracımda beklemeye başladım. Bir araçla geldiklerini görünce aracın olduğu yere doğru gittim. Aracı kullanan bacanağım Murat’a selam verdim. Eşime ’Hani çocuğu getirecektin?’ dedim. Eşim de ’Sana çocuğu göstermem, 1-2 yılda geçse çocuğu göstermem, boşansak da bu çocuğu göremezsin’ dedi. Murat, bana ’Arkada araçlar var, trafiğin akışını engelliyorsun’ deyince ben de ’Tamam benim araç ileride, beni oraya bırakırsın’ diyerek aracın arkasına, Murat’ın olduğu tarafa bindim. Eşim de ’Tamam çocuğu arayayım, bir gösteririm, bir göstermem’ diyerek beni tahrik etmeye devam ediyordu. Murat, yolun kenarına geçerek durdu. Murat, eşime, ’Tamam, ara ara görüştür’ dedi. Ben de Murat’a, ’Kardeş ben eşimle konuşuyorum, lütfen Murat bir müsaade et, elini ayağını öpeyim’ dedim. Bu sözüm üzerine Murat, ’Bu iş olmaz, uzaklaştırman var, görüşemezsin’ dedi. Daha sonra arkasını dönerek bana bakıp, ’Dur lan, ben bir polisi arayım’ dedi. Ben de ’Murat elini ayağını öpeyim, eşim çocukla ilgili bir şey söylesin, ona göre ararsın, sonuçta çocuğumu görmeye gelmişim, kimse ile münakaşa etmek istemiyorum’ dedim. Bunun üzerine Murat, aracı hızla sürmeye başladı. Murat’a ’Aracı durdur, ineyim, beni nereye götürüyorsun?’ dedim. Murat, önce ’Tamam seni indireceğim, hele dur dur, tamam, bekle indireceğim seni dur’ dedi. Kocavezir tarafında bulunan metro ışıklarında, kırmızı ışık yanıyordu ve aracı durdurdu. Işıkların yanında polis aracını gördüm." Çelik, şöyle devam etti: "Bu sırada kendimi vurmak için görev silahımı çıkardım, eşim ve Murat’a tabancayı göstererek, ’Beni tahrik ediyorsunuz, psikolojimi bozdunuz, başıma sıkacağım’ dedim. Murat, polislerin yanına araçla iyice yaklaştı. Bu sırada tabancayı öne doğru uzatmıştım, elim tabancanın tetiğindeydi. Tabancayı kendime çevirecektim ancak Murat bir anda aracın frenine basınca elimdeki tabanca patladı ve Murat yaralandı. Bu sırada şoka girdim ve araçtan indim. Bir an duraksadım, ne olduğunu anımsayamadım, eşim de araçtan indi ve ne oldu sonrasını hatırlamıyorum. Koşmaya başladım. Tabanca ile ateş ettim mi, bilmiyorum. Polisler bana ateş edince ayağımdan yaralandım ve yere düştüm. Yere düşünce kendimi öldürmek için tabancayı başıma doğrulttum. Tetiğe bastım ancak tabanca ateş almadı. Baktığımda mermi bitmişti. Sonra kaçıp bir dama sığındım, yakaladılar. Tedavimin ardından beni cinayet büroya götürdüler. Olayın nasıl olduğunu, olayın şoku ile hatırlamıyorum. Eşim Hatice’yi vurdum mu, hatırlamıyorum. Ancak Murat, aracı ile polislerin yanına geldiğinde araçtan indikten sonra ateş etmeye başladım. Nereye, nasıl, kaç el ateş ettim; bilmiyorum. Olayın şoku ile şu an hatırlamıyorum. eşimin başına doğru, yerde yatan şahsa ve orada bulunan polislere karşı ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Halen olayın şokundayım. Ayağımdan yaralanma ile ilgili kimseden şikayetçi değilim." Sanık uzman çavuş Gökhan Çelik Ocak ayı içinde hakim karşısına çıkacak.
26 Kasım 2024 Salı - 09:20
Kokoreççide öldürülen gencin "Ben ölürsem bunu paylaşın" dediği video ortaya çıktı
Adana’da kokoreççide silahlı saldırıda ölen gencin sosyal medyada "Ölürsem yok mu bu video, hepiniz beni paylaşın diye kalsın" şeklinde paylaşım yaptığı ortaya çıktı. 25 Kasım’da Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi Bahçelievler Caddesi’ndeki bir kokoreççide uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen, Abdulbasit Çamsar’ın (17) ölmeden önce çektiği video ortaya çıktı. Çamsar’ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, “Ölürsem yok mu bu video, hepiniz beni paylaşın diye kalsın. Yani beni paylaşmanızı istiyorum kardeş” dediği görüldü. Video sosyal medyada viral oldu.
26 Kasım 2024 Salı - 09:16
DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: “Musul’un yeniden yapılanmasına talibiz”
DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, Musul hükümetinin daveti ile Musul’un yeniden ayağa kaldırılması projesini Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakcı’ya anlattı. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında, Çardakcı’ya yeni görevinde başarılar dileyen DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, Irak Hükümeti ile DAİMFED ortaklığınca yapılması planlanan yeniden Musul’un inşaa projesini anlattı. Ziyarette kısa bir konuşma yapan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, “Ali Çardakcı paşamızın, Adana’nın bir evladının Jandarma Genel Komutanlığı’na atanması bizleri gururlandırmıştır. Ali Çardakcı Paşamızın yıllardır jandarma bünyesindeki tecrübesi tüm Jandarma Teşkilatının inşaat yapılanmasını sektör üyelerimiz ile yapmaktadır. Federasyon olarak Irak Hükümetinin Musul’u ayağa kaldırma davetinin bilgileri aktarmak adına burada bulunmaktayız. Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakcı paşamız vizyonu ve tecrübesiyle sektör temsilcilerimizin daha ileriye gidebilmesi için her daim öncülük etmiştir. Ali Çardakcı paşamız, duruşu ve kişiliğiyle Türkiye’nin ender yetiştirdiği komutanlarımızdandır. Ama her şeyden önemlisi Çardakcı’nın Adana’nın bağrından çıkması, federasyonumuzun da Adana merkezli oluşu, bizlere artı bir iftihar kaynağı olmaktadır, kendilerini kutluyoruz. Daha güzel projelerle ileriki günlerde tecrübe edeceğimiz Musul hükümetinin daveti ile ilgili kendilerine bilgi verdik” diye konuştu. Adana’nın doğduğu, büyüdüğü kent olması hasebiyle çok kıymetli olduğunu söyleyen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, “Sektör temsilcilerini tek çatıda toplayıp, üst çatı Federasyonu oluşturmaları oldukça memnuniyet verici. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve ekibine başarılar diliyorum. Genelde Federasyon Merkezlerini Başkent Ankara’da oluştururlar fakat DAİMFED’in Adana’da Genel Merkezini kurması bizleri ayrıyeten memnun etmiştir. Musul’un ayağa kaldırma projesinde, o bölgede sınıra en yakın Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’na çok iş düşmektedir. Sektör temsilcilerine biz de elimizden gelen desteği, her Türk vatandaşını ayırt etmeden nasıl destek veriyorsak aynı şekilde herkese yardımcı olmaya devam ederiz. Müteahhit sektörünün sicili düzgün insanlarla tek çatı altında toplanması da son derece önemli. DAİMFED’in bunu en iyi şekilde yaptığına inanıyorum. Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu’na, yönetim kurulu üyelerine ve tüm illerdeki bağlı birliklerine çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 18:47
Tufanbeylide okullar bir gün daha tatil
Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde olumsuz hava koşulları sebebiyle eğitim-öğretime verilen ara 1 gün daha uzatıldı. Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde yoğun kar yağışı sebebiyle eğitim-öğretime 1 gün ara verilmişti. Tufanbeyli Kaymakamlığı eğitim-öğretime verilen aranın uzadığını açıklayarak, "Tufanbeyli İlçesi genelinde yoğun kar yağışı, olumsuz hava şartları ve buzlanma ihtimaline karşın 26.11.2024 tarihinde eğitim-öğretime 1 gün süre ara verilmiştir" ifadelerine yer verdi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 15:56
Bıçaklanarak öldürülen imam toprağa verildi
Adana’da 16 yaşındaki genç tarafından camide bıçaklanarak öldürülen imam gözyaşları içinde toprağa verildi. Olay, Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’ndeki Fet Ahmet Camii’nde dün meydana gelmişti. İddiaya göre, cami imamı Tarık Karadağ, M.A.(16) isimli genç tarafından bıçaklanmış kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Genç daha sonra polise teslim olmuş, imamın cenazesi ise otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırılmıştı. İmamın cenazesi bugün otopsinin ardından yakınları tarafından alınarak Buruk Mezarlığına getirildi. İmam’ın babası oğlunun cenazesini öperek gözyaşlarına boğuldu. Ardından imamın cenaze namazı kılındı. Namazın ardından imam toprağa verildi. “Taciz iddiası” Bu arada imamı öldüren genç ise alınan ifadesinde 14 yaşındaki kız kardeşini imamın taciz ettiğini öne sürdü. Genç ifadesinin ardından adliye sevk edildi. Ayrıca 14 yaşındaki F.A.’nın yazın imam hakkında, kendisini taciz ettiğini ileri sürerek şikayetçi olduğu öne sürüldü. İmamın evli ve 2 çocuğu olduğu geçen yıl 18 yaşındaki kızını kanserden kaybettiği öğrenildi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 15:03
Adana’da 29 yaşındaki şahıs demir yolu kenarında ölü bulundu
Adana’da bir kişi demir yolu kenarında ölü bulundu. Olay, merkez Seyhan ilçesi Sakarya Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, demir yolu kenarında hareketsiz bir kişinin olduğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Bölgeye yönlendirilen sağlık ekipleri, yaptıkları incelemede Ali Şahan’ın (29) hayatını kaybettiğini belirledi. Bölgeye gelen Şahan’ın yakınları gözyaşı döktü. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından Şahan’ın cansız bedeni, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder