Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Rasim Ozan Kütahyalı eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:09:48
Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını söyleyen Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği öğrenildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı, üzerine kayıtlı çeşitli araçlar bulunduğunu, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı, çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını söyleyerek, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dedi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onun da yakın arkadaşının oğlu olduğunu, diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise, söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını söyledi. İfadesinde kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dedi. Elektronik ödeme kuruluşları üzerinden 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dedi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savundu. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söyledi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söyleyen Kütahyalı, yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ederek, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söyledi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurulduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dedi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandı. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söyleyen Kütahyalı, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dedi. Kütahyalı, eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 21:36
Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi
Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:05
Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi
Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:30
Adana’da devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti
Adana’nın Yüreğir ilçesinde traktörün devrilmesi sonucu sürücü hayatını kaybetti. Kaza, Yüreğir ilçesine bağlı Solaklı Mahallesi Tuzlu Yolu Çağırkanlı mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, Yılmaz A.’nın kullandığı traktör, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Devrilen traktörün altında kalan sürücü ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Yılmaz A.’nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürcünün cenazesi vinç yardımıyla traktörün kaldırılması sonucu çıkartıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 14:58
Adana’da kayanın altında kalarak hayatını kaybeden 4 öğretmen için kurulan hatıra ormanına ilk fidanlar dikildi
Adana’nın Saimbeyli ilçesinde yamaçtan kopan kayanın otomobilin üzerine düşmesiyle hayatını kaybeden 4 öğretmen adına oluşturulan hatıra ormanına ilk fidanlar dikildi. Saimbeyli ilçesi Saimbeyli-Feke kara yolunda, 6 Nisan 2023’te yamaçtan düşen kaya, ders bitiminin ardından oturdukları Feke’ye gitmek için yoldan geçen Himmetli İlk ve Ortaokulu’nda görevli öğretmenlerin içinde olduğu 01 AJN 537 plakalı otomobilin üzerine düştü. Kazada sürücü Dilek Altıparmak (32) ile meslektaşları Pınar Kılıç (29), Ümmühan Dilbilir (39) ve Rahime Tanrıkulu (37), hayatını kaybetti. Cenazeler Kozan ve kent merkezinde toprağa verilirken, öğretmenlerin ölümü ailelerinin ve yakınlarının yanı sıra öğrencilerini de yasa boğdu. 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle okulun toplantı salonunda anma etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yentur, ilçe protokolü ve okulda görev yapan öğretmenler katıldı. Kar tatili nedeniyle programa öğrenciler katılamazken, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğretmenlerin öz geçmişleri okundu. Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, kazada ölen öğretmenleri saygı ve minnetle andığını belirtti. Açar, "Şehitlerimizden aldığımız destek ve güçle ileriye daha sağlam adımlarla ilerliyoruz. Geçtiğimiz günlerde öğretmenlerimizin kabrini öğrencilere ziyaret ettirdik. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" dedi. Etkinliğin sonunda öğretmenler anısına oluşturulan hatıra ormanına sedir, ceviz ve badem fidanları dikildi. Fidanların can suyu, öğretmenler ve ilçe protokolü tarafından verildi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 14:33
AOSB’de “Akdeniz Bölgesi Sanayi Zirvesi”
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK), tarafından düzenlenen “Akdeniz Bölge Toplantısına” ev sahipliği yaptı. Bölgedeki sanayi temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, Türkiye’nin ekonomik büyümesine öncü katkı sağlayan organize sanayi bölgelerinin geleceği, yeni düzenlemeler ve sürdürülebilirlik konuları ele alındı. Adana Vali Yardımcısı İbrahim Küçük, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Organize Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Adana OSB Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Yusuf Kara ve Nedim Büyüknacar, Bölge Müdürü Ersin Akpınar, bölgedeki OSB’ler ve odaların temsilcileri ile sanayicilerin katıldığı bölge toplantısında, sanayinin ve sanayicinin gündeminde olan çok önemli konular ele alındı. Sanayi bölgeleri yönetmeliği ile yeni dönem AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Organize Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, 5 Eylül 2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Aydın, bu yönetmelikle sanayinin üretim üssü olan ve ülke kalkınmasında önemli rol oynayan organize sanayi bölgelerine yönelik birçok önemli değişikliğe gidildiğini ifade etti. Tahsis süreleri hızlandı Aydın, yeni yayınlanan OSB Uygulama Yönetmeliği’nin getirdiği avantajlar hakkında bilgi verirken, tahsis süreçlerinin hızlandığını, kamulaştırma ve altyapı çalışmalarında zaman kazandırıldığını belirterek, “Organize sanayi bölgelerimizin büyüme taleplerine cevap verecek düzenlemelerle sanayicilerimizin önünü açıyoruz” dedi. Aydın, konuşmasını, tahsis türleri, süre uzatımları ve yatırım kredisi kullanan katılımcılara yönelik yeni prosedürlerle ilgili katılımcıların sorularını da yanıtlayarak, interaktif bir ortamda gerçekleştirdi. Sanayi bölgelerinin güçlü işbirliği OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü ise konuşmasında, ülke kalkınmasında organize sanayi bölgelerinin önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin organize sanayi bölgeleriyle büyüdüğünü vurgulayan Memiş Kütükcü, Akdeniz bölgesinde yer alan 43 OSB’nin 170 bin kişiye istihdam sağladığını ifade ederek, “Son beş yılda kurulan 13 OSB, bölgenin yatırım iştahını gözler önüne seriyor. Bu potansiyeli daha da artırmak için bakanlık ile gece gündüz çalışıyoruz” dedi. Kütükcü ayrıca, Yeşil OSB belgesi alan dört organize sanayi bölgesine ödülleri takdim edilirken, Adana OSB’nin “Yeşil OSB”nin yanı sıra aynı zamanda Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesi aldığı açıklayarak, tebriklerini iletti. Adana OSB’den öncü çalışmalar Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü de bölgenin Türkiye genelindeki 400’ü aşkın OSB arasında altyapı ve üstyapısı tamamlanmış en iyi bölgelerden biri olduğunu belirtti. Sanayicilere sundukları fark oluşturan hizmetleri özetleyen Sütcü, “6 milyon metrekarelik genişleme alanımız ve 40 bin kişilik istihdam kapasitemizle Türkiye’nin sanayiye dayalı kalkınmasına örnek teşkil ediyoruz” dedi. Bir şehirde ne varsa tüm hizmetlerin sunulduğu AOSB’de, ayrıca beton santrali, sağlık kompleksi ve anaokulu gibi son dönemlerdeki yeni hizmetlerine ilişkin bilgi paylaşımlarında bulunan Başkan Sütcü, “Tek amacımız var sanayicilerimizin işlerini kolaylaştırıp, tüm performanslarını üretime, ihracata ve istihdama ayırmalarıdır” dedi. Başkan Sütcü, Adana OSB’nin sürdürülebilirlik odaklı projelerle Türkiye’de öncü konumda olduğunu belirterek, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme ilişkin projelerden özetler sundu. TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin de konuşmasında, uluslararası standartların ekonomik büyümede ve ticaretin şekillenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. Türkiye’nin TSE çatısı altında toplam 38 binin üzerinde standarda sahip olduğunu belirten Şahin, “Standart belirleyen ülkeler, ticarette lider konuma geliyor. Sanayicilerimizin bu süreçlerde aktif yer almasını sağlamak için çalışıyoruz” dedi. Toplantıda, organize sanayi bölgelerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıları ve yatırım iştahının desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Adana Hacı Sabancı OSB’nin Yeşil OSB Belgesi alarak çevre dostu üretime katkı sağladığına dikkat çekilirken, sanayi bölgelerinin büyüme ve dönüşüm taleplerinin karşılanması için iş birliği çalışmalarının devam edeceği kaydedildi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 14:18
Kuvvetli rüzgar hastanenin dış cephesini yerinden söktü
Adana’nın Kozan ilçesinde kuvvetli rüzgar nedeniyle hastanenin dış cephe kaplamasını söktü. O anlar vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. İlçede dün sabah başlayan yaşanan ve hızı saate 70 kilometreyi bulan rüzgâr ilçede birçok ev ve iş yerinde hasara neden oldu. Rüzgârın şiddeti ile birçok evin çatısı, seralar hasar görürken ilçe devlet hastanenin dış cephe kaplaması da yerinden söküldü. O anlar bir vatandaş tarafından anbean cep telefonu kamerasına yansıdı. Hastane çevresinde geniş güvenlik önlemi alınarak tadilat çalışması başlatıldı.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 13:41
Bıçaklanarak öldürülen imam toprağa verildi
Adana’da 16 yaşındaki genç tarafından camide bıçaklanarak öldürülen imam gözyaşları içinde toprağa verildi. Olay, Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’ndeki Fet Ahmet Camii’nde dün meydana gelmişti. İddiaya göre, cami imamı Tarık Karadağ, M.A.(16) isimli genç tarafından bıçaklanmış kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Genç daha sonra polise teslim olmuş, imamın cenazesi ise otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırılmıştı. İmamın cenazesi bugün otopsinin ardından yakınları tarafından alınarak Buruk Mezarlığına getirildi. İmam’ın babası oğlunun cenazesini öperek gözyaşlarına boğuldu. Ardından imamın cenaze namazı kılındı. Namazın ardından imam toprağa verildi. “Taciz iddiası” Bu arada imamı öldüren genç ise alınan ifadesinde 14 yaşındaki kız kardeşini imamın taciz ettiğini öne sürdü. Genç ifadesinin ardından adliye sevk edildi. Ayrıca 14 yaşındaki F.A.’nın yazın imam hakkında, kendisini taciz ettiğini ileri sürerek şikayetçi olduğu öne sürüldü. İmamın evli ve 2 çocuğu olduğu geçen yıl 18 yaşındaki kızını kanserden kaybettiği öğrenildi. (CNK-FKE-
25 Kasım 2024 Pazartesi - 13:17
Adana’da fırtına nedeniyle 50 iş yerinin tabelası zarar gördü
Adana’nın Kozan ilçesinde fırtınanın ardından 50 iş yerinin tabelası hasar gördü. Bu nedenle sabah saatlerinden itibaren tabelacılar önünde yoğunluk oluştu. Kozan’da dün sabah başlayan ve gün boyu devam eden fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Fırtına nedeniyle bir çok iş yerinin tabela ve brandaları hasar gördü. Haftanın ilk iş günü iş yerlerini açan esnaf zarar gören tabelalarını yaptırmak için reklam ve tabela ustalarına akın etti. Reklam ve tabela firması sahibi Ahmet Samet Çağlar, "Sabahtan bu yana telefonlarım susmadı. Taleplere yetişmeye çalışıyorum. Bize gelen telefonlar ve gözlemlediğimiz yaklaşık 50 işyerinin tabelası rüzgardan hasar görmüş. İlçe genelinde bizler içinde uzun süreden buyana yoğun bir mesai oldu. Sevindirici olan kimsenin üzerine düşüp cana zarar gelmemesi. Cana geleceğine mala gelsin” diye konuştu.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 12:20
Adana’da bir kişiyi darp edip bıçaklayarak öldüren sanıkların müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı
Adana’da, Dilan’ın öldürülmesine engel olmadığı iddiasıyla Dilan’ın sevgilisini öldüren sanıkların müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. Yüreğir ilçesine bağlı Anadolu Mahallesi’nde 26 Şubat’ta meydana gelen olayda, Turhan Özdemir, uyuşturucu kullandığı iddiasıyla tartıştığı kızı Dilan Özdemir’i bıçaklayarak öldürdü. Bu olaydan 3 saat sonra ise Dilan’ın erkek arkadaşı Selam Şenci, iddiaya göre, genç kızın öldürülmesine engel olmadığı için 2’si kadın 5 erkek arkadaşı tarafından Seyhan ilçesi Kuruköprü Mahallesi Çakmak Caddesi’ndeki bir iş yerinin otoparkında darp edilip, bıçaklandı. Hastaneye kaldırılan Şenci, tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Şenci’nin öldürülmesinin ardından tutuklanan Damla Aytekin, Yusuf Özçiftçi ile polis merkezine giderek teslim olan ve tutuklanan Deniz Sarı hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması yapıldı. Tutuklu sanıklar Yusuf Özçiftçi ile Damla Aytekin salonda hazır bulunurken, Deniz Sarı, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Mahkemede, müştekiler ve taraf avukatları da hazır bulundu. İlk olarak savunması alınan sanık Yusuf Özçiftçi, Selam Şenci ile 10 yıldır arkadaş olduklarını söyledi. Şencin’in arkadaşı olduğu için sadece bakmak amacıyla arkalarından otoparka gittiklerini belirten Özçiftçi, olay anını şöyle anlattı;’’Olay günü ben iş yerime geldim. Kendime ait dükkanı saat 17.00’da açacağım için önce iş yerimin yanında bulunan kuaför Kadir’in yanına gittim. Burada Dilan’ın arkadaşları Damla Aytekin, U.H.Ü (17) ile D.K. (16), Dilan’ın babası tarafından bıçaklandığını ve hastanede olduğunu söyleyerek, yanına gidiyoruz dediler. ‘İsterseniz bende geleyim’ dedim ancak kabul etmediler. Daha sonra ziyaret etmek amacıyla bende gittim ve orada Dilan’ın öldüğünü öğrendim. Arkadaşları sinir krizi geçirdi. Ben yine iş yerime döndüm. Dükkanı açmak için vaktimin olduğunu görünce Kadir’in yanında takılmaya devam ettim. Biz burada otururken, U.H.Ü., D.K., Damla ve Selam geldi. Onlar konuşmak için otoparka gittiler. Selam, 10 yıldır arkadşımdır. Ne olduğuna bakmak amaçlı arkalarından gittim. Aşağı indiğimde namus meselesinin konuşulduğunu duydum. Namus melesi de Selam’ın D.K.’ya karşı yaptığı sarkıntılıktır. Bu nedenle tartışıyorlardı. Sonra kendisi beni fark etti ve arkadaşlar arasında lakabım olan ‘Kırık’ sıfatıyla bana seslenerek, küfür etti. Bende sinirlenip, kendisine 2-3 tane yumruk attım. Geri çekildiğimde üstünden kan aktığını gördüm. Kimin bıçakladığını görmedim. Daha sonra dosya içeriğinden onu D.K. ile U.H.Ü.’nün bıçakladığını öğrendim. Yukarı çıkıp, Kadir’in yanında çalışan ve sevgilim olan Gülsüme Çiftçi’ye ambulansı aramasını söyledim.Ben Selam’a sadece bana küfür ettiği için vurdum. Önceki ifadelerimde geçen başka bir yaradan dolayı o an kendimde değildim. Olayla bir ilgim yoktur.’’ dedi. Savunması alınan Deniz Sarı ise, olayı haberlerde gördüğünü ve olay sonrası kendisinin gidip teslim olduğunu söyledi. Sarı, ’Ben sanıkların hiçbirini tanımıyorum’ diyerek, şöyle konuştu; ’’ Sadece U.H.Ü.’yü tanırım oda annesinden dolayı. Olay günü ben iş görüşmesine gidecektim. Daha erken olduğu için tanıdığım ve kuaförün sahibi olan Kadir’in yanına gittim. Orada otururken, öldürülen kişi ile diğer kişilerin arasında bir laf atma meselesi vardı. Ancak birbirlerine birbirimizi öldüreceğiz tarzında söylemler yoktu. Otoparktaki olayda, adını bilmediğim bayanlardan birisinin öldürülen kişiye hitaben ‘Sen niye böyle yapıyorsun?’ tarzında bir şey söyledi ve olay böyle başladı. Ardından fiziksel olarak birbirilerine saldırmaya başladılar. Ben öldürülen kişiyi kimin bıçakladığını görmedim. Olaya müdahale etmedim ve telefonum olmadığı için 112’yi arayamadım. Yukarı pasaja çıktığımda oradakilere olayı anlatıp, ambulansı aramalarını söyledim. Zaten benim söylememle ambulansı aradılar. Benim olayla ve olayda adı geçen kişilerle hiçbir alakam yoktur. Oradan ayrıldıktan sonra olayı da haberlerde gördüm. Sonra kendim gidip teslim oldum.’’ Savunması alınan Damla Aytekin de, babası tarafından öldürülen ve iddianamede adı geçen Dilan ile arkadaş olduklarını ve barda çalıştıklarını söyledi. Olay günü Selam’ın kendilerinin yanına geldiğini söyleyen Aytekin, şöyle devam etti; ’’Biz otoparkta otururken Selam yanımıza geldi. Kendi aramızda konuşurken Selam bana barda çalıştığımız için;’Sen o....... y......sun. Kendini de Dilan’ı da erkeklere satıyorsun’ dedi. Bu sözü zoruma gittiği için kendisine vurdum. D.K.’da Dilan’ın çocukluk arkadaşı olduğu ve aynı yurtta kaldıkları için oda ‘Ölen birinin arkasından böyle mi söylenir’ diyerek Selam’a tepki gösterdi. U.H.Ü.’de D.K.’nın sevgilisi olduğu için oda araya girdi. Olay büyüdü ve Selam bıçaklandı. Ancak kimin bıçakladığını görmedim. Olay öncesi Yusuf Özçiftçi, şarj etmek için telefonumu aldığından kimseyi arayamadım. Korkup kaçtım ve bir aparta giderek burada 2 gün kaldım. Daha sonra haberleri görünce ne yapacağımı bilemediğim için kendim gidip teslim oldum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ayrıca Yusuf Özçiftçi ve bir akrabası bana mektup yollayıp, beni tehdit etmiştir.’’ Diğer sanık Yusuf Özçiftçi, kimseye tehdit mektubu yollamadığını ileri sürerek,’’Ben Damla’ya tehdit mektubu yollamadım. Sadece kendisine doğruları söylemelerini ve bu dosyanın bir an önce kapanmasını istediğimi söyledim. Ayrıca söylediği kişi benim akrabam değildir’’ diye ifade etti. Duruşmada ifadesi alınan tanık G.G. olay günü bahsi geçen kuaföre saçını yaptırmak için gittiğini söyleyerek, şöyle konuştu; ’’Ben ve arkadaşım G.L. saçımızı yaptırmak için kuaföre gittik. Biz gittiğimizde bu kişiler kuaförden çıkıyordu. Saçımız yapıldığı sırada da yine aynı kişiler içeri girdi. Kendilerini tanımadığım için ismen bilmiyorum ancak panik halinde ve elleri titriyordu. Özellikle bayan olan daha çok panikti. Erkek olanların elinde kan vardı. Biri içeri girip elini yıkarken, diğeri gidip üstünü değiştirdi. Polis gelmeden de kuaförden ayrıldılar." Mahkemede bulunan ve öldürülen Selam Şenci’nin babası müşteki Ahmet Şenci de,’’Ben olayı görmedim ancak güvenlik kamerası görüntülerini izledim. Oğlumu nasıl 5 kişi birden vahşice öldürmüş onu izledim. Onlar benim oğlumu öldürdü. En ağır cezayı alsınlar.’’ dedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, aynı dosyadan tutuklu bulunan ve Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması yapılan yaşı küçük D.K. (16) ile U.H.Ü.’nün (17) ifadelerini isteyerek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 11:16
Psikolog Şimşek: “Dijital platformlar, cinsel kimlik gelişiminde önemli”
Psikolog Buse Şimşek, artık cinsel kimliğin gelişimi üzerinde sosyal medyanın ve dijital platformlarının etkisinin olduğunu söyledi. Cinsel kimlik, özellikle ergenlik ve gençlik yıllarında yoğun olarak şekillenir. Ergenlik, bireyin hem biyolojik hem de psikososyal anlamda büyük değişimler yaşadığı aynı zamanda cinsel kimlik gelişiminin de hızlandığı bir dönemdir. “Sosyal medya büyük bir etki” Konuyla ilgili Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Psikolog Şimşek, “Cinsel kimlik gelişimi, bireyin biyolojik cinsiyeti, cinsel yönelimi, sahip olduğu cinsiyet rolleri ve toplumun beklentileri doğrultusunda kendi benlik algısını oluşturduğu karmaşık bir süreçtir. Günümüzde kişinin cinsel kimliğinin gelişmesinde sosyal medyanın ve dijital platformların oluşturduğu etki de oldukça büyük bir etkiye sahiptir” ifadelerini kullandı. “Gençler, dijital platformların etkisi altında” Dijital çağda büyüyen ergenlerin sosyal medya ve dijital platformların yoğun etkisi altında olduğunu vurgulayan Psikolog Şimşek, daha sonra şunları söyledi: “Dijital çağda büyüyen ergenler, sosyal medya ve dijital platformların yoğun etkisi altındadır. Bu platformlar, gençlerin bilgi edinme, kendilerini ifade etme ve farklı kimlikleri keşfetme süreçlerinde önemli bir rol oynar. Özellikle cinsel kimlik gelişimi gibi hassas bir alanda, sosyal medya ve dijital platformlar ergenler üzerinde olumlu olduğu kadar olumsuz etkiler de oluşturur. Sosyal medya ve dijital platformlar gençlerin farklı cinsel kimlikler ve yönelimler hakkında bilgi edinmesini sağlar. Aynı zamanda benzer kimliklere sahip bireylerle etkileşim kurmak, ergenlerin kendilerini daha iyi anlamalarına, kabul etmelerine imkan sağlarken yalnız hissettikleri anlarda onlara destek kaynağı olabilir.” “Dijital medyanın olumsuz yanları da var” Dijital medyanın olumsuz etkilerinden de bahseden Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, “Sosyal medya platformları, ergenlerin kendilerini özgürce ifade edebileceği alanlar sunarken, aynı zamanda onları siber zorbalık ve ayrımcılıkla karşı karşıya bırakabilir. Cinsel yönelimini veya kimliğini ifade eden gençler, sosyal medya üzerinden saldırılara maruz kalabilir. Bu da özellikle ergenlerin kendilerini toplumdan dışlanmış veya değersiz hissetmelerine neden olur. Bunun yanı sıra siber zorbalığa maruz kalan ergenlerde özgüven kaybı, depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyon gibi ciddi psikolojik sorunlar gelişebilir. Ergenler, doğru ve bilimsel bilgiler öğrenmek istedikleri sosyal medya platformlarından cinsiyet kimliği ve cinsellik hakkında yanlış veya abartılı içeriklerle karşılaşabilir. Bu durum da ergenlerin sağlıklı bir cinsel kimlik geliştirme sürecini olumsuz etkiler. Aynı zamanda sosyal mecralarda yayılan yanlış bilgiler ve kalıp yargılar, gençlerin cinsellikle ilgili gerçekçi olmayan beklentiler geliştirmesine neden olabilir” ifadelerini kullandı.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 10:22
Uzmanından ‘Boyun Kütletme’ uyarısı
Beyin, sinir ve omurilik cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, “Son yıllarda sosyal medyada popüler hale gelen boyun kütletme videoları, eğlenceli ve masum bir işlem gibi görünse de ciddi sağlık riskleri taşıyor. Kontrolsüz yapılan bu işlemler, omurga sağlığını tehlikeye atarak felç gibi geri dönülmez sorunlara yol açabiliyor” dedi. Son günlerde özellikle sosyal medyada popüler hale gelen boyun ve bel kütletme videoları büyük ilgi görüyor. Ancak bu işlem, uzman kişiler tarafından yapılmayınca büyük risk oluşturuyor. “Felç riski var” Konuyla ilgili Şen, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Şen, “Özellikle erkek kuaförlerinde siz tıraş olurken, tam rahatlamışken bir anda boynunuz kütletilir. Ancak her zaman ben yapmayın diye uyarıyorum. Hastaların içerisinde öncesinde başka rahatsızlığı olanlar olabiliyor. O bahsettiğimiz ani hareket, uzman fizyoterapistler tarafından uygun mekan ve uygun zamanlarda yapılmadığı zaman hastalar boyunda aşağı felç kalabiliyor” ifadelerini kullandı. “Bilim ışığında ilerleyelim” Boyunda ana damarların geçtiği yerlerin olduğuna dikkat çeken Şen, ani hareketler sırasında o damarların zarar görüp beyine giden kan akışının azabileceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Berber koltuğunda oturduğunuzda boynunuzu kütletmeyin. Birçok kişiye olmaz ama bir kişiye olduğunda boyundan aşağı felç kalabilirsiniz. Ayrıca, genelde toplumda sırt ağrısı çekenler uzanıp üzerine 70-80 kilogram ağırlığındaki insanları alıp yürütüyorlar. Sizde kemik erimesi olabilir, öyle bir ağırlık çıktığı zaman omurganızda kırıklar gelişebilir. Bilimin ışığında ilerleyip, bu tarz hareketleri yapmayalım.”
25 Kasım 2024 Pazartesi - 09:53
Galericinin evine silahlı saldırı! 500 bin dolar haraç istediler
Adana’da 500 bin dolar haraç istedikleri galericinin evine ve otomobiline silahlı saldırı düzenleyen şüpheliler kameralara yansıdı. Olayla ilgili yakalanan 4 şüpheli tutuklandı.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 09:47
Karda kalan 60 araç kurtarıldı
Adana’nın Feke, Saimbeyli ve Tufanbeyli ilçesinde kar ve tipi nedeniyle yolda kalan 60 araç kurtarıldı Feke, Saimbeyli, Tufanbeyli ilçelerinde dün sabah başlayan ve gün boyu devam eden yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle belediyeler 160 kilometrelik alanda 17 iş makinası ile kar küreme ve tuzlama çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede yoğun tipi nedeniyle mahsur kalan 47 araç karayolları ekipleri tarafından kurtarılırken 23 araç Feke Belediyesi ekipleri tarafından kurtarıldı. Gece boyunca süren tuzlama ve kar küreme çalışmaları devam etti. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, kar kalınlığının yarım metreye ulaştığını ifade ederek karda mahsur kalan 23 araç kurtarıldığını tüm bölgede kar küreme araçlarının ve belediye ekiplerinin vatandaşların mağdur olmaması için sahada olduğunu söyledi. Özen, bölgede tipi şeklinde kar yağışı olduğunu don ile buzlanmaya karşı zincirsiz ve kar lastiği olmadan trafiğe çıkılmaması gerektiğini belirterek, “Bahçecik, Mansurlu, Musalar, Gaffaruşağı, Hıdıruşağı, Ormancık Mahallelerinde kar küreme çalışması sürüyor. Buzlanma yoğun bir şekilde bölgemizde görülmekte. Tüm ekiplerimizle 24 saat esasına göre sahada karla mücadelemiz sürmekte” dedi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 09:46
Adana baklavasına talep her geçen gün artıyor
Adana’da Tatlıcı Köse’nin yaptığı Adana baklavasına talep her geçen gün artıyor. Adana’da uzun yıllardır 38 şubeyle faaliyet gösteren Tatlıcı Köse, Adana’ya özgü yöresel lezzetlere yenilerini ekliyor. Firma, kendilerine özel yaptığı Adana baklavasıyla damakları şenlendiriyor. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Tatlıcı Köse İcra Kurulu Başkanı Muhammet Karahan, talebin her geçen gün arttığını anlatarak, “Adana baklavamıza talep çok fazla. Adanalılar başta olmak üzere çevre illerden birçok misafirimiz bu tadı çok beğendi. Bizlerde bu beğeniye layık olmaya devam edeceğiz. Özel Antep fıstığımız, en kaliteli malzemelerimiz ile bu ürünü yapmaya devam edeceğiz”dedi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 09:26
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Aladağ: “Adet düzensizliği polikistik over sendromuna işaret ediyor”
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ, her 10 kadından birinin polikistik over sendromu yaşadığına dikkat çekerek, adet aralıklarının 35 günden uzun olması, adet kanamalarının çok az ya da çok sık olmasının bu sendroma işaret ettiğini söyledi. Acıbadem Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ, hormonal dengesizliklere bağlı olarak kadınlarda sık görülen “Polikistik Over Sendromu” (PCOS) hakkında önemli bilgiler verdi. Dünya genelinde kadınların yaklaşık yüzde 5 ila 10’unu etkileyen bu sendromun genellikle ergenlik döneminden itibaren başlayarak birçok kadında yaşam boyu devam ettiğini belirten Dr. Aladağ erken tanı ve doğru yönetim ile semptomların kontrol altına alınabileceğini ifade etti. PCOS bulgularının herkeste farklı şiddette ve kombinasyonlarla görüldüğüne değinen Dr. Aladağ “Bu sendromun görüldüğü kadınların çoğu adet döngüsünde düzensizlikler yaşar. Bu durum, genellikle yumurtlamanın (ovülasyon) olmaması veya düzensiz olmasından kaynaklanır. Adet aralıklarının 35 günden uzun olması, adet kanamalarının çok az ya da çok sık olması PCOS’un belirgin işaretlerindendir” dedi. “Aşırı tüylenme veya saç seyrelmesi görülebilir” Androjen hormon seviyelerinin yüksekliği nedeniyle PCOS’lu kadınlarda yüz, çene hattı, göğüs, karın ve sırt bölgelerinde erkek tipi tüylenme artışı yaşanabileceğini belirten Dr. Aladağ, yüksek androjen düzeylerinin ciltteki yağ üretimini artırdığını, bunun da akneye neden olabileceğini, özellikle ergenlik döneminden sonra yaygın görülen bu semptomun, genç kadınlarda estetik kaygılara yol açabileceğini dile getirdi. Bazı kadınlarda yine erkek tipi saç dökülmesinin, yani başın ön kısmı ve tepe noktasında saç seyrelmesi görüldüğünü sözlerine ekledi. “Gebelik şansını azaltabilir” Yumurtlama düzensizlikleri nedeniyle PCOS’lu kadınların gebelik şansının azalabileceğini anlatan Dr. Aladağ, “Ancak bu durum takip ve tedavi ile iyileştirilebilir. Yine PCOS’lu kadınlar, metabolik bozukluklar nedeniyle kilo almaya daha yatkındır. Özellikle karın çevresinde yağ birikimi gözlenebilir. Hastalık insülin direnci ile de ilişkilidir. Bu durum, şeker metabolizmasını olumsuz etkileyerek diyabet ve kalp hastalıkları riskini artırabilir” diye konuştu. “Doğum kontrol hapları adet döngüsünü düzenler” PCOS bulgularını yönetmek için semptomların türüne, şiddetine ve kadının yaşam tarzına bağlı olarak kişiye özel tedavi gerektiğinin altını çizen Aladağ, “Tedavide temel hedef, semptomları kontrol altına almak, yaşam kalitesini artırmak ve komplikasyonları önlemektir. Öncelikle adet döngüsünü düzenlemek için doğum kontrol hapları sıklıkla kullanılır. Bu haplar, östrojen ve progesteron içererek hormonal dengeyi sağlar, adet döngüsünü düzenler ve aşırı tüylenmeyi kontrol eder. Tedaviye başlandıktan sonra, düzenli olarak adet döngüsü izlenmeli ve gerekirse hormonal düzeyler kontrol edilmelidir” dedi. “Hastaların genelinde insülin direnci de görülür” Aşırı tüylenme ve aknenin de yine hormon tedavileri ile düzeltilebileceğini ifade eden Dr. Aladağ, doğum kontrol haplarının olumlu etkiler oluşturacağına, ayrıca, antiandrojenik ilaçlar ile topikal tedaviler veya sistemik tedavi seçenekleri tercih edilebileceği bilgisini verdi. Kilo almanın PCOS semptomlarını kötüleştirebileceğini aktararak düzenli egzersiz ve düşük karbonhidratlı diyetler gibi sağlıklı beslenme alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını söyledi. Kilo kaybının insülin direncini iyileştirerek adet düzenini olumlu yönde etkileyebildiğini vurgulayan Dr. Aladağ, “PCOS’lu hastaların genelinde insülin direnci bulunduğundan, hastaların metabolik durumları izlenmelidir. Glukoz, insülin ve lipid profilleri gibi testlerle metabolik riskler değerlendirilmelidir. Metformin gibi ilaçlar, insülin duyarlılığını artırarak kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olabilir” diye konuştu. Gebelik ile ilgili de yumurtlamayı arttıran ve düzenleyen tedavilerin uygulandığının altını çizdi. “Kişiye özel tedavi uygulanmalı” Yine bu hastalığın depresyon, anksiyete ve düşük benlik saygısı gibi psikolojik sorunlara yol açabileceğine işaret eden Dr. Aladağ, “Psiko-sosyal destek, tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle, hastaların ruhsal sağlıkları da göz önünde bulundurulmalıdır. PCOS kadınların yaşamını etkileyebilecek birçok semptomla seyredebilir. Ancak, doğru yönetim ve bireyselleştirilmiş tedavi planları ile semptomlar kontrol altına alınabilir. Erken tanı, düzenli takip ve yaşam tarzı değişiklikleri ile PCOS’lu hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek mümkündür” dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder