Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:05:38
Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:30
Adana’da devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti
Adana’nın Yüreğir ilçesinde traktörün devrilmesi sonucu sürücü hayatını kaybetti. Kaza, Yüreğir ilçesine bağlı Solaklı Mahallesi Tuzlu Yolu Çağırkanlı mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, Yılmaz A.’nın kullandığı traktör, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Devrilen traktörün altında kalan sürücü ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Yılmaz A.’nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürcünün cenazesi vinç yardımıyla traktörün kaldırılması sonucu çıkartıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:59
ADASO Başkanı Kıvanç: "Teknolojik devrim yaşanıyor"
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Adana Sanayi Odası (ADASO) Adana Sanayi Odası Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda düzenlenen "Vergi Denetiminde Dijital Dönüşüm ve İŞKUR İstihdam Teşvikleri Bilgilendirme Toplantısı" iş dünyası temsilcileri yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; vergi denetim süreçlerinde devreye alınan yeni dijital uygulamalar, yapay zeka destekli denetim mekanizmaları, artan cezai yaptırımlar ve işletmelerin rekabet gücünü artıracak İŞKUR istihdam destekleri detaylı bir şekilde ele alındı. "Dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur" Toplantının açılış konuşmasını yapan Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Kıvanç, şöyle devam etti: "Artık sadece üretim bantlarımızda değil, mali süreçlerimizde ve kamu ile olan ilişkilerimizde de dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur. Teknolojinin getirdiği şeffaflık ve hız, iş süreçlerimizi kolaylaştırırken bizlere yeni sorumluluklar yüklüyor. Ekonomik sürdürülebilirliğin en temel taşlarından biri de istihdamdır. İŞKUR tarafından sağlanan güncel teşvikler, işletmelerimizin rekabet gücünü artırmak adına hayati öneme sahip. Bugün burada uzmanlardan alınacak bilgiler, işletmelerimizin gelecekteki yol haritası için birer mihenk taşı olacaktır." Etkinliğe Adana Defterdarı Ahmet Balıkcı, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ahmet Karaveli, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan ve çok sayıda iş adamı katıldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:02
Bıçak ustasından acemi kasaplara ’kendinizi kesmeyin’ uyarısı
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Adana’da kurban kesecek vatandaşlar hazırlıklarını hızlandırırken, bıçak bileme ustalarının da yoğun mesaisi başladı. Bıçak ustası, acemi kasaplara seslenerek, "Tek isteğim herkes bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde el yapımı bıçaklar tezgahlardaki yerini aldı. Geleneksel el işçiliğiyle üretilen dövme çelik bıçaklar, kurban kesim hazırlıkları kapsamında satışa sunuluyor. Bayram öncesi, tarihi Büyük Saat ve çarşı civarındaki bıçak bileme ustalarının üretim ve bileme mesaisinde artış yaşanıyor. "Tek isteğim kendilerini kesmesinler" Kentteki bıçak ustalarından Murat Gerçir, bayramdan önceki son 3 günün yoğun geçtiğini anlatarak, "Genellikle son 3 gün çok yoğun oluyor. Vatandaşların biraz daha erken davranmaları iyi olur kendileri için. Bu bayram yoğunluğunu atlatacağız, başka çaresi yok. İnşallah kazasız belasız bir Kurban Bayramı geçer" dedi. Her Kurban Bayramı’nda yaşanan acemi kasap vakalarına da değinen Gerçir, "Bizim kasaplarımız çok, kendisini kesen de çok. Bizler her şeyin fazla aşırısını biliyoruz bazen ondan böyle oluyor. Tek isteğim bizler mükemmel yapıyoruz, herkes de bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" diye konuştu. "Sokak arası bileyici ve tamircilere bıçak vermeyin" Bölgedeki bıçak ustalarından Levent Bayırlı ise, sokak aralarındaki işin ehli olmayan kişilere bıçak biletilmemesi gerektiğini anlatarak şunları söyledi: "Kurban Bayramı’nın yaklaşması sebebiyle yoğunluk tabii ki artıyor. Bıçakların şimdiden getirilmesi iyi oluyor. Son güne kaldığı zaman çok kalabalık oluyor. Vatandaşlar bıçaklarını doğru düzgün yerlere götürsünler. Yazık, işi bilmeyen ayakaltı bileyicilere götürüyorlar. Bayrama 1 hafta kala yol üzerine tezgah kuruyorlar, vatandaş da bıçağı onlara veriyor. Ertesi gün getiriyorlar ama hiçbir işlem yapılmamış oluyor, sadece üstünü parlatıp veriyorlar. Bunlardan kaçınılması lazım. Vatandaşların bileyici seçerken dikkat etmesi gerekiyor. Bıçaklarını, işin ehli orijinal bıçak bileyicilerine götürsünler. Sokak arası bileyici ve tamircilere vermesinler, hayvanı mundar etmesinler."
29 Kasım 2024 Cuma - 10:13
23 ton kaçak tütün ele geçirildi
Adana’da jandarma tarafından yapılan operasyonda 23 ton kaçak tütün taşıyan 2 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, olay, otoyolda meydana geldi. İddiaya göre, Adana İl Jandarma Komutanlığı ekipleri iki şüphelinin tır ile kaçak tütün taşıdığı bilgisi üzerine harekete geçti. Jandarma ekipleri tırı takip edip otoyolda durdurdu. Tırda yapılan aramada 23 ton kaçak tütün ele geçirildi. Tütünün piyasa değerinin 4 milyon 600 bin lira olduğu öğrenildi. İki şüpheli gözaltına alındı.
29 Kasım 2024 Cuma - 09:57
Yaya geçidinde bir kadını öldüren yaşlı sürücü hasta olduğu için tahliye edildi
Adana’da yaya geçidinde bir kişinin ölümüne neden olan sanık sürücü savunmasında, ’’Kaza sonrası hastalıklarım arttı ve 2 ay içerisinde 8 defa hastaneye gittim’’ dedi. Sürücü hastalıkları nedeniyle tahliye edildi. Yüreğir İlçesi Serinevler Mahallesi’ndeki Yüreğir Devlet Hastanesi’ne 27 Eylül tarihinde tedavi amaçlı olarak eşi Cennet Yalçın (68) ile giden Ali Yalçın, tedavileri bittikten sonra hastaneden çıkıp yaya olarak hastanenin yakınlarında yeni açılan İlim Bulvarı yönünde yürümeye başladı. İddiaya göre, Ali Yalçın oğlu ile telefonda konuşurken önünde yürüyen eşi Cennet Yalçın yaya geçidinden karşıya geçmek istedi. Refüje yaklaşan Yalçın, Mehmet Taşkın’ın (73) kullandığı 01 DAF 53 plakalı , otomobilin çarpmasıyla yola savruldu. Ağır yaralanan Cennet Yalçın, sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Yüreğir Devlet Hastanesi’nde tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Kazadan sonra gözaltına alınıp tutuklanan sürücü Mehmet Taşkın hakkında Adana 18.Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Taşkın’ın yaşı dolayısıyla ve kaza sonrası artan bel ağrısı, diz ağrısı nedeniyle zorlukla geldiği görüldü. Duruşmada, sanık avukatı ve müşteki avukatı da hazır bulundu. Müşteki avukatı Av. Atilla Karataş, önceki savunmalarını tekrar ederek, sanığın maktulü gördüğünü ve buna rağmen önlem almadığını söyleyerek, “Sanık olası kastla hareket etmiştir. Bilinçli taksirle cezalandırılmasını ve tutukluluğunun devamını talep ediyoruz” dedi. Müşteki avukatının sözleri doğrultusunda savunması sorulan Mehmet Taşkın, kazadan sonra hastalıklarının arttığını söyleyerek, duruşmaya 3 kişinin kendisine yardım etmelerine rağmen zorla gelebildiğini ifade etti. Taşkın, sözlerine şöyle devam etti;’Ben kaza öncesinde de yaşım gereği hasta bir insandım. Ancak kaza sonrası bel ağrısı, diz ağırsı ve bacaklarımın tutmaması gibi şikayetlerim arttı. 2 ay içerisinde 8 defa hastaneye gittim. Ayaklarım, belim tutmuyor. Buraya gelirken, 3 kişi beni zorla otobüse bindiriyor. Burada da gördüğünüz gibi ayakta zor duruyorum. Eşim yatalak bir insandır ve ona benden başka bakan kimse yoktur. Eşimin daha fazla mağdur olmaması için tahliyemi talep ederim.’’ Sanığın avukatı, müvekkilinin çocuklarının yatalak annesine bakmaması nedeniyle o gün eşini kendisinin hastaneye götürdüğünü söyleyerek,’’Müvekkilim çocuklarının bakma sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle araba kullanmak zorunda kalmıştır. Olayın yaşandığı yer sonradan yaya geçidi olan bir yerdir. Belediye ise henüz yaya geçidi refüjünü kesmediği ve yaya geçidi koşulları oluşmadığı için böyle talihsiz bir olay yaşanmıştır. Kendisi 73 yaşında ve hasta birisi. Geçen duruşma sonrası müvekkilim 3 defa hastaneye kaldırıldı. Hatta bu duruşmadan bir gün öncede yine hastanedeydi. Tutukluluk süresini hep hastanede geçirdi. Cezaevi yönetimi kendisini cezaevi koşullarında kabilir mi, kalamaz mı diye sağlık kuruluna sevk etti. Biz İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek olan raporda da bunlara yer verileceğini öngörüyoruz. Müvekkilimin ‘Bilinçsiz taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılanmasını ve yaşı dolayısıyla yaşadığı sağlık sorunlarının da göz önünde bulundurularak, tahliyesini talep ediyoruz.’’ dedi. Mahkeme hakimi, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek olan raporun gelmediğini söyleyerek, sanık sürücü Mehmet Taşkın’ın vasfı, delil durumları, yaşı dolayısıyla yaşadığı hastalıklar, kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmadığını göz önünde bulundurarak, sanığın tahliyesine karar verdi.
29 Kasım 2024 Cuma - 09:45
23 yıl hapis cezasıyla aranan torbacı yakalandı
Adana’da 23 yıl hapis cezasıyla aranan torbacı Seyhan polisi tarafından yakalandı. Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinden 23 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasıyla aranan Şafak Ağırman’ın peşine düştü. İzini süren polis, söz konusu şüphelinin Yeni Mahallesi’ndeki bir evde saklandığını belirledi. Şüphelinin kaldığı eve operasyona gelen polis, Şafak Ağırman’ı sokakta yürüdüğü sırada yakaladı. Yakalanan şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.
29 Kasım 2024 Cuma - 09:43
Adana’da ATM’den ve para sayma makinesinden geçen sahte para üreten şebeke çökertildi
Adana merkezli 3 ilde ATM’lere 45 bin 800 sahte dolar yatıran şebekeye yönelik yapılan operasyonda 15 kişi yakalanırken, 4 şüpheli tutuklandı. Operasyonda 79 bin 256 sahte dolar ele geçirildi.
29 Kasım 2024 Cuma - 09:24
Kışın bu 5 gıdayı sofranızdan eksik etmeyin
Diyetisyen Gizem Akgül, kış aylarında bağışıklık sisteminin sebze ve meyvelerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekerek, sofralardan eksik etmemek gereken, kansere karşı koruyucu, antioksidan özellikler taşıyan, bolca vitamin içeren 5 gıda hakkında bilgi verdi. Sebzeler ve meyvelerin çevresel şartlara dayanıklılığımızı artırmak için fenolik bileşikler içerdiğini belirten Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Akgül, bu fenolik bileşiklerin antioksidan, bağışıklık güçlendirici, kansere, mikroplara, enflamasyona ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu özellik gösterdiğini söyledi. Hastalıklara karşı korunmak ve güçlü bir bağışıklık sistemi için dengeli ve yeterli beslenirken antioksidan içeren gıdalara önemli bir yer açmak gerektiğini vurgulayarak bunların faydalarını sıraladı. “Kanser ve prostat hastalıklarına karşı bal kabağı çekirdeği” Bal kabağı çekirdeğinin protein, beta karoten, tokoferol ve PUFA (çoklu doymamış yağ asitleri), E vitamini ve fenolik bileşikler bakımından zengin olduğunu aktaran Diyetisyen Akgül, “Bal kabağı çekirdeği fosfor, magnezyum, demir, çinko, potasyum, manganez mineralleri içermektedir. 100 gr bal kabağı çekirdeği yaklaşık; 6 gr lif ve 30 gr protein içermektedir. Lif içeriği sayesinde bağırsaklarınıza dost gıdalardan biridir. Antioksidan, inflamasyonlara karşı koruyucu, hiperglisemi kontrolüne yardımcı, inflamasyonlara, kansere ve prostat hastalıklarına karşı koruyucu etki göstermektedir” dedi. Ancak enerji içeriğinin yüksek olduğu için porsiyonları kontrol etmek gerektiği uyarısında bulundu. “Bal, yüzyıllardır bağışıklık sistemini korumada kullanılıyor” Arıların ürettiği balın faydalarının yüzyıllardır bilindiğine işaret eden Diyetisyen Akgül, balın bağışıklık sistemini güçlendiren, antimikrobiyal, kansere karşı koruyucu özellik taşıdığını söyledi. Ana bileşenleri su ve karbonhidrattan oluşan balın yapısında antioksidan özellik gösteren fenolik bileşikler bulunduğunu belirterek, “Bal öksürüğe iyi gelen, balgam söktürücü, boğaz ağrısı semptomlarının azalmasına yardımcı olan, içerdiği enzimler sayesinde sindirimi kolay, prebiyotik içeren, yaraların iyileşmesine yardımcı olan pek çok hastalığa karşı koruyan ve tedaviye katkı sağlayan fonksiyonel bir gıdadır. Bal içerdiği B grubu kompleks vitaminler ve C vitamini ile bağışıklığınızı destekler” diye konuştu. “Brokoli çok faydalı ancak pişirme yöntemine dikkat edin” Diyetisyen Akgül, brokolinin bağışıklık sistemini destekleyen fitokimyasallar ve antioksidan ile kansere karşı mücadeleyi güçlendiren glukosinolat bakımından oldukça zengin olduğunu dile getirdi. Brokoli ailesine brüksel lahanası, karnabahar, yer elması, kıvırcık, mor ve karalahanayı da ekleyen Diyetisyen Akgül, şunları aktardı: “Brokoli lif, A,C ve K vitamini, polifenoller, potasyum, folat, demir gibi mineraller içermektedir. 2013 yılında yapılan bir çalışmada brokolinin; domates, havuç, üzüm ve patlıcandan daha yüksek fitokimyasal içerdiği tespit edilmiştir. Brokolinin kansere karşı da koruyucu etkisi bulunmaktadır. Yüksek oranda C vitamini içerir. Ancak gıdalardan en iyi verimi almak için depolama, hazırlama ve pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Yüksek sıcaklıkta C vitamini kaybı olmaktadır.” “Orta kalorili bir vitamin deposu: Kırmızı pancar” Kırmızı pancarın karbonhidrat, nişasta, protein, vücut için gerekli aminoasitler, yağ asitlerini içeren, vitaminler ve mineraller açısından zengin, orta kalorili bir gıda olduğunun altını çizen Diyetisyen Akgül, bu gıdanın antioksidan, E, K, C ve A vitaminleri açısından zengin olduğunu, önemli oranda B vitamini ile ayrıca folik asit, magnezyum, potasyum, kalsiyum, manganez, sodyum, bakır, fosfor, çinko, demir içerdiğini söyledi. Doğal kırmızı gıda pigmentleri içeren, biyoaktif bileşikler açısından son derece zengin bir sebze olan kırmızı pancarın sağlığa olumlu etkileri bulunan betalain içerdiğini ve en güçlü antioksidan özelliklere sahip ilk on sebze arasında yer aldığını anlattı. Diyetisyen Akgül, kırmızı pancarın çalışmalarla kanıtlanmış sağlık yararları arasında antioksidan, depresyona, bakterilere, virüslere, mikroplara karşı koruyucu, kolesterol önleyici, karaciğer koruyucu ve bağışıklık güçlendirici etkileri bulunduğunu; hipertansiyon, diyabet, kanser ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu olduğunu ifade etti. İçerdiği antioksidanların kolon kanserine karşı koruyucu olduğunu da sözlerine ekledi. Pancarın aynı zamanda iyi de bir posa kaynağı olduğunu ve tuvalete çıkışı rahatlatarak boşaltım süresini kısalttığını dile getirdi. “Grip olduğunuzda özellikle turp tüketin” Karnabahar, brokoli, lahana gibi turpgiller sınıfında yer alan sebzelerin pek çok hastalığa karşı koruyucu bulundurduğunu vurgulayan Diyetisyen Akgül, “Turp içerdiği antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir. C vitamini de içeren turp, DNA hasarının önlenmesi için de önemli bir kök sebzedir. Hücrelerin yapısı üzerine olumlu etki gösterir ve kansere, virüs ve bakterilere karşı koruyucu etki gösterir. Özellikle gribal enfeksiyonlar gibi bağışıklığın desteklenmesi gereken durumlarda bağışıklığınızı desteklemek için turpu farklı şekillerde üzerine limon sıkarak, bal ile tatlandırarak da tüketebilirsiniz” diye konuştu.
29 Kasım 2024 Cuma - 09:03
Prof Dr. Taşova: "HIV olgusu 2012 yılından bu yana 4 kat arttı"
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, “Ülkemizde 2012 yılından bu yana HIV olgusu 4 kat arttı. HIV virüsünün sadece yüzde 15-16’sını yabancı uyruklulardan alıyoruz. Artık bu virüs kendi ülkemizde. Durumunun farkında olmayan binlerce kişi var. Bu kişileri bulup tedavi etmemiz gerekiyor” dedi. 1 Aralık Dünya AIDS Günü öncesinde UNAIDS tarafından hazırlanan rapora göre dünya genelinde HIV ile yaşayan 39.9 milyon kişiden 9.3 milyonu hala hayat kurtarıcı tedaviye erişemiyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde ilk olarak 1985 yılında görülen HIV vakasının ardından, vaka sayıları sürekli artış gösterdi. 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 40 bin HIV pozitif hasta varken 2 bin 300 de AIDS vakası mevcut. Vakaların yüzde 80’ı erkek, yüzde 15-16 civarı ise yabancı uyruklu şahıslar. Uzmanlar ise artık HIV virüsüne yakalanan kişilerin bu virüsü Türkiye’den kaptığını söyledi. “Bu hastalığın kötü meyvelerini topluyoruz” Konuyla ilgili Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Taşova, pandemi döneminin ardından gelen vakaların geç dönemde başvurduklarını anlatarak, “AIDS sessiz bir salgın, pandemi aslında baktığımızda. Covid zamanında önemi geriye düştü ancak şuanda tekrar gündeme geldi. Bu hastaların tespiti Covid zamanında tam anlamıyla yapılamadı. Şuanda laboratuvarların tekrar çalışmasıyla birlikte bu hastalığın meyvelerini topluyoruz. Çok kötü bir meyve ancak bunlar. Şuanda daha fazla HIV pozitif hasta gelmeye başladı ve geç dönem gelmeye başladılar” ifadelerini kullandı. “Bu virüsü ülkemizden alıyoruz” Ülkemizde HIV virüsü bulaşan kişilerin artık bu virüsü Türkiye’den kaptığını bildiren Prof. Dr. Taşova, daha sonra şunları söyledi: “Bugüne kadar Türkiye genelinde 40 bine yakın HIV pozitif vaka oldu. 2 bin 300 civarında da AIDS vakası var. Bunların yüzde 80’ı erkek. Bu virüsü kendi ülkemizden alıyoruz. Yüzde 15-16 civarında yabancı uyruklular ama esas olarak kendi ülkemizde bulunuyor. Giderek artan uyuşturucu kullanımı da bunu tetikliyor. 15 yaştan itibaren 40 yaşına kadar vakalar var ancak 60 yaşın altı vakalarda giderek artıyor. Ergen dönemdeki kişiler ve yaşlı kişilere dikkat etmek gerekiyor. Herhangi bir sağlık sorunu sebebiyle hastaneye gittiyse mutlaka HIV testi yaptırılmalı. Ülkemizde 2012 yılından bu yana HIV olgusu 4 kat arttı. Bu sadece bildiklerimiz. Bakanlık verilerine baktığımızda biz olgularımızın sadece yüzde 50’sini biliyoruz. Yüzde 50’sinin bilinmesi demek, kendi olgusundan habersiz ortada dolaşan insanların varlığı demektir. Çünkü HIV bir kere bulaşıp tedavi edilmezse bulaştırıcıdır. Kan ve cinsel yolla bulaşır.” “Hamilelerde kontrol edilmeli” Anneden bebeğe de HIV virüsü geçişi olabileceğine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, “Anneden bebeğe de geçiş mümkün olabiliyor. Eğer anne pozitifse ve tedavi olmamışsa doğum anında veya emzirme anında bebeğe bulaş oluyor. Gebelerin mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Durumunun farkında olmayan yüzde 50 var. Bu kişileri bulup tedavi etmemiz gerekiyor” dedi. “Tedaviyi sağlık sistemimiz karşılıyor” HIV testinin çok basit, tedavisinin de ücretsiz olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Yeşim Taşova, “Hiç tedavi olmayan kişi HIV virüsünü aldıktan sonra 8-10 yıl içerisinde önce AIDS oluyor sonrada ölüyor. Ancak tedavi olurlarsa bu kişiler HIV nedeniyle ölmüyorlar. Bu yüzde 50’nin bulunması çok önemli. Bu virüs çok basit bir elisa testiyle tespit ediliyor. Ömür boyu sürecek bu çok pahalı tedaviyi bizim sağlık sistemimiz karşılıyor” ifadelerini kullandı.
28 Kasım 2024 Perşembe - 20:55
Öldürülen imam tarafından taciz edildiği öne sürülen kız o anları anlattı
Adana’da 14 yaşındaki kızı taciz ettiği öne sürülerek öldürülen imamın taciz ettiği iddia edilen kız çocuğu, yaşadıklarını anlattı. Olay, 24 Kasım günü Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’ndeki Fet Ahmet Camii’nde meydana gelmişti. İddiaya göre, cami imamı Tarık Karadağ, M.A. (16) isimli genç tarafından bıçaklanmış kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Genç daha sonra polise teslim olmuş, imamın cenazesi ise otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılmıştı. İmamın cenazesi olaydan bir gün sonra otopsinin ardından yakınları tarafından alınarak Buruk Mezarlığında dün toprağa verilmişti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen genç ise M.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. “Babamdan büyük adam, imamdan asla beklemezdim” İmam tarafından tacize uğradığı öne sürülen F.A. (14) ise yaşadıklarını anlattı. F.A., ”Ben hafızlık yapıyordum, okuldayken oğlunu tanıyordum. Hafızlık kursuna sürekli gelip gidiyordu kız yurduna yasak olmasına rağmen. Orada törenler verirken sürekli görüyordu, zamanla bana ayrı bir ilgi gösterip yaklaşıma başladı. Bu ilgiyi hissettim, ama sürekli baba sevgisidir dedim. Babamdan büyük adam imam asla beklemezdim. Düşünmedim, çoğu kişi iyi diyor, bende iyi diyordum” dedi. Kurban bayramının arifesinde kıyafet alma bahanesine kendisini dışarı çıkarttığını anlatan F.A, ”Arabasındayken elimi tutup, elimi öptü. Kıyafet almak istediği söyleyerek beni dışarı çıkartmak için ısrar etti. Ailemde yanında başkaları olacağı sanıyordum onun için gitmeme müsaade ettiler. Ben yanına gittim, arabada tek olduğunu görünce arkaya oturmak istedim. Öne geçmemi ısrar etti. Öne geçtim, yolculuktayken elimi tuttu, çekmeme rağmen devam etti. Rahatsız olduğumu belli etmeme rağmen devam etti, elimi öptü. Sarılmak istediğini söyledi, omzumda uyu gibi söylememesi gereken şeyleri söyledi. Buralardan gidelim, kimliğin yanında mı? Reşit olmayacak bir kıza söylenmemesi gereken şeyler söyledi” ifadelerine yer verdi. "Olayın üzerini örtelim dediler" F.A, ”Mesaj atıyordu, cevap vermiyordum tekrar tekrar atıp arıyordu. Hafızlık kursundaki hocamı durumu anlattım. Hocamda oranın müftüsünün eşiyle konuştu. Müftü ve eşi bana sus dedi, kesinlikle kimseye anlatma olayın üzerini örtelim dediler. Sen yanlış anlamışsındır dediler, yapmaz öyle bir şey dediler. Yanlış anlaşılacak bir şey yok her şey ortadaydı. Diyanete de savcılığı da dilekçe verdik. Dilekçemiz reddedilip takipsizlik kararı verildi. Ben olay yaşanırken çıkartıp kamerayı çekemezdim. Ben o gün tecavüze uğramadım diye bu olay kapatıldı” sözlerine yer verdi. "Ağabeyim sigara bile kullanmıyordu" Gözyaşları içerisinde sözlerine devam eden F.A., ”Biz çok çabaladık, savcılığı da ifade verdik. Her yere başvurduk ama hep reddedildik. Ağabeyime madde bağımlısı diyorsunuz ama sigara bile kullanmıyordu. Hepimiz namazlı niyazlı insanlarız. Çok çabaladık, diyanete savcılığa her yere gittik. Ama hiçbir şekilde karşılığını alamadık. Abim bugün ben yaşadım, yarın başka kızlar yaşamazsın siye konuşmak istedi. Biliyorum ki tek bana yapılmadı. Lütfen başka bir kıza olduysa susmasın. Başkalarının desteğine çok ihtiyacımız var. Benim abim kimseyi öldürmek istemezdi, o an karşılık alınca kendisini korumak için yapmak zorunda kaldı” diye konuştu. "İl ve ilçe müftüsüyle görüştüm, beni dikkate almadılar" Baba Fatih A., ”Kur’an kursundaki sınıf hocası bana durumu anlattı. Ben savcılığa suç duyurusunda bulundum. İlçe ve il müftüsüyle yüz yüze görüştüm bu konu hakkında. İmam’ın tayinin çıkarılmasını rica ettim beni dikkate almadılar. Savcılığa verdiğim dilekçe bana takipsizlik kararı olarak geldi. Ben bir dilekçe daha verdim onda da takipsizlik kararı verildi. Ben bu meseleyi eşimle görüşürken, oğlum konuşmamızı duyuyor. Ondan sonrada olanlar oluyor. Oğlum karıncayı incitmeyen birisiydi. Kendi başından bir çocuktu. Sosyal medyada esrarcı, eroinci diye yazıyorlar. Sigara bile içmeyen bir çocuktu, neye dayanarak bunu söylüyorsunuz. Bir baba olarak yıkılmış hissediyorum" dedi.
28 Kasım 2024 Perşembe - 19:59
Öldürülen imam tarafından taciz edildiği öne sürülen kız o anları anlattı
Adana’da 14 yaşındaki kızı taciz ettiği öne sürülerek öldürülen imamın taciz ettiği iddia edilen kız çocuğu F.A., “Kıyafet almak için beni dışarı çıkartıp arabasında elimi tutup öpmeye başladı, buralardan gidelim” dedi. Olay, 24 Kasım günü Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’ndeki Fet Ahmet Camii’nde meydana gelmişti. İddiaya göre, cami imamı Tarık Karadağ, M.A. (16) isimli genç tarafından bıçaklanmış kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Genç daha sonra polise teslim olmuş, imamın cenazesi ise otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırılmıştı. İmamın cenazesi olaydan bir gün sonra otopsinin ardından yakınları tarafından alınarak Buruk Mezarlığında dün toprağa verilmişti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen genç ise M.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. “Babamdan büyük adam, imamdan asla beklemezdim” İmam tarafından tacize uğradığı öne sürülen F.A. (14), ise yaşadıklarını anlattı. F.A., ”Ben hafızlık yapıyordum, okuldayken oğlunu tanıyordum. Hafızlık kursuna sürekli gelip gidiyordu kız yurduna yasak olmasına rağmen. Orada törenler verirken sürekli görüyordu, zamanla bana ayrı bir ilgi gösterip yaklaşıma başladı. Bu ilgiyi hissettim, ama sürekli baba sevgisidir dedim. Babamdan büyük adam imam asla beklemezdim. Düşünmedim, çoğu kişi iyi diyor, bende iyi diyordum” dedi. “Elimi öpüp buralardan gidelim mi dedi” Kurban bayramının arifesinde kıyafet alma bahanesine kendisini dışarı çıkarttığını anlatan F.A, ”Arabasındayken elimi tutup, elimi öptü. Kıyafet almak istediği söyleyerek beni dışarı çıkartmak için ısrar etti. Ailemde yanında başkaları olacağı sanıyordum onun için gitmeme müsaade ettiler. Ben yanına gittim, arabada tek olduğunu görünce arkaya oturmak istedim. Öne geçmemi ısrar etti. Öne geçtim, yolculuktayken elimi tuttu, çekmeme rağmen devam etti. Rahatsız olduğumu belli etmeme rağmen devam etti, elimi öptü. Sarılmak istediğini söyledi, omzumda uyu gibi söylememesi gereken şeyleri söyledi. Buralardan gidelim, kimliğin yanında mı? Reşit olmayacak bir kıza söylenmemesi gereken şeyler söyledi” ifadelerine yer verdi. “Olayın üzerini örtelim dediler” Tarık Karadağ’ın sürekli kendisine mesaj attığını vurgulayan F.A, ”Mesaj atıyordu, cevap vermiyordum tekrar tekrar atıp arıyordu. Hafızlık kursundaki hocamı durumu anlattım. Hocamda oranın müftüsünün eşiyle konuştu. Müftü ve eşi bana sus dedi, kesinlikle kimseye anlatma olayın üzerini örtelim dediler. Sen yanlış anlamışsındır dediler, yapmaz öyle bir şey dediler. Yanlış anlaşılacak bir şey yok her şey ortadaydı. Diyanete de savcılığı da dilekçe verdik. Dilekçemiz reddedilip takipsizlik kararı verildi. Ben olay yaşanırken çıkartıp kamerayı çekemezdim. Ben o gün tecavüze uğramadım diye bu olay kapatıldı” sözlerine yer verdi. “Ağabeyim sigara bile kullanmıyordu” Gözyaşları içerisinde sözlerine devam eden F.A., ”Biz çok çabaladık, savcılığı da ifade verdik. Her yere başvurduk ama hep reddedildik. Ağabeyime madde bağımlısı diyorsunuz ama sigara bile kullanmıyordu. Hepimiz namazlı niyazlı insanlarız. Çok çabaladık, diyanete savcılığa her yere gittik. Ama hiçbir şekilde karşılığını alamadık. Abim bugün ben yaşadım, yarın başka kızlar yaşamazsın siye konuşmak istedi. Biliyorum ki tek bana yapılmadı. Lütfen başka bir kıza olduysa susmasın. Başkalarının desteğine çok ihtiyacımız var. Benim abim kimseyi öldürmek istemezdi, o an karşılık alınca kendisini korumak için yapmak zorunda kaldı” diye konuştu. “İl ve ilçe müftüsüyle görüştüm, beni dikkate almadılar” Baba Fatih A., ”Kuran kursundaki sınıf hocası bana durumu anlattı. Ben savcılığa suç duyurusunda bulundum. İlçe ve il müftüsüyle yüz yüze görüştüm bu konu hakkında. İmam’ın tayinin çıkarılmasını rica ettim beni dikkate almadılar. Savcılığa verdiğim dilekçe bana takipsizlik kararı olarak geldi. Ben bir dilekçe daha verdim onda da takipsizlik kararı verildi. Ben bu meseleyi eşimle görüşürken, oğlum konuşmamızı duyuyor. Ondan sonrada olanlar oluyor. Oğlum karıncayı incitmeyen birisiydi. Kendi başından bir çocuktu. Sosyal medyada esrarcı, eroinci diye yazıyorlar. Sigara bile içmeyen bir çocuktu, neye dayanarak bunu söylüyorsunuz. Bir baba olarak yıkılmış hissediyorum“ dedi.
28 Kasım 2024 Perşembe - 17:16
ATÜ, IRSYSC 2024’e ev sahipliği yaptı
Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, istatistiksel araştırmaların yalnızca birer sayıdan ibaret olmadığını belirterek, “Bu rakamların arkasında toplumsal anlamlar, insan hayatlarına dokunan etkiler ve gelişim potansiyelleri bulunmaktadır” dedi. Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü ev sahipliğinde yapılan 8. Uluslararası Araştırmacılar, İstatistikçiler ve Genç İstatistikçiler Kongresinde (IRSYSC 2024) Çukurova Kalkınma Ajansı Salonu’nda gerçekleşti. Programda konuşan ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, “Unutulmamalı ki, istatistiksel araştırmalar yalnızca birer sayıdan ibaret değildir; bu rakamların arkasında toplumsal anlamlar, insan hayatlarına dokunan etkiler ve gelişim potansiyelleri bulunmaktadır. Sizler, veriyi anlamlandıran, analiz eden ve topluma katkı sağlayan gerçek değişim liderlerisiniz” ifadelerini kullandı. Rektör Sözen, son olarak kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen öğretim üyelerine, kongreye katılan TÜİK Başkanı Dr. Erhan Çetinkaya’ya ve kongrede bildiri sunan katılımcılara teşekkür ederek başarılar diledi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, şehrimizde bulunan üniversitelerle bilimsel çalışmalar yapmaktan mutluluk duyduklarını kaydederek son yıllarda artan iş birliğinin devam etmesi gerektiğini söyledi. Adana’nın kendisi için önemli bir şehir olduğunu dile getiren TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya ise böyle önemli bir etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. IRSYSC 2024 Düzenleme Komitesi Başkanı Doç. Dr. Selim Gündüz de IRSYSC kongrelerinin 8.’sinin bu yıl Adana’da düzenleniyor olmasından ve bu kongrenin düzenleme kurulu başkanlığı görevini yürütmekten büyük onur ve mutluluk duyduğunu ifade etti.
28 Kasım 2024 Perşembe - 12:46
Şehit babası oğlunun kabrinin başından bir gün olsun ayrılmıyor
Kuzey Irak’ın Hakurk bölgesinde 2019 yılında yıldırım düşmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Bünyamin Çabuk, şehadetinin 5. yılında Kozan Garnizon Şehitliği’nde düzenlenen programla dualarla anıldı. Şehit babası Ünlen Çabuk, 5 yıldır oğlunun kabri başından ayrılmıyor. Kuzey Irak’ta yıldırım düşmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Bünyamin Çabuk’un kabri başında düzenlenen anma programına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, Kozan Belediye Başkan Yardımcısı Özgür Çoban, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin, Kozan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Hasan Boz, Kozan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Sümmani Göztaş, Adana Büyükşehir Belediyesi 3. Bölge Koordinatörü Ataol Öztorun, belediye meclis üyeleri, şehidin ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, şehidin ruhuna Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından, başta Piyade Uzman Onbaşı Bünyamin Çabuk olmak üzere tüm şehitler için dualar edildi. Program sonunda Kaymakam Arslanköylü ve beraberindeki protokol üyeleri, şehitlerin mezarlarına kırmızı karanfiller bırakarak ailelere taziyelerini iletti. Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü yaptığı açıklamada, "Şehitlerimizi her daim rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Onlar bu vatanın bekası için canlarını feda ettiler. Şehidimiz Bünyamin Çabuk’un ailesine sabır ve metanet diliyorum. Aziz şehitlerimizin emanetleri her zaman bizim baş tacımızdır" ifadelerini kullandı. Şehidin babası Ünlen Çabuk ise oğlu Bünyamin Çabuk’un 2019 yılında şehit olduğunu hatırlatarak, "Bu mertebe herkese nasip olmaz. Ancak bir baba olarak bu acıyı yaşamak gerçekten çok zor. Yılın neredeyse her günü oğlumun mezarını ziyaret ediyorum. Onunla burada bir bağ kuruyorum. 365 günün 360 günü buradayım. Oğlum için ilçeyi hiç terk etmiyorum" dedi.
28 Kasım 2024 Perşembe - 12:44
Adana Demirspor’da Serkan Damla dönemi sona erdi
Adana Demirspor’da Teknik Sorumlu Serkan Damla, görevini bıraktığını açıkladı. Trendyol Süper Lig’de geride kalan 13 haftada topladığı 2 puanla son sırada yer alan Adana Demirspor’da işler kötüye gitmeye devam ediyor. Teknik Direktör Michael Valkanis ile yolların ayrılmasının ardından yardımcı antrenör Serkan Damla, geçici teknik adam olarak takımın başına geçmişti. Serkan Damla da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla görevi bıraktığını duyurdu.
28 Kasım 2024 Perşembe - 11:54
Giysi kumbarasına giren çocuk, topladığı kıyafetleri annesine verdi
Adana’da giysi kumbarasına giren bir çocuk, içeriden topladığı kıyafetleri annesine verdi. Merkez Çukurova ilçesine bağlı Belediye Evleri Mahallesi’nde bir kadın, giysi kumbarasının dar kapağından çocuğunu geçirerek, kumbaranın içine attı. Kumbaraya giren çocuk, kıyafetleri alıp annesine verdi. Kıyafetleri alan anne, bir süre sonra çocuğunu kumbaradan çıkardıktan sonra kayıplara karıştı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder