Yerel Haberler
Adana
Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:35:24 AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:07 Büyük Saat esnafından belediyeye bakımsızlık ve trafik tepkisi: "Sahipsiz Adana" Adana’nın simgelerinden tarihi Büyük Saat ve civarındaki çarşı esnafı, belediyeye tepki gösterip trafik, otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Kentin en işlek noktalarından Seyhan ilçesindeki tarihi Büyük Saat Kulesi’nin bulunduğu Ali Münif Yeğenağa Caddesi esnafı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterip otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Bölgedeki yolların çökme yaptığını ve turistlerin bölgeye gelmekten çekindiğini dile getiren esnaf, belediyenin biran önce bölge için önlem alması gerektiğini istedi. "Sahipsiz Adana" Bölgedeki sorunları dile getiren Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, "Başvurularımızı yaptık bizimle sadece kaymakam bey ilgilendi. Burası Adana’nın incisi, buraya bir el atılması lazım. Gerekli yerlere gidiyoruz ama ilgilenilmiyor sahipsiz Adana" dedi. "Sit alanında araç trafiği güvenlik sorunu oluşturuyor" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise belediyeye yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirtti. Narttürk, "Buranın birçok sorunu bulunmaktadır. En büyük sorunlardan biri trafik ve park sorunu. Burası birinci derece sit alanı, buradan araba geçmemesi gerekiyor ama maalesef otopark ve arabaların geçmesi burada güvenlik sorunu da oluşturuyor. Turistlerimiz burada rahatça gezemiyor. Yollar sürekli çökme yapıyor. Bizim uyarmamıza rağmen sadece bu yolu yaptılar ve bu yol da sürekli çöküyor. Belediyemize bildirmemize rağmen ilgilenilmiyor" dedi. "Gece aydınlatma yok, engelliler için risk var" Bölgedeki fiziki şartların yetersizliğine dikkat çeken Narttürk, "Turistlerimiz akşam 8’den sonra gezmeye çıkıyor ama Büyük Saat ve Yağ Cami çevresinde kesinlikle aydınlatma yok. Bu da güvenlik sorunu oluşturuyor. Geçen gün bir engelli aracımız yolun düzensizliğinden dolayı buradan düştü. Hiçbir ilde tarihi bir sit alanında trafik yok, bu sadece Adana’ya özgü bir durum" ifadelerini kullandı. "10 bin kişi varken bile cadde trafiğe açıktı" Çarşının en eski esnaflarından Gökhan Akkaş ise toz ve kirlilikten dert yanarak, "Sürekli çökme yapan yollar nedeniyle toz içindeyiz, iş yerlerimizi kapatmak zorunda kalıyoruz. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda burada 10 bin kişi varken bile bu cadde trafiğe açıktı ve insanlar ezilme tehlikesi geçirdi. Çarşımızda çöp kovası yok, yağmur yağdığında dükkanların içine su giriyor. Yol geniş ama kaldırımlar dar. İnsanların araç park etmeden devam edebileceği, geniş kaldırımlı bir düzen istiyoruz" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:12 Adana’da salyangoz mesaisi: Kilogramı 35 lira Adana’nın Kozan ilçesinde bahar yağmurlarının ardından ortaya çıkan kara salyangozları, kırsalda yaşayan vatandaşlar için ek gelir kapısı oldu. Yetki belgesiyle gece saatlerinde dağlık alanlara çıkan vatandaşlar, ellerindeki fenerlerle saatlerce salyangoz topluyor. Salyangozun kilogram fiyatı ise 35 liradan alıcı buluyor. İlçeye bağlı Kahveli Mahallesi kırsalında vatandaşlar, bahar yağmurlarının ardından otluk ve nemli alanlarda ortaya çıkan kara salyangozlarını toplamak için mesai yapıyor. Akşam saatlerinde başlayan toplama çalışmaları gece yarısına kadar sürerken, vatandaşlar dağlık alanlarda ellerindeki ışıklarla salyangoz arıyor. Kilogram fiyatı 35 lira Kilogram fiyatı 35 liradan alıcı bulan salyangozlar, kozmetik, ilaç sanayi ve turistik tüketim amacıyla kullanılıyor. Vatandaşlar, topladıkları salyangozları tüccara teslim ediyor. "Salyangoz popülasyonu azaldı" Geçtiğimiz yıllara oranla salyangoz popülasyonunun azaldığını ve bu nedenle toplayanların da azaldığını anlatan Mehmet Yiğen isimli vatandaş, "Akşam 8’de başlıyoruz, gece 1-2’ye kadar mesai sürüyor. Işıklarla otluk alanlarda arıyoruz. Özellikle yağmurdan sonra çıkıyorlar. Eskiden her yerde çok bulunurdu, ancak şimdi popülasyon azaldı. Bu yıl da az olduğu için, gelen sayısı da az" dedi. "20 tane salyangoz 1 kilogram geliyor" Toplanan salyangozların bölgede tek bir tüccar tarafından alındığını kaydeden Yiğen, "Burada bir tüccar alıyor, ardından Mersin’e gönderiliyor. Turistlerin tüketiminde, kozmetik ve ilaç yapımında kullanıldığını biliyoruz. Biz tüketmiyoruz. Yaklaşık 20 tane salyangoz 1 kilogram geliyor" diye konuştu. Salyangoz toplamanın belirli kurallara bağlı olduğunu ifade eden Yiğen, "Özel izin alınmadan toplamak yasak. Ayrıca ceviz tanesinden büyük olması gerekiyor. Bu işi tamamen ek gelir için yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Özdil: “Gastroenteroloji hekiminin baktığı hastaların yüzde 30-40’ı İBS hastalarından oluşuyor”
22 Aralık 2024 Pazar - 09:49 Doç. Dr. Özdil: “Gastroenteroloji hekiminin baktığı hastaların yüzde 30-40’ı İBS hastalarından oluşuyor” Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Burhan Özdil, huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hastalığının toplumda sık görülmeye başladığını ve tamamen ortadan kaldırılabilecek bir hastalık olmadığını belirterek, “Bir gastroenteroloji hekiminin baktığı hastaların neredeyse yüzde 30-40’ı İBS hastalarından oluşuyor” dedi. Medical Park Adana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Burhan Özdil, huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hastalığı hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Özdil, hastalığın bulgularından bahsederek, “En az son 6 ay içerisinde, 3 haftayı geçen karın ağrısı, gaz, şişkinlik ve tuvalete çıkmakla rahatlayan şikayetler varsa, huzursuz bağırsak hastalığı tanısı koyarız. Genelde hikayeyle konulan bir tanıdır. Sebebi çok belli değil. Bağırsak hassasiyetinin, ağrı hassasiyetinin artmasıyla alakalı veya ağrı eşiğinin düşmesiyle alakalı herkeste olan gaz İBS hastalarında ağrıya sebep olabiliyor. Bazılarında da sindirimli sorun olduğu için bağırsaklarda normalden daha fazla gaz oluşuyor. Ve ağrıyı tetikleyebiliyor. Beyinle bağırsak arasında yakın bir ilişki vardır. Genelde de biz stres ve sıkıntının özellikle tetikleyici sebep olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. “Detaylı araştırmak gerekir” Huzursuz bağırsak sendromunun 30 ve 50 yaş arasında daha sık görüldüğünü kaydeden Özdil, “Her yaş grubunda da görülebilir. Genelde hastalarda hikaye ile sorgulamayla şikayet durumuna göre tanı konulur. Fakat bir takım alarm semptomları vardır. Kilo kaybı, bulantı, kusma, özellikle gece uykudan ağrıyla uyanması, büyük abdestte kanama olması, bunlar alarm semptomudur ve altta ciddi bir sorun anlamına gelir. Dolayısıyla, detaylı araştırmak gerekir. O zaman endoskopik, kolonoskopi ve görüntüleme yöntemlerine başvurulur” dedi. “Diyette karbonhidratlı gıdaları biz azaltıyoruz” Doç. Dr. Burhan Özdil, huzursuz bağırsak sendromunda beslenmenin çok önemli olduğunun altını çizerek, “Özellikle karbonhidratlı gıdaları biz diyette azaltıyoruz. İBS’nin farklı tipleri var, biliyoruz. Kabızlıkla giden tipleri var. Onlarda lifli gıda öneriyoruz. İshalle giden tipleri oluyor. Onlarda daha çok ishal giderici, ishal düzenleyici ilaçlar, tedaviler ve diyetler öneriyoruz. Bir de karma (mix) grup dediğimiz kimi zaman ishal kimi zaman kabızlıkla seyreden tipleri var. Onlarda tedavi biraz daha zor olabiliyor tabii. İshal dönemlerde ishal giderici ilaç verdiğiniz zaman daha fazla kabızlık oluyor. Kabızlık döneminde ilaç verdiğiniz zaman da hasta daha fazla ishal olabiliyor” şeklinde konuştu. “Tamamen ortadan kaldırılabilecek bir hastalık değil” Hastalığın sebebi bilinen bir hastalık olmadığı için tedavide şikayetleri azaltıcı ve gaz giderici ilaçlar önerdiklerini söyleyen Doç. Dr. Özdil, şunları kaydetti: “Özellikle bu hastalığın temelinde bağırsakların aşırı kasılması spazmı vardır. Spazm giderici ilaçlar öneriyoruz. İshal olanlara ishal ilacı, kabızlığı olanlarda kabızlık giderici tedaviler öneriyoruz. Hastalık artık yaygın görülüyor. Son zaman toplumda bayağı artmaya başladı. Bu hastalığın bazı çalışmalarda toplumda yüzde 10-20 arasında, bazı çalışmalarda ise yüzde 30-40’a kadar olabileceği söyleniyor. Ama gastroenteroloji kliniğinde bir gastroenteroloji hekiminin baktığı hastaların neredeyse yüzde 30-40’ı İBS hastalarından oluşuyor. Dolayısıyla, önemli bir hastalık ve bir toplumsal sorun. Özellikle 40 yaşından sonraki hastalarda, ani gelişen semptomları olanlarda ve 2-6 haftalık tedaviye rağmen semptomda düzelme olmayanlarda, daha önce endoskopi, kolonoskopi yapılmamışsa mutlaka yapılmasını da öneriyoruz. Çünkü 40- 50 yaşlarından itibaren mide, bağırsak kanseri riski artmaya başlıyor. Bu hastalık hem gastroenteroloji hem diyetetik hem de psikolojik yönü olan bir hastalık. Üçlü bir tedavi yöntemi izlemek lazım. Hasta- hekim ilişkisi çok önemli, hastaların ikna olmaları gerekiyor. Burada organik bir sebep dediğimiz, gözle görülebilir bir hastalık olmadığı için hastayı ikna etmek lazım. Tamamen ortadan kaldırılabilecek bir hastalık değil. Şikayetler azaltılıyor, hasta rahatlatılabiliyor ama bu sürekli ve uzun süreli bir tedavi.”
Kozan Lisesi mezunları bir araya geldi
21 Aralık 2024 Cumartesi - 14:46 Kozan Lisesi mezunları bir araya geldi ADANA (İHA) – Adana’da yarım asırlık tarihi ile bilinen Kozan Lisesi’nin mezunları lisenin gelecek nesillere aktarılması ve eğitimdeki başarısını arttırması için bir araya geldi. Kozan Lisesi mezunları yarım asırlık tarihini koruyan lisede bir araya geldi. Düzenlenen etkinlikte Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Kozan Meslek Yüksek Okulu müdürü Doç. Dr. Volkan Yurdadoğ ve okuldan mezun olan farklı meslek gruplarındaki mezunlar katıldı. Toplantıda, derneğin kurucu başkanı Prof. Dr. Emine Erman Kara, Kozan Lisesi’nin tarihi önemine dikkat çekerek, “Bu derneği kurarken amacımız yalnızca geçmişi yad etmek değil, okulumuza ve Kozan’ın eğitim hayatına katkı sağlamaktı. Bundan sonra da Kozan Lisesi’nin eğitimdeki başarısını sürdürebilmesi ve geçmişte kalan hatıralara sahip çıkması adına çeşitli projeler yürüteceğiz” dedi. Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü de lisenin ilçede eğitimde başarının ve gelecek nesillerin hazırlanmasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, eğitimde tüm desteği verdiklerini ifade etti. Belediye Başkanı Mustafa Atlı ise Kozan’da eğitim alanında tam destek vereceklerini ifade ederek, “Kozan Lisesi, ilçemizin eğitimdeki gurur kaynağıdır. Bu dernek, geçmişten geleceğe bir köprü olacak. Sadece Kozan Lisesi değil ilçemizde eğitim alanında öğrencilerin geleceğe hazırlanması için bizler belediye olarak tüm geçlerin arakasındayız” dedi. Toplantıda, okulun eğitim ve sosyal alanlardaki eski başarılarına yeniden ulaşması gerektiği vurgulandı. Mezunlar, bu hedef doğrultusunda çalışmalara başlanması gerektiğini belirtti. Dernek üyeleri, mezunların bilgi birikimlerini öğrencilerle paylaşarak, onların eğitim hayatlarına katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade ederek lisenin eğitimdeki öncü rolünün devam etmesini hedeflediklerini söylediler.