Yerel Haberler
Adana
ADASO Başkanı Kıvanç: "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:52:00 Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, sürdürülebilirliğin artık tercih değil, üretimin ve ticaretin ana şartı haline geldiğini belirterek, "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" dedi. Adana, küresel ticaretin ve çevresel politikaların geleceğini şekillendirecek olan "COP31’e Doğru Sürdürülebilirlik Konferansları"na ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve çevre yönetimi konularında farkındalığı artırmak ve COP31 öncesinde yerelden küresele uzanan bir vizyon ortaya koymak amacıyla "COP31’e Doğru Adana" konferansı Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğiyle gerçekleşti. "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, dünyada bugün tarihin en hızlı ve zorunlu dönüşümlerinden birinin yaşandığını belirterek, "Artık sürdürülebilirlik bizler için bir tercih değil, üretimin ve ticaretin ana şartı haline gelmiştir. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi somut adımlar biz sanayicilere net bir mesaj veriyor: Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız. Bizler Adana’da bu süreci sadece bir zorunluluk değil, bir fırsat olarak görüyoruz. Bu noktada dijitalleşme ve yeşil dönüşümü, yani ikiz dönüşümü bir bütün olarak ele almak zorundayız. Enerjiyi verimli kullanan ve teknolojiyi merkeze alan bir altyapı, yarının kazananı olacaktır. Bu vizyonu pratiğe dökmek için hayata geçirdiğimiz Adana Sanayi Kampüsü ile sanayicimize rehberlik ediyor; Model Fabrika ve Sürdürülebilirlik Merkezimizle yeşil dönüşüm yol haritalarını çiziyoruz.COP31’e giden bu süreç bizim için sadece bir çevre politikası takvimi değildir. Bu, küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bir ‘ekonomik anayasa’ sürecidir. Sürdürülebilirliği bir maliyet yükü olarak gören anlayışı hızla terk etmeli, onu bir teknolojik sıçrama fırsatı olarak kucaklamalıyız. Unutmayalım ki; doğaya sırtını dönen bir sanayi geleceğe yürüyemez. Bizler hem üreteceğiz hem büyüyeceğiz hem de yarınlara tertemiz bir miras bırakacağız" diye konuştu. "Sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmek için çalışıyoruz" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen sürdürülebilirliğin sadece daha az tüketmek değil akıllı ve verimli üretmek olduğunu ifade ederek, "Sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir kavram değil; ekonomik kalkınmadan enerji politikalarına, sanayiden tarıma, şehirleşmeden eğitime kadar hayatın her alanını kapsayan stratejik bir dönüşüm alanıdır. Bu süreçte biz üniversitelerin rolü sadece eğitim vermek değil; şehrine yön veren, bilim üreten ve sürdürülebilir kalkınmaya liderlik eden kurumlar olmaktır. Bilimsel araştırmalarımız ve nitelikli insan kaynağımızla bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biriyiz. Özellikle teknoloji odaklı üniversitelerin; yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve yeşil üretim teknolojileri gibi alanlarda öncü çalışmalar yürütmesi hayati önem taşıyor. Çünkü sürdürülebilirlik yalnızca daha az tüketmek değil, aynı zamanda daha akıllı ve verimli üretmek, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmek demektir. Bugün dünya, kaynakları sınırsızmış gibi kullanan geleneksel kalkınma anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını bizlere göstermektedir. ATÜ olarak, sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmek için çalışıyoruz. Dünyada ’su ayak izi belgesi’ alan ilk üniversite olma başarımızı sadece bir belge olarak görmüyoruz; bu birikimi belediyelerimizle, organize sanayi bölgelerimizle ve kamu kurumlarımızla paylaşıyoruz. Adana; güçlü sanayisi, tarımsal kapasitesi ve akademik altyapısıyla Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşüm merkezi olma potansiyeline sahiptir. Geleceğin güçlü şehirleri, sürdürülebilirliği bugünden inşa eden şehirler olacaktır. Biz de daha yaşanabilir ve dirençli bir gelecek için tüm paydaşlarımızla ortak akıl üretmeye devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından program konferans ile devam etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:34 Başkan Atlı’dan emeklilere yeni sosyal yaşam alanı müjdesi Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, görevdeki 2 yıllık hizmet sürecini değerlendirdiği toplantıda emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal yaşam alanının müjdesini verdi. Başkan Atlı, "Şehrimizin hafızası olan Millet Bahçesi’nde emeklilerimize özel kıraathane yapıyoruz" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Millet Bahçesi Kültür Salonu’nda düzenlenen toplantıda yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelerek 2 yıllık süreçte yapılan yatırımları değerlendirdi. İlçede eğitimden kültür sanata, altyapıdan sosyal belediyeciliğe kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Atlı, özellikle emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal alanın kısa sürede hizmete açılacağını söyledi. Başkan Atlı, şehirlerin yaşayan organizmalar olduğunu eskiyen yapıların zamanla yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, "Kıyafetler nasıl zamanla eskiyorsa yollar da bakım istiyor. Vatandaşlarımızın yollarla ilgili eleştirilerinde haklılık payı var. Kozan’da geçmiş yıllarda yollar gerektiği zamanda yenilenmediği için bugün sorunlar büyüdü" diye konuştu. Millet Bahçesi’nde hem yenileme hem de yeni sosyal donatı çalışmaları yaptıklarını ifade eden Atlı, emeklilere yönelik hazırlanan kıraathanenin ilçede önemli bir ihtiyacı karşılayacağını kaydetti. "Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" Atlı, "Millet Bahçesi Kozan’ın göz bebeği olan, hepimizin hatırası bulunduğu bir alan. Burada eski bölümlerin tadilatını yaparken aynı zamanda emeklilerimize özel bir kıraathane oluşturuyoruz. Büyüklerimiz burada çayını kahvesini içebilecek, yazın serin, kışın sıcak ortamda vakit geçirebilecek. Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" dedi. Cumhur İttifakı belediyeciliğiyle birlikte ilçede yıllardır bekleyen yatırımların hız kazandığını söyleyen Başkan Atlı, "Kozan uzun yıllar ihtiyaçları ötelenmiş bir ilçeydi. Şimdi bu ihtiyaçları yenileme ve tamamlama fırsatı bulduk" ifadelerini kullandı. İlçede tamamlanan ve devam eden projeleri de sıralayan Başkan Atlı, 500 TOKİ konutunun teslim edildiğini, yıllardır kapalı olan Özden Kültür Merkezi’nin yeniden hizmete açıldığını söyledi. Öğretmenevi inşaatında sona yaklaşıldığını ifade eden Atlı, Kapalı Spor Salonu ihalesinin de gerçekleştirildiğini kaydetti. Şevkiye Mahallesi’nde taziye ve kültür evi açıldığını belirten Atlı, Cuma Pazarı yanında da yeni bir taziye evi kazandırılacağını ifade etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:30 Tuzu azaltarak sağlığı korumanın etkili yolları Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından birinin baharatlardan destek almak olduğunu belirterek, "Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir" dedi. Dünya Sağlık Örgütü, bireylerin günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5-6 gramı geçmemesini öneriyor. Oysa pek çok kişi yalnızca yemeklere eklediği tuzla değil; peynirden zeytine, soslardan atıştırmalıklara kadar birçok besin aracılığıyla fark etmeden gereğinden fazla miktarda tuz yani sodyum tüketiyor. Günlük hayatta uygulanabilecek küçük ama etkili değişikliklerle hem daha dengeli beslenmenin hem de sağlığı korumanın mümkün olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz tüketimini azaltmak için uygulanabilecek pratik önerilerde bulundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Oturakçıibogil, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemenin çoğu zaman farkında olmadan fazla sodyum tüketimine neden olduğunu söyleyerek, "Bu alışkanlığı azaltmanın en etkili yollarından biri, sofradan tuzluğu tamamen kaldırmak olabilir. Beyaz peynir ve salamura peynirler genellikle yüksek miktarda tuz içerirler. Lor peyniri veya dil peyniri gibi daha düşük sodyum içeren seçenekleri tercih edin. Tuz oranı yüksek peynirleri ise tüketmeden önce bir süre suda dinlendirerek tuz miktarını azaltabilirsiniz. Kahvaltıların vazgeçilmezi olan zeytin, yüksek tuz içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmelidir. Zeytinleri bir gece önceden suda bekletmek, içerisindeki fazla tuzun azalmasına yardımcı olacaktır. Hazır salçalar yüksek oranda tuz içerirler. Yemeklerde salça yerine taze domates rendesi kullanmak daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Salça kullanılması gereken tariflerde ise yemeklere fazladan tuz eklemekten kaçının" dedi. Konserve sebze, hazır gıda ve çorbaların genellikle yüksek miktarda sodyum içerdiğini belirten Oturakçıibogil, "Bu nedenle mümkün olduğunca taze ve doğal besinleri tercih etmeye özen gösterin. Sucuk, salam, sosis ve paketlenmiş et ürünleri, raf ömrünü uzatmak amacıyla yoğun miktarda tuz içerirler. Et, tavuk ve balığın doğal yapısında zaten belirli miktarda sodyum bulunduğu için ekstra tuz içeren işlenmiş ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından biri de baharatlardan destek almaktır. Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir. Ketçap, mayonez ve hazır salata sosları yüksek miktarda gizli tuz içerebilir. Bunun yerine taze limon, zeytinyağı ve çeşitli baharatlarla hazırlanan doğal sosları kullanabilirsiniz. Turşu, yüksek tuz içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmesi gereken besinler arasında yer alır. Tüketmeden önce bol suyla yıkamak tuz oranının bir miktar azalmasına yardımcı olur. Ayrıca porsiyon kontrolüne de çok dikkat edilmelidir. Hazır cips ve paketli atıştırmalıklar yoğun miktarda tuz içeren ürünlerdir. Ara öğünlerde çiğ badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumları tercih edebilir; evde baharatlarla hazırlayıp fırınladığınız sebze veya patates cipslerini daha sağlıklı bir alternatif olarak tüketebilirsiniz" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:06 ÇKA Ziya Paşa’nın Adana yıllarını kitaplaştırdı Çukurova Kalkınma Ajansı, 1878-1880 yılları arasında Adana Valiliği görevinde bulunan şair, yazar ve devlet adamı Ziya Paşa’nın Adana yıllarını kitaplaştırdı. Gazeteci-yazar Mehmet Uluğtürkan ve tarihçi Ahmet Karataş’ın kaleme aldığı eser, Kalkınma Ajansları Kültür Yayınları serisinin ilk kitabı oldu. Gazeteci-yazar Mehmet Uluğtürkan ve tarihçi Ahmet Karataş tarafından kaleme alınan "Bir Osmanlı Valisinin Adana Yılları / Ziya Paşa" adlı kitap, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Kültür Yayınları kapsamında yayımlandı. Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran, Osmanlı’nın önemli fikir, edebiyat ve devlet adamlarından Ziya Paşa’nın Adana’daki izlerini bu eserle yeniden görünür kıldıklarını söyledi. Duran, "Osmanlı’nın en değerli fikir ve devlet adamlarından biri olan Ziya Paşa’nın vali olarak Adana’ya yaptığı hizmetleri ve bu güzel şehirde bıraktığı izleri içeren eseri edebiyat dünyasına kazandırmış olduk. Ömrünün son iki yılını Adana’da geçiren ve kabrini bu topraklarda muhafaza ettiğimiz Ziya Paşa’yı, vefatının 146’ncı yılında onu anlatan bir eserle anmış olacağız. Bu kitapta yalnızca bir valinin icraatlarını değil, bir aydının vicdan muhasebesini, bir ahlak şairinin devlet adamlığını ve dönemin Adana’sını okuyacağız" dedi. Çukurova Kalkınma Ajansı’nın Kültür Yayınları serisinin ilk kitabı olma özelliğini taşıyan eser, 172 sayfadan oluşuyor. Kitapta, dönemin Adana’sına ait fotoğrafların yanı sıra Ziya Paşa’ya ilişkin belge ve görsellere de yer veriliyor.
"Afetlerden sonraki iyileşme bireysel değil toplumsal bir süreçtir"
05 Şubat 2025 Çarşamba - 13:01 "Afetlerden sonraki iyileşme bireysel değil toplumsal bir süreçtir" Travma, bireyin veya toplumun başa çıkma kapasitesini aşan, derin izler bırakan olaylar karşısında yaşadığı psikolojik ve duygusal bir durum olarak tanımlanıyor. Bazı travmalar yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de etkiler bırakabiliyor. Bu travmalar arasında, ülkemizde defalarca yaşanan ve derin izler bırakan depremler en sarsıcı örneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Büyük toplumsal travmalar, yalnızca acı ve kayıplarla değil, aynı zamanda dayanışma ve kolektif iyileşmeyle de anılabilir. Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, "Travmaları yalnızca unutmaya çalışarak değil, onları anlamlandırarak, dersler çıkararak ve dayanışmayı artırarak aşabiliriz. Unutulmamalıdır ki, bu gibi durumlarda iyileşme bireysel değil, toplumsal bir süreçtir ve oldukça uzun sürebilir" diyerek şu önemli bilgileri verdi: "Derin izler bırakıyor Deprem, insan psikolojisi üzerinde derin ve uzun vadeli etkiler bırakan bir doğal afettir. Aniden ve kontrolümüz dışında gerçekleşmesi, bireylerde yoğun bir çaresizlik hissi oluşturur. Travmaya uğrayan kişilerde yaygın olarak güvensizlik, kaygı, panik ataklar, uyku bozuklukları ve geleceğe dair umutsuzluk gibi belirtiler gözlemlenir. Özellikle evlerini ve sevdiklerini kaybeden bireylerde travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve yas süreci daha ağır seyreder. Sadece yaşayanlar etkilenmiyor Depremin psikolojik etkileri yalnızca doğrudan zarar gören kişilerle sınırlı kalmaz. Televizyondan, sosyal medyadan veya tanıklık yoluyla depremi takip eden kişilerde de "ikincil travma" gelişebilir. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve ruhsal olarak hassas bireyler, bu tür olaylardan derin bir şekilde etkilenebilir. Toplumu etkiliyor Toplum olarak yaşadığımız büyük travmalar, bireylerin psikolojisini aşarak kolektif bir etki oluşturur. Deprem gibi doğal felaketlerin sonrasında toplumda yaygın olarak yoğun kaygı, korku, güvensizlik, öfke, dayanışma ve kolektif yas süreci gözlenir. Bu gibi durumlarda insanlar, kayıplar karşısında bir araya gelerek destek grupları oluşturabilir, yaralarını birlikte sarabilirler. Ancak bunun için desteğe ihtiyaç duyarlar. İyileşme sürecinde destek gerekir Toplum olarak büyük travmalarla başa çıkabilmek için bireysel ve toplumsal düzeyde psikolojik destek mekanizmalarının devreye girmesi gerekir. Travmaların iyileşme süreci, bir anda olmayıp zamana yayılan ve aktif çaba gerektiren bir zamanı kapsar. Deprem gibi afetlerden sonra psikolojik destek çalışmaları, bireylerin travmayı işlemesine yardımcı olur. Psikososyal destek ekipleri, travmaya uğrayan bireylerin duygularını ifade etmelerini sağlayarak iyileşme sürecini hızlandırır. Travmalardan güçlenerek çıkmak mümkün Büyük toplumsal travmalar, sonrasında yalnızca acı ve kayıpla değil, aynı zamanda dayanışma ve kolektif iyileşmeyle de anılabilir. Depremler gibi doğal afetlerden sonra yaşanan travmalar, bireylerin ve toplumun dayanıklılığını adeta test eder. Ancak güçlü bir psikososyal destek sistemi, dayanışma ruhu ve önleyici tedbirler, bu tür olaylardan daha bilinçli ve güçlü bir toplum olarak çıkılmasını sağlar. Toplum olarak travmaların tekrarını önlemek için ise bilinçlenme şarttır. Deprem öncesi, sırası ve sonrası yapılması gerekenlerle ilgili farkındalık çalışmaları hem gelecek için şarttır hem de psikolojik dayanıklılığı artırır."
Gübre denetim seferberliği
05 Şubat 2025 Çarşamba - 12:53 Gübre denetim seferberliği Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde başlatılan gübre denetim seferberliği Adana’da da devam ediyor. Denetimlere katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu amaçlarının üreticinin güvenilir gübreye erişimini temin ederek taklit ve tağşiş gübrelerin piyasaya arzını önlemek olduğunu söyledi. Yüreğir ilçesinde Karşıyaka Mahallesinde ekiplerle birlikte gübre denetimine katılan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, gübrenin bitki beslenmesindeki önemine değinerek, bitkinin sağlıklı büyümesinin insan sağlığı ile doğru orantılı olduğunu kaydetti. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3-7 Şubat tarihleri arasında yapılan gübre denetimleri kapsamında Adana’da da 16 ekibin sahada gübre satış bayileri ile üretim yerlerini denetlediğini ifade eden Kökçüoğlu, "Denetimlerimiz şu anda başlatılan denetim seferberliği kapsamında olmakla birlikte yıl boyunca denetimlerimize devam ediyoruz. 1195 adet gübre satış bayisi ile 495 adet de gübre üretim yeri denetlenecek. Denetimlerimizde; Tarımda Kullanılan Gübrelerin Piyasa Gözetimi Ve Denetimi Yönetmeliği kapsamında; gübre bayilerinin depolarının uygunluğu, gübrelerde tescil belgeleri, karekod, etiket, ambalaj bilgileri vb. hususlar denetçilerimiz tarafından titizlikle kontrol edilmektedir."dedi. "Gayemiz Bakanlık olarak üreticinin güvenilir gübreye erişimini temin ederek taklit ve tağşiş gübrelerin piyasaya arzını önlemek" diyen İl Müdürü Kökçüoğlu, "Kanun ve yönetmelik çerçevesinde gübre üreten, satan bayilerimize teşekkür ediyoruz. Ancak taklit ve tağşiş gibi olumsuzluklarla karşılaşmamız durumunda da cezai işlem uyguluyoruz. " şeklinde sözlerini tamamladı.
AVM’de kuyumcu soyan şahsın saklandığı havalandırmadan atladığı anlar kamerada
05 Şubat 2025 Çarşamba - 11:43 AVM’de kuyumcu soyan şahsın saklandığı havalandırmadan atladığı anlar kamerada Adana’da AVM’ye girip kuyumcudan 3 kilogram altın ve 100 bin TL çaldığı öne sürülen şüphelinin, gündüz AVM’ye girdiği, kuyumcunun yan tarafındaki inşaata saklanıp gece duvarı kırarak kuyumcuya girdiği ancak alarm çalınca altınları ve parayı atıp havalandırmaya kaçtığı öğrenildi.Edinilen bilgiye göre, olay 2 Şubat gecesi merkez Yüreğir ilçesinde bir alışveriş merkezinde meydana gelmişti. İddiaya göre, alışveriş merkezine giren hırsız, kuyumcudan 3 kilogram altın ve 100 bin TL alıp kayıplara karışmıştı."Olayın detayları ortaya çıktı"Felit B. isimli şüpheli Pazar günü saat 17.00 gibi AVM’ye girdi. Bir süre gezdikten sonra AVM’ni kapanmasına yakın kuyumcunun yanında inşaat halindeki işyerine girip saklandı. AVM kapandıktan sonrada gece duvarı kırıp kuyumcuya girdi. 3 kilo altın ve 100 bin lirayı poşete koyup kaçmak isterken kuyumcunun alarmı çaldı. Bunun üzerine güvenlik görevlileri kuyumcuya geldi. Alarm çalınca korkan hırsız kırdığı duvardın çıkıp altın ve para koyduğu çantayı da atıp AVM’nin havalandırmasından kaçtı. Güvenlik görevlileri hemen durumu polise bildirdi."İlk etapta altın ve paraları bulunamayınca çalındı zannedildi"İş yerine gelen kuyumcu 3 kilo altın ve 100 bin lira parasının olmadığını polise bildirdi. Polis ve özel güvenlik görevlileri bir taraftan da havalandırmada hırsızı yakalamak için harekete geçti. Ancak hırsız bir türlü havalandırmada bulunamadı. Bunun için AFAD kadavra köpeği bile getirdi ancak hırsız bulunamadı. Bu arada kuyumcu hırsızın kaçtığı yönde çalışma yaparken bir poşet buldu. Poşetin içinde çalınan altınlar ve paranın olduğu görüldü."3 gün aç susuz havalandırmada kaldı"AVM’nin havalandırmasında 3 gün boyunca arama yapıldı ancak hırsız bir türlü yakalanamadı. Bunun üzerine polis sanki hırsızın orada olduğundan ümit kesilmiş gibi AVM’den ve etrafından uzaklaştı. Ancak çevrede geniş çaplı önlem alındı. Polisin gittiğini zanneden hırsız aç susuz kalmanın da etkisiyle bir iş yerinin havalandırmasından atlayıp AVM’den çıktı. Kaçan hırsız hemen AVM’nin yanındaki Kozan Çarşısında önlem alan hırsızlık dedektifleri tarafından yakalandı. Yakalanan hırsız sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyete götürüldü. Hırsızın sorgusu devam ediyor.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Tarım işçileri çalışma saatlerine uymalı"
05 Şubat 2025 Çarşamba - 11:12 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Tarım işçileri çalışma saatlerine uymalı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, mevsimlik tarım işçileri ve işveren temsilcileri arasında imzalanan protokolle belirlenen çalışma şartlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Doğan, tarım işçilerinin çalışma saatlerine uymadığı yönündeki şikayetlerin arttığını belirterek, bu konuda tarafların duyarlı olması gerektiğinin altını çizdi. Protokol kapsamında, mevsimlik tarım işçilerinin günlük yevmiyelerinin 2025 yılı ve takip eden yıllarda, açıklanan brüt asgari ücretin 1/26’sına tekabül eden tutar olarak belirlendiğini vurgulayan Başkan Doğan, işçilere günlük 8 saatlik çalışma karşılığında %10 elçilik payı dahil 1.000 TL ödeme yapıldığını hatırlattı. Bunun yanında budama işçileri tarım işçileri yevmiyesinin %10 üzeri olarak açıklandı. "Nasıl ki çiftçilerimiz belirlenen ücreti ödüyorsa, tarım işçilerimizin de protokolde yer alan çalışma saatlerine eksiksiz şekilde uyması gerekmektedir. Bu kurallar herkes için adaletin sağlanması adına konulmuştur ve karşılıklı anlayışla uygulanması önem arz etmektedir," diye konuştu. Başkan Mehmet Akın Doğan, çiftçi ve işçi iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. "Belirlenen kurallara uyum, sadece tarafların haklarının korunmasını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda üretimde sürdürülebilir bir düzen kurmamıza katkı sağlayacaktır. Ortak çaba gösterildiği takdirde hem işçilerin çalışma koşulları iyileşecek hem de çiftçilerimiz emeklerinin karşılığını daha verimli şekilde alabilecektir," dedi. Başkan Mehmet Akın Doğan, tüm tarafları belirlenen şartlara uygun davranmaya davet etti. "Adil bir çalışma düzeni kurmak hepimizin sorumluluğudur. Çiftçilerimizin emeğinin karşılığını alabilmesi ve işçilerimizin hak ettiği ücreti kazanabilmesi için bu kurallara riayet edilmelidir. Tarafların karşılıklı hassasiyet göstermesi, hem üretimde verimliliği artıracak hem de sosyal barışı güçlendirecektir. Valiliğimiz ve Çalışma Bakanlığımızın da konuyu takip etmeleri de önem arz etmektedir." dedi. Bu vesileyle, Başkan Doğan protokolde emeği geçen kurumlara ve temsilcilere teşekkürlerini sundu.
Adana’da "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" yapıldı.
05 Şubat 2025 Çarşamba - 09:13 Adana’da "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" yapıldı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat Depremleri’nin ikinci yılında, Adana Büyükşehir Belediyesi’nce, "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" gerçekleştirildi. Çalıştayın ardından sonuç bildirgesi kamuoyu ile paylaşıldı. Türkiye’yi derinden sarsan, acısı ve izleri ilk günkü yerini koruyan 6 Şubat 2023 deprem felaketinin ikinci yılında, Adana Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; akademisyenlerin, yapı üretim paydaşlarının, ilgili meslek odası temsilcilerinin ve belediye bürokratlarının katılımıyla Yüreğir Kültür Merkezi’nde gün boyu süren "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" düzenlendi. Bilim insanlarının ve teknik ekiplerin bir araya geldiği çalıştayın sonucunda, kamuoyuna depremde alınacak önlemler ve acil yapılacaklara ilişkin bir sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirge, "Yapı Tasarımı, Zemin Etütleri, Eğitim, Denetim ve Dijitalleşme" olarak 3 ana başlık altında kamuoyu ile paylaşıldı. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce hazırladığı "Deprem Bildirgesi" doğrultusunda elde edilen sonucun raporları değerlendirilerek, yeni yapıların ruhsatlandırma, denetim ve yapı güvenliği süreçleri ayrıntılı şekilde tartışıldı. Çalıştayda ayrıca, yerel yönetimler ile ilgili kamu ve özel sektör kuruluşları arasındaki koordinasyonun artırılması ve teknik kapasitenin geliştirilmesine yönelik öneriler de ele alındı. Çalıştayın sonunda Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu Fuaye alanında olası bir depremde kullanılacak yeni müdahale ekipmanları sergilendi. Çalıştay katılımcılarına ve sonuç bildirgesini dinlemek için Tiyatro Salonu’nda bulunan kalabalığa hitap eden Adana Büyükşehir Belediye Başkan Zeydan Karalar, olası bir depremde hasarı en aza indirmek için yaşanan felaketi öncelikle unutmamak gerektiğini anlattı. Başkan Zeydan Karalar, "Her yıl 6 Şubat’ta hem can hem mal kaybını en aza indirmek için teknik toplantılar, araştırmalar, paneller, çalıştaylar yapacak ve kendimizi deprem konusunda her yıl biraz daha geliştireceğiz. 6 Şubat’ı yaşayan herkes o günü hiç unutmamalı. Her yıl o anı yaşıyorum ben ve hep anlatıyorum. Saat 04.47’de yıkılan apartmanın yanında bir kızımızın boynuma sarılarak ’babamı kurtar’, ’annemi kurtar’ dediğini asla unutmayacağım" diye ifade etti. Depremin ilk dakikalarında vatandaşların panikle trafiğe çıkmasının, enkaza müdahale süresini uzattığına da dikkat çeken Başkan Zeydan Karalar, deprem anında trafiğe değil, acil toplanma alanlarına çıkılmasının son derece hayati önem arz ettiğini bildirdi. Türkiye’de ilk hasar tespitine Adana’da başlandığını ve hasar tespit çalışmalarını bitiren ilk ilin Adana olduğunu aktaran Başkan Zeydan Karalar, depreme karşı teyakkuz halinin sürdüğünü de belirterek, "Kozan’da bir deprem toplantısı planlıyoruz, Yumurtalık’ta, Karataş’ta olası bir depreme karşı arama kurtarma ekipleri, ekipmanları ve binaları nasıl konumlandıracağımızı tasarlıyoruz" dedi. 6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisinin büyüklüğünden söz eden Başkan Zeydan Karalar, Adana’da can kaybının depremde yıkıma uğrayan diğer illere göre daha az olduğuna, buna nazaran kentte 7 bin 359 binanın yıkılacak olduğuna dikkat çekti. Karalar, bilim insanlarının ve teknik insanların olağanüstü çalışmalara imza attıklarını bildirerek şunları söyledi "Bilim insanlarına şükranlarımı sunuyorum. Olağanüstü bir çalışma yapıldı. Ortaya çıkan sonuç bildirgesi ile olası depremlerde bina dolayısı ile can güvenliğini sağlayacak nitelikte bir yol haritası ortaya çıktı. Bundan sonra kentteki binaların bu çalışmaların sonucuna göre yapılmasını sağlayacağız. Mikro bölgeleme çalışması bittikten sonra zemin etüdü ile binaların güvenliği sağlanmış olacak. Yeni yapılacak binaları depreme dayanıklı yapmak ve yaptırmak, mevcut yapı stokunu da hızlıca kuvvetlendirmek gerekiyor. Mevcut yapı stokunu depreme dayanıklı hale getirmek belediyenin tek başına yapacağı bir iş değil. Burada belediye, devlet, vatandaş iş birliği gerekiyor." Adana Büyükşehir Belediyesi olarak olası depremlerde kullanılabilecek yeni müdahale araçlarını da Belediye envanterine eklediklerini açıklayan Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: "Yeni ekipmanlar kişinin vücut sıcaklığından onun nerede olduğunu tespit edecek ve en kısa yoldan kurtarılmasını sağlayacak. En ufak ses varsa o sesi tespit edebilecek ve en hızlı nereden girilebileceğini de belirleyebiliyor" Karalar, 6 Şubat depremlerinde özveri ile mağdur olan vatandaşlara hizmet götüren Büyükşehir Belediye personelini de yürekten tebrik ettiğini sözlerine ekledi. Deprem çalıştayının ardından 3 ana başlıkta kamuoyuna açıklanan rapor şu şekilde: YAPI TASARIMI "2025 yılı içerisinde Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine 5 Maddelik Basit Kurallar içeren İlave Tebliğ Yürürlüğe girecektir. Belediye kontrollerinin bu yönde yapılması için çalışmalar başlatılacaktır. Bodrumlu yapılarda bodrum perdelerinin betonarme olma şartının getirilmesi sağlanmalıdır. Bölme duvar imalatlarında fileli sıva uygulamasının zorlanması, yalıtım projelerinin detaylı olarak istenmesi ve uygulama proje kontrollerinin sağlanması istenmelidir. Kaba inşaat sonrası kontrollerinin yapılması konusunun zorunlu tutulması sağlanmalıdır. ZEMİN ETÜTLERİ Zemin etütlerinin Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği TBDY (2018) ile uyumlu yapıldığının sıkı kontrolü sağlanmalı, yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu durumlarda drenaj ve izolasyon projelendirme ve saha kontrolü yapılmalı, mikro bölgeleme çalışmaları sonuçlarına göre yeni bina zemin etütlerin kontrolü sağlanmalı, mikro bölgeleme sonuçlarına göre zemin sınıfları ile temel tiplerinin ve zemin iyileştirme ihtiyacının uyguluğunun kontrolü yapılmalıdır. EĞİTİM, DENETİM DİJİTALLEŞME Belediye mühendisleri için temel eğitimler verilmelidir. Hasar tespit eğitimi ile afet sonrasına hazırlık yapılmalıdır. İlçe belediye kontrollerinin standartlaştırılması ile süreçlerin benzer hale getirilmesi sağlanmalı, bu amaçla basit kontrol föylerinin (statik, mekanik, elektrik, tesisat, drenaj, yalıtım vb) hazırlanması ve eğitimlerinin verilmesi gerekmektedir. Mevcut bina stokunda en riskli olan yapıların belirlenmesine yönelik çalışmaların başlatılması sağlanmalıdır. Beton kürlenmesi ve bakımı ile ilgili eğitim, kanıt belgelerinin sunulmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Tüm bina projelerinde önemli parametrelerin (zemin sınıfı, kat yüksekliği, oturma alanı, toplam kolon alanı vb) dijital bir ortamda girilmesine uygun altyapı oluşturulması sağlanmalıdır."