SAĞLIK - 05 Şubat 2025 Çarşamba 13:01

"Afetlerden sonraki iyileşme bireysel değil toplumsal bir süreçtir"

A
A
A
"Afetlerden sonraki iyileşme bireysel değil toplumsal bir süreçtir"

Travma, bireyin veya toplumun başa çıkma kapasitesini aşan, derin izler bırakan olaylar karşısında yaşadığı psikolojik ve duygusal bir durum olarak tanımlanıyor. Bazı travmalar yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de etkiler bırakabiliyor. Bu travmalar arasında, ülkemizde defalarca yaşanan ve derin izler bırakan depremler en sarsıcı örneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.


Büyük toplumsal travmalar, yalnızca acı ve kayıplarla değil, aynı zamanda dayanışma ve kolektif iyileşmeyle de anılabilir. Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, "Travmaları yalnızca unutmaya çalışarak değil, onları anlamlandırarak, dersler çıkararak ve dayanışmayı artırarak aşabiliriz. Unutulmamalıdır ki, bu gibi durumlarda iyileşme bireysel değil, toplumsal bir süreçtir ve oldukça uzun sürebilir" diyerek şu önemli bilgileri verdi:


"Derin izler bırakıyor


Deprem, insan psikolojisi üzerinde derin ve uzun vadeli etkiler bırakan bir doğal afettir. Aniden ve kontrolümüz dışında gerçekleşmesi, bireylerde yoğun bir çaresizlik hissi oluşturur. Travmaya uğrayan kişilerde yaygın olarak güvensizlik, kaygı, panik ataklar, uyku bozuklukları ve geleceğe dair umutsuzluk gibi belirtiler gözlemlenir. Özellikle evlerini ve sevdiklerini kaybeden bireylerde travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve yas süreci daha ağır seyreder.


Sadece yaşayanlar etkilenmiyor


Depremin psikolojik etkileri yalnızca doğrudan zarar gören kişilerle sınırlı kalmaz. Televizyondan, sosyal medyadan veya tanıklık yoluyla depremi takip eden kişilerde de "ikincil travma" gelişebilir. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve ruhsal olarak hassas bireyler, bu tür olaylardan derin bir şekilde etkilenebilir.


Toplumu etkiliyor


Toplum olarak yaşadığımız büyük travmalar, bireylerin psikolojisini aşarak kolektif bir etki oluşturur. Deprem gibi doğal felaketlerin sonrasında toplumda yaygın olarak yoğun kaygı, korku, güvensizlik, öfke, dayanışma ve kolektif yas süreci gözlenir. Bu gibi durumlarda insanlar, kayıplar karşısında bir araya gelerek destek grupları oluşturabilir, yaralarını birlikte sarabilirler. Ancak bunun için desteğe ihtiyaç duyarlar.


İyileşme sürecinde destek gerekir


Toplum olarak büyük travmalarla başa çıkabilmek için bireysel ve toplumsal düzeyde psikolojik destek mekanizmalarının devreye girmesi gerekir. Travmaların iyileşme süreci, bir anda olmayıp zamana yayılan ve aktif çaba gerektiren bir zamanı kapsar. Deprem gibi afetlerden sonra psikolojik destek çalışmaları, bireylerin travmayı işlemesine yardımcı olur. Psikososyal destek ekipleri, travmaya uğrayan bireylerin duygularını ifade etmelerini sağlayarak iyileşme sürecini hızlandırır.


Travmalardan güçlenerek çıkmak mümkün


Büyük toplumsal travmalar, sonrasında yalnızca acı ve kayıpla değil, aynı zamanda dayanışma ve kolektif iyileşmeyle de anılabilir. Depremler gibi doğal afetlerden sonra yaşanan travmalar, bireylerin ve toplumun dayanıklılığını adeta test eder. Ancak güçlü bir psikososyal destek sistemi, dayanışma ruhu ve önleyici tedbirler, bu tür olaylardan daha bilinçli ve güçlü bir toplum olarak çıkılmasını sağlar. Toplum olarak travmaların tekrarını önlemek için ise bilinçlenme şarttır. Deprem öncesi, sırası ve sonrası yapılması gerekenlerle ilgili farkındalık çalışmaları hem gelecek için şarttır hem de psikolojik dayanıklılığı artırır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Yaşlı adamı tarlada bıçaklayarak öldüren şüpheli yakalandı Uşak’ta tarım arazisinde ölü bulunan 63 yaşındaki Gürsel Arı’nın cinayet şüphelisi, Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen titiz çalışma sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Olay, 11 Mayıs’ta Uşak merkeze bağlı Kemalöz Mahallesi yakınlarında bulunan bir tarım arazisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede hareketsiz halde yatan bir şahsı fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, boğazında bıçak kesiği bulunan şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan kimlik tespitinde hayatını kaybeden kişinin Gürsel Arı (63) olduğu öğrenildi. Arı’nın cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, olay günü Gürsel Arı ile birlikte bölgede bulunan kişinin N.K. (42) isimli kadın olduğu tespit edildi. N.K.’nin olayın ardından şehir merkezinde bir özel hastaneye başvurduğu ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan N.K., Gürsel Arı ile arkadaş olduklarını ve olay günü birlikte tarım arazisine gittiklerini belirtti. N.K., burada bir süre sonra tanımadıkları bir şahsın yanlarına geldiğini, bu kişinin Gürsel Arı’yı bıçakladığını, ardından kendisini ağaçlık alana götürerek bıçakladığını ve daha sonra da kaçtığını iddia etti. N.K., olayın ardından otobüsle şehir merkezine gittiğini, burada vatandaşların ve şoförün durumundan şüphelenerek kendisine yardım etmek istediğini ancak yardım teklifini kabul etmediğini, daha sonra bir arkadaşına durumu anlattığını ve birlikte hastaneye başvurduklarını ifade etti. 300 saatlik kamera incelemesiyle şüpheli tespit edildi Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince başlatılan çalışmalarda, çevrede bulunan yaklaşık 60 güvenlik kamerasına ait 300 saatlik görüntüler titizlikle incelendi. Yapılan incelemelerde olay yerinin yakınlarında şüpheli tavırlar sergileyen ve ormanlık alandan koşarak uzaklaştığı değerlendirilen bir şahıs tespit edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelinin R.K. (20) olduğu belirlendi. Şüpheli, ekiplerce Aybey Mahallesi’ndeki adresine düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan, şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.