Yerel Haberler
Adana
Kadın sanayicilerden "bilim ve sevgi" dolu bir gün 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:54:02 Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Kadın Sanayiciler Platformu öncülüğünde, devletin koruması altında yaşayan Sevgi Evleri’nde düzenlenen "Anneler Günü Bilim Şenliği ve Koruyucu Aile Farkındalık Programı", çocukların neşesi, bilimin heyecanı ve toplumsal dayanışmanın güçlü mesajlarıyla gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, AOSB ve AOSB Kadın Sanayiciler Platformu’nun destekleri, Türk Kızılay Yüreğir Şubesi’nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte; koruma ve bakım altındaki çocuklar bilim atölyeleri, deney alanları ve sosyal etkinliklerle unutamayacakları bir gün yaşadı. Program kapsamında robotik kodlama, sanal gerçeklik deneyimleri, mikroskopla doğa gözlemleri, müzik ve boyama atölyeleri, zeka oyunları ve planetaryum çadırı dahil toplam 16 farklı bilim ve deneyim alanı çocuklarla buluştu. Bir dernek koordinasyonunda görev alan öğretmenler ve gönüllüler de etkinlik boyunca çocuklara eşlik etti. Adana Valisi Mustafa Yavuz’un eşi Süreyya Yavuz, AOSB Başkanı Sütcü, Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Elif Tosmur ve diğer davetlilerle birlikte kurulan stantları ziyaret ederek çocukların becerilerine şahit oldu. Çocuklara şefkatle yaklaşıp tebriklerini ileten Süreyya Yavuz, bu anlamlı etkinlikten dolayı başta kadın sanayiciler olmak üzere destek veren tüm kurumları kutladı. "Bir çocuğun kalbine dokunmak" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Elif Tosmur, Anneler Günü’nün sevgi ve şefkat dolu ruhundan ilham alarak bilimin ışığında umut ve dayanışmayı büyütmek için bir araya geldiklerini söyledi. Bir çocuğun kalbine dokunmanın aslında geleceğe dokunmak anlamı taşıdığını kaydeden Tosmur, "Bugün burada kurulan her temas, paylaşılan her bilgi, edilen her sohbet ve birlikte atılan her küçük adım; çocuklarımızın hayatında unutulmayacak güzel hatıralar bırakacaktır" dedi. Bilimin yalnızca öğrenmekten ibaret olmadığını vurgulayan Tosmur, "Bilim; merak etmeyi cesaretlendirmektir. Sevgi ise bir çocuğun kalbinde güven ve umut inşa etmektir. Bugün bu iki kıymetli değeri aynı çatı altında buluşturmanın manevi mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Kadınların üretim gücü ve toplumsal duyarlılığıyla yalnızca sanayide değil, yaşamın her alanında umut oluşturmaya devam ettiğini belirten Tosmur, güçlü toplumların sevgiyle büyüyen çocuklarla mümkün olacağını ifade etti. Koruyucu aile farkındalığı Program kapsamında gerçekleştirilen Koruyucu Aile Bölümü’nde ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yürüttüğü Gönül Elçileri Projesi kapsamında koruyucu aile sisteminin önemine dikkat çekildi. Çocukların sevgi dolu aile ortamlarında büyümesinin toplumsal gelişim açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı. Etkinlikte ayrıca bakıcı anneler ve gönül elçilerine çiçek takdimi gerçekleştirildi. Çocuklarla birlikte atölyeleri gezen protokol üyeleri, etkinlik alanında bilim ve eğlenceyi bir arada deneyimleyen çocukların heyecanına ortak oldu. Program sonunda organizasyona destek sunan kurumlara, gönüllülere ve sponsorlara teşekkür edilerek, törene katılan davetliler tarafından çeşitli hediyeler takdim edildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:44 Aynı gece hem iş yerini hem otomobili soydu: Şüpheli tutuklandı Adana’da gece saatlerinde apartman ve otoparkları hedef alan hırsızlık şüphelisi, önce iş yerine girip buzdolabındaki biraları içti, ardından dizüstü bilgisayarları çaldı. Aynı gece bir otomobilden de çeşitli eşyalar çalan zanlı, güvenlik kameralarının incelenmesiyle yakalandı. Olay, 7 Nisan’da saat 03.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yüzünü şapkayla gizleyen Barış I., bir apartmanın 1’inci katında bulunan iş yerine girerek içeride bir süre dolaştı. İş yerindeki buzdolabından aldığı 2 şişe birayı içen şüpheli, daha sonra 2 dizüstü bilgisayarı çantasına koyup binadan ayrıldı. Sokakta yürüyerek uzaklaşan zanlı, ardından başka bir apartmanın otoparkına girerek park halindeki otomobili hedef aldı. Araç içerisinden 2 güneş gözlüğü, kıyafet ve ayakkabı çalan şüphelinin rahat tavırları pes dedirtti. Hırsızlık anları ise güvenlik kameralarına yansıdı. Sabah saatlerinde durumu fark eden mağdurların ihbarı üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Bölgedeki çok sayıda güvenlik kamerasını inceleyen ekipler, şüphelinin Barış I. olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada zanlının 2 Nisan’da da başka bir iş yerinden dizüstü bilgisayar ve sigara çaldığı belirlendi. Adresi tespit edilen şüpheli polis ekiplerinin operasyonuyla yakalanırken, evde yapılan aramada çalıntı olduğu değerlendirilen 3 dizüstü bilgisayar ele geçirildi. Emniyette suçunu kabul ettiği öğrenilen Barış I., işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ele geçirilen bilgisayarların sahiplerine teslim edildiği bildirildi.
Sabancı Merkez Camii’nde asılan mahya havadan görüntülendi
28 Şubat 2025 Cuma - 09:27 Sabancı Merkez Camii’nde asılan mahya havadan görüntülendi Sabancı Merkez Camii’nde iki minaresi arasına asılan mahya havadan görüntülendi. "On bir ayın sultanı" Ramazan Ayı’nda camileri süsleyen Osmanlı geleneği mahya, Seyhan İlçesi’ndeki Sabancı Merkez Camii’nin iki minaresi arasında yerini aldı. Her gün çok sayıda vatandaşın ibadet ettiği Sabancı Merkez Camii’nde Ramazan Ayı’nın gelmesiyle mahyalar asıldı. Camiye asılan mahyada, "Allah’ım! Receb ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur. İyiliklerle, güzelliklerle, bereketle, huzurla gel Ya Şehr-i Ramazan" yazısı yer aldı. Ramazan’ın simgesi mahya havadan görüntülendi. ‘İçimde Ramazan Ayı’nın heyecanı var’ Ramazan Ayı’nın gelmesiyle heyecanlandığını belirten Tevfik İlbay "İçimde oruç tutacak olmanın heyecanı var. Ramazan Ayı’nın gelmesinin heyecanı var. Bu ayı boş geçirmeden, biraz daha fazla zikrederek, biraz daha fazla hayır yaparak geçirmeyi düşünüyorum. Bütün Müslüman kardeşlerime, bu önemli ayı değerlendirmelerini istiyorum. Elinizden geldiğince daha fazla hayır yapın, fakirlere yardımcı olun" diye konuştu. ‘Camilerimiz boş kalmasın’ Ramazan Ayı’nda camilerin boş kalmamasını isteyen Yunus Emre Alakaş "Ramazan Ayı geldi, mutlu ve huzurlu hissediyorum kendimi. İnşallah geçmişte yaşadığımız Ramazan Ayları gibi geçer bu Ramazan’da. Camilerde mukabele okumaya gideceğiz, Kur’an ziyafetimize herkes davetlidir. Camilerimiz boş kalmasın, gelsinler buyursunlar. Mahya ’da yazan yazıyı okunca mutlu oldum, huzurlu hissettim kendimi. İnsanlarda bu yazılara bakarak ilham alsınlar" şeklinde konuştu. ‘İftar ve sahur saatleri bizi çok heyecanlandırıyor’ Heyecanlı bir bekleyiş içerisinde olan Mustafa Ok ise, "Bir sene boyunca bekledik, çok heyecanlıyız. İnşallah bu yıl da Ramazan’ın tadını çıkartacağız. Arkadaşımla beraber mukabele okuyacağız. Her Ramazan Ayı’nda sahur ve iftar saatlerinde mutlu ve huzurlu hissediyoruz. Ramazan’ın gelmesini heyecanla bekliyoruz. Mahyada ’ki yazıları görünce çok mutlu oluyorum. Adana’nın her tarafından görünebilir bir yüksek yerde olmasından insanlar bu yazıları görünce çok faydalanıyordur" dedi.
Prof. Dr. Mungan: "İki damla kan aldırın, nadir görülen hastalıkları engelleyin"
27 Şubat 2025 Perşembe - 17:26 Prof. Dr. Mungan: "İki damla kan aldırın, nadir görülen hastalıkları engelleyin" Çukurova Üniversitesi Çocuk Beslenme ve Metabolizma Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, "Nadir hastalıkların ortaya çıkmasını engellemek için iki damla kan aldırın. Bu topuk kanının bebeğe ne şimdi ne de sonrasında hiçbir zararı olmayacağını bilin. Topuk kanının amacı da budur, hiçbir bulgu ortaya çıkmadan hastalığın tespit edilmesi, tanı aldıktan sonra uygun tedaviye ulaşmasıdır " dedi. Adana’da 29 Şubat Nadir Hastalıklar Günü’nün yaklaşmasına yönelik Balcalı Hastanesinde yatmakta olan nadir hastalıklı çocuklar için etkinlik düzenlendi. Etkinlikte günün anlam ve önemine değinilirken etkinlik sonunda hasta olan çocukların yazmış olduğu dilekler, dilek balonu ile gökyüzüne bırakıldı. Mungan, etkinlikte yaptığı konuşmada, nadir hastalıkların önemine değinerek "Biliyorsunuz, nadiri simgelesin diye 29 Şubat ismiyle anılan Nadir Hastalıklar günümüz var. Bugün de ben kalıtsal metabolik hastalıklarla ilgili Çocuk Metabolizma Bilim Dalı ve Çocuk Beslenme, Metabolizma Başkanı olarak istedim ki bu hastalıklarla yaşayanların sorunlarının farkına varılsın. Bu sorunların farkına varılırken, sorunları sağlık otoritesiyle paylaşılması, acil elzem ihtiyaçların iletilmesi, en önemlisi de korunmayı vurgulamak istedik" diye konuştu. ‘Korunmanın en önemli yolu, hastalığı önceden saptamaktır’ Mungan "Korunmanın en önemli yolu da hastalık ortaya çıkmadan bulguların saptanmasıdır. Bunun için ülkemizde yıllardır başarıyla uygulanan topuk kanı alınması vardır. Bunu vurgulamak istedim ki bugün, nadir hastalıkların ortaya çıkmasını engellemek için iki damla kan aldırın. Bu topuk kanının ne bebeğe şimdi alındığı zamanda ne de sonrasında hiçbir zararı olmayacağını bilin. Ancak topuk kanın ile taranan 6 hastalığın hem yaşamın çok erken döneminde bulgu vermesi, hem bulguları ortaya çıktıktan sonra tanı alıp tedavi yolculuğuna ilerlemesi kötü sonuçlar doğurmakta ya bebeklerin kaybını ya da zihinsel veya yeti kaybına neden olmakta. Topuk kanının amacı da budur, hiçbir bulgu ortaya çıkmadan hastalığın tespit edilmesi, tanı aldıktan sonra uygun tedaviye ulaşmasıdır. Sadece hasta değil, bir ailede bir hasta bile tanı aldıktan sonra ailedeki diğer bireylerin de erken tanı alması kendisinden sonra doğacak kardeşlerinin de yolunun aydınlanması sağlanacaktır" dedi. "İnsanları farkındalıklarıyla kabullenmek lazım" Mungan "Bugün sayıları 7000’e ulaşan nadir hastalıklı hastaların kiminin dış görünüş farklılıkları var, bazıları güneşten zarar gördüğü için dışarı çıkamıyorlar, bazıları asla bizim yediğimiz yemekleri yiyemiyorlar, bazıları maskelerle yaşayıp vücut direnci düşük olduğu için evine hapsolmaktalar. Ne yazık ki ülkemizin sosyal alanları, okulları, parkları bu çocuklar için uygun değil. Bu hastalıkla yaşayan erişkinlerin istihdamı için uygun şartlarımız yok. İstedim ki hem tanı hem tedavi hem izlenimde hem hekimlere ve sağlık otoritesine düşen sorunların, hem sosyal sorunların yerel bir kamuyla paylaşılarak çözüme ulaştırılmasını sağlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Son olarak erken tanının önemini vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan "Akraba evliliği olmazsa bu nadir hastalıkların ortaya çıkışı yüzde 50’den daha fazla azalacaktır. Bunun için bilinçli insanların sözünü dinleyin, lütfen hekimleriniz dışında bu konuda mesaj vermeye çalışan kişilerin peşinden gitmeyin, üzülürsünüz" şeklinde konuştu.
Demir eksikliği anemisi en çok kadınları etkiliyor
27 Şubat 2025 Perşembe - 12:34 Demir eksikliği anemisi en çok kadınları etkiliyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, Türkiye’nin kadınların yüzde 20’si, hamilelerin yüzde 50’si, erkeklerin de yüzde 3’ü demir eksikliği anemisinden etkilendiğini söyledi. Demir eksikliği anemisi, vücudu pek çok yönden etkileyebilen yaygın bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu duruma ise vücudun hemoglobin üretmek için ihtiyaç duyduğu demirin, vücutta yeterli miktarda olmaması ya da vücudun demiri emmesi neden oluyor. Demir eksikliği anemisinin yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, soluk cilt rengi ve üşüme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini anlatan Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, "Ülkemizdeki kadınların yüzde 20’si, hamilelerin yüzde 50’si, erkeklerin de yüzde 3’ü demir eksikliği anemisinden etkileniyor. Bu nedenle, özellikle kadınların bu hastalık hakkında farkındalık sahibi olmaları önemlidir" diyerek demir eksikliği anemisinin 7 önemli belirtisini anlattı. 1. Sürekli yorgunluk ve halsizlik Demir eksikliği anemisinin en yaygın belirtisi, sürekli yorgunluk ve halsizlik hissidir. Vücut yeterince hemoglobin üretemediğinde, kaslar ve organlar yeterli oksijeni alamaz. Bu da enerji seviyesinin düşmesine ve kişinin kendini sürekli yorgun hissetmesine neden olur. Basit günlük aktiviteler bile zor hale gelebilir ve kişi kendini bitkin hissedebilir. Eğer dinlenmeye rağmen yorgunluk geçmiyorsa, demir eksikliği ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. 2. Soluk cilt ve solgun görünüm Hemoglobin, kana kırmızı rengini veren bir proteindir. Demir eksikliği anemisi durumunda hemoglobin seviyeleri düştüğü için cilt solgun bir görünüm alır. Bu durum özellikle yüz, dudaklar, diş etleri ve göz kapaklarının iç kısmında daha belirgindir. Eğer aynada kendinize baktığınızda soluk bir cilt fark ediyorsanız veya çevrenizdekiler solgun göründüğünüzü söylüyorsa, bu demir eksikliğinin bir işareti olabilir. 3. Nefes darlığı ve hızlı nefes alma Demir eksikliği nedeniyle vücut dokulara yeterince oksijen taşıyamaz. Bu da nefes darlığına yol açar. Basit günlük aktiviteler sırasında bile nefes nefese kalıyorsanız bu, vücudunuzun daha fazla oksijen almak için ekstra çaba sarf ettiğinin işareti olabilir. Egzersiz yaparken veya hareket ederken normalden daha fazla nefes almak zorunda kalıyorsanız, demir seviyelerinizi kontrol ettirmeniz gerekebilir. 4. Baş dönmesi ve baş ağrısı Beyin, oksijen açısından çok duyarlı bir organdır. Demir eksikliği nedeniyle yeterli oksijen alamadığında baş dönmesi ve baş ağrıları görülebilir. Özellikle aniden ayağa kalktığınızda başınız dönüyorsa veya sık sık sebepsiz baş ağrıları yaşıyorsanız, bu durum demir eksikliğinden kaynaklanabilir. Ancak bu belirtiler genellikle kan basıncındaki dalgalanmalarla birlikte de ortaya çıkabilir. 5. Kalp çarpıntısı ve düzensiz kalp atışları Demir eksikliği anemisi, kalbin daha fazla çalışmasına yol açabilir. Yetersiz hemoglobin nedeniyle oksijen taşınması zorlaştığında, kalp bunu telafi etmek için daha hızlı atmaya başlar. Bu da çarpıntı hissine veya düzensiz kalp atışlarına yol açabilir. Şiddetli vakalarda, uzun süreli demir eksikliği kalp yetmezliği riskini artırabilir. Eğer kalp atışlarınızda düzensizlik hissediyorsanız veya aniden çarpıntılar yaşıyorsanız, bir uzmana danışmanız önemlidir. 6. Saç dökülmesi ve tırnaklarda zayıflama Saç kökleri de oksijene ihtiyaç duyan dokular arasındadır. Demir eksikliği nedeniyle yeterli oksijen taşınamadığında, saçlar güçsüzleşerek dökülmeye başlar. Aynı şekilde tırnaklar da zayıflayarak kolay kırılabilir ve kaşık şeklinde içe doğru eğilebilir. Eğer saçlarınızda belirgin bir dökülme fark ettiyseniz veya tırnaklarınız kırılgan hale geldiyse, demir seviyelerinizi kontrol ettirmeniz faydalı olacaktır. 7. Ağız ve dil problemleri Demir eksikliği, ağız ve dil sağlığını da etkileyebilir. Dilin şişmesi, pürüzsüz hale gelmesi veya normalden daha kırmızı bir görünüm alması yaygın belirtilerdendir. Ayrıca ağız köşelerinde çatlaklar, yaralar ve kuruluk hissi oluşabilir. Dilinizde hassasiyet hissediyorsanız veya yemek yerken rahatsızlık yaşıyorsanız, bu demir eksikliğinin bir işareti olabilir.