Yerel Haberler
Adana
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:44 Aynı gece hem iş yerini hem otomobili soydu: Şüpheli tutuklandı Adana’da gece saatlerinde apartman ve otoparkları hedef alan hırsızlık şüphelisi, önce iş yerine girip buzdolabındaki biraları içti, ardından dizüstü bilgisayarları çaldı. Aynı gece bir otomobilden de çeşitli eşyalar çalan zanlı, güvenlik kameralarının incelenmesiyle yakalandı. Olay, 7 Nisan’da saat 03.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yüzünü şapkayla gizleyen Barış I., bir apartmanın 1’inci katında bulunan iş yerine girerek içeride bir süre dolaştı. İş yerindeki buzdolabından aldığı 2 şişe birayı içen şüpheli, daha sonra 2 dizüstü bilgisayarı çantasına koyup binadan ayrıldı. Sokakta yürüyerek uzaklaşan zanlı, ardından başka bir apartmanın otoparkına girerek park halindeki otomobili hedef aldı. Araç içerisinden 2 güneş gözlüğü, kıyafet ve ayakkabı çalan şüphelinin rahat tavırları pes dedirtti. Hırsızlık anları ise güvenlik kameralarına yansıdı. Sabah saatlerinde durumu fark eden mağdurların ihbarı üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Bölgedeki çok sayıda güvenlik kamerasını inceleyen ekipler, şüphelinin Barış I. olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada zanlının 2 Nisan’da da başka bir iş yerinden dizüstü bilgisayar ve sigara çaldığı belirlendi. Adresi tespit edilen şüpheli polis ekiplerinin operasyonuyla yakalanırken, evde yapılan aramada çalıntı olduğu değerlendirilen 3 dizüstü bilgisayar ele geçirildi. Emniyette suçunu kabul ettiği öğrenilen Barış I., işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ele geçirilen bilgisayarların sahiplerine teslim edildiği bildirildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:42 Aynı gece hem işyerini hem otomobili soydu: Şüpheli tutuklandı Adana’da gece saatlerinde apartman ve otoparkları hedef alan hırsızlık şüphelisi, önce iş yerine girip buzdolabındaki biraları içti, ardından dizüstü bilgisayarları çaldı. Aynı gece bir otomobilden de çeşitli eşyalar çalan zanlı, güvenlik kameralarının incelenmesiyle yakalandı. Olay, 7 Nisan’da saat 03.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yüzünü şapkayla gizleyen Barış I., bir apartmanın 1’inci katında bulunan iş yerine girerek içeride bir süre dolaştı. İş yerindeki buzdolabından aldığı 2 şişe birayı içen şüpheli, daha sonra 2 dizüstü bilgisayarı çantasına koyup binadan ayrıldı. Sokakta yürüyerek uzaklaşan zanlı, ardından başka bir apartmanın otoparkına girerek park halindeki otomobili hedef aldı. Araç içerisinden 2 güneş gözlüğü, kıyafet ve ayakkabı çalan şüphelinin rahat tavırları pes dedirtti. Hırsızlık anları ise güvenlik kameralarına yansıdı. Sabah saatlerinde durumu fark eden mağdurların ihbarı üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Bölgedeki çok sayıda güvenlik kamerasını inceleyen ekipler, şüphelinin Barış I. olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada zanlının 2 Nisan’da da başka bir iş yerinden dizüstü bilgisayar ve sigara çaldığı belirlendi. Adresi tespit edilen şüpheli polis ekiplerinin operasyonuyla yakalanırken, evde yapılan aramada çalıntı olduğu değerlendirilen 3 dizüstü bilgisayar ele geçirildi. Emniyette suçunu kabul ettiği öğrenilen Barış I., işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ele geçirilen bilgisayarların sahiplerine teslim edildiği bildirildi.
Ramazan ayında kan stokları düşüyor
06 Mart 2025 Perşembe - 10:39 Ramazan ayında kan stokları düşüyor Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, ramazan ayında yaz aylarında olduğu gibi bağışların aşağı yönlü düştüğü zamanlar olduğuna dikkat çekerek herkesi kan bağışı yapmaya davet etti. Her gün Türkiye’nin 300 noktasında kan bağışı alıp, akredite laboratuvarda işlendikten sonra Türkiye’nin 1156 hastanesine lojistiğini sağlayan Türk Kızılayı’nda her sene Ramazan ayında olduğu gibi bu senede kan stoklarında aşağı yönlü düşüş yaşanıyor. 7/24 esasına göre canlı bir operasyon yürüten Türk Kızılayı, geçen yıl 2 milyon 779 bin 311 ünite kan bağışı alırken bu sene 3 milyon 45 bin ünite hedefiyle çalışmalarına devam ettiği bildirildi. "Kan bağışı yapmak orucu bozmaz" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, kanın düzenli ve sürekli ihtiyaç olduğunu belirterek, "Türkiye’nin 2024 yılında 2.8 milyon ünite kana ihtiyacı vardı ve Türk Kızılayı bu milli ödevi 300 noktada temin edip özel ve kamu hastanesine ulaştırdı. 2025 yılında ise 3 milyon 45 bin ünite kanı gönüllü bağışçılarımızdan alıp hastanelere ulaştıracağız. Ramazan ve kış ayları kan bağış reflekslerinin azaldığı dönemler ancak diyanet ‘Kan bağışı yapmak orucu bozmaz’ fetvası yayınladı. Bağışçılarımızı 300 noktada bağış yapmaya davet ediyoruz" dedi. "Kan sürekli bir ihtiyaç" Ramazan ayı boyunca gece 24.00’a kadar bağış noktalarının açık olduğunu dile getiren Saygılı, "Bazı noktalarımız gece 24.00’a kadar açık. Şuanda Türkiye’de ‘Acil çağrı’ vereceğimiz bir durumumuz yok ama düzenli kan bağışı yapılması önemli. Kendini iyi hissedenler mesai saatlerinde de gelip bağışlarını yapabilirler. Ama iftar sonrası gelmek isteyenlere de kapımız açık. Çünkü kan sürekli bir ihtiyaç" diye konuştu. Kan bağışı yapmaya gelen vatandaşlardan Ali Özşen ise "3 ayda bir düzenli kan bağışı yapıyorum. Kan insanlara ulaşsın diye çaba gösteriyorum. Kan bağışı yapınca rahatlıyorum. Herkese kan bağışı yapmayı öneriyorum" ifadelerini kullandı.
3 kadını öldüren sanığa 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi
06 Mart 2025 Perşembe - 10:18 3 kadını öldüren sanığa 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi Adana’da oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu gelini ile birlikte gelininin annesi ve ablasını mezarlıkta silahla vurarak öldüren sanık, 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığa haksız tahrik indirimi uygulanmadı. Adana’da bir kız çocuk annesi Güldane Gerçek (21), dini nikahlı eşi Muzaffer Erkuvan’ı iddiaya göre şiddetli geçimsizlik nedeniyle terk edip, kadın sığınma evine yerleşti. 24 Ağustos 2024’te Erkuvan, kendisiyle eşini barıştırması için kayınvalidesi Şenay Gerçek’in (45) Sarıçam ilçesi Menekşe Mahallesi’ndeki evine gitti. Kayınvalidesinin barıştırma teklifini reddetmesi üzerine Muzaffer Erkuvan dışarı çıkıp, kendini ağaca asarak intihar etti. Olay sonrası Erkuvan ailesi, oğullarının ölümünden Güldane ile annesi Şenay ve kız kardeşi Gaye Gerçek’i (25) sorumlu tuttu. Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek, 21 Ekim 2024 günü saat 16.00 sıralarında Muzaffer Erkuvan’ın Sarıçam ilçesi Buruk Mezarlığı’ndaki kabrini ziyarete gitti. İddiaya göre oğlunun intiharı nedeniyle husumet duyduğu anne ve 2 kızını takip eden Şemsettin Erkuvan, mezarlıkta musalla taşına yakın bir noktadaki banklarda oturan anne ve 2 kızına tabancayla kurşun yağdırıp kaçtı. Başlarından vurulan Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek olay yerinde hayatını kaybetti. Olay sonrası Cinayet Büro Amirliği bünyesinde kurulan özel ekip, Şemsettin Erkuvan’ın Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan bir ihbarla Göztepe Mahallesi’ndeki ormanda saklandığını belirledi. Operasyon için harekete geçen ekipler, Terörle Mücadele ve Özel Harekat Şubesi ekiplerinin desteğiyle bölgede yaptığı araştırmada Erkuvan’ı cinayette kullandığı tabancayla yamaçtaki bir oyukta saklanırken yakaladı. Tutuklanan 3 kadının katil zanlısı Şemsettin Erkuvan hakkında ‘kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık Şemsettin Erkuvan bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı. Müşteki E.G., G.G. ile taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, Muzaffer Erkuvan’ın ölümü nedeniyle kurulan taziye çadırına birilerinin gelerek oğlunun borcu olduğunu söyleyip, vermediği takdirde öldüreceklerini söyleyen Şemsettin Erkuvan’ın olaya şahit olan damadı Hasan Kanduman tanık olarak dinlendi. Hasan Kanduman ifadesinde, 3 şahsın farklı farklı zamanlarda kayınbabasının yanına gelerek oğlunun borcunu tahsil etmek istediklerini, Muzaffer’i öldürdükleri gibi kayınbabasını da öldürmekle tehdit ettiklerini söyleyerek, "Şemsettin benim kayınbabam olur. Muzaffer vefat ettiğinde yaklaşık 10 gün boyunca taziye çadırı kuruldu. Ben de taziye boyunca hep kayınbabamın yanında bulundum. Bu süreçte tanımadığım 3 kişi farklı farklı zamanlarda yanımıza gelerek, Muzaffer’den alacakları olduğunu ve kayınbabamın kendisinden temin edeceklerini söylediler. Borcun ne olduğunu ise söylemediler. Ayrıca bu kişiler Muzaffer’i öldürdüklerini, kayınbabamı da aynı şekilde öldüreceklerini söyleyerek tehdit ettiler. Ben o an kendilerine tepki gösterdim. Zaten kayınbabam da sonrasında gidip şikayetçi oldu" dedi. Davada araştırılacak başka husus kalmaması üzerine karar için son savunması sorulan sanık Erkuvan da, olayı kasıtlı olarak yapmadığını söyledi. Sanık, "Onları görünce ölen oğlum Muzaffer aklıma geldi ve tahrik oldum. Her şey bir anda gelişti. Vicdanınıza ve adaletinize sığınırım" dedi. Mahkeme heyeti, sanık Şemsettin Erkuvan’ı "3 kadına karşı kasten öldürme" suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Heyet, kararda haksız tahrik indirimi uygulamayıp, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
3 kadını öldürmeye 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi
06 Mart 2025 Perşembe - 10:13 3 kadını öldürmeye 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi Adana’da oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu gelini ile birlikte gelinin annesi ve ablasını mezarlıkta silahla öldüren sanık 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edildi. Sanığa haksız tahrik indirimi uygulanmadı. Adana’da bir kız çocuk annesi 21 yaşındaki Güldane Gerçek, dini nikahla birlikte yaşadığı Muzaffer Erkuvan’ı iddiaya göre, şiddetli geçimsizlik nedeniyle terk edip, Kadın Sığınma Evi’ne yerleşti. 24 Ağustos 2024’te Erkuvan, kendisiyle eşini barıştırması için kayınvalidesi Şenay Gerçek’in (45) Sarıçam ilçesi Menekşe Mahallesi’ndeki evine gitti. Kayınvalidesinin barıştırma teklifini reddetmesi üzerine Muzaffer Erkuvan dışarı çıkıp, kendini ağaca asarak intihar etti. Olay sonrası Erkuvan ailesi, oğullarının ölümünden Güldane ile annesi Şenay ve kız kardeşi Gaye Gerçek’i (25) sorumlu tuttu. Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek, 21 Ekim 2024 günü saat 16.00 sıralarında Muzaffer Erkuvan’ın Sarıçam ilçesi Buruk Mezarlığı’ndaki kabrini ziyarete gitti. İddiaya göre, oğlunun intiharı nedeniyle husumet duyduğu anne ve 2 kızını takip eden Şemsettin Erkuvan, mezarlıkta musalla taşına yakın bir noktadaki banklarda oturan anne ve 2 kızına tabancayla kurşun yağdırıp kaçtı. Başlarından vurulan Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek olay yerinde hayatını kaybetti. Olay sonrası Cinayet Büro Amirliği bünyesinde kurulan özel ekip, Şemsettin Erkuvan’ın Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan bir ihbarla Göztepe Mahallesi’ndeki ormanda saklandığını belirledi. Operasyon için harekete geçen cinayet ekipleri, Terörle Mücadele ve Özel Harekat Şubesi ekiplerinin desteğiyle bölgede yaptığı araştırmada, Erkuvan’ı cinayette kullandığı tabancayla yamaçtaki bir oyukta saklanırken yakaladı. Tutuklanan 3 kadının katil zanlısı Şemsettin Erkuvan hakkında ‘Kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından Adana 10.Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık Şemsettin Erkuvan bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı. Müşteki E.G.,G.G. ile taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada Muzaffer Erkuvan’ın ölümü nedeniyle kurulan taziye çadırına birilerinin gelerek oğlunun borcu olduğunu söyleyip, vermediği takdirde öldüreceklerini söyleyen Şemsettin Erkuvan’ın olaya şahit olan damadı Hasan Kanduman tanık olarak dinlendi. Kanduman ifadesinde, 3 şahsın farklı farklı zamanlarda kayınbabasının yanına gelerek oğlunun borcunu tahsil etmek istediklerini, Muzaffer’i öldürdükleri gibi kayınbabasını da öldürmekle tehdit ettiklerini söyleyerek, "Şemsettin benim kayınbabam olur. Muzaffer vefat ettiğinde yaklaşık 10 gün boyunca taziye çadırı kuruldu. Ben de taziye boyunca hep kayınbabamın yanında bulundum. Bu süreçte tanımadığım 3 kişi farklı farklı zamanlarda yanımıza gelerek, Muzaffer’den alacakları olduğunu ve kayınbabamın kendisinden temin edeceklerini söylediler. Borcun ne olduğunu ise söylemediler. Ayrıca bu kişiler Muzaffer’i öldürdüklerini, kayınbabamı da aynı şekilde öldüreceklerini söyleyerek tehdit ettiler. Ben o an kendilerine tepki gösterdim. Zaten kayınbabam da sonrasında gidip şikayetçi oldu" dedi. Davada araştırılacak başka husus kalmaması üzerine karar için son savunması sorulan sanık Erkuvan da, olayı kasıtlı olarak yapmadığını söyledi. Sanık, "Onları görünce ölen oğlum Muzaffer aklıma geldi ve tahrik oldum. Her şey bir anda gelişti. Vicdanınıza ve adaletinize sığınırım" dedi. Mahkeme heyeti, sanık Şemsettin Erkuvan’ı, "3 kadına karşı kasten öldürme" suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Heyet, kararda haksız tahrik indirimi uygulamayıp sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Başkan Atlı " Okçular tepesi boş değil"
05 Mart 2025 Çarşamba - 19:35 Başkan Atlı " Okçular tepesi boş değil" Adana Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı "Terörsüz Türkiye" adına atılan adımların provoke edilmesine izin vermeyeceklerini belirterek "Okçular tepesi boş değil" dedi. MHP Kozan İlçe Başkanlığı kadın kollarıyla birlikte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla program düzenlendi. Programda konuşan MHP KAÇEP İl Başkanı Zuhal Doğru Tok, şehit aileleri ve Kozanlı kadınlar ile birlikte yürüdüklerini söyledi.MHP Kozan İlçe Başkanı Şerif Köşeli ise ilçedeki kadınların başarısına destek verdiklerini kaydetti. Programda konuşan Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı ise " Bizim için her gün kadınlar günü ve özel.Son zamanlarda gündeme gelen konular hakkında açıklama yapmak istiyorum. Memleketimizde ülkemizin bir çok yerinden sınır içi ve sınır dışından çokça şehit haberleri geldi. Tüm anaların yüreği yandı. En çok ağlayanlar bu analarımız, ablalar, evlatlar oldu. Bazıları için şehit haberi sayıdan ibaret. Bu kutlu mertebeyi sayı ile ifade etmek o insanlara verdikleri kıymet demek. Ama bizim için "şehit" demek, bulunduğu cennet mekanı görmüş, o mekana şahitlik etmiş kişilerdir. Ancak daha az şehit haberi gelmesi, lafta kalan Türk-Kürt kardeşliği için, Çanakkale’de nasıl yan yana yatıyorsak şehitlerimiz için bu memlekette yan yana yaşamak için insanlar siyasi kimliklerini bir kenara koyarak, ’Terör örgütü kendini lav etsin, yurt içi ve yurt dışı uzantıları ile tasfiye ettiğini aktarsın" diyor. Bundan daha kıymetli ne olabilir? Daha az şehit haberi gelmesi daha az ölüm olsun, demekten daha kıymetli ne olabilir. Burada bu işi provoke etmeye çalışıyorlar. Genel Başkanımız ve Cumhur ittifakının paydaşlarının terör yandaşlarının ne masada oturmuşluğu nede konuşmuşluğu vardır. Birileri bu konuyu şehir içinde provoke etmeye çalışıyor. Buradan kadınlarımıza da sesleniyorum. Kadınlarımız Elif gibi dimdik meydanları doldurun. Kimse zannetmesin "Okçular tepesi boş değil" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim okunarak dua edildi. Program sonunda salonda bulunan kadınlara karanfil dağıtılarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlandı.
Yüreğir Belediyesi bin kişilik iftar sofrası kurdu
05 Mart 2025 Çarşamba - 19:32 Yüreğir Belediyesi bin kişilik iftar sofrası kurdu Yüreğir Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçe genelinde iftar sofraları kurarak dayanışma ruhunu yaşatacak. Şehit Erkut Akbay Mahallesinde kurulan gönül sofrasında bin kişi orucunu açıp iftar yaptı. Ramazan ayının bolluk ve bereketini vatandaşlarla paylaşmak için çeşitli mahallelerde iftar sofraları kuracak olan Yüreğir Belediyesi, ilk programını Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde düzenledi. Kiremithane, Mutlu ve Çamlıbel mahallelerini de kapsayan iftar yemeğine, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın yanı sıra başkan yardımcıları, birim müdürleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Okunan ezanın ardından aynı sofrayı paylaşan mahalle sakinleri ikram edilen yemeklerle oruçlarını açtı. "Ramazan’da dayanışmayı büyüteceğiz" İftar sofralarını tek tek dolaşıp vatandaşlarla sohbet eden Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, "Ramazan kardeşliğin, sevginin, dayanışmanın arttığı, birbirimize daha sıkı sarıldığımız bir ay. Ramazan ayı boyunca farklı mahallelerimizde aynı sofrayı paylaşarak dayanışmayı daha da büyüteceğiz. İftar yemeğimizde bizimle bir araya gelen herkese canı gönülden teşekkür ediyorum"dedi. İftar yemeğinden sonra bölge esnafını ziyaret ederek hayırlı işler dileyen Başkan Demirçalı’ya vatandaşlar da ilgi, alakası ve hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı noktalarında iftar sofralarının kurulmaya devam edeceği kaydedildi.
Başkan Karalar: "Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadeleyi daha etkin şekilde sürdüreceğiz"
05 Mart 2025 Çarşamba - 17:20 Başkan Karalar: "Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadeleyi daha etkin şekilde sürdüreceğiz" Adana Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti Adana Şubesi arasında, uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele protokolü imzalandı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım’ın katıldığı protokol imza töreni, belediye meclis salonunda gerçekleştirildi. Başkan Karalar, Yeşilay’a protokolün imzalanmasında gösterdikleri gayretten ötürü teşekkür ederek, 11 yıl önce uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele için Seyhan Belediyesi’nde başlayıp günümüze kadar uzanan çalışmalara değindi. "Bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon merkezi yapacağız" Adana’da bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon merkezi yapacaklarını kaydeden Başkan Karalar, "Özellikle madde kullanımının artacağını yıllar önce tespit etmiştik. O zaman 17 dönüm alanda Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Merkezi açmak için harekete geçtik ama yer tahsisi konusunda yaşanan problem sonucu bunu hayata geçiremedik. Çok sayıda yerde madde bağımlılığıyla ilgili çok değerli akademisyenlerin katılımıyla seminerler, çalıştaylar, toplantılar düzenledik. Madde bağımlısı vatandaşlarımızın ailelerini de toplayarak geniş katılımlı çalışmalar gerçekleştirdik, benzer çok sayıda faaliyet yaptık. Bugün imzaladığımız protokolle Yeşilay’la birlikte uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelede elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz. Benim Adana’ya bir Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Merkezi yapma isteğim var. İnşallah bu dönem yapacağız. Biz, bağımlılığın panzehiri olan spora da çok önem veriyoruz. Çocuklarımızın, gençlerimizin spor yapması için bütün imkanlarımızla çaba gösteriyoruz. Adana bu protokolle Türkiye’ye de örnek olacaktır. Bu hayati konuya basınımızın, medyamızın böylesine önem verip katılım göstermesinden dolayı da kedilerine çok teşekkür ediyorum"diye konuştuı. "Bağımlılık bulaşıcı bir zihin hastalığıdır" Yeşilay’ın insanlığın onurunu yükseltmeye yarayan köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu belirten Şube Başkanı Dr. Yunus Yıldırım ise "Zeydan başkanımızla her konuda iş birliği halindeyiz. Bağımlılık bulaşıcı bir zihin hastalığıdır. Bağımlılık bir hastalık olmasaydı hastanesi olmazdı, AMATEM, ruh sağlığı hastaneleri olmazdı. ‘Bağımlılık boşluktan doğan bir beyin hastalığı’ mantığıyla olabildiğince gündeme almamız lazım. Hepiniz buraya gelerek bağımlılıkla ilgili farkındalık oluşmasına katkı sağladınız. Bağımlılıkla ilgili farkındalık oluşturduğu için Zeydan başkanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugün protokolün imzalanmasının ardından komisyon oluşturup işleyişe devam edeceğiz. Yeşilay’ın 105. yılında Adana ile Yeşilay’ın iş birliğini hediye etmiş bulunmaktayız. Yeşilay bağımlılık merkezi tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji ve sanal kumar olmak üzere 5 bağımlılık türü ile mücadele ediyor. Sanal kumar çok önemli bir bağımlılık türü ve giderek çoğalıyor" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol imzalandı.
Yaşlı adamı 5 gün sedyede beklettiler iddiası
05 Mart 2025 Çarşamba - 12:46 Yaşlı adamı 5 gün sedyede beklettiler iddiası Adana Şehir Hastanesine sevk edilen 74 yaşındaki Ziya Tanrıkulu’nun, 5 gün boyunca kırık bir sedyede Acil Travma Alanı’nda bekletildiği öne sürülürken, oğlu duruma tepki gösterdi. Adana’da yaşayan Fırat Tanrıkulu, akciğerlerinde su toplanma şikayetiyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen babasının 5 gün boyunca kırık bir sedyede Acil Travma Alanı’nda bekletildiğini öne sürüp sosyal medyadan isyan etti. Paylaşımının ardından babasının Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini söyleyen Tanrıkulu, durumunun kritik olduğunu, hastaneden şikayetçi olacağını anlattı. Feke ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki 4 çocuk babası Ziya Tanrıkulu, 26 Şubat’ta akciğerinde su toplanma şikayetiyle Kozan Devlet Hastanesi’nden bin 550 yatak kapasiteli Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. İddiaya göre, acilden girişi yapılan Tanrıkulu, yoğun bakımda yer olmadığı gerekçesiyle Acil Travma Alanı’nda 5 gün bekletildi. Tanrıkulu’nun oğlu Fırat Tanrıkulu, duruma tepki gösterip sosyal medyadan paylaşım yaptı. Paylaşımın ardından Ziya Tanrıkulu, Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. "Yardımcı olmadılar" İHA’ya konuşan Fırat Tanrıkulu, "Babam hastaneye sevk edildiğinde bilinci açıktı. Ancak şu anda çok kötü durumda. Orada can pazarı yaşanıyor. Bir an önce yetkililerin bu duruma el atması gerekiyor. Babam kırık bir sedyede bekledi. Yardımcı olmadılar. Ben hastaneden de şikayetçi olacağım" dedi. Hastane yönetimi ise hastanın beklediğini doğrulayıp tedavisinin Acil Travma Alanı’nda yapıldığını belirtti.