Yerel Haberler
Adana
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:53 Kozan’da öğrenciler bahar şenliğinde şalvar giyip Adana sıkması pişirdi Adana’nın Kozan ilçesinde lise öğrencileri, okula forma yerine şalvarlarıyla gelerek 21 yıldır sürdürülen bahar şenliğinde yöresel lezzet sıkma yaparak hem kültürlerini yaşattı hem de doyasıya eğlendi. Kozan Sis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Zenne Bozol öncülüğünde, "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler" projesi kapsamında etkinlik düzenlendi. Okul bahçesinde baharın gelişinin kutlandığı etkinlikte öğrenciler, odun ateşinde Adana’nın yöresel lezzeti sıkmaları pişirirken, şalvarlarıyla da renkli görüntüler oluşturdu. 1997 yılında mezun olduğu okula yıllar sonra müdür olarak döndüğünü belirten Okul Müdürü Zenne Bozol, etkinliğin 21 yıldır sürdüğünü ifade ederek, "2005 yılında bu okulda öğretmen, şef ve son olarak müdür oldum. Sıkma günü etkinliğimiz pandemi dönemi dışında her yıl düzenlendi. Okulda sadece eğitim değil öğretim de önemli. Kültürel mirasımızı gençlere aktarmamız gerekiyor. Vatana millete bağlılık, kültürel mirasa sahip çıkmakla ilerler. ’Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler’ projesiyle gençlerimizin kendi kültürlerine sahip çıkmasını istedik. Hem eğleniyorlar hem de kültürlerini öğreniyorlar. Bahar şenliği gibi geçen etkinlikte okul bahçemizde renkli görüntüler oluşuyor" dedi. Öğrencilerden Rabia Çakır, "Bugün bölgemizin şalvarını giydik. Hem eğleniyoruz hem de kültürümüzü yaşatıyoruz. Her yıl yapılıyor ve çok güzel geçiyor" diye konuştu. Öğrencilerden Melike Kılınç da etkinliğin farklı ve eğlenceli geçtiğini belirterek, "Bütün okullardan farklı, çok güzel bir gün geçiriyoruz. Burada herkes kendi böreğini pişiriyor ve yardımlaşarak etkinliği sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlikte erkek öğrenciler de ocak başında arkadaşlarına yardım ederek renkli görüntüler oluşturdu. Öğrenciler müzik eşliğinde sıkma pişirip halay çekerek eğlenceli bir gün yaşadı.
Adana’da imamı öldüren genç: "Ailesinden özür diliyorum"
12 Nisan 2025 Cumartesi - 22:57 Adana’da imamı öldüren genç: "Ailesinden özür diliyorum" Adana’da cami imamı Tarık Karadağ’ı bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki M.A. müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle yargılanmaya başladı. M.A. savunmasında, "Çok pişmanım. Yaptığım şey yanlış ancak olayların buraya kadar gelmesini ben istemedim. Bana sarılınca bıçak karnına saplandı. Ailesinden özür diliyorum" dedi. Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’nde 24 Kasım 2024’te saat 14.45 sıralarında meydana gelen olayda iddiaya göre, Cami imamı Tarık Karadağ ile sokakta karşılan M.A. arasında tartışma çıktı. Tartışmada M.A. yanında bulunan bıçakla imam Karadağ’ı karnından ve sırtından yaralayıp kaçtı. Hastaneye kaldırılan imam Karadağ, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası yakalanarak tutuklanan M.A. hakkında müebbet hapis cezası istemiyle Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık M.A. katıldı. Taraf avukatları ile öldürülen Tarık Karadağ’ın eşi müşteki Cennet Merda Karadağ da salonda hazır bulundu. "Bana sarılınca bıçak onun karnına geldi" Olayı bir ay sonra duyduğunu ifade eden M.A., imam Karadağ’ın kendisine sarıldığında bıçağın karnına saplandığını anlatarak, "Tarık Karadağ’ın kız kardeşime bir şey yapabileceğinden korktuğum için kendisiyle konuşmaya karar verdim. Olay günü camiye gittim ve imam Karadağ, aracını park etmiş bagajdan bir şeyler indiriyordu. Ben kendisinin yapılı bir insan olduğunu bildiğim ve korktuğum için evden çıkarken mutfaktan bıçak almıştım. Kesinlikle inkar etmedi ve üzerime yürümeye başladı. Bu esnada ben de kendimi korumak için yanımdaki bıçağı çıkardım. Hatta bıçağı ayağına doğru tutuyordum. Kendisi benim üzerime gelip, bana sarılınca bıçak onun karnına geldi. Bıçağın karnına battığını hissedince hemen çıkardım ve oradan kaçmak istedim ancak o sakinleşeceğine bana saldırmaya devam etti. Ben bıçağı saplamadım bile o benim üzerime gelince bıçak ona battı. Bu olay olurken de arkadaşım kaldırımda oturuyordu. Her şeyi gördü ama korkusundan müdahale edemedi. Bir şekilde Karadağ’ın elinden kurtulup kaçtım. Ben kaçarken kendisi de yaralanmış gibi değildi. Bir süre koştuktan sonra bir yerde durup, arkadaşımı aradım ve yeniden buluştuk. O da ağabeyini arayıp, durumu anlattı. Ağabeyi bizi almaya geldiğinde ben de annemi aradım. Annem bana kızdı.10-15 dakika sonra babam da beni arayıp, kızdı. Amacım konuşup, Karadağ’ı uyarmaktı. O an ambulansı neden aramadım bilmiyorum, ben yaralandığını fark etmedim bile. Eve gittiğimde babam ne olduğunu sorunca, Karadağ’ın en son orada olduğunu ve kaçarken ayakta durduğunu söyledim. Polisleri dedem, babam ve ben aradık. Polisler gelince de bıçağımla birlikte teslim oldum" ifadelerini kullandı. Öldürülen Karadağ’ın eşi C.M. ise, sanık M.A.’nın söylediklerinin doğru olmadığını ve olayı kasıtlı yaptığını iddia etti. Sanık M.A. ise pişman olduğunu söyledi. Dava ertelendi Cumhuriyet savcısı, mütalaasında tanık A.O.B. ile A.Y.’nin zorla getirilmesine, Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyasının bir örneğinin UYAP üzerinden gönderilmesine, F.A.’nın taciz olayını anlattığı kurs hocalarının tanık olarak dinlenmesine, sanık M.A.’nın tutukluluk halinin devamına ve eksik hususların giderilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanık M.A.’nın tutukluluk halinin devamına karar verip, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
3 kişiyi katletmişti, gerekçeli kararı yazıldı: ’Suç işlemeyi kendine haklı görmüş’
12 Nisan 2025 Cumartesi - 11:00 3 kişiyi katletmişti, gerekçeli kararı yazıldı: ’Suç işlemeyi kendine haklı görmüş’ Adana’da oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu gelini ile birlikte gelininin annesi ve ablasını mezarlıkta silahla öldüren Şemsettin Erkuvan’a verilen 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı yazıldı. Kararda sanığın, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dolayısıyla suç işlemeyi haklı gördüğü ve suçu işlemiş olmaktan pişmanlık duymadığına yer verildi. Adana’da, bir kız çocuğu annesi 21 yaşındaki Güldane Gerçek, şiddetli geçimsizlik nedeniyle dini nikahla birlikte yaşadığı eşi Muzaffer Erkuvan’ı terk etti. Eşiyle barışmak için kayınvalidesi Şenay’ın evine giden Erkuvan, barışma teklifinin reddedilmesi üzerine dışarı çıkıp, kendini ağaca asarak intihar etti. Olay sonrası oğlunun ölümünden Güldane ile annesi Şenay ve kız kardeşi Gaye Gerçek’i (25) sorumlu tutan Şemsettin Erkuvan, oğlunun mezarını ziyarete giden anne ve iki kızına mezarlıkta musalla taşına yakın bir noktadaki banklarda oturdukları sırada tabancayla kurşun yağdırdı. Başlarından vurulan Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek olay yerinde hayatını kaybetti. 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Cinayetler sonrası saklandığı oyukta yakalanarak tutuklanan 3 kadının katil zanlısı Şemsettin Erkuvan hakkında ‘Kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından yargılandı. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 5 Mart’ta yapılan karar duruşmasında sanık Erkuvan’a "3 kadına karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı verilen 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı yazıldı. Kararda, sanığın aşamalardaki ikrarı, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, kamera görüntüleri tüm dosya kapsamında sabit olduğu, sanığın olay tarihinde kadın olan üç kişiye karşı silahla kasten öldürme suçunu işlediği, TCK’nın 82/1-f maddesi gereğince cezalandırıldığına yer verildi. Sanığın, 6136 sayılı yasa kapsamına göre yasak niteliğine haiz tabanca ile maktulleri öldürmek amacıyla ateş ettiği, yine 6136 yasa kapsamında olan 13/1 maddesinde belirtilen suçu işlemesi nedeniyle 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına mahkum edildiği belirtildi. ‘Sanığın savunmasına itibar edilmedi’ Sanık Erkuvan’ın savunmasında, oğlunun ölümünden maktulleri sorumlu tuttuğu için öldürdüğü ifade edilen gerekçeli kararda, ‘’Oğlunun öldürülmesinde maktullerle hareket eden kimlik bilgilerini bilmediği kişilerden de tehdit edildiğini belirtmiş ise de, oğlunun ölüm nedeninin intihar olduğu, sanığın tehdit edilmesine yönelik bir şikayetinin bulunmadığı, bu konuda dinlenen savunma tanığının sanığın damadı olduğu, taziye evinde ve savunma tanığı olan damadının yanında sanığın kimlik bilgileri belli olmayan kişiler tarafından tehdit edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi bu konuda bir şikayetin olmadığı, somut olayda sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve ya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın savunmasına itibar edilmemiş, haksız tahrik hükümleri uygulanmamasına yer verilmiştir’’ denildi. Tasarlayarak öldürmedi Yanında silah taşıyan sanığın olayı tek bir plan dahilinde gerçekleştirmediğine yer verilen gerekçeli kararda, yine 6136 kapsamında silah taşımasının bu suçu işlemek için plan yaptığı anlamına gelmediği ifade edilerek sanığın, cinayeti gerçekleştirirken program ve kurgu yaptığı yönünde dosya kapsamında delil bulunmaması nedeniyle suçun tasarlama kapsamına kalmadığına karar verildiği ifade edildi. Pişmanlık duymadı Savunmasında kadınları öldürdüğünü kabul eden sanık Erkuvan’ın, oğlunun ölümünden dolayı maktulleri sorumlu tutarak suç işlemeyi haklı gördüğü, olayın oluş şekli itibariyle sanığın kastının yoğunluğu, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dolayısıyla da suçu işlemiş olmaktan samimi bir şekilde pişmanlık duymadığı kaydedildi. Kararda, sabıkalı geçmişi olduğu dikkate alınarak sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından TCK’nın 62. Maddesinin takdiren uygun olmadığına karar verilerek, sanık Şemsettin Erkuvan’ın üzerine atılı maktuller Gaye , Güldan ve Şenay Gerçek’e yönelik ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK’nın 82/1-f maddesi gereğince 3 kez ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edildiği belirtildi. Dava dosyası Bölge İstinaf Mahkemesi’ne gönderildi.