ASAYİŞ - 12 Nisan 2025 Cumartesi 22:57

Adana’da imamı öldüren genç: "Ailesinden özür diliyorum"

A
A
A
Adana’da imamı öldüren genç: "Ailesinden özür diliyorum"

Adana’da cami imamı Tarık Karadağ’ı bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki M.A. müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle yargılanmaya başladı. M.A. savunmasında, "Çok pişmanım. Yaptığım şey yanlış ancak olayların buraya kadar gelmesini ben istemedim. Bana sarılınca bıçak karnına saplandı. Ailesinden özür diliyorum" dedi.


Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’nde 24 Kasım 2024’te saat 14.45 sıralarında meydana gelen olayda iddiaya göre, Cami imamı Tarık Karadağ ile sokakta karşılan M.A. arasında tartışma çıktı. Tartışmada M.A. yanında bulunan bıçakla imam Karadağ’ı karnından ve sırtından yaralayıp kaçtı. Hastaneye kaldırılan imam Karadağ, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


Olay sonrası yakalanarak tutuklanan M.A. hakkında müebbet hapis cezası istemiyle Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık M.A. katıldı. Taraf avukatları ile öldürülen Tarık Karadağ’ın eşi müşteki Cennet Merda Karadağ da salonda hazır bulundu.



"Bana sarılınca bıçak onun karnına geldi"


Olayı bir ay sonra duyduğunu ifade eden M.A., imam Karadağ’ın kendisine sarıldığında bıçağın karnına saplandığını anlatarak, "Tarık Karadağ’ın kız kardeşime bir şey yapabileceğinden korktuğum için kendisiyle konuşmaya karar verdim. Olay günü camiye gittim ve imam Karadağ, aracını park etmiş bagajdan bir şeyler indiriyordu. Ben kendisinin yapılı bir insan olduğunu bildiğim ve korktuğum için evden çıkarken mutfaktan bıçak almıştım. Kesinlikle inkar etmedi ve üzerime yürümeye başladı. Bu esnada ben de kendimi korumak için yanımdaki bıçağı çıkardım. Hatta bıçağı ayağına doğru tutuyordum. Kendisi benim üzerime gelip, bana sarılınca bıçak onun karnına geldi. Bıçağın karnına battığını hissedince hemen çıkardım ve oradan kaçmak istedim ancak o sakinleşeceğine bana saldırmaya devam etti. Ben bıçağı saplamadım bile o benim üzerime gelince bıçak ona battı. Bu olay olurken de arkadaşım kaldırımda oturuyordu. Her şeyi gördü ama korkusundan müdahale edemedi. Bir şekilde Karadağ’ın elinden kurtulup kaçtım. Ben kaçarken kendisi de yaralanmış gibi değildi. Bir süre koştuktan sonra bir yerde durup, arkadaşımı aradım ve yeniden buluştuk. O da ağabeyini arayıp, durumu anlattı. Ağabeyi bizi almaya geldiğinde ben de annemi aradım. Annem bana kızdı.10-15 dakika sonra babam da beni arayıp, kızdı. Amacım konuşup, Karadağ’ı uyarmaktı. O an ambulansı neden aramadım bilmiyorum, ben yaralandığını fark etmedim bile. Eve gittiğimde babam ne olduğunu sorunca, Karadağ’ın en son orada olduğunu ve kaçarken ayakta durduğunu söyledim. Polisleri dedem, babam ve ben aradık. Polisler gelince de bıçağımla birlikte teslim oldum" ifadelerini kullandı.


Öldürülen Karadağ’ın eşi C.M. ise, sanık M.A.’nın söylediklerinin doğru olmadığını ve olayı kasıtlı yaptığını iddia etti. Sanık M.A. ise pişman olduğunu söyledi.



Dava ertelendi


Cumhuriyet savcısı, mütalaasında tanık A.O.B. ile A.Y.’nin zorla getirilmesine, Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyasının bir örneğinin UYAP üzerinden gönderilmesine, F.A.’nın taciz olayını anlattığı kurs hocalarının tanık olarak dinlenmesine, sanık M.A.’nın tutukluluk halinin devamına ve eksik hususların giderilmesini talep etti.


Mahkeme heyeti, sanık M.A.’nın tutukluluk halinin devamına karar verip, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Adana’da imamı öldüren genç: "Ailesinden özür diliyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.