Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Kendisini ezilmekten kurtaran kişiyle görüşüp elini öptü
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:09:37
Adana’da terliğini almak için altına girdiği park halindeki hafif ticari aracın hareket etmesiyle ezilmekten son anda kurtarılan Hamza, kendisini kurtaran kişiyle görüşerek elini öpüp, teşekkür etti. Olay, geçtiğimiz cuma günü merkez Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hamza Karaca isimli çocuk sokakta oyun oynarken terliği park halindeki bir otomobilin altına girdi. Çocuk terliği almak için eğilerek otomobilin altına girmeye çalıştı. Bu sırada çocuğu fark etmeyen sürücü, otomobili hareket ettirmek üzereyken çevrede bulunan Bahtiyar Ete durumu son anda fark etti. Hızla müdahale eden Ete, çocuğu aracın altından çıkarıp çekerek kazanın önüne geçti. Küçük çocuğun yara almadan kurtulduğu öğrenildi. O anlar ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasınca saniye saniye görüntülendi. Elini öpüp teşekkür etti Olayın ardından çocuğa ulaşan Ete, kısa süre sonra Hamza Karaca ile bir araya geldi. Hamza, Ete’yi görür görmez sarılıp elini öpüp, teşekkür etti. Büyük bir faciayı önleyen Ete ile Karaca, birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:56
Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır"
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:42
Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira
Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:15
Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil"
Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:39
Hindistan’ı aratmayan görüntülere vatandaştan tepki yağdı
Adana’da bir kişinin sokak ortasında et satarak Hindistan’ı aratmayan görüntülere neden olmasına vatandaşlar ve kasaplar odası tepki gösterdi. O görüntüyü ilk izlediğinde Hindistan sandığını ancak açıklamayı okuyunca Adana olduğunu öğrendiğini belirten Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, "İlgili zabıta müdürlüğünün denetimlerini arttırmasını istiyoruz, sokaklarda ve pazarlarda daha etkin olursa bu görüntüler olmaz" dedi.
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:27
Adana’da öğretmen, otizmli çocukları dövmüş... O anlar kamerada
Adana’da bir ilkokulda görevli özel eğitim öğretmeninin, çocukları zaman zaman dövdüğü görüntüler ortaya çıktı. Otizmli çocuklara fiziksel şiddet uygulayan özel eğitim öğretmeni polis tarafından gözaltına alındı.Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesindeki Mustafa Kemal Atatürk İlkokulunda yaşandı. İddiaya göre, özel eğitim öğretmeni olarak görev yapan B.N.T. otizmli çocuklara fiziksel şiddet uyguladı. Okulda bu durumu fark edenler, bazı şiddet olaylarını da görüntüledi. Görüntülerin ortaya çıkması üzerine polis harekete geçti. Polis ekipleri söz konusu öğretmeni evinde gözaltına aldı. Şüpheli öğretmen ifadesi alınarak adli işlemleri yapılması için emniyete götürüldü.Hem güvenlik kamerası hem de cep telefonu görüntülerde öğretmenin, bazı öğrencileri tokatladığı anlar yer aldıÖte yandan, öğretmenin görüntülerden sonra görevinden uzaklaştırıldığı bildirildi.
09 Mayıs 2025 Cuma - 20:24
Adana’da öğretmen, otizmli çocukları dövmüş: O anlar kamerada
Adana’da bir ilkokulda görevli özel eğitim öğretmeninin, çocukları zaman zaman dövdüğü görüntüler ortaya çıktı. Otizmli çocuklara fiziksel şiddet uygulayan özel eğitim öğretmeni polis tarafından gözaltına alındı.
09 Mayıs 2025 Cuma - 18:54
Düğün konvoyundaki magandalara ceza yağdı
Adana’da düğün konvoyunda trafiği kapatıp drift atan 5 sürücüye, toplam 200 bin TL ceza kesilirken, 2 sürücünün ehliyetine el konuldu.
09 Mayıs 2025 Cuma - 15:21
Canlarını hiçe saydılar: Bu kadarı da olmaz dedirten görüntü
Adana’da çok sayıda çocuk, bir otomobilin kaput ve bagajında tehlikeli yolculuk yaptı. ’Bu kadarı da olmaz’ dedirten o anlar, cep telefonu kamerasına yansıdı. Merkez Yüreğir ilçesi Özgür Mahallesi’nin ara sokaklarında çekilen görüntülerde bir otomobilin bagajında ve kaputunda çok sayıda çocuğun yolculuk yapması dikkat çekti. Tıka basa dolu otomobilin içindeki çocuklardan bazıları da açık kapılardan sarktı. Tehlikeye aldırış etmeyen sürücü, sokaklarda ilerleyerek gözden kayboldu.
09 Mayıs 2025 Cuma - 15:18
Tırın kopan lastik kaplaması, zincirleme kazaya sebep oldu: O anlar kamerada
Adana’da otoyolda tırın tekerinden kopan lastik kaplaması, 5 otomobilin karıştığı zincirleme trafik kazasına neden oldu. Kaza, cep telefonuyla görüntülendi. Kaza, dün saat 15.00 sıralarında Mersin Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu Hastaneler çıkışı mevkisinde meydana geldi. Hareket halindeki tırın tekerinden kopan lastik kaplaması, sol şeride düştü. Lastiğe çarpmamak için manevra yapan bir otomobil, yola paralel ilerleyerek araçların arasından geçip, güvenlik şeridine savruldu. Farklı şeritlerde ilerleyen 4 otomobil de lastik nedeniyle manevra yapınca birbirine çarptı. Araçlarda hasar oluşurken, kimse yaralanmadı. Kaza, çevredeki bir kişi tarafından cep telefonuyla görüntülendi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
09 Mayıs 2025 Cuma - 14:37
TÜVTÜRK’te şaka gibi kaza
Adana’da TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda bindiği kamyonette fren yerine gaza basan görevli önündeki araca çarptı. Kaza, TÜVTÜRK Seyhan Araç Muayene İstasyonu’nda meydana geldi. İddiaya göre, kamyonetlerin muayenesi sırasında bir görevli fren yerine gaza bastı. Görevlinin gaza bastığı araç önündeki kamyonete çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonetin tekeri araçların kontrollerinin yapıldığı tamir kanalına düştü. Kazada maddi hasar meydana geldi.
09 Mayıs 2025 Cuma - 12:38
Cep telefonu bataryası patladı: O anlar kamerada
Adana’da bir teknik serviste arızalı telefon kontrol edilirken bataryası patlayarak alev aldı, o anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, merkez Yüreğir ilçesi 19 Mayıs Mahallesi’ndeki bir teknik serviste meydana geldi. Alınan bilgiye göre, müşteri tarafından bırakılan telefonu teknik servis çalışanı kontrol ettiği sırada bataryası patladı. Kısa süreli paniğe neden olan patlama ile birlikte alev alan telefonu teknik servisi çalışanı alıp yere atarak ayağıyla söndürdü. O anlar ise iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Teknik servisçi uyardı: "Telefonu sabaha kadar şarja koymayın" Cep telefonu teknik servis uzmanı Ramazan Özdemir, vatandaşların olumsuz bir durum yaşamaması için uyarıda bulundu. Özdemir, "Bataryaların içinde gaz var. Bu gazların genleşmesi sonucu patlama meydana gelir. Bu nedenle orijinal batarya kullanmak gerekir. Ayrıca telefonu gece yatarken şarja koyup sabaha kadar tutmamak gerekir. Telefonlar en fazla 2 ile 4 saat arasında şarj olur. Şarjda fazla tutmak bataryanın ısınmasına ve patlamasına neden olur" dedi. Özdemir, ayrıca Adana gibi sıcak illerde telefonu 40 derecenin altındaki ortamlarda şarj etmek gerektiğini aksi halde aşırı sıcak nedeniyle de patlama yaşanabileceğine dikkat çekti.
09 Mayıs 2025 Cuma - 11:54
Boşandığı karısını öldürdü, "Amacım eşim ya da oğluma zarar vermek değildi" dedi
Adana’da boşandığı karısını başından vurarak öldüren zanlının, "Amacım eşim ya da oğluma zarar vermek değildi. Olay esnasında kimsenin yaralanmadığını düşündüm, gözümü açtığımda hastanedeydim" dediği öğrenildi. Şüpheli hastaneden taburcu olduktan sonra emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, 7 Mayıs’ta merkez Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı’ndaki yaya alt geçidinde meydana geldi. İddiaya göre, kumar bağımlısı olan Mehmet Ali N. (58), 2 yıl önce ayrı yaşamaya başladığı eşinden 6 ay önce resmi olarak boşandı. Bu sürecin ardından şahıs, eski eşi Neriman Onur’u sık sık ölümle tehdit ederek, oğulları C.N. (20) ve Y.N.’ye de "Sizlere anne acısı yaşatacağım" dedi. Yaklaşık 1 ay önce umreye giden Onur, seyahati öncesinde de ölüm içerikli mesajlar aldı. 10 gün önce Adana’ya dönen Onur’a eski eşinin tehditleri nedeniyle aşçı olarak çalıştığı iş yerine gidip gelirken büyük oğlu C.N. eşlik etmeye başladı. Olay günü de Mehmet Ali N., eski eşi Onur’un servisten indiği noktada beklemeye başladı. Bu sırada annesini almaya gelen C.N., babasını gördü. C.N. babası Mehmet Ali N. ile tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Onur da servisten indi ve kavgayı gördü. Kavga esnasında Mehmet Ali N., belinden tabancasını çıkartarak 2 el ateş açtı, Onur başından vurularak yere yığıldı. Oğlu C.N. ise babasının üzerine atlayarak, silahı alıp dövdü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, Onur’un hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan şüpheli, yunus timlerinin kontrolünde hastaneye kaldırıldı. Babasını darbeden C.N. de polis tarafından gözaltına alındı. "Her gün, annemi korumak için duraktan alıyordum" C.N. emniyetteki ifadesinde, "Her gün annemi korumak için, babam bir şey yapmasın diye duraktan alıyordum" dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen C.N., çıkartıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Adana Adli Tıp Kurumu morgunda otopsi işlemi tamamlanan Neriman Onur’un cenazesi ise dün yakınları tarafından teslim alınarak Buruk Mezarlığında toprağa verildi. "Amacım eşim ya da oğluma zarar vermek değildi" Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu olan şüpheli eski koca Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince emniyete götürüldü. Burada ifadesi alınan zanlının, "Ben konuşmak için gittim. Oğlumla denk geldik, kavga etmeye başladık. Amacım eşim ya da oğluma zarar vermek değildi. Belim de silahım vardı, silahı çektim. Boğuşma esnasında iki defa ateş ettim. O esnada kimsenin yaralanmadığını düşündüm. Gözümü açtığımda hastanedeydim" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mehmet Ali N. adliyeye sevk edildi.
09 Mayıs 2025 Cuma - 10:57
Gastroenteroloji Uzmanı Taşdoğan: "Çölyak hastalığı farklı sağlık sorunlarına yol açabilir"
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Burçak Evren Taşdoğan, çölyak hastalığının çoğu zaman fark edilmeden uzun süre devam edebilen ve kişiyi ciddi sağlık sorunlarına götürebilen bir hastalık olduğunu belirterek, "Tanı konulmadığı sürece, hastalık vücudun farklı sistemlerinde hasara yol açabilir. Glüten içeren gıdaların tüketimi bağırsaklarda ciddi hasara, vitamin ve mineral emilim bozukluklarına, gelişim geriliğine, kansızlığa ve en tehlikelisi olan bağırsak lenfomasına yol açabilir" dedi. Medical Park Seyhan Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Burçak Evren Taşdoğan, 9 Mayıs Dünya Çölyakla Mücadele Günü kapsamında çölyak hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çölyağın, çoğu zaman fark edilmeden uzun süre devam edebilen ve kişiyi ciddi sağlık sorunlarına götürebilen bir hastalık olduğunu dile getiren Taşdoğan, "Her 100 kişiden 1’i bu hastalıkla yaşamaktadır. Çölyak, pek çok kişinin bilmediği ve sıklıkla gözden kaçan bir hastalıktır. Her 100 kişiden 1’i çölyak hastası olabilir fakat çoğu kişi bunun farkında bile değildir. Tanı konulmadığı sürece, hastalık vücudun farklı sistemlerinde hasara yol açabilir" diye konuştu. "Glütensiz diyet uygulanmalı" Tanı konma sürecinden bahseden Taşdoğan, "Tanının doğru şekilde konulabilmesi için önce kan testleri, ardından gerekirse endoskopik inceleme ile bağırsaklardan biyopsi alınması gerekir. Tanı netleştiğinde hastanın yaşam tarzı tamamen değişir. Çünkü çölyak hastalığının tedavisi ilaçla değil, ömür boyu sürecek bir glütensiz diyetle mümkündür" şeklinde konuştu. "Diyetin aksatılmaması şarttır" Glütensiz beslenmenin yalnızca bir tercih değil, çölyak hastaları için hayati bir zorunluluk olduğunun altını çizen Dr. Taşdoğan, "Glüten içeren gıdaların tüketimi bağırsaklarda ciddi hasara, vitamin ve mineral emilim bozukluklarına, gelişim geriliğine, kansızlığa ve en tehlikelisi olan bağırsak lenfomasına yol açabilir. Bu yüzden diyetin aksatılmaması şarttır" ifadelerini kullandı. Glüten içermeyen doğal besinlerin rahatlıkla tüketilebileceğini de vurgulayan Dr. Taşdoğan, "Et, sebze, meyve, yumurta, süt ürünleri, pirinç ve mısır çölyak hastaları için güvenli seçeneklerdir. Ancak ambalajlı ürünlerde gizli glüten kaynakları bulunabileceği için etiket okuma alışkanlığı kazanmak büyük önem taşır" dedi. "Psikolojik destek ve beslenme danışmanlığı büyük önem taşıyor" Glütensiz ürünlerin sosyal ve ekonomik açıdan ulaşılabilirliğinin zorluğunun altını çizen Taşdoğan, "Çölyak hastaları bu süreçte yalnız bırakılmamalı. Psikolojik destek ve beslenme danışmanlığı büyük önem taşıyor. Aynı zamanda toplumsal farkındalığın artması; sağlık çalışanları, eğitim kurumları ve gıda üreticilerinin bu konuda daha duyarlı davranması gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.
09 Mayıs 2025 Cuma - 10:48
Evleri yangında küle dönen çift zor durumda kaldı
Adana'da yaşayan 4 çocuk sahibi çiftin evleri yandı, zor durumda kaldılar. Yangın sırasında tek olan ve komşularının son anda evden çıkarttığı bedensel engelli baba Yunus Üğten, "Hiç kimse yoktu, çocuklar gelip beni çıkarttılar. Yangını gördüm ama engelliyim, hiçbir şey yapamadım" diyerek ağladı.
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:52
Sıcaklar arttı, Adana’da ’bici bici’ zamanı geldi
Adana’da sıcakların kendini hissettirmeye başlamasıyla birlikte vatandaşlar kentin geleneksel lezzetlerinden ’bici bici’ tüketerek serinlemeye başladı. Yurt genelinde sıcaklıklar artarken Adana’da güneş kendini fazlasıyla hissettirmeye başladı. Kentin sıcağının kendini hissettirmesiyle vatandaşlar, "bici bici" olarak bilinen yöresel soğuk tatlıyla yöneldi. Seyhan Nehri ve Baraj Gölü kenarlarında kurulan bici bici tezgahlarına vatandaşlar ilgi gösteriyor. "Alıştıkça vazgeçilmezim oldu" Türkmenistanlı olduğunu ve daha önce eşinin getirdiğini belirten Meral Köroğlu, "Tadı değişik gelmişti ama alıştıkça vazgeçilmezim oldu. Çok hoş bir koku ve tat bırakıyor. İnsana yazın serin ve tatlı bir dondurma yiyor hissi veriyor. Çok sevdik, tavsiye ediyorum. Adanalı olarak güzel bir tatlımız" dedi. Çocuklarıyla bici bici sezonunun açılışını yaptığını aktaran vatandaşlardan Murat Çokdavut ise, "Adana’ya özgü meyveli ve buzlu bir tatlımız. Severek yiyoruz. Misafirlerimiz geldiği zaman getiriyoruz. Alışkın olmayanlar oluyor ama genelde seviyorlar" şeklinde konuştu. İşletme sahiplerinden Oğuz Azar da, "Adanalının serinleme ve bici bici yeme mevsimi geldi. Bici biciye rağbet çok. Müşteriler genelde şehir dışından gelen misafirlerini getiriyorlar. Hem serinletici hem tatlı türü. Genelde klasik olarak üzerine muz doğruyoruz. Bunun dışında karpuzu ve kavunu ikiye bölüp içine bici tanesi ve buz katarak sunum yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder