Yerel Haberler
Adana
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:56 Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:42 Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:15 Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil" Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
Adana sıcağıyla birlikte serinleten ’bici bici’ zamanı da geldi
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:51 Adana sıcağıyla birlikte serinleten ’bici bici’ zamanı da geldi Adana’da sıcakların kendini hissettirmeye başlamasıyla birlikte vatandaşlar kentin geleneksel lezzetlerinden ’bici bici’ tüketerek serinlemeye başladı. Yurt genelinde sıcaklıklar artarken Adana’da güneş kendini fazlasıyla hissettirmeye başladı. Kentin sıcağının kendini hissettirmesiyle vatandaşlar, "bici bici" olarak bilinen yöresel soğuk tatlıyla yöneldi. Sıcaklıklarda birlikte Seyhan Nehri ve Baraj Gölü kenarlarında kurulan bici bici tezgahlarına vatandaşlar ilgi gösteriyor. "Alıştıkça vazgeçilmezim oldu" Türkmenistanlı olduğunu ve daha önce eşinin getirdiğini belirten Meral Köroğlu "Tadı değişik gelmişti. Ama alıştıkça vazgeçilmezim oldu. Çok hoş bir koku ve tat bırakıyor. İnsana yazın serin ve tatlı bir dondurma yiyor hissi veriyor. Çok sevdik, tavsiye ediyorum. Adanalı olarak güzel bir tatlımız" dedi. Çocuklarıyla bici bici sezonunun açılışını yaptığını aktaran vatandaşlardan Murat Çokdavut ise "Adana’ya özgü meyveli ve buzlu bir tatlımız. Severek yiyoruz. Misafirlerimiz geldiği zaman getiriyoruz. Alışkın olmayanlar oluyor ama genelde seviyorlar" şeklinde konuştu. İşletme sahiplerinden Oğuz Azar da "Adanalının serinleme ve bici bici yeme mevsimi geldi. Bici biciye rağbet çok. Müşteriler genelde şehir dışından gelen misafirlerini getiriyorlar. Hem serinletici hem tatlı türü. Genelde klasik olarak üzerine muz doğruyoruz. Bunun dışında karpuzu ve kavunu ikiye bölüp içine bici tanesi ve buz katarak sunum yapıyoruz"ifadelerini kullandı.
Eski kocası tarafından öldürülen 2 çocuk annesi toprağa verildi
08 Mayıs 2025 Perşembe - 16:32 Eski kocası tarafından öldürülen 2 çocuk annesi toprağa verildi Adana’da 6 ay önce resmi olarak ayrıldığı kocası tarafından öldürülen kadının cenazesi toprağa verildi. Annesi öldüğü sırada yanında olan, babasını döverek hastanelik eden oğlu ise hakim karşısına çıktıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest kalıp cenazeye katıldı. Olay, dün merkez Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı’ndaki yaya alt geçidinde meydana geldi. İddiaya göre, kumar bağımlısı olan Mehmet Ali N. (58), 2 yıl önce ayrı yaşamaya başladığı eşinden 6 ay önce resmi olarak boşandı. Bu sürecin ardından şahıs, eski eşi Neriman Onur’u sık sık ölümle tehdit ederek, oğulları C.N. (20) ve Y.N.’ye de "Sizlere anne acısı yaşatacağım" dedi. Yaklaşık 1 ay önce umreye giden Onur, seyahati öncesinde de ölüm içerikli mesajlar aldı. 10 gün önce Adana’ya dönen Onur’a eski eşinin tehditleri nedeniyle aşçı olarak çalıştığı iş yerine gidip gelirken büyük oğlu C.N. eşlik etmeye başladı. Olay günü de iş çıkışı evinin bulunduğu noktada servisten inen kadınla oğlu birlikte alt geçide yöneldi. Bu sırada pusuda bekleyen şüpheli koca, yanlarına yaklaşarak tabancayla iki el ateş etti. Neriman Onur başına isabet eden kurşunla yere yığıldı. Oğlu C.N. ise babasının üzerine atlayarak, silahı alıp dövdü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, Onur’un hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan şüpheli, Yunus timlerinin kontrolünde hastaneye kaldırıldı. Babasını darbeden C.N. de polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen C.N., çıkartıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Cenazeye, serbest kalan oğlu da katıldı Adana Adli Tıp Kurumu morgunda otopsi işlemi tamamlanan Onur’un cenaze ailesi tarafından teslim alındı. Buruk Mezarlığında götürülen kadının naaşı, burada kılınan cenaze namazı sonrasında gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenazeye ailenin yakınlarının yanı sıra babasını darp ettiği için mahkemeye çıkartılıp adli kontrol şartıyla serbest kalan oğlu C.N.’de katıldı.C.N.’nin babasını darp ederken bileğini çatlattığı için alçıda olduğu öğrenildi. Şüpheli kocanın ise hastanede tedavisinin sürdüğü, bitmesinin ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi.
Adana Büyükşehir Belediyesi’ndeki ihaleye fesat ve rüşvet davası bilirkişiye gönderildi
08 Mayıs 2025 Perşembe - 14:36 Adana Büyükşehir Belediyesi’ndeki ihaleye fesat ve rüşvet davası bilirkişiye gönderildi Adana Büyükşehir Belediyesi’nin reklam ihalelerine "fesat karıştırdıkları, rüşvet alıp verdikleri" iddiası ile aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın danışmanı Mürüvet Sızlı’nın da bulunduğu 12 kişinin 7 yıl ile 19 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle açılan davaya devam edildi. Mahkeme, dava dosyasının bilirkişiye gönderilmesine karar verildi. İl Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü’ne bir reklam firması sahibi, 22 Temmuz 2022’de ’Rüşvet vermeden ihale alamıyoruz’ diyerek Adana Büyükşehir Belediyesi’nin bazı çalışanları ile reklam ajansları sahipleri hakkında şikayetçi oldu. İhbar üzerine cumhuriyet savcılığınca soruşturma başlatıldı. Şüphelileri teknik ve fiziki olarak takip eden Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekiplerinin, 18 Aralık 2023’te yaptığı operasyonda yakalanan belediye başkanı danışman Mürüvet Sızlı (35), Büyükşehir Belediyesi çalışanı Mehmet İlker Tutuş (42), Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürü Mehmet Yuşa Davarcı (39), Eylül Ajans çalışanı Mete Çelebi (34), M.İ. (49), Paragraf Baskı Medya Firması sahibi Semih Dizidar (46), Aydoğanlar Ahşap ve Endüstriyel Reklamcılık Şirketi sahibi Süleyman Aydoğan (36), Eylül Ajans Firması sahibi Tahir Cem Oğulhan (42), Karma Açık Hava Reklam Şirketi yetkilisi Umut Şenol (46), Sezgi Ajans sahibi Yüksel Yavuz (61), Kuzgun Medya Limited Şirketi Temsilcisi Can Küçüközkan (47) ve Karma Açıkhava Reklamcılık Ticaret A.Ş. yöneticisi Mehmet Fatih Gültekin (41) gözaltına alındı. Yapılan soruşturma sonunda 12 sanık hakkında "Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, rüşvet vermek, rüşvet almak" suçlarından 7 yıldan 19 yıla kadar hapis cezası istemiyle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davaya devam edildi. Duruşmada tamamı tutuksuz ve haklarında yurt dışına çıkış yasağı ve güvenlik birimlerine imza atma yönünde adli kontrol kararları bulunan sanıklardan Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mürüvet Sızlı ile Süleyman Aydoğan, Semih Dizdar, Mehmet Fatih Gültekin, Mete Çelebi, Tahir Cem Oğulhan ile sanık avukatları hazır bulundu. Kamu İhale Kurumu’na yazılan yazının geldiğini belirten mahkeme başkanı hazır olan sanıklara söz verdi. Sanıklardan Başkan Danışmanı Sızlı, eski savunmalarını tekrarladığını belirtip uzun süre tutuklu kaldığını yurt dışına çıkış ve güvenlik birimine imza atma yönündeki adli kontrol kararları nedeniyle psikolojisinin etkilendiğini belirterek adli kontrol kararlarının kaldırılmasını istedi. Diğer sanıklar da, suçlamaları kabul etmeyerek haklarındaki adli kontrol kararlarının kaldırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış ve güvenlik birimine imza atma adli kontrol kararlarının devamına ve dava dosyasını Danıştay denetçilerinden oluşan bilirkişiye göndermeye karar verdi. Duruşma, eksikliklerin tamamlanması ve bilirkişi raporunun beklenilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.
Baba "Size anne acısı yaşatacağım" diyerek eski eşini öldürmüş
08 Mayıs 2025 Perşembe - 13:14 Baba "Size anne acısı yaşatacağım" diyerek eski eşini öldürmüş Adana’da dün yaşanan kadın cinayetinde kan donduran detaylar ortaya çıktı. Boşandığı kocası tarafından yaya alt geçidinde öldürülen Neriman Onur’un saldırı sırasında yanında oğlunun da olduğu, olaydan sonra babasını döverek hastanelik ettiği öğrenildi. Hastanede tedavisi süren şüphelinin çocuklarına "Size anne acısı yaşatacağım" dediği belirlendi. Olay, dün merkez Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı’ndaki yaya alt geçidinde meydana geldi. İddiaya göre, kumar bağımlısı olan Mehmet Ali N. (58), 2 yıl önce ayrı yaşamaya başladığı eşinden 6 ay önce resmi olarak boşandı. Bu sürecin ardından şahıs, eski eşi Neriman Onur’u sık sık ölümle tehdit ederek, oğulları C.N. (20) ve Y.N.’ye de "Sizlere anne acısı yaşatacağım" dedi. Yaklaşık 1 ay önce umreye giden Onur, seyahati öncesinde de ölüm içerikli mesajlar aldı. 10 gün önce Adana’ya dönen Onur’a eski eşinin tehditleri nedeniyle aşçı olarak çalıştığı iş yerine gidip gelirken büyük oğlu C.N. eşlik etmeye başladı. Annesi yanında vurulan oğlu, babasını hastanelik etti Olay günü de iş çıkışı evinin bulunduğu noktada servisten inen kadınla oğlu birlikte alt geçide yöneldi. Bu sırada pusuda bekleyen şüpheli koca, yanlarına yaklaşarak tabancayla iki el ateş etti. Neriman Onur başına isabet eden kurşunla yere yığıldı. Oğlu C.N. ise babasının üzerine atlayarak, silahı alıp dövdü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, Onur’un hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan şüpheli, Yunus timlerinin kontrolünde hastaneye kaldırıldı. Babasını darbeden C.N. de polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen C.N., çıkartıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan Onur’un cenazesinin bugün defnedileceği öğrenildi. Şüpheli kocanın ise hastanede tedavisinin bitmesinin ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi.
Eski Bakan Sarı, DAİMFED ailesine katıldı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 12:23 Eski Bakan Sarı, DAİMFED ailesine katıldı Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’na (DAİMFED) üye katılımları devam ediyor. Bu kapsamda eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Fatma Güldemet Sarı da DAİMFED ailesine katıldı. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve beraberindeki heyet, eski Bakan Fatma Güldemet Sarı için üyelik katılım töreni düzenledi. Törende konuşan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, federasyonun gün geçtikçe gücüne güç kattığını ifade etti. Karslıoğlu, konuşmasında, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı, Mimar Sayın Fatma Güldemet Sarı sektörümüz için daima önemli isimlerden biri olmuştur. Sadece bölgemize değil, ülkemize sayısız hizmetleri olan duayen bir isim. Federasyonumuza katacağı değer sektörümüz için son derece önemli. Kendilerinin tecrübelerinden faydalanmak hem federasyonumuz hem de federasyonumuza bağlı birliklerimize, derneklerimize değer katacaktır" dedi. "DAİMFED’in mensubu olmaktan onur duyarım" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı ise genel merkezi Adana’da olan ve bölgesel anlamda sektörü tek çatı altında toplayan, uluslararası düzeyde kabul gören DAİMFED’in bir mensubu olmaktan onur duyduğunu kaydetti. Sarı, "Hem bakanlık, hem mimarlık tecrübelerimi DAİMFED aracılığı ile burada üye olan mimar ve mühendislere katkı sağlayacağımdan dolayı heyecan duymaktayım" diye konuştu.
Her yıl 500 talasemili çocuk dünyaya geliyor
08 Mayıs 2025 Perşembe - 10:08 Her yıl 500 talasemili çocuk dünyaya geliyor Çocuk Hematolojisi ve Kemik İliği Nakli Merkezi Uzmanı, Prof. Dr. Bülent Antmen, her yıl 500 talasemili çocuğun dünyaya geldiğini belirterek, "Ülkemizdeki evliliklerin yüzde 3’ünden fazlası akraba evliliği olarak gerçekleşiyor. Akraba evliliğinden sadece talasemi için değil, tüm kalıtsal hastalıkların önüne geçmek için kaçınmak gerekiyor" dedi. Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hemotolojisi/Kemik iliği Nakli Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, 8 Mayıs "Dünya Talasemi Günü" nedeniyle bilgi verdi. İHA’ya açıklamada bulunan Prof. Dr. Antmen, "Talesemi, Akdeniz Anemisi olarak da bilinir. Bu hastalar yeterli kırmızı kan üretemezler. Kansızlık oluşur. Hastada kansızlık nedeniyle çarpıntı, çabuk yorulma gibi belirtiler görülür. Dolayısıyla periyodik olarak kan verilmesi gerekir. Bazı anemi türlerinde ilik nakli ile bu hastalık tedavi de edilebilir. Hastalık genetiktir ve bebek, doğumsal olarak talasemi ile dünyaya gelir ve bu hastalığı ömür boyu taşır. Talaseminin birçok çeşidi vardır. Bu çeşitliliğin sebebi hastalığın tuttuğu pek çok genin olması ve aneminin derinliğinin hastadan hastaya değişmesidir. Beta talasemi majör denilen tip, en ağır olan tiptir" diye konuştu. "Her yıl 500 talasemili çocuk dünyaya geliyor" Prof. Dr. Antmen, her yıl 500 çocuğun talasemili dünyaya geldiğini belirterek, "Talasemi hastalığının ortalığa çıkması için anne ve babanın taşıyıcı olması gerekiyor. Nesilden nesle hep bu şekilde taşınıyor. Türkiye’de Kalıtsal Kan Hastalıkları Kanunu var. Buna bağlı olarak evlilik düşünen bütün çiftlerin bir testi yaptırma zorunluluğu var. Çiftler talasemi için bu testi yaptırdıklarında eğer 2 birey de taşıyıcı ise genetik danışmanlık veriliyor. Her yıl yeni 500 civarında talasemili çocuk dünyaya geliyor. Bu çocuklara destek olmak için Türk Kızılay’ına isimleri verip 3-4 haftada bir kan ihtiyaçları olduğu için kan bağışı yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Kan bağışı çok önemli" Kan bağışının talasemi hastaları için çok önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Antmen, "Kan bağışını teşvik etmemiz lazım. Bu hastalarımızın kan ihtiyaçlarını karşılamamız gerekiyor. Bu hastalığın kesin tedavisi var ve onun için de kemik iliği nakli gerekiyor. Hasta doğduktan sonra 2-7 yaş arasındaki dönemde kemik iliği nakli olabilir" şeklinde konuştu. "Akraba evliliğinden kaçınılmalı" Akraba evliliklerinin kalıtsal hastalıkları artırdığına dikkat çeken Antmen, "Ülkemizde her yüz çiften 3’ü akraba evliliği olarak gerçekleşiyor. Akraba evliliğinde de bu mutasyon, çiftlerin ailelerinde var ise hastalığın ortaya çıkışını yüksek oranda arttırıyor. Akraba evliliğinden sadece talasemi için değil, tüm kalıtsal hastalıkların önüne geçmek için kaçınmak gerekiyor. Onun yanında da evlenmeden önce testleri yapmak ve eğer genetik tespit edildiyse danışmanlık almak gerekiyor" diye konuştu. "Herkesi kan bağışlamaya davet ediyorum" Talasemi hastası Mehmet Öztaş (31) ise kan bağışları sayesinde hayata tutunduklarını anlatarak, "Doğduğumuz günden itibaren kana ihtiyacımız var. Her ay 2 ünite kan alarak yaşıyoruz. Düzenli tedavi olduğumuzda sorun yok ancak kan alınmamız geciktiğinde sosyal yaşamdan kopuyoruz, çok sorunlar oluyor. Herkesi kan bağışlamaya davet ediyorum" dedi.
Öğrencilerin projeleri fuarda sergilendi
08 Mayıs 2025 Perşembe - 10:02 Öğrencilerin projeleri fuarda sergilendi Adana’nın Kozan ilçesinde 220 öğrencinin bilimsel projeleri ’Bilim Fuarı’nda sergilendi. Kozan ilçesinde Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından Bilim Fuarı düzenlendi. Kozan BİLSEM öğrencileri tarafından engelsiz hayat, teknoloji, tarım ve görsel sanatlar alanında hazırlanan projeler büyük beğeni aldı. Fuar kapsamında 220 üstün yetenekli öğrencinin bilimsel projeleri sergilediği ifade edildi. BİLSEM Müdürü Abdullah Dağ ve Proje Yürütücüsü Tolga Ölmez’in koordinasyonunda gerçekleşen fuarın açılışına İlçe Kaymakamı Bahattin Alparslanköylü, Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir, kurum temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Protokol üyeleri, açılışta stantları gezerek öğrenciler ve öğretmenlerden projeler hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirdiğini ve hayal güçlerini ortaya koymalarına fırsat sunduğunu belirten BİLSEM Müdürü Abdullah Dağ," Albert Einstein’ın de dediği gibi, ‘Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.’ Bu sergi, hayal gücünün bilimsel keşiflerle buluştuğu bir platform. Buradaki çocuklar geleceğin bilim insanları. Bilimsel eserler ortaya koyarak ülkemizin milli teknoloji hamlesine katkı sağlamayı amaçlıyorlar" dedi. BİLSEM’in devlet politikası kapsamında hizmet verdiğini vurgulayan Dağ, "Bu merkezler, beyin göçünü engellemek ve üstün zekâlı çocuklarımızın ülkemizde en iyi eğitimi almasını sağlamak amacıyla kuruldu. Bizler de bu misyona uygun şekilde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.