Yerel Haberler
Adana
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:56 Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:42 Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:15 Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil" Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
Çöpte bulunan kafatasının sırrı çözüldü
13 Mayıs 2025 Salı - 09:49 Çöpte bulunan kafatasının sırrı çözüldü Adana’da çöp konteynerinde bulunan insan kafatasının sırrı çözüldü. Uzman Doktor G.S.’nin 31 yıl önce bir mezarlıktaki çalışma sırasında aldığı, öğretmen eşinin ise çöpe attığı ortaya çıktı. G.S.’nin, 1994 yılında tıp fakültesi öğrencisiyken aldığı kafatasını 31 yıl boyunca yanında taşıdığı, öğretmen eşi tarafından "fazlalık" olduğu gerekçesiyle çöpe atıldığı belirlendi. Olay, 10 Mayıs’ta merkez Seyhan ilçesi Gürselpaşa Mahallesi Mavi Bulvar’da meydana geldi. Site görevlisi İsa Kaplan, çöpten hayvanlara vereceği ekmekleri toplarken, konteynerdeki kağıda sarılı poşeti fark etti. Poşeti açtığında karşısına çıkan insan kafatası karşısında büyük şok yaşayan Kaplan, durumu hemen polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekiplerinin incelemesinin ardından kafatası Adana Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Kafatasını doktor 31 yıl önce mezarlıktan almış Konuyla ilgili İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kafatasının kaynağını belirlemek için geniş çaplı araştırma başlattı. Ekipler, 30 saatlik güvenlik kamerası incelemesi sonucunda kafatasının 51 yaşındaki Uzman Doktor G.S.’ye ait olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada, G.S.’nin 1994 yılında tıp fakültesi öğrencisiyken Hatay’ın Samandağ ilçesinde mezarlıktan geçen bir yol çalışması sırasında ortaya çıkan kemiklerden bir kafatasını aldığı belirlendi. G.S.’nin, yetkililere tıp öğrencisi olduğunu söyleyerek kafatasını bilimsel inceleme amacıyla aldığı, o günden bu yana da gittiği her şehre götürdüğü tespit edildi. Ancak G.S.’nin öğretmen eşi G.I.S.’nin (42), evde temizlik yaptığı sırada kafatasını "fazlalık" olarak görüp kağıda sararak poşet içinde çöpe attığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan G.S. ifadesinde, "Bilimsel incelemeler için öğrencilik yıllarımda aldım" dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.S., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kayıp kedi bulunmazsa kocası boşayacak
13 Mayıs 2025 Salı - 08:56 Kayıp kedi bulunmazsa kocası boşayacak Adana’da kedisi kaybolan bir kadın bulana 15 bin lira ödül vereceğini söylerken, kedinin bulunmaması halinde onu çok seven kocasının kendisini boşayacağını söyleyerek duygusal anlar yaşadı. Zeynep Eğri bundan 3 gün önce "Diablo" adını verdiği ama "Mamak" diye seslenince de gelen scootish fold cinsi kedisini 75402 sokakta oturan babasına bıraktı. Ancak çok sevdiği kedisi bir süre sonra kayboldu. 1 yaşında olan ve çipi de bulunan kediden bir daha haber alamayan Eğri, perişan oldu. "Kedimizi eşim de çok seviyor ’ona bir şey olursa seni boşarım’ demişti" Eğri, eşi Hamza Eğri’nin de kediyi çok sevdiğini belirterek, "Kedimizden 3 gündür haber alamıyoruz. Daha önce de gitmiş ama geri gelmişti. Bu kez gelmedi. Eşim de kediyi çok seviyor. O da yurt dışına çalışmaya gitti. Giderken ’kediye iyi bak bir şey olmasın, ona bir şey olursa seni boşarım’ demişti. Kedim kayboldu ona mı yanacağım kocam beni boşayacak ona mı yanacağım çok kötü durumdayım" dedi. "Bulana 15 bin lira ödül vereceğim" Kedisini bulana 15 bin lira ödül vereceğini belirten Zeynep Eğri, "Kedimiz bizim her şeyimiz. Onu bulana 15 bin lira ödül vereceğim. Yeter ki kedimizi geri getirsinler. Ayrıca onun 3 tane yavrusu var. Bulana o yavrulardan da hediye edebilirim, yeter ki kedim geri gelsin. Biz onsuz yaşamıyoruz. Kocam yurt dışında ama kedim kayboldu. İnanın kediyi daha çok özlüyorum. Onsuz bir hayat düşünemiyorum" diyerek gözyaşlarını tutamadı.
Adana’da patates hasadı başladı, tarlada kilogramı 22-24 lira
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:02 Adana’da patates hasadı başladı, tarlada kilogramı 22-24 lira Türkiye’nin en erkenci patatesinin yetiştiği Adana’da hasat başladı. Zirai don nedeniyle verim kaybı yaşanan ürün tarlada kilogramı 22-24 lira arasında alıcı buldu. Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’da erkenci patateste hasat başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalara gelen işçiler, traktör yardımıyla çıkartılan patatesleri topraktan arındırdı. Türkiye’nin dört bir yanına gönderilecek patatesler tarım işçileri tarafından özenle selelere alındı. Ardından patatesler yakın şehirler için kasalarla, uzak şehirler için ise çuvallanıp kamyonlara yüklenerek satış için hallere gönderildi. Zirai don verimi düşürdü Kent geneli 70 bin dönüm ekilen patateste, şubat ayında yaşanan zirai don nedeniyle verim kaybının yaşandığı belirtildi. Geçtiğimiz yıllarda dönüme ortalama 4 ton verim alınan patatesten bu sene bazı tarlalarda 2 ton, bazı tarlalarda ise 2,5 ton verim beklendiği kaydedildi. Kent genelinde ise patatesten bu sezonda 165 bin ton rekolte hedeflendiği açıklandı. Hasatla birlikte büyük boy patatesin kilogram fiyatı tarlada 22-24 lira arasında, orta boy patates 16, en küçük boy patates ise 8 liradan alıcı buldu. Önümüzdeki günlerde hasadın kent genelinde yoğunlaşmasıyla fiyatların da biraz daha düşmesinin beklendiği aktarıldı. "Eski patateslerin bir kısmı Azerbaycan’a gönderiliyor" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Ülkemizde en erkenci turfanda patates hasadı Adana’da başladı. Büyük, orta ve küçük boy olarak patates 3 kısma ayrılıyor. Büyük boy patatesin kilosu 22-24 arasında orta boy 16 ve en küçük boy 8 lira arasında satılıyor. Şu anda ülkemizdeki depolarımızda halen patates var. Onların da en büyüğü 15-16, en küçüğü ise 5-6 lira civarında satılıyor. Eski patateslerin bir kısmı Azerbaycan’a gönderiliyor. Yeni olanlar ise yurt içine gönderiliyor" ifadelerini kullandı. "Patates yurt dışına da gönderilecek" Yurt içindeki patates ihtiyacı karşılandıktan sonra patatesin yurt dışına da gönderilmesini beklediklerini belirten Doğan, "Patateste yurt içi ihtiyaçları karşılandıktan sonra kapılar açılınca ürünler yurt dışına da gönderilecek. Adana’da şu an 70 bin dönüme yakın patates ekimi var. Bundan sonra hasat diğer illerimizde de başlayacak. 22-25 Şubat arasında yaşanan dondan dolayı rekolte yüzde 50 düştü. Ovanın genelinde 2 ile 2,5 ton arası verim beklenirken bazı tarlalarda 4 tona yakın verim alınıyor. Ancak 4 ton verim alınan tarla örnek, çok soğuk yemediği için o verim alınıyor" diye konuştu. "Dönüme maliyet 45 bin lira" Konuşmasını sürdüren Doğan, "Patatesin dönüme 45 bin lira maliyeti var. Bu aldığınız verimle maliyetleri kurtarmak mümkün değil. Patatese ayrıca bir destek verilmesi gerekiyor. Dönüm başına 488 lira destek var. Ayrıca bin 24 lirada sertifikalı tohum desteği veriliyor. Afetler nedeniyle bu sene çiftçilerimiz maliyetlerini zor kurtaracak" dedi. "Halkımız da patatese fazla para ödemesin" Adana ve Hatay’da 11 bin dönüm alanda patates ekimi yapan üretici Ali Osman Koyun ise fiyatların düşmemesi halinde çiftçinin ancak maliyetleri kurtarabileceğini belirterek, şunları söyledi: "Şu anda maliyetler konusunda biraz zorlanıyoruz. Dekar maliyeti ve giderlerimiz çok fazla. İnşallah soğuktan etkilenmeyen bölgelerimizdeki arkadaşlarımızla beraber patatesi elimizden gelen en iyi seviyeye getirmeye çalışacağız. Şu an fiyatlar 20 TL bandında ve boyutuna göre değişiyor. Halkımızın çok fazla para ödemeden ve bizim de maliyetlerimizi kurtaracak şekilde patates fiyatları olursa biz razıyız."
Adana’da patates hasadı başladı, tarlada kilogramı 22-24 lira
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:55 Adana’da patates hasadı başladı, tarlada kilogramı 22-24 lira Türkiye’nin en erkenci patatesinin yetiştiği Adana’da hasat başladı. Zirai don nedeniyle verim kaybı yaşanan ürün tarlada kilogramı 22-24 lira arasında alıcı buldu. Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’da erkenci patateste hasat başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalara gelen işçiler, traktör yardımıyla çıkartılan patatesleri topraktan arındırdı. Türkiye’nin dört bir yanına gönderilecek patatesler tarım işçileri tarafından özenle selelere alındı. Ardından patatesler yakın şehirler için kasalarla, uzak şehirler için ise çuvallanıp kamyonlara yüklenerek satış için hallere gönderildi. Zirai don verimi düşürdü Kent genel 70 bin dönüm ekilen patateste, Şubat ayında yaşanan zirai don nedeniyle verim kaybının yaşandığı belirtildi. Geçtiğimiz yıllarda dönüme ortalama 4 ton verim alınan patatesten bu sene bazı tarlalarda 2 ton, bazı tarlalarda ise 2,5 ton verim beklendiği kaydedildi. Kent genelinde ise patatesten bu sezonda 165 bin ton rekolte hedeflendiği açıklandı. Hasatla birlikte büyük boy patatesin kilogram fiyatı tarlada 22-24 lira arasında, orta boy patates 16, en küçük boy patates ise 8 liradan alıcı buldu. Önümüzdeki günlerde hasadın kent genelinde yoğunlaşmasıyla fiyatların da biraz daha düşmesinin beklendiği aktarıldı. "Eski patateslerin bir kısmı Azerbaycan’a gönderiliyor" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Ülkemizde en erkenci turfanda patates hasadı Adana’da başladı. Büyük, orta ve küçük boy olarak patates 3 kısma ayrılıyor. Büyük boy patatesin kilosu 22-24 arasında orta boy 16 ve en küçük boy 8 lira arasında satılıyor. Şuanda ülkemizdeki depolarımızda halen patates var. Onlarında en büyüğü 15-16, en küçüğü ise 5-6 lira civarında satılıyor. Eski patateslerin bir kısmı Azerbaycan’a gönderiliyor. Yeni olanlar ise yurt içine gönderiliyor" ifadelerini kullandı. "Patates yurt dışına da gönderilecek Yurt içindeki patates ihtiyacı karşılandıktan sonra patatesin yurt dışına da gönderilmesini beklediklerini belirten Doğan, "Patateste yurtiçi ihtiyaçları karşılandıktan sonra kapılar açılınca ürünler yurtdışına da gönderilecek. Adana’da şuan 70 bin dönüme yakın patates ekimi var. Bundan sonra hasat diğer illerimizde de başlayacak. 22-25 Şubat arasında yaşanan dondan dolayı rekolte yüzde 50 düştü. Ovanın genelinde 2 ile 2,5 ton arası verim beklenirken bazı tarlalarda 4 tona yakın verim alınıyor. Ancak 4 ton verim alınan tarla örnek, çok soğuk yemediği için o verim alınıyor" diye konuştu. "Dönüme maliyet 45 bin lira" Konuşmasını sürdüren Doğan, "Patatesin dönüme 45 bin lira maliyeti var. Bu aldığınız verimle maliyetleri kurtarmak mümkün değil. Patatese ayrıca bir destek verilmesi gerekiyor. Dönüm başına 488 lira destek var. Ayrıca bin 24 lirada sertifikalı tohum desteği veriliyor. Afetler nedeniyle bu sene çiftçilerimiz maliyetlerini zor kurtaracak" dedi. "Halkımızda patatese fazla para ödemesin" Adana ve Hatay’da 11 bin dönüm alanda patates ekimi yapan üretici Ali Osman Koyun ise fiyatların düşmemesi halinde çiftçinin ancak maliyetleri kurtarabileceğini belirterek, şunları söyledi: "Şuan da maliyetler konusunda biraz zorlanıyoruz. Dekar maliyeti ve giderlerimiz çok fazla. İnşallah soğuktan etkilenmeyen bölgelerimizdeki arkadaşlarımızla beraber patatesi elimizden gelen en iyi seviyeye getirmeye çalışacağız. Şuan fiyatlar 20 TL bandında ve boyutuna göre değişiyor. Halkımızın çok fazla para ödemeden ve bizimde maliyetlerimizi kurtaracak şekilde patates fiyatları olursa biz razıyız."
AOSB Ulusal 5’inci Ar-Ge ve İnovasyon Proje Yarışması Sonuçlandı
11 Mayıs 2025 Pazar - 12:37 AOSB Ulusal 5’inci Ar-Ge ve İnovasyon Proje Yarışması Sonuçlandı Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Ulusal Sanayi Odaklı Ar-Ge ve İnovasyon Proje Yarışması sonuçlandı. Türkiye’nin dört bir yanından üniversitelerin yoğun ilgi gösterdiği yarışmada, lisans öğrencilerinden akademisyenlere kadar geniş bir yelpazeye yayılan projeler, sanayinin katma değerli üretimi ve teknolojik dönüşümü için önemli fırsatlar sundu. Toplam 750 bin TL’lik ödül havuzuyla desteklenen yarışma; sanayiye doğrudan katkı sağlayabilecek, uygulanabilir ve yenilikçi projeleri teşvik ederek hem üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeyi hem de genç girişimciliği desteklemeyi amaçlıyor. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, yarışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Bu yılki yarışmaya Türkiye genelinde 62 farklı üniversiteden toplam 182 proje başvurusu yapıldığını bildirdi. Akpınar, "Projelerin tamamı ‘kör hakem tekniği’ ile, yani değerlendirme kurulunun başvuru sahiplerini bilmediği şeffaf ve objektif bir yöntemle incelendi. Üniversitelerimizden çıkan her önemli fikir, sanayimizin gelişimi için bir fırsattır. AOSB olarak yalnızca üretimi değil, aynı zamanda bilgi üretimini de desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Ar-Ge ve inovasyonun yalnızca bugünü değil, yarını da şekillendireceğine dikkat çeken Akpınar, sözlerine şöyle devam etti: "Ar-Ge ve inovasyon, sanayinin temel taşlarıdır. Bu alandaki yatırımlar; üretimde verimliliği artırır, maliyetleri düşürür ve sürdürülebilirliği mümkün kılar. Aynı zamanda sanayicimizin küresel rekabette güçlenmesini sağlar. Bilimsel bilgi ile üretim gücü buluştuğunda ortaya çıkan sinerji yalnızca bölgemize değil, Türkiye ekonomisine de uzun vadeli katkı sağlar. Bu yarışma da işte bu anlayışın bir parçasıdır. Genç beyinlerle sanayimizi bir araya getiren her platform, bizim için stratejik bir adımdır." Dereceye giren proje sahiplerine ödülleri, 21 Mayıs 2025 tarihinde AOSB Seyhan Salonunda düzenlenecek törenle takdim edilecek.