Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Kendisini ezilmekten kurtaran kişiyle görüşüp elini öptü
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:09:37
Adana’da terliğini almak için altına girdiği park halindeki hafif ticari aracın hareket etmesiyle ezilmekten son anda kurtarılan Hamza, kendisini kurtaran kişiyle görüşerek elini öpüp, teşekkür etti. Olay, geçtiğimiz cuma günü merkez Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hamza Karaca isimli çocuk sokakta oyun oynarken terliği park halindeki bir otomobilin altına girdi. Çocuk terliği almak için eğilerek otomobilin altına girmeye çalıştı. Bu sırada çocuğu fark etmeyen sürücü, otomobili hareket ettirmek üzereyken çevrede bulunan Bahtiyar Ete durumu son anda fark etti. Hızla müdahale eden Ete, çocuğu aracın altından çıkarıp çekerek kazanın önüne geçti. Küçük çocuğun yara almadan kurtulduğu öğrenildi. O anlar ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasınca saniye saniye görüntülendi. Elini öpüp teşekkür etti Olayın ardından çocuğa ulaşan Ete, kısa süre sonra Hamza Karaca ile bir araya geldi. Hamza, Ete’yi görür görmez sarılıp elini öpüp, teşekkür etti. Büyük bir faciayı önleyen Ete ile Karaca, birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:56
Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır"
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:42
Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira
Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:15
Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil"
Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:43
Adana’da DEAŞ’ın uyuyan hücresindeki 5 şüpheli tutuklandı, 1’i sınır dışı edildi
Adana’da terör örgütü DEAŞ’ın uyuyan hücresine yönelik şafak vakti düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklandı, 1 kişi ise sınır dışı edildi. Zanlıların, geçmişte Suriye’de DEAŞ saflarında yer aldıklarını itiraf ettikleri öğrenildi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, DEAŞ terör örgütüne yönelik yürütülen çalışmalarda örgüt adına silahlı faaliyet yürüttüğü ve yasa dışı yollarla Türkiye’ye girdiği tespit edilen 6 yabancı uyrukluyu takibe aldı. Yaklaşık 2 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından şüphelilerin DEAŞ’ın uyuyan hücresi içerisinde yer aldıkları belirlendi. 7 Mayıs günü şafak vakti özel harekat polislerinin desteğiyle düzenlenen eş zamanlı operasyonla şahıslar saklandıkları adreslerde gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüphelilerden M.S., H.A., H.H., M.H. ve H.A. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, A.B. ise sınır dışı edildi. Soruşturma kapsamında tutuklanan şüphelilerin 2015 ile 2024 yılları arasında farklı tarihlerde illegal yollarla Türkiye’ye girdikleri, tarım, sanayi ve mobilya sektörlerinde çalışarak ülkede bulundukları süre boyunca Suriye’de DEAŞ içerisinde faaliyet yürüttüklerini itiraf ettikleri öğrenildi.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:39
Dr. Yıldırım: "Türkiye’de bireylerin internette vakit geçirme süresi 7.6 saat"
Yeşilay Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, gençleri sosyal medya bağımlılığına karşı uyararak, "Türkiye’de ortalama bireylerin internette vakit geçirme süresi 7.6 saat" dedi. Adana’da Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencileri, Yeşilay Adana Şubesi iş birliğiyle ekran, alkol, madde ve tütün bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla "Bağımlılığı Yen, Hayatı Yeniden Kazan" başlıklı bir farkındalık etkinliği düzenledi. Etkinlik, Yeşilay Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım’ın yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Dr. Yıldırım, Türkiye’de ve Adana’da bağımlılığa dair bilgiler vererek, "Türkiye’nin her yerinde 120 şube ve 105 YEDAM merkeziyle 135 bin gönüllü ekibimize sizleri davet etmek isteriz, sizlerle beraber aile hastalığı olan bağımlılık illerinden bir an evvel milletimizin istikbalini kurtarmak istiyoruz. 2025’in aile yılı olması hasebiyle bizler de aileler üzerinde çalışma gayretindeyiz. Önceliğimiz gençlerimiz ve gençliğimizdir. Bu sayede onların aileleriyle daha huzurlu bir adana daha huzurlu bir Türkiye mümkün olacaktır" dedi. Dr. Yıldırım, sosyal medya bağımlılığına da değinerek, "En güncel verilere göre Türkiye’de ortalama bireylerin internette vakit geçirme süresi 7.6 saat olarak tespit edilmiş durumda. Bunların 2 saat gibi üçte birlik süresi ise sadece sosyal medyada geçiriliyor" diye konuştu. Konuşmanın ardından YEDAM Sosyal Hizmet Uzmanı Tursine Kılınç ve YEDAM klinik psikoloğu Mihriban Taşpınar Çağlıyan tarafından katılımcılara bağımlılıkla mücadele konusunda güncel veriler ve çözüm yollarının anlatıldığı çeşitli sunumlar yapıldı. Öğrenciler tarafından yoğun ilgi gören program sonunda Çukurova Üniversitesi Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Şule Menziletoğlu Yıldız tarafından konuşmacılara plaket takdim edildi.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:36
Adana Sanayi Kampüsü, EDIH Anadolu Konsorsiyumunu Ağırladı
Adana Sanayi Odası’nın koordinatörlüğünü üstlendiği Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri Projesi EDIH Anadolu Konsorsiyumu, ilk fiziki toplantısını Adana Sanayi Kampüsü’nde gerçekleştirdi. Avrupa Komisyonu’nun çağrısı üzerine Avrupa Birliği genelinde oluşturulan ve 169 merkezden oluşan Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına Türkiye’den dahil olmaya hak kazanan beş projeden biri olan EDIH Anadolu, dijital dönüşümde bölgesel iş birliğini güçlendirme hedefiyle ilk fiziki toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya; Adana Model Fabrika, Gaziantep Model Fabrika, Çukurova Kalkınma Ajansı, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Konya Karatay Üniversitesi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çukurova Teknokent, İskenderun Teknokent, Kahramanmaraş Teknokent, Osmaniye Teknokent, Antakya Organize Sanayi Bölgesi ve Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nin temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Adana Sanayi Odası Genel Sekreteri Veli Oğuz, projeye duydukları inancı şu sözlerle dile getirdi: "Araştırmalar da bunu açıkça ortaya koyuyor, Deloitte’un verilerine göre, daha yüksek dijital olgunluğa sahip şirketler, bu dönüşümü gerçekleştiremeyenlere kıyasla yüzde 45 daha fazla gelir artışı sağlıyor. Biz de bu veriler ışığında, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil; insanla, iş birliğiyle ve sürdürülebilir bir vizyonla gerçekleşeceğine inanıyoruz. EDIH Anadolu Projesi’ni de bu anlayışla hayata geçiriyoruz. Sanayinin geleceğini şekillendiriyoruz sloganı ile yola çıktığımız Adana Sanayi Kampüsümüz ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz projemizin bölgemizdeki KOBİ’lerin dijital dönüşümüne ve yetkinlik gelişimine büyük katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum." Oğuz, EDIH Anadolu’nun Türkiye genelinde desteklenmeye hak kazanan beş projeden biri olduğuna dikkat çekerek, projenin bölgesel kalkınma ve teknolojik gelişim açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran ise konuşmasında, projenin sadece teknik çıktılardan ibaret olmadığını, aynı zamanda bölgede ortak çalışma kültürünü ve kurumlar arası iş birliğini pekiştirecek önemli bir başlangıç olduğunu vurguladı: "Projenin hazırlık süreci dahi kurumlarımız arasındaki iş birliğini artırdı. Stratejik belgenin oluşturulması, bölgedeki tüm kuruluşların ortak hedeflere yönelmesini sağladı. Rekabet yerine dayanışmayı önceleyen bir anlayışla ilerliyoruz. Bu proje sayesinde, bölgedeki firmaların dijital kapasitesini artırarak daha etkin, daha verimli yapılar hâline gelmelerine katkı sağlayacağız." Toplantının devamında, Adana Sanayi Odası Proje Geliştirme ve Dış Ticaret Merkezi Direktörü Halis Can Şire, EDIH Anadolu Projesi’nin kapsamı, hedefleri ve uygulama süreci hakkında konsorsiyum üyelerine detaylı bir sunum yaptı. Sunumda, her kurumun görev ve sorumlulukları, planlanan faaliyet takvimi, performans göstergeleri ve izleme-değerlendirme yöntemleri paylaşıldı. Ayrıca, proje kapsamında dijital dönüşüm danışmanlığı verecek teknik ekiplerin koordinasyonu, eğitim ve atölye içeriklerinin geliştirilmesi, pilot uygulama bölgeleri ile üniversiteler ve teknokentlerin sağlayacağı akademik destek de gündeme alındı. Toplantı, konsorsiyum üyeleri arasında görev dağılımının yapılması ve gelecek dönemdeki iş birliği mekanizmalarının netleştirilmesiyle sona erdi. EDIH Anadolu Projesi Hakkında Projeyle birlikte KOBİ’lere, girişimcilere ve kamu kurumlarına dijital dönüşüm hizmetleri sunulacak. Model fabrikaların dijital altyapısı kullanılarak dijital olgunluk değerlendirmeleri yapılacak, firmalara özel dijital yol haritaları hazırlanacak. Ayrıca yapay zekâ, nesnelerin interneti (IoT) ve siber güvenlik gibi alanlarda eğitim ve atölye çalışmaları düzenlenecek. Yapay zekâ girişimlerine yönelik kuluçka programları geliştirilecek, firmaların yatırım fırsatlarına erişimi desteklenecek ve enerji ile su analizleri yoluyla sürdürülebilir dijital dönüşüme katkı sağlanacak. 48 ay sürecek proje kapsamında 3.000’den fazla firmaya dijital dönüşüm farkındalığı kazandırılması, 195 firmaya birebir dijital danışmanlık verilmesi ve 400 kişinin ileri dijital teknolojiler alanında eğitilmesi hedefleniyor.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:36
Adana’da DEAŞ’ın uyuyan hücresindeki 5 şüpheli tutuklandı, 1’i sınır dışı edildi
Adana’da terör örgütü DEAŞ’ın uyuyan hücresine yönelik şafak vakti düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklandı, 1 kişi ise sınır dışı edildi. Şüphelilerin, geçmişte Suriye’de DEAŞ saflarında yer aldıklarını itiraf ettikleri öğrenildi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, DEAŞ terör örgütüne yönelik yürütülen çalışmalarda örgüt adına silahlı faaliyet yürüttüğü ve yasa dışı yollarla Türkiye’ye girdiği tespit edilen 6 yabancı uyrukluyu takibe aldı. Yaklaşık 2 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından şüphelilerin DEAŞ’ın uyuyan hücresi içerisinde yer aldıkları belirlendi. 7 Mayıs günü şafak vakti özel harekat polislerinin desteğiyle düzenlenen eş zamanlı operasyonla şahıslar saklandıkları adreslerde gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüphelilerden M.S., H.A., H.H., M.H. ve H.A. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, A.B. ise sınır dışı edildi. Soruşturma kapsamında tutuklanan şüphelilerin 2015 ile 2024 yılları arasında farklı tarihlerde illegal yollarla Türkiye’ye girdikleri, tarım, sanayi ve mobilya sektörlerinde çalışarak ülkede bulundukları süre boyunca Suriye’de DEAŞ içerisinde faaliyet yürüttüklerini itiraf ettikleri öğrenildi.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:33
Türkiye’nin motosiklet tutkunları Yumurtalık’ta buluştu
Adana’da Yumurtalık Belediyesi’nin düzenlediği Motosiklet Festivali, Türkiye’nin her yerinden insanları Yumurtalık Zeytinbeli Sahili’nde buluşturdu. Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok, güneyin yıldızı Yumurtalık’a gelen tüm misafirlere teşekkür etti. Yumurtalık Belediyesi’nin iştiraki olan ‘Güney Yıldızı Büfeleri’nin sponsorluğunda düzenlenen festival kapsamında Yumurtalıklı kadınlar el emeği ürünlerini sergileme fırsatı da buldu. Başkan Altıok, festivale katılan annelerin gününü kutlarken, engelli ve özel çocuklarla da tek tek ilgilendi ve çeşitli hediyeler sundu. Türkiye’nin dört bir yanından motorcu grupların yanı sıra, yaklaşık 4 bin kişinin katıldığı festivalin ilk gününde Yumurtalık’ta olağanüstü güzellikten duyduğu memnuniyeti ifade eden Başkan Altıok, masmavi denizin, tarihin, doğanın ayrıcalıklı adresi Yumurtalık’tan tüm Türkiye’ye selamlarını ve sevgilerini sundu. Festival alanında yüzlerce çadır kuran, karavanlarıyla ilçeye adeta akın eden vatandaşların hem ekonomik hem de sosyal bir katkı sunduğuna dikkat çeten Başkan Altıok, "Yumurtalık’ta 01 Adana plakasından başlayıp 81 plakaya kadar tüm illerimizden insanlarımızı araçlarıyla birlikte görmek bizlere onur verdi. Güneyin yıldızı Yumurtalık’ta hep birlikte unutulmaz anlar yaşıyoruz. Motosiklet festivalimiz geniş kapsamıyla düzenlenen ilk festival olma ünvanını taşıyor" diye konuştu. Altıok’un motosiklet gösterisi sunduğu, gönüllerince eğlenen insanların halay da çektiği festival kapsamında penaltı yarışmaları, konserler, voleybol turnuvası düzenlendi, kamp ateşi yakıldı, vatandaşlar sahilde canlı müzik eşliğinde doyasıya eğlenme fırsatı buldu.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:19
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Anız Yakmak Geleceğimizi Yakmaktır"
Buğday hasadının kıraç yerlerde başladığını, Mayıs ayının ortasından sonra da Çukurova’nın her tarafında başlayacağını belirten, Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, üreticilere önemli uyarılarda bulundu. Her yıl hasat sonrası tarlalarda görülen anız yangınları ciddi çevresel, tarımsal ve toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Anız yakmak bir çözüm değil, toprak için bir felakettir" dedi. Anız, hasat sonrası tarlada kalan sap ve kök artıklarına verilen isim. Ne yazık ki bazı üreticiler, ikinci ürün ekimi için tarlayı hızlı şekilde temizlemek amacıyla bu kalıntıları yakmayı tercih ediyor. Ancak bu yöntem toprağın yapısını bozuyor, canlılığını öldürüyor ve uzun vadede verimi düşürüyor. Başkan Doğan, anız yangınlarının yalnızca tarımsal değil, ekolojik ve sağlık açısından da ciddi zararları olduğunu belirterek, "Buğdayın toprağa bıraktığı kök ve saplar yakıldığında, toprakta yaşayan faydalı mikroorganizmalar da yok oluyor. Bu da tarımsal üretimde sürdürülebilirliği tehdit ediyor. Ayrıca toprağın organik madde oranı düşüyor, su tutma kapasitesi azalıyor. Sonuçta çiftçi bir sonraki yıl daha fazla gübre ve kimyasal kullanmak zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı. Anız yakmanın doğaya verdiği zarar bununla da sınırlı değil. Yangınlar kontrolsüz şekilde büyüyerek ormanlık alanlara, yerleşim yerlerine veya altyapı hatlarına sıçrayabiliyor. Ayrıca dumanlar görüş mesafesini daraltarak özellikle karayolu trafiğinde ciddi kazalara neden olabiliyor. Solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyen dumanlar, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan bireyler için risk oluşturuyor. Yasal olarak da anız yakmanın yasak olduğunu hatırlatan Doğan, "Çevre Kanunu’na göre anız yakanlara ciddi para cezaları uygulanıyor. Üreticilerimizin, geçici kolaylıklar uğruna hem kendilerine hem çevreye zarar vermemeleri gerekiyor. Çiftçilerimiz alternatif yöntemleri tercih etmeliler. Hasadı toprak yüzeyine yakın yaparak sap miktarını azaltmak, anızları parçalayarak toprağa karıştırmak, ya da sapları biçip hayvan yemi olarak değerlendirmek mümkün. Bu yöntemler hem ekonomik hem de çevre dostudur" dedi. Doğan, tüm çiftçilerimize çağrıda bulunuyorum, toprağınızı koruyun, anız yakmayın. Çünkü anız yakmak sadece bu yılı değil, geleceğinizi de yakmaktır" şeklinde konuştu.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:19
Kahvaltı yüzünden eşini darbetti, o anlar saniye saniye görüntülendi
Adana’da bir kişi, kahvaltı yüzünden tartıştığı eşini darbettiği için gözaltına alındı. O anlar ise saniye saniye görüntülendi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Koza Mahallesi 1654 sokakta meydana geldi. İddiaya göre, kahvaltı yapan Mustafa K. ile eşi Hatice D. çay koyma meselesi yüzünden tartıştı. Tartışma kısa sürede alevlenerek sokağa taştı. Mustafa K. aracıyla ayrılmak isterken eşi yanına gelip tartışmayı devam ettirdi. Bunun üzerine Mustafa K. eşini darbetti, daha sonra da aracıyla olay yerinden ayrıldı. Bu anlar ise bir vatandaş tarafından saniye saniye görüntülendi. Polis bu görüntüler üzerine harekete geçerek kocayı gözaltına aldı. Ancak Hatice D. eşinden şikayetçi olmayınca koca ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.
11 Mayıs 2025 Pazar - 10:01
Şehit annesi: "Devletimiz oğlumun yokluğunu bana aratmamak için hep yanımda oldu"
Adana’nın Kozan ilçesinde şehit annesi Elif Özel, Anneler Günü’nde kendisini ziyaret eden vakıf görevlilerinin eşliğinde oğlunun kabrini ziyaret etti. Hem şehidin kabir başında hem de evinde yalnız bırakılmayan anne Özel, "Devletimiz oğlumun yokluğunu bana aratmamak için hep yanımda oldu" dedi.
11 Mayıs 2025 Pazar - 09:25
Ağızdaki bu belirti löseminin ilk işareti olabilir
Şiddetli diş eti büyümesi, kanayan diş etleri ve dişlerin sallanması, kötü ağız kokusu Çoğu zaman basit bir diş eti iltihabı zannedip geçiştiriyoruz. Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, yeni bir araştırmanın çarpıcı sonuçlarına dikkat çekiyor: Şiddetli diş eti hiperplazisi (dişeti şişmesi), bazen akut miyeloid löseminin (AML) erken habercisi olabiliyor. Diş Eti Şişmesi Lösemik Hücrelerin İstilasından Kaynaklanıyor! Akut Miyeloid Lösemi (AML), yetişkinlerde en sık görülen akut lösemi türüdür. Kemik iliğinde anormal çoğalan beyaz kan hücreleri (lösemik hücreler), kemik iliğini istila ederek normal kan hücresi üretimini durdurur. AML’nin ağız içi belirtileri arasında, özellikle diş eti dokusunda belirgin hiperplazi (dişeti büyümesi) ve aşırı dişeti kanaması bulunuyor. Dişeti büyümesi yalnızca kötü ağız hijyen kaynaklı değil! Bilimsel araştırmalar ışığında, diş eti büyümesi şikâyetiyle başvuran 16.364 hasta arasında yapılan taramada, 117 kişide ciddi diş eti büyümesi saptandı. Daha da çarpıcısı, bu hastaların yüzde 1,7’sinde doğrudan AML tanısı kondu. Diş etlerinde anormal büyümenin, sadece iltihap veya kötü ağız hijyeninin sonucu olmadığını, bazen kan hücresi kanserinin ilk sessiz alarmı olabileceğini vurguladı. AML, özellikle 65 yaş üstünde görülme sıklığı artan, hayatı tehdit eden bir hematolojik malignite türü. Bu hastalıkta, kemik iliğinde normal kan hücresi üretimi durur ve yerini anormal lösemik hücrelere bırakır. Bu süreç ağızda, özellikle diş etlerinde büyüme, şiddetli kanama ve dişlerde gevşeme gibi erken belirtilerle kendini gösterebilir. Prof. Dr. Birkan Özkan bu konuda şöyle uyarıyor: "Diş eti büyümesi sadece diş taşı veya dişeti iltihap kaynaklı değildir. Bazı vakalarda, lösemik hücrelerin doğrudan diş etine yerleşmesiyle oluşan bir reaksiyondur. Bu durum, diş etlerinde şişmeye, aşırı kanamaya ve hatta dişlerin yerinden oynamasına sebep olabilir. Erken teşhis edilmediğinde ise hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabilir." Çene kemiği erimesi ve diş kaybına dikkat! Dişlerin sallanmasının sadece diş kaybı anlamına gelmediği, diş etindeki lösemik infiltrasyon, zamanla çene kemiğine kadar ilerleyerek çene kemiğin yapısını da çökertiğini anlatan Prof. Dr. Birkan Özkan, bu hastalarda gözlemlenen kritik belirtileri şöyle sıraladı: "Diş etlerinde kırmızı-mor renkli, halka şeklinde şişlikler, en ufak dokunuşta bile durmayan dişeti kanamaları, inatçı hiç geçmeyen kötü ağız kokusu, dişlerde sallanma ve çene kemiğinde hızlı erime, ağız içinde tekrarlayan enfeksiyonlar ve iyileşmeyen yaralar. Bağışıklık sistemi zaten lösemi nedeniyle çökmüş durumdayken, ağız içi enfeksiyonlar vücudun tamamına yayılarak ölümcül sepsis (kan zehirlenmesi) riskini artırıyor. Bir başka deyişle, başlangıçta yalnızca bir diş eti kanaması gibi görülen durum, tedavi edilmezse tüm vücudu etkisi altına alarak geri dönüşü olmayan yıkımlara yol açıyor. AML, hızlı ilerleyen ve ölüm oranı çok yüksek bir kanser türüdür. Erken evrede teşhis edildiğinde kemoterapi ve kemik iliği nakli gibi yöntemlerle yaşam şansı artırılabilir. Ancak diş eti belirtileri gözden kaçırıldığında ve hastalık vücutta yaygınlaştığında, tedavi çoğunlukla işe yaramaz hale gelir. Bu nedenle diş etinde olağan dışı bir büyüme, kanama, renk değişikliği veya dişlerde anormal hareketlilik gözlemleyen herkesin mutlaka ileri tetkiklerden geçmesi gerekiyor. Basit Bir Diş Eti Kanaması Hayat Kurtarabilir Son olarak Prof. Dr. Birkan Taha Özkan’dan önemli hayati uyarılar; "Biz diş hekimleri için bir hastanın diş eti muayenesi, sadece diş sağlığını değil, genel sağlığı da koruma mücadelesidir. Diş eti büyümesi sıradan bir diş eti iltihabı gibi görünse bile, aslında vücuttaki kan hücrelerinin trajik bir değişiminin ilk habercisi olabilir. Aklınızda tutun: ağız, vücudun aynasıdır. Diş eti kanaması, şiddetli dişeti büyümesi, kötü ağız kokusu ve diş sallanması gibi belirtiler yalnızca ağız içi bir sorun değil; çoğu zaman sistemik bir hastalığın ilk belirtisidir. Bu yüzden dişlerinizi fırçalarken ya da aynada ağzınıza bakarken gördüğünüz her olağan dışı değişimi ciddiye alın veya detaylı düzenli diş hekimi muayenesi olun. Çünkü bazen küçük bir diş eti kanaması, hayatınızın kurtulmasına vesile olabilir."
11 Mayıs 2025 Pazar - 09:17
Saimbeyli ormanlarında temizlik yapıldı
Adana’nın Saimbeyli ilçesinde orman yangınlarında insan kaynaklı hataların önüne geçebilmek için atıklar toplanarak temizlik yapıldı. İlçede Çöbük yol güzergâhında bulunan ormanlık arazilerde 450 kişilik çevre gönüllüsü atılan şişe poşet ve çöpleri tek tek topladı. Öğrenciler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan gönüllülere İlçe Kaymakamı Emre Açar ile İlçe Orman İşletme Müdürü Ayhan Uyaroğlu’da eşlik etti. ’Orman benim, atıkları toplar, yangınları önlerim" sloganı gönüllüler 150 kilogram atık topladı. Yapılan temizlik çalışmasıyla ilgili bilgi veren İlçe Kaymakamı Emre Açar: " Orman İşletme Müdürlüğümüzün ev sahipliğinde düzenlenen ’Orman Benim’ mottolu programa katıldık. Hep birlikte orman yangınlarını önlemeye yönelik farkındalık oluşturmak için de Cöbük Yol Güzergâhında orman yangınlarına yol açabilecek atıkları topladık. Yeşil vatan için seferber olduk"dedi.
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 20:34
Adana’da iki noktada çıkan orman yangınları kontrol altına alındı
Adana’da iki ayrı noktada çıkan orman yangını kontrol altına alındı. Yangın, akşam saatlerinde Pozantı ilçesine bağlı Çamalan mevkiinde ve Çukurova ilçesinde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangınları gören çevredekiler durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin kısa sürede müdahale ettiği yangınlar, büyümeden kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. Yangınların çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 18:47
Yalçın Koşukavak: "Süper Lig’e çıkmak için var gücümüzle çalışacağız"
Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, play-off’a yükseldikleri için mutlu olduklarını belirterek, "Hedefimiz olan Süper Lig’e çıkmak için oyuncularımla birlikte var gücümüzle çalışacağız. İnşallah bunu da başarırız" dedi. Trendyol 1. Lig’in son haftasında Boluspor, deplasmanda karşılaştığı Adanaspor’u 7-0 mağlup ederek adını play-off’a yazdırdı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, play-off’ta tüm güçleriyle sahada olacaklarını belirterek, şunları söyledi: "Çok güzel bir yarış oldu, son haftaya kadar sürdü. Teknik ekip, oyuncular olarak ne gerekiyorsa büyük bir özveriyle çalıştık ve çok şükür play-off’a kaldık. İnşallah orada da tüm gücümüzü ortaya koyacağız. Çünkü herkes üçüncü sıradaki takımı bekliyor. Elimizden gelen her şeyi yapacağız. Oyuncularımı tebrik ediyorum. Takım olarak çok zorluklarla uğraştık. Şubat ayından bu yana, yani 4 aydır iç saha maçı oynamıyor Boluspor. Buna rağmen gururla, onurla, son düdüğe kadar mücadelemizi verdik. ’Biz buradayız’ dedik. Tüm Bolu camiasına, Bolu halkına, Boluspor’a hayırlı olsun. İnşallah sonu daha da güzel olur. Hedefimiz olan Süper Lig’e çıkmak için oyuncularımla birlikte var gücümüzle çalışacağız. İnşallah bunu da başarırız."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder