Yerel Haberler
Adana
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:30 Bakan Yumaklı’dan orman yangınlarına karşı uyarı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla bu mücadeleye hazırız. 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele edecek kahraman sayımızı 28 bine çıkardık. Bunun yanında 138 bin eğitimli ve ekipmanlı gönüllümüz de bu mücadelenin önemli bir parçası. Lütfen açık alanlarda ateş yakmayalım, ateşe sebep olacak hiçbir faaliyette bulunmayalım" dedi. Türkiye Ormancılık Yarışmaları (TOY) Finali, merkez Sarıçam ilçesindeki Sakıp Sabancı Kent Ormanı’nda düzenlendi. "Tek bir kazanan var, o da yeşil vatan" Toplam 30 orman bölge müdürlüğünün iştirakiyle 81 ilde 4 bin 800 yarışmacı ve 200 görevliyle, 5 bin yeşil vatan sevdalısının tek bir yürek haline gelerek bu oyunların başlangıcını gerçekleştirdiğini ifade eden Yumaklı, "Bu basit bir müsabaka değil. Bu aslında temelinde bir simülasyon; ormancılığın mesleki bilgi, deneyim ve tecrübenin saniyelerle, zamanla yarışmasının bir göstergesi. Yani adeta bir er meydanı. Bu parkurlar, ormancılığın her türlü unsurunu içinde taşıyan; havaların ısınmasıyla birlikte daha da hassas olmamız gereken orman yangınlarıyla mücadeleye hazırlığın, çelik gibi bir iradeyle bütün orman çalışanlarının, Yeşil vatan sevdalılarının bir araya gelmesinden müteşekkil bir şölen. Bu er meydanının kaybedeni olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla bu er meydanının tek bir kazananı vardır; o da yeşil vatan, o da Türkiye’dir" dedi. ‘Yeni ekipmanlarla orman yangınıyla mücadeleye hazırız’ Yeni ekipmanlarla birlikte yangınla mücadeleye hazır olduklarını belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: " Ağacımızı ve toprağımızı birer kaynak olarak görmüyoruz. Bu ülkenin ağacı da toprağı da gelecek nesillerden alınmış birer emanettir ve aynı şekilde teslim edilmelidir. Biz orman yangınlarıyla mücadeleye, orman teşkilatı olarak, bakanlık olarak hazırız. Bu yıl mücadele edecek hava ve kara gücümüze önemli takviyeler yaptık. Şu anda 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla bu mücadeleye hazırız. 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele edecek kahraman sayımızı 28 bine çıkardık. Bunun yanında 138 bin eğitimli ve ekipmanlı gönüllümüz de bu mücadelenin önemli bir parçası. Lütfen açık alanlarda ateş yakmayalım, ateşe sebep olacak hiçbir faaliyette bulunmayalım. Azami dikkat ve hassasiyet, yangınla mücadelenin en etkili yoludur. Çünkü en iyi mücadele, yangının hiç çıkmamasıdır." Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, yarışmayı takip etti Yarışmanın sonunda Ankara Orman Bölge Müdürlüğü ekibi birinci, Adana Bölge Müdürlüğü ekibi ikinci ve Amasya Orman Bölge Müdürlüğü ekibi ise üçüncü oldu. Dereceye giren müdürlüklere kupaları verilirken Bakan Yumaklı da finallerde yarışan ormancıları tebrik etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 14:19 Bakan Yumaklı: "Yiyecek gıdanız yoksa, hiçbirinin bir önemi olmuyor" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef" dedi. TÜGVA’nın düzenlediği ‘İhtisas Akademi 26’ Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlendi. "Daha fazla gayret sarf etmeliyiz" Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçtiğimiz gün Van’ın Saray ilçesinde sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybeden Hamza Özsoy’a (5) ve dün Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybeden Kanber Ünüvar’ın ailelerine başsağlığı dileyerek, "Bunlar toplam içerisinde bizlerin canını yakan hadiseler. Dolayısıyla ilgili olan bütün kurumlar, kuruluşlar, bizler, bu konularda mutlaka ama mutlaka çok daha fazla gayret sarf etmeliyiz. Hayatını kaybeden her iki canımız için de ben gerçekten ailelerine başsağlığı diliyorum ve onların bu acılarını paylaştığımı ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok" Daha sonra katılımcılara sunum yapan Bakan Yumaklı, "Tarım ve Orman Bakanlığı ne yapar önce bundan başlayalım. Sizin okulunuzda mezun aranızda milletvekilimiz, il başkanlarımız var. Burada çok kıymetli hocalarım sizleri geleceğe hazırlayacaklar. Yarın aranızda Tarım ve Orman Bakanı olmak isteyen varsa bu resme iyi baksın. Bu resimde Anadolu Parsı var, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile alakalı. Balık üretimi çiftliği var, oda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile alakalı. Biberon var, o da buzağı yani hayvansal üretim için. Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar, hatta ölümünden sonrasında bile ölümünden sonraki o bütün hayat sürecinde bizim bakanlığımızın değmediği bir alan yok" dedi. "Türkiye, dünyadaki ilk 10 ülke arasında" Tarımsal hasıla verilerine de değinen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz, hem ekonomik bir gelir olarak ülkemize döviz kazandırıyoruz. Bütün bunları da bu ülkenin eli öpülesi çiftçileri, üreticileri gerçekleştiriyor. Biz bunların toplamına tarımsal hasıla diyoruz. Yani bir gelir elde ediyoruz buradan. Bu tarımsal hasılanın içerisinde dünyadaki 195 ülke arasında Türkiye 2002’de 12. sıradaydı. 2023’te 8. sırada, 2024’te 7. sırada. Daha 2025 açıklanmadı ama bu ülkenin güzel insanlarının ürettiği bu katma değer, dünyadaki ilk 10 ülke arasında Türkiye’yi tutmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteği" Sosyal medyada ki dezenformasyon ile alakalı da açıklamalarda bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, "Sosyal medyada reels izleme son dönemde arttı. Bazen bende kendimi kaptırıyorum, kızım uyarıyor dikkatimin dağıldığını. Destek sistematiği tarımsal üretimin bel kemiği. Doğrudan ya da dolaylı destekleri siz üreticilerinize sağlarsınız. Her saatte 107 milyon, 1 günde 2 milyar 569 milyon, 1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteklerini bu devlet, bu hükümet veriyor" dedi. "Sulama altyapımızın uzunluğu, dünyayı 3 kere döner" Tarımsal sulamada yapılan yatırımları da Togg metaforuyla anlatan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "Togg’un 50 gün boyunca saatte 100 kilometre hızla gitmesinden elde edilen bir mesafe olacak. Yaklaşık 120 bin kilometre. 1 Togg’un 50 günde saatte 100 kilometre hızla ulaşacağı rakam, bizim 2002 yılından bu yana sulama projeleri için, bu ülkenin topraklarında gerçekleştirmiş olduğumuz sulama altyapısı, yani borulama sistemi, dünyayı 3 kere dönüyor. İşte onun uzunluğu. Size Togg metaforuyla bunu anlatmak istedim. Özgürlük Heykeli 93 metre uzunluğunda. Bizim özgürlük heykelimiz Yusufeli Barajı 275 metre uzunluğunda. Dünyada kendi kategorisindeki 5.büyük barajı. Ülkemize çağ atlatan en önemli yapılardan bir tanesidir. Artık bu bilgi birikimi bizim insanımızda, bizim kardeşlerimizde. Dünyanın her tarafından bu yapıları yapabilecek kabiliyete sahibiz." "Motivasyonunuzu bozmayın" Vatandaşların dezenformasyonlara kapılmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Yumaklı, "Iğdır’da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Kazım Karabekir İşletmesi’nden bir görüntüyü sizlere gösteriyorum. Şuanda bu işletmede yaklaşık 20 binin üzerinde hayvan var. Ülkemizin üretimine katkıda bulunacak anaç hayvanlar bu ve birkaç işletmede üretilip ülkemizin üreticilerine aktarılıyor. Değerli arkadaşlar, bu dezenformasyonlara kanıp sakın ola ki motivasyonunuzu bozmayın. Bunların hiçbirisi doğru değil. Eksikliğimiz, yapmamız gereken şeylerde vardır. Ancak bu ülke insanına yapılacak olan en büyük kötülük, onun özgüvenini içerisinden alıp, başkalarının hayatına imrendirip, ondan sonra da bağımlı hale getirmektir" dedi. "Geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’ sattık" Orman yangınlarının her yıl binlerce hektar alanı kül ettiğini belirten Bakan Yumaklı, 2026 yılı sonuna kadar 600 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturacaklarını belirterek, "Ülkemizde her yıl maalesef ormanlarımız yanıyor ve başka amaçlarla kullanılıyor diye bir algı var ancak 1 yılda 500 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturuyoruz. Yeşil vatanın geliştirilmesi için. 2025 yılında 80 bin hektar yandı. Bütün Avrupa için bu rakam 1,5 milyon hektar. İnşallah 2026 sonuna kadar 600 milyon hedefimizi tamamlayacağız. Uçak, helikopter ve İHA sayımız toplamda 147’idi ancak bu yıl 15 yeni hava aracını envantere kattık. Geçtiğimiz yıl son 50-60 yılın en kurak dönemini geçirdim. 28 uçak, 119 helikopter, 14 tane de İHA’mız var. Hükümet ve bakanlık ‘ATA Tohumları’nın satışını yasakladı diyorlar ancak geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’nu biz sattık. Bu yıl 1 milyon, önümüzdeki yıl 1,5 milyon satış yapacağız. Bu tohumları Tarım Kredi Marketlerinde bulabilirsiniz ya da bizim il/ilçe müdürlüklerimizden bulabilirsiniz. 117 ülkeye bu ülkenin topraklarında üretilen tohumlar ihraç ediliyor. Bizim ihraç ettiğimiz tohum miktarını tırlara aynı anda koymuş olsak 65 bin tır yapar" ifadelerini kullandı. "Temel ve stratejik ürünlerde kendinize yeterli olmalısınız" Dünyada hiçbir ülkenin kendi kendine yetemeyeceğini ancak Türkiye’nin çok iyi durumda olduğuna da vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "206 başlıkta bitkisel üretimimiz var. Dünyada hiçbir ülke kendi kendine yüzde 100 yetemez. Çünkü ihtiyaçlar farklılaşır, beklentiler farklılaşır. Ama temel ve stratejik ürünlerde mutlaka ama mutlaka kendinize yeterli olmalısınız. Şurada görmüş olduğunuz ürünler de işte bizim stratejik dediğimiz ürünlerin arasında ve bu ürünlerdeki yeterliliğimiz yüzde yüzün üzerinde. Yetersiz olduğumuz ürünlerle alakalı da verimlilik konusunu öne alarak artırmaya devam ediyoruz, gayret ediyoruz. Yılda 1 milyon 300 bin denetim yapıyoruz. Güvenilir Gıda Uygulaması ile hepiniz birer gıda denetçisi olabilirsiniz. Karşılaştığınız herhangi bir uygunsuzluğu 1-2 dakika içerisinde fotoğraflarını çekerek bize bildirebilirsiniz. Biz ardından gereğini yaparız." "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda hareket ettiklerini de anlatan Bakan Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın, neye sahip olursanız olun, eğer ambarın anahtarı elinizde değilse güçlü değilsiniz. Cumhurbaşkanımız da bunu "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" diye formüle ederek bizlere bu talimatı vermiş durumda. Bugünlerde hepimiz bütün dünyada güçlünün haklı olduğunu gösteren uygulamaları görüyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, ne kadar haklı olursanız olun, sizi yaşam hakkından, bir ülkeye ait olma hakkından, özgür olma hakkından beri tutacak, bunların hiçbirisini önemsemeyerek sizin üzerinize bomba yağdıracak anlayışların hakim olduğu bir dönemdesiniz. Ama mutlaka, ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef. O yüzden ben bütün bu süreçte bu ülkenin gıdasını oluşturmak için, üretmek için çalışan, didinen bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardında program soru cevap ile devam etti.
Vatandaşların köy adına alındı sandıkları konak, eski muhtarın çıktı
17 Temmuz 2025 Perşembe - 14:24 Vatandaşların köy adına alındı sandıkları konak, eski muhtarın çıktı Adana’nın Feke ilçesinde dönemin muhtarının ‘Burayı alıp köy konağı yapacağız’ diyerek ihaleye girip aldığı yapıya Feke Belediyesi tadilat yapıp ‘Feke Belediyesi Güzpınar Mahallesi Şehit Yusuf Özbek Köy Konağı ve Kültür Evi’ talebesi astı. Ancak köy konağı olarak kullanılacağı belirtilen yapının aslında eski muhtar tarafından ihale ile şahsına aldığı öğrenildi. Binanın kişisel mülk olarak kullanması tepki topladı. Adana’nın Feke ilçesine bağlı Güzpınar Mahallesi’nde köy konağı olarak kullanılan yapı, 2016 yılında Orman İşletmesi’nce ihaleye çıkartıldı. İddiaya göre, mahallenin muhtarı Hidayet Gedik, köy konağı yapılacağını söyleyerek köylülerin ihaleye girmesini engelledi ve köy konağını ihaleden aldı. Ancak aradan geçen yıllarda köy konağı yapılmadı ve yapı, muhtar tarafından şahsi olarak kullanıldı. Feke Belediyesi’nin yapının bir bölümünü kiralayarak tadilat yapıp kültür evi ve halı saha oluşturduğu alana ilişkin tartışmalar, yeni muhtar Aydın Güngör’ün göreve gelmesinin ardından gün yüzüne çıktı. "Seçimden sonra öğrendik, bina köyün değilmiş" Güzpınar Mahallesi Muhtarı Aydın Güngör, binanın köylü adına alındığını ancak şahsi kullanımda olduğunu belirterek, "Biz bu binanın köy adına alındığını sanıyorduk. Orman İşletmesi’ne ait bir binaydı. Eski muhtar bu binayı ihale ile almış. Seçimden sonra kendi adına alındığını öğrendik. Şimdi hiçbirimiz binayı kullanamıyoruz. Belediye bu yapıyı restore etti, gençler için halı saha yaptı. İŞKUR’dan çalışan bile alındı. Ama şimdi tapu şahıs adına, kullanılmasına izin verilmiyor. Bu yapının yeniden köy halkına verilmesini istiyoruz" dedi. "Köy malı dedi, inandık" O dönem eski muhtar Hidayet Gedik ile birlikte ihaleye katıldıklarını belirten Muammer Atay, "Feke’de kahvehanede oturuyorduk. İhale saatini öğrenip geleceğini söyledi. ‘Senden başka kimse gelmesin, köy adına alacağız’ dedi. Saat 11 gibi ihaleye gitti. İhale sonrası ‘köyün malı oldu’ dedi. Biz de bir muhtara inandık. 7-8 sene sonra gerçek ortaya çıktı. Belediye binayı yeniledi, kültür evi yaptı, yanına saha yaptı. Herkes köy adına alındı sanıyordu. Gerçek başka çıktı" diye konuştu. "Babamın etrafındaki herkes biliyordu" Köy konağı olduğu belirtilen yapıya çekim sırasında gelen eski muhtar Hidayet Gedik’in oğlu Abdurrahman Gedik ise, "Herkes burada ne olduğunu biliyor. Babam herkese demişti, kendi aralarında konuşmuşlardı. Hepsi biliyor. Başka bir şey demek istemiyorum" dedi. "Ben aldım, benim malım" Tartışmalar sürerken, bölgeye gelen eski muhtarın ağabeyi Yusuf Gedik ise belediye tarafından tadilat bakım onarımı yapılan ‘Feke Belediyesi Güzpınar Mahallesi Şehit Yusuf Özbek Köy Konağı ve Kültür Evi’ talebesi olan yapı için, "Burası benim, ben aldım. Şehidimizin adı yazıldı ama köy malı değil. Parayı Hidayet ödedi. Tapu bizim üzerimize" dedi. Bu sözlere mahalle halkı tepki göstererek, yapının tüm masraflarının belediye tarafından karşılandığını savundu.
Prof. Dr. Ürünsak: "Kısırlıkta tedavi kişiye özeldir"
17 Temmuz 2025 Perşembe - 14:10 Prof. Dr. Ürünsak: "Kısırlıkta tedavi kişiye özeldir" Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ferhat Ürünsak, kısırlık tedavisinin kişiye özel olduğunu belirterek, "Bazı çiftlerde yalnızca ilaçla tedavi, bazı çiftlerde aşılama uygulaması yeterliyken, bazılarında ise tüp bebek tedavisi gerekir. Doğru tedavi için ilk değerlendirmede nedene yönelik doğru tanı konması son derece önemlidir" dedi. Kısırlık, bir çiftin korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yıl boyunca gebelik elde edememesi durumu olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, günümüzde her 100 çiftten 15’inin bu sorunla karşılaştığını, çeşitli nedenlere bağlı olarak doğal yollarla gebelik elde edilemediğini ortaya koyuyor. Çocuk sahibi olmak isteyen ama doğal yollarla bu hayaline ulaşamayan birçok çift için günümüzde modern tıbbın sunduğu tüp bebek tedavisinin umut kaynağı olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ferhat Ürünsak, kısırlığa yol açan nedenleri ve yapılabilecekleri anlattı. Kısırlık, yalnızca kadına özgü bir sorun değil Çocuk sahibi olamama durumunun yüzde 37’si kadına, yüzde 8’i erkeğe, yüzde 35’i ise hem kadın, hem de erkeğe bağlı olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Ürünsak, "Yüzde 20 kadar çiftte ise kadın ve erkekte bir problemin tespit edilemediği, yani açıklanamayan infertilite söz konusudur. Bu nedenle kısırlık sorunu ile karşılaşıldığında mutlaka kadın ve erkeğin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Her tedavi kişiye özeldir. Bazı çiftlerde yalnızca ilaçla tedavi, bazı çiftlerde aşılama uygulaması yeterliyken, bazılarında ise tüp bebek tedavisi gerekir. Doğru tedavi için ilk değerlendirmede nedene yönelik doğru tanı konması son derece önemlidir. Bundan dolayı her hastanın özel olarak değerlendirilmesi başarı için önemli bir adımdır" dedi. Geç kalmadan bir uzmana başvurmak gerekebilir Bilinen bir problem yoksa kadının yaşı 35 yaş altı çiftlerde 1 yıl, 35 yaş üzerinde çiftlerde 6 ay içerisinde gebelik oluşmuyorsa araştırma ve tedaviye başlanması gerektiğinin altını çizen Ürünsak, "Kadının 40 yaş ve üzerindeki olduğu çiftlerde ise hiç beklenmeden bir uzmana danışılması önerilir. Kadınlarda 35 yaş sonrası yumurta sayısı ve kalitesi azalmaya başlar. Bu durum gebelik şansını azaltırken düşük yapma ve genetik sorunlu gebelik riskini de artırır. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların zaman kaybetmeden bir uzmana başvurarak yumurtalık rezervlerini değerlendirmeleri, gerekiyorsa yumurta dondurma gibi koruyucu yöntemleri düşünmeleri önemlidir. Düzensiz adet görme, aşırı tüylenme veya kilo problemi olan kadınlarda yumurtlama sorunu olabilir. Ancak, yapılacak bazı testler yardımı ile bu durum zaman kaybetmeden tespit edilebilir" diye konuştu. Sperm sayısı ve kalitesi önemlidir Semen analizi ile sperm sayısı, hareketliliği ve yapısının değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Ürünsak, "Bu, kısırlık nedeninin anlaşılmasında yol gösterici olması açısından ilk değerlendirmede ve tedavi öncesinde mutlaka yapılması gereken bir testtir. Sigara, alkol, aşırı kilo, stres ve uykusuzluk hem kadın hem de erkekte doğurganlığı azaltabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek ve düzenli egzersiz yapmak bu süreçte oldukça destekleyicidir. Geçirilmiş enfeksiyonlar veya ameliyatlar kadın üreme sistemindeki tüplerin tıkanmasına yol açabilir. Tüpler tıkalıysa, sperm yumurtaya ulaşamaz ve doğal yolla gebelik gerçekleşmez. Bu durum genellikle rahim filmi (HSG) ile tespit edilir. Gerekirse ek olarak laparoskopik değerlendirme de yapılmalıdır. Tüplerin tamamen tıkalı olduğu durumlarda en etkili tedavi yöntemi tüp bebek uygulamasıdır. Çünkü bu yöntemde yumurtalar sperm ile laboratuvar ortamında döllenir ve embriyo doğrudan rahime yerleştirilir" şeklinde konuştu. Erken tanı ve doğru tedavi başarı şansını artırır Gebeliği geciktiren bir sorun fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmayı öneren Prof. Dr. Ürünsak, "Böyle bir durumda yapılacak testler kısırlığın kaynağını hızla ortaya koyar. Sorun netleştiğinde ise kişiye özel, bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi yolu belirlenir. Böylece deneme-yanılma ile zaman kaybetmek yerine, en etkili adımı en başta atarak gebelik şansı artırılmış olur. Anne ve baba adaylarında tüm testlerin normal çıktığı, ancak gebeliğin gerçekleşmediği durumlar "açıklanamayan kısırlık" olarak adlandırılır. Bu çiftlerde aşılama ve tüp bebek tedavisi çoğu zaman başarıya ulaşır. Önemli olan, umutsuzluğa kapılmadan sürecin doğru bir şekilde yönetilmesidir. Kısırlık süreci çiftler üzerinde büyük duygusal baskılar oluşturabilir. Bu dönemde çiftlerin birbirine destek olması ve gerektiğinde psikolojik yardım alması, tedavinin başarısını olumlu etkileyen önemli bir adımdır" dedi.
"Alkollüydüm, neden çaldığımı hatırlamıyorum" dedi, 2 ayrı araç hırsızlığından tutuklandı
17 Temmuz 2025 Perşembe - 10:10 "Alkollüydüm, neden çaldığımı hatırlamıyorum" dedi, 2 ayrı araç hırsızlığından tutuklandı Adana’da, 2 ayrı otomobil hırsızlığına karıştığı tespit edilen şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Sorgusunda, "Alkollüydüm, neden çaldığımı hatırlamıyorum" diyen zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 5 Temmuz günü Seyhan ilçesi Yenimahalle’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta yürüyen Yiğit S. (33), park halindeki bir otomobilin kelebek camını kırarak içeri girdi. Düz kontak yaparak otomobili çalıştıran şüpheli, bir süre gezdiği aracı daha sonra yol kenarına bırakıp ortadan kayboldu. Aracının yerinde olmadığını fark eden sahibi A.G., durumu polise bildirdi. Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını inceledi. Kimliği belirlenen şüphelinin, hırsızlık, yaralama ve tehdit gibi suçlardan 54 kaydı bulunan Yiğit S. olduğu tespit edildi. Yapılan detaylı araştırmada Yiğit S.’nin, 10 Mayıs’ta Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi’nde yine park halindeki bir aracı çaldığı da ortaya çıktı. Gözaltına alınan şüpheli, ifadesinde her 2 hırsızlığı da hatırlamadığını söyleyerek, "Araçları çaldığım sırada alkolün etkisindeydim. Ne yaptığımı bilmiyorum" dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.