POLİTİKA - 30 Nisan 2026 Perşembe 14:19

Bakan Yumaklı: "Yiyecek gıdanız yoksa, hiçbirinin bir önemi olmuyor"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Yiyecek gıdanız yoksa, hiçbirinin bir önemi olmuyor"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef" dedi.


TÜGVA’nın düzenlediği ‘İhtisas Akademi 26’ Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlendi.



"Daha fazla gayret sarf etmeliyiz"


Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçtiğimiz gün Van’ın Saray ilçesinde sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybeden Hamza Özsoy’a (5) ve dün Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybeden Kanber Ünüvar’ın ailelerine başsağlığı dileyerek, "Bunlar toplam içerisinde bizlerin canını yakan hadiseler. Dolayısıyla ilgili olan bütün kurumlar, kuruluşlar, bizler, bu konularda mutlaka ama mutlaka çok daha fazla gayret sarf etmeliyiz. Hayatını kaybeden her iki canımız için de ben gerçekten ailelerine başsağlığı diliyorum ve onların bu acılarını paylaştığımı ifade etmek istiyorum" diye konuştu.



"Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok"


Daha sonra katılımcılara sunum yapan Bakan Yumaklı, "Tarım ve Orman Bakanlığı ne yapar önce bundan başlayalım. Sizin okulunuzda mezun aranızda milletvekilimiz, il başkanlarımız var. Burada çok kıymetli hocalarım sizleri geleceğe hazırlayacaklar. Yarın aranızda Tarım ve Orman Bakanı olmak isteyen varsa bu resme iyi baksın. Bu resimde Anadolu Parsı var, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile alakalı. Balık üretimi çiftliği var, oda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile alakalı. Biberon var, o da buzağı yani hayvansal üretim için. Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar, hatta ölümünden sonrasında bile ölümünden sonraki o bütün hayat sürecinde bizim bakanlığımızın değmediği bir alan yok" dedi.



"Türkiye, dünyadaki ilk 10 ülke arasında"


Tarımsal hasıla verilerine de değinen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz, hem ekonomik bir gelir olarak ülkemize döviz kazandırıyoruz. Bütün bunları da bu ülkenin eli öpülesi çiftçileri, üreticileri gerçekleştiriyor. Biz bunların toplamına tarımsal hasıla diyoruz. Yani bir gelir elde ediyoruz buradan. Bu tarımsal hasılanın içerisinde dünyadaki 195 ülke arasında Türkiye 2002’de 12. sıradaydı. 2023’te 8. sırada, 2024’te 7. sırada. Daha 2025 açıklanmadı ama bu ülkenin güzel insanlarının ürettiği bu katma değer, dünyadaki ilk 10 ülke arasında Türkiye’yi tutmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.


"1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteği"


Sosyal medyada ki dezenformasyon ile alakalı da açıklamalarda bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, "Sosyal medyada reels izleme son dönemde arttı. Bazen bende kendimi kaptırıyorum, kızım uyarıyor dikkatimin dağıldığını. Destek sistematiği tarımsal üretimin bel kemiği. Doğrudan ya da dolaylı destekleri siz üreticilerinize sağlarsınız. Her saatte 107 milyon, 1 günde 2 milyar 569 milyon, 1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteklerini bu devlet, bu hükümet veriyor" dedi.



"Sulama altyapımızın uzunluğu, dünyayı 3 kere döner"


Tarımsal sulamada yapılan yatırımları da Togg metaforuyla anlatan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi:


"Togg’un 50 gün boyunca saatte 100 kilometre hızla gitmesinden elde edilen bir mesafe olacak. Yaklaşık 120 bin kilometre. 1 Togg’un 50 günde saatte 100 kilometre hızla ulaşacağı rakam, bizim 2002 yılından bu yana sulama projeleri için, bu ülkenin topraklarında gerçekleştirmiş olduğumuz sulama altyapısı, yani borulama sistemi, dünyayı 3 kere dönüyor. İşte onun uzunluğu. Size Togg metaforuyla bunu anlatmak istedim. Özgürlük Heykeli 93 metre uzunluğunda. Bizim özgürlük heykelimiz Yusufeli Barajı 275 metre uzunluğunda. Dünyada kendi kategorisindeki 5.büyük barajı. Ülkemize çağ atlatan en önemli yapılardan bir tanesidir. Artık bu bilgi birikimi bizim insanımızda, bizim kardeşlerimizde. Dünyanın her tarafından bu yapıları yapabilecek kabiliyete sahibiz."


"Motivasyonunuzu bozmayın"


Vatandaşların dezenformasyonlara kapılmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Yumaklı, "Iğdır’da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Kazım Karabekir İşletmesi’nden bir görüntüyü sizlere gösteriyorum. Şuanda bu işletmede yaklaşık 20 binin üzerinde hayvan var. Ülkemizin üretimine katkıda bulunacak anaç hayvanlar bu ve birkaç işletmede üretilip ülkemizin üreticilerine aktarılıyor. Değerli arkadaşlar, bu dezenformasyonlara kanıp sakın ola ki motivasyonunuzu bozmayın. Bunların hiçbirisi doğru değil. Eksikliğimiz, yapmamız gereken şeylerde vardır. Ancak bu ülke insanına yapılacak olan en büyük kötülük, onun özgüvenini içerisinden alıp, başkalarının hayatına imrendirip, ondan sonra da bağımlı hale getirmektir" dedi.


"Geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’ sattık"


Orman yangınlarının her yıl binlerce hektar alanı kül ettiğini belirten Bakan Yumaklı, 2026 yılı sonuna kadar 600 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturacaklarını belirterek, "Ülkemizde her yıl maalesef ormanlarımız yanıyor ve başka amaçlarla kullanılıyor diye bir algı var ancak 1 yılda 500 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturuyoruz. Yeşil vatanın geliştirilmesi için. 2025 yılında 80 bin hektar yandı. Bütün Avrupa için bu rakam 1,5 milyon hektar. İnşallah 2026 sonuna kadar 600 milyon hedefimizi tamamlayacağız. Uçak, helikopter ve İHA sayımız toplamda 147’idi ancak bu yıl 15 yeni hava aracını envantere kattık. Geçtiğimiz yıl son 50-60 yılın en kurak dönemini geçirdim. 28 uçak, 119 helikopter, 14 tane de İHA’mız var. Hükümet ve bakanlık ‘ATA Tohumları’nın satışını yasakladı diyorlar ancak geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’nu biz sattık. Bu yıl 1 milyon, önümüzdeki yıl 1,5 milyon satış yapacağız. Bu tohumları Tarım Kredi Marketlerinde bulabilirsiniz ya da bizim il/ilçe müdürlüklerimizden bulabilirsiniz. 117 ülkeye bu ülkenin topraklarında üretilen tohumlar ihraç ediliyor. Bizim ihraç ettiğimiz tohum miktarını tırlara aynı anda koymuş olsak 65 bin tır yapar" ifadelerini kullandı.


"Temel ve stratejik ürünlerde kendinize yeterli olmalısınız"


Dünyada hiçbir ülkenin kendi kendine yetemeyeceğini ancak Türkiye’nin çok iyi durumda olduğuna da vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi:


"206 başlıkta bitkisel üretimimiz var. Dünyada hiçbir ülke kendi kendine yüzde 100 yetemez. Çünkü ihtiyaçlar farklılaşır, beklentiler farklılaşır. Ama temel ve stratejik ürünlerde mutlaka ama mutlaka kendinize yeterli olmalısınız. Şurada görmüş olduğunuz ürünler de işte bizim stratejik dediğimiz ürünlerin arasında ve bu ürünlerdeki yeterliliğimiz yüzde yüzün üzerinde. Yetersiz olduğumuz ürünlerle alakalı da verimlilik konusunu öne alarak artırmaya devam ediyoruz, gayret ediyoruz. Yılda 1 milyon 300 bin denetim yapıyoruz. Güvenilir Gıda Uygulaması ile hepiniz birer gıda denetçisi olabilirsiniz. Karşılaştığınız herhangi bir uygunsuzluğu 1-2 dakika içerisinde fotoğraflarını çekerek bize bildirebilirsiniz. Biz ardından gereğini yaparız."


"Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda hareket ettiklerini de anlatan Bakan Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın, neye sahip olursanız olun, eğer ambarın anahtarı elinizde değilse güçlü değilsiniz. Cumhurbaşkanımız da bunu "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" diye formüle ederek bizlere bu talimatı vermiş durumda. Bugünlerde hepimiz bütün dünyada güçlünün haklı olduğunu gösteren uygulamaları görüyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, ne kadar haklı olursanız olun, sizi yaşam hakkından, bir ülkeye ait olma hakkından, özgür olma hakkından beri tutacak, bunların hiçbirisini önemsemeyerek sizin üzerinize bomba yağdıracak anlayışların hakim olduğu bir dönemdesiniz. Ama mutlaka, ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef. O yüzden ben bütün bu süreçte bu ülkenin gıdasını oluşturmak için, üretmek için çalışan, didinen bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Konuşmaların ardında program soru cevap ile devam etti.



Bakan Yumaklı: "Yiyecek gıdanız yoksa, hiçbirinin bir önemi olmuyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı Gaziantep’te başladı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından Anelsander iş birliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı, yurt dışından ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatkarları Gaziantep’te buluşturdu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Bilim Daire Başkanlığı Kütüphaneler ve Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından, Anadolu El Sanatlarını Yaşatma ve Geliştirme Derneği (Anelsander) iş birliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı başladı. Kültürel mirasın önemli değerlerinden biri olan Ezogelin figürünü sanatla buluşturan çalıştay, bu yıl da sanatseverleri, kültür paydaşlarını, yöresel bebek sanatkarlarını, eğitmenleri, çocukları ve aileleri bir araya getirdi. Çalıştayın açılış programına Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz, Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürü Selçuk Korkmaz, Oğuzeli Belediyesi Başkanvekili Mehmet Akif Tuncer, Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Özer, bez bebek ustaları, eğitmenler, çocuklar ve aileleri katıldı. Programda kurdele kesim töreni öncesinde, dünyanın ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden Gaziantep’e gelen bez bebek sanatçılarına ve eğitmenlere, çalıştaya katılımlarından dolayı teşekkür belgesi takdim edildi. Belgeler protokol üyeleri tarafından verildi. "Ezogelin, kültürümüzde yer almış güçlü bir karakter" Açılış programında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz, çalıştayın kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıdığını belirterek, "Bugün çok özel bir mekanda, Oyun ve Oyuncak Müzemizde, çok güzel bir festivalin açılışını gerçekleştiriyoruz. Altıncısını düzenlediğimiz Uluslararası Ezogelin Bebek Çalıştayı’nda birbirinden güzel çalışmalar yapılacağına yürekten inanıyoruz.. Ezogelin başlı başına güçlü bir karakter, tarihe damgasını vurmuş, kültürümüzde yer almış kıymetli bir değerdir. Bunun yeniden canlandırılması ve gelecek nesillere aktarılması için bu çalıştay çok kıymetli" dedi. Farklı yörelere ait bebek atölyeleri düzenlenecek Yurt dışından Macaristan, Gürcistan, Ukrayna ve Özbekistan’dan; Türkiye’den ise İzmir, Çanakkale, Akşehir, Bartın, Sivas, Kars, Adıyaman ve Isparta’dan gelen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 12 yöresel bebek sanatkarı, çalıştay süresince kendi yörelerine özgü bebek sanatını katılımcılarla buluşturacak. Çalıştay kapsamında ayrıca "Dünya Bebekleri Sergisi" de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. 3 Mayıs’a kadar devam edecek etkinlik takvimine göre, sanatkarlar tarafından kitre bebek, bez bebek, ahşap oyuncak, pamuk ve kil bebekler, geleneksel boncuklu anahtarlık, turistik maskot yaka iğnesi, hasır bebek, motanka bebeği, maskot bez bebek, bileklik yapımı ve farklı yörelere ait bebek atölyeleri düzenlenecek. Çalıştay kapsamında söyleşi programlarına da yer verilecek Çalıştayda söyleşi programları da yer alacak. Bu kapsamda "Geleneksel ve Belgesel Bebek Üretimi ve Aktarımında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Teknikler, Örnekler", "Müzeler, Masallar ve Mitoloji Temalı Oyun Kültürü" ile "Etnografik ve Sosyokültürel Kimliğin Yöresel Bebekler Üzerine Uygulanışı" başlıklarında sunumlar yapılacak. Program süresince katılımcılar, Gaziantep Müzeleri Gezisi, Ezogelin-Barak Kültür Evi ziyareti ve Gaziantep kültür gezisiyle kentin kültürel dokusunu yakından tanıma imkanı bulacak. 6’ıncı Uluslararası Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı, atölye uygulamaları, sergi, söyleşi, kültür gezileri ve genel değerlendirme programlarının ardından 3 Mayıs’ta sona erecek.
Kocaeli Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi Kocaeli’de 2022’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 5 sanığın yargılandığı davada Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymayarak önceki kararında direndi. Mahkeme, iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet, iki sanığa da 20’şer yıl hapis cezası verirken, bir sanığın beraatine hükmetti. Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti. Sanıklar hakkında verilen önceki kararlar Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Sanık Burhan Polat’a "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti. Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de "ruhsatsız silah taşıma" suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı. "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs" suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, "suçluyu kayırma" suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti. Yargıtay kararı yeniden yerel mahkemeye gönderdi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş; bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri onanırken, bir sanık yönünden bozma kararı verilmişti. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı. Yargıtay, yaptığı son değerlendirmede önceki onama ve bozma kararlarını kaldırarak sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu gelişme üzerine dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi. 5 sanık yeniden yargılandı Yargıtay’ın kaldırma ve bozma kararıyla birlikte sanıklar Burhan Polat, Ersin Kurt, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik ve Ramazan Özkan yönünden dava yeniden görülmeye başlandı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "azmettirme" ve "yardım etme" suçları kapsamında yeniden yargılama yapıldı. Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozması sonrasında dava bugün yeniden görüldü. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar katıldı. "Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar" Görülen duruşmada Güngör Arslan’ın kızı katılan Nazlıcan Arslan, "Cinayetin ortak iştirakle gerçekleştiği ortadadır. Ramazan Özkan’ın, Güngör Arslan ile birebir husumeti yoktur, yönlendirme ile cinayeti gerçekleştirmiştir. Ersin Kurt yönünden azmettirme suçunu kabul ediyoruz" dedi. Maktulün eşi Suna Arslan ise "Bu bilinçli, planlı bir cinayettir. Ersin Kurt dışında başka azmettiriciler de vardır. Korkutmak amacıyla yapılmamıştır, öldürme amacıyla ateş edilmiştir. Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar. Sanıklar kendini kurtarmaya yönelik ifade vermektedir. Sanıklar bunu unutacak ama biz her gün aynı şeyi yaşayacağız. Ersin Kurt’un cezasının oynanmasını istiyorum. Diğer sanıkların da ilk ceza gibi cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. "Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır" Arslan ailesinin avukatı Cahit Çiftçi, "Olay öncesinde Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır. Tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Biz mahallinde olayın hukuki nitelendirmesinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için keşif yapılması, sanıkların ekonomik durumlarının araştırılması için MASAK raporu aldırılmasını talep ediyoruz. Yargıtay’ın vermiş oldukları kararlarda azmettireni azmettirme yönündeki tespit ve kabulünü kabul ediyoruz. Ancak olay planlı bir öldürmedir, bu sebeple diğer bozma kararlarını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu. "Hakkımdaki iddialar dedikodudan ibarettir" Hakkında verilen bozma kararını kabul etmeyen tutuksuz sanık Ersin Kurt, "Somut delil olmamasına rağmen hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. 4 yıl süren iddialara karşı hakkımda ispatlanmış bir şey yoktur, bunlar dedikodudan ibarettir. Öncesinde verilen karar gibi tarafıma karar verilmesini istiyorum. Adil yargılanmak istiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Yargıtay kararına uyulsun" Tutuklu sanık Burhan Polat ve Hasan Emre Çelik, Yargıtay’ın son vermiş olduğu karara uyulmasını ve tahliyesini istedi. Tutuklu sanık Ferhat Yıldırım ise "Olayın geldiği aşama sebebiyle pişmanım. Böyle bir netice doğmasını istemezdim. Ben öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak etmiş değilim. Tutuklanma sebebiyle mağdur oldum. Yargıtay’ın son kararına bir diyeceğim yoktur. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu. "Öldürme niyetim yoktu" Yargıtay’ın kararına uyulmasını isteyen tutuklu sanık Ramazan Özkan, "Öldürme niyetim yoktu. Güpegündüz, iş yerinde birini öldürecek kadar şirazemi kaybetmiş biri değilim. Başladığım işi bitirebilecekken, öldürücü yerlerine ateş edebilecekken bunu yapmadım. Arkamdan geldiği için öldürülme korkusu ile kaçarken arkamdan ateş ettim" şeklinde konuştu. Mahkeme kararda direndi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymadı Cumhuriyet savcısının 9 Ocak 2023 tarihli mütalaasını tekrarlamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, Yargıtay’ın kaldırma ve bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına hükmederek önceki kararında direndi. Karar Mahkeme, maktulü tasarlayarak kasten öldürdüğü gerekçesiyle sanık Ramazan Özkan’ı ve cinayete azmettirdiği gerekçesiyle sanık Burhan Polat’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suça yardım ettikleri değerlendirilen sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik hakkında 20’şer yıl hapis cezası verilirken, sanık Ersin Kurt "kasten öldürmeye azmettirme" suçunun sabit olmaması nedeniyle beraat etti. Karara muhalefet şerhi Kararda indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilirken, heyette yer alan bir üye hakim Yargıtay’ın kararına uyulması gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu. "Aynı karar verildi" Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Cahit Çiftçi, "İlk derece mahkemesinin verdiği karar 2’ye 1 oy çokluğuyla çıkmıştı, bugün çıkan karar gibi. Bu ilk kararda sanık Ersin Kurt’un beraatine, iki kişinin azmettirici olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, diğer iki kişinin ise yardım eden sıfatıyla tasarlayarak adam öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına hükmedilmişti. Süreç daha sonra Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın ilk bozma kararı, Ersin Kurt’un da ’tasarlayarak adam öldürme suçunda azmettirici’ olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi. Bu bozma kararı 3’e 2 oy çokluğuyla alındı ve esaslı bir bozma niteliği taşıyordu. Ardından sanıklar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, önceki içtihada aykırı şekilde bu karara itiraz ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Dosya 1. Ceza Dairesi’ne gitti ve burada da tartışmalı bir süreç yaşandı. Genel olarak dosyada hem ilk derece mahkemesi kararları hem de Yargıtay aşamasındaki değerlendirmeler arasında ciddi görüş farklılıkları ortaya çıktı. Bu nedenle süreç oldukça karmaşık ve tartışmalı bir hal aldı" dedi. "Olayın arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz" Güngör Arslan’ın kızı Nazlıcan Arslan ise "Hiçbir zaman bu durum içimde soğumayacak. Ancak en azından adaletin bir şekilde tecelli edebileceğine dair inancım yeniden doğdu. Bizim için bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek, bitmemeli ve bitmeyecek de. Ersin Kurt yönünden itirazlarımızda bulunacağız. Biliyoruz ki bu olay yalnızca Ramazan Özkan’ın kendi iradesiyle ya da onu yönlendiren kişilerle Hasan Emre, Ferhat’ın ya da ona bu talimatı veren Burhan’ın tek başına alabileceği bir karar değildir. Bunun arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz. Dosyadaki materyaller ve gelen evraklar bunu açıkça ortaya koymasına rağmen şu an bu noktada göz ardı edildiğini görüyoruz. Ancak biz bunu tekrar tekrar gündeme getirmeye devam edeceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden aynı şekilde devam edeceğiz" diye konuştu.