Yerel Haberler
Adana
Doç. Dr. Berat Akıncı: "Yeni kurulacak düzende hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" 24 Nisan 2026 Cuma - 10:20:07 Adana Alparslan Türkeş Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, İran’ın mevcut süreci bir rejim ve varlık mücadelesi olarak gördüğünü belirterek, "İran onurlu bir çıkış arıyor ancak yeni kurulacak düzende hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dedi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a düzenledikleri saldırılarla başlayan savaş yaklaşık 2 aydır sürüyor. Farklı ülkelere de sirayet eden savaşla ilgili ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesi iki ülke arasındaki görüşmeler ilerleyene ve sonuçlanana dek uzatacağını açıkladı. Dün ise Trump, İran’ın siyasi anlamda bir "karmaşa" içinde olduğunu ve bunun çözülebilmesi için ateşkesi uzattığını savunarak "Zaman daralıyor" dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki abluka da sürerken konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, değerlendirmelerde bulundu. "Kırmızı çizgiler İslamabad’da belirleniyor" Orta Doğu’da tarafların kırmızı çizgilerini İslamabad görüşmelerinde belirlediğini hatırlatan Akıncı, gelinen noktada diplomatik iradenin ön plana çıktığını söyledi. Özellikle Pakistan’ın yürüttüğü mekik diplomasisinin ve ABD Başkanı Trump’ın masaya çözüm iradesi koymasının kritik olduğunu vurgulayan Akıncı, "Taraflar açısından bakıldığında tarafların bölgedeki amaçlarının aslında farklı olduğunu ve bu farklı amaçlarının da gerçekleşme noktasında herkes elinin masada güçlü olmasını istiyor. Masada güçlü olmak içinde sahada da güçlü olmak gerekiyor. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak hem ekonomi jeopolitiği hem de enerji jeopolitiğindeki önemini artırıp savaşın küresel maliyetini da arttırmıştı. ABD’nin İran’ın Hürmüz Boğazı kartını tekrar elinden almak için ikinci bir ablukayla dengeleme açısı ve baskı aracı oluşturmasıyla kartları tekrar eline aldığını görüyoruz" diye konuştu. "İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor" ABD’nin barışa yakın olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akıncı, "ABD, savaşarak sorunun çözülemeyeceğini anladı ve barışa yakın oldukları yönünde mesajlar gelmeye başladı. Durum İran açısından daha farklı çünkü İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor. Rejim açısından bakıldığında İran ya var olmaya devam edecek ya da bir şekilde rejim düşecek ve rejim ABD isteği doğrultusunda liderlik değişimi olacak. İran mevcut konumundan geri adım atmak istemiyor. İran’ın rejim değişikliğinde 1979’dan itibaren ilmek ilmek uyguladığı bir Orta Doğu politikası ve nükleer çalışması var. Dolayısıyla hem uranyum zenginleştirmesinde hem nükleere yönelik çalışmalarını tam bağımsızlık olarak görüyor. İran bazı noktalarda taviz verse de kendi egemenliğini sıkıntıya sokacak ve ulusal çıkarlarınızı zedeleyecek bir masaya oturmak istemiyor" ifadelerini kullandı. "Yeni bir düzen kurulacak" Bölge ülkelerinin ve Türkiye’nin desteğinin barış için hayati önem taşıdığını kaydeden Akıncı, şunları söyledi: "İran kadim bir devlet geleneğine ve diplomasi mantığına sahip. Ciddi askeri ve yönetsel kayıplar vermiş olsa da süreci ABD ve İsrail aleyhine domine etmeyi bildi. Kurulacak yeni bir barış masasıyla eski düzene dönülmesi bekleniyor ancak İran’ın da altını çizdiği gibi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni bir düzen kurulacak. Umuyoruz ki bu düzen, halkların Osmanlı dönemindeki gibi kardeşçe yaşadığı bir iklime evrilir. Aksi takdirde bölgedeki sıcak temas, küresel bir savaşı tetikleme riski taşıyor." "Uluslararası hukuk arka plana itildi" Küresel sistemin ve uluslararası hukukun tehdit altında olduğunu belirten Akıncı, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin, ABD ve İsrail’in savaş hukukunu hiçe sayan politikalarını dengelemek adına sahada ve masada daha aktif olması gerektiğini sözlerine ekledi.
TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 15:18 TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, KOBİ’lerin en büyük sıkıntısının finansmana erişim olduğunu belirterek, "Özellikle kredi büyümesine getirilen sınırlamalar, işletmelerimizin kaynak bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu dönemde sağlanan yeni Nefes Kredisi, işletmelerimiz için gerçekten nefes olacaktır" dedi. KOBİ’lere uygun şartlarda finansman imkanı sağlayan TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen uygulamanın yeni dönem başvuruları 2 Ekim 2025 itibarıyla alınacak. Nefes Kredisi kapsamında işletmelere 6 ay anapara ödemesiz, azami 36 ay vadeli kredi imkanı sunulacak. 24 aya kadar yüzde 33, 24 ay üzerinde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Bir firma en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Kredinin toplam hacmi ise 25 milyar TL olarak belirlendi. Başvurular, belirli bankaların şubelerine yapılabilecek. Konu ile ilgili açıklamada bulunan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, kredinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Temmuz ayında sağlanan bir önceki Nefes Kredisi kapsamında 23 bin 515 firmaya toplam 30 milyar TL destek verilmişti. Bu rakam, iş dünyamızın bu tür kaynaklara ne kadar ihtiyaç duyduğunu açıkça göstermektedir. Ekonomimizin lokomotifi olan KOBİ’lerimizin en büyük sıkıntısı finansmana erişimdir. Özellikle kredi büyümesine getirilen sınırlamalar, işletmelerimizin kaynak bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu dönemde sağlanan yeni Nefes Kredisi, işletmelerimiz için gerçekten nefes olacaktır. Nakit akışını korumak, üretim ve istihdamın sürdürülebilmesi, yatırımların ertelenmeden devam edebilmesi açısından büyük önem taşıyor. Üretim çarklarının dönmesi, ülkemizin büyümesi ve ihracatının artması için KOBİ’lerimizin güçlü olması gerekiyor. Bu nedenle sağlanan her destek, sadece firmalarımıza değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisine katkı sunmaktadır."
Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:46 Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu Adana’nın Kozan ilçesinde 6 çocuk babası Hacı Hasan Kaplan (65), köyünde yavruyken bulduğu sincap Kibar’la yaşamını sürdürüyor. Yüzde 70 engelli olan ve yalnız kalan Kaplan, "Evlatlarım bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi, kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" dedi. 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle köyden ilçe merkezine taşınmak zorunda kalan 65 yaşındaki yüzde 70 engeli bulunan Hacı Hasan Kaplan ile yavruyken kapısında bulup beslediği sincapla dost oldu. Kibar ismini verdiği sincaptan bir an ayrılmayan, devletten aldığı engelli maaşı ve hayırseverlerin desteğiyle hayatına devam eden Kaplan, bir süre önce işitme cihazını da çaldırdı. Güçlükle duyan Kaplan, 6 çocuğu olmasına rağmen yalnızlığını ve sincapla arasında olan bağını İHA muhabirine anlattı. Hayırseverlerin desteğiyle yıllık 40 bin TL olan ev kirasının ödendiğini ve engelli aylığıyla geçindiğini anlatan Hacı Hasan Kaplan, "6 evladım var ama yok. Yalnız yaşıyorum. En son ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu" diye konuştu. "Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" Kibar’ın kendisini hiç yalnız bırakmadığının altını çizen Kaplan, "4 yıldır tedavi amaçlı Kozan’da kalıyorum. Allah rızası için eşyalarımı hep hayırseverler karşıladı. Herkese minnettarım. Yüzde 70 engelli bir vatandaşım. Sincabı köyde kapının önünde ufacıkken buldum. Köpek falan vardı. Sincabı önce sütle, sonra kırıntılarla besledim. Bana alışınca beni benimsedi. Doğaya bırakamıyorum. Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor. Köyden buraya gelirken de benle geldi" şeklinde konuştu. "Özel yatağı var, orada yatar" Kaplan, "Yalnız yaşıyorum. En son 9 ay önce ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu. Akşam özel yatağı var, orada yatar. Sabah kalkar, cibinlik altından kulağımı gıdıklar, oyun ister. Eskiden dostum çoktu, yıkıldım, eş de dost da kalmadı. Allah rızası için tanımadığım kişiler gelir gider, sağ olsunlar. Benim evlatlarım dönüp bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi hâli var. Sevildiğini biliyor. Sincabımın bir tüyü bile kopmasın, ben öleyim. O kadar çok seviyorum onu" ifadelerini kullandı. İşitme cihazı çalınmış Askerlik zamanında sağ kulağımda işitme kaybı olduğuna değinen Kaplan, "Kozan Kaymakamlığı sağ olsun işitme cihazımı aldı ama geçen sene masanın üzerinden çaldılar. Şimdi 3-5 kez söylemeden işitemiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:30 Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu Adana’nın Kozan ilçesinde yaşayan 6 çocuk babası Hacı Hasan Kaplan(65), köyünde yavruyken bulduğu sincabı ’Kibar’la yaşamını sürdürüyor. Yüzde 70 engelli olan ve yalnız kalan Kaplan," Evlatlarım bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi, kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" dedi. 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle köyden ilçe merkezine taşınmak zorunda kalan 65 yaşındaki yüzde 70 engeli bulunan Hacı Hasan Kaplan ile yavruyken bulup köpeklerden koruyup besleyip büyüttüğü sincapla dost oldu. Kibar ismini verdiği sincaptan bir an ayrılmayan , devletten aldığı engelli maaşı ve hayırseverlerin desteğiyle hayatına devam eden Kaplan, bir süre önce işitme cihazını da çaldırdı. Güçlükle duyan Kaplan, 6 çocuğu olmasına rağmen yalnızlığını ve sincapla arasında olan bağını anlattı. Hayırseverlerin desteğiyle yıllık 40 bin TL olan ev kirasının ödendiğini ve engelli aylığıyla geçindiğini anlatan Hacı Hasan Kaplan, "6 evladım var ama yok. Yalnız yaşıyorum. En son ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu" diye konuştu. "Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" Kibar’ın kendisini hiç yalnız bırakmadığının altını çizen Kaplan "4 yıldır tedavi amaçlı Kozan’da kalıyorum. Allah rızası için eşyalarımı hep hayırseverler karşıladı. Herkese minnettarım. Yüzde 70 engelli bir vatandaşım.Sincabı köyde kapının önünde ufacıkken buldum. Köpek falan vardı. Sincabı önce sütle, sonra kırıntılarla besledim. Bana alışınca beni benimsedi. Doğaya bırakamıyorum. Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor. Köyden buraya gelirken de benle geldi" şeklinde konuştu. "Özel yatağı var, orada yatar" Kaplan " Yalnız yaşıyorum. En son 9 ay önce ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu. Akşam özel yatağı var, orada yatar. Sabah kalkar, cibinlik altından kulağımı gıdıklar, oyun ister. Eskiden dostum çoktu, yıkıldım, eş de dost da kalmadı. Allah rızası için tanımadığım kişiler gelir gider, sağ olsunlar. Benim evlatlarım dönüp bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi hâli var. Sevildiğini biliyor .Sincabımın bir tüyü bile kopmasın, ben öleyim. O kadar çok seviyorum onu" ifadelerini kullandı. İşitme cihazı çalınmış Askerlik zamanında sağ kulağımda işitme kaybı olduğuna değinen Kaplan" Kozan Kaymakamlığı sağ olsun işitme cihazımı aldı ama geçen sene masanın üzerinden çaldılar. Şimdi 3-5 kez söylemeden işitemiyorum" diyerek sözlerini tamamladı. (BRL-HİV-
Bölge sakini dert yandı: Çukurova Uluslararası Havalimanı servisleri Çukurova’dan geçmiyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:01 Bölge sakini dert yandı: Çukurova Uluslararası Havalimanı servisleri Çukurova’dan geçmiyor Çukurova Uluslararası Havalimanı servislerinin Adana’da alınan karar gereği Çukurova ilçesinden geçmemesi, vatandaşları mağdur etti. Vatandaşlar, servislerin bir an önce ilçelerinden geçmesini istediğini söyledi. Türkiye’nin gökyüzüne açılan 58. kapısı Çukurova Uluslararası Havalimanı 10 Ağustos 2024’ten bu yana Çukurova bölgesinin turizm ve ticaret potansiyeline katkı sağlıyor. Havalimanı açıldığı günden bu yana Havamaş servisleri Mersin’in Silifke ilçesinden Hatay’ın Antakya ilçesine kadar hizmet veriyor. Ancak servisler, Adana’da izin alamadıkları gerekçesiyle sadece Seyhan ve Ceyhan ilçelerinde hizmet verebiliyor. Hal böyle olunca havalimanını en çok kullananlardan Adana’nın Çukurova ilçesindeki vatandaşlar mağdur oldu. "Bizler mağduruz" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Mehmet Tuğ, "Biz havalimanını sürekli kullanıyoruz. Bu servisler Turgut Özal Bulvarı, Süleyman Demirel Bulvarı ve Çukurova ilçesinden neden geçmiyor. Bizler mağdur oluyoruz. Yetkililerden bir an önce çözüm bekliyoruz" dedi. Vatandaşlardan İmdat Sevimli, "Eskiden havalimanı şehir merkezine yakındı ancak artık havalimanı şehir merkezine uzak. Güzel bir yatırım oldu ancak gidişimiz çok zor. Çukurova ilçesinden Havamaş servisleri geçmiyor ve bizler mağdur oluyoruz. Buraya yetkililerin bir an önce çözüm bulmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Vatandaş mağdur" Güzelyalı Mahalle Muhtarı Gökalp Güngör ise havalimanının isminin ’Çukurova’ olduğunu ancak servislerin ’Çukurova’dan geçmediğini belirterek, "Bu servislerin Çukurova ilçesinden geçmemesi bizleri zorluyor. Vatandaşlar, Havamaş servisleri neden Çukurova’dan geçmiyor diyorlar ve sıkıntı yaşıyorlar" ifadelerini kullandı. "Çok sıkıntılıyız" Toros Mahalle Muhtarı Sibel Polat ise "Eskiden havalimanı için geliş-gidiş sorunu yoktu ancak artık böyle sorun var. Havamaş, gerekli izinleri almadığı için Çukurova ilçesinden geçmiyor. Çok sıkıntılıyız ve biran önce bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. İmza toplayıp kaymakamlığa ilettik ama herhangi bir çözüm olmadı" dedi.
Uzmanı uyardı: "Soğuk algınlığı ya da virüs için doğrudan ilaç yok bağışıklığı güçlü tutalım"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:39 Uzmanı uyardı: "Soğuk algınlığı ya da virüs için doğrudan ilaç yok bağışıklığı güçlü tutalım" Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Kemal Olgun, son günlerde artan soğuk algınlığı şikayetleriyle ilgili, "Virüs ya da soğuk algınlığı için doğrudan bir ilaç yok. Bu nedenle bağışıklık çok önemli. Sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral desteğiyle vücudu güçlü tutmalıyız" dedi. Özem Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Olgun, son günlerde sıcaklık farkından dolayı vatandaşların yatağa düştüğünü ifade etti. Özellikle Adana’da hava sıcaklıklarının 60 derecelerden 30 derecelere kadar gerilediğine dikkat çeken Dr. Olgun, vücudun bu değişime uyum sağlamak için doğal bir direnç geliştirdiğini kaydetti. Olgun, "Vücudumuz yeni iklime uyum sağlarken hormonal dengelerimizi kullanıyor. Kortizon hormonu, tiroid hormonları devreye giriyor. Bu süreçte demir, magnezyum ve çinko gibi minerallere ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu. "Ateş 39-40’a çıkarsa sorun var demektir" Nezle ile gribi birbirinden ayırmak gerektiğini vurgulayan Olgun, "Şu anda soğuk algınlığından kastımız nezledir. Nezle, vücudun yeni iklime adaptasyonu demektir. Grip ise virüs kaynaklı bir hastalıktır. Eğer ateş 39-40 dereceye çıkıyorsa sorun var demektir" diye konuştu. "Bağışıklık sistemi çok önemli" Bağışıklık sisteminin önemine vurgu yapan Olgun, "Virüs ya da soğuk algınlığı için doğrudan bir ilaç yok. Bu nedenle bağışıklık çok önemli. Sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral desteğiyle vücudu güçlü tutmalıyız. Kan tahliliyle demir, magnezyum ve çinko seviyelerimizi kontrol ettirmekte fayda var. Bazı kişiler soğuk algınlığını hafif burun akıntısıyla atlatıyor. Bağışıklığı zayıf olanlar ise ağır geçirerek yatağa düşüyor" diyerek sözlerini tamamladı.