Yerel Haberler
Adana
Bahar yorgunluğuna karşı 10 süper besin 24 Nisan 2026 Cuma - 11:33:08 Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, ıspanağın magnezyum içeriğiyle kas fonksiyonlarını düzenleyerek yorgunluk ve stresin etkilerini hafiflettiğini söyleyerek, "Bahar aylarında düşen enerjiyi geri toparlamak için düzenli tüketilmesi önemlidir" dedi. Bahar yorgunluğuyla baş etmede sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı uygulamak önem kazanıyor. Özellikle vitamin, mineral ve antioksidanlar yönünden zengin besinler ile bol su tüketiminin bağışıklık sistemini desteklerken aynı zamanda gün içindeki enerji dalgalanmalarını da dengelediğini söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, bu süreci rahat geçirebilmek için beslenme önerilerinde bulundu. Demir ve magnezyum kaynağı ıspanak Ispanağın, içerdiği demir sayesinde vücutta oksijen taşınmasını desteklediğini ve halsizlik hissinin azalmasına yardımcı olduğunu belirten Diyetisyen Özbay, "Magnezyum içeriği ise kas fonksiyonlarını düzenleyerek yorgunluk ve stresin etkilerini hafifletir. Bahar aylarında düşen enerjiyi geri toparlamak için düzenli tüketilmesi önemlidir. Yumurta, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm temel amino asitleri içerir ve uzun süreli tokluk sağlar. Sabah kahvaltısında tüketildiğinde gün boyu enerjinin dengeli bir şekilde sürdürülmesine katkı sunar. Ayrıca B vitaminleri sayesinde zihinsel performansı da destekler. Muz, doğal şeker içeriğiyle enerji kaynağıdır ve yorgunluk hissini kısa sürede azaltır. Potasyum açısından zengin olması, kasların düzgün çalışmasına ve halsizlik hissinin önlenmesine yardımcı olur. Gün içinde pratik bir ara öğün olarak tercih edilebilir" dedi. Probiyotik desteği için yoğurt Özbay, yoğurtun bağırsak sağlığını destekleyen probiyotikler içerdiğini kaydederek, "Sağlıklı bir sindirim sistemi, bağışıklık ve enerji düzeyi üzerinde doğrudan etkilidir. Bahar yorgunluğu döneminde bağışıklığın güçlü tutulması için düzenli şekilde tüketilmelidir. Badem, içerdiği sağlıklı yağlar ve E vitamini sayesinde hücreleri oksidatif strese karşı korur. Aynı zamanda magnezyum içeriğiyle kas yorgunluğunu da azaltır. Gün içinde bir avuç badem tüketmek enerji seviyesini dengede tutmaya yardımcı olur. Yulaf, kompleks karbonhidrat yapısı sayesinde kan şekerini dengeli bir şekilde yükseltir ve uzun süre enerji sağlar. Lif içeriğiyle sindirimi desteklerken ani enerji düşüşlerini de önler. Özellikle kahvaltılarda tercih edilmesi günün daha dinç geçirilmesine katkı sağlar. Portakal, güçlü bir C vitamini kaynağı olarak bağışıklık sistemini destekler. Mevsim geçişlerinde sık görülen halsizlik ve hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır. Aynı zamanda ferahlatıcı yönüyle gün içinde canlılık hissini artırır" diye konuştu. Omega-3 deposu somon balığı Diyetisyen Özbay, somon balığının omega-3 yağ asitleri açısından zengin olduğunu ve beyin fonksiyonlarını desteklediğini belirterek şunları kaydetti: "Ruh halini dengeleyerek bahar yorgunluğuna eşlik eden isteksizlik hissini azaltmaya yardımcı olur. Haftada birkaç kez tüketilmesi genel enerji düzeyine olumlu katkı sunar. Avokado, içerdiği yağlar sayesinde uzun süreli enerji verir ve tokluk hissini artırır. Lifli yapısı ile sindirim sistemini desteklerken, içerdiği vitamin ve minerallerle genel vücut direncini yükseltir. Günlük beslenmeye eklenmesi enerji dalgalanmalarını azaltacaktır. Yeşil çay, güçlü antioksidan özelliği ile vücudu serbest radikallere karşı korur. Aynı zamanda hafif kafein içeriği sayesinde zihinsel uyanıklığı artırır ve yorgunluk hissini de azaltır. Gün içinde 1-2 fincan tüketilmesi zindelik hissini destekler. Ancak hamilelerin tüketmek için doktorlarına danışması önemlidir."
24 Nisan 2026 Cuma - 10:20 Doç. Dr. Berat Akıncı: "Yeni kurulacak düzende hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" Adana Alparslan Türkeş Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, İran’ın mevcut süreci bir rejim ve varlık mücadelesi olarak gördüğünü belirterek, "İran onurlu bir çıkış arıyor ancak yeni kurulacak düzende hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dedi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a düzenledikleri saldırılarla başlayan savaş yaklaşık 2 aydır sürüyor. Farklı ülkelere de sirayet eden savaşla ilgili ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesi iki ülke arasındaki görüşmeler ilerleyene ve sonuçlanana dek uzatacağını açıkladı. Dün ise Trump, İran’ın siyasi anlamda bir "karmaşa" içinde olduğunu ve bunun çözülebilmesi için ateşkesi uzattığını savunarak "Zaman daralıyor" dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki abluka da sürerken konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, değerlendirmelerde bulundu. "Kırmızı çizgiler İslamabad’da belirleniyor" Orta Doğu’da tarafların kırmızı çizgilerini İslamabad görüşmelerinde belirlediğini hatırlatan Akıncı, gelinen noktada diplomatik iradenin ön plana çıktığını söyledi. Özellikle Pakistan’ın yürüttüğü mekik diplomasisinin ve ABD Başkanı Trump’ın masaya çözüm iradesi koymasının kritik olduğunu vurgulayan Akıncı, "Taraflar açısından bakıldığında tarafların bölgedeki amaçlarının aslında farklı olduğunu ve bu farklı amaçlarının da gerçekleşme noktasında herkes elinin masada güçlü olmasını istiyor. Masada güçlü olmak içinde sahada da güçlü olmak gerekiyor. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak hem ekonomi jeopolitiği hem de enerji jeopolitiğindeki önemini artırıp savaşın küresel maliyetini da arttırmıştı. ABD’nin İran’ın Hürmüz Boğazı kartını tekrar elinden almak için ikinci bir ablukayla dengeleme açısı ve baskı aracı oluşturmasıyla kartları tekrar eline aldığını görüyoruz" diye konuştu. "İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor" ABD’nin barışa yakın olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akıncı, "ABD, savaşarak sorunun çözülemeyeceğini anladı ve barışa yakın oldukları yönünde mesajlar gelmeye başladı. Durum İran açısından daha farklı çünkü İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor. Rejim açısından bakıldığında İran ya var olmaya devam edecek ya da bir şekilde rejim düşecek ve rejim ABD isteği doğrultusunda liderlik değişimi olacak. İran mevcut konumundan geri adım atmak istemiyor. İran’ın rejim değişikliğinde 1979’dan itibaren ilmek ilmek uyguladığı bir Orta Doğu politikası ve nükleer çalışması var. Dolayısıyla hem uranyum zenginleştirmesinde hem nükleere yönelik çalışmalarını tam bağımsızlık olarak görüyor. İran bazı noktalarda taviz verse de kendi egemenliğini sıkıntıya sokacak ve ulusal çıkarlarınızı zedeleyecek bir masaya oturmak istemiyor" ifadelerini kullandı. "Yeni bir düzen kurulacak" Bölge ülkelerinin ve Türkiye’nin desteğinin barış için hayati önem taşıdığını kaydeden Akıncı, şunları söyledi: "İran kadim bir devlet geleneğine ve diplomasi mantığına sahip. Ciddi askeri ve yönetsel kayıplar vermiş olsa da süreci ABD ve İsrail aleyhine domine etmeyi bildi. Kurulacak yeni bir barış masasıyla eski düzene dönülmesi bekleniyor ancak İran’ın da altını çizdiği gibi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni bir düzen kurulacak. Umuyoruz ki bu düzen, halkların Osmanlı dönemindeki gibi kardeşçe yaşadığı bir iklime evrilir. Aksi takdirde bölgedeki sıcak temas, küresel bir savaşı tetikleme riski taşıyor." "Uluslararası hukuk arka plana itildi" Küresel sistemin ve uluslararası hukukun tehdit altında olduğunu belirten Akıncı, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin, ABD ve İsrail’in savaş hukukunu hiçe sayan politikalarını dengelemek adına sahada ve masada daha aktif olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Adana’da deprem mağduru çiftçilere Kızılay’dan destek
30 Eylül 2025 Salı - 16:48 Adana’da deprem mağduru çiftçilere Kızılay’dan destek Türk Kızılay Seyhan ve Ceyhan Şube Başkanlığı, Adana’da depremden etkilenen küçük üreticilere gübre, tohum ve tarımsal ilaçtan oluşan hediye çekleri dağıttı. Adana Valiliği himayesinde yürütülen "Köylü Garajı Şenlendirme Projesi" kapsamında Seyhan, Yüreğir, Ceyhan ve Karataş ilçelerinde 200 üretici belirlendi. Çiftçilere 50’şer kilo mısır tohumu, taban ve üst gübre ile 2 paket tarımsal ilaç bedeline sahip hediye çekleri teslim edildi. Proje kapsamında çiftçiler, ihtiyaç duymaları halinde Kızılay’a ait jeneratör, ilaçlama makinesi, motorlu testere, tırpan ve sulama pompası gibi tarımsal aletlerden faydalanabilecek. "Bölgemizde benzer projelerimiz artarak sürecek" Karataş ilçesinde düzenlenen hediye çeki teslim töreninde konuşan Türk Kızılay Genel Sekreteri Ramazan Saygılı, Kızılay’ın 2030 vizyonunda kırılgan her kesime dokunmayı hedeflediğini belirterek, "Depremlerin ardından tarıma, küçük esnafa destekler verdik, sulama projeleri gerçekleştirdik. Adana’da da eğitim ve projelerle çiftçilerimizin hayatına dokunduk. Bölgemizde benzer projelerimiz artarak sürecek" dedi. "Bu proje çiftçilerimizin bereketli üretimine katkı sağlayacaktır" Karataş Kaymakamı Necati Aktan ise Kızılay’ın sadece afetlerde değil, üretimin güçlenmesi ve sosyal dayanışmanın artması için de önemli projeler yürüttüğünü ifade ederek, "Bu proje çiftçilerimizin bereketli üretimine katkı sağlayacaktır" diye konuştu. Törenin ardından çiftçilere temsili olarak hediye çekleri verildi.
Sanatın iyileştirici gücü Başkent Üniversitesi’nde konuşuldu
30 Eylül 2025 Salı - 10:55 Sanatın iyileştirici gücü Başkent Üniversitesi’nde konuşuldu Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi, yeni sanat sezonunun açılışına ev sahipliği yaptı. Disiplinlerarası sanat üretimini öne çıkararak Adana’dan dünyaya evrensel mesaj iletme amacını taşıyan etkinliklerinde sergi, imza günü ve film gösterimi yapıldı. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi’nde düzenlenen etkinlik programı, küratörlüğünü Pelin Emrahoğlu’nun yaptığı "Benim Güzel Adanam" sergisiyle başladı. Altınoran üyelerinin fotoğraf, resim ve kolaj çalışmalarından oluşan sergi, sanatçıların kendi yorumlarıyla Adana’yı sanatseverlere sundu. Etkinlik kapsamında ayrıca "Dört Bin Yıllık Rüya: Seyhan" kitabının imza günü düzenlendi. "Kerr" filmi Altın Koza Film Festivali kapsamında gösterildi Açılış etkinlikleri, Altın Koza Film Festivali programı kapsamında yer alan Tayfun Pirselimoğlu’nun "Kerr" filmi ile devam etti. Film gösteriminin ardından yönetmen ve film ekibiyle izleyicilerin katıldığı bir söyleşi gerçekleştirildi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi ev sahipliğinde Sinematek Adana çatısı altında yıllardır süren bu etkinlik, sadece film izleme deneyimi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sinema kültürünü zenginleştiren bir tartışma ortamı oluşturuyor. "Sanatın iyileştirici gücünü kullanmalıyız" Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Başkanı Yaşar Ateşoğlu, açılışta yaptığı konuşmada sanatın toplumsal önemini şu sözlerle vurguladı: "Bugün dünya kaotik bir ortamdan geçiyor. Böyle bir dönemde sanatın iyileştirici gücünü kullanmak, toplumumuzu daha ileriye, daha aydınlık yarınlara taşımak zorundayız. Biz, ürettiğimiz eserlerle Adana’dan dünyaya bir mesaj göndermek istiyoruz. Çünkü yerelden evrensele bir yaklaşımın doğru olduğuna inanıyoruz. Sanat disiplinleri arasında kurduğumuz bu birliktelik, birlikte üretip paylaşarak çoğalmayı sağlıyor." Ateşoğlu ayrıca Başkent Üniversitesi ile olan iş birliğine de değinerek, "Yıllardır süren bu ortaklık bizler için bir onur kaynağıdır. Üniversitenin ve hastanenin sunduğu destek, sanatın topluma hizmet etmesini sağlayan değerli bir katkıdır" dedi. Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Murat Ali Hersekli, sanat etkinliklerinin Adana’nın kültürel hayatındaki önemine değinerek: ‘’Sinematek Adana, 13 yıldır şehrimizin sinema kültürünü geliştirmeye yönelik çok önemli katkılar sunuyor. Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu’nun bu yılki açılış etkinlikleri de bu misyonun güçlü bir devamıdır. ‘Benim Güzel Adanam’ sergisi üyelerimizin kente dair ürettikleri fotoğraflardan oluşuyor ve sergiyle birlikte şehrin kültürel belleğine katkı sunuyoruz. ‘Kerr’ filminin ise izleyiciyi düşündüren, tartışmaya açan yönüyle sezonun anlamlı bir başlangıcı oldu."
Çukurova’da limon hasadı: Geçen yıl 1 TL olan limon bahçede 20 TL
30 Eylül 2025 Salı - 09:30 Çukurova’da limon hasadı: Geçen yıl 1 TL olan limon bahçede 20 TL Adana’da limon hasadı başladı, geçen yıl bahçede 1 TL’ye alıcı bulan ’Mayer’ cinsi 20 TL’den, 5 TL’den alıcı bulan ’Enterdonat’ cinsi ise 30-35 TL’den satılmaya başlandı. Turunçgiller Kesim ve İhracat Tarihleri Belirleme Komisyonu’nun Mayer ve Enterdonat cinsi limonlarda 25 Eylül itibarıyla hasada izin vermesinin ardından Çukurova’da limon bahçelerinde sezon resmen başladı. Yurt genelinden ve Avrupa’dan talep gören limon hasadı için bahçeye giren işçiler, ilk hasatları türkü eşliğinde yaptı. Üreticiler, bu yıl kış döneminde yaşanan don olayları ve haziran ayında çiçeklenme döneminde görülen aşırı sıcakların meyve oluşumunu olumsuz etkilediğini kaydetti. Rekoltenin düşük olması nedeniyle geçen yıl bahçede 1 TL’den alıcı bulan ’Mayer’ cinsi 20 TL’den, 5 TL’den alıcı bulan, ’Enterdonat’ cinsi ise 30-35 TL’den satılmaya başlandı. Rekolte düşük olunca limon para etti 35 dönümlük arazide üretim yapan Berkant Balım, "Normalde 100 tona yakın ürün alabiliyorduk ama bu yıl 24 ton çıktı. Geçen yıl 3 bin ton ihracat yaparken bu yıl bin tona ulaşabilirsek şanslı sayacağız. Rekolte kaybımız çok yüksek. Limon dalında fiyatlar yüksek seyrediyor. Geçen yıl Mayer cinsi limon 1-2 TL’ye kadar düşmüştü, bahçede kalan olmuştu. Bu yıl Mayer cinsi 20-25 TL, Enterdonat cinsi ise ihracata 30-35 TL bandında bahçeden alıcı buluyor. Avrupa ülkeleri özellikle Rusya ve Polonya’dan yoğun talep gösteriyor. Fiyatların artması bekleniyor ancak işçilik ve gümrük masrafları da üreticiye yük oluyor" dedi. Bahçelerde hasat yapan işçiler de, geçtiğimiz yıllara oranla bu sezon kışın yaşanan don nedeniyle verimin oldukça düşük olduğunu ifade etti. İlk kesimlerde türküler söyleyerek mesaiye başlayan narenciye işçilerinden Hatice Duran da zorlu sezonun başladığını kaydetti.