Yerel Haberler
Adana
ADASO’da KOSGEB KOBİ’ler için destek ve dönüşüm programı 15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:17:25 Adana Sanayi Odası (ADASO) ev sahipliğinde düzenlenen "KOBİ’ler İçin Destek ve Dönüşüm Programı"nda, işletmelerin dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve istihdamın korunmasının desteklenmesi süreçlerine yönelik stratejik adımlar paylaşıldı. Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, üretimde sürekliliği sağlamak adına KOSGEB tarafından KOBİ’lere sunulan finansa erişim mekanizmalarının ve destek paketlerinin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, KOSGEB tarafından yürütülen Destek ve Dönüşüm Programları, Adana Sanayi Odası’nda düzenlenen geniş katılımlı bir toplantıyla tanıtıldı. KOBİ’lerin üretim kapasitelerini artırmak, dijitalleşme süreçlerini hızlandırmak, istihdamın korunmasını sağlamak ve küresel rekabet gücünü geliştirmek amacıyla hayata geçirilen programda, sanayicilere yeni dönem yol haritası sunuldu. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, KOSGEB’in sadece destek veren değil, sahanın nabzını tutan bir kurum olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz yıl 7 milyar TL’lik bütçe ile kaldıraç etkisiyle 35 milyar TL’lik bir finansal hacim oluşturduklarını belirtti. "Yeşil dönüşüm artık ticari bir pasaporttur" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ise dünya ekonomisinin köklü bir değişimden geçtiğini belirterek; geleneksel üretim anlayışının yerini, yeşil dönüşüm ve yalın verimlilik sacayağına bıraktığını söyledi. Başkan Kıvanç, "Dijitalleşme artık bir lüks değil, işletmelerin sinir sistemidir. Yeşil dönüşüm ise Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi kapsamında artık ihracat pazarlarında var olabilmemiz için bir ’ticari pasaport’ niteliği taşımaktadır" dedi. KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki kritik rolüne dikkat çeken Başkan Kıvanç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99’undan fazlasını oluşturan KOBİ’lerimiz; istihdamın yüzde 70’ini, ihracatın ise yüzde 30’unu sırtlamaktadır. KOBİ’lerimiz dönüşebilirse Türkiye dönüşebilir. KOSGEB’in sunduğu bu destekler, işletmelerimizi küresel devlerle rekabet edebilir hale getirecek stratejik bir can suyudur." Açılış konuşmalarının ardından etkinliğin ikinci bölümü, sanayicilerin sorularının yanıtlandığı basına kapalı oturumla devam etti. İkinci bölümde, destek mekanizmalarının detaylarını içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:01 Adana’da eğitimciler Şanlıurfa’daki saldırıyı kınadı Adana’da Eğitim-Bir-Sen üyeleri, Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kınadı. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen silahlı saldırı, Adana İstasyon Meydanı’nda Eğitim-Bir-Sen üyeleri tarafından protesto edildi. Türkiye genelinde iş bırakma kararı alan eğitimciler, Adana’da da merkez Seyhan ilçesindeki İstasyon Meydanı’nda bir araya gelerek okullarda artan şiddet olaylarına tepki gösterdi. Grup adına açıklamayı yapan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, "Siverek’te eğitim yuvamızı kana bulayan vahşi saldırı; bizlere acı bir gerçeği bir kez daha tokat gibi çarpmıştır. Öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına el kaldırmanın sıradanlaştığı, eğitim çağındaki çocukların silahlara pervasızca ulaşıp suç makinesine dönüştüğü karanlık bir dönemeçteyiz. Geldiğimiz noktada okullarımızda şiddet münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkarmıştır." Dedi. "Eğitimciye kalkan el, geleceğimize inen darbedir" Mustafa Sarıgeçili, şiddetin ağırlaşan toplumsal maliyeti karşısında çözüm üretmede yetersiz kalındığını belirterek, "Eğitim, şiddeti bitirmesi gereken en güçlü silahken; bugün şiddetin eğitimi tehdit eder boyuta ulaşması geleceğimizi tehlikeye sokmaktadır. Eğitimcilere yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Hele ki bu şiddetin kendi öğrencilerimizden gelmesi, yaramızı daha da derinleştirmektedir. Eğitimciye kalkan el, geleceğimize inen darbedir" şeklinde konuştu. "Siverek’te yaşadığımız bu acı olay son olmalıdır" Yaşam hakkı ve can güvenliğinin anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken Başkan Sarıgeçili, daha sonra şunları söyledi: "Devlet; caydırıcı yasaları derhal çıkarmalı, okullarımızda güvenlik tedbirlerini tavizsiz bir şekilde hayata geçirmelidir. Kendi memurunu, kendi öğretmenini, kendi öğrencisini korumak devletin asli görevidir. Siverek’te yaşadığımız bu acı olay son olmalıdır. Eğitimciler savunmasız ve korumasız bırakılamaz. Bugün Türkiye genelinde bıraktığımız iş, aslında geleceğimize sahip çıkma eylemidir. Can güvenliğimiz sağlanana, caydırıcı adımlar atılana ve güvenli çalışma şartları oluşturulana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz." Şiddete karşı sloganların atıldığı eylem, basın açıklamasının ardından sona erdi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:18 Sanayiciye faizsiz 6 milyon TL’lik yeşil destek Adana Sanayi Odası ve Çukurova Kalkınma Ajansı iş birliğiyle düzenlenen SoGreen Projesi Bilgilendirme Toplantısı’nda, KOBİ’lere yönelik 6 milyon TL’ye varan faizsiz geri ödemeli finansman desteğinin detayları açıklandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Dünya Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi, Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı bir toplantıyla sanayicilere tanıtıldı. Sakıp Sabancı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren Adana Sanayi Odası Genel Sekreteri Veli Oğuz, projenin stratejik önemine dikkat çekti. Finansman maliyetlerinin yüksekliğine vurgu yapan Oğuz, şunları kaydetti; "Başkanımızın önderliğinde 2020’den bu yana Sanayi Kampüsü çatısı altında yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümü bir bütün olarak çalışıyoruz. Finansmana erişimin zor ve maliyetli olduğu bu dönemde, bu tür geri ödemeli destekler sanayicimiz için çok kıymetli. Umuyorum ki Adana’mız bu çağrıdan maksimum düzeyde faydalanacak ve firmalarımız en başarılı projelerle bu imkanı değerlendirecektir." "Haziran bitmeden imzaları atıyoruz" Programın işleyişi ve hızı hakkında bilgi veren Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran "Toplam bütçesi 400 milyon TL olan programın, Dünya Bankası ile yapılan büyük bir anlaşmanın parçası oldu. Geçtiğimiz yıl mikro işletmelere yönelik hibe programımızı başarıyla yürüttük. Şimdi ise KOBİ’lerimiz için proje başına 6 milyon TL’ye kadar faizsiz kredi imkanı sunuyoruz. Bu kaynak, finansman ihtiyacının zirve yaptığı bir dönemde ülkemiz ve bölgemize kazandırılmış önemli bir pakettir. Süreç çok hızlı ilerleyecek; Haziran ayı bitmeden sözleşmeleri imzalamayı hedefliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından ÇKA Program Yönetim Birim Başkanı Ayşegül Kaplan, teknik detayları içeren kapsamlı Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi Bilgilendirme Toplantısı sunumu gerçekleştirdi. Toplantı soru cevap oturumu akabinde son buldu.
Alpargün Apartmanı davasında müteahhit, ’Olursa olsun’ diyerek hakaret etmiş
14 Kasım 2025 Cuma - 14:19 Alpargün Apartmanı davasında müteahhit, ’Olursa olsun’ diyerek hakaret etmiş Adana’da 6 Şubat depreminde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün’e verilen 62 kez müebbet ve toplam 865 yıl hapis cezasının gerekçeli kararında, sanığın "olursa olsun" diyerek hareket ettiği ve olası kastın oluştuğu sonucuna varıldığı belirtildi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 yılında yaşanan depremlerin ilkinde Adana’nın merkez Çukurova ilçesine bağlı Güzelyalı Mahallesi’ndeki Alpargün Apartmanı yıkıldı. Apartmanda bulunan 96 kişi hayatını kaybetti. Depremden sonra binanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu (TUS) Hasan Alpargün, deprem günü KKTC’ye kaçtıktan sonra yakalanarak Adana’ya getirilerek 13 Şubat 2023’te tutuklandı. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 27 Eylül 2024’te görülen karar duruşmasında sanık Hasan Alpargün’e, ’olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verdi. Ancak Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, cezayı hukuka aykırı bularak bozdu ve dosyayı yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderdi. Mahkeme aynı kararı tekrar verdi Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün tekrar görülen duruşmada, kararını açıkladı. Mahkeme istinafın kararı bozmasına rağmen verdiği cezanın arkasında durarak yeniden ’olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verdi. Gerekçeli karar açıklandı Mahkeme, sanık Alpargün’e ilişkin 85 sayfalık gerekçeli kararında, statik proje müellifi, yapım müteahhidi ve fenni mesul olarak birden fazla sorumluluğu bulunduğunu, hazırladığı statik projenin yetersizliğinin yanı sıra kolon, kiriş ve temel donatı alanlarının eksik bırakıldığını ve projeyle uygulama arasında ciddi uyumsuzluklar tespit edildiğini belirtti. Kararda, özellikle taşıyıcı sistemde projeyle uygulama arasında 100-150 santimetreyi bulan kolon kaymaları bulunduğu, malzeme kalitesinin ve donatı detaylandırmasının da yetersiz olduğu vurgulandı. Mahkeme, yargıtay içtihatları ve doktrindeki Frank formülüne de atıf yaparak, sanığın "olursa olsun" diyerek hareket ettiğini belirtti ve olası kastın oluştuğu sonucuna vardı. Sanığa 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasının verildiği hatırlatılan kararda, "sanığın depremden hemen sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kaçıp yakalanması, yargılama sürecinde işlediği suça yönelik pişmanlık göstermemesi nedeni ile hakkında TCK’nın 62. maddesinin (takdiri indirim) uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir" denildi.
Başkan Kıvanç: "Yatırımlarınızı yeni sistemin kriterleriyle yeniden değerlendirin"
14 Kasım 2025 Cuma - 11:39 Başkan Kıvanç: "Yatırımlarınızı yeni sistemin kriterleriyle yeniden değerlendirin" T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ile Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) iş birliğinde, Adana Sanayi Odası’nın (ADASO) ev sahipliğinde Yeni Yatırım Teşvik Sistemi Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, 30 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren sistemin getirdiği fırsatlar ve stratejik değişiklikler Adanalı sanayicilere aktarıldı. ADASO’da yeni yatırım teşvik sistemi bilgilendirme toplantısı gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmasını yapan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, yeni sistemi "ülkemiz açısından bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi. Devlet desteklerinin artık daha stratejik, seçici ve hedef odaklı bir yapıya kavuştuğunu belirten Başkan Kıvanç, "Amaç; sadece daha fazla yatırım yapmak değil, nitelikli, katma değeri yüksek, teknoloji odaklı ve bölgesel dengeleri gözeten bir üretim modeline geçişi hızlandırmaktır" dedi. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yüksek teknoloji yatırımlarına sağlanan ilave desteklerin sanayinin dönüşümüne ivme kazandıracağını belirten Başkan Kıvanç, "yerel kalkınma hamlesi" kapsamında Adana özelinde öncelikli destek kapsamına alınan bazı yatırım konularına da dikkat çekti. Başkan Kıvanç, "Teknolojik Tarım Makineleri Üretimi, turunç ve benzeri meyve atıklarından pektin veya meyve tozu gibi katma değerli gıda ürünleri üretimi, sentetik kâğıt üretimi ve tornalama için kesici uç üretimi gibi projeler öne çıkmaktadır. Mevcut veya planladığınız yatırımlarınızı yeni sistemin kriterleriyle yeniden değerlendirmenizi öneriyorum" dedi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür Yardımcısı Sait Cordan ise konuşmasında, teşvik sistemindeki paradigma değişikliğinin altını çizdi. Önceki sistemlerin bölgesel dengesizlikleri gidermeye odaklandığını ve 6. bölgede (Şırnak, Batman, Van vb.) emek yoğun yatırımlarda başarılı sonuçlar alındığını belirtti. Cordan, yeni sistemin hedefini, "Şimdi ise bir adım öteye gittik. Dedik ki; yatırımımızın tipini değiştirmeye çalışalım. İşte yüksek teknoloji, orta yüksek teknoloji, buralara doğru gitmeye çalışalım. Yeni sistemde seçicilik öne çıkıyor. Türkiye’nin Yüzyılı ve bölgesel hedefli yatırımlar olmak üzere iki ana sacayağı var" diye konuştu. Artık tematik yatırımlar, tematik konular, konulara göre teşvik yatırımlarına yönelindiğini belirten Cordan, "Artık bölgesellikten ziyade bu tip konulara yönelmemizde fayda olacak. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımları gibi tematik programlara özel önem veriyoruz. Bu alanlarda 50 milyon TL üzerindeki yatırımların doğrudan stratejik yatırım, altındakilerin ise öncelikli yatırım kabul ediliyor" dedi. Açılış konuşmalarının ardından T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Uzman Yardımcısı Mehmet Korkmaz ve Çukurova Kalkınma Ajansı Uzmanı Burak Can Gezer, yeni sistemin teknik detayları, başvuru süreçleri ve destek kalemleri hakkında katılımcılara kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi.
"Yerel yönetimlerin beceriksizliği kentsel dönüşümü geciktiriyor"
14 Kasım 2025 Cuma - 09:30 "Yerel yönetimlerin beceriksizliği kentsel dönüşümü geciktiriyor" Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de kentsel dönüşüm çalışmaları ağır ilerliyor. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "Prosedürler çok ve yerel belediyelerin yetkisinde olan konularda yerel belediyelerin beceriksizliğinden, bakanlığa ayak uyduramayıp profesyonelleşememesi nedeniyle kentsel dönüşüm yeterince hız alamıyor. Bu kısır döngüyü aşmanın yolu bakanlık yetkilileriyle belediyelerin koordinasyonlu bir şekilde çözüm önerisi bulması" dedi. Ülkemizde 6 Şubat depremlerinin ardından kentsel dönüşümün önemi bir kez daha gözler önüne serilirken İstanbul harici geri kalan neredeyse hiçbir ilde kentsel dönüşüm çalışmaları istenilen oranda artmadı. Uzmanlar, belediyelerin kentsel dönüşüm çalışmalarında yetersiz kaldığını analiz ederken birçok yapılan araştırmada ise kentsel dönüşüm ile derme çatma yapıların ortadan kalkmasının asayiş olaylarını da azalttığını belirlendi. "Anadolu bu konuda yavaş ilerliyor" Konuyla ilgili Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, açıklamalarda bulundu. Adana başta olmak üzere birçok ilde kentsel dönüşüme başlanılamadığını ve belediyelerin yetersiz kaldığını belirten Karslıoğlu, "Kentsel dönüşüm projelerine hükümetimiz büyük bir önem gösteriyor. Bu projelere önem gösteren belediyelerimiz de var ancak kentsel dönüşümde sadece İstanbul yok. Geriye 80 vilayetimizde kalıyor ve Anadolu maalesef bu konuda yavaş ilerliyor" ifadelerini kullandı. "Birçok ilde kentsel dönüşüm projeleri kördüğüm gibi bekliyor" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyelerin koordineli çalışamadığına da atıfta bulunan Mustafa Karslıoğlu, "Prosedürler çok ve yerel belediyelerin yetkisinde olan konularda yerel belediyelerin beceriksizliğinden, bakanlığa ayak uyduramayıp, profesyonelleşememesi nedeniyle kentsel dönüşüm yeterince hız alamıyor. Kentsel dönüşüme gidecek alanda müteahhit para kazanmak, vatandaş ise metrekaresinin gitmemesini istiyor. Burada da belediyeler yoğunluk ile alakalı çalışmalı. Bunu yapamadıkları için birçok ilde kentsel dönüşüm projeleri kördüğüm gibi bekliyor. Bu kısır döngüyü aşmanın yolu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileriyle birlikte belediyelerin koordinasyonlu bir şekilde çözüm önerisi bulması" diye konuştu. Kentsel dönüşümün asayiş olaylarını azaltmak için önemli olduğunu belirten DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, daha sonra şunları söyledi: "Eğer bir öneri bulunmazsa kentsel dönüşüm böyle çok ağır gider. Her şeyi devletten beklememek gerek. Belediye başkanları kentsel dönüşümü masasında 1 numaralı gündem olarak bekletmeyip artık sahaya inmeliler. Kentsel dönüşüm en başta asayiş için önemli. Bugün itfaiyenin, emniyetin, ambulansın giremediği sokaklar var. Anadolu’daki birçok ilde sayısız çıkmaz sokak var. Buraları artık yaşanabilir hale getirmeliyiz. Düzgün mahallelerde yaşamak her insanımızın hakkı."
Prof. Dr. Bozkırlı: "Diyabette ne kadar erken teşhis konulursa hasarlar o düzeyde önlenebilir"
14 Kasım 2025 Cuma - 09:26 Prof. Dr. Bozkırlı: "Diyabette ne kadar erken teşhis konulursa hasarlar o düzeyde önlenebilir" Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emre Bozkırlı, diyabet tedavisinin olmazsa olmazının hastalığa uygun şekilde sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığının kazanılması olduğunu söyledi. Ülkemizde 12 milyon kişinin diyabetle yaşadığını belirten Acıbadem Adana Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emre Bozkırlı, halk arasında bilinen adı ile şeker hastalığı, yani diyabetin günümüz yeme-içme ve hareket alışkanlıklarına bağlı olarak sürekli artış gösterdiğini, adeta obezite ve diyabet hastalıkları için de ’pandemi’ kavramının geçerli olduğunu dile getirdi. "Erken teşhis hayat kurtarıyor" 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde önemli bilgiler veren Prof. Dr. Bozkırlı, "Diyabet yaşam boyu süren bir hastalık olması ve başta gözler, böbrekler, kalp-damar sistemi gibi hayati organlarda neden olabildiği kalıcı hasarlar nedeniyle, hastanın yanı sıra ailesini, çevresini ve hatta ülkesini etkileyebilen ciddi bir halk sağlığı problemidir. Ne kadar erken teşhis konulursa bu hasarlar o düzeyde önlenebilmekte, tanıda ne kadar geç kalınırsa vücutta o kadar fazla kalıcı hasara neden olmaktadır" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Bozkırlı, hastalığın temel belirtilerini halsizlik-yorgunluk hissi, ağız kuruluğu, çok su içme-çok idrara çıkma, hızlı ve istemsiz kilo kaybı, bulanık görme, ayaklarda yanma, batma, uyuşma ve karıncalanma şeklinde rahatsızlık hissi, yaraların normalden daha geç iyileşmesi, cinsel işlev bozuklukları, ciltte kuruluk ve kaşıntı olarak sıraladı. "Obeziteyle paralel seyrediyor" Özellikle erişkinlerde görülen diyabet türü olarak bilinen Tip 2 diyabetin, kilo fazlalığı ile paralel seyrettiğini aktaran Prof. Dr. Bozkırlı, daha sonra şunları söyledi: "Obeziteli veya kilo fazlalığı bulunan, bel çevresi kalınlığı kadınlarda 80 santimetre, erkeklerde 90 santimetre üzerinde olan bireyler, doymuş yağlardan- karbonhidratlardan zengin ve posa miktarı düşük beslenme alışkanlığı olanlar, hareketsiz yaşam tarzı olan, birinci dereceden akrabalarında diyabet öyküsü bulunanlar, 4 kilogram üzerinde iri bebek doğurma öyküsü olan veya gebelik şekeri tanısı almış kadınlar, yüksek tansiyon, kan yağlarında yükseklik veya aterosklerotik damar hastalığı bulunan hastalar, daha önce açlık şekeri sınırda yüksek bulunmuş (100-125 mg/dL) kişiler, polikistik over sendromu öyküsü olan kadınlar ve başta kortizonlu ilaçlar gibi bir takım ilaçları kullanan hastalar diyabet gelişimi yönünden yüksek riskli olarak kabul edilmektedir." "Böbrek yetmezliği ve uzuv kaybına yol açabilir" Prof. Dr. Bozkırlı, kan şekerleri yüksek seyreden hastalarda göz dibindeki damarlarda kanamaya bağlı görme kaybı, beyni besleyen atardamarlarda tıkanıklık sonucu felç ihtimali, kalbi besleyen koroner damarlarda tıkanıklık zemininde kalp krizi, böbreklerde etkilenmeye bağlı olarak böbrek yetmezliği gelişimi-diyaliz ihtiyacı ve ayaklarda uzuv kaybına neden olabilecek ciddiyette yaralar görülebildiğini anlattı. Bütün bu durumların olmadan önlenebilmesi ve olmuş hastalarda tedavisinin sağlanabilmesi için temel şartın bu konuda deneyimli bir hekimin kontrolünde kan şekeri kontrolünün sağlanması olduğunu ifade etti. "Yiyip içmemek değil uygun şekilde beslenmek önemli" Tedavinin temelinde, toplumda farkındalık oluşturulması ve hastaların diyabet konusunda eğitiminin yer aldığının altını çizen Bozkırlı, tedavinin olmazsa olmazının; başlıca hastalığa uygun şekilde sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığının kazanılması olarak tanımlanabilen yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurguladı. Halk arasındaki yaygın kanının aksine diyabet hastalarının yememe-içmemesi değil, hastalıklarına uygun şekilde beslenmeleri gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkırlı, "Bunların haricinde hastanın özelliklerine uygun olarak hap tedavileri ve enjeksiyon şeklinde uygulanan tedaviler bulunmaktadır. İlaç tedavilerinin en önemli özelliklerinden biri tedavinin hastaya özgü olması zorunluluğudur. Tüm hastalara doktor kontrolünde; yaşı, cinsiyeti, eşlik eden hastalıkları, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının durumu gibi birçok faktör göz önünde bulundurularak kişiye özel bir tedavi düzenlenmelidir" dedi. Diyabetin bir "Düzenli kontrol hastalığı" olduğunu belirten Prof. Dr. Bozkırlı, hastaların düzenli kan şekeri kontrolleri yaptırması organ etkilenmeleri yönünden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.