Yerel Haberler
Adana
Festivalde Osmanlı geleneği yaşatıldı, ciğer tezgahları davul zurna ile şenlendi 11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:19:12 Adana’nın Kozan ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen "Kozan Portakal Çiçeği Festivali", tarihi çarşıda kurulan tezgahlar ve renkli görüntülerle dikkat çekti. Yaklaşık 6 asırlık geçmişe sahip yapıların bulunduğu çarşıda gerçekleştirilen festivalde Osmanlı geleneği günümüze taşındı. Kozan’ın coğrafi işaret başvurusu yapılan ciğer kebabı, tezgah başında davul zurna eşliğinde vatandaşlara sunulurken, alanda büyük bir coşku yaşandı. Festival çerçevesinde Kozan portakalı ise gelin ve damat kostümlerine yansıtılarak kortejlerde sergilendi, ortaya renkli görüntüler çıktı. Kozan Belediyesi tarafından düzenlenen festival, esnafın yüzünü güldürdü. Yaklaşık 230 esnafın yer aldığı etkinlikte, ilçe dışından gelen binlerce ziyaretçi tarihi sokakları doldurdu. Portakal çiçeği kokusunun hakim olduğu sokaklarda ziyaretçiler hem alışveriş yaptı hem de festival coşkusunu yaşadı. "Adana Kralı" olarak bilinen Hüseyin Şen’in katılımıyla renklenen festivalde, "Hediye Portakal" isimli esnafın hazırladığı portakal temalı gelin ve damat kostümleri yoğun ilgi gördü. Vatandaşlar bu kostümlerle fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Festivalde Osmanlı geleneği olan "siftah" da yaşatıldı. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, esnafa siftah parası ve mektup takdim etti. Başkan Atlı, beklenenin üzerinde katılım olduğunu belirterek, "İlçemizde hem geleneği günümüze taşıdık hem esnafımızın yüzünü güldürdük. İlçemizi ziyarete gelen vatandaşlarımız 6 asırlık geçmişe sahip tarihi Hoşkadem Camii ve çevresindeki konakları gezme imkanı buldu. Kozan, portakal çiçeğinin kokusuyla binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, tarihi dokusuyla da misafirlerini etkiliyor. Tüm ziyaretçilerimizi bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyoruz" dedi. Festivalde üreticiler de yerini aldı. Çilekler buket, narenciye çiçekleri ürünlere yansıdı İlçede üretim yapan Fulya Mulla, hazırladığı çilek buketleriyle görsel şölen sunarken, kadın üreticiler ise yöresel lezzetler, el yapımı kilimler ve tescilli ürünleri satışa sundu. Çevre illerden festivale katılan vatandaşlar ise organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek, portakal çiçekleri eşliğinde tarihi atmosferde keyifli anlar yaşadıklarını ifade etti. Festival gelini olarak seçilen İlknur Hülya Şahin de yoğun ilgiden memnun olduklarını belirterek, Festival geliniyim, çok kalabalık ve heyecanlı geçiyor. İlgi çok fazla" diye konuştu. Turunç Birliği temsilcisi Mevlüt Gönen ise ilçede binlerce dönüm alanda açan narenciye çiçeklerinin kokusunun kenti sardığını ifade ederek, festivale gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını söyledi. Festivalde Kozan Belediyesi Ebulfeyz Elçibey Sanat grupları ve İnkilap İlkokulu öğrencilerinin mehteran takımı gösterileri büyük alkış aldı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:04 Kozan Portakal Çiçeği Festivali renkli görüntülere sahne oldu Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen ‘Kozan Portakal Çiçeği Festivali’nde ciğer kebabı davul zurna eşliğinde vatandaşlara sunulurken festival renkli görüntülere sahne oldu. Kozan Belediyesi tarafından 2. kez düzenlenen ‘Kozan Portakal Çiçeği Festivali’ ilçede devam ediyor. Yaklaşık 6 asırlık geçmişe sahip yapıların bulunduğu çarşıda gerçekleştirilen festivalde ciğer kebabı, tezgah başında davul zurna eşliğinde vatandaşlara sunulurken, alanda büyük bir coşku yaşandı. Festival çerçevesinde Kozan portakalı ise gelin ve damat kostümlerine yansıtılarak kortejlerde sergilendi, ortaya renkli görüntüler çıktı. Yaklaşık 230 esnafın yer aldığı etkinlikte, ilçe dışından gelen binlerce ziyaretçi tarihi sokakları doldurdu. Portakal çiçeği kokusunun hakim olduğu sokaklarda ziyaretçiler hem alışveriş yaptı hem de festival coşkusunu yaşadı. Osmanlı geleneği de yaşatıldı Festivalde Osmanlı geleneği olan "siftah" da yaşatıldı. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, esnafa siftah parası ve mektup takdim etti. Başkan Atlı, festivale beklenenin üzerinde katılım olduğunu belirterek, "İlçemizde hem geleneği günümüze taşıdık hem esnafımızın yüzünü güldürdük. İlçemizi ziyarete gelen vatandaşlarımız 6 asırlık geçmişe sahip tarihi Hoşkadem Cami ve çevresindeki konakları gezme imkanı buldu. Kozan, portakal çiçeğinin kokusuyla binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, tarihi dokusuyla da misafirlerini etkiliyor. Tüm ziyaretçilerimizi bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyoruz" dedi. Tescilli ürünler satışta Çilekler buket, narenciye çiçekleri ürünlere yansıdı. İlçede üretim yapan Fulya Mulla, hazırladığı çilek buketleriyle görsel şölen sunarken, kadın üreticiler ise yöresel lezzetler, el yapımı kilimler ve tescilli ürünleri satışa sundu. Çevre illerden festivale katılan vatandaşlar ise organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek, portakal çiçekleri eşliğinde tarihi atmosferde keyifli anlar yaşadıklarını ifade etti. Festival gelini olarak seçilen İlknur Hülya Şahin de yoğun ilgiden memnun olduğunu belirterek, "Festival geliniyim, çok kalabalık ve heyecanlı geçiyor. İlgi çok fazla" diye konuştu. Festivalde öğrenciler mehteran gösterisi de düzenledi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:47 Sulama kanalına düşen çocuğu kurtarmak için zamanla yarıştılar Adana’da dengesini kaybederek sulama kanalına düşen ve boğulma tehlikesi geçiren 15 yaşındaki çocuk, vatandaşlar tarafından kurtarıldı. O anlar cep telefonu kamerasına yansırken, çocuğu kurtaran Tolgahan Tümer, "Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" dedi. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Tahsilli Mahallesi Ege Bagatur Caddesi’ndeki DSİ’ye ait sulama kanalında meydana geldi. İddiaya göre, arkadaşlarıyla birlikte sulama kanalı kenarından geçerken 15 yaşındaki C.Ü.Ç., dengesini kaybederek kanala düştü. Kanaldan çıkamayan çocuk sürüklenmeye başladı ve bu sırada arkadaşları, "Yardım edin, arkadaşımız boğuluyor" diye bağırdı. Gençlerin seslerini duyan esnaf Tolgahan Tümer, kanal kenarına geldi ve C.Ü.Ç.’nin sürüklendiğini görünce hemen sulama kanalına atladı. Tümer, çocuğu kurtarıp kanal kenarına getirdi ve bu sırada Feyyaz Onamlı ise demir çubuk uzatıp hem Tolgahan Tümer’in hem de C.Ü.Ç.’nin sulama kanalından çıkmasını sağladı. Kanaldan çıkartılan C.Ü.Ç., ihbar üzerine bölgeye sevk edilen ambulans ile hastaneye kaldırıldı. O anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. "Çocuğun bağırışını duyunca dayanamadım" O anları gazetecilere anlatan Tolgahan Tümer, "Burada 3 arkadaş otururken çocuğun birisinin ayağı takılıp kanala düşmüş. Yanındaki arkadaşları ’Arkadaşımız boğuluyor’ diye bağırıyordu, ben sesleri duyup geldim. Çocuğun kanala battığını görünce suya atlayıp onu kurtardım. Yanımda demir getirmiştim, bize onu uzattılar demire tutunup kanaldan çıktık. Daha öncede buraya düşen bir kişiyi kurtarmıştım. Maalesef burada böyle vakalar oluyor. Gençler serinlemek içinde sulama kanalına giriyor ancak canlarını tehlikeye atıyorlar. Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" ifadelerini kullandı. Hastaneye kaldırılan çocuğunk durumunun iyi olduğu öğrenildi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:05 Başkan Demirçalı, 2 yıllık hizmet sürecini değerlendirdi Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, göreve başladığı ilk dönemde yalnızca 1 mahallede imar verilebilirken, bugün 8 mahallede tapu tescil işlemlerini tamamlayarak kentsel dönüşümün önünü açtıklarını söyledi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, görevdeki iki yıllık hizmet sürecini düzenlenen basın toplantısıyla değerlendirdi. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Yüreğir Belediyesi 2. Yıl Değerlendirme Toplantısına CHP milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. İlçede hayata geçirilen projeler, devam eden yatırımlar ve planlanan hizmetlere ilişkin detaylı bir sunum yapan Başkan Demirçalı, özellikle altyapı, sosyal belediyecilik, çevre düzenlemeleri ve kültürel projeler alanında önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade etti. Başkan Demirçalı, "Yüreğir’i daha modern, daha yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Geride kalan iki yılda halkımızın ihtiyaçlarını önceleyen projeleri hayata geçirdik. Basınımız aracılığıyla bu çalışmaları kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz" dedi. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Demirçalı’nın, ilçede hayata geçirilen çalışmaları şu şekilde sıralandı: "Göreve geldiğimizde belediyemizi 1 milyar 150 milyon TL borç yüküyle devraldık. Kısa sürede hayata geçirdiğimiz disiplinli ve planlı mali yönetim anlayışıyla bu tabloyu tamamen değiştirdik. İki yıl gibi kısa bir sürede, geçmiş dönemden kalan 1 milyar 150 milyon TL’lik borcun tamamını ödedik. Böylece hem belediyemizin mali yapısını güçlendirdik hem de yerel ekonomiye önemli bir katkı sunduk." Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ilçeye 2 yılda 2 kent lokantası kazandırıldığını söyleyerek, "Dervişler ve Başak kent lokantaları, vatandaşlara uygun fiyatlı ve sağlıklı yemek sunarken, sosyal belediyeciliğin somut örneklerini sergiliyor. Amacımız hiçbir vatandaşımızın sıcak yemek ve dengeli beslenmeden mahrum kalmamasıdır. Kent lokantalarımız, dayanışmanın ve sosyal adaletin buluşma noktasıdır" dedi. 35 yılda sadece 2 kreş yapılan Yüreğir’e, Başkan Demirçalı 2 yılda 2 yeni kreş kazandırdıklarının altını çizerek, "Minik Yürekler ve Yenidoğan Mahalle kreşi ile ilçede kreş sayısı 4’e yükseldi. Kazım Karabekir Mahallesi’nde hizmete açtığımız Minik Yürekler Kreşi ve Yenidoğan Mahalle Kreşimiz ile çocuklarımızın kaliteli eğitime erişimini artırıyoruz. Yüreğir halkına daha hızlı, kaliteli ve etkin hizmet sunabilmek amacıyla, kullanım süresini doldurmuş saha araçlarımızı yenileyerek araç filomuzu önemli ölçüde güçlendirdik. Toplam 29 yeni hizmet aracını filomuza dahil ederek, ilçemize daha hızlı, modern ve verimli hizmet sunma kapasitemizi artırdık. 9 yeni parkın yapımını tamamladık ve vatandaşlarımızın kullanımına sunduk. Toplam 206 parkımızın iyileştirmesini gerçekleştirerek nitelik kazandırdık. Whatsapp iletişim hattını devreye aldık. Çağrı Merkezimizi yeniledik, gelen 140 bin çağrıyı cevapladık, vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm sunduk. Halk Masası’na başvuran 12 bin vatandaşımızın sorununu çözdük" diye konuştu. İnsan odaklı belediyecilik anlayışını rehber edindiklerini belirten Demirçalı şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın en zor günlerinde yanlarında oluyoruz. Belediye ekiplerimiz, taziye çadırı ve yemek ikramı hizmetleri ile cenaze evlerinin misafir yükünü hafifletiyor. Bu kapsamda, Yüreğir’de iki yılda 500 bin kişilik taziye yemeği desteği sağladık. Yüreğir’de sporu ve sporcuları her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Çocuklarımıza, gençlerimize, amatör spor kulüplerine ve altyapının gelişimine kapsamlı destek sağlıyoruz. Yüreğir Belediyesi Spor Okullarımızda 26 branşta 40 bin genci sporla buluşturduk. Yüreğir Belediyesi, ilçe genelindeki amatör spor kulüplerine 1 milyon 350 bin TL’lik nakdi destek sağladı." Göreve başladığı ilk dönemde yalnızca bir mahallede imar durumu verilebilirken, bugün sekiz mahallede tapu tescil işlemlerini tamamlayarak kentsel dönüşümün önünü açtıklarını vurgulayan Demirçalı, "Planlı ve etaplı şekilde yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında 17 mahallede imar uygulamaları aralıksız devam ediyor. 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedeflenen bu süreçle birlikte; daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir Yüreğir inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Uzmanı uyardı: "Yüz felci riskine karşı soğuk havalarda yüzünüzü koruyun"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:55 Uzmanı uyardı: "Yüz felci riskine karşı soğuk havalarda yüzünüzü koruyun" Soğuk havalarda yüzü korumanın çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alper Nabi Erkan, "Özellikle klima karşısında uzun süre oturmamak, yüzü doğrudan soğuk havaya maruz bırakmamak gerekir. Ayrıca grip ve solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak da yüz felci riskini azaltır" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Alper Nabi Erkan yaptığı açıklamada yüzün bir tarafındaki kasların çalışmaması sonucu ortaya çıkan asimetri durumunun "yüz felci" olarak tanımlandığını belirterek, hastalığın hem santral hem de periferik nedenlerle ortaya çıkabileceğini ifade etti. Erkan, "Santral nedenlerde genellikle yüzün alt kısmında kas fonksiyon bozukluğu görülürken, periferik tipte hastalar yüz kaslarını hareket ettiremedikleri için yüzün bir tarafında belirgin bir eğrilik oluşur. Bunun yanında tat alma bozuklukları, gözyaşı akıntısı, tükürük salgısında değişiklikler ve kulak arkasında ağrı gibi şikayetler de tabloya eşlik edebilir" diye konuştu. "Sistemik hastalıkları olan bireylerin daha dikkatli olmaları gerekir" Hastaların sabah kalktıklarında aynada yüzlerinin bir tarafında asimetri fark ettiğine vurgu yapan Prof. Dr. Erkan, "Yemek yerken suyun dışarı akması, konuşmada zorluk veya yüz kaslarında güçsüzlük gibi belirtilerle başvururlar. Yüz felcin en sık nedeni ’İdiyopatik Bell Paralizisi’ yani nedeni belli olmayan viral enfeksiyonlardır. Olguların yaklaşık üçte ikisinde de sebep bilinmiyor. Bunun dışında kulak veya tükürük bezi tümörleri, otoimmün hastalıklar, nörolojik rahatsızlıklar, travmalar ve cerrahi müdahaleler sırasında sinir zedelenmeleri de yüz felcine yol açabiliyor. Bazı hastalarda ise doğuştan gelen genetik nedenler etkili olabiliyor. Şeker hastalığı, damar tıkanıklıkları ve viral enfeksiyonlar yüz felcine yatkınlığı artırabilir. Özellikle yüz sinirini besleyen damarlarda tıkanıklık gelişmesi, felç riskini yükseltir. Bu nedenle sistemik hastalıkları olan bireylerin daha dikkatli olmaları gerekir" ifadelerini kullandı. "Erken dönemde ilaç tedavileri büyük önem taşır" Tedavideki temel hedefin iyileşmeyi hızlandırmak ve kalıcı sekelleri en aza indirmek olduğunu belirten Erkan, "Hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak kişiye özel tedavi planları oluşturuyoruz. Erken dönemde ilaç tedavileri büyük önem taşır. Ancak bazı durumlarda cerrahi müdahaleler de gerekebilir. Uzun süreli yüz felçlerinde, fasiyal plastik cerrahi yöntemlerle hastanın yüz görünümünü normale yakın hale getirmeye çalışıyoruz. Ayrıca fizik tedavi ve rehabilitasyon da tedavi sürecinde önemli bir yer tutuyor. Masaj, egzersiz ve sakız çiğneme gibi uygulamalar iyileşmeyi hızlandırır. Ameliyat olsun ya da olmasın, tüm hastalarımıza fizik tedavi desteğini mutlaka öneriyoruz" şeklinde konuştu. "Yüzü doğrudan soğuğa maruz bırakmamak gerekir" Yüz felcinden korunmak için alınabilecek önlemler hakkında da bilgi veren Erkan, "Soğuk havalarda yüzü korumak çok önemli. Özellikle klima karşısında uzun süre oturmamak, yüzü doğrudan soğuk havaya maruz bırakmamak gerekir. Ayrıca grip ve solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak da yüz felci riskini azaltır. İdiyopatik yüz felci vakalarının yüzde 90’ı kendiliğinden iyileşebilir. Ancak ilaç tedavisiyle bu süreci hızlandırıyor ve tam iyileşme oranını artırıyoruz. Kalıcı durumlarda ise cerrahi ve estetik uygulamalarla hastalarımızın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak her yıl düzenledikleri ’Başkent Kulak Burun Boğaz Günleri’nin bu yıl 21’incisini gerçekleştirdiklerini anlatan Erkan, "Bu yılki toplantının ana teması ’Fasiyal Paralizi ve Rekonstrüksiyon Yöntemleri’ oldu. Yüz felci geçiren ve kalıcı sekel kalan hastalarda uygulanan cerrahi yöntemleri ele alacağız. Ayrıca canlı cerrahi uygulamalarıyla meslektaşlarımızla deneyimlerimizi paylaşacağız. Tüm hekimlerimizi bu bilimsel etkinliğe davet ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Sınırı 4 bin dolara geçiyorlarmış: Göçmen kaçakçısı 4 şüpheli tutuklandı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:46 Sınırı 4 bin dolara geçiyorlarmış: Göçmen kaçakçısı 4 şüpheli tutuklandı Adana’da göçmen kaçakçılığı yaptığı tespit edilen bir şebekeye yönelik düzenlenen operasyonla örgütün elebaşıyla birlikte 4 kişi yakalanıp tutuklandı. Şebekenin, Türkiye’ye yasa dışı yollardan giriş yapmak isteyen yabancı uyruklulardan kişi başı 4 bin dolar aldığı belirlendi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, ülkeye kaçak göçmen soktuğu tespit edilen bir şebekeyi teknik ve fiziki takibe aldı. Yaklaşık 6 ay süren çalışma sonucunda örgütün elebaşı M.E. (32) ile birlikte S.U. (30), H.A. (36) ve İ.G.’nin (39) kimlikleri deşifre edildi. Yapılan incelemelerde, Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yapmak isteyen göçmenlerin şebekeye kişi başı 4 bin dolar ödediği belirlendi. Elebaşı M.E.’nin göçmenleri ayarladığı, H.A.’nın sınır hattında karşıladığı, S.U.’nun kentte bir depoda konaklamalarını sağladığı, İ.G.’nin ise şehirler arası taşıma işini yaptığı tespit edildi. Elde edilen bilgiler üzerine Adana merkezli Şanlıurfa ve Eskişehir’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda M.E. Adana’da, S.U. ve İ.G. Şanlıurfa’da, H.A. ise Eskişehir’de kaçmaya çalışırken kovalamaca sonucu yakalandı. Şüphelilerle birlikte depoda ve taşıma minibüslerinde 35 kaçak göçmen yakalandı. Göçmenler işlemlerinin ardından sınır dışı edildi. Emniyetteki ifadelerinde suçlamaları kabul eden 4 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Adana şalgamının tescil süreci tamamlandı: Avrupa’dan onay geldi
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:35 Adana şalgamının tescil süreci tamamlandı: Avrupa’dan onay geldi Adana Ticaret Odası tarafından 2014 yılında şalgama coğrafi işaret tescili almak için yapılan başvuru tamamlandı. Avrupa Patent Enstitüsü başvuruyu uygun bularak Adana şalgamının tescil sürecini onayladı. Adana’nın yöresel lezzetleri, coğrafi işaret çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası düzeyde tescillenmeye devam ediyor. Adana şalgamı için Adana Ticaret Odası tarafından 12 Aralık 2014 tarihinde Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan başvuru, 6 Mart 2020’de sonuçlanarak patent alındı. Kentin önemli lezzetlerinden biri olan şalgam için ticaret odası 19 Nisan 2023’te bu kez de Avrupa Patent Enstitüsü’ne uluslararası koruma altına alınmak üzere başvurdu. 21 Kasım 2025 tarihi itibarıyla Avrupa Patent Enstitüsü başvuruyu uygun bularak Adana şalgamının tescil sürecini onayladı. "Bu kadar uzun sürmesinin sebebi AB’nin şalgamı bilmemesi" Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, şalgamın 2014 yılında başlayan tescil sürecinin başladığını belirterek, "2014 yılında başvuru yapmıştık. Bir hafta önce Avrupa Birliği başvurumuzu kabul etti. Aslına bakarsanız tescilini en kolay alacağımız ürün şalgam. Bu kadar uğraşmamızın sebebi, Avrupa’nın şalgamı bilmemesi. 1980’li yıllarda mahalle aralarında fıçılarda yapılırdı. Daha sonra ulusal boyuta ulaştı" dedi. Şu ana kadar tescil alınan 10 ürün olduğuna dikkat çeken Bayram, şöyle devam etti: "Tescil aldığımız ürünlerimiz; Adana kebabı, şalgam, içli köfte, analı kızlı, aşlama, bici bici, karakuş, taş kadayıf, halka tatlı ve şırdan. Ayrıca 3 bekleyen müracaatımız var. Adana sıkması, yüksük çorbası ve turunç reçeli de tescil için bekliyor. Şalgam, Adana için çok önemli bir içecek. Daha önce Adana dışına çıktığımız zaman hediye olarak şalgam götürürdük. Ama şu an şalgamımız her yerde var." "Kebap gibi almak isteyen işletmelere tescil vereceğiz" Şalgamın artık patentli ürün olduğu için tüm üreticilere ve satıcılara kebapta olduğu gibi belge vereceklerinin altını çizen Bayram "Ürünlerin doğru koşullarda üretilip üretilmediğini denetleyeceğiz. Bizden belge alan Türkiye’nin bütün illerindeki işletmeleri denetliyoruz. Her patent aldığımız ürünü denetliyoruz. Şalgam artık herkesin evine girmeye başladı. Evlerimizdeki çoğu içecek yabancı ve asitli içecekler. Ancak şalgam, Türkiye’ye mal olmuş bir içecek. Belki de yarın Avrupa’da satışı başlayacak" diye konuştu.
Kuraklık balıkları vurdu
02 Aralık 2025 Salı - 13:10 Kuraklık balıkları vurdu Adana’da kuraklık nedeniyle Seyhan baraj gölünden Seyhan nehrine su akışı durdurulunca, su birikintilerinde kalan balıklar oksijen azlığı nedeniyle telef oldu. Adana’da bu yıl yağışların az olması Seyhan baraj gölünde su seviyesinin düşmesine neden oldu. Bu nedenle gölde su tutabilmek için Seyhan nehrine su akışı kesildi. Nehirde azalan su canlı yaşamını olumsuz yönde etkiledi. Nehirde oksijensiz kalan balıklar telef oldu. Telef olmayan balıklar ise can çekiştiği görüntülere yansıdı. Nehrin hemen yanındaki itfaiye ekipleri ise balıkların can çekişmesine duyarsız kalmayarak nehre su takviyesinde bulundu. Ancak buda tam olarak çare olmadı. "Nehri acilen su verilmesi gerekiyor" Yoldan geçen vatandaş Murat Sungur, nehre acilen su verilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burası çok kötü durumda. Balıkların çoğu telef olmuş, geri kalanlar ise su olmadığı için yüzeye çıkmak zorunda kalmış. Kuraklık nedeniyle bölgeye su gönderilemiyor. Balıklar peş peşe ölüyor. Acilen su verilmesi gerekiyor; verilmezse daha fazla balık telef olacak" dedi. "İtfaiye can suyu verdi" İtfaiyede görevli Fatih Durmuş ise "Sabah geldiğimizde nehir üzerinde çok fazla martı vardı. Ne oluyor diye baktığımızda su yüzeyinin balıklarla dolu olduğunu gördük. Oksijen olmadığı için balıklar kıyıya vurmuş. Sabah geldiğimizde can suyu verdik. Elimizden geldiğince balıkları canlı tutmaya çalıştık. İlgili birimlere haber verdik" diye konuştu.
"Bir Kare, Bin Kelime", "Basında Haber Fotoğrafı Kullanımı" eğitimi gerçekleştirildi
02 Aralık 2025 Salı - 12:44 "Bir Kare, Bin Kelime", "Basında Haber Fotoğrafı Kullanımı" eğitimi gerçekleştirildi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü tarafından, "Bir Kare, Bin Kelime" isimli "Basında Haber Fotoğrafı Kullanımı" başlıklı eğitim programı gerçekleştirildi. Çukurova Kalkınma Ajansında gerçekleştirilen eğitim programında İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürü Mustafa Yalınız, fotoğrafın doğru, etik ve etkili kullanımının önemine değindi. Yalınız, "Haber fotoğrafçılığı yalnızca bir görüntü üretme işi değil; bir gerçeği, bir duyguyu, bir tanıklığı ölümsüzleştirme sanatıdır. Haber fotoğrafçıları kimi zaman bir olayın tam ortasında, kimi zaman tarihe tanıklık edilen bir anın kenarında durur. Çektikleri tek bir fotoğraf, bazen uzun uzun anlatılan bir haberden çok daha etkili olabilir. İşte bu nedenle, ’Bir Kare Bin Kelime’ mottosu, mesleğin ruhunu en doğru şekilde ifade etmektedir" dedi. Mersin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından verilen eğitimde, haberde fotoğraf kullanımının önemi aktarıldı. Katılımcılar, haberin etkisini artıran fotoğraf kullanımının teknik ve etik boyutlarına ilişkin bilgi ve farkındalık kazandı. Eğitim boyunca fotoğrafçılığın temel ilkeleri, kompozisyon kuralları, sanatsal ve estetik yaklaşım ile görsel habercilikte etik sorumluluklar gibi haber fotoğrafçılığının kritik konuları ele alındı. Haber üretiminde fotoğrafın gücünü daha etkili kullanmaya yönelik önemli kazanımların elde edildiği eğitim, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi.
Adana’da aynı anda kanseri yenip okula dönen iki öğrenci, balonlarla karşılandı
02 Aralık 2025 Salı - 09:47 Adana’da aynı anda kanseri yenip okula dönen iki öğrenci, balonlarla karşılandı Adana’da aynı okula giden iki öğrenci, aynı dönemde kansere yakalanıp bir yıl uzak kaldıktan sonra, aynı doktora gidip kanseri yenip tekrar okula döndü. İki öğrenci, okullarında öğretmen ve öğrenciler tarafından balonlarla karşılandı. Merkez Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi’ndeki Piri Reis Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Abdullah Yavuz Erkan (15) geçen yıl kasım ayında lösemi türü kansere yakalandı. Yine o okulda 12. sınıfta okuyan Mehmet Çağrı Kandemir (17) de aynı dönemde lenf kanserine yakalandı. İki öğrenci de kanser olunca kemoterapi tedavisi aldıkları için okula gelemedi. Uzun bir tedavi sürecinin ardından iki öğrenci aynı doktora giderek kanseri yenmeyi başardı. Yaklaşık bir yıl aradan sonra tekrar okula gelen iki öğrenciye öğretmen ve öğrenciler ’hoş geldin’ sürprizi hazırladı. İstiklal Marşı programı yapıldığı sırada bütün öğrenciler ellerine aldıkları uçan balonları gökyüzüne bırakarak arkadaşlarının kanseri yenmesini kutlayıp onları tebrik etti. "Kendimi çok mutlu ve değerli hissettim" Hastalığa yakalandığı süreci ve verdiği mücadeleyi anlatan Mehmet Çağrı Kandemir, "Lenfoma kanseriyim. 2024 yılı Kasım ayında teşhis konuldu. Ondan sonra hiç okula gelemedim. Derslerime uzaktan eğitimle devam ettim. Şu an 12’nci sınıftayım ve sınava hazırlanıyorum. Hastalığı yendim. Genç olduğum için aşırı zor bir süreç değildi ama yaşlı birey olsaydım zorlanırdım. Çünkü kemoterapi çok zor bir süreç" dedi. Okula geldiğinde kendisini İstiklal Marşı için çağırdıklarını belirten Kandemir, "Bir anda balonları görünce çok mutlu oldum. Onlarca balon uçurdular. Diğer arkadaşımla beraber balonları keyifle izleyip dönüşümüzü kutladık. Kendimi çok mutlu ve değerli hissettim. Okuldan ve arkadaşlarımdan ayrı kaldığım için çok üzülüyordum. Arkadaşlarıma uzak olmasam daha kolay bir süreç olabilirdi. Karantina dönemi gibi evdeydim ve tek başımaydım, kimse yoktu. Bu hastalığa yakalanan kişiler inancını kaybetmesin. Her türlü iyileşirsiniz, o yüzden inancınızı hiç kaybetmeyin. Ben okuyup uçak mühendisi olmak istiyorum" diye konuştu. "Kimse inancını kaybetmesin siz inandıktan sonra her şeyi başarırsınız" Kanseri yenerek okula dönen Abdullah Yavuz Erkan ise, "Akut lenfoblastik lösemi rahatsızlığım vardı. Bu hastalık, löseminin bir alt türüydü. Kalbimde 13 santimetre büyüklüğünde bir tümör vardı. İlk başta tüberküloz teşhisi konuldu ancak kalbimden alınan biyopsi ile kanser olduğum anlaşıldı. Kemoterapi uygulamasına başlandı. İlk zamanlar çok zorlandım. İlk 6 ayın sonunda hastaneden çıktığımda çok dağılmıştım. Normalde spor yapan biri olarak merdiven bile çıkamıyordum. O süreçte okula hiç gelemedim, hep uzaktan eğitim gördüm" ifadelerini kullandı. Kanseri tamamen yendiğini anlatan Erkan, "Şu an tamamen hastalıktan kurtuldum. Sadece kontrol amaçlı ilaçlarımı kullanıyorum. Ayrıca diğer arkadaşımın da benimle aynı doktora gittiğini yeni öğrendik. Yapılan kutlama karşısında çok mutlu oldum. İstiklal Marşı sonrası herkesin elinde balon vardı, inanılmaz mutlu oldum. Kanseri yenen biri olarak kimse inancını kaybetmesin. Daima inançlı olun. Siz inandıktan sonra her şeyi başarırsınız. Okuyup psikiyatrist olmak istiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir"
02 Aralık 2025 Salı - 09:24 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir" Üreticilerin karşı karşıya bulunduğu ağır şartların hafifletilmesi amacıyla acilen kapsamlı bir tarımsal destek paketinin açıklanmasını talep eden Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Sübvansiyonlu kredi limitlerinin enflasyon oranları doğrultusunda güncellenmesini ve tarım sektörünün ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmekteyiz. Ülkemizin gıda arz güvenliği, üreticimizin üretim gücü ile doğrudan bağlantılıdır. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir" dedi. Doğan, yaptığı açıklamada, üreticilerin 2025 yılına büyük beklentilerle girdiğini belirterek, "Ne yazık ki çiftçimiz yılın ilk aylarından itibaren meydana gelen olağanüstü iklim olayları nedeniyle ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmıştır. Yüreğir Ziraat Odası olarak sahadan edindiğimiz veriler, tarım sektöründe üretici açısından son derece zorlu bir sürecin yaşandığını gözler önüne sermektedir. 22-25 Şubat tarihleri arasında bölgemizde yaşanan şiddetli don olayı, özellikle narenciye, şeftali ve çeşitli tarla ürünlerinde büyük çaplı zarara yol açmış; birçok ürün daha sezon başında kaybedilmiştir" diye konuştu. Doğan, don olayının ardından Mart ayı sonunda başlayan soğan hasadı ve akabinde gerçekleştirilen patates hasadının, üreticilere beklenen ekonomik katkıyı sağlayamadığına dikkat çekerek şunları kaydetti: "Devam eden süreçte karpuz, kavun, domates ve biber gibi tarla satışıyla pazara sunulan ürünlerde de gelir kayıpları yaşanmış, çiftçilerimiz maliyetlerini karşılayacak düzeyde gelir elde edememiştir. Yaz aylarında bölgemizi etkisi altına alan aşırı sıcaklık, kuraklık ve düzensiz iklim şartları, buğday, ayçiçeği ve soya gibi stratejik ürünlerde verim kayıplarını daha da artırmıştır. Çiftçimiz girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle zaten zorlanırken, düşük verim ve düşük fiyatların birleşmesi sektörde adeta zincirleme bir krize yol açmıştır." "Üreticiler, düşük kârlılık nedeniyle pamuk ekiminden vazgeçmekte" Avrupa Birliği ile yapılan Gümrük Birliği kapsamında pamuk ithalatında vergi uygulanmaması, Çukurova’nın ’beyaz altın’ olarak bilinen pamuğunun üretimini bölge genelinde durma noktasına getirdiğini ifade eden Doğan, "İthal pamukla rekabet edemeyen yerli üreticiler, artan maliyetler ve düşük kârlılık nedeniyle pamuk ekiminden vazgeçmekte. Bu durum hem bölgenin geleneksel ürün deseninin değişmesine hem de tarımsal ekonomide ciddi kayıplara yol açmaktadır. Narenciyede ise limon, portakal ve greyfurtta soğuk kaynaklı ciddi verim düşüşü yaşanmış ürün az olduğu için fiyatlar yüksek olsa da çiftçi bu durumdan da gelir elde edememiştir. Sadece altı çeşit erkenci meyve grubunda ürün bolluğu yaşanmış ancak bu bolluk da düşük fiyatlar nedeniyle çiftçiye ekonomik kazanç olarak yansımamıştır" şeklinde konuştu. "Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir" Tüm bu nedenlerle 2025 yılının, Yüreğir ve bölge çiftçisi için "umut yılı" olmaktan çok uzak bir tablo çizdiğinin altını çizen Doğan, "Üreticilerimiz tarihin en ağır ekonomik daralmalarından biriyle karşı karşıya kalmıştır. Son üç yıldır üreticilerimize tahsis edilen sübvansiyonlu kredi limitlerinin artırılmamış olması, finansmana erişimi zorlaştırmıştır. Özel bankalarda faiz oranlarının yüzde 45-50 seviyelerine ulaşması ise çiftçiyi borçlarını çeviremez duruma getirmiştir. Çok sayıda üreticimiz, mevcut ekonomik baskılar nedeniyle tarlasını, bağını, bahçesini ve makinelerini satışa çıkarmak zorunda kalmıştır. Mevcut şartlar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Yüreğir Ziraat Odası olarak, üreticilerimizin karşı karşıya bulunduğu bu ağır şartların hafifletilmesi amacıyla Cumhurbaşkanımızdan acilen kapsamlı bir tarımsal destek paketinin açıklanmasını, sübvansiyonlu kredi limitlerinin enflasyon oranları doğrultusunda güncellenmesini ve tarım sektörünün ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmekteyiz. Ülkemizin gıda arz güvenliği, üreticimizin üretim gücü ile doğrudan bağlantılıdır. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir."