KÜLTÜR SANAT - 03 Aralık 2025 Çarşamba 09:56

Kazım Koyuncu’nun şarkısını sosyal medyasında kullanan öğretmenden 50 bin TL telif istendi

A
A
A

Adana'da, Kazım Koyuncu'nun 2005 yılında çıkardığı "Uy Aha" adlı şarkısını sosyal medyada kullanan öğretmen Kadir Can Uslu'ya telif nedeniyle suç duyurusunda bulunuldu. Uslu, şarkıyı paylaştığı video ile ilgili olarak, Kazım Koyuncu'nun mirasçılarından 50 bin TL tazminat talebiyle karşı karşıya kaldı.

Trabzon'da yaşayan tır şoförü Salim Kalfa, 15 Haziran'da Ayasofya Mahallesi'nde evinin balkonundan cep telefonu kamerasıyla kayda aldığı 1 dakikalık görüntüye, çok sevdiği Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu'nun 21 yıl önce Trabzonspor için bestelediği 'Uy aha' adlı şarkısının nakarat müziğini ekleyip, sosyal medya hesabından paylaştı. Paylaşımdan 4 ay sonra Kalfa hakkında, sanatçının yasal mirasçısı kardeşi tarafından Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71'inci maddesi kapsamında 'Manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz' edildiği gerekçesiyle, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusu dilekçesinde 50 bin TL tazminat talep edildi.
Aynı olay Adana'da da Kadir Can Uslu isimli bir öğretmenin başına geldi. Öğretmenin Portakal Çiçeği Karnavalı'nda hazırladığı görseller üzerine Kazım Koyuncu'nun "Uy Aha" şarkısının müziğini koyarak TikTok'ta yaptığı paylaşımdan dolayı Kazım Koyuncu'nun mirasçıları telif istedi. Koyuncu'nun yakınları telif nedeniyle öğretmen hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu için öğretmen polise giderek ifade verdi.

"50 bin lira tazminat istiyorlar"

Polise konuyla ilgili ifade verdikten sonra açıklamalarda bulunan öğretmen Uslu, bu durumda binlerce kişiye ceza vermeleri gerektiğini belirterek, "Herkes sevdiği sanatçının müziğini yüklüyor. Sosyal medya hesaplarına attığımız eserler bize ceza olarak dönecekse hiç müzik koymayalım. Kazım Koyuncu sevdiğimiz bir sanatçı, hatta Artvin'e mezarını ziyarete dahi gittim. Benden 50 bin liraya yakın para istiyorlar. Sosyal medya platformu ödüyordur diye yükleme yapıyordum. Telifli müzikleri sosyal medya platformlarının ya sessize alması gerekiyor ya da anlaşması lazım. Çok saçma geldi, inşallah ceza ödemeyiz. İnsanların telif haklarına önem vermesi gerekiyor. Sonuçta bir emek verilip şarkı yapılmış. Ancak bilmediğimiz için sevdiğimiz müzikleri yüklüyoruz. Bu müziklerin telifli ya da telifsiz olduğunun belirtilmesi gerekiyor. Bu telifleri sosyal medya platformlarının ödemesi gerekiyor. Ben ödediklerini biliyordum" dedi.

"Ticari amaç yoksa telif olmaz, O zaman şarkıyı her mırıldayandan da telif alınsın"

Avukat Nazan Akça, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun olduğunu hatırlatarak, "Bu kanunun 71. maddesi, fikir ve sanat eserleriyle ilgili cezai müeyyideleri düzenliyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kullanımın ticari kazanç amacı taşıyıp taşımadığıdır. Vatandaşlar diledikleri müzikleri dinleyebilir, bu müzikleri sosyal medya hesaplarında kişisel kullanım amacıyla paylaşabilir. Bu durumda herhangi bir cezai ya da maddi yaptırım söz konusu olamaz. Önemli olan, bu eserleri ticari amaçla yayıp yaymadığındır. Eğer ortada bir maddi kazanç yoksa ve sadece kişisel olarak paylaşım yapıyorsan, ne cezai ne de hukuki bir yaptırımla karşılaşamazsın. Zaten aksi düşünülecek olsa, şarkıları mırıldanan kişilere bile ceza kesmek gerekir; bu durumda 85 milyonun tamamı cezai yaptırıma maruz kalır" diye konuştu.

Fatih Keçe - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Evcil hayvan beslenmesinde yeni dönem: Postbiyotik mama Türkiye’de evcil hayvan beslenmesine yönelik geliştirilen postbiyotik içerikli yeni nesil mama, Tuzla’da bulunan bir otelde düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Uzun süren Ar-Ge çalışmalarının ardından geliştirilen ürünün hem besleyici hem de destekleyici özellikleriyle öne çıktığı belirtildi. Hermos Gıda ile Cihan Grup iş birliğiyle geliştirilen ve "Flexi" ile "Flexi For" markalarıyla piyasaya sunulacak olan yeni nesil hayvan mamasının, postbiyotik bileşenler içermesiyle dikkat çektiyor. Yaklaşık 1 yılı aşkın Ar-Ge süreci sonucunda ortaya çıkan ürünün, Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk olduğu, dünya genelinde ise mama kategorisinde öncü bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni nesil mama içerisinde yer alan postbiyotik bileşenlerin, sindirim sistemine destek sağladığı ve ürünün yalnızca besleyici değil aynı zamanda destekleyici özellik taşıdığı aktarıldı. Bu doğrultuda geliştirilen ürünün, evcil hayvanların daha sağlıklı ve dengeli beslenmesine katkı sunmasının hedeflendiği vurgulandı. Ürünün kısa süre içerisinde Türkiye genelinde satışa sunulacağı, aynı zamanda yaklaşık 30 ülkeye ihracatının planlandığı öğrenildi. "Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk" Tanıtım lansmanında konuşan Cihan Grup CEO’su Mehmet Hanifi Çiftçi, çok heyecanlı olduklarını ve bir seneden fazladır çalışma içinde olduklarını dile getirerek şunları söyledi: "Flexi ve Flexi For markası adı altında. Postbiyotik hem destekleyici hem besleyici yeni nesil bir mama. Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk, hatta Amerika’da da sadece belli katkı ürünlerinde var. Biz mama olarak dünyada bir ilke şu anda adım atıyoruz, bu konuda çok heyecanlıyız. Umarım tüketicilerimize de çok daha nitelikli ve iyi bir mamayı sunuyor olacağız. Yeni bir besleme stili, Türkiye’de evcil hayvan sayısı oldukça çok. Yaklaşık 20 milyona yakın bir evcil hayvan var. Sahiplik belki daha düşük ama bu giderek daha da artıyor. Artık evcil hayvan yeni yaşam stilinde ailenin bir bireyi noktasında, o anlamda da herkes evcil hayvanına kendi yediği besin kalitesinde vermeye çalışıyor. Biz de bu özenle zaten böyle bir ürünü geliştirdik. Artık insan nasıl sağlıklı besleniyorsa hayvanlarımız da bu sağlıklı beslenmeye sahip olacaklar Flexi ve Flexi For markasıyla birlikte. Ürüne tüm Türkiye’de ulaşabilecekler, bu anlamda zaten satış altyapımız mevcut. Aynı zamanda yaklaşık 30’a yakın ülkede de bu ürünü ihraç ediyor olacağız." "Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici" Hermos Gıda Genel Müdürü ve Şirket Ortağı Yılmaz Akın ise uzun zamandır Cihan Grup’la ürün üzerinde çalıştıklarını belirterek, " Güzel bir ürün ortaya çıktı. Bu ürünün özelliği postbiyotik bir ürün bu, dünyada belki de ilk diyebiliriz, Türkiye’de kesinlikle yok bu ürün. Nedir bu postbiyotik? Postbiyotik probiyotikleri biliyoruz, probiyotikler canlı bakterilerdir. Postbiyotik ise bunların doğrudan sonuçlarıdır. Yani biz bu doğrudan sonucu alıp ürünlerimizin içerisinde kullanmaya başladık. İnanılmaz bir sindirim desteği sunuyor bu ürün, stabilite sağlıyor. Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici bir ürün. Yeni nesil mama diyebiliriz buna. Mutluyuz bunun Cihan Grup’la birlikte yapılması, Flexi For markasıyla birlikte çıkması bize ayrı bir gurur veriyor. Biz de merakla bekliyoruz" dedi.
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.