EKONOMİ - 11 Nisan 2025 Cuma 18:34

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Dondan dolayı bahçelerde büyük tahribat var"

A
A
A
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Dondan dolayı bahçelerde büyük tahribat var"

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yaşanan zararın bugüne kadar olan don afetlerinin çok ötesinde olduğunu vurgulayarak, "Çukurova çiftçisi son yılların en ağır donuyla karşı karşıya kaldı. 2022 yılında da don yaşandı ama bu kadar etkili değildi. Bu kez dört gün boyunca gece sıcaklıkları eksi 5 ile eksi 8 derece arasında değişti. Ürünlerde yaygın kuruma ve çiçek dökülmesi oldu. Bahçelerde büyük tahribat var" dedi.


Doğan, 22-25 Şubat 2025 tarihleri arasında Adana, Mersin ve Hatay illerini etkisi altına alan şiddetli zirai donun, Çukurova’nın bereketli topraklarını vurduğunu söyledi. Bu dört günlük süreçte sıcaklıkların eksi 8 dereceye kadar düşmesiyle birlikte narenciye, buğday, patates ve erkenci şeftali başta olmak üzere pek çok ürün ciddi zarar gördüğünü anlatan Doğan, bazı ürünlerde tamamen kuruma yaşandığını, yaş sebze ve meyve alanlarında da büyük kayıplar meydana geldiğini ifade etti. Doğan, yaşanan zararın bugüne kadar olan don afetlerinin çok ötesinde olduğunu vurgulayarak, "Çukurova çiftçisi son yılların en ağır donuyla karşı karşıya kaldı. 2022 yılında da don yaşandı ama bu kadar etkili değildi. Bu kez dört gün boyunca gece sıcaklıkları eksi 5 ile eksi 8 derece arasında değişti. Ürünlerde yaygın kuruma ve çiçek dökülmesi oldu. Bahçelerde büyük tahribat var. Ürünleri tarlada kalan, masrafını çıkaramayan çiftçi, şimdi bir de finansman sıkıntısıyla mücadele ediyor. Bahar aylarıyla birlikte yeni sezon için ekim ve dikim çalışmaları başlamış olsa da, üretici tarlasına, bahçesine giremiyor, borç yükü altında eziliyor" diye konuştu.


Çiftçilerin zarar tespiti için tarım ilçe müdürlüklerine başvuruda bulunduğunu hatırlatan Doğan, "Üreticimiz ilk andan itibaren resmi başvurularını yaptı. Ancak üzerinden iki ay geçmiş olmasına rağmen Tarım Bakanlığı’ndan, ilgili kurumlardan hiçbir açıklama gelmedi" ifadelerini kullandı.


Finansal durumun da her geçen gün kötüleştiğini belirten Mehmet Akın Doğan, çiftçinin birçok bankaya borçlu olduğunu ve borçlarını ödeyemez hale geldiğini söyledi:


"Çiftçimiz daha önce aldığı kredileri günü geldiğinde ödemekte zorlanıyor. Kamu ve özel bankalara borçlu olan birçok üretici şu anda krediye erişemiyor. Bu yıl sezon için hazırlık yapmak isteyen çitçilerimiz, elindeki imkânlarla ne mazot alabiliyor ne gübre. Oysa bu insanlar üretmezse, sofralar boş kalır. Bu yük sadece çiftçinin değil, ülkenin yüküdür."


Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:


"Tarım üreticilerimizin yaşadığı sorun sadece ekonomik değil, sosyal bir krizdir. Hükümetimiz, çiftçimizin yaşadığı zorlukları görmeli ve destek mekanizmalarını acilen devreye almalıdır. Çiftçimiz para kazansa da kazanmasa da tarlasına, bahçesine aynı masrafı yapmak zorunda. Üretimin devam etmesi için bu zararın karşılanması gerekiyor. Zarar gören tüm üreticilerimize maddi yardım sağlanmalı, borçlar ertelenmeli. Çiftçimizin sırtındaki yük hafifletilmelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.