EKONOMİ - 13 Nisan 2025 Pazar 09:58

Kozan’ın ciğeri Adana’nın gözdesi oldu

A
A
A
Kozan’ın ciğeri Adana’nın gözdesi oldu

Kozan’ın coğrafi işaret ile lezzet tescil başvurusu yapılan Kozan Ciğeri 13. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nda yoğun ilgi gördü. Karnavalda yarım ton ciğer tüketildi.


Bu yıl Adana’da 4 - 13 Nisan tarihleri arasında düzenlenen 13. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalında kilolarca Kozan Ciğeri, Adana Kebabı Adana’ya gelen yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi gördü. Kozan Belediyesi tarafından Merkez Park’ta Dağılcak Tabiat Parkı lezzetleri milyonlarca ziyaretçiye tanıtıldı.


Yaklaşık 500 kilo Kozan Ciğeri’nin tüketildiği karnavalda mangal başında renkli görüntüler oluşurken il dışından gelen ziyaretçiler Adana kebabı ve Kozan Ciğerine hayran kaldıklarını ifade etti.


Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı Kozan’ın tarih, doğa, turizm ve bölge lezzetleri ile karnavalın gözde alanlarından biri olduğunu kaydederek Kozan Ciğerinin lezzet sunumu için binlerce kişi ile bir araya geldiklerini kaydetti.


Adana Kebabı ve ciğer ustası Sabri Koçyiğit; "Bu ciğerin özelliği keçi ve kuzu ciğeri olması. Kozan Belediye başkanına teşekkür ederiz. Günlük Şuan 2 bin 500, 3 bin porsiyon talep var. Çok mutluyuz" diye konuştu.


Kozan Belediyesi Standında sorumlu olan Rıfat Akşahin, "Kozan Lezzetlerini Adana’ya taşıdık" diyerek adeta Adana’ya ciğer nakli yapıldığını ifade etti.


Katılımcılardan Şebnem Yılmaz, "Memleket lezzetlerini burada çok güzel" diye konuştu.


Ankara’dan karnavala gelen Ahmet Topaloğlu Kozan ciğerinin keçi ciğeri olduğu için çok lezzetli bulduklarını ifade etti.


Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir ise Kozan Ciğeri için tescil başvurusu yaptıklarını ve bölgede Keçi ciğerinin lezzetinin tek olduğunu söyledi.


Karnavala renk katan Adana Kralı olarak bilinen Hüseyin Şen, Kozan Ciğer ve Adana Kebabının bölge lezzeti ile öncü olduğunu kaydederek Kozan’da coğrafi olarak yetişen ürünlerin ayrı bir lezzeti olduğunu ve bu lezzetten vazgeçemediklerini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.