SAĞLIK - 23 Eylül 2024 Pazartesi 09:13

Anne babalara diyetisyen uyarısı:

A
A
A
Anne babalara diyetisyen uyarısı:

Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz, okulların açılmasıyla birlikte anne babalara seslenerek, “Kahvaltı yapmayan çocuklarda halsizlik, baş ağrısı, dikkat eksiklikleri oluşabiliyor. Çalışan ebeveyn bile olsanız çocuğunuzun performansının artması ve konsantrasyon sorunu yaşamaması için mutlaka kahvaltı yaptırın” dedi.


Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz, büyüme ve gelişimin en hızlı ilerlediği okul dönemindeki çocukların besin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik önemli bilgiler paylaştı. Hem sağlıklı gelişimin devam etmesi ve hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, hem de gelişim için tüm besin öğelerini içeren bir beslenme düzeni gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz, aynı zamanda gelecekteki yeme alışkanlığının da çocukluk döneminden itibaren oluşmaya başladığını da ifade etti.


Bu dönemde gerekli olan enerjiyi sağlamak için karbonhidratlar ve yağların son derece önem taşıdığını belirten Diyetisyen Gündüz, büyüme ve gelişme için olmazsa olmaz bir diğer besin kaynağının proteinler olduğunun altını çizdi. Vücut dokusunun korunması, onarılması için ihtiyaç duyulan protein ihtiyacının karşılanması gerektiğini; bunun için de çocukların günde 2-3 porsiyon et, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri tüketilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.


“Kahvaltı yapılmazsa halsizlik ve dikkat eksikliği görülebiliyor”


Günün en önemli öğününün sabah kahvaltısı olduğuna işaret eden Gündüz, “Akşam yemeğinin ardından gece boyu 8-12 saat aralığında aç kalan metabolizmayı canlandırmak için sabah kahvaltı yapmamız gerekiyor. Bu, beyin için gerekli olan glikozun sağlanmasında da son derece önem taşıyor. Yapılan araştırmalar, sabah kahvaltı yapmayan çocuklarda halsizlik, baş ağrısı, dikkat eksiklikleri oluşabildiğini ve sonuçta okul başarısının da olumsuz yönde etkilenebildiğini gösteriyor. Dolayısıyla çalışan ebeveynler bile olsanız çocuğunuzun okuldaki performansının artması ve konsantrasyon sorunu yaşamamaları için mutlaka kahvaltı yapmasını sağlayın” diye konuştu.


Kahvaltının günlük enerji ihtiyacının üçte birini karşılayacak besinlerden oluşmasının önemine değinen Diyetisyen Gündüz, “Bunun için çavdar ya da tam buğday ekmeği gibi sağlıklı tahıllar, yüksek protein kaynağı yumurta, süt ve süt ürünleri, C vitamini açısından zengin meyvelerden oluşan bir kahvaltı menüsü oluşturmaya çabalayın. Bu sayede çocukların okul kantinlerinden sağlıksız ve kalorisi yüksek olan tost, sandviç ve meyve suyu gibi ürünleri tüketmelerinin de önüne geçmiş olursunuz” dedi.


“Her gün mutlaka yumurta yedirin”


Yumurtanın anne sütünden sonra en kaliteli protein olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Gündüz, Vitamin A, B, D ve E’den ve çinko mineralinden zengin olan yumurtanın kolin içeriği sayesinde beyin fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağladığını söyledi. Taze meyvelerin içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olacağını, bu nedenle beslenme çantasına her gün farklı renk ve çeşitlilikte meyve konulmasını tavsiye etti.


“Sağlıklı kuruyemişler tüketmesine özen gösterin”


Beslenmede yeri büyük olan sağlıklı yağlardan zengin kuruyemişlerin de okul çağı çocukları için faydasından bahseden Gündüz, kalori değerleri yüksek olduğundan bu gıdaları porsiyon kontrolü yaparak tüketilmesini; örneğin gün içinde 10-15 adet çiğ badem veya 2-3 adet ceviz tüketilmesini önerdi.


Kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünlerinin büyüme ve gelişme ile beraber kemiklerin güçlenmesini sağlamak için de mutlaka tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz, diş sağlığının korunmasının yanında, gelecekte oluşabilecek osteoporoz riskini azaltmak için de çocukların gün içinde mutlaka süt ve süt ürünleri tüketmesi gerektiğini anlattı.


“Birlikte hazırlayın ve yiyin”


Çocukların ebeveynlerini kendileri için rol model olarak kabul ettiğinden bahseden Diyetisyen Gündüz, “Dolayısıyla sizin oluşturduğunuz beslenme alışkanlıklarınız çocuklarınıza da yansıyor. Bu nedenle onların sağlıklı beslenmesini istiyorsanız bu konuda örnek ve yol gösterici olmanız gerektiğini unutmayın. Evde sağlıklı yemekler ve atıştırmalıklar hazırlayın. Hatta bunları çocuğunuzla birlikte yapın. Bununla birlikte, kahvaltıyı birlikte yapmaya ve akşam yemeklerinde de aynı masada olmaya özen gösterin” diye konuştu.


“Beslenme çantasını birlikte hazırlayın”


Akşamları beslenme çantasını beraber hazırlanılmasını tavsiye eden Gündüz, “Böylece okula götürdüğü ara öğünlere daha sempatik yaklaşacaktır. Aynı zamanda hangi gıdanın kendisi için nasıl bir yarar sağladığını da anlatabilir ve sağlıklı beslenme alışkanlığını küçük yaşlardan itibaren kazanmasına yardımcı olabilirsiniz” dedi.


“Sağlıksız atıştırmalıklardan uzak tutun”


Çocukların evden uzakta geçirdiği sürede yağ oranı yüksek ve besin değeri düşük atıştırmalıkları yemek istediğini hatırlatan Diyetisyen Gündüz, şunları dile getirdi:


“Sağlıklı ürünlerden oluşan ana öğünler çocukların atıştırmalık ihtiyacının azalmasına yardımcı olacaktır. Bu nedenle evde ya da okulda ana öğünlerin atlanmamasına özen gösterin. Ayrıca, sağlıklı atıştırmalıkların miktarının da ana öğünlere göre daha az olmasına ve yemeklerden en az iki saat önce alınmasına özen gösterin.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Atatürk Üniversitesi, Özbekistan-Türkiye rektörler forumunda önemli iş birliklerine imza attı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen "4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu", iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. 21-23 Mayıs 2026 tarihleri arasında Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Forumda Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da yer alarak hem akademik temaslarda bulundu hem de program kapsamında kritik görevler üstlendi. Rektör Hacımüftüoğlu’na Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ve Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Baydemir ile Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Dağ eşlik etti. Forum programında; Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov, Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov yer aldı. Program kapsamında Özbekistan’dan 25 üniversite rektörü, Türkiye’den ise 9 üniversite rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Ayrıca çeşitli üniversitelerden rektör yardımcılarının da yer aldığı forumda, ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği ve akademik proje geliştirme konuları ele alındı. Stratejik Oturumda Kritik Rol: Moderatörlük ve Vizyoner Sunum Program kapsamında düzenlenen eş zamanlı oturumlar içerisinde yer alan "Tıp Eğitimi, Spor ve Pedagojide İnovasyonlar ile Dijital Teknolojiler" başlıklı oturum, Ahmet Hacımüftüoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Aynı oturumda konuşmacı olarak da yer alan Hacımüftüoğlu, tıp eğitiminin dönüşümünde dijitalleşmenin rolüne, simülasyon temelli eğitim modellerinin önemine ve sağlık alanında yapay zekâ uygulamalarının sunduğu imkânlara dikkat çekti. Oturumda; dijital sağlık teknolojileri, halk sağlığı, sağlıklı yaşam ve spor, klinik araştırmalar, üniversite-hastane iş birlikleri ile ilaç ve biyoteknoloji alanında geliştirilebilecek ortak çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. Türkiye ve Özbekistan’dan alanında yetkin akademisyenlerin katkı sunduğu oturumda, özellikle ortak araştırma altyapılarının kurulması, veri paylaşımı ve çok merkezli klinik çalışmaların artırılması konuları ön plana çıktı. Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin sağlık bilimleri alanındaki güçlü akademik birikimi ve araştırma kapasitesiyle uluslararası iş birliklerine önemli katkılar sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Simülasyon Merkezi Dünya Standartlarına Taşınacak Rektör Hacımüftüoğlu, konuşmasında Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren simülasyon merkezinin kapsamlı şekilde yenileneceğini ve dünya standartlarında bir yapıya dönüştürüleceğini belirtti. Sağlık eğitiminde uygulamalı öğrenmenin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Hacımüftüoğlu, öğrencilerin son teknolojiyle donatılmış modern bir simülasyon merkezinde eğitim almasının hedeflendiğini ifade etti. Yeni teknolojiye sahip simülasyon altyapısıyla birlikte öğrencilerin klinik becerilerini daha güçlü şekilde geliştireceğini vurgulayan Hacımüftüoğlu, ileri teknoloji cihazlarla desteklenecek merkez sayesinde tıp eğitiminde kalite standartlarının daha üst seviyeye taşınacağını kaydetti. Ayrıca kurulacak modern eğitim altyapısının, uluslararası akademik iş birlikleri ve ortak uygulamalı eğitim programları açısından da önemli fırsatlar sunacağını dile getirdi. Yapılan 10 Anlaşma ile Uluslararası İş Birliği Ağına Önemli Katkı Sunuldu Forum süresince gerçekleştirilen ikili görüşmeler kapsamında Atatürk Üniversitesi ile Özbekistan’daki çeşitli yükseköğretim kurumları arasında iş birliği protokolleri imzalandı. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi başta olmak üzere, Türk Devletleri Uluslararası Üniversitesi, Buhara Uluslararası Üniversitesi, Ürgenç Devlet Üniversitesi, Buhara Devlet Pedagoji Enstitüsü, Taşkent Devlet Transport Üniversitesi, Buhara Devlet Üniversitesi, Varşova Uygulamalı Bilimler ve İşletme Üniversitesi Andijan, Buhara İnovatif Eğitim ve Tıp Üniversitesi ile Denov Girişimcilik ve Pedagoji Üniversitesi ile akademik iş birliği anlaşmaları hayata geçirildi. Söz konusu anlaşmalarla birlikte öğrenci ve akademisyen değişim programlarının artırılması, ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi ve eğitim-öğretim alanında bilgi paylaşımının güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca Açık ve Uzaktan Öğretim alanında bölgesel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik de temaslarda bulunuldu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Akademik Birikimimizi Uluslararası Arenaya Taşıyoruz" Forumun kapanış oturumunda değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sağlık, eğitim ve dijitalleşme alanlarında ortaya konan ortak vizyonun son derece kıymetli olduğunu belirterek, üniversiteler arası iş birliğinin güçlendirilmesinin bilimsel üretime doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti. Forum kapsamında moderatörlük görevini üstlenen 3 üniversiteden biri olduklarını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, kapanış sunumunda Özbekistan temaslarını değerlendirdi. Atatürk Üniversitesinin uluslararası akademik iş birliği ağını her geçen gün genişlettiğini vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu: "Üniversitemizin köklü bilgi birikimini bilim, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarla uluslararası alana taşımaya devam ediyoruz" dedi. "İlaç ve Biyoteknoloji Alanında Stratejik Bağımsızlık, Bölgesel Ölçekte Ortak Bir Hedef Olarak Ele Alınmalı" Forumun kapanışını gerçekleştiren Rektör Hacımüftüoğlu, gerçekleştirilen sunumlar ve paylaşımlar doğrultusunda tıp eğitiminin geleceğine ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Tıp eğitiminin artık tek bir kurumun ya da ülkenin sınırları içinde ele alınamayacak kadar kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyduğunu ifade eden Hacımüftüoğlu; simülasyon altyapısının modern tıp eğitiminin temel unsurlarından biri haline geldiğini, dijital yetkinliklerin ise yalnızca teknolojiyi kullanmakla sınırlı kalmayıp onu yönetme ve sorgulama becerisini de kapsadığını vurguladı. Ayrıca halk sağlığı ve koruyucu hekimliğin eğitim süreçlerinde daha fazla yer bulması gerektiğini belirten Hacımüftüoğlu, ilaç ve biyoteknoloji alanında stratejik bağımsızlığın bölgesel ölçekte ortak bir hedef olarak ele alınmasının önemine dikkat çekti. "Bilginin Topluma Aktarılması En Önemli Amacımız" Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitelerin bilgi üretiminin yanı sıra bu bilginin topluma aktarılmasında da kritik bir rol üstlendiğini belirterek, teknoloji transferinin akademinin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Atatürk Üniversitesi olarak sahip oldukları DAYTAM altyapısı, İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ve simülasyon merkezleriyle bu sürece aktif katkı sunmaya hazır olduklarını dile getiren Hacımüftüoğlu; Özbekistan’daki üniversiteleri yalnızca iş birliği yapılacak kurumlar olarak değil, aynı zamanda birlikte öğrenilecek paydaşlar olarak gördüklerini belirtti. Konuşmasının sonunda, oturumda ele alınan başlıkların somut iş birliklerine dönüşmesi temennisinde bulunan Hacımüftüoğlu, organizasyona katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ederek oturumu kapattı. Buhara’da gerçekleştirilen forum, Türkiye ile Özbekistan arasında yükseköğretim alanındaki iş birliklerinin derinleştirilmesi, ortak projelerin artırılması ve bilimsel etkileşimin güçlendirilmesi açısından önemli çıktılarla tamamlandı. Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda bu tür platformlarda aktif rol üstlenmeye ve akademik iş birliklerini geliştirmeye devam ediyor.
Bitlis Bitlis’te nesli tehlike altındaki Anadolu benekli semenderi görüntülendi Bitlis’e bağlı Karaboy köyü kırsalında dere yatağında nesli tehlike altında bulunan Anadolu benekli semenderi görüldü. Bölgede incelemelerde bulunan Öğretim Görevlisi Veteriner Hekim Şevket Soylu, karşılaştığı semenderi yaptığı araştırmalar sonucunda "Anadolu benekli semenderi" olarak teşhis ettiğini belirtti. Halk arasında "yağmur gelini" ya da "yağmur gelinciği" olarak bilinen türün Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yayılım gösterdiğini ifade eden Soylu, semenderin neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olması nedeniyle yeniden doğal yaşam alanına bırakıldığını söyledi. Yaklaşık 10-14 santimetre uzunluğunda olan Anadolu benekli semenderi, siyah gövdesi üzerindeki parlak sarı benekleriyle dikkat çekiyor. Genellikle ormanlık alanlar, dere kenarları, taşlık ve kayalık bölgelerde yaşayan tür, gece aktif olmasıyla biliniyor. Zararsız ve zehirsiz olan semender; solucan, böcek ve küçük omurgasızlarla besleniyor. Türkiye’ye özgü endemik türlerden biri olan Anadolu benekli semenderinin biyolojik çeşitlilik açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Soylu, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle türün popülasyonunun giderek azaldığını belirtti. Soylu, "Bu türün korunabilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması gerekiyor. Anadolu benekli semenderi, Türkiye’nin ekosistem dengesi açısından önemli canlı türlerinden biridir" dedi.