SPOR - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 14:14

İspanya Milli Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası kadrosu açıklandı

A
A
A
İspanya Milli Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası kadrosu açıklandı

İspanya Milli Takımı’nın, 2026 FIFA Dünya Kupası kadrosu belli oldu.


2026 FIFA Dünya Kupası’na kısa bir süre kala turnuvada mücadele edecek ülkeler kadrosunu açıklamaya devam ediyor. Turnuvanın favorilerinden İspanya Milli Takımı’nın da kadrosu belli oldu. Teknik Direktör Luis de la Fuente’nin tercihleri doğrultusunda kafileye 26 futbolcu davet edildi. Luis de la Fuente’nin, Real Madrid’ten kadroya hiç futbolcu dahil etmemesi ise dikkat çekti.


İspanya Milli Takımı’nın 26 kişilik kadrosunda şu futbolcular yer aldı:



Kaleci: Unai Simon, David Raya, Joan Garcia


Defans: Pedro Porro, Marcos Llorente, Aymeric Laporte, Pau Cubarsi, Marc Pufill, Eric Garcia, Marc Cucurella, Alejandro Grimaldo


Orta saha: Rodrigo Hernandez, Martin Zubimendi, Pedri Gonzalez, Fabian Ruiz, Mikel Merino, Pablo Gavi, Alex Baena


Forvet: Mikel Oyarzabal, Lamine Yamal, Ferran Torres, Borja Iglesias, Dani Olmo, Victor Munoz, Nico Williams, Yeremy Pino


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Çelik: "Türkiye, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen dünyanın "barış adası" olarak öne çıktığını belirterek, "Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. "Bunlar büyük bir mücadelenin eseri" Türkiye’nin dünyanın barış adası olarak öne çıktığını anlatan Çelik, "Türkiye’nin yukarısında Rusya-Ukrayna konusundaki kriz devam ediyor. Türkiye’nin güneyindeki Gazze’de soykırım maalesef devam ediyor. Doğumuzda İran’a dönük olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in haksız, hakkaniyetsiz ve hukuksuz saldırısının neticesi olarak ortaya çıkan tablo maalesef insani, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Balkanlar’da birtakım olaylar gerçekleşiyor. Bütün bunun ortasında Türkiye’miz, nazar değmesin, gıpta edilen, üzerine titrenilen, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" ifadelerini kullandı. "Bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Büyük Türkiye’ davası için mücadele verdiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın bütün ömrünü vakfettiği Büyük Türkiye davası, bu davanın gereklerini yerine getirme konusunda cesur, tereddütsüz ve tavizsiz mücadelesi ve tabii sizlerin, sizlerden öncekilerin hep beraber verdiği bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" diye konuştu. "Dimdik ayakta durduk" Geçmiş dönemlerde siyasi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Çelik, "Vesayetin en karanlık zamanlarında, vesayetin en zor zamanlarında ve dünyanın en kötü şartlarında Cumhurbaşkanımıza bilinen ve bilinmeyen siyasi suikastlerle ve siyasi tehditlerle gelirlerken, bütün siyasi kadrolarımızın ve partimizin üzerine bir kabus gibi çökmeye çalışırlarken tek bir parti temsilcimizi bile sökemediler, dimdik ayakta durduk" dedi. Adana teşkilatındaki birlik ve beraberliğe vurgu yapan Ömer Çelik, "Allah’a şükürler olsun ki Adana’da bütünleşme devam ediyor, büyüme devam ediyor, AK Parti Adana’ya imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından partililer bayramlaştı.
Sinop Sinoplu kaptan, İsrail zulmünü anlattı Gazze’ye insani yardım götüren Küresel SUMUD Filosu’nun Sinoplu kaptanı Tahsin Ünlü, uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradıklarını; tecrit, şiddet ve gasba maruz kaldıklarını söyledi. İsrail ablukasını kırmak ve Filistin halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan Küresel SUMUD Filosu’nda görev yapan Sinoplu tekne kaptanı Tahsin Ünlü, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ünlü, Kıbrıs’ın 80 mil açığında, uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından hukuksuzça alıkonulduklarını ve 3 günlük bir tecrit süreci yaşadıklarını söyledi. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirten Kaptan Tahsin Ünlü, "Kıbrıs’ın 80 mil güneyinde, İsrail’in kendi topraklarından 180-200 kilometre uzakta, hiçbir uluslararası hakkı ve hukuku olmadan gerçekleştirdiği bir saldırıydı bu. Alıkoyma sonucu 3 günlük bir tecrit oldu; bunun 2 günü deniz, 1 günü kara hapishaneydi. Ardından Türkiye’nin girişimiyle ülkemize getirildik" dedi. "Konteynerlerde balık istifi kaldık" Gemi güvertesindeki ilkel şartlarda tutulduklarını aktaran Ünlü, "Gemilerin ortasına boş konteynerler koymuşlar. Kirli, soğuk, kadın-erkek karışık balık istifi yatar derece bir yerde kaldık. Açlık susuzluk sorun değil, biz bunu 3 gün çektik ama Filistinli kardeşlerimiz bunu yıllardır yaşıyor. Bizim yaşadığımız problem, onların yaşadıklarının yanında bir hiç kalır" ifadelerini kullandı. "Elektroşok ve şiddet uyguladılar" Gözaltı sürecinde ağır şiddete maruz kaldıklarını dile getiren Ünlü, "Kadın-erkek ayırt etmeden darp edilen arkadaşlarımız oldu. Ters kelepçe, darp ve işkence yapıldı. Yardım isteyen kadınlara elektroşok ile bayıltma gibi işlemler uygulandı. İsrail bunu kendi yayın organlarında bizleri rahat transfer ederken görüntüleyip dünyaya şiddet kullanılmadığını iddia edebilmek için lanse etmeye çalışıyor. Ayrıca pasaportlarımızın içine koyduğumuz paralara el koydular, 1 dolara bile tamah edip gasp ettiler" şeklinde konuştu. Hem Türk hem İsrail vatandaşı olan kişilerin İsrail ordusunda görev yaptığına dair ifşalara değinen Ünlü, "Farkındalık oluşturup yurt dışındaki insanların, özellikle Siyonistlerin Türkiye’deki mülkiyet haklarını ve vatandaşlıklarını ellerinden almamız gerekiyor. Sınır dışı yasağı koymalıyız" dedi. "Gemi hapishanesinde arkamızda namaza durdular" Filonun hedefine tam olarak ulaşamasa da küresel uyanışa vesile olduğunu belirten Kaptan Tahsin Ünlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Farklı ülkelerden, farklı din ve ırklardan gelen aktivistlerle çok büyük bir fikir alışverişi yaptık, muazzam bir dayanışma içindeydik; hatta orada bir kardeşimiz Müslüman oldu. İslam’ın orada yayılışına, İsrail’in gemi hapishanelerinde İslam’dan tamamen bihaber olan Güney Amerikalıların arkamızda saf tutup namaza durduğuna şahit olduk. Hedefimiz Gazze’ye varmaktı; bunu tam bir zafer olarak niteleyemeyiz ama hezimet de değil. Çünkü bir hezimet olması için tamamıyla başarısız olmamız gerekiyordu. Bu süre zarfında dünyanın çeşitli yerlerinden, Avrupa’da ve Güney Amerika’daki insanlar bu konunun üzerine çok fazla düşmeye başladılar ve büyük bir uyanış başladı."