SAĞLIK - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 12:03

Uzmanlardan ’Magnezyum çılgınlığı’ uyarısı: "Sosyal medya nedeniyle gereksiz bir vitamin kullanımı var"

A
A
A

Son zamanlarda özellikle sosyal medyada kişiler arasında popüler hale geldiği belirtilen magnezyum başta olmak üzere gıda takviyelerinin bilinçsiz kullanımına ilişkin konuşan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sibel Işık, "Özellikle gençler arasında sosyal medya nedeniyle gereksiz ve bilinçsiz bir vitamin kullanımı var. En sık gördüklerimiz; magnezyum, D vitamini, Omega 3, B12. Bir magnezyum çılgınlığı var diyebiliriz. Sağlıkla beslenirsek vitamin ve minerallerin eksikliği vücudumuzda olmaz. Fazla kullanımının hepsi karaciğer toksititesi, böbrek yetmezliği nedeniyle hayatı tehdit eden durumlara yol açabilir. Gıda takviyelerini lütfen hekim kontrolünde kullanın" dedi.

Son zamanlarda özellikle sosyal medyada kişiler arasında popüler hale geldiği belirtilen magnezyumun bilinçsiz kullanımına karşı uzmanlar uyarıyor. Özellikle gençler arasında uyku kalitesini artırdığı, stresi azalttığı ve enerji verdiği iddiasıyla popülerleşen magnezyum takviyeleri, bilinçsiz vitamin kullanımları kişilerde birçok probleme neden olabiliyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Sibel Işık, kişilerin vitamin ve mineral ihtiyaçlarının öncelikle besinlerden karşılanması gerektiğini vurgularken hekim kontrolü olmadan kullanımların oluşturabileceği tehlikelere yönelik de bilgi verdi.

"Özellikle gençler arasında sosyal medya nedeniyle gereksiz bir vitamin kullanımı var"

Gereksiz takviye kullanımı konusuna ilişkin konuşan Uzm. Dr. Sibel Işık, "İç hastalıkları polikliniğinde sıklıkla karşılaştığımız hasta grubudur. Vitamin ve mineraller vücudun sağlıklı işleyişi için gerekli mikrobesinlerdir ancak günümüzde beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile vitamin ve mineral eksikliklerine daha sık rastlamaktayız. Özellikle gençler arasında sosyal medya nedeniyle gereksiz ve bilinçsiz bir vitamin kullanımı var. En sık gördüklerimiz; magnezyum, D vitamini, Omega 3, B12 vitamin takviyeleri sıklıkla, bilinçsizce kullanılmakta. Hekim kontrolü olmadan alınan gıda takviyelerinin birçoğu karaciğer yetmezliğine kadar götürebilen tablolara yol açabilmekte" şeklinde konuştu.

"Hayatı tehdit eden durumlara yol açabilir"

Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Işık, "Bazı vitaminler özellikle yağda eriyen A, D, E ve K vitaminleri vücutta birikebilme özelliğine sahiptir, vücutta toksisiteye yol açabilmekte. Böbrek yetmezliği, böbrek sorunlarına, D vitamininin fazlası hiperkalsemi (kandaki kalsiyum seviyesinin normalin üzerine çıkması durumu) ve böbrek taşlarına bunun dışında uyku sorunlarına, kalpte ritim bozukluklarına, mide, bağırsak sorunlarına kadar yol açabilir. Belli periyotlarla da takviyeleri kullanırken testlere ihtiyacımız var. Fazla kullanımının hepsi karaciğer toksisitesi (karaciğerin toksik maddelere maruz kalarak hasar görmesi) böbrek yetmezliği nedeniyle hayatı tehdit eden durumlara yol açabilir" dedi.

"Bir magnezyum çılgınlığı var diyebiliriz"

’Magnezyum eksikliğiyle sıklıkla karşılaşıyoruz’ diyen Uzm. Dr. Işık, "Hücre içi kullanılan form gerçekten birçok hastamızda eksik oluyor. Magnezyum tuzları farklı amaçlarla kullanılıyor. Vücudumuzda kas ağrılarınız ya da enerji azlığımız varsa magnezyum tuzların malat formunu tercih ediyoruz. Uykuyla ilgili problemlerde bisglisinat formunu tercih ediyoruz, kabızlıkla ilgili sitrat formunu tercih ediyoruz. Sağlıkla beslenirsek vitamin ve minerallerin eksikliği vücudumuzda olmaz. Hareketsizlik, doğru beslenmeme, beslenme alışkanlıklarımızın bozulması bu vitamin eksikliklerine yol açıyor. Bir magnezyum çılgınlığı var diyebiliriz. Sıklıkla hastalar, ’Çok halsizim, sabahları uyanmada güçlük çekiyorum, eski enerjim yok’ gibi şikayetlerle geliyor. Kan düzeyi normalse vitamin ve mineral vermiyorum. Kan düzeyini düşük tespit ettiysem uygun dozda ve uygun sürede tedaviye başlıyorum. Özellikle gençlerde sıklıkla bu vitamin eksiklikleriyle ilgili takviye aldıklarını ’Şu kullanıyormuş, şuna iyi gelmiş’ diye duyuyorum. K vitamini kullanımı kanama riskini arttırabilir. Eşlik eden hastalıklar mutlaka sorgulanması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Hasibe Karadağ - Murat Horoz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Hakan Safi: "Fenerbahçe’nin olmazsa olmazı, kendi yerinde stadını 65 bin kişiye çıkarmasıdır" Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Hakan Safi, "Fenerbahçe’nin olmazsa olmazı, kendi yerinde stadını 65 bin kişiye çıkarmasıdır" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 6-7 Haziran’da gerçekleştireceği olağanüstü seçimli genel kurul toplantısında başkan adayı olan Hakan Safi seçim çalışmalarını sürdürüyor. Safi, bu kapsamda Mardin’in Artuklu ilçesinde Mardin Fenerbahçeliler Derneği yöneticileri ve kongre üyeleriyle bir araya geldi. Başkan adayı Hakan Safi, seçim süreci, transfer politikası, kulübün ekonomik yapısı ve stat projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Safi, 7 Haziran’daki seçimlere ilişkin, "İnşallah sizler de sandığa geldiğiniz zaman kafanızdaki birçok sorun çözülmüş şekilde geleceksiniz. Bunu da bu kardeşiniz sizlere buradan söz veriyor" dedi. Transfer politikalarına değinen Safi, istatistiklerin önemine vurgu yaparak, "Forvet için gol asistleri yüzde 50’nin üzerine çıkıyorsa istatistikler bizim için yeterli oluyor. Rakamlar yalan söylemiyor. Hayatım boyunca rakamları kullandım, kullanmaya devam ediyorum. İnşallah bizim dönemimizde dünya yıldızlarıyla bazı durumlar yaşanmayacak. Hepsini takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Futbol aklımızın doğru olması lazım" Transfer edilecek oyuncuların disiplin durumlarını da detaylı şekilde incelediklerini belirten Safi, "Artık transfer edeceğimiz oyuncuların uyku düzenlerinin bile raporlarını istiyoruz. Disiplin her zaman için önemli. Getireceğimiz topçuların her şeyine bakmaya çalışıyoruz. Takımın kurgusunu iyi yapmamız lazım. Onun için uygun oyuncular getirmek lazım" diye konuştu. Takımın sportif başarısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Safi, "İyi maç iyi topçuyla oynanıyor. Niye şampiyon olamıyoruz? Beceri sorunumuz var. İşi sportif direktöre bırakmayacağız. Biz de topun ne olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla kırılma anlarını doğru oynamamız lazım, futbol aklımızın doğru olması lazım. Geldiği zaman da atanın ve tutanın iyi olacak" şeklinde konuştu. "Rakibimizden her sene yaklaşık 40 milyon avro daha az gelir elde ediyoruz" Kulübün ekonomik yapısına ilişkin de açıklamalarda bulunan Safi, "Fenerbahçe SK Sportif AŞ’nin en büyük geliri stadyum geliri. Sonra sponsorluk gelirleri geliyor. Rakibimizden her sene yaklaşık 40 milyon avro daha az gelir elde ediyoruz. Şampiyonlar Ligi’ne onlar gidiyor, biz 2008’den beri gidemiyoruz. Orada da yaklaşık 30 milyon avroluk kaybımız var. Çok övündüğümüz forma satışlarında da rakiplerimizin gerisindeyiz. Basketbola yaptığımız yatırımlar çerçevesinde 40 milyon avro harcanıyor. Bu para futboldan gidiyor basketbola. Tüm rakamları topladığımız zaman her sene maça 120 milyon avro eksik başlıyoruz. Bu da iyi topçu gelmesi için büyük bir etken" dedi. "Fenerbahçe’nin olmazsa olmazı, kendi yerinde stadını 65 bin kişiye çıkarmasıdır" Stat projesine ilişkin konuşan Safi, "Her yerde en büyük Fenerbahçe için stadımızı yeniden en büyük hale getirmemiz gerekiyor. Stat kendi yerinde 65 bin kişiye çıkıyor. Bunun çalışmasını yaptık. Stadın çatısını kaldırıp çelikten üçüncü katlar yaparak kapasiteyi artıracağız. Gelirimizi artırıp bu farkı kapatacağız. Fenerbahçe’nin olmazsa olmazı kendi yerinde stadını 65 bin kişiye çıkarmasıdır. İlk yıl şampiyon olduktan sonra kazmayı vuracağız. Birinci yıl konsantrasyonumuz tamamen A takımın şampiyonluğu olacak" açıklamasını yaptı.