POLİTİKA - 09 Mart 2025 Pazar 17:28

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye’de tüm grupların güven içinde olduğu bir yapı olmalı"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye’de tüm grupların güven içinde olduğu bir yapı olmalı"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Suriye’de Arap, Kürt, Türkmen, Alevi, Sünni, Dürzi, Şii, Nusayri bütün hepsini kapsayacak şekilde azınlıkların da asla dışlanmaması, onların da haklarının korunduğu bir temelde tüm grupların güven içerisinde olduğu bir yapının ortaya çıkması gerektiğini söylüyoruz" dedi.


Çelik, Adana’da AK Parti İl Başkanlığı binasında son günlerde Suriye’nin Lazkiye Tartus kentinde yaşanan olayları değerlendirdi. Çelik, yaptığı değerlendirmede, "Suriye’de Lazkiye ve Tartus merkezli olarak gerçekleşen olayları yakından takip ediyoruz. En uzun sınırımızın olduğu kardeş Suriye’deki olaylarda bütün bu gelişmelerin istikrar içerisinde güçlü bir Suriye’nin ortaya çıkması sürecine dönük olarak değerlendiriyoruz. Biliyorsunuz Suriye’de Esad rejiminin başlattığı katliamlarla ortaya çıkan tabloya Cumhurbaşkanımız ilkeler temelinde Suriye’nin güvenlik ve istihbarat temelinde bir yaklaşımla ve Suriye halkının tamamına sahip çıkalım yaklaşımıyla yaklaşmış, katliamların uluslararası topluma daha çok duyurulması konusunda en kararlı en yüksek ses Türkiye’den Cumhurbaşkanımızdan gelmiştir. Esad rejiminin yıkılmasından sonra Suriye’den güvenlik politikaları konusunda en hassas ülkenin Türkiye olduğunu Cumhurbaşkanımızın mesajlarının bu çerçevede uluslararası toplumla paylaşıldığını hepimiz biliyoruz. Bu çerçevede Lazkiye’de ortaya çıkan Suriye güvenlik güçlerine saldırının Suriye’nin birliğine dönük terörist saldırı olduğunu biliyoruz" diye konuştu.


Suriye’nin tüm Suriyelilerin olduğuna dikkat çeken Çelik, şöyle devam etti:


"O çerçevede herhangi bir odağın, herhangi bir devletin vekil güçleri vasıtasıyla Suriye’yi herhangi bir uydu devlet haline getirmeye çalışmasına ya da istilasına karşıyız. İki tane hassasiyetimiz var. Suriye’nin toprak bütünlüğünü sonuna kadar savunuyoruz. Suriye halkını kucaklayacak bir tablonun ortaya çıkması son derece önemlidir. Cumhurbaşkanımızın vurguladığı üzere kapsayıcı bir yönetimin ortaya çıkması önemlidir. Kapsayıcı yönetimden kastımız da Suriye halkının tamamının temsil edildiği bir yönetimdir. Suriye halkı özgür bir hayat istiyor. Normal bir hayat istiyor. Medeni bir hayat istiyor. Ve burada uluslararası toplumun, Suriye yönetiminin, Suriye halkının yanında olması gerekiyor. Suriye’de uydu devletlerin bir takım vekil güçler vasıtasıyla orayı istikrarsızlaştırmak istediğini biliyoruz. Bu nedenle maalesef mezhep provakasyonu, etnik provakasyonlar çıkabilir. Dolayısıyla bizim burada Suriye Suriyelilerin derken Arap, Kürt, Türkmen, Alevi, Sünni, Dürzi, Şii, Nusayri bütün hepsini kapsayacak şekilde azınlıkların da asla dışlanmaması, onların da haklarının korunduğu bir temelde tüm grupların güven içerisinde olduğu bir yapının ortaya çıkması gerektiğini söylüyoruz. Dil son derece özenli olmalıdır. Örneğin bu terörist saldırıyı gerçekleştirenlerle ilgili olarak bir dil kullanılırken ’bu bir Nusayri isyanıdır’ gibisinden bir dilim kullanılması son derece yanlıştır."


Çelik, mazluma sahip çıkmak için onun mezhebine meşrebine bakmadıklarını belirterek, "Etnik kökenine bakmayız, dinine bakmayız. Zalime karşı çıkmak için de onun mezhebine meşrebine, etnik kökenine herhangi bir şekilde bakmayız. Mazluma ne olursa olsun sahip çıkılmalıdır. Zalim de zalimdir kim olursa olsun ona karşı çıkılmalıdır" dedi.


Suriye’yi parçalamaya çalışan birtakım gruplarla mücadele ederken sivillerin hayatlarının korunması konusunda geliştirilen yeni denetimlerin son derece kıymetli olduğunun da altını çizen Çelik, şöyle konuştu:


"Birtakım grupları ya da güvenlik güçleri içinde kontrolden çıkıp birtakım abartılı yaklaşımlar sergileyerek aşırı güç kullanarak sivillere zarar verenlerin mutlaka gereken şekilde cezalandırılacağını inanıyoruz. Şimdiye kadar olaylar başladığından beri bugün sabah da Suriye yönetimi Cumhurbaşkanı bu konuda yaptıklarının terörle mücadele olduğunu, mücadele dışında sivillerin hedef alınmasının hiçbir şekilde kabul edilmeyeceğini net bir şekilde ifade etmiştir. Fakat muhalefetten sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize, partimize ve İttifaka dönük suçlamalar gerçekten Suriye’de olup biteni anlamak konusunda ne kadar uzak olduklarını ve burada artık bilgisizlik ve insafsızlık arasında giden bir eleştiri geliştirdiklerini görüyoruz. Bütün siviller konusunda hassasiyete çağıran bütün yaklaşımları saygıdeğer. Ama orada Alevilere dönük bir takım eylemleri sistematik bir şekilde bizim hükümetimiz tarafından görmezden gelindiği gibi bir yaklaşım siyasi cehaletten öte siyasi vicdansızlıktır. Burada Sünni olsun, Alevi olsun, Şii olsun, Dürzi olsun, Nusayri olsun, etnik kimliği mezhep kimliği ne olursa olsun bütün siviller konusundaki hassasiyetimiz en üst düzeydedir. Buradaki her grubun canlarının korunması ve haklarının korunması konusunda en hassas ülke dünyadaki en hassas ülke Türkiye Cumhuriyetidir. Dünyadaki en hassas lider sayın Cumhurbaşkanımızdır."


Çelik, Türkiye içindeki kışkırtmalara hiçbir şekilde müsaade etmeyeceklerine vurgu yaparak, "Bunlara karşı hukuk içerisinde ve siyasetin imkanları içerisinde davranacağımızı bir kere daha ifade ediyoruz. Hiç kimse Türkler ile Kürt’ün kardeşliğinin arasına hiç kimse Sünni ile Alevi’nin kardeşliğinin arasında bir girişimde bulunamaz. Buna hiçbir şekilde müsaade etmeyiz. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi adlarımız farklı olabilir ama hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Türkiye Cumhuriyeti adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyetidir ve hepimiz tek bir milletin unsurlarıyız" şeklinde konuştu.



AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye’de tüm grupların güven içinde olduğu bir yapı olmalı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GTB’den hububat sektörüne saha çalışması Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından hububat sektörüne yönelik düzenlenen teknik inceleme ve sektör değerlendirme programı kapsamında, sektörde faaliyet gösteren GTB üyeleri Ankara, Polatlı ve Konya’da çeşitli temas, saha incelemeleri ve teknik değerlendirmelerde bulundu. GTB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Alagöz, GTB Meclis Üyesi Hakkı Kılıç ile 11 No’lu Meslek Komitesi üyeleri ve sektör temsilcisi borsa üyelerinin yer aldığı programda; lisanslı depoculuk sistemleri, elektronik satış salonları, ürün alım-satım süreçleri, tarımsal ticaret altyapıları ile yaklaşan hasat sezonu öncesinde hububat piyasalarındaki güncel gelişmeler yerinde değerlendirildi. Program kapsamında ilk olarak Ankara Ticaret Borsası (ATB) ziyaret edilerek Genel Sekreter Eyüp Şenol Ömeroğlu ile bir araya gelindi. Gerçekleştirilen görüşmelerde; lisanslı depoculuk faaliyetleri, elektronik işlem sistemleri, ürün ticaretine yönelik uygulamalar ve borsa altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunulurken, sektörün mevcut yapısı ve geleceğine yönelik görüş alışverişi gerçekleştirildi. Ziyaret sırasında ayrıca ATB bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirme sunumu yapılarak, lisanslı depoculuk sistemlerinin işleyişi, ürün muhafaza süreçleri ve tarımsal ticarette dijitalleşmenin sağladığı avantajlar ele alındı. Programın ikinci durağında Polatlı Ticaret Borsası ziyaret edilerek Elektronik Satış Salonu’nda incelemelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında ürün alım-satım süreçleri, elektronik işlem altyapısı ve salon uygulamaları yerinde incelenirken, Polatlı Ticaret Borsası Genel Sekreteri Tugay Aydoğdu tarafından yürütülen sistemler ve uygulama süreçlerine ilişkin teknik bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. Program süresince Polatlı Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güven de GTB heyetine eşlik etti. Teknik inceleme programının son durağında ise Konya Ticaret Borsası ziyaret edilerek Elektronik Satış Salonu’nda yürütülen işlemler ve borsa uygulamaları incelendi. Konya Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcısı Osman Eser tarafından gerçekleştirilen sunumda; elektronik satış sistemleri, ürün işlem süreçleri, piyasa işleyişi ve tarımsal ticarette teknoloji kullanımına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Program kapsamında ayrıca bölgedeki hububat ekili tarım arazilerinde saha incelemeleri gerçekleştirilirken, üreticiler, tüccarlar, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelinerek yeni sezon öncesi üretim beklentileri, verimlilik öngörüleri, iklim şartlarının üretime etkileri, maliyet unsurları ve piyasa dinamikleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, gerçekleştirilen programın sektör açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirterek, tarımsal üretim ve ticarette sahadan elde edilen verilerin büyük önem taşıdığını söyledi. Akıncı, "Tarım sektöründe doğru analiz yapabilmek ve sağlıklı bir piyasa öngörüsü oluşturabilmek adına üretim bölgelerini yerinde incelemek, sektör paydaşlarıyla birebir temas kurmak ve uygulamaları sahada görmek büyük önem taşıyor. Üyelerimiz gerçekleştirilen bu programlarla hem farklı bölgelerdeki tarımsal üretim altyapısını yerinde gözlemleme hem de sektörün güncel ihtiyaç ve beklentilerini doğrudan sahadan dinleme fırsatı buluyor. Özellikle lisanslı depoculuk, elektronik satış sistemleri ve tarımsal ticarette dijitalleşme gibi alanlarda edinilen tecrübeler, sektörümüzün gelişimi açısından önemli katkılar sunmaktadır" dedi. Sürdürülebilir tarımsal üretim ve güçlü ticaret yapısının ortak akıl ve iş birliğiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Akıncı, üretici, tüccar, sanayici ve borsalar arasındaki koordinasyonun artırılmasının hem sektörün rekabet gücüne hem de tarımsal ticaretin sağlıklı şekilde gelişmesine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
Balıkesir Ekipler yollarda teyakkuza geçti Balıkesir’in Edremit İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde hayvan hareketlerini kontrol altına almak ve halk sağlığını korumak amacıyla denetimlerini sıkılaştırdı. Veteriner hekimler ve kolluk kuvvetleri, ilçenin giriş noktalarında 24 saat esaslı yol kontrolleri gerçekleştiriyor. Balıkesir’in Edremit ilçesinde Kurban Bayramı öncesi hayvan hareketliliğinin artmasıyla birlikte, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri saha çalışmalarına hız verdi. Bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi ve güvenilir kurbanlık arzının sağlanması amacıyla kolluk kuvvetleri eşliğinde gerçekleştirilen yol kontrollerinde, nakil araçları titizlikle inceleniyor. Veteriner hekimler tarafından yürütülen denetimlerde; büyükbaş ve küçükbaş hayvanların genel sağlık durumları, kulak küpeleri, veteriner sağlık raporları ve hayvan pasaportları tek tek kontrol ediliyor. Belgesi eksik olan veya küpesiz hayvan nakleden araçlara yönelik idari yaptırımlar uygulanırken, hayvanların sevk edildikleri noktaya kadar olan süreci kayıt altına alınıyor. Ekipler sadece hayvan sağlığını değil, aynı zamanda nakil araçlarının teknik uygunluğunu ve hijyen şartlarını da denetliyor. Hayvan refahına uygun olmayan şartlarda yapılan taşımacılığın önüne geçilmesi hedeflenirken, güvenilir hayvan hareketliliği için mevzuat hükümleri tavizsiz uygulanıyor. Edremit İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "Sağlıklı hayvan, güvenli sevk ve güvenilir kurbanlık" ilkesiyle hareket edildiği vurgulandı. Kurban dönemi boyunca kaçak hayvan hareketlerinin engellenmesi ve bulaşıcı hastalık riskinin minimize edilmesi amacıyla yol kontrol ve denetim faaliyetlerinin aralıksız süreceği bildirildi. Yetkililer ayrıca yetiştiricileri ve nakliyecileri, sevk öncesi gerekli belgeleri tamamlamaları ve nakil sırasında hayvan refahı kurallarına uymaları konusunda uyardı.
Malatya MEAH’ta bir günde 3 kalp deliği başarıyla kapatıldı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (MEAH) aynı gün içerisinde gerçekleştirilen 3 başarılı kalp deliği kapatma işlemiyle sağlığına kavuşan hastalar ertesi gün taburcu edildi. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Aktaş, atrial septal defekt (ASD) olarak bilinen kalp deliği hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan yapının doğumsal olarak tam kapanmaması sonucu oluşan ASD’nin her bin 500-2 bin canlı doğumda bir görüldüğünü belirten Aktaş, bu rahatsızlığın erişkin yaşlara taşınabilen konjenital kalp hastalıklarından biri olduğunu ifade etti. ASD’nin çoğu zaman çocukluk döneminde belirti vermediğini kaydeden Dr. Aktaş, rutin muayenelerde duyulan üfürüm sonrası yapılan ekokardiyografi incelemeleriyle hastalığın tespit edilebildiğini söyledi. Dr. Aktaş, "Erişkin yaşlarda ise nefes darlığı, çarpıntı ve ilerleyen süreçte kalp yetmezliği gibi şikayetlerle karşımıza çıkabiliyor" dedi. Hastanede uygulanan yönteme ilişkin bilgi veren Aktaş, uygun hastalarda ameliyata gerek kalmadan kasıktan girilerek kalp deliğinin kapatıldığını belirtti. "Geçtiğimiz haftalarda aynı gün içerisinde 3 erişkin hastamızın kalp deliğini şemsiye yöntemiyle başarıyla kapattık" diyen Aktaş, hastaların işlem sonrası aynı gün ayağa kalkıp yürüyebildiğini, ertesi gün ise taburcu edildiğini söyledi. Yöntemin hasta açısından oldukça konforlu olduğunu vurgulayan Aktaş, işlemin genellikle genel anestezi gerektirmediğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Aktaş, "Kasık bölgesinden toplardamar sistemine girilerek kalbin sağ kulakçığından sol kulakçığına ulaşılıyor. Ardından şemsiye benzeri kapatma cihazı yerleştirilerek delik kapatılıyor" diye konuştu. Hastanede uzun yıllardır bu yöntemin başarıyla uygulandığını belirten Aktaş, zorlu vakalarda da başarılı sonuçlar elde ettiklerini kaydetti. Kasıktan girilerek kapatılmaya uygun olmayan hastalarda ise cerrahi tedavinin uygulandığını ifade eden Aktaş, işlem sonrası hastaların 3 ila 6 ay süreyle kan sulandırıcı tedavi kullandığını söyledi.
Adıyaman Kahta’da sözleşmeli tütün üretiminde yeni sezon başladı Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Ege menşeli firmalarla yapılan sözleşmeli tütün üretimi kapsamında yeni sezon tütün dikimlerine başlandı. Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, üreticilere bereketli ve kazasız bir sezon dileyerek tütün üretiminde gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda tütün üretiminde kalite standartlarının yükseldiğine dikkat çeken Turanlı, özellikle ihracata yönelik ve sözleşmeli üretimlerde kurutma yöntemlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Tütünlerin kurutulmasında file kullanımının zorunlu hale gelmesinin kalite açısından kritik bir unsur olduğuna vurgu yaptı. Filelerde yapılan kurutma sisteminin tütünün rengini, doğal yapısını ve kalitesini koruduğunu belirten Turanlı, "Aynı zamanda ürünün hava almasını sağlayarak küflenme, kararma ve kalite kaybının önüne geçiliyor. Bu yöntem firmaların talep ettiği standartlara hem uyum sağlıyor hem de üreticinin emeğinin karşılığını daha iyi almasına katkı sunuyor. Bu anlamda tüm üreticilerimize kurutma sürecinde gerekli hassasiyeti göstermeleri ve ürünlerini modern yöntemlerle filelerde kurutmaları yönünde çağrıda bulunuyoruz. Kahta’da tütün üretiminin önemli bir geçim kaynağı olduğu aşikar. Üretimin daha kaliteli, verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi için çiftçilerimizi desteklenmeye devam edileceğiz" dedi.
Adıyaman Ünlü ressamlar Nemrut’un tanıtımı için dünya çapında sergiler düzenliyor Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki bu tarihi alan, bu kez ünlü ressamların uluslararası sanat çalışmalarıyla gündemde. Nemrut Dağı, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve gün doğumu ile gün batımının en etkileyici şekilde izlendiği noktalardan biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor. Rusya, Sibirya, Tataristan, Kazakistan, Çin ve Litvanya’dan gelen ressamlar, Nemrut Dağı’ndaki iki bin yıllık tarihi eserleri resmederek farklı ülkelerde sergiler açıyor. Sanatçılar, hazırladıkları eserlerle hem Nemrut’un kültürel değerini hem de bölgenin tarihi dokusunu dünya sanat kamuoyuna tanıtıyor. Etkinliğin organizatörlüğünü üstlenen Tataristanlı ressam Aygül Okutan, yaptığı açıklamada Kommagene Uygarlığı’nın barışçıl yapısına dikkat çekti. Mezopotamya’da Helenistik dönemin önemli uygarlıklarından biri olan Kommagene Uygarlığı’nın sanat ve kültür açısından önemli bir miras bıraktığını belirten Okutan, "Kommagene, savaşsız ve barış içinde yaşamın mümkün olduğunu gösteren önemli bir uygarlıktır. Nemrut Dağı’nı ve bu kültürel mirası uluslararası sergilerle tanıtmaya devam edeceğiz. Gittiğimiz ülkelerde büyük ilgi görüyoruz ve bu sayede insanlar bölgeyi yerinde görmek istiyor" dedi. Sanatçıların çalışmalarıyla birlikte Nemrut Dağı’na olan ilginin arttığı, özellikle Avrupa ve Asya ülkelerinde düzenlenen sergiler sayesinde bölgenin turizm potansiyelinin güçlendiği ifade ediliyor.