Yerel Haberler
Zonguldak
Zonguldak’tan Guinnes rekoruna büyük destek; 5 bin kişi aynı anda horon tepecek 28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:49:19 Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) Zonguldak İl Temsilciliği, 28 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecek ve Guinness Dünya Rekorları’na girmeyi hedefleyen dev halk oyunları organizasyonu için hazırlıkların başladığını duyurdu. Hedef, 5 bin kişinin katılımıyla tek saf düzeninde aynı anda horon teperek dünya rekoru kırmak. THOF Zonguldak İl Temsilcisi Orhan Yazıcı, İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı’nda yapılacak tarihi rekor denemesine ilişkin resmi duyuruyu paylaşarak başvuru ve kayıt sürecinin başladığını belirtti. Yazıcı, Zonguldak ve ilçelerindeki tüm halk oyunları topluluklarını, kulüpleri, dansçıları ve vatandaşları bu organizasyonun bir parçası olmaya davet etti. "Türk halk oyunlarının gücünü dünyaya göstereceğiz" Organizasyonun sadece bir rekor denemesi değil, kültürel bir gövde gösterisi olduğunu vurgulayan THOF Zonguldak İl Temsilcisi Orhan Yazıcı, "Türk halk oyunlarının gücünü, birlik ruhunu ve kültürel zenginliğini tüm dünyaya gösterecek olan ’Guinness Rekor Denemesi’ için hazırlık sürecimiz hız kazanmış bulunmaktadır. Bu büyük organizasyon yalnızca sahaya çıkıp oyun oynamaktan ibaret değildir. Aynı zamanda disiplinin, koordinasyonun, sorumluluk bilincinin ve halk oyunlarına olan aidiyet duygusunun en üst seviyede hissedileceği tarihi bir süreç olacaktır. Zonguldak ilimiz ve tüm ilçelerimizde faaliyet gösteren kulüplerimizin bu sürece aynı hassasiyet ve ciddiyetle yaklaşması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Ortaya konulacak emek kültürel tarihe yazılacak" Kulüplerin il temsilciliği ile koordineli çalışması gerektiğini ifade eden Yazıcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Süreç içerisinde yapılacak tüm planlama, bilgi paylaşımı ve organizasyon çalışmalarının düzenli bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kulüplerimizin, il temsilciliğimizle sürekli iletişim halinde olması ve belirlenen takvime uygun hareket etmesi, organizasyonun başarıyla sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir. Bugün ortaya koyacağımız emek, yarın ülkemizin kültürel tarihine yazılacak büyük bir başarının temelini oluşturacaktır. Bu organizasyon, Türk halk oyunlarının dünyaya karşı güçlü duruşunun ve birlik ruhunun en önemli göstergelerinden biri olacaktır. Siz değerli kulüp yöneticilerimizin, antrenörlerimizin ve temsilcilerimizin gayretiyle bu süreci en başarılı şekilde tamamlayacağımıza olan inancım tamdır."
Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti
25 Mart 2026 Çarşamba - 12:23 Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer; Psikoloji ve Yaşam Topluluğunun, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğine katıldı. Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirilen program, topluluk öğrencileri ile huzurevi sakinlerini bir araya getirerek kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren bir farkındalık oluşturdu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Psikoloji ve Yaşam Topluluğu tarafından ÜNİDES kapsamında desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğinde öğrenciler ile huzurevi sakinleri ile bir araya geldi. Farabi Genç Ofiste gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Zonguldak Gençlik Hizmetleri Müdürü Erhan Yavaş, akademik ve idari personel, öğrenciler ile huzurevi sakinleri katıldı. BEUN Psikoloji ve Yaşam Topluluğu ve Topluluk Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yeşilyaprak tarafından düzenlenen etkinlik, Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirildi. Zonguldak Merkez Huzurevi sakinlerinin üniversiteye davet edildiği programda, büyükler ile genç öğrenciler bir araya gelerek Yaşlılar Haftası’nı birlikte kutladı. Etkinlik kapsamında huzurevi sakinleri öğrencilerle birlikte çeşitli türküler seslendirdi. Düzenlenen çanta boyama çalışmasında ise katılımcılar birebir eşleşerek keyifli anlar yaşadı. Kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren etkinlik, samimi diyaloglara sahne oldu. Programa ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrenci topluluklarının ÜNİDES kapsamında elde ettiği başarılardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarıyla değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve toplumsal alanlardaki gelişimleriyle de donanımlı bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Bu doğrultuda öğrenci topluluklarımızın proje üretme kültürünü benimseyerek her geçen dönem daha nitelikli, daha kapsamlı ve etkili çalışmalar ortaya koyması, üniversitemizin benimsediği bütüncül eğitim anlayışının somut bir yansımasıdır. Bugün ÜNİDES 5’inci Dönem kapsamında Psikoloji ve Yaşam Topluluğumuzun hayata geçirdiği ‘Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı’nın kapanış etkinliğine katılmış bulunuyoruz. Bu program son derece anlamlı ve örnek bir çalışmadır. Gençlerimiz ile büyüklerimizi bir araya getiren bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışmayı güçlendirmekte, kuşaklar arası bağların kuvvetlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu vesileyle bugün bizlerle bir arada olan, bu anlamlı buluşmaya değer katan kıymetli büyüklerimize de yürekten teşekkür ediyor; kendilerine sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum. Öğrencilerimizin bu süreçte sergilediği duyarlılık ve sorumluluk bilinci bizler için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle öğrencilerimize proje üretme ve kendilerini geliştirme noktasında önemli fırsatlar sunan ÜNİDES Programı dolayısıyla başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne şükranlarımı arz ediyorum. Bununla birlikte öğrencilerimize ÜNİDES kapsamında her zaman destek olan Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Halil Hacı ile İl Müdürlüğümüze de teşekkür ediyorum. Son olarak özveriyle çalışan başta Psikoloji ve Yaşam Topluluğu olmak üzere tüm öğrenci topluluklarımızı ve onlara rehberlik eden değerli danışman akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum." Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
BEUN akademik kadrosunu 20 yeni atamayla güçlendirdi
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:52 BEUN akademik kadrosunu 20 yeni atamayla güçlendirdi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), 9 profesör ve 11 doçent olmak üzere toplam 20 akademisyenin atamasıyla bilimsel kadrosunu daha da güçlendirdi. Gerçekleştirilen atamalar, üniversitenin yükseköğretim ve araştırma alanındaki gelişimini ileriye taşıma hedefinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Rektörlük Senato Salonu’nda, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başkanlığında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı’na; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu ile Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz ve üniversite senatosu üyeleri katıldı. Tören kapsamında ataması yapılan 9 profesöre cübbeleri Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından giydirilirken, 11 akademisyenin doçent kadrosuna ataması gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Özölçer, yapılan atamaların üniversitenin kurumsal gelişimi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, kökleri 1924 yılına uzanan ve bu yıl 102’nci yılını kutlayacağımız bu köklü ilim ocağının akademik kadrosunu her geçen gün daha da güçlendirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu atamalar, üniversitemizin bilimsel üretkenliğini artırma, eğitim-öğretim kalitesini daha ileri seviyelere taşıma ve araştırma odaklı gelişimini sürdürme kararlılığının en önemli göstergelerinden biridir. Alanlarında yetkinlikleriyle öne çıkan değerli akademisyenlerimizin üniversitemize sunduğu kıymetli katkılarla birlikte, güçlü idari ve akademik kadromuzla çok daha büyük projelere imza atacağımıza yürekten inanıyorum. Nitelikli insan kaynağımız, yalnızca üniversitemizin değil, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin bilimsel ve akademik gelişimine de önemli katkılar sunacaktır. Önümüzdeki süreçte hedefimiz; üniversitemizi ‘aday araştırma üniversitesi’ statüsüne taşımak, ardından da araştırma üniversitesi olma yolunda kararlılıkla ilerlemektir. Bu doğrultuda, bilimsel araştırma kapasitemizi artırarak ulusal ve uluslararası düzeyde görünürlüğümüzü artırmayı ve her geçen gün daha güçlü bir üniversite olma hedeflerimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugün cübbelerini giyen profesörlerimiz ile doçent kadrosuna atanan kıymetli akademisyenlerimizi canıgönülden tebrik ediyor; akademik hayatlarında üstün muvaffakiyetler diliyorum. Üniversitemize kattıkları değerle nice başarılı çalışmalara imza atacaklarına yürekten inanıyor, bu sürece katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." Ataması gerçekleştirilen öğretim üyeleri de kendilerine duyulan güven ve verilen destek dolayısıyla Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Yönetim Kurulu Toplantısı, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
İHA’nın haberi ses getirdi: Yatağa bağımlı yaşlı kadın koruma altına alındı
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:20 İHA’nın haberi ses getirdi: Yatağa bağımlı yaşlı kadın koruma altına alındı Zonguldak’ta yatağa mahkum olan ve komşularının yardımıyla hayata tutunmaya çalışan 72 yaşındaki kadın, İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) durumunu gündeme taşımasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca bakım merkezine yerleştirildi. Zonguldak’ta yalnız yaşayan ve son iki aydır yatağa bağımlı hale gelen 72 yaşındaki Selvet Kalafat’ın yaşadığı mağduriyet çözüme kavuştu. Yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle tamamen yatağa mahkum olan Kalafat’ın vücudunda yaralar oluşmuş, yaşlı kadın beslenme güçlüğü çekerek sadece su içebilir duruma gelmişti. Hastanede yapılan muayenesinin ardından eve gönderilen Kalafat’ın bakımını, komşuları kendi kısıtlı imkanlarıyla sürdürdü. Kalafat’ın zorlu yaşam mücadelesini ve profesyonel bakıma olan ihtiyacını kamuoyuna duyurulmasının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ekipleri hızlı bir şekilde devreye girdi. Bakanlığın konuyla ilgili yürüttüğü etkili çalışma sonucunda mağduriyetin giderilmesi için gerekli adımlar atıldı. Yaşlı kadın devlet güvencesi altına alınarak bedensel engelli bireylere yönelik sunduğu donanımlı hizmetlerle bilinen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Batman Özel Empati Bakım Merkezi’ne yerleştirilerek hak ettiği profesyonel bakıma kavuştu.
BEUN’lu akademisyenin yer aldığı projeye TÜBİTAK’tan destek
24 Mart 2026 Salı - 12:01 BEUN’lu akademisyenin yer aldığı projeye TÜBİTAK’tan destek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Matematik Eğitimi Ana Bilim Dalı akademisyenlerinden Prof. Dr. İlhan Karataş’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 4005-Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. "Matematik Eğitiminde Teknoloji Destekli Etkinlik Tasarımı Eğitimi" başlıklı proje, matematik eğitiminde teknoloji entegrasyonunun güçlendirilmesi ve öğretmenler ile öğretmen adaylarının teknoloji destekli etkinlik tasarlama becerilerinin geliştirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda yürütülecek eğitim faaliyetleriyle katılımcıların, çağın gereksinimlerine uygun, yenilikçi ve etkileşimli öğretim uygulamaları geliştirmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Proje, matematik öğretiminde dijital araçların etkin kullanımını teşvik etmesi ve eğitimde yenilikçi yaklaşımların yaygınlaştırılmasına katkı sunması bakımından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, Ereğli Eğitim Fakültesi bünyesinde yürütülen bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmaların ulusal destek programlarıyla güçlendiğinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, projenin TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulunmasının üniversitenin akademik vizyonunu ve eğitim alanındaki yenilikçi yaklaşımını ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Matematik eğitiminde teknoloji destekli uygulamaların geliştirilmesine yönelik böylesine nitelikli bir projenin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi, üniversitemizin eğitim-öğretim alanındaki bilimsel üretkenliğinin önemli bir göstergesidir. Ereğli Eğitim Fakültemiz bünyesinde yürütülen bu çalışmanın, öğretmenlerimizin ve öğretmen adaylarımızın çağın gerekliliklerine uygun donanımlarla yetişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle başta ülkemizin yükseköğretim sistemine verdikleri desteklerden dolayı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK ailesine, bilimsel projelere sağladıkları kıymetli katkılar dolayısıyla TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın ve TÜBİTAK ailesine teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin yürütücüsü Prof. Dr. İlhan Karataş hocamızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum."
Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05 Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."