GÜNDEM - 10 Ocak 2026 Cumartesi 10:25

Şizofren hastası eşi ve iki çocuğuyla yaşam mücadelesi veren kadın: "Çocuklarımın rahat uyanmasını istiyorum"

A
A
A

Zonguldak’ta şizofreni hastası eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşam mücadelesi veren 41 yaşındaki Hülya Kiret, çatısı akan, duvarları yıkılma tehlikesi taşıyan ve ısınma sorunu yaşanan evde zorlu kış şartlarına direniyor. Ailenin durumunu fark eden mahalle muhtarları ve Gelik Belediye Başkanı, hayırseverlere çağrıda bulunarak aileyi sıcak bir konteyner eve kavuşturmak için harekete geçti.

Zonguldak merkeze bağlı Kırat Mahallesi Koca Osman Sokak Küme Evleri mevkisinde ikamet eden Kiret ailesi, zorlu yaşam şartlarıyla mücadele ediyor. 41 yaşındaki Hülya Kiret, şizofreni hastası olan 56 yaşındaki eşi Cemil Kiret, 21 yaşındaki kızı ve 9 yaşındaki oğlu ile birlikte yaşamaya çalışıyor. Aynı binanın bölünmüş yan dairesinde ise amcaları 65 yaşındaki Mehmet Turgut Kiret kalıyor. Aile, devletten aldıkları hasta bakım aylığı ile geçimini sağlamaya çalışırken, evin fiziksel durumu ailenin sağlığını tehdit ediyor.

Şizofren hastası eşi ve iki çocuğuyla yaşam mücadelesi veren kadın:

"Çocuklarımın rahat bir şekilde uyanmasını istiyorum"

Yaşadıkları dramı anlatan anne Hülya Kiret, 20 yıllık evliliği boyunca eşinin hastalığı ve maddi imkansızlıklarla mücadele ettiğini belirtti. Evin tavanının aktığını, tuvalet ve banyosunun kullanılamaz halde olduğunu ifade eden Kiret, "23 senedir bu küçük yerde yaşıyoruz. Eşim şizofren hastası olduğu için çalışamıyor, 20 senedir onun hastalığıyla uğraşıyorum. Evimizin tavanı akıyor, yıkılmak üzere. Yanlar açık olduğu için zor ısınıyoruz. Mutfağım yok, çocuklarımın düzgün yatacak yeri yok. Tek dileğim çocuklarımın bir odası olması, onların rahat etmesi. Sabahları çocuklarımın güne rahat bir şekilde uyanmasını istiyorum" dedi.

Ailenin durumunu mahalle ziyaretleri sırasında fark eden Kırat Mahallesi Muhtarı Kadirhan Aşkar, konuyu Kaymakamlık ve Gelik Belediyesi’ne taşıdı. Aileye acil bir çözüm bulmak için Düzce’ye giderek prefabrik yapıları incelediklerini belirten Muhtar Aşkar, "Hülya abla ve Cemil abinin evlerini ziyaret ettiğimde durumun vahametini gördüm. Tuvaleti, banyosu, mutfağı, tavanı her yeri çok kötü durumda. Ailenin yaşam kalitesini artırmak için prefabrik bir konteyner ev düşündük. Kaymakamımızdan, belediye başkanımızdan ve hayırsever iş adamlarımızdan destek bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Şizofren hastası eşi ve iki çocuğuyla yaşam mücadelesi veren kadın:

"Kış gününde onları sıcak bir ortama kavuşturacağız"

Gelik Belediye Başkanı Burhan Sezgin ise ailenin kış şartlarında bu evde kalmasının mümkün olmadığını vurguladı. İnşaat sürecinin uzun sürecek olması nedeniyle hazır bir konteyner ev planladıklarını belirten Başkan Sezgin, "Kaymakam Hanım ile burayı gezdiğimizde manzara hiç hoşumuza gitmedi. Tam kış gününde burada 4 kişinin kalması çok zor. Mevcut evi iyileştirmek yeterli olmayacak. Bu nedenle maliyeti olsa da buraya hazır bir konteyner koymayı planladık. İnşaata başlasak aylar sürer ama konteyneri birkaç günde yerleştirebiliriz. Şimdi maddiyat kısmını çözmeye çalışıyoruz. Çevreden, eşten dosttan ve hayırseverlerden destek bekliyoruz. Hedefimiz bu aileyi kısa sürede sağlıklı ve sıcak bir ortama kavuşturmaktır" ifadelerini kullandı.

Onur Altındağ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Güney Kore’den iş için geldiği Türkiye’ye damat oldu Ülkesi Güney Kore’den 4 yıl önce iş için Türkiye’ye gelen Yeong Jun, Rize’de evlendi. Rizeli Melisa Şat (26), İstanbul’daki bir iş toplantısı için Güney Kore’den Rize’ye gelen Yeong Jun (28) ile tanışarak arkadaşlık kurdu. 4 yıl süren arkadaşlıklarını ilerleten çift geçtiğimiz temmuz ayında nişanlarını yaparak evliliğe ilk adımlarını atmıştı. Güney Koreli damat ile Melisa Şat’ın düğünü, Rize’nin Çayeli ilçesinde gerçekleşti. Evliliğe giden yolda yaşadıkları zorlukları dile getiren gelin Melisa Şat, "Ben biraz Korece öğrendim. Kendimi daha iyi ifade edebildiğim için bu yüzden kendimi daha iyi hissediyorum. Açıkçası evrak hazırlama süreci çok zordu ama üstesinden geldik. Can (Jun) Kore’den gelince bana çok yardımcı oldu. Bir şekilde şu an buradayız. Bugün bizim en mutlu günümüz. Sevdiklerimizle beraber çok güzel bir düğün olmasını diliyorum" dedi. Çevresindeki insanların çok güzel tepkiler verdiğine değinen Şat, "Nişandan sonra insanlar çok güzel tepkiler verdiler. Nişanımın çok güzel olduğunu söylediler. Düğünüm için beklentilerin daha da arttığını paylaştılar. Can’ın Güney Koreli olması bence çok bir şey değiştirmiyor. Benim sevdiklerim zaten başından beri yanımdalar. Misafirler de Can’la tanışınca Can’ı çok sevdiler" ifadelerini kullandı. Kilometrelerin sevgiye engel olmadığını dile getiren Melisa Şat, "Bence seviyorsa gerçekten kilometreler hiçbir şekilde engel değil. Ben uzak bir ilişki tercih etmeyecektim. Can gibi bir insanla karşılaştıktan sonra ben bile tercih ettim. Benim de kendime ait değerlerim vardı. Müslüman oldu elhamdülillah. Bu benim için çok önemliydi o da bunu yerine getirdi. Bu yüzden bence şimdi bu yola adım atması çok daha güzel oldu. Düğünden sonra İstanbul’a gideceğiz. Can, Güney Kore’ye gittikten iki hafta sonra tahminim benim e-vizem çıkar. Ben de Güney Kore’ye gideceğim orada yaşayacağız" şeklinde konuştu. Güney Koreli Damat Yeong Jun ise ülkesi ile Türkiye arasında olan kardeşlik bağına değinerek damat olduğu ülkeyi geçmişten bugüne de çok sevdiğinin altını çizdi ve "Türkiye zaten benim için her zaman çok iyi bir ülkeydi. Türkiye ve Güney Kore’nin ilişkileri zaten çok iyiydi ve iyi olmaya devam ediyor. Kardeş ilişkisi olarak görülüyor. Yine devam ediyor bu şekilde. Rize’nin yemekleri olarak herhangi bir sorun yaşamadım. Ailem şu anda burada zaten biz gezme sürecindeyiz. Ayder olsun Uzungöl olsun geziyoruz. Türkçeyi işimden dolayı çok fazla meşgul olduğum için öğrenemedim. Evlendikten sonra Kore’ye gittiğimizde Türkçe öğrenmeye devam edeceğim" dedi.