GÜNDEM - 10 Ocak 2026 Cumartesi 09:18

Temizlikçiydi patron oldu, 20 kadına istihdam sağladı

A
A
A

Gaziantep’te 5 çocuk annesi Aysun Görücü, yaşadığı maddi sıkıntıları nedeniyle aile ekonomisine katkı sağlamak amaçlı başladığı gündelik temizlik işinde kendi işinin patronu oldu, şimdi 20 kadını istihdam ediyor.

Şahinbey ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki 5 çocuk annesi Aysun Görücü, liseden mezun olan en büyük kızı Esma Görücü, üniversite eğitimine başlayınca hem kızını hem de diğer çocuklarını okutmak ve aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla 4 yıl önce harekete geçti.

İşçi olarak girdiği şirkette kısa sürede şef oldu

Bireysel olarak evlere ve iş yerlerine gündelik temizlikçi olarak gitmeye başlayan Aysun Görücü, daha sonra bir temizlik şirketinde işe başladı. Vasıfsız işçi olarak çalışmaya başladığı iş yerinde çalışkanlığı ve azmi nedeniyle meslekte hızla yükselen Görücü, işçi olarak girdiği şirkette kısa sürede şef olarak çalışmaya devam etti.

Kendisi gibi maddi zorluklardan geçen kadınlara iş imkan sağladı

Çalışırken bir yandan da para biriktirmeye başlayan Görücü, bir yıl süren çalışma hayatının ardından kendi temizlik şirketini kurmaya verdi. Hem kendi işini kurmak hem de kendisi gibi maddi zorluklar ve sıkıntılardan geçen kadınlara imkan sağlamak için iş hayatına atılan Görücü, ilk olarak 3 kadın personelle gündelik temizliğe gitmeye başladı. Eşi Fahri Görücü’nün de desteğiyle şirketini zamanla büyüten, sabahları çocuklarını okula bıraktıktan sonra istihdam sağladığı kadınlarla birlikte ev ve iş yerlerine temizlik işlerine giden Görücü, ortaokul mezunu olduğu için bir taraftan da okumaya karar verdi ve açık öğretimden lise kaydını yaptırdı.

Temizlikçiydi patron oldu, 20 kadına istihdam sağladı

Çalışan sayısını kısa sürede 20’ye çıkardı

Lise ve üniversite eğitimini açık öğretimden bitiren Görücü, işini daha profesyonel şekilde yapmak için girişimcilik dersleri de almaya başladı. Çevresindeki kadınlara rol model olan Görücü, işlerinin artması üzerine personel sayısını artırdı. 3 kadına istihdam sağlayarak şirket kuran Görücü, çalışan sayısını kısa sürede 20’ye çıkardı. Kendi işinin patronu olan Görücü, yaşadığı zorluklara rağmen hiçbir zaman pes etmeyerek çalışmaya devam etti. Azmi ve kararlığıyla bugünlere gelen Görücü, çalışkanlığıyla başarıya ulaşmanın öyle çok da zor olmadığını herkese kanıtladı. Hem aile ekonomisine katkı sağlayan hem çocuklarını okutan ve hem de 20 kişiye istihdam sağlayan Görücü, başarısıyla kentteki kadınlara örnek oluyor ve yeni yatırımlarla çalışan sayısını ise 100’e çıkarmayı hedefliyor.

"Birlikte temizliğe gittiğimiz arkadaşlarımızı iş ortağım olarak görüyorum"

Kendisi gibi maddi zorluklardan geçen kadınlara imkan sağladığı için mutlu olduğunu belirten Görücü, "Hayat şartları ve çalışma isteği bu konuda beni çalışmaya giden bir noktaya getirmişti. Evde maddi sıkıntılar ve geçim sıkıntıları baş göstermeye başladığında eşime yardımcı olabilmek adına evlere temizlik için gidiyordum. Önce tek başıma gitmeye başlamıştım. Daha sonra yaptığım temizlik ve temizlik yaparken arkadaşlarımı yönetim şeklim birçok insanın ve şu anki müşterilerimin çok hoşuna gitti. Birkaç kişi ile çalışırken işimi büyütmem, hamle yapmam gerektiğini ve birçok kadına dokunmam gerektiğinin farkına vardım. O şekilde bir çalışmaya başladık. Daha sonra birlikte temizliğe gittiğim arkadaşlarıma ‘birlikte bir şirket kuralım’ dedik. Birlikte temizliğe gittiğimiz kadınlar çalışanlarım değil hepsi de benim iş arkadaşım, iş ortağımdır. Hepsini seviyorum. Birbirimizi kollayarak, gözetleyerek kadın istihdamı serüvenimiz başladı. Birçok kadının hayatına dokunmak, onlara güzellikler katmak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onlarla ilgili bir şeyler yapmak beni mutlu ediyordu. Ben onları mutlu ettikçe onlar da beni mutlu etmeye başladılar. Bu şekilde bir şirket kurdum. Şirketimizde genellikle kadın ve kadın istihdamı üzerine çalışıyorum. Önceliğim onların hayatlarına dokunmak, onların maddi durumlarını daha iyi yapmak ve onlara daha iyi bir imkan sağlayabilmek için elimden geleni yapmak için çalışıyorum" dedi.

"Okuma ve çalışma isteğim hiçbir zaman kaybolmadı"

Gündelik temizliğe başladığı dönemlerde çok zorluklar yaşadığını belirten Görücü, "İlk olarak tek başıma gündelik temizliğe gidiyordum. İşi bu şekilde başladım. Daha sonrasında ihtiyaç doğrultusunda sayımızı ikiye, üçe çıkardık. Beraber bir yol arkadaşlığı edinerek bu şekilde işlerimizi de büyüterek bir şirket kurduk ve çalışmaya devam ediyoruz. Ben yıllardır çalışıyorum. Küçük yaşta evlendim ve küçük yaşta anne oldum. Bu şekilde çocuklarımı büyütürken bir yandan da okuma isteğim ve çalışma isteğim hiçbir zaman kaybolmadı. Eşim sağ olsun bana çok yardımcı oldu. Kendisine beni desteklediği için çok teşekkür ediyorum. Üniversite hayatına ve çalışma hayatına dışarıdan atıldım" şeklinde konuştu.

"Hedefim daha fazla kadını istihdam etmek"

Daha fazla kadına istihdam sağlamak istediğini ifade eden Görücü, "Evlendikten sonra bir yandan çocuk büyütüp bir yandan çalışmak çok zordu. Hala zor ama kendimi çalışabilen ve kendimi bir patron olarak gördüğüm, işi yönetebilen birisi olduğum ve iş çözümünü de yapabilen birisi olduğum için hep işimi kurma hayalim vardı. İşimi kurabileceğime de hep inanıyordum. Azim etmek, çalışmak, bir şeyleri gerçekten çok istemek ve devamında başarı kendiliğinden geliyor. Şu anki hedefim daha fazla kadını istihdam etmek, daha fazla kadının hayatına dokunmak ve onlarla birlikte daha güzel işler çıkartıp daha güzel çalışmak" ifadelerini kullandı.

Temizlikçiydi patron oldu, 20 kadına istihdam sağladı

Müşterilerin çay servislerini yapıp bulaşıkları yıkayan yakın akrabası Şükran Çağlayan da kardeşinin eşiyle birlikte çalışmaktan memnun olduğunu söyledi.

Aysun Görücü’nün istihdam ettiği kadınlardan 3 çocuk annesi Tuba Çam ise, "Allah Aysun abladan razı olsun. Biz iyi ki tanışmışız. Biz şu an 20 kişiyiz ve beraber çalışıyoruz. Maddi durumum onun sayesinde çok iyi oldu" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Ankaralı ebru sanatçısı geleneksel baskı sanatını yerinde öğrenmek için Tokat’a geldi Ankara’da yaşayan ebru sanatçısı Kültür Yolu Festivali’nde etkilendiği geleneksel Tokat baskı sanatını öğrenmek için Tokat Belediyesi BELMEK kurslarına katılarak kültürel mirası yerinde inceliyor. Ankara’da ikamet eden ve 30 yılı aşkın süredir ebru sanatıyla ilgilenen emekli Turizm Bakanlığı personeli Adalet Özdürük, Tokat Belediyesi tarafından açılan BELMEK kurslarında geleneksel Tokat baskı sanatını öğrenmek üzere Tokat’a geldi. Kültür Yolu Festivali ilham oldu Sanatçı Adalet Özdürük, Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali’nde izlediği Tokatlı baskı sanatçısının kendisinde büyük bir ilgi uyandırdığını belirterek, bu sanatı yerinde öğrenme kararı aldığını ifade etti. Özdürük, "Otuz yıldan beri ebru sanatıyla ilgileniyorum. Kültür Yolu Festivali’nde izlediğim baskı sanatı beni çok etkiledi. Bu sanatı gerçekten öğrenmem gerektiğini düşündüm ve Tokat’a gelmeye karar verdim" dedi. Tokat baskı sanatını yerinde öğreniyor Tokat’ın köklü el sanatları mirasının önemli unsurlarından biri olan Tokat baskı sanatıyla BELMEK kurslarında tanıştığını dile getiren sanatçı, "Tokat’ta çok güzel karşılandık. Tokat Belediyesi BELMEK kurs merkezinde kalıpları, boyaları ve teknikleri öğreniyoruz. Bu sanat gerçekten çok hoşuma gitti ve devam etmeyi düşünüyorum" diye konuştu. Öğrendiklerini Ankara’ya taşıyacak Tokat’ta edindiği bilgi ve tecrübeleri Ankara’da da uygulamayı planladığını belirten Özdürük, BELMEK kurslarının özellikle kadınlar için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Özdürük, "Özellikle ev hanımları için bu kurslar çok büyük bir imkân. Hem üretmek hem de kültürel bir değeri yaşatmak açısından çok kıymetli. Bu imkânları bizlere sunan Tokat Belediye Başkanımız Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’na teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. BELMEK kursları kültürel mirası yaşatıyor Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen BELMEK kursları, geleneksel el sanatlarını yaşatmanın yanı sıra kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımına da katkı sağlıyor. Kurslar, Tokat baskı sanatı başta olmak üzere kentin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasına imkân sunuyor.
Ankara Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan’ın avukatı: "Mansur Yavaş geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı" Ankara’da başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan Yılmaz’ın avukatı Aslıhan Ergün Ercan, "Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı. İdareye başvurduğum zaman, Ankara Büyükşehir Belediyesi benimle görüşmedi. Ben defalarca haber gönderdim yine ilgilenmedi. Aileyi ziyaret etmedi, bir derdiniz var mı, herhangi bir sıkıntınız var mı demedi" dedi. Ankara’da 7 Aralık 2023’te Keçiören Kafkaslar Mahallesi’nde okula giderken sahipsiz köpeklerin saldırısına uğrayan ve ağır yaralanan Tunahan Yılmaz davasında yeni bir gelişme yaşandı. Ankara 8. İdare Mahkemesi, Tunahan’ın ailesinin açtığı manevi tazminat davasında Ankara Valiliği, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Keçiören Belediyesi’nin toplam 5 milyon lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Mahkeme kararında, Tunahan’ın okula giderken saldırıya uğradığı an hatırlatıldı ve olayın hizmet kusuru oluşturduğu değerlendirilerek, ilgili kurumların görevlerini yerine getirmediği belirtildi. Bu nedenle tazminatın söz konusu kurumlarca ödenmesine karar verildi. Tunahan’ın yaşadığı fiziksel ve psikolojik travmanın ağır olması, uzun süren tedavi süreci ve yaşanan sancıların kararın temelini oluşturduğu kaydedildi. Mahkeme, tazminatın ’manevi acıyı hafifletme amaçlı’ olduğunu belirtti. Tunahan’ın avukatı Aslıhan Ergün Ercan, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) verdiği özel röportajda, mahkeme kararının benzer davalar açısından önemli bir emsal teşkil etmesi gerektiğini belirtti. "Sokaktaki tüm köpekleri toplamak zorundalar" Tunahan Yılmaz’ın başıboş köpekler tarafından saldırıya uğradığını ve bu olayın ne ilk ne de son olacağını belirten Ercan, "Tunahan evladımızın manevi tazminat davası sonuçlandı. Maddi tazminat davası devam ediyor. Manevi tazminat davasında çektiği acı, ızdırap için mahkeme 5 milyon lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Aynı zamanda gerekçeli kararda idarelerin sorumluluğunu kusursuz olsalar dahi sorumlulukların devam ettiğini belirtti. Çünkü olay, eski 5199 sayılı yasanın güncel olduğu dönemlerde gerçekleşti. O dönemde olmasına rağmen idarenin kusurunu kabul etti ve müştereken ilçe belediyesi ve valiliği sorumlu tuttu. Aynı zamanda manevi tazminatın Tunahan’ın acıları için yeterli olmadığını mahkeme de bir nebze olsun beyan etmiş oldu. ’Biz bu kararı acısı için değil, aslında aynı zamanda idarelere bir uyarı vermek için veriyoruz’ dedi. Bu bugüne kadar görülmüş araştırmalarımıza göre emsal niyetinde rekor bir tazminat. Çünkü bundan sonra biz kısırlaştırdık sokağa saldık gibi bir artık kurtulma yolları yok. Sokaktaki tüm köpekleri toplamak zorundalar, hepsini muhafaza etmek zorundalar. Okula giderken korkan çocuklar, vatandaşlar, camiye giden vatandaşlar, giderken yolunu değiştirmek zorunda olan insanlar, korkudan dolayı kaçıp yaralanan insanlar, hiçbir şey olmasa bile sadece korkmaları bile tazminat davaları açmaları için yeterli. Vatandaşlarımızın hizmet kusuru nedeniyle idarelere dava açmasını tavsiye ediyorum. Bununla ilgili emsal kararımız çıktı. Artık daha rahat yapabilirler" diye konuştu. "Mansur Yavaş, geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı" Tunahan’ın ağır yaralanması üzerine ne büyükşehir belediyesinden ne de ilçe belediyesinden herhangi bir ziyaret yapılmadığını ve bu durumun da Tunahan’ın ailesini bir hayli düşündürdüğünü açıklayan Ercan, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, geçmiş olsun bile ziyareti yapmadı. İdareye başvurduğum zaman, Ankara Büyükşehir Belediyesi benimle görüşmedi. Ben defalarca haber gönderdim yine ilgilenmedi. Aileyi ziyaret etmedi, bir derdiniz var mı, herhangi bir sıkıntınız var mı demedi. Herhangi bir sıkıntı varsa giderelim denmedi. Bunu hiç umursamadılar. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya çok ciddi ilgilendi, onu ayrıca belirteyim. Merkezi yönetim ilgilendi diyebilirim. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Tunahan’ın yaralandığı sene, yaklaşık 200 milyon lira başıboş köpekler için bütçe ayırmış. 5 bin ayrı noktada beslenme noktası yaptırmış. 200 milyonun karşılığında Tunahan acıları için 5 milyon aldı. Bu kalemler çok farklı yerlerde kullanılabilir. Köpekler kutsal varlıklar değil. Biz hayvanları seviyoruz. Türk halkı olarak merhametimiz çoktur, hepsini seviyoruz. Köpeğin de bir kutsallığı yok. Zarar verdiği noktada fare de öyle, yılan da öyle. Ne zarar veriyorsa bertaraf edersin, kontrolü de elinde tutarsın, faydalanacaksan faydalanırsın. 9 yaşındaki bir çocuk her türlü güvenlik önlemi altında, güvenli bir sokakta okuluna gidebilmek zorunda. Türkiye bu halde olmak zorunda. Bizim mücadelemiz de bunun için. Bugün başıboş köpek, yarın başka bir şey. Yine de mücadele edeceğiz. Ülke bizim, çocuklar bizim" şeklinde konuştu.