KÜLTÜR SANAT - 27 Nisan 2026 Pazartesi 11:14

Çandır’daki 5 asırlık türbe tarihe ışık tutuyor

A
A
A
Çandır’daki 5 asırlık türbe tarihe ışık tutuyor

Yozgat’ın Çandır ilçesindeki Şah Sultan Hatun’a ait türbe tarihi ve mimarisiyle göz dolduruyor.


İlçe merkezindeki Şah Sultan Türbesi, sadece bir anıt mezar değil, aynı zamanda dönemin sadakat ve zarafet anlayışını yansıtan bir vefa eseri olarak nitelendiriliyor. 1499-1500 yıllarında yapıldığı anlaşılan türbenin Dulkadir Hükümdarı Alaüddevle Bey’in oğlu Şahruh Bey’in karısı Şah Sultan’a ait olduğu biliniyor. Şahruh Bey’in bu türbeyi, karısı Şah Sultan’ın ölümünden sekiz-dokuz yıl sonra yaptırdığı belirtiliyor.


Sarı ve kızıla çalan düzgün kesme taşlardan inşa edilen mimarisiyle görsel bir şölen sunan yapı özellikle son yıllarda tarih meraklılarının ve yerli turistlerin rotasına girdi. Kentin Selçuklu ve Osmanlı geçiş dönemindeki stratejik önemini kanıtlayan civarında eski döneme ait mezar taşlarının bulunduğu bir hazire içerisinde yer alan türbe, orijinalliğini büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaşmayı başaran nadir yapılar arasında gösteriliyor.


İlçe sakinlerinden Tahsin Eroğlu, "Türbenin kökeni Selçuklulara kadar dayanır. Burada Selçuklulardan bir beyin kızının yattığı bilinir. Geçerken burada vefat ediyor. Bu türbeye gömülüyor. Burayı bilenler, buradan geçenler, merak edenler yazın bol bol gelirler. İlçenin tarihinin çok eski olduğunun yerleşim yeri olduğunun ispatı bu türbedir. Gelen olursa ilçemiz meşhurdur. Çandır’ımızı ziyaret ederler, misafirperver insanlarız. Buyurup gelsinler. Çandır Selçuklu dilinde benim bildiğim kadarıyla birleştirmek anlamına geliyor. Bu bölgede zamanında Selçuklulara ait uç kalemiz var. Biraz uzak düşüyor. Ama bu bölgede yaygın 6 veya 7 kabile birbirini koruyamadığı için zaman zaman diğer unsurlardan baskın yedikleri için Selçuklu uç kalesi komutanı buraya gelerek aileleri bu mevkiye yani türbenin etrafına toplayarak ve isim olarak Çandır vererek buranın kurulmasına yardımcı olmuştur" dedi.



Çandır’daki 5 asırlık türbe tarihe ışık tutuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars U15 Türkiye Güreş Şampiyonası Kars’ta devam ediyor Türkiye Güreş Federasyonu tarafından Kars’ta düzenlenen U15 Türkiye Güreş Şampiyonası sürüyor. Şampiyonanın üçüncü gününde minderde kadınlar mücadele etti. Türkiye Güreş Federasyonu tarafından İsmail Aytemiz Spor Salonu’nda gerçekleştirilen U15 Türkiye Güreş Şampiyonası’na 81 ilden bin 504 sporcu katıldı. Erkekler kategorisindeki müsabakaların ardından kadın sporcuların da katıldığı şampiyona renkli görüntülere sahne oluyor. Serbest stilde 415, grekoromen stilde 413 ve kadınlarda 576 olmak üzere toplam bin 504 sporcu hem şampiyon olmak hem de milli takıma seçilmek için ter döküyor. 500’ün üzerinde kadın sporcunun Kars’ta şampiyonaya katıldığını ifade eden Güreş Kars İl Temsilcisi Emrah Güney, "Bugün bayanlarda ikinci günümüz, bayanların birinci gününde birbirinden canlı, coşkulu müsabakalara şahitlik ettik. Bayan sporcularımızın maşallahı var. Kendilerini çok iyi geliştirmişler. Burada 2032 Olimpiyat hedeflerinde olan altyapımızın tamamını seyretmiş bulunmaktayız. Bu sporcu kardeşlerimiz de büyüklerinin izinden gitmek için burada mücadele ediyorlar. U15 Türkiye Şampiyonası bizim için çok önemli, çünkü burada madalya alacak sporcular milli takıma seçilecekler ve Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edecekler" dedi. Şampiyonaya Iğdır’dan katıldığını belirten Zeynep Kaçmaz, "Burada şampiyon olmak istiyorum, derece yapmak istiyorum. Avrupa Şampiyonası’na gitmeyi düşünüyorum. O kadar emek verdim. İnşallah derece yaparım" diye konuştu. Öte yandan İsmail Aytemiz Spor Salonu’nda devam eden U15 Türkiye Güreş Şampiyonası, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Kilolarında dereceye giren sporcular Milli Takım seçmelerine katılacak. Şampiyona 30 Nisan 2026 tarihinde sona erecek.
Konya İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni 4-6 Mayıs’ta Konya’da İmam Hatip Okulları arasında düzenlenen Mesleki Yarışmaların Türkiye Finalleri, bu yıl ilk kez Konya’da "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni" adıyla gerçekleştirilecek. 4-6 Mayıs 2026 tarihinde Selçuklu Kongre Merkezi’nde yapılacak olan "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni" tanıtım lansmanı Konya’da bir otelde yapıldı. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen, Konya’da bir ilki gerçekleştireceklerini belirterek, "42 yıldır devam ettirdiğimiz mesleki yarışmaları ilk defa bir ilde ve böyle bir şölen havasında kutlamak istedik. Buna da Konya ev sahipliği yapmış oldu. İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni’yle mesleki yarışmalarımızı klasik yarışma formatının dar sınırlarından çıkartarak daha kapsayıcı, daha katılımcı ve daha görünür bir yapıya kavuşturmuş olacağız. Bu organizasyon artık sadece dereceye giren öğrencilerin sahne aldığı bir final değil. Her öğrencinin emeğinin, her öğretmenin rehberliğinin, her okulun kurumsal katkısının ve İmam Hatip camiasının ortak heyecanının görünüş hale geldiği büyük bir buluşma olacaktır. Biz biliyoruz ki bu süreçte kaybeden yoktur. Yarışmaya hazırlanan her öğrenci kazanmıştır. Ona emek veren her danışman öğretmen kazanmıştır. Öğrencisinin yanında duran her okul müdürü, her yönetici, her veli bu sürecin bir parçası olarak bizce kazanmıştır. Bu nedenle bu şölen sadece sonuçların ilan edildiği bir organizasyon değil, emeğin, gayretin, aidiyetin ve temsil bilincinin takdir edildiği bir eğitim iklimi olacaktır" dedi. 4-6 Mayıs 2026 tarihlerinde Konya’da gerçekleştirilecek buluşmanın mekanı itibariyle de ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Ahmet İşleyen, "Konya irfanın, hikmetin, sözün ve gönül medeniyetimizin sembol şehirlerinden biridir. Böyle bir programın Konya’da gerçekleştirilmesi yalnızca teknik bir tercih değil, aynı zamanda geleneğin ruhuyla mekanın hafızasını buluşturan anlamlı bir tercihtir. Konya Selçuklu Kongre Merkezi’nde bu yıl 42’ncisini gerçekleştirecek olan Türkiye finalleri eş zamanlı oturumlar, halka açık programlar, Fuaye etkinlikleri ve kültür sanat içerikleriyle zenginleştirilecektir. Böylece katılımcılar yalnızca izleyen değil, aynı zamanda deneyimleyen, hisseden ve büyük heyecanın parçası olan bir konumda yer alacaktır. Bu yönüyle programımız geleneği teknolojiyle, mesleki eğitimi, kültür ve sanatla, okul aidiyetini toplumsal katılımla buluşturan yeni bir model ortaya koymaktadır" diye konuştu. Toplantıya, protokol mensupları ve davetliler katıldı.