EKONOMİ - 22 Mayıs 2026 Cuma 10:39

Yalova Teknopark sanayinin kalbinde teknoloji ve ar-ge üssü olacak

A
A
A
Yalova Teknopark sanayinin kalbinde teknoloji ve ar-ge üssü olacak

Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi içerisinde faaliyet gösteren Yalova Teknopark, sanayi ile teknolojiyi aynı çatı altında buluşturan yapısıyla bölgenin inovasyon merkezi olma yolunda hızla ilerliyor.


Yerli, yeşil, yenilikçi, yüksek teknoloji ve yalın vizyonuyla kurulan Teknopark, girişimcilik, Ar-Ge ve teknoloji odaklı üretim alanlarında bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geliyor. Yalova Makine İhtisas OSB ve Yalova Üniversitesi ana ortaklığında kurulan Yalova Teknopark’ın ortaklık yapısında Altınova Tersane Girişimcileri ve Yalova Ticaret Sanayi Odası da yer alıyor.


Sanayinin tam merkezinde konumlanan Yalova Teknopark, klasik teknopark modellerinden farklı bir şekilde sanayi ve üretim odaklı yapısıyla dikkat çekerken, sanayinin ihtiyacı olan teorik bilginin doğrudan üretim sahasına entegre edildiği ve somut ürün geliştirmeye odaklanan yapısıyla Türkiye’de öne çıkan sanayi odaklı teknopark modellerinden biri haline geliyor.


2025 yılı Eylül ayında birinci etap 5 bin 300 metrekarelik alanda faaliyetlerine başlayan Teknopark bünyesinde bugün 13’ü kuluçka firması olmak üzere toplam 32 firma çalışmalarını sürdürüyor. Savunma sanayi, yeşil teknolojiler, makine ve robotik teknolojileri, finans teknolojileri ve marine sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar bölgede teknoloji odaklı projeler geliştiriyor. Toplamda 25 bin metrekare kapalı alana ulaşması planlanan Yalova Teknopark, organize sanayi bölgesinde yer alması sayesinde, girişimciler ve firmalar, üretim yapan sanayi kuruluşlarıyla aynı ortamda çalışarak fikirlerini çok daha hızlı şekilde ürüne dönüştürme imkânı buluyor. Teknopark bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında 23 akademisyen ile 21 firma arasında eşleştirme gerçekleştirilirken; Ar-Ge, patent, ticarileştirme, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve ileri üretim teknolojileri alanlarında ortak projeler geliştiriliyor.


Yalnızca fikir üreten değil, bu fikirlerin üretime, teknolojiye ve ekonomik değere dönüştüğü bir merkezi yapı haline gelen Teknopark, genç girişimciler ve yenilikçi iş fikirleri için kuluçka merkezi desteği sunan modeli ile de Yalova’nın teknoloji ve inovasyon alanındaki gelişimine önemli katkılar sağlamaya başladı.



Yalova Teknopark sanayinin kalbinde teknoloji ve ar-ge üssü olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Suya yazılan sanatla yarım asır İznik Belediyesi hayata geçirdiği ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesinin 45. belgeselinde yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak hedefiyle İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesi çerçevesinde belgeselleştirilmeye devam ediyor. Son olarak yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele alındı. Bursa’nın İznik ilçesinde 1956 yılında Çamdibi Mahallesi’nde dünyaya gelen Cevdet Turan ilkokulunu Kılıçaslan İlkokulunda, Ortaokulunu ise İznik Ortaokulunda tamamladıktan sonra o yıllarda İznik’te lise olmaması sebebiyle Yenişehir Lisesi’nde eğitimine devam etti. Lise öğreniminin ardından Uludağ Üniversitesi Resim bölümünü kazanarak üniversite hayatına adım attı. 1979 yılında mezun olduğu üniversiteden sonra 1980 yılında öğretmenlik görevine başlayan Turan, ilk görev yeri olan Kırklareli Atatürk Lisesi’nde meslek hayatına atılır. Babasının rahatsızlığı sebebiyle son görev yeri yine İznik olur ve burada emekli olarak hayatına devam eder. Ortaokul öğretmeni Eyüp Ömer Yüksel’den öğrendiği Ebru Sanatını o günlerden bugüne hala devam ettiren Turan tüm bu hayatı ile İznik’teki hatıralarını anlattığı ’Yaşayan İznik Hazineleri’ 45. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı.
İstanbul Galatasaray’da olağan seçim toplantısı yarın yapılacak Galatasaray Spor Kulübü’nün olağan seçim toplantısı yarın Galatasaray Lisesi’nde gerçekleştirilecek. Galatasaray Spor Kulübü’nün 105. dönem yönetiminin belirleneceği seçim yarın saat 10.00’da Galatasaray Lisesi’nde başlayacak. Toplantıda ilk olarak genel kurul başkanlık divanı oluşturulacak, daha sonra oy verme işlemine geçilecek. Seçimde mevcut başkan Dursun Özbek, tek aday olarak yer alacak. Sarı-kırmızılıların seçiminde oy kullanma hakkında sahip yaklaşık 10 bin üyesi bulunuyor. Dursun Özbek’in yeni dönem listesi şöyle: Yönetim asıl: Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan, Özen Kuzu Yönetim yedek: Bora İsmail Bahçetepe, Ozan Bingöl Yurtsever, Emir Aral, Tanur Lara Yılmaz, Ömer Sarıgül Denetim asıl: Sinan Şahin, Gül Rengin Günay, Hasan Can Külahçıoğlu Denetim yedek: Halil Cem Burnaz, Nazımcan Aygın, Çağatay Aras Uçkun Sicil asıl: Mehmet Çağatay Altınlı, Nedime Canipek Konuksever, Okan Güngör, Utku Çağatay Aksoy, Berat Uygur, Mehmet Selim Yavuz, Burçin Aslan Sicil yedek: Özgür Kızılelma, Yakup Peker, Sadettin Can Bilginer Disiplin asıl: Hakkı Akil, Mithat Can Baydarol, Muharrem Remzi Tan, Mustafa İbrahim Ziyal, Aydın Önder, Ahmet Murat Canaydın, Ali Baran Öztürk Disiplin yedek: Hasan Mehmet Tirali, Nuri Bora Ebussuutoğlu, Sencer Seren, Mustafa Kaya Özgül, Günran Çalın
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "İstilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "İklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eroğlu mesajında, Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün yaşamın temelini oluşturan doğal dengenin korunmasına dikkat çekmek, biyolojik çeşitliliğin önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda ortak sorumluluk bilinci oluşturmak amacıyla her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti. Bu günün aynı zamanda Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edildiği tarih olarak belirlendiğini sözlerine ekleyen Eroğlu, "Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve sucul ekosistemlerdeki tüm canlı türlerini, genetik kaynakları ve bu canlıların birbiriyle kurduğu yaşam ilişkilerini kapsayan korumamız gereken insanlığa doğal bir mirastır diyebiliriz. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği, sağlıklı çevre koşulları, iklim dengesi ve toplum sağlığının korunması doğrudan biyolojik çeşitliliğin devamlılığına bağlıdır. Ancak günümüzde iklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. Biyolojik çeşitliliğin önemi Biyolojik çeşitliliğin ekosistem için öneminden bahseden Eroğlu, "Biyolojik çeşitliliğin azalması insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte etkileyen çok boyutlu riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle ekosistem dengesinin bozulması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılımı açısından önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada bir kez daha ’Tek Sağlık’ yaklaşımının önemi ortaya çıkmaktadır" dedi. Veteriner hekimlerin biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir rolü olduğuna dikkati çeken Eroğlu, şöyle devam etti: "Veteriner hekimler, yaban hayatının korunmasından hayvan sağlığı hizmetlerine, zoonotik hastalıkların kontrolünden gıda güvenilirliğine, ekosistem sağlığının izlenmesinden sürdürülebilir üretim politikalarına kadar biyolojik çeşitliliğin korunmasında sorumluluk üstlenen meslek gruplarının başında gelmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasının, sürdürülebilir yaşamın ve sağlıklı gelecek nesillerin teminatı olduğunu hatırlatıyoruz. Bu vesileyle doğal kaynakların korunması, yaban hayatının sürdürülebilirliği, ekosistem dengesinin devamlılığı ve tüm canlıların yaşam hakkının savunulması adına yürütülen bilimsel ve toplumsal çalışmaları desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."