SAĞLIK - 27 Kasım 2025 Perşembe 10:50

Van’da zorlu şah damarı tümörü ameliyatları başarıyla yapılıyor

A
A
A
Van’da zorlu şah damarı tümörü ameliyatları başarıyla yapılıyor

Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, zorlu ve hayati risk taşıyan şah damarı (glomus) tümörü ameliyatlarında edindiği yüksek tecrübe sayesinde Türkiye’nin farklı illerinden gelen hastaları başarıyla tedavi ediyor.


Boyun bölgesindeki hayati yapılar nedeniyle en riskli operasyonlar arasında gösterilen şah damarı tümörü ameliyatları, tecrübe gerektirdiği için Türkiye’de sınırlı sayıda hekim tarafından uygulanabiliyor. Lokman Hekim Van Hastanesinde görev yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel ise yıllar içinde edindiği deneyimle hem bölgeden hem de farklı illerden gelen hastaların tercih ettiği isimlerden biri hâline geldi.


Meslek hayatının ilk yıllarında şah damarı tümörüne neredeyse hiç rastlamadığını belirten Prof. Dr. Halil Başel, Van’a geldikten sonra bu tümörlerin bölgede daha yaygın olduğunu fark ettiklerini söyledi. Başel son olarak Bursa’dan gelen 28 yaşındaki Ömer Faruk Yıldırım ile Manisa’dan gelen 45 yaşındaki Gülnur Atalay’ın da şah damarı tümörü nedeniyle kendisine başvurduğunu ve ameliyatlarının başarılı geçtiğini dile getirdi.


"İlk ameliyatımda stresten iki gün uyuyamadım"


İlk ameliyat dönemlerinde yaşadıkları zorlukları ve bugün ulaşılan tecrübeyi anlatan Prof. Dr. Başel, "İlk kez Van’a geldiğimde bu hastalığın bu kadar yaygın olduğunu fark ettim. O dönemde yaptığımız ilk glomus tümörü ameliyatında inanın stresten iki gün uyuyamadım. Çünkü gerçekten çok zor ve stresli bir ameliyattı. Ama şu anda çok sayıda vaka yaptığımız için en büyük ve en komplike tümörleri bile rahatlıkla çıkarabiliyoruz. Hasta yakınlarına da bilgi veriyorum; ameliyatlarımız genellikle yarım saat ile en fazla bir saat arasında sürüyor" dedi.


"En küçük bir hata bile hayati risk oluşturabilir"


Yıllar içinde yoğun vaka deneyimi kazandıklarını ve artık en komplike şah damarı tümörlerini dahi güvenle ameliyat ettiklerini dile getiren Başel, "Boyun bölgesi vücudun en karmaşık alanlarından biridir. Kalbe giden sinir, 12 kranial sinir, yemek borusu, soluk borusu, beyin damarları ve toplardamarlar, hepsi bu bölgededir. Dolayısıyla en küçük bir hata bile hayati risk oluşturabilir. Bu yüzden hekimler mümkün olduğunca bu bölgeye müdahale etmek istemez. Türkiye genelinde bu ameliyatı yapanların sayısı azdır. Ayda yılda bir gelen bir vakaya müdahale etmek tecrübesizlik anlamına gelir ve bu da hasta açısından risk demektir. Dolayısıyla birçok hekim bu bölgeye dokunmak istemez. Bu ameliyatların bizi bu kadar strese sokmasının nedeni de bölgenin zorluğu ve hayati önemi. Biz kalbin en komplike ameliyatlarını yapıyoruz. Normalde en zor ameliyat kalp ameliyatıdır. Fakat buna rağmen boyun bölgesi ameliyatları bize daha zor geliyor; çünkü boyun gerçekten çok kritik bir bölgedir" diye konuştu.


"İyileşme süreci oldukça hızlı ve kolay oldu"


Geldiği Bursa ilinde hastalığa 3 aylık bir süreç sonrası teşhis konulduğunu dile getiren 28 yaşındaki Ömer Faruk Yıldırım isimli hasta ise "Ameliyatın riskli olduğu ve doktorların bu konuda çok tecrübeli olmadığı söylendi. Ben de internetten araştırma yaparken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’i buldum. Hastalarının yorumları çok olumluydu. Bu sayede tedavi olmaya karar verdik. Ameliyat çok başarılı geçti. Şu an gayet iyiyim; istediğim zaman dışarı çıkabiliyor, gezip gelebiliyorum. İyileşme süreci de oldukça hızlı ve kolay oldu. Yani hiç yıpratıcı bir süreç yaşamadım" şeklinde konuştu.


Eşinin internet üzerinden yaptığı araştırma sonucu Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’e denk geldiğini ifade eden Gülnur Atalay isimli hastanın eşi Meriç Atalay da doktorun şu an yaptığı ameliyat sayısının kendilerine güven verdiğini kaydetti.


(YLM-MSA-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Genç kadın evde silahla göğsünden vurulmuş halde ölü bulundu Antalya’da yabancı uyruklu 25 yaşındaki sera işçisi kadın silahla göğsünden vurulmuş halde evde ölü bulundu. Polis ekipleri olay yerinde silah bulamazken, genç kadının ölüm haberini alarak gelen kız kardeşi sinir krizi geçirdi. Olay, saat 20.30 sıralarında Kepez ilçesi Şelale Mahallesi 7509 Sokak üzerinde bulunan müstakil evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ikamette bir kişinin silahla kendisini yaraladığı ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen sağlık ekipleri göğsünden silahla vurulmuş kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Bunun üzerine olay yerine Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, motorize yunus timleri ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Tabanca ve kovan bulunamadı Adrese gelen Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptıkları incelemede ölen kadının Vahda Şevah (25) olduğu tespit edilirken, olay yerinde silah ve kovana rastlanmadı. Genç kadının şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi üzerine cinayet büro amirliği ekipleri olay anında evde bulunan kayınvalidesi ve 3 çocuğu ile eşinin ifadesine başvurdu. Genç kadının kayınvalidesinin polise verdiği ilk ifadesinde namaz kıldığı sırada bir ses duyduğu, bir süre sonra odaya gittiğinde genç kadını kanlar içerisinde yerde yatarken gördüğü öğrenildi. Kız kardeşi sinir krizi geçirdi Vahda Şevah’ın eşi H.B.’nin (32) ise olay anında evde olmadığını, yemek yaptırmak için birkaç kilometre ileride bulunan bir iş yerine gittiğini söylediği öğrenildi. Şüpheli şekilde göğsünden silahla vurulmuş halde ölü bulunan Vahda Şevah’ın cansız bedeni olay yeri inceleme ve savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Bu sırada olayı haber alarak olay yerine gelen genç kadının kız kardeşi sinir krizi geçirirken, yakınları ve polis ekipleri tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Polis ekiplerinin olayda kullanılan silahı bulmak için çalışması devam ederken, genç kadının eşi H.B. Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından ifadesine başvurulmak üzere Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.