ÇEVRE - 22 Nisan 2026 Çarşamba 10:28

Van Gölü havzası göçmen kuşlarla renklendi

A
A
A
Van Gölü havzası göçmen kuşlarla renklendi

Türkiye’deki 450’den fazla kuş türünün yaklaşık yarısına ev sahipliği yapan Van Gölü havzası, havanın ısınmasının ardından bölgeye gelen göçmen kuşlarla renklendi.


Van-Özalp karayolu üzerinde bulunan ve birçoğu nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kuşların yaşam alanı olan Erçek Gölü, ilkbaharın gelmesiyle kuş popülasyonu yükseldi. Havzada, aralarında nesli tükenmek üzere olan türlerinde bulunduğu 250 önemli türe ev sahipliği yapan Erciş Çelebibağ, Muradiye Bendimahi, Karasu Deltası, Akgöl, Erçek, Çaldıran Kaz Gölü, Hıdır Menteş Gölü, Van Kalesi Sulak Alanı, Gevaş Göründü, Dilkaya ve Reşadiye Sazlığı, sıkı denetimlerden yana bu yıl da büyük artış yaşıyor. Van Gölü’nün hemen doğusunda lavların yığılmasıyla oluşan 99 kilometrekarelik alanıyla havzadaki en büyük ikinci göl olan Erçek Gölü havzası da koruma tedbirleriyle kuşlar için adeta özel alan haline geldi. Birçok kuş türünün, Asya ve Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli göç rotalarından biri olan Van Gölü Havzası, yılın her döneminde yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapıyor. "Kesin korunacak hassas alan" ilan edilen göl ve sulak alanları bünyesinde barındıran havzada yürütülen çalışmalar sonucu kuş popülasyonu her geçen gün artıyor. Başta flamingo ve dikkuyruk olmak üzere bahri, uzun bacak, balıkçıl, elmabaş, kılıç gaga, halkalı cılıbıt, su tavuğu ve sakar meke gibi birçok kuş türünün sayısında artışın yaşandığı havza, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.



"Yaban hayvanları çeşitliliği konusunda Van Gölü havzası şanslı"


Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi olarak Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilendiklerini, doğal hayatın devam etmesi için çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak doğal hayat ekolojik sistemin bozulmadan devam etmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade den Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Her sene olduğu gibi bu senede geçen senede bahar mevsimi yağışlı geçti. Yağışlı geçmesinin sebebi eskiden sulak alanlarda bulunan kuruma ve sulak alanlarda tekrar canlanma meydana geldi. Her bahar mevsimi, her Nevruz bir canlanmaya, yeniden olgunlaşmaya, yeni bir ekosistem oluşturmakta. Tabiatın rahimi olan sulak alanların, derelerin akmasına bağlı olarak da göçmen kuşların buraya veya yerleşik kuşların üreme sezonunda da olması Münasebetiyle bir artırma meydana geldi. Van Gölü havzası küresel ısınmaya iklim krizine bağlı olarak pozitif yönde etkilendiği görülmekte. Derelerdeki suların artması, sulak alanların tekrar canlanması, besinin bol olması ve koruma etkinliklerinin de artması dolayısıyla sulak alanlarımızda, derelerimizde, göllerimizde artık birçok çeşitli yaban hayvanlarını görmekteyiz. Van Gölü havzası bu yönde şanslı" dedi.



"Tarlarda ilaçlama yaparken ilaç kurularını gelişi güzel etrafa atmayın"


Van Gölü hazasının birçok tür yaban hayvanının uğrak mekanı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Nesli tükenmekte olan dik kuyruklardan, ördek türlerinden ve allı turnalarından, her bahar sezonu burada bulunan leyleklerinden, kazlarından ve yerleşik olarak bulunan hayvanların hepsini sulak alanlarımızda sayıları fazlaca olarak görülmekte. Tür çeşitliliğinin de fazla olması, buradaki habitatın ekolojik dengenin bozulmadan devam etmesini sağlamaktayız. Bizim için tabiatın rahimi olan ve biyolojik arıtma tesisleri olan sulak alanlarımızı, derelerimizi ve göllerimizi korursak buradaki tür çeşitliliği kendiliğinden artar. Bu vesileyle havzada korumada görev alan hem jandarmaya hem de Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü şahsında 14. Bölge Müdürlüğü’ne ve vatandaşlara şunu söylemek istiyorum. Bahar sezonuyla beraber yuva kuran yerlerde, sulak alanlardaki sazlıkları yakarken dikkatli olmaları gerekiyor. Derelerde, otlarda bırakırken veya ekin ilaçlarken, ilaç kutularını etrafa atmamalarını öneriyorum. Çünkü bunlar tehlikeli. Yalnız önemli olan bu sene biyoloji bu yağışıyla beraber sulak alanlarda canlanmayla beraber yaban hayatta bir tazelenme ve tür artışı ve sayı artışı beklemekteyiz" diye konuştu.



Van Gölü havzası göçmen kuşlarla renklendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Fırtınada kırılan cam 6’ncı kattan vatandaşın üzerine düştü Eskişehir’de bugün öğleden sonra sağanak yağmurla birlikte kısa süreli etkili olan fırtına sırasında bir binanın 6’ncı katındaki dairenin kırılan pencere camı kaldırımda yürüyen bir kişinin kafasına düştü. Yaralanan vatandaş hastaneye kaldırılırken oğlu, olayın yan taraftaki bina yıkımından kaynaklandığını ileri sürdü. Olay, Odunpazarı ilçesi Deliklitaş Mahallesi İbrahim Karaoğlan Caddesi üzerinde meydana geldi. 7 katlı apartmanın 6’ncı katında bulunan ve caddeye bakan bir dairenin camı iddiaya göre fırtına sebebi ile kırıldı. Cam parçaları o esnada kaldırımda yürüyen 54 yaşındaki Emre Candemir’in kafasına düştü. Yaralanan adam için olay yerine sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı şahıs ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. "2026 senesinde bu olacak iş değil" Emre Candemir’in oğlu Emir Candemir, olayın fırtınadan değil yan taraftaki bina yıkımından kaynaklı olduğunu savunarak şunları söyledi; ? "Biraz önce köşede ayrıldık. Buradan Hamamyolu’na ilerlerken başına cam düşmüş; beni telefondan aradı, ’Oğlum gel, başıma bir şey düştü’ dedi. Camın gök gürültüsünden patladığını söylüyorlar; eğer ki öyle olsa bu cam tuzla buz olurdu. Bir cam parçası babamın kafasına girmiş durumda. 2 yaşında yeğenim var; o buradan geçse de cam onun kafasına düşse ölürdü. Babam koca kafa olduğu için bir şey olmamış durumda. Bu olay herhangi bir yaşlı başlı vatandaşın başına gelse kesinlikle ölürdü. Bu, inşaat yıkımından kaynaklı ilk olay değil; biz bu yolu her gün kullanıyoruz. Bu cam da gök gürültüsü ile patlayacak gibi değil, bildiğin kocaman yuvarlak açılmış durumda. Polis ekiplerinden tutanak tutmaları konusunda yardım istedim; bana yardımcı olamayacaklarını, karakola gidip şikâyetçi olmam gerektiğini söylediler. Tekrar 155’i aradım, şu anda başka bir ekip bekliyorum."
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Kayseri 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti oldu" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin TÜRKSOY tarafından 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edildiğini duyurdu. Tarihi mirası, kültürel zenginliği ve vizyon projeleriyle öne çıkan Kayseri, Türk dünyasının kültürel buluşma noktası olmaya hazırlanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, uzun süredir yürütülen çalışmaların ardından beklenen müjdeyi vererek, Kayseri’nin Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından 2027 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildiğini duyurdu. "Anadolu’nun önsözü" olarak nitelendirilen Kayseri, 6 bin yıllık geçmişi, Kültepe’den günümüze uzanan köklü tarihi ve kültürel mirasıyla bu ünvanı almaya hak kazandı. Şehir, hem geçmişin izlerini taşıyan tarihi yapıları hem de kültürel değerlerin yaşatılmasına yönelik restorasyon ve dönüşüm projeleriyle dikkat çekiyor. Başkan Büyükkılıç yaptığı açıklamada, bu ünvanın sadece Kayseri için değil tüm Türkiye ve Türk dünyası için büyük bir anlam taşıdığını vurgulayarak, "Kayseri’mizi Türk dünyasının kültür merkezi haline getirecek bu önemli adım, ortak tarih ve değerlerimizi daha güçlü şekilde geleceğe taşıyacaktır" dedi. TÜRKSOY’un 1993 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye tarafından kurulduğunu hatırlatan Büyükkılıç, teşkilatın Türk kültürünü koruma, yaşatma ve uluslararası düzeyde tanıtma amacıyla önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Başkan Büyükkılıç’tan teşekkür Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesi sürecine katkı sunan devlet erkânına da teşekkür ederek, "Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a, Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek’e, kıymetli Kayseri milletvekillerimize ve değerli TÜRKSOY yetkililerimize şehrimize verdikleri güçlü destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Hep birlikte uyum içerisinde yürüttüğümüz bu süreç, Kayseri’mizi uluslararası alanda hak ettiği noktaya taşımıştır" ifadelerini kullandı. Kayseri’nin bu başarıya ulaşmasında, Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen kapsamlı çalışmalar etkili oldu. Kayseri Turizm Master Planı kapsamında hayata geçirilen projeler, gastronomiden sanata, spordan kültüre kadar birçok alanda şehrin cazibesini artırdı. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası platformlarda yürütülen tanıtım faaliyetleri, Kayseri’nin görünürlüğünü önemli ölçüde yükseltti. Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali’nin 2025 yılından itibaren Kayseri’de de gerçekleştirilecek olması, şehrin kültürel dinamizmini daha da güçlendirdi. Gastronomi alanında UNESCO Yenilikçi Şehirler Ağı’nda yer alan Kayseri’nin bu alandaki konumunun kalıcı hale getirilmesi için de girişimler sürüyor. Ayrıca "Dünya Spor Başkenti" unvanı için yapılan başvurular da Kayseri’nin uluslararası vizyonunu ortaya koyuyor. Kayseri, Türk dünyasının ortak buluşma noktası olacak Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yürütülen bu süreçte, şehri sadece bir kültür başkenti değil, aynı zamanda Türk dünyasının ortak buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyor. 2027 yılında düzenlenecek etkinliklerle birlikte Kayseri’nin, Türk dünyasının kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştıran önemli bir merkez olması bekleniyor. Bu gelişme, şehrin turizm potansiyeline de büyük katkı sağlayacak.