ÇEVRE - 27 Şubat 2026 Cuma 09:26

Yolda kalan Kızılay ekibi hasta yatağını kepçeyle ulaştırdı

A
A
A
Yolda kalan Kızılay ekibi hasta yatağını kepçeyle ulaştırdı

Zorlu kış şartlarına rağmen Pülümür’de hem hasta yatağı hem de Ramazan kolisi dağıtımı yapan Kızılay ekibi, yoğun kar yağışı nedeniyle yolda kaldı. İl Özel İdaresi ve belediye ekiplerinin desteğiyle yol açıldı, hasta yatağı kepçe yardımıyla ihtiyaç sahibine ulaştırıldı.


Tunceli’nin Pülümür ilçesinde etkili olan ağır kış şartları, yardım çalışmalarını da zorlaştırdı. Türk Kızılay Tunceli İl Başkanlığı ekipleri, evde bakım hastası ve yatağa bağımlı bireyler için hasta yatağı dağıtımı ile Ramazan kolisi ulaştırmak üzere ilçeye gitti. Ancak yoğun kar yağışı ve kapanan yollar nedeniyle ekipler yolda mahsur kaldı. Bunun üzerine Valiliğe bağlı İl Özel İdaresi ekipleri ile Pülümür Belediyesi devreye girdi. İş makineleriyle yol açılırken, hasta yatağı kepçe yardımıyla taşınarak ihtiyaç sahibine ulaştırıldı. Zorlu kış şartlarına rağmen sürdürülen dağıtım çalışmaları, hem dayanışma hem de kamu kurumları arasındaki koordinasyonu gözler önüne serdi.


Şartlar ne olursa olsun vatandaşlara ulaşmak için gerekenin yapılacağını belirten Türk Kızılay Tunceli İl Başkanı Dr. İlksen Orhan, "Tunceli Kızılay İl Başkanlığı olarak ilimiz genelinde evde bakım hastası olan yatağa bağımlı bireylerimize hasta yatağı dağıtımı sağlıyoruz. Amacımız onların hayatını bir nebze olsun kolaylaştırmak ve ailelerimizin yükünü hafifletmek. Bugüne kadar Pertek, Çemişgezek ve Mazgirt ilçelerimizin dağıtımını tamamladık. Bugün ise Pülümür ilçemizde yatak dağıtımına devam ediyoruz. Hava şartları oldukça sert geçiyor. Bu yüzden Valiliğimize bağlı İl Özel İdaresi ekiplerimizin desteği ve aynı zamanda Pülümür Belediyesinin iş makineleri desteğiyle yol açılarak hastalarımıza kadar ulaşmaya çalıştık. Gittiğimiz her yerde insanlara sadece yardım ulaştırmıyoruz, aynı zamanda ‘yalnız değilsiniz, her zaman yanı başınızdayız. Bir başına olanların yanındayız’ mesajını vermeye devam ediyoruz" dedi.



Yolda kalan Kızılay ekibi hasta yatağını kepçeyle ulaştırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.