Yerel Haberler
Trabzon
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:27 Genç kızın ailesinin isteğini hiçe saydı, sosyal medyasında paylaştı Trabzon’un Ortahisar ilçesinde geçtiğimiz hafta köpekten kaçarken belediye otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralanan genç kızı hastanede ziyaret eden CHP’li Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın ailenin kızlarıyla ilgili görüntü alınmaması talebine rağmen yüzünü açık şekilde göstererek görüntüsünü sosyal medyada paylaşması tepkilere neden oldu. Ortahisar ilçesi Değirmendere Mahallesi’nde 18 Şubat’ta kaldırımda yürüyen Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Eczacılık Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Cennet Nesibe Gül (21), karşısına çıkan köpeğin kendisine doğru koşması üzerine paniğe kapılarak kaçmak isterken yola atladı. O sırada yoldan geçen belediye otobüsü, Gül’e çarptı. Çarpmanın etkisiyle metrelerce sürüklenerek ağır yaralanan Gül, ambulansla KTÜ Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyata alınan ve yoğun bakımda tutulan genç kız, hayati tehlikeyi atlatarak servise alındı. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, önceki gün Cennet Nesibe Gül’ü tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Cennet Nesibe’nin ailesiyle de görüşen ve "geçmiş olsun" dileklerini ileten Başkan Kaya, "Çok şükür yavrumuzun durumu iyiye gidiyor. Bizim tek derdimiz, yavrumuzun bir an önce sağlığına kavuşmasıdır" dedi. Yoğun bakımdan çıkarılarak serviste tedavi altına alınan Cennet Nesibe Gül’ün ailesi, Kaya’dan ve beraberindeki belediye basın ekibinden kızları ile ilgili hastane odasından görüntü ve fotoğraf alınmamasını rica etti. Ancak hastane odasındaki ziyarette çekilen görüntüler, Başkan Kaya’nın sosyal medya hesabında aynı gün paylaşıldı. Aile ve yakınları Ahmet Kaya’ya tepki gösterirken, sosyal medyadaki paylaşımın altında da tepkilerini dile getirdiler. Gül’ün kuzeni Halam Ayşe Gülyer, "Gerçekten samimi özür dilemek için geldiyseniz izinsiz fotoğraf çekmeyin ve asla paylaşmayın" ifadelerini kullandı. Genç kızın yakınları, "Siz bunu izinsiz paylaştınız. Biz de susmayacağız", "Açık rıza olmaksızın görüntüsünün paylaşılması 6698 sayılı KVKK kapsamında kişisel veri ihlalidir. Kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlali söz konusudur. İçeriğin derhal kaldırılmasını ve gerekli hukuki sürecin başlatılacağını bildiriyoruz" diyerek tepkilerini dile getirdi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:10 Süper Lig’in en verimli transferi Paul Onuachu Trendyol Süper Lig’de sezon başında takımlarına katılan yabancı futbolcuların performanslarına bakıldığında Trabzonspor’un gol yükünü çeken Paul Onuachu, verimlilik sıralamasında zirvede yer aldı. Trabzonspor’da ortaya koyduğu skor katkısıyla öne çıkan Nijeryalı santrfor Paul Onuachu, hem gol sayısı hem de maç başına üretkenliğiyle yeni transferler arasında ilk sıraya yerleşti. Onuachu’nun istikrarlı performansı, bordo-mavililerin hücum gücüne doğrudan yansıdı. Sezon başında takıma katılan Onuachu, ligde oynadığı 20 maçta 17 gol ve 1 asistlik performans sergiledi. Shomurodov ve Asensio dikkat çekti Başakşehir’in Özbek forveti Eldor Shomurodov ise 23 mücadelede 16 gol ve 4 asistle takımına önemli katkı sağladı. Fenerbahçe’nin İspanyol orta saha oyuncusu Marco Asensio da skor üretiminde öne çıkan oyunculardan biri oldu. Asensio, 19 karşılaşmada 11 gol ve 8 asistlik performans ortaya koydu. Muçi ve Augusto da üst sıralarda Sezon başında Karadeniz ekibine katılan Arnavut oyuncusu Ernest Muçi, 20 maçta 10 gol ve 3 asistte ulaşırken, Gaziantep FK’nin golcüsü Mohamed Bayo da 18 mücadelede 10 gol ve 1 asist kaydetti. Bordo-mavililerin bir diğer forveti Felipe Augusto ise 22 karşılaşmada 10 gol üretti. Galatasaray’ın Nijeryalı santrforu Victor Osimhen de 16 müsabakada 9 gol ve 3 asistlik katkı verdi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:02 Sahile sığmayan şehir yamaçlara tırmanıyor Trabzon’da konut yerleşimi sahil bandında yoğunlaşan yapılaşmadan yamaçlara doğru yön değiştirirken, kentin coğrafi sınırları şehirleşmenin rotasını belirliyor. Bir dönem yoğun şantiye faaliyetlerinin görüldüğü kentte yeni proje sayısındaki azalma, sıfır konut stokunu daraltarak hem fiyat dengesini hem de şehir siluetini etkiliyor. Trabzon’da yerleşim düzeni, kentin coğrafi yapısının etkisiyle sahil bandından yüksek kesimlere doğru yön değiştiriyor. Uzun yıllar Karadeniz kıyısına paralel gelişen yapılaşma modeli, doğuda Yomra, merkezde Ortahisar ve batıda Akçaabat ilçeleri arasında şekillenen konut hattı üzerinden ilerliyor. Bu üçlü aks, kentin konut üretiminde ana omurga niteliği taşıyor. Artan nüfus ve sınırlı düz alanlar nedeniyle sahil şeridindeki genişleme kapasitesi daralırken, yerleşim daha çok yamaçlara doğru kayıyor. Kuzeyde deniz, güneyde yükselen topoğrafya ile çevrili kentte yeni konut alanları eğimli arazilerde yoğunlaşıyor. Bu durum hem şehir siluetini değiştiriyor hem de yapılaşma biçimini dönüştürüyor. Yeni konut üretimindeki düşüş, satış piyasasında ikinci el ağırlığını artırdı Bir dönem doğu-batı hattında yoğun şantiye faaliyetleri dikkat çekerken, son dönemde yeni konut üretimindeki düşüş, satış piyasasında ikinci el ağırlığını arttırdı. Kent genelinde devam eden büyük ölçekli inşaat projelerinin sınırlı olması, sıfır daire stokunu daraltırken mevcut konutların değerini yükseltti. Sektör verilerine göre son aylarda el değiştiren taşınmazların önemli bölümünü ikinci el konutlar oluşturdu. Yeni proje sayısının azalması, özellikle merkezi lokasyonlarda fiyatların yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. Ayhan Taflan: "Bölgemizde konut fiyatları 6-7 milyon TL’den yukarı doğru gidiyor" Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, kentte hareketli bir konut alım satımının olmadığını dile getirerek, "Bölgemizde konut fiyatları 6-7 milyon TL’den yukarı doğru gidiyor. Vatandaşlar konut fiyatları düşer mi diye soruyor ama kesinlikle düşmesi mümkün değil. İnşaat maliyetlerini, arsa fiyatlarını, diğer giderleri dikkate almak gerekir. Bunları üst üste koyduğumuzda maliyetler çok artmış durumda ve bu durum vatandaşın üstesinden gelmesini daha da zorlaştırıyor. Allah herkesin yardımcısı olsun. İleriki süreçte de öyle çok hareketli bir konut alım satım dönemi beklenmiyor" dedi. "Şu anda Trabzon’da doğru düzgün bir şantiye yok" Geçmiş yıllarda Trabzon’daki Çukurçayır, Boztepe ve Kaşüstü bölgelerinin şantiye alanı gibi olduğuna dikkat çeken Taflan, "Trabzon’un batısı olan Söğütlü- Yıldızlı, doğuda Kaşüstü-Yalıncak yani Yomra ve Akçaabat Trabzon merkez ile birleşti. Kuzeyimiz deniz, güneyimiz yerleşim alanları. Bu yüzden bölgelerin imara açılması, 18. madde uygulamalarının yapılmış olması gerekiyor. Eskiden Çukurçayır, Boztepe ve Kaşüstü’nde adeta bir şantiye gibiydi. Aynı şekilde üst bölgelerde de yeni alanların açılması lazım. Çünkü arsa talep meselesidir. Arz yoksa talebin karşılanması mümkün olmaz. Proje olmayınca olan az sayıdaki arsa ve konut çok kıymetli hale geliyor, fiyatlar da yükseliyor. Rekabet olması ve fiyatların dengelenmesi için şehrin güneyinde daha fazla yapılaşma gerekiyor. Firmalar da elbette gelir-gider dengesine bakıyor. İnşaat maliyetleri bittiğinde satış fiyatlarını o günün şartlarına göre belirlemek zorundalar. Şu anda Trabzon’da doğru düzgün bir şantiye yok. Verilere baktığımızda satılan konutların neredeyse tamamına yakını ikinci el. Bunların bir kısmı 20-30 yıllık binalar da olabilir. Sıfır daire zaten bölgemizde çok az. Bu da fiyatları olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz şeklinde bir inanış vardır ancak bu doğru değildir"
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:45 Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz şeklinde bir inanış vardır ancak bu doğru değildir" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Mühendisliği Bölümü Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz" şeklinde bir inanışın doğru olmadığını belirterek Doğu Karadeniz’deki yangınlar ile Ege ve Akdeniz bölgelerindeki yangınlar çok farklı dinamiklere sahip olduğunu belirtti. Doğu Karadeniz bölgesindeki orman yangınlarının, Ege ve Akdeniz’deki yangınlara göre daha düşük şiddetli olduğunu vurgulayan Coşkuner, bunun temel nedeninin bölgede yapraklı ormanların yaygın olması olduğunu söyledi. Yaprak dökümüyle birlikte yerde biriken kuru maddelerin yangın için uygun ortam oluşturduğunu belirten Coşkuner, "Ancak genellikle bu dönemde hava nemlidir, yağışlı periyotlar devam eder ve tutuşma şartları oluşmaz. Fakat bazı dönemlerde, özellikle lodos estiğinde ve sıcaklıklar 27-28 dereceye kadar çıktığında yangın riski ciddi şekilde artar," dedi. Doğu Karadeniz’de tarım arazileri ile orman alanlarının iç içe geçmiş yapısına da dikkat çeken Coşkuner, bahçe temizliği amacıyla yapılan ateşlerin, sıcak ve kuru dönemlerde örtü yangınına dönüşebileceğini ifade ederek eğimli arazilerde bu tür yangınların kolayca ormana sıçrayabildiğini ifade etti. "Ülkemizde yangın sezonunu ikiye ayırırız" Ülkemizde yangın sezonunu ikiye ayırdıklarını kaydeden Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz şeklinde bir inanış vardır; ancak bu doğru değildir. Doğu Karadeniz’deki yangınlar ile Ege ve Akdeniz bölgelerindeki yangınlar çok farklı dinamiklere sahiptir. Biz ülkemizde yangın sezonunu ikiye ayırırız: İlki, Mayıs’tan Ekim’e kadar süren ve Ege-Akdeniz bölgelerinde görülen yangın dönemidir. İkincisi ise "kış yangınları" olarak adlandırdığımız, Kasım’dan Nisan’a kadar süren süreçtir ve bu dönemde Doğu Karadeniz bölgesinde yangınlar meydana gelir. Bu bölgedeki yangınlar, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki yangınlara göre daha düşük şiddetlidir. Çünkü Doğu Karadeniz’de çoğunlukla yapraklı ormanlar bulunur" dedi. "Yangının çıkabilmesi için yerde kuru yanıcı madde bulunması gerekir" Yangının çıkabilmesi için yerde kuru yanıcı maddelerin bulunması gerektiğini kaydeden Coşkuner, "Bir yangının çıkabilmesi için yerde kuru yanıcı madde bulunması gerekir. Bu da, yapraklı ağaçların yaprak döktüğü sonbahar ve kış aylarında mümkün olur. Ancak bu dönemde her zaman yangın çıkmaz. Çünkü genellikle hava nemlidir, yağışlı periyotlar devam eder ve tutuşma şartları oluşmaz. Fakat bazı dönemlerde, özellikle "lodos" olarak bilinen güneyli rüzgârlar estiğinde ve hava sıcaklıkları kışın bile 27-28 derecelere ulaştığında yangın riski artar. Bölgede tarım arazileri ile orman alanları iç içe geçmiş durumdadır; sınırlarını ayırmak zordur. Bahçe temizliği amacıyla yapılan yakmalar, bu sıcak ve kuru dönemlerde yangına neden olabilir. Eğimli araziler nedeniyle bu yangınlar kolayca ormana sıçrayabilir. Bu yangınlar, "örtü yangını" olarak adlandırılır. Dolayısıyla, bu bölgede çıkan yangınlar düşük şiddetli olsa da, kış aylarında da Karadeniz Bölgesi’nde orman yangınları görülebilir. Hatta bazı yangınlar, alandaki izleri kısa sürede yok olduğu için bir yıl sonra fark edilmez bile.
Yangınlar yaban hayatını da olumsuz etkiliyor
03 Ağustos 2025 Pazar - 09:18 Yangınlar yaban hayatını da olumsuz etkiliyor Ülkemiz son zamanlar orman yangınlarıyla mücadele ederken yangınların yaban hayatını da olumsuz etkilediği belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sağdan Başkaya, orman yangınlarının yaban hayatı üzerindeki etkileri, hayvan türüne, yangının büyüklüğüne, şiddetine ve süresine bağlı olarak farklılık gösterdiği belirtti. Başkaya, geniş çaplı ve şiddetli yangınlar, kaçma yeteneği olan türler de dâhil olmak üzere birçok yaban hayvanını ciddi şekilde olumsuz etkilediğini, buna karşılık küçük ölçekli ya da yüzeysel seyreden örtü yangınlarında büyük memeliler ve hızlı hareket edebilen canlıların çoğunlukla kurtulabildiğini ifade etti. Başkaya, fare gibi zemine bağımlı küçük memeliler, yangının toprağın derinliklerine işlemesi durumunda hayatını kaybedebildiğini belirterek "Yaban hayvanlarının yangından etkilenmesi, kuş, memeli, balık ya da sürüngen olmalarına göre değişiklik göstermektedir. Aynı zamanda yangının büyüklüğü, şiddeti ve süresi de bu etkiyi belirleyen önemli faktörlerdendir. Habitatın bitki türü çeşitliliği de bu sürece dâhildir. Çok büyük bir yangın, yaban hayvanlarının hemen hepsini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir. Kaçabilecek türler dahi büyük yangınlardan zarar görebilir. Küçük ölçekli yangınlarda ya da örtü yangını dediğimiz daha yüzeysel yangınlarda ise büyük memeliler ve koşma yeteneğine sahip hayvanlar kaçıp kurtulabilir. Ancak küçük memeliler özellikle faregiller gibi zemine bağımlı yaşayanlar yangının şiddetli olması ve toprağın derinliklerine kadar işlemesi durumunda kaçamazlar. Örneğin, sıcaklık 63 derecenin üzerine çıktığında bu türler için ölümcül olabilir. Yılanlar genelde kayalıklar, çatlaklar ve toprak altı gibi yerlerde yaşar ancak büyük yangınlardan onlar da olumsuz etkilenebilir. Kaplumbağa gibi hareket kabiliyeti sınırlı türler de zarar görebilir. Kuşlar uçabildikleri için yangından kaçabilirler, ancak eğer yuva yapma dönemindeyseler ve yuvaları ağaçtaysa, bu yuvalar da yanarak olumsuz sonuçlara yol açabilir. Böcekçil kuşlar ve yırtıcı kuşlar yangınlardan farklı şekillerde etkilenir. Yangın sırasında yangın sahasına gelen bazı hayvanlar da vardır; örneğin yırtıcı kuşlar avlanmak için ya da böcekçil kuşlar (ebabil gibi) yangınla ortaya çıkan böcekleri yakalamak için alana gelirken, diğer birçok hayvan yangından kaçma telaşındadır" diye konuştu. Orman içi açıklıkların önemi Orman içinde büyük boşlukların bulunması gerektiğine dikkat çeken Başkaya, "Her yeri ağaçlandırmak ya da tamamen ormanlaştırmak yerine, orman içinde ‘orman içi açıklıklar’ dediğimiz, çayır örtüsüyle kaplı küçük ya da büyük boşlukların bulunması gerekir. Bu alanlar yangının durdurulabileceği cepheler oluşturabilirken, aynı zamanda yaban hayvanlarının bu alanlara yönelerek yangından kaçma ihtimalini de artırmaktadır. Ülkemizde özellikle kızılçam, yangınlardan en çok etkilenen ağaç türüdür. Sarıçam ve karaçam gibi türler ise daha yüksek rakımlarda ya da doğu bölgelerinde bulunur. Kızılçam özelinde konuşacak olursak, aslında yangına en dayanıklı ağaç türlerinden biridir. Kozalağı ve tohumu yüksek dayanıklılığa sahiptir. Yangın sonrası bu sahalarda hiçbir müdahale olmasa bile birkaç yıl içinde kendiliğinden ormanlaşma süreci başlar. Bugün yangın çıkan birçok alanın yeniden ormanla kaplandığını görmekteyiz" dedi.
Boşanma aşamasındaki eşini öldüren zanlı: "Boşanma davası konusunda tartıştık, kendimi kaybettim"
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 20:07 Boşanma aşamasındaki eşini öldüren zanlı: "Boşanma davası konusunda tartıştık, kendimi kaybettim" Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Sinem Topaloğlu’nu evinde silahla vurarak öldüren zanlının ilk ifadesinde, "Boşanma davası konusunda tartıştık, kendimi kaybettim" dediği öğrenildi. Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde eşi Sinem Topaloğlu ile boşanma sürecinde olduğu öğrenilen Ali Eren Somun, genç kadını tabancayla vurduktan sonra olay yerine müdahale eden mahalle bekçisi Emrah Erata’yı silahla bacağından yaralayarak motosikletle kaçmıştı. Başlatılan geniş çaplı arama çalışmaları sonucunda şüphelinin izine Sinop’ta ulaşıldı. Sinop’ta yakalandıktan sonra Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne getirilen Somun, sorgusunun ardından zırhlı araçla Trabzon Adliyesi’ne sevk edildi. Somun’un polise verdiği ilk ifadesinde "Sinem’i seviyordum, yaklaşık 2 yıl önce evlendik. Sinem’in gemi kaptanlığı kursunda ve stajında hem yanında oldum. Düğün altınlarından bir yakınına borç vermiştik. İlk tartışmamız bu yüzden oldu, sonrasında sorunlarımız büyüdü. Boşanma davası sürecinde çok yıprandım. Ne yaptıysam onu bu kararından vazgeçiremedim. Onunla yüz yüze konuşmak istedim. O görüşmek istemedi. O gece evine gittim. Boşanma davası konusunda tartıştık, kendimi kaybettim, sinirlerime hakim olamadım. Ne yaptığımı o an fark etmedim. Kendimden geçmiştim. Böyle olmasını asla istemezdim" dediği öğrenildi.
Trabzonspor’un 58. kuruluş yıldönümü kutlandı
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 15:29 Trabzonspor’un 58. kuruluş yıldönümü kutlandı Trabzonspor’un 58. kuruluş yıl dönümü, bugün 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı’nda düzenlenen törenle kutlandı. Bordo-mavili kulübün vefat eden kurucuları ve kaybettiği değerlerin anısına yapılan saygı duruşu ve ardından okunan İstiklal Marşı ile başlayan tören, Trabzonspor Başkan Yardımcısı Kemal Ertürk ve Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk koyulmasıyla devam etti. Törende ilk konuşmayı yapan Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören, "Trabzonspor; Karadeniz dalgaları gibi coşkulu, Trabzon gibi mağrur, halkı gibi vakur, imkansızlıkların içinden doğmuştur. Sırtını yalnızca şehrinin dağlarına, yüreğini halkının sevgisine yaslayan büyük bir çınardır. Nice yıllara Trabzonspor!" diye konuştu. Başkan Yardımcısı Kemal Ertürk ise törende yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Trabzonspor sadece bir futbol kulübü değil; bir şehrin en büyük ve dünyaca en bilinen markası, milyonların ortak tutkusu, gururu ve kimliğidir. Şartlar ne olursa olsun yok olmayan mücadele gücü, bitmeyen azmi, örnek duruşu ve bordo-mavi renkleriyle, ‘Bize Her Yer Trabzon’ diye haykıran, herkesin gıpta ile baktığı ortak bir değerdir. Bu anlamlı günde başta kurucu büyüklerimizi, şampiyon takımlarımızın kahramanlarını ve kulübümüz için emek vermiş tüm değerlerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Birlik ve beraberlik içinde nice 58 yıllara ulaşmak ve daha büyük başarılara imza atmak dileğiyle" Tören, yapılan konuşmaların ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu: "Türkiye’de denize yapılan 3. havalimanını Trabzon için tasarladık"
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:17 Bakan Abdulkadir Uraloğlu: "Türkiye’de denize yapılan 3. havalimanını Trabzon için tasarladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Havalimanı’nın mevcut kapasitesinin artırılması konusunda çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirterek "Trabzon’da mevcut havalimanının daha kuzeyinde, denize doğru Türkiye’de denize yapılan 3. havalimanını tasarladık. Bütçe imkanlarını ve önceliğini de yöneterek inşallah ihalesini yapmayı planlıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Toplantıya Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve milletvekilleri katıldı. Kentte tamamlanan ve devam eden projelerle ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon’a yaklaşık 175 milyar liralık bir yatırım gerçekleştirdiklerini dile getirdi. "Kanuni Bulvarı’nda yüzde 90’lar seviyesini geldik" Güney Çevre Yolu’nda çalışmaların sürdüğünü kaydeden Bakan Uraloğlu, "Trabzon Güney Çevre Yolu’nda 54,3 kilometrelik bir hat. 30-40 kilometreden başlayarak, şehrin gelişimini de dikkate alarak Mersin’den başlayarak Araklı’nın girişine kadar uzatmamızın doğru olduğunu düşündük. Birinci etabın çalışmalarını da başlatmıştık. Buradaki tünellerin bir çoğunda çalışmalar devam ediyor. Kanuni Bulvarı’nda yüzde 90’lar seviyesini geldik diyebilirim. Akyazı’dan başlayıp Boztepe’nin çıkışına kadar uzanan ve Değirmendere’ye de bağlantı yaptık. Belli bir noktasında da iyileştirme yapacağız. Sahile bağladığımızda bir aks bütünlüğünü de genel anlamda teşkil etmiş olacak. Maçka yoluna çıkması noktasında da şehrin yöneticiler ile tartışacağız" şeklinde konuştu. "Demiryolu ile bütün Karadeniz’i bağlayacağız" Raylı sistem projesinin Akçaabat’tan başlayarak Yomra’ya kadar gideceğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Raylı sistem projemiz var. Proje aşamasını bitirme aşamasındayız. Akçaabat’tan başlayarak Yomra’ya kadar gidecek. 32 kilometrelik bir hat. İlk etapta, Şehir Hastanesi ve stadyum ile Havalimanı arasını ikinci etapta da Akçaabat ve Yomra’da eksik kalan kesimleri bitirmeyi düşündüğümü bir çalışmamız var. Bu sene projeyi tamamlayıp, 2026 yatırım programına sunmaya gayret ederek yapım çalışmalarına başlayalım istiyoruz. Yolcu taşımasına katkı sağlayacağı gibi modern bir şehir imajına da güçlendirecektir. Trabzon’un güneyden demir yolu bağlantısı durumu var. Karadeniz’de sırtınızı denize dönüp, yukarı baktığınızda en güzel vadinin baktığınız vadi olmasını istersiniz. Samsun’dan Sarp’a kadar bir demir yolu proje çalışmasını başlattık. Bunun ilk ayağı da Kırıkkale-Çorum arasının ihalesini yaptık. Önümüzdeki sene Çorum ve Samsun arasının ihalesini yapacağız. 2-3 sene devam edecek. İnşallah kısa zamanda hayata geçirerek bütün Karadeniz’i bağlayacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de denize yapılan 3. havalimanını Trabzon için tasarladık" Trabzon Havalimanı’nın ülkenin en yoğun havalimanlarından biri olduğuna dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "Trabzon Havalimanı’nın mevcut kapasitesinin artırılması konusunda çalışmalarımız tamamlanmak üzere. 140-160’lara çıkan uçak seferleri var. Ülkemizin en yoğun havalimanlarından biri. Bazen 7. oluyor. Genel anlamda yakın zaman ihtiyaçlarını, dış hatlar, ek hizmet binası gibi işlerle kısa vadeli olarak çözmüş oluyoruz. Uzun vadeli olarak yatırım programına aldık. Projesini bitirdik diyebilirim. Trabzon’da mevcut havalimanının daha kuzeyinde, denize doğru Türkiye’de denize yapılan 3. havalimanını tasarladık. Bütçe imkanlarını ve önceliğini de yöneterek inşallah ihalesini yapmayı planlıyoruz. Çok yakın bir zamanda değil de daha makul bir zaman diliminde olacak inşallah. Yatırım projesine alınmış olması çok kıymetli" dedi.