Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Trabzon
Trabzon’un turizm potansiyeli Çinli acentalara tanıtılıyor
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:59:24
Türk Hava Yolları ve Detabi Travel organizasyonunda Trabzon’a gelen Çinli seyahat acentaları, Trabzon’un turizm merkezlerini ziyaret ediyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen programda konuk heyet, ilk olarak Akçaabat ilçesinin tarihi ve kültürel değerlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Ortamahalle’nin tarihi atmosferini gezen misafirler, bölgenin mimari yapısı, kültürel geçmişi ve turizm potansiyeli hakkında bilgi aldı. Program kapsamında Akçaabat’ın doğal güzellikleri, kültürel mirası ve gastronomi değerleri tanıtılırken, şehrin uluslararası turizm alanında daha güçlü bir noktaya taşınması adına yürütülen çalışmalar da paylaşıldı. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Akçaabat’ın sahip olduğu değerlerle turizm alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Akçaabat’ımız sadece Trabzon’un değil, Karadeniz Bölgesi’nin de önemli turizm merkezlerinden biridir. Tarihi Ortamahalle’miz, eşsiz doğamız, denizimiz, yaylalarımız, kültürel mirasımız ve dünyaca bilinen mutfağımızla misafirlerimize çok özel bir deneyim sunuyoruz. Şehrimizi ziyaret eden her misafirimizin Akçaabat’tan güzel anılarla ayrılmasını önemsiyoruz. Bugün burada ağırladığımız Çinli seyahat acentaları da şehrimizin sahip olduğu değerleri yerinde görme fırsatı buldu. Bu tür organizasyonları sadece bir ziyaret olarak değerlendirmiyoruz. Aynı zamanda Akçaabat’ımızın uluslararası turizm ağlarında daha fazla yer alması, farklı ülkelerden turistlerin şehrimize ilgi göstermesi ve yerel ekonomimizin güçlenmesi açısından önemli görüyoruz. Bizler de Akçaabat Belediyesi olarak şehrimizin turizm altyapısını güçlendirmek, tarihi ve kültürel değerlerimizi koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Akçaabat’ı daha güçlü bir turizm markası haline getirmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:33
Trabzon’da dolandırıcılık suçundan adliyeye çıkartılan 12 kişiden 10’u tutuklandı
Trabzon merkezli Batman, Mersin, Sakarya ve Siirt illerinde yapılan eş zamanlı dolandırıcılık operasyonunda önceki gün gözaltına alınan ve dün adliyeye çıkartılan 12 kişiden 10’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Alınan bilgiye göre, bilişim sistemleri kullanılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarının işlendiğine dair ihbar üzerine Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde soruşturma başlatıldı. İlk tespitlerde Trabzon’da ikamet eden şüpheli bir şahsın banka hesaplarını topladığı, kiraladığı ve bu kiralık hesapları Türkiye genelinde bilişim sistemleri kullanılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işleyen şüphelilere satarak haksız menfaat ve dolandırıcılık ağı oluşturduğu belirlendi. Trabzon İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Yomra İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda; şüphelilerin internet siteleri üzerinden sahte ilanlar verdikleri, sahte ilanlardaki mal ve hizmeti satın almak isteyen vatandaşlarla, yabancı veya üçüncü kişiler adına açılmış GSM numaraları üzerinden iletişim kurdukları tespit edildi. Şüphelilerin, mağdurları kiralık banka hesaplarına para göndermeye yönlendirdikleri, ödeme alındıktan sonra iletişim hatlarını ve hesapları kapattıkları anlaşıldı. Şüpheli şahısların kullanmış oldukları hesaplarda gerçekleştirilen MASAK analizinde şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 500 milyon TL tutarında şüpheli işlem hareketliliği belirlenirken, suç gelirlerinin bir kısmının kripto para borsalarına aktarıldığı ortaya çıkartıldı. Şüpheliler hakkında yürütülen soruşturmanın tamamlanmasına müteakip Batman, Mersin, Sakarya ve Siirt illerindeki 13 farklı adreste yapılan eş zamanlı operasyon neticesinde toplam 12 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, şahıslar gözaltı sürelerinin tamamlanmasının ardından dün Trabzon Adliyesi’ne çıkartıldı. Şüphelilerden 1’i Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesi sonrası serbest bırakılırken, 11 şüpheli ise Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadelerinin ardından Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlikçe yapılan sorgularının ardından şüphelilerden 1’i hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve en yakın kolluk kuvvetine belirtilen süreler içinde imza atmak suretiyle adli kontrol kararı verilirken, 10’u ise tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi. Öte yandan bir şüphelinin yakalama çalışmaları ise devam ediyor.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:50
600 çocuktan dev koro performansı
Trabzon’da düzenlenen Uğurlu Çocuk Koroları Festivali’nde 19 farklı okuldan 600 öğrenci aynı sahnede buluştu. Trabzon’da eğitim veren 19 farklı okuldan 600 öğrencinin sahne aldığı Uğurlu Çocuk Koroları Festivali gerçekleştirildi. Uğur Okulları Trabzon Kampüsü tarafından düzenlenen festival programına Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Milli Eğitim Müdürü Hasan Uygun, Uğur Okulları Trabzon Genel Müdürü Cihan Kayar, öğretmenler, öğrenciler ile veliler katıldı. 19 farklı ilkokulundan toplam 600 öğrencinin sahne aldığı festivalde çocuklar seslendirdikleri eserlerle izleyicilerden büyük alkış aldı. Festivalin açılışında bir konuşma yapan Uğur Okulları Trabzon Genel Müdürü Cihan Kayar, "Trabzon Uğur okulları bugün sadece bir festival gerçekleştirmiyor. Bugün bu şehir çocukların sesiyle müziğin birleştirici gücüyle birlik ve beraberliğin sıcaklığıyla yeniden nefes alıyor. Karadeniz’in dalgaları nasıl aynı kıyıya vuruyorsa müziğin birleştirici gücüyle bugün burada bulunan 19 farklı okulumuzun yüreğiyle aynı heyecanda buluşuyoruz. Yaklaşık 600 evladımızın bugün bu sahnede sadece şarkı söylemeyecek. Aynı zamanda dostluğu, kardeşliği, sevgiye ve aynı bayrağın altında birlikte büyümenin güzelliğini bizlere yeniden hatırlatacak. Bugün burada böylesine güçlü bir tablo varsa bunun en önemli sebeplerinden biri eğitime ve çocuklarımıza değer veren kıymetli devlet büyüklerimizin varlığıdır" dedi. Festivalde konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise "Bugün sahne çocuklarımızın. Aslında sadece sahne değil bu şehrin geleceği de onların, bu ülkenin geleceği de onların, milletimizin yarınları da onların. Bizim en büyük zenginliğimiz çocuklarımızdır. Çocuklarımızın gözlerine baktığımız zaman o heyecanı, o ışığı, o tertemiz umutları görmek mümkün. İşte o gözlerde aynı zamanda Türkiye’nin yarınlarını görüyoruz. Bu nedenle onların iyi yetişmesi, donanımlı yetişmesi, özgüvenli, vicdanlı ve merhametli bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Çünkü onların rakibi sadece Trabzon’daki, Giresun’daki, Samsun’daki ya da İstanbul’daki öğrenciler değildir. Bugün dünyanın her yerindeki akranlarıyla yarışacak bir nesil yetiştiriyoruz. Amerika’daki, Avrupa’daki çocuklarla aynı seviyede, hatta daha ileri noktada olmaları gerekiyor. Çünkü bugün dünyanın gözü önünde Filistin’de çocuklar katlediliyor. Güçlü devletler ise maalesef sadece seyrediyor. İşte bunun için güçlü olmak zorundayız. Ama sadece güçlü değil; vicdanlı, adaletli ve insanlıktan yana bir güç olmak zorundayız. Bizim medeniyetimiz, sahip olduğu gücü insanlığın hayrına kullanan bir medeniyettir. Bu yüzden bilgili, güçlü, ahlaklı ve vicdan sahibi nesiller yetiştirmeye mecburuz" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:42
Ertuğrul Doğan’ın İbrahim Turgut üzüntüsü
Trabzonspor Kulübü ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan, Çaykur Rizespor Başkanı İbrahim Turgut’un olağanüstü kongre kararı alarak yeniden aday olmayacağını açıklamasını üzüntüyle karşıladığını açıkladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Ertuğrul Doğan, "Görev süresi boyunca Çaykur Rizespor için büyük bir özveriyle çalışan, zamanını ve emeğini kulübünün geleceği adına samimiyetle ortaya koyan Sayın Turgut; sağduyulu yaklaşımı, yapıcı tavrı ve çözüm odaklı duruşuyla Türk futboluna çok önemli katkılar sunmuştur. Kulüpler Birliği Başkan Yardımcılığı görevinde bana yol arkadaşlığı yapan Sayın İbrahim Turgut ile birlikte, Türk futbolunun gelişimi adına birçok konuda ortak fikir alışverişinde bulunduk, çözüm üretmek adına mücadele verdik. Futbolumuzun sorunlarına karşı gösterdiği hassasiyet ve kulüplerimizin geleceğine dair ortaya koyduğu vizyon her zaman takdiri hak etmiştir. Aynı zamanda Karadeniz futbolunun birlik ve beraberlik ruhunu önemseyen bir anlayışla, Trabzonspor ile komşumuz Çaykur Rizespor arasındaki dostluk bağlarının güçlenmesine de değerli katkılar sağlamıştır" ifadelerini kullandı. İbrahim Turgut’un Rize futbolu adına iz bırakan başkanlardan biri olduğunu da belirten Doğan, "Değerli kardeşim İbrahim Turgut’a Türk futboluna ve Çaykur Rizespor’a sunduğu katkılar için teşekkür ediyor, bundan sonraki yaşamında sağlık, huzur ve başarı diliyorum. Çaykur Rizespor camiasına da olağanüstü kongre sürecinde hayırlı sonuçlar temenni ediyorum" diye konuştu.
13 Aralık 2023 Çarşamba - 11:51
Trabzon’da ’Pontus Meselesinin Dünü ve Bugünü Çalıştayı’ düzenlendi
Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) tarafından "Pontus Meselesinin Dünü ve Bugünü" adlı çalıştay düzenlendi. Çalıştayda geçmişten günümüze Pontus Meselesi ile ilgili konular konuşuldu. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ev sahipliğinde Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Pontus Meselesinin Dünü ve Bugünü” etkinliğine Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Erdem, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Trabzon Konsolosu Erek Çağatay, İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Tarihte algının olguya tahakküm ettiği çok sayıda vaka mevcuttur; Pontus Meselesi de bunlardan biridir" Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Çalıştay Başkanı ve KTÜ Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmail Köse, "Tarihte algının olguya tahakküm ettiği çok sayıda vaka mevcuttur. Yaşanmışlıkları yeniden şekillendirmeyi amaç edinmiş devlet destekli 600’den fazla dernek, sivil toplum organizasyonu kamuflajlı örgütlenmeler tarafından sürekli gündemde tutulup, ihtiyaç duyulduğunda etkili bir dış politika aracı olarak Türkiye’nin karşısına çıkartılan Pontus meselesi de bunlardan birisidir. Tarihte yaşananların objektif bir yaklaşımla bütün gerçekliğiyle sonraki kuşaklara aktarılması, öğretilmesi, yayılması ideal bilimsel yaklaşımdır. Buna karşın söz konusu süzgeç gerekli ilgiyi görmezse çok sayıda farklı faktörden etkilenerek idealden uzaklaşılabilmekte gerçekler zamanla propagandanın kurbanı olabilmektedir. Pontus meselesinin gelişimi, semantik kökenleri, etimolojik aidiyeti irdelendiğinde yaşanmış olguların propagandanın gücüyle her fırsatta zorlandığı, şekil değiştirdiği, gerçeklerden uzaklaşılarak yaşanmışlıklarla ilgisi olmayan amorf bir konuma oturtulduğu görülür. Nitekim, Yunanistan menşeili bu işi kimlik haline getirmiş kuruluş ve örgütlenmelerin kesintisiz bir şekilde sürekli tekrarlanmasını sağladıkları dezenformasyonun karşısında gerçekler zaman içinde silinip etkilerini kaybedebilme tehdidiyle karşı karşıyadırlar. Tarihte yaşanmış realitelerin tersyüz edilip, hiç yaşanmamış hadiselerin yaşanmış ya da yaşanmış olanların hiç vuku bulmamış gibi yayılmasını, bu şekilde öğretilmesini engelleme çalışmaları bilim insanlarının öncelikli görevleri arasındadır. Unutulmamalıdır ki biz konuşmasak, tartışmasak, gündemimize almasak da dünyada sayıları 600’den fazla olup, mantar gibi her yerden türeyen Pontus dernekleri kendi kurgularına göre her fırsatta propagandanın gücünden faydalanarak Türkiye’yi karalamaktadırlar. Bütün bu süreç dikkate alınarak tarihte yaşananların bütün boyutlarıyla bilimsel bir metodoloji ile anlatılarak, dezenformasyonun etkisizleştirilip, olguyu şekillendirecek hatalı algının yerleşememesi, sıradanlaşamaması için Üniversitemiz tarafından kamu kuruluşlarımız ile işbirliği içinde çalışmalar yapılmaktadır" dedi. "1920’lerin başlarında yaşanan olaylar nedeniyle Pontus terimi siyasi bir boyut kazanmıştır" Çalıştayda konuşan KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı ise "Pontus, antik dönemde Karadeniz’in güney sahilindeki bölgeyi ifade eden bir terim olarak kullanılmış. Ancak modern anlamda, Türkiye’de özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda, özellikle 1920’lerin başlarında yaşanan olaylar nedeniyle Pontus terimi siyasi bir boyut kazanmıştır. Bunun yanında Pontusculuk ise genellikle Türkiye’deki bazı grupların ve özellikle diasporadaki Rum kökenli insanların, Pontus bölgesindeki tarihî hak iddiaları ve kültürel bağları üzerine dayanır. Bu gruplar, özellikle Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde, Pontus kültürünü yaşatma, dilini koruma ve tarihî haklarını savunma amacı gütmektedirler. Bugün, burada toplanmamıza vesile olan Pontus meselesinin tarihsel arka planına odaklandığımızda, hepimizin bildiği üzere Birinci Dünya Savaşı, o zamana kadar tarihin görmüş olduğu en geniş kapsamlı ve yıkıcı savaşlardan biri olarak kabul edilir. Savaş birçok imparatorluğun yok olmasına yol açmıştır. Osmanlı Devleti de bu savaşla birlikte geri dönülemez bir şekilde yıkılışa sürüklenmiştir. Nitekim 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ile mutlak teslimiyet tescil edilmiş ve devletin fiilî mevcudiyeti sona ermiştir. Mondros Ateşkesi sonrasındaki süreçte Anadolu’da yer yer işgal girişimleri yaşanmaya başlamış, otorite boşluğu baş göstermişti. Ateşkes kararı sonrasında ortaya çıkan konjonktürün siyasî hedefleri için değerlendirme düşüncesinde olan Pontusçular, kurdukları çeteler üzerinden Karadeniz bölgesinde harekete geçmişlerdi. Öte yandan özellikle bu bölgede emelleri olan İngiltere ve Anadolu’nun batısındaki hedeflerine ulaşmak için mücadele eden Yunanistan için Pontusçu çeteler, bir maşa olarak görülmüştür. İşgallerin hedefine ulaşabilmesi için Anadolu’da ortaya çıkan direnişin kırılması, bunun sağlanabilmesi için de bu çetelerin sahada desteklenmesi, stratejik bir manevra olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda silahlı Rum çetelerinden, bölgede karışıklıklar çıkarıp asayişsizliğe yol açarak hem millî direniş hareketini oyalamaları hem de bölgeyi askerî bir müdahaleye hazır hale getirmeleri umulmuştur. Ancak gelişmeler beklentileri boşa çıkarmış, alınan tedbirler neticesinde, Pontusçu çetelerin ayaklanması bastırılmıştır. İlerleyen süreçte Yunanistan ile imzalanan ’Türk-Yunan Ahali Mübadelesi Sözleşmesi’ gereğince Türkiye’de bulunan Rumların Yunanistan’a gönderilmesiyle Pontusçuların bölgedeki insan kaynağı tükenmiş ve böylelikle mesele kapanmıştır. Sözde Pontus soykırımı iddiaları, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte Anadolu’daki gelişmelere dayandırılmaktadır. Dolayısıyla bu dönemde yaşananların objektif bir şekilde araştırılarak meselenin tüm cihetleriyle ortaya konulması, bu iddiaların düğümünün çözülmesi adına tek doğru yoldur" diye konuştu. "Türk Milleti ile soykırım kavramları en son bir araya gelecek kavramlardır" Trabzon Valisi Aziz Yıldırım da, "Kanaatimce Türk Milleti ile soykırım kavramları en son bir araya gelecek kavramlardır. Türk milleti hakim olduğu bütün coğrafyalara barışı, kardeşliği, din ve vicdan özgürlüğünü taşımıştır. Bugün bile ülkemizin bünyesinde Lozan hukukuna bağlı olarak yaşayan azınlıklar özgürce; devletimizin ana unsuru olan Türk Milleti ile aynı haklara sahip olarak yaşamlarını devam ettirmektedirler. Ancak özellikle ülkemizi uluslar arası camiada mahkum etmek isteyen bazı çevreler zaman zaman Pontus ve Ermeni meselesi veya soykırımı gibi temelsiz iddiaları dillendirmekte, bu konularda kamuoyu oluşturmakta ve hatta bu konularını parlamentolarına taşımakta, bu yönde ısmarlama kararlar çıkarmaktadırlar. Malumunuz olduğu üzere Pontus meselesi, ortaya çıktığı günden bugüne, tarihî bir mesele olmaktan çok, Türkiye üzerinde hesapları olan uluslararası güçlerin siyasî niteliğe büründürdükleri bir meseledir. Pontus meselesi, tarih, jeopolitik, propaganda, ayrılıkçılık, istihbarat ve uluslararası ilişkiler gibi pek çok farklı kavram ve disiplinler aracılığıyla değerlendirilmesi gereken bir niteliğe haizdir. Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak yeniden ayağa kalkması ve uluslararası arenada aktif bir güç olarak yer alması bazı ülkeleri rahatsız etmiştir. Bu sebeple çarpıtılmış tarihi malzemelere dayalı olarak Ermeni ve Pontus meselesi gibi Türkiye’yi itham eden sözde soykırım iddiaları zaman zaman ısıtılıp gündeme taşınmaktadır. Bunun farkındayız. Onun için gerek tarihçilerimiz, gerek siyasetçilerimiz gerekse konunun muhatabı olan diğer ilgili kesimler olarak, ülkemizin geleceği adına bu tip sorunları sürekli servis yapanlara karşı teyakkuz halindeyiz, teyakkuz halinde olacağız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından çalıştay, ’Pontus Kavramsallaştırmasının Semantik Sorunları ve Pontus Sorununun Gelişimi ile Milli Mücadele Dönemi ve Sonrasında Pontus Sorunu ve Propaganda’ oturumları ile devam etti.
13 Aralık 2023 Çarşamba - 10:04
Prof. Dr. Şağdan Başkaya: “Millet parçalanıyor, milleti parçalayanları da bizim bir şekilde sokaklardan kaldırmamız gerekiyor”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, uzun yıllardır ayı terörü diye haberler yapıldığı şimdi ise köpek terörü olduğunu belirterek “Millet parçalanıyor, milleti parçalayanları da bizim bir şekilde sokaklardan kaldırmamız gerekiyor” dedi. Türkiye’de son günlerde köpek saldırması sonucu yaralananlar sayısında artış yaşanıyor. Ankara, Rize ve Karabük illerinde son bir haftada meydana gelen köpek saldırması sonucu özellikle küçük yaştaki çocuklar ciddi şekilde yaralanırken, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Başıboş köpekler artık bir çözüme kavuşturulmalı" Başıboş köpekler konusunda artık çözüm odaklı konuşmak gerektiğini belirten Başkaya, “Çünkü 30 yılı aşkın süredir bu konuda açıklamalarda bulunuyoruz yazıyoruz, çiziyoruz. Artık çözümü konuşmamız gerekiyor. Bir zamanlar başıboş köpek olmaz dediğimizde çok ciddi hakaretlere uğruyorduk. Hatta tehditler alıyorduk. Ama artık insanlarımızda bir bilinçlenme epey bir seviyede oluştu. Başıboş köpek isteyen ve istemeyenler diye toplum ikiye ayrıldı. Zaten bunu olacağını söylüyorduk. Bu sorun dışarıdan desteklenen bir sorun. Toplumdaki bir sinir ucunun daha da sıkıntılı hale gelmesi için uğraşılıyor. Maalesef epey bir mesafe kat ettiler. Sokaklarda hatta kırsalda başıboş köpek olmaz. Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan yasada da Atatürklü yıllarda kırsaldaki sahipli köpeklerin bile sadece akşam saatlerinde serbest bırakılabileceği ama gün içerisinde bağlanması gerektiği yönünde bir yasa çıkmıştır. Zaten şehirde başıboş köpek olmaz. Son yıllarda mevcut 5199 yasamıza göre sokaklarda köpek besler hale geldik. Bu yasanın acilen değişmesi lazım. Köpekler toplatılmalı ancak devletimizde köpek bakmamalı. Ne devlet ne de STK’ların başıboş köpekleri ölene kadar bakmasına da karşıyım. Çözümün ne olduğunu artık söylememize gerek yok” şeklinde konuştu. Bir köpeğin sahipliği olması gerektiğini vurgulayan Başkaya, “Devletin canına, malına, varlığına, bütünlüğüne kast edenleri devlet ortadan kaldırıyor. Millet parçalanıyor, milleti parçalayanları da bizim bir şekilde sokaklardan kaldırmamız gerekiyor. Ama ben sokaktan kaldırmakta yetmez diyorum. Biz bunları söylediğimizde tepkiler aldık ancak köpekler insanları hasta ediyor, parçalıyor, korkutuyor, stres altına sokuyor, toplumu ayrıştırıyor, yaban hayatını bitiriyorlar. Şehirlerden ve kırsaldan bunların toplanması bir şekilde artık bu konunun çözüme kavuşturulması gerekiyor. Biz yetkililerden yasal değişiklik bekliyoruz. Bir köpeğin sahipliği olması gerekiyor. Sahipliği değilse devlet bunu alır elbette toplama alanına getirir. Burası barınak veya başka bir sahadır. Burada köpek sadece belli bir süre tutulmalıdır. Bu süre Avrupa’da değişir. Ortalama 1-2 hafta tutulur. Bu süre zarfında sahiplendirilmezse herkesin bildiği gibi uyutulur” diye konuştu. “Köpektir başıma bir iş gelmez demesinler” Vatandaşlara uyarılarda bulunan Prof. Dr. Başkaya, “Uzun yıllardır ayı terörü diye haberler yaptık. Bu millet ayılar konusunda da sıkıntı çekti, çekmeye devam ediyor. Şimdi köpekler için de köpek terörü diyoruz. Çünkü hakikaten insanımız korkuyor. Dikkatli olmaları gerekiyor. Masum bir canlıdır gidip onu seveyim derken köpeğin size hafif bir ısırık atması veya harekette bulunması başınızı derde sokabilir. İnsanlarımız kuduzdan ölüyorlar. Okullara yürüme gidip gelen veya bütün vatandaşımız bu köpeklerle akşama kadar haşır neşir oluyor. Köpektir başıma bir iş gelmez demesinler. Çünkü köpeğin bir insanın üzerine yürümesiyle korkma sonucu trafik kazalarında ölenler oluyor” ifadelerini kullandı.
13 Aralık 2023 Çarşamba - 09:38
Doç. Dr. Deniz Kulaksız: “Gebelikteki hormonal değişiklikler, enfeksiyonlara direnci azaltıyor”
Gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) hakkında bilgilendirmede bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Deniz Kulaksız, “Gebelik sırasında vücutta meydana gelen hormonal değişiklikler, bağışıklık sisteminin bir miktar baskılanmasına neden olabilir, bu da üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı direnci azaltabilir” dedi. Gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonlarının (ÜSYE), hamile kadınların yaklaşık yüzde 50’sini etkileyen yaygın bir durum olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Deniz Kulaksız, bu enfeksiyonların genellikle virüsler veya bakteriler nedeniyle burun, boğaz ve sinüsleri etkilediğini söyledi. Doç. Dr. Kulaksız, “Gebelik sırasında vücutta meydana gelen hormonal değişiklikler, bağışıklık sisteminin bir miktar baskılanmasına neden olabilir, bu da üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı direnci azaltabilir” şeklinde konuştu. “Stres enfeksiyonlara yatkınlığı artırıyor” Gebelerde ÜSYE’nin belirtilerinin hamile olmayanlarda görülenlerle benzer olduğunu ancak genellikle daha şiddetli ve uzun sürebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Kulaksız, “Bu belirtiler arasında burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, yorgunluk ve ateş bulunur. Hamilelik sırasında bağışıklık sisteminin zayıflaması, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirme eğilimi ve artan stres, bu enfeksiyonlara daha yatkın olmalarına neden olabilir” ifadelerini kullandı. Gebelerdeki ÜSYE tedavisinde genellikle semptomatik yani belirtileri hafifletmeye yönelik tedaviler uygulandığını belirten Doç. Dr. Kulaksız, şu bilgileri paylaştı: “Gebelerdeki ÜSYE tedavisinde parasetamol veya ibuprofen gibi ağrı kesiciler ateş ve ağrıyı azaltmada kullanılabilir. Öksürük şurupları öksürüğü hafifletmeye yardımcı olabilir. Burun spreyleri ise burun tıkanıklığını ve akıntısını azaltabilir. Ancak, her ilaç kullanımı öncesinde doktorla görüşmek önemlidir.” Gebelerde ÜSYE’nin komplikasyonları olduğunu dile getiren Doç. Dr. Kulaksız, “Potansiyel komplikasyonları arasında zatürre, bronşit, menenjit ve kalp hastalığı bulunabilir. Ayrıca, bu enfeksiyonlar düşük riskini artırabilir. Bu nedenle, belirtiler ortaya çıktığında veya şiddetlendikçe bir sağlık profesyoneli ile iletişime geçmek önemlidir” dedi. “Dinlenme ve bağışıklığı güçlendirmek önemli” Gebelerde ÜSYE’den korunmak için alınabilecek önlemler arasında düzenli ellerin yıkanması, kalabalık yerlerden kaçınılması, hasta insanlardan uzak durulması ve sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinin yer aldığını işaret eden Doç. Dr. Kulaksız, yeterince dinlenmenin ve sağlıklı beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirebileceğinin altını çizdi. Gebelik sırasında ÜSYE’nin genellikle bebeğin gelişimini etkilemeyeceğini, ancak doğumdan sonra enfeksiyon kapma riskini artırabileceğini hatırlatan Doç. Dr. Kulaksız, “Tedavi için kullanılan ilaçlar genellikle bebeğe zarar vermez, ancak her durumda doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Gebelerde ÜSYE’nin tedavisi, bireysel duruma ve semptomlara bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, herhangi bir sağlık sorunu durumunda, bir sağlık profesyoneliyle iletişime geçmek ve uygun tedaviyi belirlemek önemlidir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
12 Aralık 2023 Salı - 15:28
İçme suyu isale hattı patladı, ortalık savaş alanına döndü
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde süren içme suyu isale hattı çalışmasında borunun patlaması üzerine ortalık savaş alanına döndü. Değirmendere mahallesindeki işyerlerinde su basması nedeniyle maddi hasar meydana gelirken, toprak ve taş parçaları ile dolan Devlet Sahil Yolu Caddesi’nde temizlik çalışmaları başladı.
12 Aralık 2023 Salı - 14:23
Trabzon’da su borusu patladı, yollar göle döndü
Trabzon’un Ortahisar ilçesi Değirmendere mahallesinde belediyenin su borusu patlayınca yollar göle döndü. Alınan bilgiye göre, Değirmendere mahallesi Erzurum Yolu Caddesi Sülüklü Mezarlığı mevkiinde belediyenin alt yapı çalışması sırasında içme suyu ishale hattının su borusu patladı. Patlayan su borusu nedeniyle yol adeta göle dönerken, araçların güçlükle ilerlediği yolda çok sayıda iş yeri su baskınlarına maruz kaldı. Tonlarca metreküp su yolları doldururken, yaşanan su borusu patlamasının ardından Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgede onarım çalışması başlattı.
12 Aralık 2023 Salı - 14:15
Trabzon’da su borusu patladı, yollar göle döndü
Trabzon’un Ortahisar ilçesi Değirmendere mahallesinde belediyenin su borusu patlayınca yollar göle döndü. Alınan bilgiye göre, Değirmendere mahallesi Erzurum Yolu Caddesi üzerinde Büyükşehir Belediyesi’ne ait su borusunun patlaması üzerine yol adeta göle döndü. Araçların güçlükle ilerlediği yolda çok sayıda iş yeri su baskınlarına maruz kalırken, tonlarca metreküp su yolları doldurdu. Yaşanan su borusu patlamasının ardından Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgede çalışma başlattı.
12 Aralık 2023 Salı - 10:56
Trabzon’da 500 kişiye 6 aylık yeni iş kapısı
Trabzon Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında 6 ay süreli 500 personel alınacağını duyurdu. Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında Trabzon’da, Trabzon Valiliği tarafından kamu hizmetlerinin desteklenmesi amacıyla Kaymakamlıklar ve diğer Kurumlarla 6 ay süre ile toplam 500 personel istihdam edilecek. Başvurular 11.12.2023-15.12.2023 tarihleri arasında, e-devlet , https://esube.iskur.gov.tr üzerinden online ve ALO 170 iletişim hattı üzerinden yapılacak. Katılımcıların seçimi yüzde 80 noter kurası, yüzde 20 liste (dezavantajlı gruplar) yöntemi ile belirlenecek, programa 18 yaş üstü vatandaşlar başvuru yapabilecek. Başvurular ikamet edinilen ilçe bazlı olarak değerlendirilecek. TYP yönetmeliğinin 8. maddesine istinaden yapılacak SGK sorguları esnasında 4/a, 4/c sigortalılığı bulunan, emeklilik kaydı bulunan ve vergi mükellefiyeti bulunan kişiler katılımcı olarak seçilse dahi TYP’den yararlanamayacak. TYP Yönetmeliğinin 10. ve geçici 2. maddeleri uyarınca TYP’lerden 27.09.2017 tarihinden sonra azami 270 gün ve üstünde yararlananlar TYP’lere başvuramayacak ve katılımcı olarak seçilemeyecek. Noter kurası neticesinde oluşan listeler Trabzon Valiliği ve İŞKUR tarafından gerekli inceleme ve kontrol işlemleri (adres, SGK sigortalılık, emeklilik ve vergi mükellefiyeti sorguları, gelir tespiti, katılımcı geçmiş sorguları ve kursiyer geçmişleri sorguları) sonrasında kesinleşecek. Kuralar 22 Aralık 2023 tarihinde Trabzon Fen Lisesi konferans salonunda çekilecek. İşe başlama tarihi ise 02.01.2024, proje bitiş tarihi de 30.06.2024 olacak.
12 Aralık 2023 Salı - 10:48
Tahliyesi sonrasında ilk işi ismini değiştirmek için dilekçe vermek oldu
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katili olan ve 16 yıl süren hapis cezasının ardından geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Ogün Samast’ın memleketi Trabzon’da ismini değiştirmek için mahkemeye başvuruda bulunduğu ortaya çıktı.
12 Aralık 2023 Salı - 09:57
Altın fiyatlarındaki yükseliş en çok onun fiyatını etkiledi
Altının gram fiyatının her geçen gün artması en çok dünyaca üne sahip coğrafi işaretli Trabzon Hasır Bileziğini etkiledi. Yaklaşık 2 yıl öncesine kadar Trabzon Hasır Bileziğinin seti 110 bin TL civarlarında satılırken, bugün bu fiyat katlanarak 250-350 bin seviyelerine kadar yükseldi.
11 Aralık 2023 Pazartesi - 12:29
Dereköylü: "Fındık bölgesiyiz ancak halkımız fındığın randımanı hakkında yeterli bilgiye sahip değil"
Karadeniz Bölgesi’nde Eylül ayında sona eren fındık toplama mevsiminin ardından kurutulan fındıklar şimdilerde kırılarak kavuruluyor. Yöre halkı uzun kış günleri tüketeceği fındığı eskiden olduğu gibi artık kendisi yapmak yerine kırma ve kavurma işlemini son yıllarda artan kırma ve kavurma hizmeti veren işletmelerde yaptırıyor. Ancak bu işletmelerde kimi zaman vatandaşlar ile işletmeciler arasında kırılması ve kavrulması için verilen fındığın aynı kiloda geri alınmamasından ötürü çeşitli tartışmalara yol açtığı görülüyor. Konuyla ilgili konuşan fındık kırma ve kavurma işi yapan işletme sahibi Mustafa Dereköylü, bölgenin bir fındık bölgesi olmasına rağmen yöre halkının bir çoğunun randımanın ne olduğunu tam olarak bilmediğini söyledi. Karadeniz’in en önemli tarım ürünleri arasında yer alan fındıkta Eylül ayında sona eren hasat işleminin ardından kimi üreticiler kurutma işleminden sonra fındığını tüccara satarken, kimi üreticiler ise tüketeceği fındığı yörede son yıllarda sayıları artan kırma ve kavurma işletmelerine getiriyor. Üreticiler fındığını kırılmış, kavrulmuş ve vakumlanmış paketlerde belli bir ücret karşılığı teslim alıyor. Mustafa Dereköylü, Ortahisar ilçesindeki işletmesinde yaptığı kırma, kavurma ve paketleme işleminin vatandaşların yoğun ilgisini çektiğini söyledi. Kırma işleminin yanı sıra vatandaşın kendi fındığının fındık unu ve ezmesi olarak da alabildiğini ifade eden Dereköylü, bazen kilo ile ilgili bazı sorunların yaşandığını da belirtti. "Verdikleri 10 kilo kabuklu fındıktan 8 kilogram iç fındık talep edenler oluyor" Mustafa Dereköylü, "Gelen fındıkları kırdıktan sonra çıkan iç oranı fındığın randımanına göre çıkıyor. Fındık kabuğuyla karşılaştırdığın zaman yarı yarıya civarında çıkıyor genel olarak. Bölge bölge fındığın randımanı değişiyor. Randıman bahçeden bahçeye değişir. Fındığın olgunlaşması, bakımı, gübrelemesi, harmanda harmanlanması, çuvalda bekletilmesi gibi faktörler fındığın randımanını etkiler. 10 kilo fındıktan ortalama 5 kilo civarında iç fındık çıkar kırıldığı zaman. Yaşça büyük vatandaşlarımız buraya 10 kilo fındık getirdiklerinde fındığının kırıldıktan sonra 8 kilo civarlarında çıkması gerektiğini söylüyorlar. Bilmedikleri için böyle yüksek bir iç oranı istiyorlar. Geçtiğimiz günlerde bir tane ablamız geldi 10 kilo fındık getirdi. Fındığını kırdık, kavurduk teslim almaya geldi. Fındığı 5 kilo 300 gram çıktı. Abla biraz durgunlaşınca ’Bir şey mi oldu?’ diye sordum. Dedi ki ’Fındığım biraz az geldi" ’Ne kadar gelmesi gerekiyor?’ diye sorunca dedi ki ’8 kilo iç fındık gelmesi gerekiyordu’ diye söyledi. ’Fındık işini yapan herkese sorabilirsin 10 kilo fındıktan 8 kilo fındık asla çıkmaz’ dedim. Halk fındığın içi hakkında bilgisiz. Halkımız fındığı sadece kabuklu olarak tanıyor. Fındık dışardan kabuklu ve sağlam görünüyor ama fındığın içi çürük çıkıyor, yağlı çıkıyor. Sanıyorlar ki verdikleri fındığın tamamının içi dışı gibi" ifadelerini kullandı. İşletmesinde fındığı kavurma, kırma işlemlerinin yanı sıra fındık ezmesi işlemi de uygulayan Dereköylü, "Burada vatandaşlar kırıp getirdiği kavrulmuş 10 kilo fındığından 10 kilo fındık ezmesi alabilir. Bun da hiçbir zayiatı olmaz" diye konuştu.
11 Aralık 2023 Pazartesi - 11:22
TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu Trabzon’da incelemelerde bulundu
Balıkçılık ve su ürünleri sektöründe yaşanan sorunların araştırılması ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu, Trabzon’daki balıkçıları ziyaret etti. AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel başkanlığında kente gelen 21 kişilik heyete programın bir bölümünde Trabzon Valisi Aziz Yıldırım ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Atilla Ataman da eşlik etti. 17 Ekim 2023 tarihinde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu, balıkçılık ve su ürünleri ile ilgili faaliyetleri yerinde incelemek, sektör temsilcileri ile istişarelerde bulunmak ve yaşanan sorunları tespit etmek amacıyla Karadeniz’e kıyısı olan 6 şehirde incelemelerde bulundu. AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Karayel’in başkanlığını yaptığı ve toplam 21 milletvekilinden oluşan komisyonun son durağı Trabzon oldu. Konunun uzmanları ile Vakfıkebir Balıkçı Barınağında Vakfıkebir, Çarşıbaşı ve Sürmene ilçelerindeki balıkçıların taleplerini dinleyen komisyon üyeleri, daha sonra Trabzon Devlet Su işleri Bölge Müdürlüğünde Trabzon, Rize ve Artvinli su ürünleri temsilcileri ile bir araya geldiler. Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, “Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu olarak bugün Trabzon’dayız. Heyetimiz ve uzmanlarımızla birlikte Trabzon’daki hem ticari hem de geleneksel su ürünleri avcıları, yetiştiricileri ve sektörün diğer paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdik. Fikir alışverişinde bulunduk. Sorunların çözümü noktasında faydalı görüşmeler gerçekleştirdik" dedi.
10 Aralık 2023 Pazar - 19:42
Trabzon’da Bölgesel Amatör Lig maçında olay
Trabzon’da bugün Arsinspor ile Çayelispor arasında oynanan Bölgesel Amatör Lig (BAL) müsabakasında kavga çıktı. Trabzon’da bugün oynanan Arsinspor-Çayelispor maçının 90. dakikasında yaşanılan tartışmalı penaltı pozisyonundan saha karıştı. Rize ekibi Çayelispor’un Trabzon’da Arsinspor karşısında 1-0 önde götürdüğü maçta 90. dakikada çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İki takımın neredeyse tüm oyuncuların dahil olduğu kavgada, teknik ekip ve yöneticiler kavgayı ayırmakta güçlük çekti. Maç 1-0 konuk ekibin üstünlüğü ile sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder