Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Trabzon
Fatih Tekke: "İyi oynadık, hak ettik ama kaybettik"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 23:39:15
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası, iyi oynadıkları karşılaşmadan hiç hak etmedikleri şekilde mağlup ayrıldıklarını söyledi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 23:27
Kerem Aktürkoğlu: "Galibiyeti hak ettiğimizi düşünüyorum"
Fenerbahçe’nin başarılı futbolcusu Kerem Aktürkoğlu, bugün farklı bir sistemle başladıklarını belirterek, "Maçın başından sonuna kadar takım olarak müthiş bir performans sergiledik. Galibiyeti hak ettiğimizi düşünüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda karşılaştığı Trabzonspor’u 3-2 mağlup etti. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan sarı-lacivertli futbolcu Kerem Aktürkoğlu, Trabzonspor’un zor bir deplasman olduğunu belirterek, "Trabzonspor bu ligin çok önemli takımlarından bir tanesi. Yanılmıyorsam son 6 maçtır içeride kaybetmiyorlar. Zor bir maç olacağını biliyorduk. Ona göre hazırlandık. Bugün farklı bir sistemle başladık. Trabzonspor’un nasıl ataklar yapabileceğini biliyorduk. Bildiğimiz halde golü yedik. Maçın başından sonuna kadar takım olarak müthiş bir performans sergiledik. Galibiyeti hak ettiğimizi düşünüyorum. Performanslar gol atınca, skora katkı sağlayınca çok değerli oluyor. Herkes tarafından takdir görüyor ama benim tarafımdan takımın galibiyet alması, iyi performans sergilemesi daha önemli. Gol atmasam da takımıma savunma anlamında katkı sağlasam da benim için yeterli. Hocam için yeterliyse benim için de yeterli. Takım kazansın. Sonu güzel olsun; şampiyonluk olsun. Benim için yeterli" dedi. "Taraftara sonsuz teşekkür ediyorum. Her düştüğümde beni kaldırdılar" Taraftarın desteğini ilk geldiği günden beri hissettiğini kaydeden Aktürkoğlu, "Düşüşler herkes için olabiliyor. Bunlara alıştığım için çok bir şey yapmıyorum. Taraftara sonsuz teşekkür ediyorum. Her düştüğümde beni kaldırdılar. Onların desteğini hissettiğim için bu zorlu süreçlerden ayağa kalktım. Bundan sonra da çok fazla düşeceğim. Ama düştüğüm yerden her zaman kalktığım gibi yine kalkacağım. Kalkamazsan bu seviyelerde kalamıyorsun. Kendime, takımıma, taraftarımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 23:24
Domenico Tedesco: "Bu akşam önemli olan taktikten çok oyuncuların performansı ve yetenekleriydi"
Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, performans olarak iyi seviyede olduklarını söyledi. Tedesco, Trabzonspor’a karşı 60. dakikadan sonra taktik değişikliğine gittiklerini belirterek, "Bu akşam önemli olan taktikten çok oyuncuların performansı ve yetenekleriydi" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 22:48
Sadettin Saran: "Mutluyuz, önümüze bakıyoruz"
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, Trabzonspor galibiyetiyle mutlu olduklarını belirterek, "12 haftamız ve 12 maçımız var. Önümüze bakıyoruz" dedi.
12 Aralık 2025 Cuma - 11:18
Hastasından fazla para talep eden profesöre tutuklama
Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’nde hastasından fazla ücret talep ettiği iddiasıyla gündeme gelen kadın doğum uzmanı profesör tutuklandı. Alınan bilgiye göre, uzun süredir hastalarından hastane ve kendisine yapılan resmi ödemelerin dışında ameliyat ücreti talep ettiği öne sürülen ve 10’a yakın hakkında şikayet olan KTÜ Farabi Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Prof. Dr. C.K., başhekimlik tarafından kendisine yapılan uyarılara rağmen fazladan para almayı sürdürdü. Son olarak Prof. Dr. C.K., hastasından hastane ve kendisine yapılan resmi ödemelerin dışında elden 150 bin TL ameliyat ücreti aldığı iddiasıyla Rektörlük tarafından açığa alınarak soruşturma başlatıldı. Hakkında CİMER’e hasta ve hasta yakınları tarafından çok sayıda şikayet bulunan Prof. Dr. C.K. yürütülen adli sürecin ardından mahkeme kararıyla tutuklandı.
12 Aralık 2025 Cuma - 10:59
Trabzonspor, Beşiktaş maçı öncesi kenetlendi
Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında Beşiktaş’ı ağırlayacak olan Trabzonspor’da sakat ve cezalı oyuncuların fazlalığı can sıksa da bordo-mavili takım galibiyet için kenetlendi. Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında 14 Aralık Pazar günü sahasında Beşiktaş ile karşılaşacak Trabzonspor, bu maç öncesi kenetlenmiş durumda. Sakat ve cezalı oyunculara rağmen ligde 10 maçlık yenilmezlik serisini rakibi karşısında da sürdürmek isteyen Karadeniz ekibinde, taraftarlar da maçın biletlerini tüketti. Tekke döneminin en yüksek seyirci kapasitesinin olacağı karşılaşmada bordo-mavili taraftarlar takımlarını yalnız bırakmayarak itici güç olacak. Onuachu’nun yokluğu planları değiştirdi Süper Lig’de geride kalan 15 haftada 10 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak puanını 34’e çıkaran Karadeniz ekibi, lider Galatasaray’ın 2 puan gerisinde 2. sırada yer alıyor. İlk yarının bitimine 2 hafta kala zorlu karşılaşmada sarı kart cezası nedeniyle Beşiktaş maçında forma giyemeyecek olan Trabzonspor’un gol silahı Onuachu, geride kalan 15 haftalık bölümde fire vermeden tüm maçlarda top koşturmuş, 11 gol ve 1 asist katkısı vermişti. Oyuncunun yokluğunda Teknik Direktör Fatih Tekke ön bölgede yeni çözüm yolları için alternatifler üzerinde duruyor. Hücumda Augusto ve Muçi ikilisi ön planda Teknik Direktör Fatih Tekke’nin, Nijeryalı golcünün yokluğunda hücum hattında Augusto - Muçi ikilisine şans vermesi bekleniyor. Sakatlığının ardından Göztepe maçında kısa süre alan Augusto’nun hafta içinde antrenmanlarındaki performansı belirleyici olacak. Ligin son 3 haftasında ortaya koyduğu performansla yükselişini sürdüren Ernest Muçi de Tekke’nin en önemli hücum gücü olarak ön plana çıkıyor. Wagner Pina’ın yokluğunda savunmada revizyon Göztepe ile Trabzonspor arasında oynanan müsabakanın 78. dakikasında gördüğü kırmızı kart ile oyun dışı kalan Wagren Pina’ın Beşiktaş maçında da forma giyemeyecek olması savunma kurgusundaki dengelerin yeniden şekillenmesine yol açacak. Ancak Teknik Direktör Fatih Tekke’nin en çok sıkıntı yaşadığı bölgelerin başında defans hattı geliyor. Savic’in durumunun belirsizliği, Baniya’nın ameliyat olması alternatif noktasında teknik heyeti yeni çözümler üretmeye iterken, sağ bekte Mustafa Eskihellaç, sol beke ise Arif Boşluk’un çekilmesi planlar arasında yer alıyor. Fatih Tekke’nin, Batagov’un yanına Serdar Saatçi veya Okay Yokuşlu’yu koyması bekleniyor.
12 Aralık 2025 Cuma - 09:44
22 yıllık deprem araştırmacısı Timuçin Özat: "Girit’te 8’in üzerinde deprem Akdeniz’de tsunami riski doğurur"
22 yıldır jeolojik yer olayları üzerine bilimsel çalışmalar yürüten ve bugüne kadar 18 depremi yer, zaman ve büyüklük vererek önceden tespit ettiğini öne süren Timuçin Özat, bunların büyük bölümünün yaşanmadan önce sosyal medya ve basında paylaşıldığını belirterek Girit Adası’nda 2026-2029 yılları arasında 8’in üzerinde deprem ve ardından Akdeniz genelinde tsunami riski bulunduğunu belirtti. Özat, Türkiye’nin güneybatı kıyıları başta olmak üzere birçok ülkenin etki alanında olacağını iddia etti. Yer bilimleri üzerine 22 yıldır kendi yöntemleriyle araştırmalar yapan Timuçin Özat’ın deprem çalışmalarının başlangıcı 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde kaybettiği kız arkadaşına dayanıyor. O günden sonra depremlerin neden önceden bilinemediğini sorgulamaya başladığını belirten Özat, 1 Mayıs 2003’teki 6,4 büyüklüğündeki Bingöl depreminin ardından çalışmalarını yoğunlaştırdı. Coğrafi Bilgi Sistemleri bölümünü okuyan ve şu anda Jeoloji Bölümü öğrencisi olarak eğitimini sürdüren 40 yaşındaki Özat, gazetecilik tecrübesinin ardından kendini tamamen deprem araştırmalarına adadı. Türkiye’de jeolojik hareketlilik üzerine "Bilimsel parametreler ve matematiksel modeller" geliştirdiğini ve bunların büyük bölümünün uluslararası alanda da kullanılan bilimsel yöntemler olduğunu iddia eden Timuçin Özat, bugüne kadar yer, zaman ve büyüklük vererek 23 deprem tespiti yaptığını, bunların 18’inin gerçekleştiğini hatırlattı. Özat, "Depremi yüzde 100 bilmek diye bir şey yok ancak yeterli bilgiye sahip bazı bölgelerdeki sismik boşlukların disiplinli şekilde takibiyle yüzde 60 ila 90 arasında matematiksel tahmin yapılabilir. Yüzde 15-20 yanılma payı normaldir. Birçok veri var lakin bunları anlatmaya, yazmaya kalksam çok uzun sürer ve karmaşık duruma gelebilir" dedi. "Akdeniz’de 722 yıllık bir gerilme birikti" En belirgin tahminlerinden birinin 23 Ekim 2011’deki 7.2 büyüklüğündeki Van (Erciş-Tabanlı) depremi olduğunu dile getiren Özat, şu anda beklediği dört deprem bulunduğunu, bunlardan en kritik olanının Girit Adası (Akdeniz) olduğunu vurguladı. Afrika plakasının Anadolu’nun altına dalması sonucu bölgede, 1303’ten beri sismik boşluk durumunda olan kesimde ’722 yıllık bir gerilme biriktiğini savunan Özat, 2026-2029 arasında Girit’in güney hattında 8,1-8,2 büyüklüğünde, Mercalli bazında yer yer 9-10 şiddetinde bir deprem meydana gelebileceğini ileri sürdü. Bölgedeki büyük bir depremin Akdeniz genelinde tsunami riski oluşturacağını belirten Özat, Türkiye’de Muğla, Datça, Fethiye, Marmaris, Milas, Bodrum, Ula, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Seydikemer, Antalya’nın batısı özellikle Finike, Kaş ve doğusunda Alanya, Aydın’ın Kuşadası, Didim, Söke ilçeleri ile İzmir’in güneyinde Selçuk, Menderes, Seferihisar, Urla, Çeşme kıyılarının etki alanında olduğunu söyledi. Tsunami dalgalarının 15 ila 25 dakikada Türkiye kıyılarına ulaşabileceğini, dalga boyunun 2 ila 8 metre, ilerleme mesafesinin ise düz alanlarda 1-2 kilometre olabileceğini iddia etti. Özat bu konuda Yunanistan’daki çalışmaları da senelerdir takip ettiğini kaydetti. "23 tespitin 18’i gerçekleşti" Jeolojik yer olaylarına karşı ilgisinin 1999 yılına dayandığını belirten Timuçin Özat, "17 Ağustos 1999 depreminde kız arkadaşımı kaybettim. Çok etkilendim zaten. Ondan sonra 1 Mayıs 2003’te Bingöl’de bir deprem olmuştu. 176 kişi vefat etmişti. Ondan çok etkilendim ve niye bilinemiyor dedim. Yüzde 100’ü olmasa da bir kısmı bilinebilir dedim ve o günden sonra ciddi bir çalışma içerisine girdim. Hatta o dönemde Karadeniz Ereğli’deydim. Kaymakam Aziz İnci’nin talebi üzerine sekiz ayda hazırladığım 27 sayfalık raporu basın eşliğinde kendisine sunmuştum. Depremleri bilen bir formül yoktur böyle diyenlere de inanmamak gerekiyor. Ama literatürde olan bazı bilimsel parametreler var. Yüzde 60 ila 90 arasında matematik hesaplaması var. Bununla tahmin edilebiliyor. Genellikle yüzde 15-20 yanılma payı oluyor. 2003 yılından 2025 sürecine kadar toplam 23 tespit gerçekleştirdim. Yer, büyüklük ve zaman verilmesi gerekiyor. Bu bağlamda 23 tespitin 18 tanesi gerçekleşti. Bunlardan en büyük olanı da 23 Ekim 2011’de yaşadığımız 7.2’lik Van depremiydi. Geri kalan beş depremin dördü bekleme sürecinde bulunuyor. Bir tanesi üzerinde de çalışmaya devam ediyorum. Beklediğim dört depremin bir tanesi Girit adasında meydana gelecek" diye konuştu. "Yunanistan’ın Girit adasında 9-10 şiddetinde bir deprem olacak" 2026-2029 arasında Girit’in güneyinde 8.0-8,2 büyüklükleri arasında, yer yer 9-10 şiddetinde bir deprem meydana gelebileceğini savunan Özat, "Mayıs 2025 tarihinde Girit’in kuzeyinde 6’lık iki tane deprem oldu. Marmaris açıklarında 5.8’lik deprem oldu. Bunlar buz dağının görünen kısmı bile değil. Burada bir Afrika plakası var. Bilim insanları Türkiye’de Pasifik çemberindeki gibi Japonya, Endonezya, Filipinler‘deki gibi deprem olmaz diyor. Doğru ama bir parantez açmak gerekiyor. Tıpkı Japonya’da, Endonezya’da, Filipinler’de, Şili’de o ateş çemberinde olan depremlerin ve tsunamilerin bir benzeri sadece Girit bölgesinde olur. Afrika levhası, Ege ve Anadolu’nun altına giriyor. Söz konusu sismik boşlukta 2025 yılı itibariyle 722 yıllık bir gerilme var. Bilim insanları bununla ilgili ciddi çalışmalar yaptı. 2026-2029 arasında 8,1 ya da 8,2 büyüklüğüne çıkacak. Yunanistan’ın Girit adasında 9-10 şiddetinde bir salınım ihtimali yüksek. Bizden ortalama 200 kilometre uzak ancak bu salınım tsunami etkisi oluşturacak. Muğla, Aydın, Antalya batı kıyıları ve İzmir’in güneyi titreşim ve tsunami dalgalarından etkilenecek. Son iki bin yılda 7 kez yaşanmış. Bu aynı zamanda Yunanistan ve Türkiye başta olmak üzere Kıbrıs, Libya, Mısır, Tunus, İtalya, Arnavutluk ve kısmen de Suriye, Lübnan, Filistin ve İsrail kıyıları da bu tsunami dalgalarından etkilenecek. Tsunami dalgaları 15 ila 25 dakika sonra kıyılarımıza ulaşacak. Tsunaminin saatteki hızı 400 kilometreyi geçecek. Türkiye’nin önünde irili ufaklı çok adaları var. Bunlar tsunami etkisini kıracak ancak etkisini kırsa da tsunamiler, fırtına dalgaları gibi değildir, dolanma davranışı gösterir, koy ve körfezlerde büyük ve kıyıya yaklaşınca su duvarı oluşturur. Düz alanlarda 1 ila 2 kilometre kadar içeri girecek. Tsunami dalgasının boyu 2 ila 8 metre arasına çıkabiliyor. 20 senedir hazırlık evresi depremleri gerçekleşiyor. Şu an dahil olmak üzere 2026 ile 2028 sürecinde bu ana şoktan önce 5.0, 5.3, 5.5, 5.8’lik en az 4-5 tane deprem yaşanacak. Türkiye’nin batısından kalan her yerde bu deprem hissedilebilecek. Eğer 8.3’e ulaşırsa Ordu, Giresun, Trabzon’dan çok hafif şekilde hissedilebilir. Kuvvetle muhtemel Zonguldak’a kadar olan kesimde hissedilecek" şeklinde konuştu. "Türkiye’de bu yüzyıl içerisinde 7.5’luk bir deprem ihtimali çok zayıf ancak 6-7,2 arasında salınım üretecek birçok kırık yani fay mevcut" İstanbul’un tarihi bazı depremlerinin çok abartıldığını kaydeden Özat, "Türkiye’de bilinen 476 tane diri fay var. 2099’a kadar 7,5 üzerinde bir deprem ihtimali bilinen hatlarda zayıf olasılık. Kuzey Anadolu Fayı’nın yüzde 75-80’i geçtiğimiz yüz yılda gerilim yaşadı. Doğu Anadolu Fayı en son Kahramanmaraş depremlerinde büyük bölümü gerilim boşalımı yaşadı. Batı Anadolu-Ege faylarının yine büyük bölümü geçtiğimiz yüzyılda gerilim boşalım yaşadı. Gerilim atımı olan kesimlerde çok büyük depremler beklenmiyor. Bingöl’ün Yedisu ilçesi boşaltmadı. Burada 241 yıllık bir gerilme var. 2030’lu yıllarda bir deprem bekleniyor. 6,5 ve 7,2 arasında bir deprem olur. Yakın gelecekte, Hakkari-Irak-İran sınır hattı arasında 6,4 ila 7,2 arası iki tane deprem potansiyeli var. Bu da sürecin içerisinde. Hakkari Yüksekova’nın zemini genel olarak iyi değil. Ayrıca, geçtiğimiz günlerde Japon bir uzman Marmara için 7,9’dan bahsetti. 7,9 için 350-400 kilometrelik fay gerekiyor. Marmara Denizi zaten o kadar büyük değil. İstanbul’un tarihi depremleri de çok abartılıyor. 7,4’e kadar bir deprem oldu. 8’lik deprem Marmara’da yok. 150-180 sene sonra İstanbul’un açıklarında 7 ve 7.2’lik tekrar yaşanacak. Tahminler revize edilmeye başladı. İstanbul yakınlarında bu yüz yılda olacak en uç deprem moment büyüklüğü 6,3 bu da tabii ki önemsenmelidir. Güney Marmara, Bandırma tarafı riskli. Balıkesir’in İvrindi ve Edremit Körfezi arası çekinceli. 6.4 ve 7’lik iki salınım ihtimali var zamanını bilemeyiz. Türkiye’de bu yüzyıl içerisinde 7.5’luk bir deprem yok. 7’lik depremde bu yüzyıl içerisinde karasal alanda 6 tane var" ifadelerini kullandı. "Tsunami tatbikatları yapılmalı" 16 yıllık gazetecilik geçmişi olan Özat, bilinenin aksine Akdeniz’in, Pasifik Okyanusu’ndan sonra tsunami sıklığı ve tehlikesi açısından ikinci sırada yer aldığının altını çizerek, tsunami (süpürtü) tatbikatlarının genel kapsamlı olarak yapılması gerektiğini, Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’de son 2 bin 500 yılda 92 tsunami kaydı olduğunu sözlerine ekledi.
11 Aralık 2025 Perşembe - 17:17
Trabzon’da restorandaki silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı
Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde 4 gün önce bir restoranda yaşanan silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, olay 8 Aralık gecesi saat 23.30 sıralarında Beşikdüzü ilçesindeki bir restoranda meydana geldi. İddiaya göre restorana gelen 4 kişilik grup, işletme sahibinden para istedi. E.U. ve M.U. isimli şahısların "Herkes bize haracını verecek" şeklinde bağırdığı öne sürüldü. Zanlılardan M.K. ve E.Ç. ise olay yerinde işletme sahibi ve müşterilere tehditler savurdu. Tartışmanın büyümesi üzerine saldırganlar, işletme sahibi O.H.’yı ayağından 4 kurşunla vurarak yaraladı. Saldırı sonrası bir süre yaralının başında bekleyen zanlılar, daha sonra restoranda çalışan garsona da ateş ederken, garsonun şans eseri yara almadığı öğrenildi. Olay sırasında restoranda bulunan müşteriler ve garson, yaralanan işletme sahibine ilk müdahaleyi yaparken, daha sonra olay yerine polis ve sağlık ekipleri geldi. Yaralı işletme sahibi, ambulansla Trabzon Farabi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Saldırganların yakalanması için polis ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Öte yandan, yaşanan silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı.
11 Aralık 2025 Perşembe - 15:01
Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin ihalesi 10 Şubat’ta yapılacak
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Uzunkum Yaşam Alanı 1. Etap ihalesinin 10 Şubat 2026’da yapılacağını açıkladı. Başkent Ankara’da, şehrin ihtiyaçlarına yönelik bakanlar ve üst düzey bürokratlarla görüşmeler gerçekleştiren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, vizyon projeleri arasında yer alan Uzunkum Yaşam Alanı’na ilişkin müjde verdi. Başkan Genç, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mustafa Levent Sungur ile yaptığı görüşmenin ardından, ilk etabı 250 dönümlük alan üzerinde planlanan projenin yapımı için 10 Şubat 2026 tarihinde ihaleye çıkılacağını açıkladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilecek Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin ilk etabının 461 günde tamamlanması hedefleniyor. Uzunkum Yaşam Alanı’nın Trabzon’un sahil hattına yeni bir kimlik kazandıracağını belirten Başkan Genç, "TOKİ Başkanımız ve hemşehrimiz Mustafa Levent Sungur Bey ile yaptığımız görüşmeler neticesinde, projemizin ilk etabının yapımı için 10 Şubat 2026’da ihaleye çıkılması konusunda mutabık kaldık. İlk etabı 250 dönümlük alanı kapsayan bu proje; rekreasyon alanlarından sosyal donatılara, yürüyüş ve bisiklet yollarından spor alanlarına, geniş yeşil yaşam koridorlarından vatandaşlarımızın doğayla iç içe vakit geçirebileceği modern sosyal mekanlara kadar pek çok unsuru bünyesinde barındıracak. Şehrimize hayırlı olsun" dedi.
11 Aralık 2025 Perşembe - 14:36
Prof. Dr. Ersan Başar: "Antarktika dünyanın kara kutusu"
Prof. Dr. Ersan Başar, Antarktika’nın dünyanın kara kutusu olduğunu belirterek "Eğer dünyanın geçmişini, insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsanız Antarktika’yı çözmeniz gerekiyor. Bu buzun her katmanındaki yapıyı tespit etmeniz gerekiyor" dedi. 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne de katılan Prof. Dr. Ersan Başar, Avrasya Üniversitesi’nde "Küresel Isınma ve Kutuplar" konulu söyleşi programına katıldı. Ömer Yıldız Yerleşkesi konferans salonunda gerçekleşen programda konuşan Prof. Dr. Ersan Başar, "Antarktika öyle bahtsız bir yer ki 2 milyon yıldır yağmur yağmamış kuru bir kıta. Antarktika o kadar büyük bir yer ki Türkiye’nin 17 katı ve Avrupa’nın yaklaşık bir buçuk katı büyüklüğünde bir kıtadan bahsediyorum. Siz dünya haritasına baktığınızda ülkenizin 17 katı büyüklüğünde bir kıtanın dünyanın altında bulunduğunu fark ettiniz mi? Öyle bir kıta ki üzerinde bulundurduğu yapı itibariyle 2 bin metre ortalama yer kürenin üzerinde buz var ve bu buz yaklaşık 24 milyon kilometreküplük bir buzula tekabül ediyor. Dünya tatlı su rezervi burası; dünyadaki tatlı suyun yüzde 92’sine karşılık geliyor. Antarktika bir kara kutu, dünyanın kara kutusu. Eğer dünyanın geçmişini, insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsanız Antarktika’yı çözmeniz gerekiyor. Bu buzun her katmanındaki yapıyı tespit etmeniz gerekiyor" diye konuştu. "Yukarıda yani kuzey kutbunda ise buzul yok; yukarıda deniz buzu var, kıta yok" diyen Başar "Orada deniz donuyor ve buz oluşuyor. Arktik ve Antarktika’yı karşılaştıracak olursak, Antarktika var olduğundan beri hiçbir zaman bir halk yaşamamıştır. Hâlen yaşayan kimse yok; burada sadece bilim insanları ve lojistik personeli var. Türkiye’nin 17 katı büyüklüğünde bir kıtada maksimum yaz döneminde 4 bin, kış döneminde ise bin kişi bulunuyor. Arktik’te ise İnuitler, Eskimolar gibi çeşitli halklar yaşamaktadır. Penguen Antarktika’nın olmazsa olmazıdır. Penguenlerle kutup ayıları arasında ilginç bir denge vardır: Penguenler yukarı çıkmıyor, kutup ayıları aşağı inmiyor. Antarktika çok ciddi mineraller, birçok element ve maden barındırıyor. Uzaydan elde edebileceğimiz bazı madenleri Antarktika’da bulabiliyoruz. Bunlar uzay çalışmalarında, askeri çalışmalarda ve elektronikte çok önemli malzemeler. Arktik’e baktığımızda ise burada kıyıdaş devletler var. Bu devletlerin kıta sahanlıkları, ekonomik münhasır alanları bulunuyor. Bu bölgede buzun altında çok ihtiyaç duyulan madenlere ulaşabiliyorlar. Ayrıca çok ciddi petrol ve doğalgaz yatakları mevcut ve bunlara ulaşabiliyorlar. Antarktika’da ise nükleer çalışmalar, hidrokarbon, petrol ve doğalgaz faaliyetleri, madencilik çalışmaları ve araştırmaları tamamen yasaktır" ifadelerini kullandı.
11 Aralık 2025 Perşembe - 13:50
İmperial ailesi geleneksel yıl sonu yemeğinde buluştu
Özel İmperial Hastanesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen yılsonu yemeğinde bir araya gelen doktorlar, hastane ortakları ve personelleri yoğun iş temposunun yorgunluğunu atmanın ve hep bir arada olmanın mutluluğunu yaşadılar. Hastane yönetimi tarafından organize edilen moral motivasyon gecesine Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Koç, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları, Op. Dr. Ekrem Sağlam, Mehmet Çelebi, Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Dr. Tahsin Yayla, Başhekim Uzm. Dr. Cemil Bayarslan, Genel Müdür Cihan Başoğlu, hekimler, hastane ortakları ve hastane personelleri katıldı. Gecede bir konuşma yapan Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Koç, 2007 yılında hizmete giren hastanenin hedefleri doğrultusunda büyümeye devam ettiğini kaydederek "Özel İmperial Hastanesi olarak hizmete girdiğimiz 2007 yılından bugüne kadar hedeflerimiz doğrultusunda büyüyerek bölgemiz insanlarına olduğu gibi yurt içi yurt dışına en iyi şekilde sağlık hizmeti vermeye devam ediyoruz. Bugüne kadar hedeflediğimiz ve gerçekleştirdiğimiz her başarıda sizlerin payı var. Ekip çalışmasına olan inancımız, sizlerin de bu inancı yanıltmadan yanımızda yer almanız bizi bu günlere getirdi. Tüm yönetim kadrosuna, hekimlerimize ve tüm çalışanlarımıza, yönetim kurulu adına özverili çalışmaları için teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Daha sonra Hastane Genel Müdürü Cihan Başoğlu’nun sunumunun ardından, hekimler ve hastane çalışanları canlı müzik eşliğinde doyasıya eğlenme imkânı da buldu.
11 Aralık 2025 Perşembe - 09:23
Karadeniz için en büyük iki tehdit: "Deniz salyangozu ve taraklı medüz"
Karadeniz’de son dönemde en büyük ekolojik baskıyı oluşturan türlerin başında deniz salyangozu ve taraklı medüzün geldiği belirtildi. Türkiye’nin denizlerinde yabancı tür hareketliliği son yıllarda hızla artıyor. Son 50 yıldır Akdeniz’den başlayıp Ege, Marmara ve Karadeniz’e kadar uzanan göç rotasında ilerleyen yabancı türlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bunların önemli bir kısmı Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı aracılığıyla gelen göçmen türlerden, bir kısmı ise uluslararası deniz taşımacılığında kullanılan gemilerin balast suları ile ekosisteme karışan türlerden oluşuyor. Bunlar arasında Karadeniz’de son dönemde en büyük ekolojik baskıyı oluşturan türlerin başında ise deniz salyangozu ve taraklı medüz geliyor. Deniz salyangozunun kontrolsüz çoğalmasının kıyı ekosistemlerinde tahribata yol açtığı ve Akdeniz midyesini yok etme noktasına getirdiği, taraklı medüzün ise özellikle hamsi gibi ekonomik değeri yüksek balık türlerinin yumurta ve larvalarını tüketmesi ve besin rekabetine girmesinin popülasyonlar üzerinde olumsuz etkilere sebep olduğu görülüyor. Türk kara sularına 500’e yakın yabancı tür girmiş Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Şahin, denizlerin ısınması, tuzluluk oranlarının değişmesi ve denizlerde artan kirlenme sonucunda ortama yeni türler girdiğine dikkat çekti. Şahin, "Tutunabilirse adapte oluyor. Bu yabancı türlerin adaptasyonu sürecinde yerli türlerle girdikleri rekabet sonucunda ortamdan gitmelerine ya da yok olmalarına sebep olmaktadır. Şu anki gidişatta bölgemizdeki birçok türün yaşam alanına başka yerlerden gelen yeni türler geçecek gibi gözüküyor" ifadelerini kullandı. Şahin, yapılan çalışmalara göre farklı yollarla Türk kara sularına 500’e yakın yabancı türün girdiğini söyledi. Yürütülen çalışmalar ve kanunlarla gemilerin balast suları vasıtasıyla gelebilecek yabancı türlerin engellenmeye çalışıldığını kaydeden Şahin, "Her ne kadar yüzde yüz başarılı olunduğu söylenemese de bu konuda çalışmalar yürütülüyor. Ancak deniz suyuyla beraber yüzerek göç etmek suretiyle gelen türler için bir şey yapmak mümkün değil, bu doğal bir süreç. Bununla beraber tropik bir balığı bir süre akvaryumda besledikten sonra alıp denize bırakıldığı yönünde vakalar da duymaktayız" dedi. "Bu sürecin nasıl işlediğini ve neyle sonuçlanacağını ilerleyen zamanlarda göreceğiz" "Balıkçılar tarafından yakalanan ve bizim bölgemizde yeni görülmeye başlandığı söylenen türlerin geçişi ilk değil" diyen Şahin, "Yaklaşık 5 yıldır sık sık Akdeniz’den Ege’ye, Ege’den Marmara’ya ve Karadeniz’e türlerin geçişi yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu sürecin şu anda ticari avcılık yaptığımız hamsi, palamut, istavrit, barbunya ve mezgit gibi türlerin üzerindeki etkisini ilk etapta görmemiz zor. Yabancı türlerin gelip yerleşip burada konaklayabilmeleri, üremeleri ve sürü oluşturmaları gerekiyor, ki bu da öyle çok hızlı gelişen bir süreç değil. Biz bu sürecin nasıl işlediğini ve neyle sonuçlanacağını ilerleyen zamanlarda göreceğiz" şeklinde konuştu. "Akdeniz’i balon ve aslan balığı maalesef neredeyse istila etti" Akdeniz’de balon ve aslan balığının yerli türleri kovduğunu vurgulayan Şahin, "Benzer durum Akdeniz kıyılarımızda karşımıza çıkıyor. Akdeniz’i balon ve aslan balığı maalesef neredeyse istila etti. Oradaki yerli türleri ortamdan kovdu, kovmadığını yedi bitirdi. Bir tane gelir buralarda birkaç tane balık yer ama üreyemediği için ölür gider. Ama burada stok oluşturursa, kendine ortam bulursa o tehlikeli bir duruma dönüşüyor. Çok tehlikeli ve rakip tanımayan bu iki türün sularımıza adapte olduğu anlaşıldığında iş işten geçmişti" ifadelerini kullandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:36
Evde temizlik yaparken fenalaşan genç kadın hayatını kaybetti
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde 3 çocuk annesi ev kadını, evde temizlik yaparken kullandığı temizlik malzemelerinin etkisi ile fenalaşarak hayatını kaybetti. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığında görev yapan Hakan Katırcı’nın eşi Ümran Katırcı (34), evinde temizlik yaptığı sırada kullandığı temizlik maddelerinin etkisiyle fenalaştı. İddialara göre genç kadın, temizlik yaparken kullandığı malzemeleri karıştırdı ancak bir süre sonra bu kimyasal maddelerden çıkan gazın etkisi ile solunum sorunu yaşamaya başladı. Fenalaşması üzerine eşini arayarak durumu anlatan Ümran Katırcı, eve gelen eşi tarafından baygın halde bulundu. Hakan Katırcı baygın haldeki eşine kalp masajı yaptı. Eşinin eve çağırdığı ambulansla Trabzon Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 çocuk annesi genç kadın, hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Ümran Katırcı’nın cenazesi, bugün Fatih Merkez Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Geçit Mahallesi aile kabristanlığında toprağa verildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:38
Motosiklet tutkunu genç 10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti
Trabzon’un Arsin ilçesinde 10 gün önce geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan 18 yaşındaki genç yaşam mücadelesine kaybetti. Alınan bilgiye göre, 30 Kasım günü Arsin Organize Sanayi Bölgesi mevkiinde motosikleti ile kaza yaparak ağır yaralanan Muhammet Salih Demir, kaza sonrası Kaşüstü Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Burada 10 gündür yoğun bakım servisinde tedavisi süren genç, bugün yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Demir’in Araklı ilçesi Yeniköy Çapan Mahallesi’nde son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:41
Trabzonspor hem iç sahada hem deplasmanda istikrarlı
Trabzonspor, bu sezon Trendyol Süper Lig’de hem evinde hem de deplasmanda istikrarlı bir grafik çiziyor. İç sahada 18, dış sahada 16 puan toplayan bordo-mavililer, toplam 34 puanla zirve yarışının iddialı ekiplerinden oldu. Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında sahasında Beşiktaş’ı konuk edecek olan Trabzonspor, sahasında oynadığı 8 maçta da mağlubiyet görmedi. Bu karşılaşmalarda 5 galibiyet ve 3 beraberlik elde eden bordo-mavililer, rakip filelere 14 gol gönderirken kalesinde sadece 4 gol gördü. Karadeniz ekibi içeride topladığı 18 puanla bu alanda 2. basamakta yer alıyor. Deplasman maçlarında da istikrarını koruyor Trabzonspor, dış sahada oynadığı 7 maçta 5 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Attığı 13 gole karşılık 9 gol yiyen bordo-mavililer, 16 puanla deplasman tablosunda Galatasaray ve Fenerbahçe ile aynı puanı topladı. Averajla 3. sırada yer alan Karadeniz ekibi, dış sahada da istikrarlı görüntüsünü sürdürdü. Ligin zorlu deplasmanı Bu sezon evinde Galatasaray ve Fenerbahçe ile birlikte yenilmeyen takımlar arasında yer alan Trabzonspor, sahasında aldığı sonuçlarla zirve yarışında önemli bir ivme yakaladı. Bu hafta sonu sahasında Beşiktaş’ı ağırlayacak olan bordo-mavililer, Onuachu ve Pina gibi önemli eksiklerine rağmen 3 puana odaklanmış durumda. Trabzonspor’un bu sezon evinde oynadığı maçlar ve skorlar şöyle: Trabzonspor: 1 - Kocaelispor: 0 Trabzonspor: 1 - Antalyaspor: 0 Trabzonspor: 1 - Samsunspor: 1 Trabzonspor: 1 - Gaziantep FK: 1 Trabzonspor: 4 - Kayserispor: 0 Trabzonspor: 2 - Eyüpspor: 0 Trabzonspor: 1 - Alanyaspor: 1 Trabzonspor: 3 - Konyaspor: 1
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:39
H3N2’nin yeni varyantı dünyada yayılıyor, uzmanlardan Türkiye için uyarı
Dünyada yayılım göstermeye başlayan H3N2 virüsüyle ilgili uzmanlardan uyarı geldi. Uzmanlar, şu anda Avrupa’da en sık rastlanan virüsün yeni varyantıyla önümüzdeki dönemde Türkiye’de de karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, uzun zamandır tanınan virüsün zaman içinde mutasyona uğradığını belirterek, "Yeni tespit edilen varyant, yaz mevsiminde güney yarımkürede, Avustralya’da ortaya çıktı ve oradaki vakaların çoğunun H3N2’nin bu yeni yedi mutasyon taşıyan varyantıyla ilişkili olduğu görüldü" dedi. Özlü, virüsün şu anda Avrupa’da en sık rastlanan varyant hâline geldiğini, bu durumun yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayacağını, muhtemelen yeni mutasyonun sağladığı avantajlar nedeniyle virüsün tüm dünyaya yayılacağının öngörüldüğünü kaydetti. "Virüs zaman içinde değişikliklere ve mutasyonlara uğruyor" Virüsün zaman içinde mutasyona uğradığına dikkat çeken Özlü, "Aslında H3N2, bizim bildiğimiz A grubu influenza virüsüdür. Uzun zamandır tanıdığımız bu virüs zaman içinde değişikliklere ve mutasyonlara uğruyor. Yeni tespit edilen varyant, yaz mevsiminde güney yarımkürede, Avustralya’da ortaya çıktı ve oradaki vakaların çoğunun H3N2’nin bu yeni yedi mutasyon taşıyan varyantıyla ilişkili olduğu görüldü. Daha sonra mevsim gereği kışa girilirken Japonya, Amerika, Kanada, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde de sıkça görülmeye başlandı. Şu anda Avrupa’da en sık rastlanan varyant hâline gelmiş durumda. Bu durumun yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayacağı, muhtemelen yeni mutasyonun sağladığı avantajlar nedeniyle virüsün tüm dünyaya yayılacağı öngörülüyor. Bu virüsün daha önce bildiğimiz grip virüsüne göre daha ağır ya da daha ölümcül hastalık yaptığına dair hiçbir bilgi yok. Genelde bildirilen vakalar hafif üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde seyrediyor. Ancak çocuklarda daha sık görüldüğüne ve kronik hastalığı olan risk gruplarında daha ağır seyredebildiğine ilişkin veriler mevcut. Japonya’da özellikle çocuk hasta sayısında artış olduğu bildirildi. Asya ülkelerinde de salgının başladığı ve çocuklarda sık görüldüğü yönünde bilgiler var" diye konuştu. "Türkiye’de de bu virüsle karşılaşma olasılığımız yüksek" Sağlık Bakanlığının henüz bir bildirimde bulunmadığını ancak önümüzdeki dönemlerde Türkiye’nin bu virüsle karşılaşma olasılığının yüksek olduğunu belirten Özlü, "Ülkemizle ilgili olarak ise Sağlık Bakanlığı henüz bir bildirimde bulunmadı. Ancak önümüzdeki dönemde Türkiye’de de bu virüsle karşılaşma olasılığımız yüksek. Diğer influenza virüslerinde olduğu gibi tablo benzer, ancak dikkatli olmak gerekiyor. Yeni bir mutasyon olduğu için mevcut grip aşısının içinde H3N2 bulunsa da, bu yeni varyant mutasyonlar nedeniyle aşıdan bir miktar kaçabiliyor. Yine de mevcut aşının ağır hastalık ve hastaneye yatışa karşı yaklaşık yüzde 70 oranında koruma sağladığı biliniyor. Özellikle risk grubundaki kişilerin kendilerini korumaları önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Şu anda pandemi veya küresel salgın riski söz konusu değil" "Şu anda pandemi veya küresel salgın riski söz konusu değil" diyen Özlü, "Sadece risk gruplarının dikkatli olması gerekiyor. Kronik akciğer hastalığı, kalp, karaciğer, böbrek hastalığı bulunanlar, şeker hastaları, bağışıklığı baskılanmış bireyler, bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullananlar, gebeler ve aşırı kilolu kişiler kendilerini korumalıdır. Bu mevsimde dikkatli olmak önemli. Aralık ayına girdik; ocak ve şubat hastalıkların en sık görüldüğü, pik yaptığı dönemlerdir. Kalabalık ve iyi havalandırılmayan ortamlara mümkün olduğunca girilmemeli; zorunlu durumlarda mesafe korunmaya çalışılmalıdır. Toplu taşıma kullananların maske takması faydalıdır. El hijyeni de çok önemlidir; eller sık sık sabunlu suyla yıkanmalı ya da kolonya veya alkol bazlı dezenfektan kullanılmalıdır. Bu hastalığı size çoğunlukla en yakınlarınız, sevdikleriniz bulaştırabilir. Yakın çevrenizde grip olan, ateşi veya öksürüğü bulunan kişiler varsa bir süre temasın azaltılması gerekir. Hasta kişilerle temas en yaygın bulaşma yoludur. Bu nedenle dikkatli olunmalıdır. Bağışıklığımızı güçlü tutmak için sağlıklı ve dengeli beslenmeyi, kaliteli ve yeterli uyku uyumayı, bol su içmeyi ve hareketli bir yaşam sürmeyi öneriyoruz" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder