Yerel Haberler
Trabzon
05 Mayıs 2026 Salı - 11:55 Uğur Korkmaz: "Bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynakların hızla tüketildiğini belirterek "Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız" dedi. Sıfır Atık Vakfı tarafından 81 ilde "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temalı "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları" düzenleniyor. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Trabzon Valiliği himayesinde Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle "Trabzon Sıfır Atık" çalıştayı gerçekleştirildi. KTÜ Sahil Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştayı Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak, Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, akademisyenler ve kurum amirleri katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynağın hızla tüketildiğini belirterek "İktisat bilimini insanın sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamaya çalışan bilim dalı olarak tanımlarlar. Çevrede bu anlamda sınırlı bir kaynak ve bugün biz bu sınırlı kaynağı hızla tüketiyoruz. Geçmişe göre günümüzde insan nüfusu ve ihtiyaçları oldukça arttı. Bu nüfusu ve ihtiyaçları karşılayabilmek için doğal olarak sanayileşme ve üretim de arttı. Bunun sonucu olarak atık miktarı ve çeşitliliğinde de oldukça artış meydana gelmiştir. Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız. Bakanlığımız bu gidişatın önüne geçilmek amacıyla 2017 yılında sıfır atık projesi başlatıldı" ifadelerini kullandı. Sıfır atık projesinde önemli mesafeler kaydedildiğini vurgulayan Korkmaz, "Ülkece sahiplenildi. Hatta sıfır atık projesi ülkemiz dışında da sahiplenildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla 30 Mart tarihi sıfır atık günü olarak kutlanmaya başladı. Projenin başarısı istatistiklere de yansımış durumdadır. 2017 yılında geri dönüşüme gönderdiğimiz atık oranı yüzde 13 iken 2026 yılında bu oranı yüzde 40’a ulaştırmış durumundayız. 2035 yılına kadar da yüzde 60 seviyesine çıkmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır" Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak ise "Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır. İsraf, atık ve çevre sorunları artık sadece yerelde değil küresel bir melese haline gelmiştir. Bu bağlamda hedefimiz kaynakları verimli kullanma, israfı önlemek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Çevreyi korumak tek bir bireyin değil veya tek bir kurumun yapabileceği bir şey değildir. Bu birlikte başarabileceğimiz bir sorumluluktur" şeklinde konuştu. "Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz" Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter ise yaptığı konuşmada, artık sıfır atık meselesini sadece çöp ayrıştırma meselesi olarak görmediklerini kaydederek "Havanın, suyun ve toprağın kalitesi ve kirlenmesine kadar bir çok boyutla ele almamız gerektiğini biliyoruz. Ülkemizin her zaman su zengini olan bir ülke olduğunu düşünüyorduk. Fakat özellikli geçen sene kuraklıkla karşı karşıya kaldığımızda bu gerçeği çok net bir şekilde görüyoruz. Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Sıfır atık derken çöp ayrıştırma ve katı atık tesisleri olarak olaya bakarsak yanlış bakarız" ifadelerini kullandı.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:43 Trabzonspor’un İstanbul etkisi Trendyol Süper Lig’de deplasmanda Beşiktaş ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu sezon İstanbul takımları karşısında elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkat çekti. Trabzonspor, Süper Lig’de sezonun son deplasman maçına Beşiktaş karşısında çıkmaya hazırlanırken, 2025-2026 sezonunda İstanbul ekiplerine karşı topladığı puanlarla dikkat çekti. Bordo-mavililer, geride kalan 32 haftada hanesine yazdırdığı 66 puanın 27’sini İstanbul takımlarına karşı elde etti. Karadeniz ekibi, bu sezon İstanbul temsilcileriyle oynadığı 13 maçta 8 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet alırken, söz konusu karşılaşmalarda 25 gol atıp 17 gol yedi. Puanların yüzde 41’i İstanbul takımlarından Trabzonspor, ligde topladığı puanların yüzde 41’ini İstanbul ekiplerinden aldı. Bordo-mavililer, yalnızca Fenerbahçe ile oynadığı iki maçtan puan çıkaramazken; Eyüpspor, Kasımpaşa ve Fatih Karagümrük karşısında 6’şar puan topladı. Başakşehir ve Galatasaray ile oynadığı maçlardan ise 4’er puan çıkardı. Sezonun ilk yarısında sahasında Beşiktaş ile 3-3 berabere kalan Trabzonspor, sezonun son derbisinde deplasmanda rakibiyle karşılaşacak. Bordo-mavililer, bu mücadeleden galibiyetle ayrılarak moral bulmayı hedefliyor. Geçen sezona göre büyük fark Trabzonspor, geçtiğimiz sezon Süper Lig’de yer alan 6 İstanbul takımı karşısında toplam 13 puan toplamıştı. Bu sezon ise lig tamamlanmadan 27 puana ulaşan bordo-mavililer, geçen sezona şimdiden 14 puan fark attı.
Başkan Kaya, Ortahisar Belediyesi bünyesinde tekstil atölyesi kuruyor
24 Kasım 2024 Pazar - 13:47 Başkan Kaya, Ortahisar Belediyesi bünyesinde tekstil atölyesi kuruyor Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, belediyede çalışan işçilerin kullandığı iş elbiselerinin üretimi için bir tekstil atölyesi kuracaklarını belirterek bu alanda 300’e yakın istihdam oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Ortahisar Mahallesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Hat, tezhip, minyatür, ebru, çini ve yağlıboya eserler üreten sanatçıların bulunduğu Mahi sanat evine giden Başkan Kaya, daha sonra Yıldıray Yıldırım ve Filiz Yıldırım’ın resim ve el işi atölyesini ve son olarak da üç kadın tarafından işletilen bir tekstil atölyesini ziyaret etti. Kadınların iş dünyasında olması ve üretim yapmasının kendisini çok mutlu ettiğini dile getiren Başkan Kaya, Ortahisar Belediyesi olarak belediye personelinin iş kıyafetlerinin dikileceği bir tekstil atölyesi kurmayı planladıklarını söyledi. "Parayı Trabzon’da tutmalıyız" Atölyede 300’e yakın istihdamın sağlanmasının hedeflendiğini belirten Başkan Kaya, “Belediye olarak yıllık yaklaşık 8 milyon lira ödeyerek iş elbisesi alıyoruz. Temizlik işleri, park bahçeler ve diğer personellerimiz için yazlık ve kışlık olmak üzere iş kıyafeti alımı için yıllık 8 milyon lira gibi bir rakam harcıyoruz. ’Bu parayı nasıl Trabzon’da tutabiliriz?’ sorusuna cevap aradım. Bunun sonucunda da ‘bir tekstil atölyesi kuralım, kızlarımız, kadınlarımız gelsinler orada üretim yapsınlar. O 8 milyon lira da bizim bünyemizde kalsın. Böylece kendi kıyafetlerimizi kendimiz dikmiş olalım’ dedik. Bu şekilde başlamayı planlıyoruz. Zamanla bunu geliştirip, büyütüp 300-500 kadınımıza nasıl istihdam sağlayabiliriz diye çalışacağız. Sonrasında, diğer belediyelere de kıyafet dikelim diye bir düşüncemiz var” dedi. Tekstil atölyesiyle ilgili ilk adımın atıldığını da kaydeden Başkan Kaya, malzeme ve makinelerin temini konusunda görüşmeler yaptıklarını ve yakında start vereceklerini sözlerine ekledi.
Bu da ‘kızarmış kuymak’
24 Kasım 2024 Pazar - 09:55 Bu da ‘kızarmış kuymak’ TRABZON (İHA) – Karadeniz Bölgesi’nin yüzyıllık lezzetlerinden biri olan kuymağın farklı bir lezzeti çeşidi ortaya çıktı. Altı yakılarak dışı çıtır bir görünüme sahip olan kızarmış kuymak sadece Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde yapılıyor. Karadeniz Bölgesi’nin geleneksel mutfağında yer alan kuymağın farklı bir lezzeti sadece Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde yapılıyor. Tereyağı, mısır unu ve peynir üçlüsünün birleşerek oluşturduğu kuymak ilçede ters çevrilerek yeniliyor. Kısık ateşte altı yakılan ve bu sayede çıtır bir görünüme kavuşan kızarmış kuymak ilçede sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olurken, kızarmış kuymak olarak bilinen lezzetin tarifi ise sır olarak saklanıyor. Vakfıkebir ilçesindeki sadece 2 işletmede yapılan kızarmış kuymağı müşterileri ile buluşturan Kadife Sofra isimli işletme sahibi Kadem Sağlam, “Köylerde bakır tavalarda kara ateşlerde kuymak yapılır. Bunun da en lezzetli kısmı altında yanan kısmıydı. Doğal olarak altını kazıma noktasında çocuklar arasında kavgalar olurdu. O çıkarmış şeklini herkesin paydaşı olacağı şekle çevirmek noktasında bir düşünme oluştu. O düşünceden hareketle bu çıktı. Bu şuanda iki yerde yapılıyor. Bu yörenin tereyağı ve telli peynirinin ön plana çıktığı, yine yerli mısır ununun ön plana çıktığı bir üretimdir” dedi. “Yara almaması için tam tarifini veremiyoruz” Kızarmış kuymağın tarifini öğrenmek isteyenler olduğunu kaydeden Sağlam, “Çok reklamı yapılmış değil ama öğrenen mutlaka buradan geçerken kızarmış kuymağımızı yemeye geliyor. İnsanlar bunu çok tercih ediyor. Bu yaz kızarmış kuymak lezzetini deneyen Arap turistlerde oldu. Onların da hoşuma gitti. Tarifini soranlar oluyor ama malum işletmelerde bunların bir kısmını saklamak gerekiyor ki size ait olsun. Aynı ürünü başka yerler de görebilirler. Ama yağ konusunda bu yörenin yağını kullanmamışlardır veya Vakfıkebir telli peyniri kullanmamış olabilir. Aynı kaliteyi ve tadı alma sonuçları olmaz. Görüntü olsa bile lezzet olmaz. Yara almaması için tam tarifini veremiyoruz. Ama bunu organik bir şekilde yapacaklarını bildiğimiz herkese yardımcı oluruz” diye konuştu. “Farklı bir lezzet” Kızarmış kuymağın yapılışını anlatan Emine Şen ise, her ürünün organik olması gerektiğinin altını çizerek, “Normal kuymak yaparken kızarmış kuymağın daha güzel fark ettiğimizde bunu yapmaya başladık. Vakfıkebir’in özel telli peynirinden kuymak yaptığımız zamanlarda bunu ters çevirince kızarmış kuymağı keşfettik. O günden beri kızarmış kuymağı hem biz tercih ediyoruz hem de müşterilerimize sunuyoruz. Farklı bir lezzet. Vakfıkebir’in özel tereyağından yapılıyor. Tereyağını erittikten sonra mısır unu katıyoruz. O da Karadeniz Bölgesi’ne has. Mısır ununu kavurduktan sonra bir miktar su ekliyoruz. Ondan sonra tuzunu atıp sonra Vakfıkebir’in meşhur telli peynirini ekliyoruz. Onu da erittikten sonra biraz kızarmaya bırakıyoruz. Sonrasında ters çevirerek kızarmış kuymağımızı müşterilerimizle buluşturuyoruz. Tarifini öğretmek isteyen çok oluyor. Ama herşeyin organik olması lazım” ifadelerini kullandı.
Trabzon’da Organ ve Doku Bağışı eğitimi verildi
23 Kasım 2024 Cumartesi - 13:15 Trabzon’da Organ ve Doku Bağışı eğitimi verildi Trabzon’un Ortahisar ilçe Belediyesi’nde personele yönelik ‘Organ ve Doku Bağışı Farkındalık Eğitimi’ verildi. Ortahisar Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün organizasyonuyla Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Organ Nakil Koordinatörlüğünde görevli Hemşire Filiz Cevher tarafından belediye personeline ‘Organ ve Doku Bağışı Farkındalık Eğitimi’ verildi. Eğitime Ortahisar Belediye Başkan Yardımcıları Alpaslan Özdemir, Mustafa Özer İskender, birim müdürleri ve belediye personeli katıldı. Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Organ Nakil Koordinatörlüğünde görevli Hemşire Filiz Cevher, organ ve doku bağışı, organ nakli, beyin ölümü, bitkisel hayat konularında bilgi verdi. Organ naklinin, “Kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesi” olduğunu belirten Cevher, bağışı yapılabilen organları böbrek, karaciğer, kalp, kalp kapağı, akciğer, pankreas, ince bağırsak, kornea, kas dokusu, kemik, kıkırdak, tendon, deri, yüz ve saçlı deri, üst sindirim yolları, üst solunum yolu, ekstremiteler ve uterus olarak sıraladı. 18 yaşını doldurmuş herkesin organ bağışında bulunabileceğini ifade eden Cevher, İl Sağlık Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü, tüm kamu, üniversite ve özel hastanelerdeki organ bağış birimleri, toplum ve aile sağlığı merkezleri ile organ bağış stantlarında bağışın yapılabileceğini söyledi. Eğitimin devamında beyin ölümü ve bitkisel hayat arasındaki farklardan söz eden Cevher, Türkiye’de bu konuda bilgi kirliliği olduğundan söz etti ve bitkisel hayatta beyin kan akımının, solunumun ve yaşam fonksiyonlarının devam ettiğini, beyin ölümünde ise bu durumların tam tersi olduğunu söyledi. Evde, yolda, hastaneye giderken, ambulansta veya acil serviste vefat eden kişilerin organlarının kullanımının tıbben mümkün olmadığını kaydeden Cevher, “Sadece yoğun bakım şartlarında beyin ölümü (beyin fonksiyonlarının geri dönüşümsüz bir şekilde kaybolması) tanısı konuşan kişilerin ailesinin izin vermesi halinde organları alınabilir” ifadelerini kullandı. Eğitimin sonunda Ortahisar Belediyesi Başkan Yardımcısı Alpaslan Özdemir, Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Organ Nakil Koordinatörlüğünde görevli Hemşire Filiz Cevher’e teşekkür plaketi takdim etti.
Kışın vazgeçilmezi ıhlamur fiyatını ikiye katladı
23 Kasım 2024 Cumartesi - 09:15 Kışın vazgeçilmezi ıhlamur fiyatını ikiye katladı Havaların soğumasıyla birlikte grip ve nezle gibi soğuk algınlığı geçiren vatandaşlar çözümü aktarlarda ararken, en çok tercih edilenler arasında ıhlamur ilk sırayı alıyor. Geçen sene kilosu 600-700 TL civarlarında olan ıhlamur, zahmetli olduğu için pek toplanmadığından fiyatı da bin 500 TL’ye kadar yükseldi. Trabzonlu aktarlardan Muharrem Kan, bu günlerde ıhlamura çok talep olduğunu söyledi. Kan “Şu anda ıhlamura talep patlama noktasında ama gelen müşteriler ıhlamurun fiyatını çok pahalı buluyor. Çok pahalı olmasının nedeni de, kimsenin artık toplamaması. Trabzon’da herkesin mahallesinde hemen hemen birer ıhlamur ağacı vardır. Eskiden dedelerimiz hem şifa hem de güzel koksun diye bahçelere dikmişti. Artık günümüzde bir yevmiyeyi kurtarmadığı için kimse toplamıyor. Akşama kadar bir kilo toplayamayacağını bildiği için herkes pek uğraşmıyor. Ihlamur bu sene kilosu bin 500 TL. Daha önce 600-700 TL idi. Artık köylerde yaşayanlar yavaş yavaş çekildikçe, şehre geldikçe oralardaki ağaçlardaki ıhlamurlar pek toplanmıyor. Günümüzde ıhlamur dikeni hiç duymadım. Hep dedelerimizin diktiği ağaçlar mevcut. Ihlamur toplamak, işçilik ister zahmetli bir iş akşama kadar bir kilo zor toplanıyor. Dolayısıyla maddi olarak pek kurtarmıyor. Ihlamuru genellikle 50 gramlık torbalar halinde 70-75 TL’ye satıyoruz. Geçen sene aynı torba 30-35 TL idi” dedi. Ihlamur nasıl demlenmeli? Ihlamuru normal çay demler gibi demlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kan, “Eskiden ıhlamuru sobanın üzerinde saatlerce rengi kahverengiye dönene kadar kaynatılıp içilirdi. Aslında bu yanlış. Ihlamur normal çay demler gibi demlenecek. En fazla on dakika bekledikten sonra içilecek. Ihlamura limon sıkılabilir güzel koksun diye karanfil atılabilir çubuk tarçın koyulabilir daha da faydalı olur. Ihlamur içildiği zaman vücuda ısı, canlılık veriyor. Isı sayesinde insan halsiz bitkin ise kendini daha güçlü hissediyor” diye konuştu.
Yol kenarında araçları izlemeyi seven engelli Cengizhan için ‘Cengizhan’ın Engelsiz Durağı’ isimli durak yapıldı
22 Kasım 2024 Cuma - 13:35 Yol kenarında araçları izlemeyi seven engelli Cengizhan için ‘Cengizhan’ın Engelsiz Durağı’ isimli durak yapıldı Trabzon’da küçük yaştan itibaren araçları izlemeyi alışkanlık haline getiren 30 yaşındaki engelli Cengizhan Doğan için isminin yazılı olduğu bir durak yapıldı. Trabzon’un Ortahisar ilçesi Yenicuma Mahallesi’nde yaşayan Hacı Bayram Doğan ve eşi Leyla Doğan, bedensel ve zihinsel engelli oğulları Cengizhan Doğan’ı büyük bir ilgi duyduğu araçları seyredebilmesi için yaz kış demeden her gün evlerine 300 metre uzaktaki otobüs durağına götürüyor. Doğan ailesinin soğuk ve yağışlı havalarda yaşadığı zorluğu öğrenen Ortahisar Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, Başkan Ahmet Kaya’nın talimatı üzerine harekete geçti. Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından Cengizhan için Yenicuma Mahallesi Gözaçan Camii mevkiinde yağmur, rüzgar ve soğuktan korunarak araçları izleyebileceği, ‘Cengizhan’ın Engelsiz Durağı’ isimli bir durak yapıldı. Başkan Kaya’nın da katılımıyla Cengizhan’a ayrıca yeni bir tekerlekli sandalye ve ilgi duyduğu çeşitli oyuncaklar hediye edildi. Cengizhan ve ailesi durağın yapılmasından dolayı büyük bir sevinç yaşarken, baba Hacı Bayram Doğan, Başkan Ahmet Kaya ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Yenicuma Mahallesi Muhtarı Semra Halkevi, “Cengizhan mahallemizin evladı. Arabaları seviyor, arabalara karşı çok büyük bir ilgisi var. Arabaları görmezse hem kendine hem ailesine rahatsızlık veriyor. Başkanım sağ olsun Cengizhan için çok güzel, seyir terası gibi bir yer yaptı. Başkanıma çok teşekkür ederiz” dedi. “16 senedir arabaları izliyor” Baba Hacı Bayram Doğan ise, “Başkanımızdan Allah razı olsun. Bu durağı bize yaptı. Soğukta, yağmurda ıslanmadan Cengiz’imizi getirip arabaları izlemesini sağladı. Çok sağ olsun. Cengizhan yağmur, çamur, kar, kış demeden her gün buraya gelmek istiyor. 16 seneden beri saat 12.00’de geliyoruz, 3’e, 4’e kadar burada arabaları izliyor” şeklinde konuştu. “Normal bir çocuk olarak yetiştirdim” Anne Leyla Doğan da, yapılan durak sayesinde Cengizhan’ın araçları rahat bir ortamda izleyebileceğini belirterek, Başkan Kaya’ya teşekkür etti. Anne Doğan, “Cengizhan 9 yaşındayken başka mahallede oturuyorduk. 9 yaşından beri sokaklarda geziyor. Engelli değil de normal bir çocuk olarak onu yetiştirdim. Kendini ifade edemediği için sıkıntılı zamanları da oluyor. Gittiği yerde düşebiliyor. Motor algısı az olduğu için çukurları falan bilmiyor. Ama yine de şükürler olsun. Sizlere de çok teşekkür ediyoruz. Günde 2-3 saat arabaları izliyor ve rahat ediyor” diye konuştu. “Gönül rahatlığıyla arabaları izlesin” Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, “Bize bilgisi geldiğinde, ‘Cengizhan üşümesin, ona güzel bir durak yapalım dedik. Buradan gönül rahatlığıyla izlesin arabaları. Burası senin, artık güle güle kullan” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Gökhan Oral: “Tüm çatışma ve savaşlarda en önemli ganimetlerden bir tanesi çocuk olmuştur”
22 Kasım 2024 Cuma - 13:23 Prof. Dr. Gökhan Oral: “Tüm çatışma ve savaşlarda en önemli ganimetlerden bir tanesi çocuk olmuştur” İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gökhan Oral, tüm çatışma ve savaşlarda en önemli ganimetlerden bir tanesinin çocuk olduğunu belirterek, “bastıkları obanın çocuklarını alırlar. Onu durumu göre köle olarak satarlar. Duruma göre ayak işlerinde kendi ovalarında kullanırlar. Nefislerini köreltmek için kullanırlar. Dolayısıyla bazı insanlar bu çağa ait değil ama bütün insanlık medeniyet boyunca çocukları bir ticari fayda getirecek nesne olarak görmeye devam etmektedirler” dedi. Trabzon’da, 19 Kasım Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Günü ve 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle “İnsan Ticaretinin Çocuklara Yönelmesinin Önlenmesi ve Kayıp Çocuklar” konulu sempozyum düzenlendi. 22-23 Kasım 2024 tarihleri arasında Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyumda toplumsal farkındalığın artırılması hedeflenirken, sempozyumun açılışına Trabzon Vali Yardımcısı Hacı Osman Hökelekli, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Kanca, akademisyenler ve aileler katıldı. Sempozyumda bir konuşma yapan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gökhan Oral, “UNESCO verilerine göre Afrika’daki çocukların yüzde 20’sine yakını öksüz. Asya’dakiler biraz daha az oranda. Tabii ki bir çocuk sahipsiz kaldıysa korunduysa ticaret, refakatçi kimse kalmadıysa veya yanındaki refakatçiden medet umacak durumda değilse çok yakında yaşadık dimi. Bir ilimizde vahim bir olayı koca bir mahallenin refakatindeki çocuk ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Refakatçisinden de medet ummayacağımız zamanlar var. Menfaatlerin çatıştığı zamanlar var. Ailesinin yanından alınmakta olabilir, sokaktan kaçırılmak da olabilir. Göç yolunda bir şekilde alıkoyulabilir. Sokakta çalışırken o bir yolla akılını çelip bir yerlere sürüklemek de olabilir” şeklinde konuştu. “Sivil kayıpların çok yüksek yüzdesini kadınlar ve çocuklar oluşturur” İnsanlık medeniyeti boyunca çocukların bir ticari fayda olarak görüldüğünü kaydeden Oral, “Sadece Orta Asya’da değil. Anadolu’da Orta Doğu’da batıda da bütün savaşlarda aklınıza hayalinize gelecek tüm çatışma ve savaşlarda en önemli ganimetlerden bir tanesi çocuk olmuştur. Ganimettir dikkat edin. Yani bastıkları obanın çocuklarını alırlar. Onu durumu göre köle olarak satarlar. Duruma göre ayak işlerinde kendi ovalarında kullanırlar. Nefislerini köreltmek için kullanırlar. Dolayısıyla bazı insanlar bu çağa ait değil ama bütün insanlık medeniyet boyunca çocukları bir ticari fayda getirecek nesne olarak görmeye devam etmektedirler. Rakamları tam bilemiyoruz. Yaşanan ve yaşanmaya devam eden Ortadoğu’da çatışmalardan birçok göç alan bir ülke olarak birçok çocuğunu özellikle İstanbul ve Ankara illerinde sokaklarda türlü suiistimallere maruz kalırken gördük. Tüm yeni savaş anlaşmalarına rağmen halihazırda sivil kayıpların orada savaşlar çok yüksektir Filistin’de görüyorsunuz gözünüzün önünde izleniyor. Lübnan’da gözümüzün önünde oluyor. Sivil kayıpların çok yüksek yüzdesini kadınlar ve çocuklar oluşturur. Sanmayın ki askerler daha fazla sayıda ölüyor. Ya ölüyorlar, ya ayrı düşüyorlar. Her şeyden önce çocuklar bize emanettir. Emanetlerin manası üzerine zaman zaman akıl yormanızı isterim. Tüm çabamıza, iyi niyetimize, gayretimize rağmen yeterince iyi bir ana baba, yeterince mahalledeki güvenlik görevlileri, yeterince iyi bir okul ve öğretmenler olsa dahi bir çocuğun başına aksilik gelmeme ihtimali düşüktür. Bir çocuğu yetiştirmek hiç kolay değildir. Atalarım ‘çocuğu siz mi büyüttüğünüzü sanıyorsunuz’ derdi. Melekler koruyor yani” ifadelerini kullandı.
15. Paten Futbolu Dünya Kupası başladı
21 Kasım 2024 Perşembe - 15:31 15. Paten Futbolu Dünya Kupası başladı Türkiye’nin ilk kez ev sahipliğini yaptığı 15. Paten Futbolu Dünya Kupası başladı. 15. Paten Futbolu Dünya Kupası, 21-26 Kasım tarihleri arasında Trabzon’da gerçekleştirilecek. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliğini yaptığı Paten Futbolu Dünya Kupası’nın oynanacağı Hayri Gür Spor Salonu’nda açılış programı düzenlendi. Açılışa Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Gençlik Spor İl Müdürü Lokman Arıcıoğlu, Dünya Paten Futbolu Federasyonu Başkanı Mehdi Salman Pour, Paten Futbolu Türkiye Temsilcisi Sayim Adanur, ilçe belediye başkanları, il protokolü, öğrenciler ile 24 ülkeden 214 sporcu yer aldı. Mehter gösterisiyle başlayan programda konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, dünya ve spor şehri Trabzon’da uluslararası bir organizasyonu gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, "Trabzon’umuzun birçok özelliğinin, güzelliğinin ve değerinin farkındayız. Öne çıkan değerlerimiz ve güzelliklerimiz var. Bunlardan bir tanesi de spor şehri oluşumuz. Futbolla başlayan ama bütün branşlarda devam eden organizasyon kabiliyetine sahip hem bir spor şehri hem de bir olimpiyat şehriyiz. Çok büyük uluslararası organizasyonlar yapabilmiş bir şehiriz. Bundan dolayı mutluyuz, gururluyuz" dedi. "Dünya barışına katkı sağlasın" Başkan Genç, bu organizasyonun barış ve kardeşliğe katkı sunmasını arzuladıklarını vurgulayarak, "15. Dünya Paten Futbolu Dünya Kupası’nı gerçekleştiriyoruz. Çok önemli bir organizasyon. 24 ülkemizin sporcuları şehrimizde. Dünyanın gözü paten futboluyla beraber Trabzon’da. Paten futbolu Trabzon’umuzla beraber yeniden ivme yakalıyor. Ben bu organizasyona bir taraftan ev sahipliği yapmanın mutluluğunu ve gururunu yaşarken, spor şehri Trabzon’umuzdan dünyaya da bir mesaj vermek istiyorum. Spor, dostluk ve kardeşliktir. Burada dünyanın her yerinden, 24 ülkemizden sporcular var. Kardeşlik içerisinde bir organizasyonda buluştular. Bu kardeşliğin, dünya barışına da katkı sağlamasını istiyoruz. Çünkü şu anda en fazla buna ihtiyacımız var. Bu organizasyonun ve buluşmaların yeryüzünde yaşanan savaşların, soykırımların son bulmasına katkı sağlamasını diliyorum. Bu iş önemli bir iş. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. Pour: "Bize her yer Trabzon" Dünya Paten Futbolu Federasyonu Başkanı Mehdi Salman Pour da Türkiye’de ilk organizasyonlarını spor şehri Trabzon’da gerçekleştirmekten mutluluk duyduklarını ifade ederek, "Bu organizasyonun hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç başta olmak üzere emeği gelen herkese teşekkür ediyorum. Bize her yer Trabzon" şeklinde konuştu. Adanur: "Gurur içerisindeyiz" Paten Futbolu Türkiye Temsilcisi Sayim Adanur ise, "Paten futbolunu Trabzon’a getirmenin gururu içerisindeyiz. Başkanımız Ahmet Metin Genç’e çok teşekkür ediyorum. Paten gerçekten modern bir spor haline geldi. Onu Trabzon’da futbolla birleştiriyoruz. İnşallah gençlerin gelecekte en çok sevdiği spor olacak" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından plaket takdimi, horon, kolbastı ve sema gösterileri yapıldı. Uluslararası organizasyon, gösteri maçının ardından Fransa ve Kenya arasında oynanan ilk maçla start aldı.