Yerel Haberler
Trabzon
Trabzonspor’un İstanbul etkisi 05 Mayıs 2026 Salı - 10:43:10 Trendyol Süper Lig’de deplasmanda Beşiktaş ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu sezon İstanbul takımları karşısında elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkat çekti. Trabzonspor, Süper Lig’de sezonun son deplasman maçına Beşiktaş karşısında çıkmaya hazırlanırken, 2025-2026 sezonunda İstanbul ekiplerine karşı topladığı puanlarla dikkat çekti. Bordo-mavililer, geride kalan 32 haftada hanesine yazdırdığı 66 puanın 27’sini İstanbul takımlarına karşı elde etti. Karadeniz ekibi, bu sezon İstanbul temsilcileriyle oynadığı 13 maçta 8 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet alırken, söz konusu karşılaşmalarda 25 gol atıp 17 gol yedi. Puanların yüzde 41’i İstanbul takımlarından Trabzonspor, ligde topladığı puanların yüzde 41’ini İstanbul ekiplerinden aldı. Bordo-mavililer, yalnızca Fenerbahçe ile oynadığı iki maçtan puan çıkaramazken; Eyüpspor, Kasımpaşa ve Fatih Karagümrük karşısında 6’şar puan topladı. Başakşehir ve Galatasaray ile oynadığı maçlardan ise 4’er puan çıkardı. Sezonun ilk yarısında sahasında Beşiktaş ile 3-3 berabere kalan Trabzonspor, sezonun son derbisinde deplasmanda rakibiyle karşılaşacak. Bordo-mavililer, bu mücadeleden galibiyetle ayrılarak moral bulmayı hedefliyor. Geçen sezona göre büyük fark Trabzonspor, geçtiğimiz sezon Süper Lig’de yer alan 6 İstanbul takımı karşısında toplam 13 puan toplamıştı. Bu sezon ise lig tamamlanmadan 27 puana ulaşan bordo-mavililer, geçen sezona şimdiden 14 puan fark attı.
05 Mayıs 2026 Salı - 09:27 Güney Çevre Yolu Projesi’nde çalışmalar sürüyor Trabzon’un ulaşım altyapısını köklü şekilde değiştirecek Güney Çevre Yolu Projesi’nde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Karadeniz Sahil Yolu’nun özellikle Akçaabat şehir geçişlerinde yaşanan trafik yoğunluğunu büyük ölçüde azaltacak olan Güney Çevre Yolu, alternatif bir güzergâh oluşturarak transit geçişleri Akçaabat şehir merkezinin dışına alacak. Bu yönüyle hem zamandan tasarruf sağlanacak hem de şehir içi yaşam kalitesi önemli ölçüde artacak. Projede sahada yoğun bir çalışma yürütülürken, 7 farklı noktada eş zamanlı olarak imalatlar sürdürülüyor. Güney Çevre Yolu inşaatı ile ilgili açıklamalarda bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Güney Çevre Yolu Projesi’nin Akçaabat için tarihi bir yatırım olduğunu vurguladı. Başkan Ekim, "Güney Çevre Yolu ile birlikte Akçaabat’ımızda özellikle şehir geçişlerinde yaşanan trafik yoğunluğu önemli ölçüde azalacak. Şehirler arası ulaşım daha hızlı, daha güvenli ve daha konforlu hale gelecek. Bu proje sayesinde hemşehrilerimiz zamandan tasarruf edecek, ticaret ve ekonomik hareketlilik daha da artacak. Akçaabat’ımızın büyüyen ve gelişen yapısına yakışır bir ulaşım altyapısı oluşacak" ifadelerini kullandı. Güney Çevre Yolunun Akçaabat geçişini kapsayan 1. etap 16,5 kilometre olarak planlanıyor. Güzergâh, Mersin mahallesinden başlayarak mevcut sahil yolunun güneyinden, Kavaklı ve Düzköy’ün kuzeyinden geçerek Sera Gölü Kavşağı’nda son bulacak. Projede 2x3 şeritli, 32 metre genişliğinde bölünmüş yol standardı uygulanacak. 1. etapta toplam uzunluğu 14,35 kilometre olan 7 adet çift tüp tünel, 878 metre uzunluğunda 7 adet viyadük ve Mersin, Düzköy ile Sera Gölü noktalarında 3 adet köprülü kavşak yer alıyor. Yan yollarla birlikte 10 adet köprü inşa edilecek. Çalışmalar kapsamında tünellerde portal imalatlarının büyük bölümü tamamlanırken, kazı ve destek çalışmaları devam ediyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:57 Hollanda Ankara Büyükelçisi Wijnands: "Hollandalı yatırımcılar için Trabzon’un önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum" Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek Başkan Ahmet Metin Genç ile görüştü. Görüşmede ikili ilişkiler ve yatırım konuları ele alındı. Hollanda Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek Başkan Ahmet Metin Genç ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkiler, ticaret hacmi ve yatırım fırsatları ele alındı. Trabzon’un ekonomik potansiyeline dikkat çeken Başkan Genç, şehrin özellikle tarım, su ürünleri ve turizm alanlarında güçlü bir konumda olduğunu vurguladı. Başkan Genç, "Trabzon fındık, çay ve somon üretimiyle sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da önemli bir yere sahip. Bunun yanında turizmde de her geçen yıl daha fazla ilgi görüyoruz. Organize sanayi bölgelerimizi güçlendiriyoruz, yenilerini kuruyoruz. Hollanda’dan yatırımcıları şehrimizde görmekten büyük memnuniyet duyarız" dedi. "Hollandalı yatırımcılar için Trabzon’un önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum" Büyükelçi Joep Wijnands ise Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin köklü ve çok boyutlu olduğunu belirterek, Trabzon’un sunduğu fırsatların ilgilerini çektiğini belirtti. Wijnands, "Trabzon’un sahip olduğu doğal kaynaklar, tarımsal üretim gücü ve turizm potansiyeli oldukça etkileyici. Özellikle sürdürülebilir tarım, su ürünleri ve lojistik alanlarında iş birliği imkanlarını değerlendirmek isteriz. Hollandalı yatırımcılar için Trabzon’un önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Görüşmenin sonunda Başkan Genç, Büyükelçi Wijnands’a isminin yazılı olduğu Trabzonspor forması ile telkari fincan takımı hediye etti.
Akçaabat Belediye Başkanı Ekim gençlerle buluştu
12 Aralık 2024 Perşembe - 14:46 Akçaabat Belediye Başkanı Ekim gençlerle buluştu Trabzon’un Akçaabat ilçesinde Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, gençlerin geleceğini şekillendirmek için düzenlenen Mesleki Tanıtım Konferansı’nda gençlerle bir araya geldi. Akçaabat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda Akçaabat İbni Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lise öğrencilerine gerçekleştirilen Mesleki Tanıtım Konferansı, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim’in öncülüğünde gençlerin kariyer yolculuklarına yön veren önemli bir etkinlik oldu. Başkan Ekim, gençlere hitaben yaptığı konuşmada, “Akçaabat Belediyesi olarak, gençlerimizin geleceğini inşa etmelerine yardımcı olmak bizim için bir gurur kaynağıdır. Bu yolda Farklı olan ve hazır olan kazanır. Sadece akademik başarıyla değil, sosyal ve kültürel alanda da kendinizi geliştirerek büyük başarılara imza atabilirsiniz. Bunun yanında milli ve manevi değerlerimizi hiçbir zaman unutmamalısınız. Her şeyden önce iyi bir insan olmak, hayatınızdaki en büyük başarı olacaktır. Gençlerin geleceğe daha umutla bakabilmesi için bu tür organizasyonlara devam edeceğiz. Gençlerimiz bizim geleceğimizdir. Onlara yaptığımız her yatırım, daha güçlü bir Akçaabat demektir” ifadelerini kullandı. Başkan Ekim, gençlere yönelik düzenlenen spor ve sanat etkinliklerinin devam ettiğini, tiyatrodan resim kurslarına kadar birçok alanda ücretsiz programlar sunduklarını ifade ederek gençlerin belediyenin sosyal medya hesaplarından bu etkinlikleri takip ederek aktif katılım göstermelerini istedi.
Şenol Güneş: "Futbolun özünü korumalıyız"
12 Aralık 2024 Perşembe - 12:15 Şenol Güneş: "Futbolun özünü korumalıyız" Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, futboldaki değişimlere dikkat çekerken, "Futbolda değişiklikler oluyor ama özünü bozarsanız tadını da kaybedersiniz" dedi. Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, bordo-mavili kulübün dergisine röportaj verdi. Güneş, futbolun özünün bozulmaması gerektiğini belirterek, "Futbol, tarihi boyunca çeşitli değişikliklere uğradı; maç sayıları, kurallar ve saha ölçülerindeki düzenlemeler bunun örnekleridir. Ancak temel ilgi odağı olan özünü korumak, futbolun tadını bozmamak adına büyük değişikliklerden kaçınıldı. Günümüzde ekonominin ön planda olduğu futbol, izleyenler için hala bir oyun, eğlence ve ortak alan olma özelliğini sürdürüyor. Ekonomik sorunlar nedeniyle Türkiye’de futbol seyircisi azalmış olsa da Avrupa ülkelerinde tam tersi bir durum gözlemleniyor. Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde statlar, ailelerin bir araya gelip keyif aldığı, dostluklarını pekiştirdiği alanlar haline geldi. Buna karşılık Türkiye’de ekonomik sıkıntılar, seyirci sayısındaki düşüşlere ve futbolun marka değerine zarar veren olumsuzluklara yol açıyor. Futbol, teknolojinin yardımıyla adalet ve kurallar açısından daha iyi bir noktaya taşınmaya çalışılıyor. Ancak bu süreçte teknolojinin hatalı kullanımı güven duygusunu sarsabiliyor. Ayrıca futbolun akıcı keyfini bozabilecek noktalara dikkat edilmesi gerekiyor" dedi. "Kazanmak için her şey mübah derseniz hata yaparsınız" Her zaman güzel oyun ve iyi bir sonuç istediğini söyleyen deneyimli teknik adam, "Ben de güzel oyun, iyi sonuç istiyorum. Güzel oynamadan kazandığınız zaman zaten doğru oyun olmuyorsa, sonrasında kazanma şansınız da az olacaktır. Dolayısıyla birbirine bağlantılı. Şunu söyleyeyim; çocuk da olsanız, bir oyun da oynarsanız, bir iş de yapsanız sonunda kazanmak istersiniz ama kazanmak için her yol mubah derseniz, hata yaparsınız. Mesela bir işimiz var ama bunu tesadüfen götürüyoruz. Ne kadar götürürüz? Ama doğru işleri, ilkeleri, prensipleri, çalışmaları yerine koyup gelişimini sağladıktan sonra sahaya çıktığınız zaman kazanma oranınız yükselir. Kazanamazsanız bile işinizi doğru yapmanızın huzuru olur sizde. Sizden de beklenen şey zaten yeteneğinizi, karakterinizi ortaya koymak. Siz de vicdanen rahat olursunuz. O yüzden bu yaptıklarınızı karşılayan müsabakayı kaybetseniz bile ’Ben bir şeyler ürettim, alamadım, daha çok çalışmalıyım’ dersiniz. Bir de sonuç iyi gelirse doğru işler yaptığınızda, o zaman daha çok tatmin olursunuz, mutlu olursunuz. Doğru işler yaparak hedefe gitmelisiniz. Oyuncularıma her zaman en iyisini hedeflemelerini tavsiye ediyorum. Bir hedef belirlemek ve ona ulaşmak yeterli değil; önemli olan bu başarıyı sürdürülebilir kılmak. Futbolcuların yeteneklerini ortaya koyması, karakterlerini göstermesi ve izleyicilere keyif verebilmesi bu sürecin ayrılmaz bir parçası" ifadelerini kullandı. "Hiç bir zaman tükenme diye bir şey yok" Şenol Güneş, bugüne kadar finallerde kaybetmiş olsa da hiçbir zaman tükenmişlik hissine kapılmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Her gün yeni bir başlangıçtır ve her maç, yeni bir mücadele fırsatıdır. Hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da başarısızlıklar ve engeller karşısında pes etmemek, yeni yollar bulup heyecanla ilerlemek gerekir. Yıldız oyuncular sadece bireysel becerileriyle değil, etrafındaki oyuncuları da yükseltebilme yetenekleriyle öne çıkar. Birlikteliği sağlayan, yolu açan, yönlendiren, yol veren, rehberlik yapandır. Bizde sıkıntı o yani. ’Ben işimi yaptım, bana eyvallah’ diyemezsiniz veya tam tersine, ’O yapamadı, ben de o yüzden yapamadım’. Bunlar hep mazerettir. Mazeret buldukça kendinizi törpülersiniz, eksik kalırsınız. Mademki bu işi yapıyorsunuz, en iyi olmaya çalışmalısınız. Günümüz için söylüyorum, Messi, Ronaldo oraya kolay gelmedi ki. Bugün hala oynuyorlar. Herkes ’Ne paralar kazanıyorlar’ diyorlar. Hayır, adam değer kazanıyor. Değeri para yapıyor, parayı değer yapmıyor. O parayla değerini artırmıyor, var olan değerini paraya dönüştürüyor. Her gün hayata yeniden başlamak lazım. Yeniden mücadele etmek ve içimizdeki değerleri dışarı çıkarmaya çalışmak gerekir." "Heyecanım aynı şekilde devam ediyor" 90’lı yıllarda teknik direktörlüğe başladığındaki heyecanla bugün arasında fark olmadığını aktaran Güneş, "O dönemdeki hırsım ve tutkularım aynı şekilde devam ediyor. Ancak zamanla bilgim, sabrım ve hoşgörüm arttı. Hatalar yapmam normal, kaybettiğimde ya da kazandığımda geriye dönüp ’Şunu yapmalıydım’ demiyorum. Her şey bir deneyimdir ve her maç bir fırsattır. Geçmişteki zor dönemler, sakatlıklar ve sıkıntılar beni daha da güçlendirdi. Bugün de aynı heyecanla, aynı hedefle çalışmaya devam ediyorum. Başarı, bir hedefi yakalamakla bitmez, onu sürdürülebilir kılmak önemlidir. Her gün yenilenmeli ve yeni bir yol haritası çizerek, coşku ve bilgiyle ilerlemelisiniz" açıklamasında bulundu. "Bende kin, nefret, intikam duygusu yoktur" Sahada anlık tepkilerin normal olduğunu belirten deneyimli çalıştırıcı, "Özellikle bir gol kaçırılınca veya beklenmedik bir hayal kırıklığı yaşandığında. Ancak ben sonrasında üzülmem ve üstünde durmam. Gerçekten affederim, ama unutmam. Bende Kin, nefret, intikam duygusu yoktur. Bir kişi hata yapmışsa, ben niye onun hatasını affetmeyeyim? Ben kendi hatamı üzülerek kabul ederim ama başkasının hatasından sorumlu olmam. Eğer kişi hatasını fark ediyorsa, sorun yoktur, ilişkiler devam eder. Ama sürekli aynı hatayı yapan birine şans vermem. Herkes hata yapabilir, önemli olan bunlardan ders almak ve vicdanen rahat olmaktır. İnsan önce kendine hesap verir, rahat olur. Ondan sonrası kolay" şeklinde konuştu. "Eleştiri güzeldir ama hakareti asla kabul etmem" Eleştirilerin sporun ve yaşamın doğal bir parçası olduğunu ifade eden Şenol Güneş, "Eleştiri güzeldir ama hakaret asla kabul edilemez. Eleştiriler her zaman olacaktır. Çünkü bir iş yapıyorsak eleştirileceğiz. Ancak eleştirinin yapıcı olması gerekir; hakaret, doğru bir eleştiri değildir. Eleştiriyi seviyorum, çünkü doğru bir eleştiri bana yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Fakat hakaret ise sadece kişinin kendi yanlışlarını gösterir ve buna muhatap olmam. Eleştirinin amacı doğru yolu göstermek olmalıdır. Eğer eleştiri adil ve yapıcıysa, bundan faydalanırım. Ancak günümüzde eleştiriler çoğu zaman haksız, kişisel hale geliyor. Sağlıklı eleştiriler, sakin ve kontrollü bir şekilde yapılmalı, aksi takdirde bu bir kavga olur, eleştiri değil" diye konuştu. "Futbolculuk ve antrenörlük kolay işler değil" İşi yaparken de, özel hayatında da aynı kişi olduğunu vurgulayan Güneş, "Tabii ki Trabzonspor teknik direktörüyüm, bu bir sorumluluk. Ama ben hala sade bir insanım, farkım yok. Ailem de bu durumu çok özverili bir şekilde kabul etti, yıllarca bu hayatı yaşadılar. Zorluklar olsa da, bu mesleğin gereklilikleri bunlar. İnsan sürekli olarak grubu, oyuncuları, camiayı düşünerek hareket etmek zorunda. Futbolculuk ve antrenörlük kolay işler değil. Sadece yetenekle olmuyor, büyük aşamalardan geçmek gerekiyor. Bazen çok yetenekli oyuncular, doğru fırsatları değerlendiremiyorlar, kendilerini elemiş oluyorlar. Zamanla, zorluklara katlanmayanlar başarısız oluyor. Benim de zamanında çok zorlu aşamalardan geçerek geldiğim bir yolum vardı. Yetenekli ama potansiyelini kullanamayan çocuklar olabiliyor ama önemli olan, ne kadar mücadele ettikleri ve ne kadar istekli oldukları. Onlar kendi yolunu seçiyor, kimse kimsenin elinden tutmaz" ifadelerini kullandı. "Bu şehre sadece futbol alanında katkı yapmadılar" Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer’le birlikte çalışmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu belirterek, "Onlarla olan fotoğraflarımı gördüğümde, o dönemin değerini ve önemini bir kez daha anlıyorum. Hem futbolculuk hem de teknik direktörlük anlamında Trabzonspor’a büyük katkılarda bulundular. Özkan abi ve Ahmet Suat abi, sadece Trabzonspor’a değil, şehre de çok şey kattılar. Sosyo-kültürel alanda da büyük işler yaptılar, gençlere ve ailelere örnek oldular. Onların döneminde çok büyük imkansızlıklar vardı ama buna rağmen hem futbolculuk hem de antrenörlük hayatlarında büyük başarılar elde ettiler. Özkan abi Maçka’nın köyünden gelip şehre, sonra Galatasaray gibi büyük kulüplerde görev aldı ve tekrar Trabzon’a geri döndü. Suat abi de şehre, Trabzonspor’a ve futbola kattıklarıyla örnek oldu" değerlendirmesinde bulundu. "Boş zamanımda yine futbolu düşünüyorum" Boş zamanda da olsa futbolu düşünmekten başka bir şey yapmadığını söyleyen Güneş, "Boş zamanlarımda aslında futbolu düşünmekten hiç vazgeçmiyorum. İdmana katıldığımda ne yaptığımızı değerlendirir, bir sonraki gün için neler yapacağımı planlarım. Dinlenmeye çalıştığımda bile yürüyüş yaparken çalışıyorum. Yürürken kafamda antrenmanları, takımın durumunu ya da bir planı gözden geçiriyorum. Evde uzandığımda da aynı şekilde iç dünyamda farklı alanlara geçiyorum ve bunları not alırım. Çevremde hiç ses yoksa, düşüncelerim bana yön verir. Bazen kağıt kalem bulamayınca bir düşünceyi unutur, sonrasında kendimle savaşıyorum. Bunun dışında, arkadaşlarla vakit geçirmek ve yemek yemek de bana yeterli geliyor. Hayatımda çok fazla ekstra bir şey yok. Yaylayı çok severim; doğanın huzuruyla, oradaki samimi insanlarla vakit geçirmek beni dinlendiriyor. Sohbetlerde dedikodu yerine, konuya dair bir şeyler konuşmayı tercih ederim. Mesela gözlüklerin faydalarını konuşmak gibi! Boş muhabbeti sevmiyorum, konulara odaklanmak daha anlamlı" diyerek sözlerini tamamladı.
Prof. Dr. Şağdan Başkaya: "Pars’ın Anadolu’daki popülasyonunda sadece erkek bireyler yok dişi ve yavruları da var"
12 Aralık 2024 Perşembe - 09:36 Prof. Dr. Şağdan Başkaya: "Pars’ın Anadolu’daki popülasyonunda sadece erkek bireyler yok dişi ve yavruları da var" Geçtiğimiz günlerde Anadolu Parsı’nın Türkiye’deki yayılımı ve popülasyonu ile ilgili “10 tane erkek birey görüldü, hiç dişi görülmedi“ yönünde basında çıkan açıklamalara katılmadığını belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, "Pars’ın Anadolu’daki popülasyonunda sadece erkek bireyler yok dişi ve yavruları da var" dedi. "90’lı yıllardan itibaren neslinin tükenmediğini sürekli söyledik" Anadolu Parsının 90’lı yıllardan itibaren neslinin tükenmediğini sürekli yaptıkları açıklamalarla söylediklerini belirten Başkaya, “Son yıllarda Anadolu Parsı ülkemizde tükendiği söylenen türlerden bir tanesiydi. Biz 90’lı yıllardan itibaren bu hayvanın tükenmediğini sürekli söyledik. İlk yıllarda özellikle dışkısından ve ayak izinden yola çıkarak hayvanın ülkemizin belli bölgelerinde yaşadığını sürekli yayınladık. 2008 yılında Bitlis Tatvan’da bu hayvan vuruldu ve orada bir hocamız tarafından bu yayınlandı. Ardından 2010 yılında Eruh’ta vuruldu; o da gündeme düştü. 2013 yılında Diyarbakır Çınar’da vuruldu. Bu hayvanların özellikle Doğudan İran’dan, Irak’tan geldiği iddia edildi. Biz bunu ilk defa 2013 yılında foto kapan ile tespit ettik. 2015 yılında Bingöl’de askeri bir birliğimiz tarafından ilk defa bir termal kamerayla çekildi. Sonrasında biz defalarca termal kamerayla çektik foto kapanla birçok yerde tespitler yaptık. Bugün Anadolu Parsı Trakya haricinde ülkemizde yaşıyor. Biz bunu çok yerde tespit ettik” diye konuştu. “Trabzon’da yavru pars annesi ile birlikte bir vatandaş tarafından cep telefonuyla çekildi; Biz foto kapanla dişisini çektik” Son günlerde yapılan açıklamalarda Anadolu Parsıyla ilgili “On tane erkek birey görüldü, hiç dişi çekilmedi” şeklindeki açıklamalara katılmadıklarını belirten Prof. Dr. Başkaya, “Son günlerde yapılan açıklamalara bakıyoruz on tane erkek birey görüldü, hiç dişi çekilmedi gibi kamuoyuna yansıtılıyor. Özellikle hocalara ve bakanlık yetkililerine makaleleri takip etmelerini öneriyorum. Çünkü oralarda dişisinin de görüldüğü, yavrusunun da görüldüğü yapılan tespitlerle belirtiliyor. Mesela Trabzon’da yavru pars annesi ile birlikte vatandaş tarafından cep telefonuyla çekildi. Biz foto kapanla dişisini çektik. Erkek ve dişi yan yana yürürken ayak izleri görüntülerimiz de var. Dişiyi defalarca foto kapanla defalarca zaten görüntüledik. Parsın Türkiye’nin yerli malı olduğunu kamuoyunun bilmesini istiyoruz. Bu hayvan bize İran’dan ve Irak’tan gelmiyor. Sınır bölgelerinde İran’dan Irak’tan Türkiye’ye girenler olduğu gibi Türkiye’den İran’a, Irak’a gidenleri de var. Bu hayvan Türkiye’de yerleşik. 1974’de Ankara Beypazarı’nda vuruldu ondan sonra görülmedi gibi haberleri artık duymak istemiyoruz. Çünkü birçok kayıt var” şeklinde konuştu. Popülasyonu yaygın Anadolu Parsının popülasyonunun yaygın olduğunu kaydeden Başkaya, “Parsın Türkiye’de popülasyonunun yaygın olduğunu görüyoruz. Pars, Trakya hariç her bölgede karşımıza çıkıyor. Ülkemizde yayılış gösteren bir türden bahsediyoruz elbette ki popülasyonları bazı yerlerde az bazı yerlerde orta. İyi diyeceğimiz yerler de var. Türkiye’de pars elbette tehdit oluşturur. Yırtıcı büyük bir vahşi yaban hayvanından bahsediyoruz. Elbette ki insanların bu konuda bilgilendirilmeleri gerekiyor, tedbirli olmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Döviz bürosunda yaşanan soygunla ilgili gözaltına alınan 7 kişi serbest bırakıldı
11 Aralık 2024 Çarşamba - 23:35 Döviz bürosunda yaşanan soygunla ilgili gözaltına alınan 7 kişi serbest bırakıldı Trabzon’un en işlek caddesi üzerindeki bir döviz bürosunda yaşanan 390 bin dolar ile 185 bin avroluk soygun ile ilgili gözaltına alınan 7 kişi çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı. Ortahisar ilçesi Kemerkaya Mahallesi Atatürk Alanı’nda 7 Aralık Cumartesi gecesi bir döviz bürosunda hırsızlık meydana geldi. Döviz bürosuna giren hırsızlar, açtıkları kasadan 390 bin dolar ile 185 bin avro alarak kayıplara karıştı. İş yeri sahipleri, pazartesi sabah saatlerinde işe geldiklerinde durumu fark ederek polise başvurdu. İhbar üzerine harekete geçen Trabzon Emniyet Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye aldı. Yapılan incelemelerin ardından soygunla ilgili bağlantısı olduğunu tespit edilen 7 şüpheli, yakalanarak gözaltına alındı. Emniyette sorgu işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi. Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüphelilerden O.T., A.C. , H.Y. , O.T. ve İ.A. yapılan sorgularının ardından yurt dışı çıkış yasağı verilerek adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Şüpheli E.D. ise hakimlikçe doğrudan serbest bırakılırken, tutuklama istemiyle Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüphelilerden A.Ç. ise yapılan sorgusunun ardından konutunu terk etmeme ve yurt dışı çıkış yasağı verilerek adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Blue Gates Projesi için bir araya geldiler
11 Aralık 2024 Çarşamba - 13:04 Blue Gates Projesi için bir araya geldiler Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ile ulusal ve uluslararası paydaşları tarafından yürütülen ’Mavi Ekonomi’nin geliştirilmesinin amaçlandığı Blue Gates Projesi açılış toplantısı Trabzon’da yapıldı. Açılış törenine Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, DOKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi, protokol üyeleri ve Türkiye ile proje ortağı ülkelerden bilim insanları katıldı. Toplantıda konuşan Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın liderliğinde yürütülecek olan projenin bölgemizin mavi ekonomi potansiyelini güçlendirme yolunda önemli bir adım olduğunu söyledi. Vali Yıldırım “Bölgemiz, Türkiye’nin deniz ürünleri üretimi ve ihracatında önemli bir merkezdir. 2023 yılı itibarıyla ülkemizde avlanan deniz ürünlerinin yüzde 61’inin TR90 Bölgesi’nden karşılanıyor olması, su ürünleri sektöründeki liderliğimizi net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra, bölgemiz Türk Somonu ihracatında Türkiye genelinde yüzde 40 payla ikinci sırada yer almaktadır. Blue Gates Projesi, bu güçlü temeller üzerine inşa edilmiştir. Bu proje kapsamında geliştirilecek balık hastalıkları hızlı tanı kiti ve ortak laboratuvar çalışmaları, sadece deniz ürünleri sektörümüzü güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bilimsel iş birliğinin ne denli somut sonuçlar üretebileceğini de gösterecektir" dedi. DOKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Gümüşhane Valisi Aydın Baruş ise "TR90 bölgesinin stratejik öncelikleri arasında balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği, deniz ulaştırma, yenilenebilir mavi enerji, kıyı turizmi, deniz biyoteknolojisi, gemi inşası gibi mavi ekonomi sektörlerinde üretimde katma değerin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, ihracatın arttırılması, işletmelerin değişen koşullara uyum kabiliyetlerinin geliştirilmesi, işbirliği kültürünün geliştirilmesi, yeşil dönüşüm uygulamalarının yangınlaştırılması hedeflenmektedir. Blue Gates projesinin de bu hedeflere katkı sunacağına eminiz. Projenin uygulanmasında katkı veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar da yaptığı konuşmada "Mavi ekonomi, okyanus ve deniz tabanlı ekonomik faaliyetlere yönelik bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşım olarak tanımlanıyor. Burada su ürünleri sektörünün sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarıyla üretim, ihracat ve istihdam kapasitenin artırılması ve katma değerinin yükseltilmesi de önem arz ediyor; mavi bayraklı plajlar gibi çevre dostu kıyı turizm uygulamaları da. Yine gemi inşa ve tersanecilik alanında yeşil teknolojilerin ve döngüsel ekonominin kullanımı, deniz taşımacılığı ve liman faaliyetlerinde ise düşük emisyonlu altyapıya geçiş ve lojistik optimizasyonu da mavi ekonomi kapsamında değerlendirilebilecek hususlardır" şeklinde konuştu. “Türk Somonunu Türkiye’nin dünyadaki önemli bir markası haline getireceğiz” TTSO Başkanı Erkut Çelebi ise son yıllarda su ürünleri üretimi konusunda büyük bir aşama kaydettiklerini hatırlattı. Çelebi "2000’li yılların başında 150 milyon dolar civarında olan su ürünleri üretimi sektörünün hacmi şu anda 1.5 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Karadeniz Bölgesinde somon ön plana çıkıyor. Levrek ve çupra da var. Somon Karadeniz’i sevdi, Karadeniz de somonu sevdi. Dünyadan da kalitesiyle büyük talep görüyor. Somon yetiştiriciliğinin geliştirilmesi için bazı projelerimiz var. Özellikle deniz suyu sıcaklığından daha az etkilenmesi, dolayısıyla denizde daha uzun süre tutup daha fazla büyümesini sağlamak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Nasıl Somon Norveç’in bir markası ise inşallah Türk Somonunu da Türkiye’nin dünyadaki önemli bir markası haline getireceğiz. Tabii ki yalnız somon değil. Bunun yanında levrek için de Amerika ve Kanada’dan çok büyük oranda levrek talebi var. Şu anda Norveç’in somon ihracatı 10 milyar dolar seviyelerinde. Türkiye’nin yaklaşık 7 katı. Amacımız Norveç’i yakalamak. Bu nedenle somon ihracatından kazandığımız parayı teknolojiye yatırmamız, sektörü geliştirip büyütmemiz gerek. Bu konuda da firmalarımızın önemli yatırımları var. Diğer taraftan yetiştirilen somonun işlenmesi konusunda da sektör her geçen gün gelişiyor. En önemli amacımız somon ve diğer su ürünleri üreticilerinin bir arada bulunacağı Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesini kurmaktır. Ayrıca şu anda ithal ettiğimiz somon yumurtası ve yavrusu üretimi yapılacak olan bir tesis kurulması için projemiz vardı. Ancak döviz kurumdaki artış nedeniyle Bu proje yapılamayacak duruma geldiği için iptal oldu. Şimdi çok önem verdiğimiz bu konuda da yeni bir proje hazırlamak istiyoruz. Bu anlamda da destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan Çelebi, Türkiye’de somon tüketiminin artırılması gerektiğini de vurgulayarak, "Türkiye’de kişi başına balık tüketimi 8 kilogram civarında. Yunanistan’da 20, Almanya, İspanya, Portekiz’de 30, Japonya’ds 60 kilogram civarında. Türkiye’de balık yeme oranını arttırmamız gerek" ifadesini kullandı. Blue Gates Projesi Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı liderliğinde yürütülen ve "Karadeniz Havzası’nın Mavi ve Akıllı Dönüşümünü Güçlendirme" hedefini taşıyan Blue Gates projesi, Avrupa Birliği’nin Interreg VI-B NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında hayata geçiyor. Proje, Karadeniz Havzası’ndaki inovasyon ve araştırma kapasitesini artırarak, mavi ekonomi alanında sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyor. 30 ay sürecek olan proje, Romanya, Bulgaristan, Türkiye ve Ukrayna iş birliğiyle, bölgesel ve uluslararası düzeyde büyük bir sinerji oluşturmayı amaçlıyor.
Mete Yarar: "Bölgedeki sorunun çözülmesi Türkiye için tarihi bir fırsat olacaktır”
11 Aralık 2024 Çarşamba - 12:13 Mete Yarar: "Bölgedeki sorunun çözülmesi Türkiye için tarihi bir fırsat olacaktır” Trabzon’da konuşan emekli subay, yazar ve strateji uzmanı Mete Yarar, Suriye’deki son durumu değerlendirerek “Bölgedeki sorunun çözülmesi Türkiye için tarihi bir fırsat olacaktır” dedi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nce Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Savunma Sanayii ve Ülkemize Yönelik Tehditler” konulu konferansta konuşan Mete Yarar, "Önceki dönem İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun hazırlattığı çok önemli bir rapor var. Türkiye’nin terör belası yüzünden gördüğü toplam zararın büyüklüğü 2 trilyon dolar. Türkiye’nin, özel sektör de dahil olmak üzere toplam borcu 500 milyar dolar civarında. Yani Türkiye’nin borcunun 4 katını biz terör belası yüzünden harcamışız. Üstelik savaşta falan da değiliz” diye konuştu. Suriye’deki son durumu değerlendiren Yarar, “Suriye’de yaşanacak senaryolar konusunda beni ne İsrail ne Amerika ne de PKK korkutuyor. Beni burada tek korkutan Suriye’nin içerisinde bir iç savaş olması. Burada aşiretler arasında yaşanacak bir güç mücadelesinin sonunda kardeş kanının dökülmesi. Bu müdahil olabileceğimiz bir şey değil. ABD, İsrail ya da PKK ile zaten yıllardır karşı karşıyayız. Dolayısıyla onlarla karşılaşacağımız senaryoların hepsine alışığız ve alışık olmaya da devam edeceğiz. Bugünkü geldiğimiz durum belki de sorunun çözülmesi için Türkiye’nin önüne gelen en büyük tarihi fırsat” diye konuştu. Suriye’nin yanında Irak’taki gelişmeleri de değerlendiren Yarar, “Irak’la da çok önemli bir tarihi koridor oluşturmaya başladık. O koridorun Trabzon’a da faydası olacak. Türkiye’ye sağlayacağı yıllık gelir tahmini 100 milyar dolar civarında. 2030’a kadar Türkiye’nin, bölgedeki terörü engellemesiyle ve çıkardığı enerji kaynaklarıyla amaçladığı ek gelir yaklaşık 40 milyar dolar” dedi. Programın sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Kanca, Mete Yarar’a plaket takdim etti.