Yerel Haberler
Trabzon
13 Şubat 2026 Cuma - 17:28 Sinem’i öldüren boşanma aşamasındaki eşi hakim karşısına çıktı Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 7 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı. Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Denize girip çıkıyordum, karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ilk kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Savunmasında olaylara ilişkin anlatımda bulunan Ali Eren Somun, kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ileri sürerek, "Kimseyi öldürme kastım kesinlikle yoktur. Sevgiliyken bile evlilik hayatı yaşadık. Ailesi beni çok seviyordu. Ne olduğunu anlamadım akrabasına söz verdiği için benden boşanmak istedi. Benimle sıkıntısı, sorunu olmadığını söylüyordu. Olay günü Sinem çok sarhoştu. Eşimle konuşmak için eve gittim. Silahla merdiven boşluğuna ateş ettim. Öldürme kastım yoktu. Korkarak olay yerinden motosikletle uzaklaştım. Beni herkes tanıyordu olayla ilişkin kimse bana bir şey sormasın diye saçımı kestim. Sinop’ta deniz kenarında kaldım. Denize girip çıkıyordum. Karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" dedi. "Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım" Ali Eren Somun, hakimin Sinem Somun’un sosyal medyada yaptığı "Türkiye’de 102 günde 132 kadın öldürüldü" paylaşımına neden "133" yorumunu yazdığına dair sorusuna, uğurlu sayısı olduğunu için böyle bir paylaşım yaptığını söyledi. Sanık, ifadesinin devamında, "Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım" şeklinde konuştu. Yaralanan bekçi: "Yere düşen Sinem’i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım" Olayda yaralanan bekçi E.E., duruşmada yaşananları anlatarak, "Saat 22.30 sıralarında Sinem eve geldi. Bir süre sonra apartmandan gelen sesler üzerine komşular durumu bize bildirdi. Kapıyı çalmadan önce içeriden tartışma sesleri geliyordu. Sinem kapıyı açmak üzereyken arka arkaya iki el silah sesi duyduk. Yere düşen Sinem’i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım. Ali Eren balkondan çıkarken, biz Sinem’e müdahalede bulunduk" ifadelerini kullandı. Duruşma sonrası anneanne fenalaştı Duruşmanın ardından adliye binası önünde anneanne Gülnaz Topaloğlu rahatsızlandı. Yakınlarının yardımıyla oturtulan Topaloğlu, ihbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Topaloğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Duruşma 13 Mart 2026 tarihine ertelendi.
Trabzon’da kaçak hafriyat sahasında heyelan alarmı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:18 Trabzon’da kaçak hafriyat sahasında heyelan alarmı Trabzon’un Yomra ilçesinde, geçmiş yıllarda kaçak hafriyat döküm sahası olarak kullanıldığı belirtilen alanda meydana gelen heyelan endişeye neden oldu. Yomra ilçesindeki Kaşüstü Mahallesi’nde 1311 Nolu Sokak üzerinde bulunan ve 2015-2019 yılları arasında bölgedeki inşaatların temel kazılarından çıkarılan hafriyatların döküldüğü alanda, yaklaşık 6 yıl sonra toprak kayması yaşandı. Heyelanın meydana geldiği bölgede çok sayıda konutun bulunması nedeniyle risk oluşurken, toprak kayması sonucu bazı sitelere ulaşımı sağlayan yollar ulaşıma kapatıldı. Olayın ardından bölgede güvenlik önlemleri artırılırken, yetkililer tarafından alanda inceleme başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, söz konusu alanın geçmişte kaçak döküm sahası olarak kullanıldığı ve durumun daha önce Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne bildirildiği öğrenildi. Kaçak döküm yaptığı tespit edilen firmaya gerekli bildirimlerin yapıldığı, olayla ilgili hukuki sürecin ise devam ettiği belirtildi. Heyelanın ardından bölgede yeni bir risk oluşup oluşmadığının tespit edilmesi amacıyla teknik ekiplerin zemin etüt çalışmaları yapacağı öğrenildi. "Arkasındaki yerleşim yerlerindeki binalara bir zararın gelmeyeceğini düşünüyoruz" Yaşanan heyelan ile ilgili bilgiler veren Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, kaçak döküm sahasına hafriyat döken firma ile ilgili hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, "Kaşüstü mahallemizde meydana gelen heyelanlı alan 2015-2019 yılları arasında bölgede yapılan inşaat faaliyetleri döneminde hafriyatlarının döküldüğü bir sahadır. Büyükşehir belediyesine ait bir izinli döküm sahası olmaması vesilesiyle kaçak döküm alanı olarak söylenir. Burada sanırım yüzlerce araçlık bir malzeme var. Bu bölgede vatandaşların kullanmış olduğu yollar var. Aynı zamanda doğal gaz hattının geçtiği, su hatlarının geçmiş olduğu bir alan var. Aynı zamanda şu anda heyelanın olup da aşağıda inmiş olduğu alanda Kaşüstü mahallemizden hastaneye doğru yapılması planlanan yeni hastane yolunun olduğu güzergah var. Heyelanın oluştuğu alanın tahribatının giderilmesini bekliyoruz. Sonrasında da havaların biraz daha ısınmasının ardından alanda nasıl bir çalışma yapılacağını planlayacağız. Hafriyatın üzerine yapılmış olan yollar şu anda trafiğe kapatıldı. İnşallah kurumlarımızla birlikte ilgili çalışmaları yapacağız. Mahalleden bu sorunu ortadan kaldıracağız. Çünkü bu sorun yaklaşık 10 yıldır ilçemizin o bölgede olan ciddi bir sorunudur" ifadelerini kullandı.
İstavrit hamsiyi tahtından etti
30 Aralık 2025 Salı - 10:42 İstavrit hamsiyi tahtından etti Doğu Karadeniz’de etkili olan fırtına tezgahları da vurdu. Fırtına nedeniyle balıkçılar denize açılamayınca balık halinde çeşit azalırken, hamsinin yerini tezgahlarda istavrit aldı. Balıkçı esnafı, hamsinin bundan sonra giderek azalacağını ve tezgâhlarda istavritin ağırlık kazanacağını ifade etti. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin bu dönemlerde daha bol olması gerekirken artık denizde çıkmadığını belirterek, "Hamsi normal şartlarda soğuk havaları sever. Kar suyu vurduktan sonra daha da lezzetlenir. Ancak son dönemlerde hamsi giderek azalmaya başladı. Artık hamsi bitiyor diyebiliriz. Hamsinin azalmasıyla birlikte istavrit daha fazla çıkmaya başladı. Şu anda tezgâhlarda hamsinin yerini istavrit alacak gibi görünüyor. İstavrit, hamsinin tahtını salladı diyebiliriz" dedi. Yetiştirme balıkların her dönem tezgâhlarda bulunduğunu ancak hamsinin yokluğunun fiyatları etkilediğini söyleyen Çoğalmış, "Hamsinin olmaması diğer balıkları da etkiliyor. Şu anda hamsi 100 TL, istavrit 100 TL, somon 300 TL, levrek 500-600 TL arasında satılıyor. Mezgit ise son günlerde çıkmadığı için 700-800 TL’den alıcı buluyor" diye konuştu. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise yaklaşık 10 gündür hamsinin gelmediğini ifade ederek "Şu an tezgâhlarda genellikle şoklanmış hamsiler satılıyor. Hamsinin yerini istavrit aldı. Hava muhalefeti nedeniyle denize çıkılamıyor. Bugün sadece istavrit geldi, onun dışında yetiştirme balıklar var. Hamsi Gürcistan taraflarına gitti. Geri gelebilir ama eski bolluk olmaz" şeklinde konuştu. Fırtınanın balık avcılığını ciddi şekilde etkilediğini belirten Avcı, "Kar da yağsa, yağmur da yağsa avlanmada büyük sorun olmaz. Ancak fırtına olduğunda denize çıkılamıyor. Avlanma olmayınca da balık tezgâhlara gelmiyor" ifadelerini kullandı.
Süper Lig’in en verimli hücum hattı Trabzonspor’da
30 Aralık 2025 Salı - 10:21 Süper Lig’in en verimli hücum hattı Trabzonspor’da Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunun geride kalan bölümünde hücum performanslarıyla öne çıkan Trabzonspor, Paul Onuachu, Felipe Augusto ve Ernest Muçi’den oluşan hücum hattıyla Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı geride bıraktı. Bordo-mavililer, daha düşük maliyetle kurulan hücum hattından en yüksek verimi alan takımlar arasında yer aldı. Ligde ilk yarıyı Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ardından 35 puanla 3. sırada tamamlayan Trabzonspor, rakiplerine oranla daha ekonomik bir hücum organizasyonuyla dikkat çekti. Bordo-mavili ekip, bu performansıyla ligin en üretken takımlarından biri olmayı başardı. Gollerin büyük bölümü üç isimden Trabzonspor’da Paul Onuachu, Felipe Augusto ve Ernest Muçi’den oluşan hücum üçlüsü, ligde şu ana kadar toplam 26 gol kaydetti. Bordo-mavililerin attığı 33 golün yüzde 78,8’i bu üçlüden gelirken, söz konusu oran dört büyükler arasında en yüksek seviye oldu. İstanbul’un üç büyüğüne net üstünlük Trabzonspor’un hücum performansı, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile yapılan karşılaştırmalarda daha net ortaya çıktı. Galatasaray’da Icardi, Osimhen ve Sane üçlüsünün toplam piyasa değeri 104 milyon Euro olurken, Fenerbahçe’de Talisca, Asensio ve En-Nesyri’den oluşan hücum hattının değeri 45 milyon Euro seviyesinde bulunuyor. Beşiktaş’ta ise Abraham, Rafa Silva ve Toure üçlüsünün toplam piyasa değeri 34 milyon Euro olarak hesaplandı. Buna karşın Trabzonspor’un hücum üçlüsünün toplam piyasa değeri yalnızca 21 milyon Euro’da kaldı. Bordo-mavililer, düşük maliyetine rağmen hem gol sayısı hem de takım içi katkı oranında rakiplerinin önüne geçti. Skor yükünü üç isim sırtladı Trabzonspor’da Paul Onuachu 11 golle takımın en golcü ismi olurken, Felipe Augusto 8, Ernest Muçi ise 7 golle skora katkı sağladı. Hücum yükünün büyük ölçüde bu üç oyuncu üzerinde toplanması, bordo-mavililerin skor üretiminde istikrarlı bir yapı yakalamasını sağladı. Rakiplerin hücum katkı oranları Fenerbahçe’de Talisca 9, Marco Asensio 8 ve En-Nesyri 7 golle toplam 24 gole ulaştı. Sarı-lacivertlilerde bu üçlünün takımın 39 golü içindeki payı yüzde 61,5 olarak gerçekleşti. Galatasaray’da Mauro Icardi 9, Osimhen 6 ve Sane 6 golle toplam 21 gole imza atarken, sarı-kırmızılıların 38 golünün yüzde 55,3’ü hücum üçlüsünden geldi. Yüksek maliyete rağmen katkı oranı Trabzonspor’un gerisinde kaldı. Beşiktaş’ta ise Tammy Abraham 7, Rafa Silva 5 ve El Bilal Toure 4 golle toplam 16 gole ulaştı. Siyah-beyazlılarda hücum üçlüsünün, takımın 30 gollük skor üretimindeki payı yüzde 53,3 oldu.
Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor’un genlerinde her zaman büyük hedefler vardır"
29 Aralık 2025 Pazartesi - 11:32 Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor’un genlerinde her zaman büyük hedefler vardır" Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, sezon başında atılan planlı adımların sahaya güçlü bir karakter olarak yansıdığını belirterek, "Trabzonspor her zaman büyük hedefleri olan ve bu hedefleri doğru planlama üzerine inşa etmeyi görev sayan bir kulüptür" dedi. Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavili kulübün dergisinde yer alan yazısında sezon başında doğru planlama, doğru insan kaynağı ve doğru futbol aklıyla yola çıktıklarını dile getirdi. Doğan, "Sezon başında attığımız adımlar bugün sahada gördüğümüz karakterin temelini oluşturuyor. Trabzonspor her zaman büyük hedefleri olan, bu hedefleri planlı bir yapı üzerine inşa etmeyi görev sayan bir kulüptür. Bu yıl yola çıkarken de böyle baktık meseleye: Doğru planlama, doğru insan kaynağı, doğru futbol aklı. Gençlerin enerjisini tecrübelilerin yol göstericiliğiyle bir araya getiren bir kadro kurduk. Şu an ortaya çıkan tablo bu kararın ne kadar yerinde olduğunu kanıtlıyor. Sahamızda veya deplasmanda, öne geçtiğimiz anlarda ya da geriden geldiğimiz bölümlerde ortaya konan irade bize büyük gurur veriyor. Mücadeleyi bütün anlara yayan, oyunun ruhunu her saniyede diri tutan bir takımımız var. Bu yaklaşım Trabzonspor’un tarihsel kimliğine de yakışıyor. Taraftarımızın benimsediği, tribünlerin kalbini hızlandıran o karakterli oyun yeniden varlığını hissettiriyor" ifadelerini kullandı. "Fatih Tekke’nin payı büyük" Gelinen süreçte Teknik Direktör Fatih Tekke’nin payının oldukça büyük olduğunu aktaran Doğan, "Oyuncularımızı tanıma biçimi, doğru müdahaleleri, anlık değişimlere uyumu, takımı bir bütün haline getiren en önemli unsurlardan biri. Sezon ilerledikçe takım içindeki uyumun artmasıyla birlikte sahaya yansıyan kalite de her hafta daha yükseliyor. Yarışın tam merkezindeyiz ve yolun sonundaki konumumuzu hep birlikte göreceğiz. Ancak Trabzonspor’un hedefi her zaman büyük kupalara uzanan o yolu yürümektir. Bu kulübün genlerinde başka türlüsü yoktur" cümlelerine yer verdi. "Ara transfer döneminde ihtiyaçlarımızı değerlendiriyoruz" "Ara transfer döneminin resmi olarak başlamasına kısa bir süre kala ihtiyaç duyduğumuz takviyeleri hocamızla değerlendiriyoruz" diyen Başkan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Takım kimyasını koruyan, rekabeti büyüten ve bizi daha ileriye taşıyacak hamleleri en doğru şekilde yapma kararlılığındayız. Türkiye Kupası’nda ilk aşamayı geçip gruplara kalmamız da sezonun önemli başlıklarından biridir. Amacımız bu kupayı yeniden müzemizde görmektir. Trabzonspor adına her kulvar bir sorumluluktur, her hedef ulaşılması gereken bir merhaledir. Kurulduğumuz günden bugüne adaletin ve tertemiz rekabetin yanında olduk. Bizim için başarı, kirli alanlardan güç devşirmeden, sahadaki emeğin hakkını arayarak kazanılır. Türk futbolunun geleceğinin daha güçlü bir zemine oturması için adil yönetimlerin varlığı şarttır. Sahaya çıkan her takım eşit mesafede yönetilmeli, hak edenin karşılığını alabildiği bir organizasyon kurulmalıdır. Bazı hakemlerin görevini hakkıyla yapmak yerine imtiyaz dağıtan bir anlayışa yönelmesi, futbolumuzun en büyük sorunlarından biri hâline gelmiş durumdadır. Fakat bu lig er ya da geç gerçek rekabet zeminine kavuşacaktır." "Birlik, inanç ve güçlü yürüyüş" Trabzonspor’un duruşundan güç alan bir camia olduğunu söyleyen Ertuğrul Doğan, "Bugün sahada ortaya koyduğumuz enerji, tribünlerde hissedilen birlik duygusu ve şehrin takımıyla kurduğu bağ bize büyük bir yol gösteriyor. Bu yürüyüş, inancın ve emeğin birleşmesiyle daha da büyüyecek. Sezonun ilerleyen dönemlerinde birlikte çok daha güçlü anlara tanıklık edeceğiz. Çünkü bu kulüp umudu her zaman diri tutmanın ve hedefe yürürken bir an bile tereddüt göstermemenin adıdır. Trabzonspor’un yolculuğu sürüyor ve biz bu yolun her adımında daha yüksek bir ışığa doğru ilerliyoruz" ifadelerini kullandı.
Annesi için bekledi, üniversite hayalini 53 yaşında gerçekleştirdi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:04 Annesi için bekledi, üniversite hayalini 53 yaşında gerçekleştirdi Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yapan, kazaziye alanında kültür sanatçısı olan Emine Usta, gençlik yıllarında ertelemek zorunda kaldığı üniversite hayalini üniversite sınavıyla gerçeğe dönüştürdü. Trabzon Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nü kazanan Emine Usta, aynı zamanda uzaktan eğitimle aşçılık bölümünde de eğitim görmeye başladı. İkinci sınıf öğrencisi olarak eğitimini sürdüren Emine Usta, hayalini 53 yaşında gerçekleştirdi. Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yapan ve kazaziye alanında kültür sanatçısı olarak tanınan Emine Usta, yıllar sonra üniversite hayalini gerçekleştirdi. Üniversite sınavını başarıyla tamamlayan 53 yaşındaki Emine Usta, Trabzon Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nü kazandı. Aynı zamanda uzaktan eğitimle aşçılık bölümünü kazanan Usta, öğrenme isteğiyle iki üniversitede eğitimini sürdürüyor. Genç yaşlarda üniversite hayali kuran ancak hayatın onu farklı bir yola yönlendirdiği Emine Usta, o dönem ailesi için verdiği mücadeleler nedeniyle eğitim planlarını askıya aldı. Zaman ilerledikçe hayalini kaybetmek yerine büyüten Usta, yıllar sonra şimdi diyerek yeniden öğrenci oldu. Sınıf arkadaşlarının çoğundan yaşça büyük olmasına rağmen üniversite ortamına kısa sürede uyum sağlayan Usta, gençlerle kurduğu bağın kendisine güç verdiğini belirtti. Eğitim hayatında özellikle İngilizce öğrenmeyi hedefleyen Usta, emekli olduktan sonra kendi restoranını açmayı planlıyor. Emine Usta, üniversitede edindiği turizm ve mutfak bilgisini bu hayalinde buluşturmayı amaçlıyor. "Hem okul hem iş ikisini aynı anda götürüyorum" Bugün biri örgün, biri uzaktan olmak üzere iki üniversitede ikinci sınıf öğrencisi olarak eğitimini sürdüren Emine Usta, ailesi tarafından desteklendiğini belirterek, "Aslında üniversitede 35 yaş üstü kişilere ÖSYM‘nin verdiği bir kontenjan vardı. Hem bu kontenjandan yararlanmak için hem de okuyamadığım için bu hayatı da görmek, tatmak istedim. Bu yaştan sonra yeni tecrübeler edinmek adına böyle bir deneyim istedim. Bunu yaşıyorum çok keyifli. Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi’nde aynı zamanda usta öğreticiyim. Kazaziyede kültür sanatçısıyım. Hem okul hem iş ikisini aynı anda götürüyorum. Kültür sanatçısı olduğum için hem de gastronomiye de olan ilgimden dolayı yenilikleri yapmak adına bu bölümü seçtim. Bu bölümü seçtikten sonra da uzaktan eğitimde de aşçılık bölümünü seçtim. Birbirine tamamlayan iki üniversitede okuyorum. İkisinde de ikinci sınıftayım. İngilizceyi de geliştirmek adına böyle bir yola çıktım. Ağabeyimin kızı hala okumaya doyamadın, sürekli üniversite sınavlarına giriyorsun diyor. Birkaç tanesini kazanıp dondurmuştum. Hala okuyor musun diyenler var. Ailem tarafından çok destekleniyorum. Gençler teknolojiye çok hakimler. Çok pratik düşünüyorlar. Ben yapana kadar onlar Emine abla biz yaptık sana da gösterelim diyorlar. Onlardan öğrenmek çok güzel. Onlarda bazı deneyimleri soruyorlar. Bizde elimizden geldiğince kendi adıma onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Ama ben onlardan daha çok yardım alıyorum" dedi. "Rahmetli annem tansiyon hastasıydı; onun için üniversiteye gidemedim" Ailesinin tek kızı olduğunu ve rahmetli annesinin tansiyon hastası olması sebebiyle üniversiteye gidemediğini kaydeden Usta, "Bütün Türkiye olarak dil konuşmakta hala çok çekiniyoruz ve utanıyoruz. Burada öğretilen bilgiler dünyalı literatüründe geçen terimler. Buradan mezun olduktan sonra dilini iyi bilen birisi hizmet sektöründe çok iyi yerlere gelebilir. Gençlerin bu bölümü çok seçmelerinin nedeni devlette bir karşılığı olmaması. Yani sınıf öğretmenliği ve akademiyi bitirenler devlet memuru olabilir ama turizm bölümünde öyle olmadığı için gençler tarafından seviliyor ama ne yapacağız diyenler var. Emekli olduktan sonra Allah nasip kısmet ederse bir restoran bölümünü açarsan buradaki bilgiler benim için çok önemli olacak. Mezun olduktan sonra bilgilerimi bu alanda değerlendireceğim. Rahmetli annem tansiyon hastasıydı. Onun için üniversiteye gidemedim. Alaylı olarak halk eğitimde öğretmenliğe başladım. Sonra da bütün sınavları kazanarak 18 yılımı tamamladım. Öğretmeyi seviyorum ama rahmetli annemden dolayı tek kızı olduğum için okuma fırsatım olmadı. Şimdi imkanı oldu ve deneyimliyorum. Üniversitemizin akademisyenlerinin hepsi birbirinden kaliteli. Çok destek veriyorlar. Ders sırasında örnek gösteriyorlar. İnşallah mezun olup kep atmayı istiyorum. Usta öğreticiliğinde verdiği bir öğretmenlik vasfından dolayı hizmet sektöründe en azından gençlere bir şeyler öğretmek istiyorum. Onları hayata hazırlamak çok isterim" şeklinde konuştu. "Emine abla annemiz gibi hissettiriyor" Emine Usta’nın sınıf arkadaşlarından Mete Avcı, iyi bir arkadaşlıklarının olduğunu vurgulayarak, "Emine abla ile aynı sınıftayız. İyi bir arkadaşlığımız var. Bilgili ve deneyimleri olduğu için kendisinden yararlanıyoruz. Çok mutluyuz. Sınıfta her zaman en ön sırada oturuyor. Kendisi sürekli not tutuyor hatta ondan not istediğimiz oluyor" diye konuştu. Sınıf arkadaşlarından İlayda Köse de, Emine Usta’yı ilk gördüklerinden garip hissettiklerini dile getirerek, "Emine abla bizim için abladan öte bir annemiz gibi hissettiriyor. Bize ayak uydurmakta bazen zorlansa da ona yardımcı olmaya çalışıyoruz. İlk gördüğümüzde garip gelmişti. Sonrasında birbirimize ısındık. Bize çok şey kattı. Sınıfta bir büyüğün olduğun fark ederek davranmaya başladık. Ders konusunda çok istikrarlı" ifadelerini kullandı.
Uzungöl beyaz gelinliğini giydi, kar kalınlığı 15 santimetreye ulaştı
28 Aralık 2025 Pazar - 10:08 Uzungöl beyaz gelinliğini giydi, kar kalınlığı 15 santimetreye ulaştı Trabzon’un dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl, yurdun dört bir yanında etkili olmaya başlayan kar yağışıyla birlikte adeta beyaz gelinliğini giydi. Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran kar yağışı, Uzungöl ve çevresini kısa sürede beyaza bürürken, bölgede kar kalınlığı yer yer 15 santimetreye ulaştı. Kartpostallık görüntülerin ortaya çıktığı Uzungöl’de, yoğun kar yağışı doğayla iç içe eşsiz manzaralar oluşturdu. Göl çevresi, ormanlık alanlar ve dağ siluetleri tamamen beyaz örtüyle kaplanırken, bölge kış turizmi açısından da yeniden ilgi odağı haline geldi. Kar yağışının ardından kış mevsiminde Uzungöl’ü görmek isteyen yerli ve yabancı turistler de harekete geçti. Otel ve konaklama tesislerine rezervasyon taleplerinin artmaya başladığı öğrenilirken, bölge esnafı ve turizmciler yoğun bir kış sezonu beklentisine girdi. Bölgede yaşayan işletmecilerden Alibey Aygün karlı bir güne uyandıklarını ifade ederek, "Sezonu bitirdik derken kar sezonu başladı. Burada çok güzel bir hava var. Yerli ve yabancı turistler için de aranıp da bulunamayacak bir güzellikte burası şu anda. Misafirlerimizi buraya bekliyoruz" dedi. Öte yandan Uzungöl’de 23, 24 ve 25 Ocak tarihlerinde kış turizmine yönelik çeşitli etkinlik ve hazırlıkların planlandığı öğrenilirken, Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Çaykara Kaymakamlığı, Çaykara Belediyesi, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve Uzungöl Muhtarlığı gibi bir çok kurumun desteğiyle gerçekleştirilmesi planlanan organizasyonun 3 gün süreceği, festival programına ilişkin detayların ise ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
Trabzon’da belediye ekipleri hasta vatandaşın imdadına yetişti
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:49 Trabzon’da belediye ekipleri hasta vatandaşın imdadına yetişti Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yüksek kesimlerde karla mücadeleyi sürdürürken, acil durumlarda da teyakkuza geçiyor. Sağlık ekiplerinin hasta bir vatandaşa ulaşabilmesi için kar nedeniyle kapalı olan Maçka ilçesi Güzelyayla Mahallesi yolu ivedilikle ulaşıma açıldı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı nedeniyle kapanan mahalle yollarında karla mücadeleyi sürdürüyor. Ekipler, Çaykara ilçesinde Arpaözü, Demirkapı, Çayıroba ve Yaylaönü, Araklı ilçesinde Yeşilyurt, Erikli, Sulakyurt ve Bahçecik mahalleleri ile Köprübaşı ilçesi Arpalı Mahallesi’nde yol açma çalışmalarına devam ediyor. Maçka’nın Güzelyayla Mahallesi’ndeki hasta bir vatandaşa, yol kar nedeniyle kapandığı için ulaşamayan sağlık görevlileri, Büyükşehir Belediyesi ekiplerinden yardım istedi. Harekete geçen ekipler, yolu ksa sürede açarak hasta vatandaşın imdadına yetişti. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, yüksek rakımlı bölgelerde kar yağışının zaman zaman etkisini artırdığı belirtilerek, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için ekiplerimiz 24 saat esasına göre görev başındadır. Acil durumlarda gelen ihbarlara öncelik verilmektedir. Yüksek kesimlerde yaşayan vatandaşlarımızın tedbirli olmalarını ve zorunlu olmadıkça yayla yollarını kullanmamalarını önemle rica ediyoruz" denildi.
Altının gram fiyatının artması Trabzon hasırının değerine değer kattı
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:50 Altının gram fiyatının artması Trabzon hasırının değerine değer kattı Dünyaca ünlü coğrafi işaretli Trabzon hasır bileziği, son dönemde gram altının fiyatının tarihinin en yüksek zirvesini görmesiyle birlikte değerine değer kattı. Trabzon Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Ali Yazıcı, altın gramının 6 bin 250 TL seviyesinde işlem gördüğü bu dönemde, bir takım hasır bilezik fiyatının 600 bin TL’den başladığını belirterek, "Özel siparişlere bakıldığında fiyatlar 3 milyon TL’ye, hatta 6 milyon TL’ye kadar çıkabilmektedir. Özellikle 61 sıra, 81 sıra hasır takımlar; gerdanlık, yüzük ve küpeyle birlikte değerlendirildiğinde toplam maliyetin 3 milyon TL ile 6 milyon TL arasında olduğunu ifade edebilirim" dedi. Altın yükseldiğinde alımların arttığını, altın düşmeye başladığında ise satışların daha fazla olduğunu kaydeden Yazıcı, özellikle yılsonlarına doğru, Kasım ve Aralık aylarında altın bozma işlemlerinin arttığını kaydetti. 2025 yılının kuyumcu sektörü için iç piyasada istenildiği gibi geçmediğini dış piyasada ise ihracat rakamlarının 2014’e göre daha iyi olduğunu ifade eden Yazıcı, "2025 yılı, açıkça söylemek gerekirse, iç piyasada 2024 yılına göre biraz daha kötü geçti. Dış piyasaya baktığımızda ise ihracat rakamlarımızın 2024’e kıyasla daha iyi olduğunu, daha olumlu rakamlar ortaya çıktığını söyleyebilirim. Bakanlığın bizlere verdiği bilgilere göre 2024 yılında mücevher ihracatı 7,5 milyar dolar seviyesindeyken, 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla bu rakamın 12,5 milyar dolara ulaştığı bilgisi bulunmaktadır. Trabzon hasır bileziği açısından bakıldığında, Trabzon’daki kazaziye ve hasır bilezik ihracatında yüzde 30 payımız olduğu ifade ediliyor. Bu tabloya göre ihracatta bir miktar daha iyi durumdayız; ancak iç piyasada mücevher satışlarında bir nebze zayıflık söz konusu. Buna karşın yatırım amaçlı olarak külçe altın, Cumhuriyet altını ve çeyrek altın satışlarının arttığını, yatırımcıya daha fazla altın satıldığını söyleyebilirim" şeklinde konuştu. Yıl sonlarına doğru altın bozdurma işlemleri artıyor Özellikle yıl sonuna doğru altın bozdurma işlemlerinin arttığına dikkat çeken Yazıcı, "Altın yükseldiğinde alımların arttığını, altın düşmeye başladığında ise satışların daha fazla olduğunu zaman zaman görüyoruz. Özellikle yıl sonlarına doğru, Kasım ve Aralık aylarında altın bozma işlemlerinin arttığını gözlemliyoruz. Bunun nedeni olarak, 2026 yılında vergi usulü ve tapu devri işlemlerinde vergi artışları olacağı beklentisiyle vatandaşların ev ve araba alımı için altın bozdurması gösterilebilir. Alım tarafına bakıldığında ise Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında daha fazla altın alındığını söyleyebilirim. Bu durum, büyük ölçüde vatandaşın ekonomik durumuyla bağlantılıdır" diye konuştu. Yaz sezonu zayıf geçti Bu yıl düğün sezonunun zayıf geçtiğini belirten Yazıcı, "2024 yılının yaz sezonu daha iyiydi. 2025 yılının yaz sezonu ise oldukça zayıf geçti. Ocak ve Şubat aylarında bir miktar hareketlilik olsa da sezonun geneline bakıldığında, özellikle Ağustos ayından sonra ciddi bir düşüş yaşandığını ifade edebilirim. Dolayısıyla 2024 yılı ile 2025 yılı kıyaslandığında yaklaşık yüzde 30’luk bir daralma olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu. Trabzon hasırı sektörün göz bebeği Dünyaca üne sahip coğrafi işaretli Trabzon hasırının tarihinin en yüksek fiyatını gördüğünü belirten Yazıcı, "Altının 6 bin 250 TL seviyesinde işlem gördüğü bu dönemde, bir takım hasır bilezik fiyatı 600 bin TL’den başlamaktadır. İnce bir takım bu seviyedeyken, özel siparişlere bakıldığında fiyatlar 3 milyon TL’ye, hatta 6 milyon TL’ye kadar çıkabilmektedir. Özellikle 61 sıra, 81 sıra hasır takımlar; gerdanlık, yüzük ve küpeyle birlikte değerlendirildiğinde toplam maliyetin 3 milyon TL ile 6 milyon TL arasında olduğunu ifade edebilirim. Altının ons fiyatına baktığımızda ise bugün 4 bin 350-4 bin 400 dolar seviyelerinde işlem gördüğünü görüyoruz. Kırk yılı aşkın süredir bu mesleğin içindeyiz ve ilk defa ons fiyatının bu kadar yüksek seviyelere çıktığına şahit oluyoruz. Tarihi bir rekor kırıldığını söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. Yeni yıla ilişkin beklentilerini de paylaşan Yazıcı, "İşlerimizin daha iyi olmasını umut ediyoruz. İnşallah dünyada herhangi bir kaos ya da savaş yaşanmaz. Altın piyasasına baktığımızda fiyatların bir miktar daha yukarı gidebileceğini öngörüyoruz; ancak temennimiz, fiyatların aşırı yükselmemesi ve herkesin alım gücünün korunmasıdır. İnşallah 2026 yılının daha iyi olacağına dair umutluyuz. Şu an itibarıyla ev ve araba alımlarının arttığını görüyoruz. Yatırımcıların biriktirdikleri altını, yüksek fiyatlardan bozdurarak bu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla satış yaptıklarını söyleyebilirim. Ocak ayından sonra piyasanın daha durağan bir sürece gireceğini, bu noktadan sonra yeniden altın alımına yöneleceğini düşünüyorum" dedi.