Yerel Haberler
Trabzon
Trabzon’da Ukraynalı şüphelinin kaza sonrası kaçışı uyuşturucu operasyonuna dönüştü 10 Şubat 2026 Salı - 18:23:11 Trabzon’un Arsin ilçesinde meydana gelen trafik kazası uyuşturucu operasyonuna dönüştü. Kazanın ardından kaçan yabancı uyruklu sürücünün izini süren jandarma ekipleri, ormanlık alanda bırakılan çanta içinde 11 kilo 133 gram metamfetamin ele geçirirken, firari yakalanarak tutuklandı. Trabzon’un Arsin ilçesinde önceki gün Ukrayna plakalı bir aracın karıştığı trafik kazasının ardından sürücünün olay yerinden kaçması, jandarma ekiplerini alarma geçirdi. Arsin İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan araştırmada sürücünün Ukrayna uyruklu V.S. (23) olduğu belirlendi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda bölgede geniş kapsamlı çalışma başlatan jandarma ekipleri şüpheli V.S.’nin sırtında bir çantayla Yolüstü Mahallesi’ndeki ormanlık alana doğru kaçtığını tespit etti. Olay yerine intikal eden ekipler, şüphelinin bir şantiye alanına bıraktığı çantayı buldu. Yapılan kontrolde çanta içerisinde 11 paket halinde toplam 11 bin 133 gram metamfetamin ile türevi uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Firari şüpheli Arsin ilçesi Güneyce Mahallesi’nde jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinin ardından Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen V.S., "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma ve Sağlama" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
10 Şubat 2026 Salı - 15:03 Büyükşehir Belediyesi açıklama yaptı: "Dolmuş düzenlemesi kimseyi mağdur etmeyecek" Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bazı dolmuşçuların yeni kalkış noktaları düzenlemesini protesto ederek Meydan’da kontak kapatması üzerine açıklama yaptı. Açıklamada, yeni düzenlemenin şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu ortadan kaldırmak amacıyla şoför esnafı temsilcilerinin görüşleri de alınarak uygulamaya konulduğu vurgulanarak, "Uzun süren istişareler neticesinde Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararıyla dün uygulanmaya başlanan yeni dolmuş düzenlemesi, vatandaşlarımızın ve şoför esnafımızın büyük çoğunluğu tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Bugün bir grup şoför esnafı, uygulamayı protesto etmek için Meydan Köprüaltı’nda toplanıp kontak kapatmıştır. Bir süre devam eden protesto sırasında ulaşımda sorun yaşanmaması için dolmuşların çalışmadığı güzergahlara belediye otobüslerimiz yönlendirilerek tedbir alınmıştır. Gerek belediyemiz gerekse Şoförler ve Otomobilciler Odası yetkililerinin yaptığı görüşmeler neticesinde şoförler protesto eylemini sonlandırmışlardır. Altını çizerek vurguluyoruz ki bu düzenleme, şoför esnafı temsilcilerinin de görüşleri alınarak hem vatandaşımızın hem de şoför esnafımızın mağdur olmayacağı her detayın değerlendirilmesi sonucunda kararlaştırılmıştır. Uygulamada ortaya çıkacak eksiklere ilişkin gerek vatandaşlarımızdan gerekse şoför esnafımızdan gelecek talepler elbette değerlendirilecek ve çözüme kavuşturulacaktır. Vatandaşımızın ve şoför esnafımızın büyük çoğunluğunun memnuniyetle karşıladığı yeni dolmuş düzenlemesinin kararlılıkla sürdürüleceğini ve uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların giderileceğini de belirterek herkesi sabırlı ve sağduyulu olmaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Trabzon’da kadın emeği üretime dönüşüyor: Yerel sanatlar dünyaya açılıyor
08 Şubat 2026 Pazar - 12:30 Trabzon’da kadın emeği üretime dönüşüyor: Yerel sanatlar dünyaya açılıyor Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde, daha önce iş piyasasında yer alamamış ancak mesleki yeterliliği yüksek kadınları istihdam ederek hem kadın emeğini destekliyor hem de kentin kültürel mirasını üretime kazandırıyor. Merkezde bulunan 5 üretim atölyesinden birinde dokuma çalışmaları yapılıyor. Kenevir ve pamuk ipliklerinden üretilen organik kumaşlar, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımlarına dönüştürülüyor. Ayrıca desinatörlerin çizimleriyle eskiyle yeniyi buluşturan, kuşaklar arası kültürel aktarımı amaçlayan özgün tasarımlar ortaya çıkarılıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Esengül Kibar, amaçlarının kadınlara kalıcı istihdam alanları oluşturmak olduğunu vurgulayarak, bu sayede kadınların hem aile ekonomisine katkı sağlama hem de özgüven kazanarak toplumda daha güçlü bir yer edindiklerini belirtti. Kibar, üretilen ürünlerin Katar ve Amerika başta olmak üzere uluslararası platformlara da gönderileceğini belirtti. Kibar, Türkiye’de ilk kez bir kadın yaşam merkezinde "istihdam merkezi" adı altında bir bölüm oluşturduklarını belirterek, "Artık burada, daha önce iş piyasasıyla buluşamamış ancak mesleki yeterliliği üst düzeyde olan kadınları Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde istihdam etmeye başladık. Merkezimizde 5 üretim atölyemiz bulunuyor. Atölyelerimizin birinde dokuma çalışmaları yapıyoruz. Kenevir ve pamuk ipliklerinden organik dokumalar üretiyoruz. Daha sonra bu sağlıklı kumaşları, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımına dönüştürüyor ya da desinatörlerimizin çizimleriyle eskiyle yeniyi birleştiren, kuşaklar arası kültürel aktarımı sağlayan tasarımlar ortaya çıkarıyoruz.Coğrafi tescilli kazaziyemiz alanında ise ilk kez kazaziyeden kadın temalı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Örneğin, yayla göçü temasıyla yapılan çalışmalar kıyafet tasarımına dönüşüyor. En büyük amacımız, Trabzon’un turistik anlamda hediyelik eşya sektörüne ürün kazandırmak ve gelecek nesillere unutulmaya yüz tutmuş sanatlar hakkında farkındalık oluşturacak, modernize edilmiş ürünler üretmek" dedi. "Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz" Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırladıklarını kaydeden Kibar, "Büyükşehir Belediyesi olarak kadın istihdamını yerel düzeyde desteklemek amacıyla ’Kadın Sesi’ anlamına gelen bir marka başvurusu da oluşturduk. Üretimlerimiz tamamen yerel. Vargit çiçeği, mavi yıldız çiçeği gibi serilerimiz ve yayla göçü temamız bulunuyor. Ulusal platformlarda da çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz. Bunun yanı sıra ulusal düzeyde bizimle çalışan firmalar için de üretimlerimiz devam ediyor. Özellikle kurs kapsamında 5 atölyemizde eğitim vermiyoruz. Eğitimlerini tamamlamış, mesleki yeterliliği olan kişilerle çalışıyoruz. Dezavantajlı durumda olan birçok kadın üreticimiz var. Örneğin onkolojik tedavi gören bir üreticimiz, kendisine ’yat, dinlen’ dememize rağmen burada olmanın kendisine çok iyi geldiğini ifade ediyor. Büyükşehir Belediyesi olarak amacımız, insanlara kalıcı istihdam imkânları sunmak. Böylece bireylerin hem aile ekonomisine katkı sağlamalarını hem de özgüven kazanarak toplum içinde yer almalarını destekliyoruz" diye konuştu. "Keşan’ımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık" Dokuma üzerine üretim yapan Hava Güner keşanı bordo mavi tonlara uyarladıklarını ifade ederek, "47 yaşındayım. Tesadüfen 2017 yılında başladığım bu macera zamanla mesleğim haline dönüştü. Burada Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışıyoruz. Keşan’ımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık. Pamuktan ürettiğimiz bordo-mavi florlar dokuyoruz. Bizim gibi olanlar evde kalmasın. Burası bize psikolojik olarak da destek sağlıyor. Günlük hayattaki dertlerimizi ve sıkıntılarımızı, arkadaş ortamında dokuma yaparken unutuyoruz. Ürettikçe de mutlu oluyoruz" dedi. "Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz" Üreticilerden Zahide Erel, ürettikleri ürünleri satışa sunduklarını belirterek,"57 yaşındayım. Kullandığımız oyalı ipek ipliklerle Trabzon’un yaylalarında yetişen çiçekleri yapıyorum. Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz. Bu işin zaten ustasıyım, dolayısıyla sevdiğim işi yapıyorum. Belgemle Kadın Yaşam Merkezi’ne başvurdum, mülakata girerek burada çalışmaya başladım. Yaklaşık bir yıldır buradayım. Herhangi bir objeye bakarak iş çıkarabilirim. Annem de iğne oyası yapardı; bu uğraş anneden bize geçmiş diyebiliriz" diye konuştu. "Kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım" Üreticilerden Semra Beşer ise kültürel mirasa sahip çıkmaları gerektiğine dikkat çekerek, "Arkadaşımın kazaziye yaptığını görünce ’kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım’ dedim. O heyecanla kendi kendime, ’ben bunu yapmalıyım, başarmalıyım’ diye düşündüm. Ertesi gün Halk Eğitim Kursu’na başvurdum. Kursumu tamamladıktan sonra 9 yıl boyunca ev eksenli kazaziye yaptım. Sertifikamı aldıktan sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Trabzon Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi için internet üzerinden açtığı ilana başvurdum ve burada çalışmaya başladım. Burada çok güzel takılar yapıyoruz. Ortam çok güzel; bir araya gelerek tasarımlar üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz ve evimize keyifle gidiyoruz. Bu bizim kültürel mirasımız, bunu yaşatmalıyız. İnşallah kızlarıma da öğreteceğim ve bu kültürel mirası daha da güzel yerlere taşıyacağız" dedi.
Trabzon’da kadın emeği üretime dönüşüyor: Yerel sanatlar dünyaya açılıyor
08 Şubat 2026 Pazar - 11:50 Trabzon’da kadın emeği üretime dönüşüyor: Yerel sanatlar dünyaya açılıyor Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde, daha önce iş piyasasında yer alamamış ancak mesleki yeterliliği yüksek kadınları istihdam ederek hem kadın emeğini destekliyor hem de kentin kültürel mirasını üretime kazandırıyor. Merkezde bulunan 5 üretim atölyesinden birinde dokuma çalışmaları yapılıyor. Kenevir ve pamuk ipliklerinden üretilen organik kumaşlar, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımlarına dönüştürülüyor. Ayrıca desinatörlerin çizimleriyle eskiyle yeniyi buluşturan, kuşaklar arası kültürel aktarımı amaçlayan özgün tasarımlar ortaya çıkarılıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Esengül Kibar, amaçlarının kadınlara kalıcı istihdam alanları oluşturmak olduğunu vurgulayarak, bu sayede kadınların hem aile ekonomisine katkı sağlama hem de özgüven kazanarak toplumda daha güçlü bir yer edindiklerini belirtti. Kibar, üretilen ürünlerin Katar ve Amerika başta olmak üzere uluslararası platformlara da gönderileceğini belirtti. Kibar, Türkiye’de ilk kez bir kadın yaşam merkezinde "istihdam merkezi" adı altında bir bölüm oluşturduklarını belirterek, "Artık burada, daha önce iş piyasasıyla buluşamamış ancak mesleki yeterliliği üst düzeyde olan kadınları Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde istihdam etmeye başladık. Merkezimizde 5 üretim atölyemiz bulunuyor. Atölyelerimizin birinde dokuma çalışmaları yapıyoruz. Kenevir ve pamuk ipliklerinden organik dokumalar üretiyoruz. Daha sonra bu sağlıklı kumaşları, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımına dönüştürüyor ya da desinatörlerimizin çizimleriyle eskiyle yeniyi birleştiren, kuşaklar arası kültürel aktarımı sağlayan tasarımlar ortaya çıkarıyoruz.Coğrafi tescilli kazaziyemiz alanında ise ilk kez kazaziyeden kadın temalı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Örneğin, yayla göçü temasıyla yapılan çalışmalar kıyafet tasarımına dönüşüyor. En büyük amacımız, Trabzon’un turistik anlamda hediyelik eşya sektörüne ürün kazandırmak ve gelecek nesillere unutulmaya yüz tutmuş sanatlar hakkında farkındalık oluşturacak, modernize edilmiş ürünler üretmek" dedi. Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz. Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırladıklarını kaydeden Kibar, "Büyükşehir Belediyesi olarak kadın istihdamını yerel düzeyde desteklemek amacıyla ‘Kadın Sesi’ anlamına gelen bir marka başvurusu da oluşturduk. Üretimlerimiz tamamen yerel. Vargit çiçeği, mavi yıldız çiçeği gibi serilerimiz ve yayla göçü temamız bulunuyor. Ulusal platformlarda da çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz. Bunun yanı sıra ulusal düzeyde bizimle çalışan firmalar için de üretimlerimiz devam ediyor. Özellikle kurs kapsamında 5 atölyemizde eğitim vermiyoruz. Eğitimlerini tamamlamış, mesleki yeterliliği olan kişilerle çalışıyoruz. Dezavantajlı durumda olan birçok kadın üreticimiz var. Örneğin onkolojik tedavi gören bir üreticimiz, kendisine ‘yat, dinlen’ dememize rağmen burada olmanın kendisine çok iyi geldiğini ifade ediyor. Büyükşehir Belediyesi olarak amacımız, insanlara kalıcı istihdam imkânları sunmak. Böylece bireylerin hem aile ekonomisine katkı sağlamalarını hem de özgüven kazanarak toplum içinde yer almalarını destekliyoruz." diye konuştu. Keşanımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık. Dokuma üzerine üretim yapan Hava Güner keşanı bordo mavi tonlara uyarladıklarını ifade ederek, "47 yaşındayım. Tesadüfen 2017 yılında başladığım bu macera zamanla mesleğim haline dönüştü. Burada Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışıyoruz. Keşanımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık. Pamuktan ürettiğimiz bordo-mavi florlar dokuyoruz. Bizim gibi olanlar evde kalmasın. Burası bize psikolojik olarak da destek sağlıyor. Günlük hayattaki dertlerimizi ve sıkıntılarımızı, arkadaş ortamında dokuma yaparken unutuyoruz. Ürettikçe de mutlu oluyoruz" dedi. "Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz" Üreticilerden Zahide Erel, ürettikleri ürünleri satışa sunduklarını belirterek,"57 yaşındayım. Kullandığımız oyalı ipek ipliklerle Trabzon’un yaylalarında yetişen çiçekleri yapıyorum. Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz. Bu işin zaten ustasıyım, dolayısıyla sevdiğim işi yapıyorum. Belgemle Kadın Yaşam Merkezi’ne başvurdum, mülakata girerek burada çalışmaya başladım. Yaklaşık bir yıldır buradayım. Herhangi bir objeye bakarak iş çıkarabilirim. Annem de iğne oyası yapardı; bu uğraş anneden bize geçmiş diyebiliriz" diye konuştu Kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım’ Üreticilerden Semra Beşer ise kültürel mirasa sahip çıkmaları gerektiğine dikkat çekerek, "Arkadaşımın kazaziye yaptığını görünce ‘kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım’ dedim. O heyecanla kendi kendime, ‘ben bunu yapmalıyım, başarmalıyım’ diye düşündüm. Ertesi gün Halk Eğitim Kursu’na başvurdum. Kursumu tamamladıktan sonra 9 yıl boyunca ev eksenli kazaziye yaptım. Sertifikamı aldıktan sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Trabzon Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi için internet üzerinden açtığı ilana başvurdum ve burada çalışmaya başladım. Burada çok güzel takılar yapıyoruz. Ortam çok güzel; bir araya gelerek tasarımlar üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz ve evimize keyifle gidiyoruz. Bu bizim kültürel mirasımız, bunu yaşatmalıyız. İnşallah kızlarıma da öğreteceğim ve bu kültürel mirası daha da güzel yerlere taşıyacağız" dedi.
Trabzonspor: "Sporcularımızın ve teknik heyetimizin can güvenliği açık şekilde tehdit altındadır"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 19:58 Trabzonspor: "Sporcularımızın ve teknik heyetimizin can güvenliği açık şekilde tehdit altındadır" Trabzonspor Kulübü’nden, Samsunspor maçı öncesi takım otobüsünün taşlı saldırıya uğradığı belirtilerek, "Sporcularımızın, teknik heyetimizin ve kulüp personelimizin can güvenliği açık şekilde tehdit altındadır. Trabzonspor Kulübü, üst üste üçüncü kez yaşanan bu utanç verici saldırıların normalleştirilmesine asla izin vermeyecektir" açıklaması yapıldı. Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında Samsunspor’a konuk oluyor. Bordo-mavililer bu müsabaka için gidilen şehirde taşlı saldırıya uğradıklarını açıkladı. Karadeniz ekibinden yapılan açıklamda şu ifadelere yer verildi: "Samsunspor maçı öncesinde takım otobüsümüze yönelik gerçekleştirilen taşlı saldırı, yaşananların artık münferit değil, açık biçimde organize bir saldırı olduğunu göstermektedir. Daha önce Kocaeli ve Antalya’da, bugün ise Samsun’da tekrarlanan bu menfur eylemler; kabul edilemez, görmezden gelinemez ve sıradanlaştırılamaz niteliktedir. Bu saldırılar yalnızca Trabzonspor’a değil; Türk futbolunun güvenliğine, adalet duygusuna ve itibarına yönelmiş alçakça girişimlerdir. Sporcularımızın, teknik heyetimizin ve kulüp personelimizin can güvenliği açık şekilde tehdit altındadır. Trabzonspor Kulübü, üst üste üçüncü kez yaşanan bu utanç verici saldırıların normalleştirilmesine asla izin vermeyecektir. Söz konusu saldırıları gerçekleştiren failler hakkında emsal teşkil edecek cezaların verilmesini talep ediyor, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
Hamsi bu defa şaşırttı: Tezgahlar yeniden şenlendi
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 Hamsi bu defa şaşırttı: Tezgahlar yeniden şenlendi Yaklaşık bir buçuk aydır tezgahlarda pek görülmeyen yerli hamsi, uzun bir aranın ardından yeniden satışa sunuldu. Bu sezon ilk kez bu kadar kaliteli hamsinin çıktığını belirten balıkçılar, tezgahların yeniden şenlendiğini ifade etti. Yerli hamsinin kilosu 150 TL’den satılırken balıkçılar, Ramazan ayına kadar bu durumun devam etmesi temennisinde bulunurken yerli hamsi vatandaşın talebini de artırdı. Balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, hamsinin yaklaşık bir buçuk aydır kesildiğini belirterek, "Üç, dört ay boyunca bol miktarda avlanan hamsi, yaklaşık bir buçuk aydır kesilmişti. Bu bir buçuk aylık süreçte tezgâhlara şoklu hamsi geldi. Bugünden itibaren ise tezgâhlarda yeniden taze hamsi yer almaya başladı. İnşallah bundan sonra da vatandaş bol bol hamsi yer. Temennimiz, hamsinin bir, bir buçuk ay daha bu şekilde devam etmesi. Kilosunu 150 TL’den satıyoruz. İstavritin kilosu 100 TL, mezgit ise 200 TL. Bir ay öncesine kadar şoklu hamsi satıyorduk; şu anda ise taze geliyor. İnşallah bu durum devam eder" dedi. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin kilosunu 150 TL’den sattıklarını kaydederek, "Yaklaşık bir buçuk aydır yerli hamsi pek bulunmuyordu. Aradan geçen bir buçuk ayın ardından ilk kez bu kadar güzel hamsi çıktı ve tezgahları şenlendirdi. Hamsinin kilosu 150 TL’den satılıyor. Uzun bir aradan sonra yeniden tezgahlarda yerini alan hamsi, ister istemez şaşırttı. İnşallah Ramazan ayına kadar bu şekilde devam eder. Hamsi son dönemlerini yaşıyor; bu aylarda görülüp göç ediyor. Şu an göç zamanı olduğu için bir müddet daha böyle süreceği tahmin ediliyor. Taze hamsinin çıkmasıyla birlikte vatandaşın talebinin arttığını söyleyebiliriz. İstavritin kilosu ise 100 TL" diye konuştu.
Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:06 Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor Karadeniz Bölgesi’nin jeolojik yapısı, plansız ve zemin şartları dikkate alınmadan yapılan yapılaşma deprem riskini artırıyor. Dere yatakları, heyelanlı alanlar, alüvyal ve dolgu zeminler, şehirleşmenin yoğunlaştığı noktalar arasında yer alıyor. Karadeniz Bölgesi’nde yerleşim alanlarının önemli bir bölümü dere yatakları, heyelanlı sahalar, alüvyal ve dolgu zeminler üzerinde bulunuyor. Bölgenin dağlık yapısı ve sınırlı yerleşim alanları nedeniyle yapılaşma deprem riskine karşı alınması gereken önlemleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar dere yatakları, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanlarda yapılan yapılaşmanın ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Yapı yoğunluğunun zaman içinde arttığı bölgede özellikle parsel bazında zemin etütleri yapılmadan inşa edilen yapıların, deprem anında büyük tehlike oluşturduğu belirtildi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Türkiye’de yapı stokunun belli bir kalitenin altında olduğunu belirterek, "Şehrimizde özellikle dere yataklar, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanları çok fazla. Bu alanlarda dolguya ve dere yatağına uygun yapı yapıldı mı yapılmadı mı bunlar çok önemli. Aslında dere yatağına yapı yapılmaz. Özellikle zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Dolayısıyla yerel zemin şartları dediğimiz bu. Parsel bazında jeofizik ölçümlerle, jeolojik araştırmalarla elde edilecek sonuçlara göre parsel bazına özel yapı yapılması gerekir. Yapı stokumuzun bu anlamda çok başarılı olduğunu söyleyemem. Sadece Trabzon’da değil tüm Türkiye’de yapı stokumuz maalesef belli bir kalitenin altında. 1999 depreminden sonra bazı yönetmeliklerle düzenlemeler yapıldı ve daha sonra 2018 yılında yapılan deprem yönetmeliği ile giderek iyileşiyoruz. Ancak deprem yapı stokumuzun yüzde 80-90’u gerçekten şu anda maalesef kötü durumda. Deprem bölgeleri haritasının artık yürürlükten kalktığı ve parsel bazında deprem tehlikesinin değerlendirildiği bir aşamaya geçmiş bulunmaktayız. Bu nedenle mutlaka yapınızın bulunduğu parsele özel zemin etütlerini dikkate alınız" dedi. "Depremsiz bir dünya düşünülemez" Depremle yaşamayı öğrenmek gerektiğinin altını çizen Akın, "Karadeniz depreme çok alışkın olmasa da bu aslında doğal bir olay. Yani bu her zaman meydana gelebilecek yağmurun yağması gibi bir olay. Biz yağmur yağarken nasıl yanımıza şemsiye alıyorsak deprem için de önlemlerimizi alırsak hiçbir sorun yaşamayız. Deprem dünyanın yaşadığını gösterir. Depremsiz bir dünya düşünülemez. Bizde dünyada zaten çok aktif bir bölgedeyiz. Dünyada Alp-Himalaya kuşağındayız. Dolayısıyla depremle yaşamayı öğrenmemiz lazım" ifadelerini kullandı.
Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:04 Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor Karadeniz Bölgesi’nin jeolojik yapısı, plansız ve zemin koşulları dikkate alınmadan yapılan yapılaşma deprem riskini artırıyor. Dere yatakları, heyelanlı alanlar, alüvyal ve dolgu zeminler, şehirleşmenin yoğunlaştığı noktalar arasında yer alıyor. Erzincan’ın Kemah ilçesinde meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki deprem, etkisini hissettirdiği Karadeniz Bölgesi’ndeki yapı stokunun durumunu bir kez daha gündeme taşıdı. Karadeniz Bölgesi’nde yerleşim alanlarının önemli bir bölümü dere yatakları, heyelanlı sahalar, alüvyal ve dolgu zeminler üzerinde bulunuyor. Bölgenin dağlık yapısı ve sınırlı yerleşim alanları nedeniyle yapılaşma deprem riskine karşı alınması gereken önlemleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar dere yatakları, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanlarda yapılan yapılaşmanın ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Yapı yoğunluğunun zaman içinde arttığı bölgede özellikle parsel bazında zemin etütleri yapılmadan inşa edilen yapıların, deprem anında büyük tehlike oluşturduğu belirtildi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Türkiye’de yapı stokunun belli bir kalitenin altında olduğunu belirterek, "Şehrimizde özellikle dere yataklar, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanları çok fazla. Bu alanlarda dolguya ve dere yatağına uygun yapı yapıldı mı yapılmadı mı bunlar çok önemli. Aslında dere yatağına yapı yapılmaz. Özellikle zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Dolayısıyla yerel zemin koşulları dediğimiz bu. Parsel bazında jeofizik ölçümlerle, jeolojik araştırmalarla elde edilecek sonuçlara göre parsel bazına özel yapı yapılması gerekir. Yapı stokumuzun bu anlamda çok başarılı olduğunu söyleyemem. Sadece Trabzon’da değil tüm Türkiye’de yapı stokumuz maalesef belli bir kalitenin altında. 1999 depreminden sonra bazı yönetmeliklerle düzenlemeler yapıldı ve daha sonra 2018 yılında yapılan deprem yönetmeliği ile giderek iyileşiyoruz. Ancak deprem yapı stokumuzun yüzde 80-90’u gerçekten şu anda maalesef kötü durumda. Deprem bölgeleri haritasının artık yürürlükten kalktığı ve parsel bazında deprem tehlikesinin değerlendirildiği bir aşamaya geçmiş bulunmaktayız. Bu nedenle mutlaka yapınızın bulunduğu parsele özel zemin etütlerini dikkate alınız" dedi. "Depremsiz bir dünya düşünülemez" Depremle yaşamayı öğrenmek gerektiğinin altını çizen Akın, "Karadeniz depreme çok alışkın olmasa da bu aslında doğal bir olay. Yani bu her zaman meydana gelebilecek yağmurun yağması gibi bir olay. Biz yağmur yağarken nasıl yanımıza şemsiye alıyorsak deprem için de önlemlerimizi alırsak hiçbir sorun yaşamayız. Deprem dünyanın yaşadığını gösterir. Depremsiz bir dünya düşünülemez. Bizde dünyada zaten çok aktif bir bölgedeyiz. Dünyada Alp-Himalaya kuşağındayız. Dolayısıyla depremle yaşamayı öğrenmemiz lazım" ifadelerini kullandı.
6 Şubat depremlerinde can veren vatandaşlar Trabzon’da anıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:55 6 Şubat depremlerinde can veren vatandaşlar Trabzon’da anıldı 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar, felaketin yıl dönümünde Trabzon’da düzenlenen programla anıldı. "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerde yaşamını yitiren binlerce vatandaş için gerçekleştirilen anma programına Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Prof. Dr. Ebru Çolak, çeşitli kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş yer aldı. Milletimiz büyük bir dayanışma ortaya koydu Asrın felaketi olarak kayıtlara geçen 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle andıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Çok büyük bir afetti. Cenab-ı Allah bu tür afetlerden ülkemizi korusun. Deprem sonrası Türk milleti bir kez daha dayanışmasını ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı iradesiyle özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un bütün gayreti ile 3 yıl içerisinde 455 bin konut hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bunu dünyada yapabilecek başka ülke yoktur. Bu sadece imkan ve maddiyatla orantılı bir şey değil; dayanışmayı ilgilendiren bir şeydir. Bu da bizim milletimizin asaletinde var. Burada tedbirlerle ilgili bir farkındalık oluşturmak için bu program icra ediliyor. Önümüzdeki süreçte daha aktif olacağız. Türkiye’de örnek bir şehir olacağımıza yürekten inanıyorum. Deprem zamanında ben Adıyaman’da görev yapmıştım ve oradaki herkes bana, ’61 plakalı araçlar en erken yetişti’ demişti. Depremde faaliyet gösteren, gayret eden ve yüreğini ortaya koyan bütün hemşehrilerime, vatandaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Acııyı paylaştık Trabzon Valisi Tahir Şahin ise, "Deprem konutlarının yapımları tamamlandı. Toplumsal iyileşmemizi sağlamamız gerekiyordu bu da birliktelikle sağlandı. Depremin ilk günü Hatay’daydım, yaklaşık 4 ay depremin ilk anını yaşayarak mücadele ettik. Biz oralarda Trabzonlu hemşehrilerimizden ve tüm ülkemizden gelen yardımlarla acıyı paylaştık. Bugün Trabzon’da üniversitemizin ön görebilmek adına çok kıymetli çalışmalar yaptığına şahit olduk. Bu noktada şehrin bütün dinamikleri ile Büyükşehir Belediyemizin, ilçe belediyelerimizin imkan ve kabiliyetleri ile şehrimizde oluşabilecek riskleri önceden ön görebilen bir yönetim anlayışı ile memleketimize hizmet etmeye gayret edeceğiz" diye konuştu. Katılımcılar, depremde ölenleri anmak için alanda kurulan ’6 Şubat’ta kaybettiklerimiz için bir cümle bırakın’ başlıklı panoya, duygularını yazdıkları not kağıtları yapıştırdı.
Doğu Karadeniz’de ’Sessiz tehlike’ ürkütüyor
06 Şubat 2026 Cuma - 10:20 Doğu Karadeniz’de ’Sessiz tehlike’ ürkütüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışının ardından havaların hızla ısınması ve güneşli günlerin yaşanması, uzmanlara göre sel ve heyelan riskini ciddi şekilde artırıyor. Trabzon, Rize, Artvin, Giresun ve Gümüşhane başta olmak üzere bölgenin yüksek kesimlerinde günlerce etkili olan kar yağışı, yerini ani sıcaklık artışına ve güneşli havaya bıraktı. Bu süreçte hızla eriyen kar kütlelerinin dere yataklarını beslediği, toprağın suya doygun hale geldiği belirtildi. Uzmanlar, bu durumun ardından gelecek kuvvetli yağışların sel ve heyelan riskini katlayarak artıracağı uyarısında bulundu. Özellikle eğimli araziler, dere kenarları ve geçmiş yıllarda heyelan yaşanan bölgelerin yüksek risk taşıdığına dikkat çekilirken, kar sularının yer altına sızarak zemin direncini zayıflattığı ifade edildi. Bölge genelinde küçük çaplı toprak kaymaları ve su baskınlarının yaşanabileceği, ani ve kısa süreli yağışların ise büyük hasarlara yol açabileceği vurgulandı. "Karın hızlı bir şekilde sıcaklık artışına bağlı olarak eridiğini görüyoruz" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, karın su kaynaklarını besleyen en önemli kütle olduğuna dikkat çekerek "Doğu, Orta ve Batı Karadeniz Bölgesi’nde fazla kar görmüyoruz. Bazı durumlarda mevcut karın hızlı bir şekilde sıcaklık artışına bağlı olarak eridiğini görüyoruz. Bu tabi heyelanları tetikliyor. Buna mühendislik yapılarında çok şahit olduk. Dolayısıyla buna dikkat etmek önemli. Kar su kaynaklarını besleyen en önemli kütle. Karın yavaş yavaş erimesi yerine yüksek sıcaklıklara bağlı olarak hızlı erimesi akışın yeraltına değil de yüzeye geçmesini sağlıyor. Dolayısıyla yeraltı sularını beslemesine sebep oluyor. Bu tür ısınmalar sadece beraberinde belki taşkın heyelanı getirebildiği gibi tam tersine kuraklığı da getirebiliyor. O zamanlardayız. Şu anda çığ tehlikesi karşımıza çıkıyor. O anlamda kamu kurulunda kuruluşlarının özellikle bu anlamda yaptığı uyarıları ve dikkatlere kulak asmalıyız" ifadelerini kullandı.
Karadeniz derbisinde 56. randevu
06 Şubat 2026 Cuma - 10:04 Karadeniz derbisinde 56. randevu Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında karşı karşıya gelecek olan Samsunspor ile Trabzonspor, ligde 56. kez rakip olacak. Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında Samsunspor ile Trabzonspor, yarın saat 20.00’de 19 Mayıs Stadyumu’nda mücadele edecek. Müsabakayı hakem Alper Akarsu yönetecek. Akarsu’nun yardımcılıklarını ise Ceyhun Sesigüzel ve Candaş Elbil yapacak. Trabzonspor, Süper Lig’de 42 puanla 3. sırada yer alırken, Samsunspor ise 30 puanla 7. basamakta bulunuyor. Karadeniz derbisinde 56. randevu İki takım arasında bugüne kadar Süper Lig’de oynanan 55 maçta bordo-mavililer 32 galibiyet elde ederken, Samsunspor ise 11 kez kazandı. 12 maç ise beraberlikle sonuçlandı. Trabzonspor’un attığı 101 gole, kırmızı-beyazlılar 47 golle karşılık verdi. Samsun’da, Trabzonspor’un üstünlüğü bulunuyor Samsun’da oynanan 27 karşılaşmada ise Trabzonspor’un rakibine 1 farklı üstünlüğü bulunuyor. Bordo-mavili ekibin 10 galibiyeti karşısında ev sahibi takımın 9 galibiyeti bulunuyor. 8 maç ise beraberlikle sonuçlandı. Kırmızı-beyazlılar 29 gol kaydederken, bordo-mavililer ise 35 kez fileleri sarstı. Samsunspor evinde 4 maçtır kaybetmiyor Samsunspor ile Trabzonspor arasında Samsun’da yapılan son 4 müsabakada ev sahibi ekip yenilmedi. Söz konusu maçlarda kırmızı-beyazlılar 2 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. Bordo-mavililer, Samsun’da oynanan son 2i karşılaşmayı da kaybetti. Tekke ile Reis birbirlerine üstünlük kuramadı Trabzonspor ile Samsunspor arasında oynanacak Karadeniz derbisinde teknik direktörler Fatih Tekke ile Thomas Reis’in saha kenarındaki taktik mücadelesi de belirleyici olacak. İki teknik adam birbirlerine karşı oynadıkları maçlarda henüz üstünlük kuramadı. Fatih Tekke ile Thomas Reis’in takımlarının karşı karşıya geldiği iki mücadele de beraberlikle sonuçlandı. Söz konusu karşılaşmalarda iki teknik adamın da oyun içi hamleleri ve sistem tercihleri ön plana çıkarken, skor üstünlüğü kurulamadı. Fatih Tekke, Süper Lig’de Samsunspor’a karşı oynadığı 4 maçta 1 galibiyet, 3 beraberlik alarak yenilmedi. Thomas Reis de Tekke gibi bordo-mavili takıma kaybetmedi. Reis döneminde kırmızı-beyazlı ekip, Trabzonspor’a karşı oynadığı 3 mücadelede 1 galibiyet ve 2 beraberlik aldı.