POLİTİKA - 28 Mart 2026 Cumartesi 15:24

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Karadeniz’e demiryolu Samsun’dan Sarp’a uzanacak"

A
A
A
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Karadeniz’e demiryolu Samsun’dan Sarp’a uzanacak"

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Trabzon’da AK Parti Doğu Karadeniz Bölge Strateji Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, "Kalkınma Yolu bittiği zaman ülkemize 10 yıllık bir periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz. Yıllık da aşağı yukarı 70 bin kişiye bir istihdam sağlayacağını düşünüyoruz" dedi.


Toplantıya, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu ile birlikte Ordu, Gümüşhane, Giresun, Rize ve Artvin AK Parti il başkanları, teşkilat başkanları ve tüm ilçe başkanları katılım sağladı.



"Kalkınma Yolu bittiği zaman, ülkemize 10 yıllık bir periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacak"


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, toplantıda yaptığı açıklamada Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çekerek, "Türkiye’nin ne kadar kıymetli bir coğrafyada olduğunu görebiliyoruz. Bakın 67 ülkeye 4 saatlik bir uçuşla biz gidebiliyoruz. Bu 4 saatlik uçuş kıymetlidir havacılıkta. Ne var orada? 1,5 milyar insan var. 53-55 trilyon dolarlık bir gayrisafi hasıla var ve 25 trilyon dolarlık da bir ticaret hacmimizin olduğu bir coğrafyanın tam da merkezinde bulunuyoruz. Dünya lojistiğinin esasında sadece coğrafyanın değil dünya lojistiğinin de merkezlerinden bir tanesinde bulunuyoruz yani bu da gerçekten bizim için kıymetli. Yani Doğu-Batı ekseninde Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar olan, Afrika’ya kadar olan merkezler bir şekliyle bizim ülkemiz coğrafyasında lojistik olarak yararlanmak, geçmek durumunda" dedi.



"Küresel lojistikte alternatif koridorların önemi artıyor"


Uraloğlu, küresel ticaret koridorlarına ilişkin değerlendirmesinde, "Bir başka yaklaşımla dünyaya da bakarak bakın coğrafyamızda esasında Doğu-Batı aksında birkaç tane koridor var. Kuzey Koridor, Orta Koridor, Güney Koridor hatta bir de Ümit Burnu’ndan dolaşan koridor. Çin’den çıkan bir yük ağırlıklı olarak Avrupa’ya Süveyş Kanalı’ndan gidiyor ve deniz yoluyla gidiyor, 35 günde gidiyor. Eğer Süveyş Kanalı’nda bir sıkıntı olursa yani sadece kanalın kendisinde değil Kızıldeniz’de bir sıkıntı olursa Ümit Burnu’ndan dolaştığınızda 45 günde gidiyor. Eğer biz Kalkınma Yolu’nu bitirmiş olsaydık bitirdiğimizde bu 25 günde olacaktı" diye konuştu.


Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakın bugün Hürmüz Boğazı’nda sıkıntı var. Kalkınma Yolu bitmiş olsaydı esasında dünyanın enerji noktasındaki etkilenimi çok çok daha az olacaktı. Orta Koridor’da ise Çin’den kalkan bir yük Londra’ya kadar sadece 18 günde demir yoluyla gidebiliyor. Onun için Orta Koridor’un ne kadar kıymetli olduğu, Kalkınma Yolu’nun ne kadar kıymetli olduğunu da bu haritadan görebiliyoruz."



"Kalkınma Yolu Projesi’nde sona yaklaşıldı"


Kalkınma Yolu Projesi’nin detaylarını aktaran Uraloğlu, "Kalkınma Yolu’nda Irak’ın Faw Limanı’ndan çıkan bir demir yoluyla çıkan yük 1200 kilometreyle Ovaköy’e geliyor. Oradan esasında ülkemize giriş yapıyor, yaklaşık 2100 kilometreyle Kapıkule’ye kadar ulaşıyor. Ama ondan önce Karadeniz’e, Akdeniz’e ve Ege’ye ulaşabiliyor ama daha kestirme yollardan ulaşmasını da sağlamak için gayret ediyoruz. Burası sadece bir demir yolu değil aynı zamanda otoyol, aynı zamanda enerji nakil hatlarının da olacağı bir koridordan bahsediyoruz. Dediğim gibi yani bugün Hürmüz Boğazı’nda sıkıntı var. Eğer biz bunu bitirmiş olsaydık enerji ikmalinde bu kadar dünya etkilenmemiş olacaktı" dedi.


Uraloğlu, projede gelinen aşamaya ilişkin, "Peki nerdeyiz? Projesi bitti. Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri olarak mutabakata vardık. Finans modelinde anlaştık şimdi finansmanını temin edip başlamak kaldı. İnşallah şu savaştan sonra hızlıca başlarız da bunu hayata geçirmiş oluruz. Ülkemizdeki bölümlerini peyderpey yapıyoruz, birçok bölümünü yapmış durumdayız. Eş zamanlı olarak inşallah bitirmiş olacağız" diye konuştu.


Uraloğlu, "Kalkınma Yolu bittiği zaman ülkemize 10 yıllık bir periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz. Ve yine yıllık da aşağı yukarı 70 bin kişiye bir istihdam sağlayacağını öngörüyoruz" dedi.



"Zengezur ve yeni hatlarla bağlantı genişliyor"


Uraloğlu, alternatif koridor projelerine ilişkin olarak, "Orta Koridor esasında biraz bahsettim. Bakü-Tiflis-Kars’la başlayıp Kapıkule’ye kadar giden bir koridor ülkemizde. Bunun bağlantılarını ülkemizin her tarafına, denizlerine sağlamış olacağız, devam ediyoruz. Bakü-Tiflis-Kars’ı hayata geçirmiştik hemen devamında alternatif güzergahlarımız olması gerekir. Bakın bu kriz anları; pandemi, küresel ekonomideki sallantılar, savaşlar niye alternatiflerimizin olması gerektiğini de bize gösteriyor. Onun için Zengezur Koridoru, bizim taraftaki çalışmalara başladık. Nahçıvan tarafındaki önümüzdeki süreçte Azerbaycan tarafı başlayacak, Zengezur Koridoru; oradaki çalışmalar inşallah bu sene başlar diye bekliyoruz. Azerbaycan tarafı da bitmek üzere. Doğrudan Türk dünyasına bağlanan bir koridoru inşallah hayata geçirmeyi planlıyoruz" diye konuştu.


Uraloğlu, "Bakın biraz önceki Kalkınma Yolu Basra Körfezi’nden çıkan bir koridordu ve şimdi artık bir alternatif üzerinde daha çalışıyoruz biz. Umman’dan başlayıp Suudi Arabistan’ı geçen Ürdün üzerinden Suriye’ye ve oradan Türkiye’ye gelen bir koridor üzerinde de çalışma başlattık. Bu da bizim için kıymetli olacaktır. Daha yeni ama çok çok önemli bir fikir birliği var, inşallah burada da yolumuza devam edeceğiz" dedi.



"Yeni demiryolu hatları ve koridorlar gündemde"


Uraloğlu, "Afganistan odaklı Lapis Lazuli Koridoru burası da bizim için kıymetli. Yine Uzak Doğu’dan gelen yüklerin Türkmenistan üzerinden, Afganistan’dan gelen yüklerin ülkemize gelmesi Avrupa’ya gitmesi noktasında bir çalışma. Bunda da yine masamızda" diye konuştu.


Uraloğlu, "Bir başka koridor İslamabad’dan başlayıp Tahran-İstanbul demir yolu hattı. Yani bakın buradaki şimdi şu haritaların hepsini bir araya koysak esasında siyasi dengelerin de gözetildiği, ülkelerin birbiriyle ilişkilerinin de göz önüne alınarak yürütülmeye çalışan projeleri görüyoruz diyebilirim burada. Bunun üzerinde şu anda Tahran-İstanbul arasında savaştan dolayı durmuş olan sefer ya da Tahran-Van arasında durmuş olan seferleri inşallah tekrar başlatmış olacağız. Bu da bizim için kıymetli koridorlardan bir tanesi" dedi.



"Ulaştırmaya 355 milyar dolarlık yatırım"


Uraloğlu, "23-24 senede sadece ulaştırma alanında 355 milyar dolarlık yatırım yaptık. Bakın bu gelişmiş ülkeler için iddialı bir rakam. Onun üretime etkisi yaklaşık 1,1 trilyon dolar seviyesinde. Yıllık ortalama istihdam da yaklaşık 1 milyona istihdam sağlıyor her yıl bizim yaptığımız bu yatırımlar" dedi.



"Karadeniz’e demiryolu Samsun’dan Sarp’a uzanacak"


Uraloğlu, "Ülkemizde bir çok noktada yapımı devam eden 4 bin kilometrenin üzerinde demir yolu var. Yani dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile bir anda 4 bin kilometrelik demir yolu inşaatı yok, buna emin olabilirsiniz. Yine projesi tamamlananlar bakın ağ gibi örüyoruz ülkemizi. Projesi devam edenler ve biz şu anda yapımı devam edenleri trafiğe açtığımızda 2028’de 17 binin üzerinde bir yol ağımız olacak. 2053’e geldiğimizde de 28.500 kilometrelik bir yol ağına biz erişmiş olacağız. Yine yüksek hızlı demir yoluyla bakın doğrudan bağlanan il sayımız 11, dolaylı bağlanan 9-20 civarında ilimizi halen biz yüksek hızlı demir yoluyla bağlamış durumdayız" diye konuştu.


Uraloğlu, "Karadeniz’de demiryolu durumu nedir diye baktığımızda treni Kırıkkale’den yola çıkardık. Çorum’a kadar olan bölümünün yapım ihalesini yaptık ve yüzde 25’lik bir gerçekleşme var. Önümüzdeki ay içerisinde Çorum’la Havza arasının ihalesini yapıyoruz 2 kesim halinde. Havza ile Samsun arasının ihalesini inşallah bu sene yaparız ve Karadeniz’e demir yolunu Samsun’a indirmiş olacağız. Ondan sonra da Samsun’dan yola çıkaracağımız demiryolunu, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin’in sahil kesimini bağlayacak şekilde Sarp’a kadar devam ettireceğiz. Buranın da proje çalışmalarına Cumhurbaşkanımızın talimatıyla başladık" dedi.



"Trabzon’a yeni havalimanı yapılacak"


Uraloğlu, "Trabzon mevcut havalimanı yetmiyor. Buraya da yeni havalimanı düşünüyoruz. Onun ihalesini yaptık. Bu sene başlayacağız. Yaklaşık 5-6 yıl gibi bir sürede biter. 3 milyon kapasitesi var, geçen sene 3,5 milyon ile tamamladık. 10 milyon kapasiteli havalimanı inşaatına da başlatılacak" diye konuştu.



"5G ve uydu projeleriyle dijital dönüşüm"


Uraloğlu, "Haberleşme alanında ise 5G’ye geçiyoruz. 1 Nisan itibarıyla ilk sinyali vererek 81 ilimizde bu süreci başlatacağız. 5G; üretimden ulaşıma ve fabrika yönetimine kadar her alanda 10 kat hız ve kolaylık getirecek. 5G’nin iki yılda kapsamadığı alan kalmayacak" dedi.


Uraloğlu, "Son olarak Türksat 6A uydumuzdan bahsetmek isterim. 6 Şubat depremlerinde bölgeye koşan o pırıl pırıl gençlerimiz, bugün 6A’yı yapan mühendislerimizdir. Onlar bizden çok daha donanımlı geliyorlar ve 2035’leri, 2053’leri, 2071’leri onlar inşa edecekler. Yerli akıllı uydu üreten bir ülke olma yolunda Türksat 7A sürecini de başlatmış bulunuyoruz" diye konuştu.



Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Karadeniz’e demiryolu Samsun’dan Sarp’a uzanacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Cizre’de boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehrine karıştı, ekipler arızayı giderdi Şırnak’ın Cizre ilçesinde boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehri’ne karıştı. Meydana gelen arıza, TPAO ekipleri tarafından giderildi. Edinilen bilgilere göre, Cizre ilçesi ile Kasrik beldesi arasında kalan bölgeden geçen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait ham petrol boru hattında henüz belirlenemeyen nedenle yaşanan patlak sonrası çevreye saçılan petrol Dicle Nehri’ne karıştı. Nehir yüzeyi ham petrolle kaplanırken, çevreye kötü bir koku yayıldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye TPAO ve ilgili birimler yönlendirildi. Boru hattındaki petrol akışını kesen ekipler, sızıntının yaşandığı noktada onarım çalışmasını kısa sürede tamamlayarak sızıntıyı giderdi. Belediye ekipleri, söz konusu kirlilik nedeniyle arıtma tesisini geçici olarak durdurup, ilçeye su akışını kesti. Çocukları ile beraber parkta dolaşırken petrol kokusu aldıklarını belirten Serdar Kerimoğlu, petrol kokusunun nereden geldiğini anlamaya çalışırken nehir üzerinde petrol tabakasını gördüklerini söyledi. Kerimoğlu, "Şu an nehirde neredeyse petrol akıyor. Bu sızıntı canlı varlıklar için de tehlike arz ediyor. Bunun için yetkililerden ricamız bu sızıntının hemen giderilip, nehirde gerekli temizliğin yapılmasıdır" dedi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Erzurum TDED Erzurum Şubesi’nde Murat Ertaş yeniden başkan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi 4. olağan genel kurulunu Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük, dernek üyeliği ve aidiyeti, görev sorumluluğu ve kurumsal kimlik konusunun önemli olduğunu, kurumsal disiplin ve nitelikli kadroların olması halinde çalışmaların başarıya ulaşmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ertaş: "Dil şuuru bir milli güvenlik meselesidir" TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş konuşmasına şöyle devam etti: "Dokuz yıl evvel ilk genel kurulumuzu da bu salonda yapmıştık. Bugün seçilecek yönetim şubemizin 10. yılına damga vuracak çalışmalara imza atacaktır. Dil şuuru bir milli güvenlik meselesidir. Silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz vatanı korur münevverlerimiz ve mütefekkirlerimiz ise yurdu Bu nedenledir ki diğer milletleri ve Türk milletini yok etmek isteyen Stalin 1937’de Sovyetlerdeki Türk şair ve yazarları kurşuna dizdirerek idam etmiştir. Vatan ve yurt kavramlarını en iyi anlatan metin İstiklâl Marşı’dır. Şubemizin geçmişten bugüne ne yaptığını bu salondaki herkes çok iyi biliyor. Sadece bugün size üç güzel haberim olacak, şehrimize üç sürprizimiz. İlki Aşık Kerem Atlası, ikincisi bir Erzurum türküsü olup gönül coğrafyamızı gösteren ‘Nasıl Methedeyim Sevdiğim Seni’ türküsünün haritasının yer aldığı atlas, üçüncüsü ise 1918’den 1921’e ilk mecliste İstiklal Marşı’nın kabulüne kadar Erzurum’da törenlerde, okullarda, toplantılarda okunan Erzurum Marşı’nın sesli kaydının 108 yıl sonra yeniden yapılması Mutluyuz gururluyuz. Bugüne kadar TDED Erzurum çatısı altında emek veren tüm üyelerimize, genel başkanımız Ekrem Erdem hocamıza, TDED Erzurum’un en büyük destekçisi Mehmet Sekmen başkanımıza, proje ve etkinliklerimizde şubemize paydaş olup destekleyen Erzurum valiliğimize, üniversitelerimize ve STK’lerimize şükranlarımızı arz ediyorum." "Erzurum Şubesi başarılarıyla dikkat çekiyor" Başkan Ertaş’tan sonra mikrofona gelen TDED Genel Başkan Vekili Doç. Dr. Orhan Albayrak da Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği genel merkezinin yaptığı faaliyetlerden ve dernek yayınlarından bahsetti ve Erzurum Şubesinin en başarılı şubelerden biri olduğunu söyleyerek TDED Erzurum şube başkanı Murat Ertaş’ın yerel kültürel değerleri ulusal ve evrensele taşıyabilen başarılı bir başkan olduğunu belirtti. Erzurum Baro Başkanı Avukat Mesut Öner de milletlerin kültürel varlığının ve benliğinin bağımsızlık şuurunda çok değerli olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından oylama ile divan başkanlığına Fevzi Polat, divan üyeliğine Taner Atıcı ve divan kâtipliğine Ahmet Karakaş seçildi. Önder Cellat’ın okuduğu faaliyet raporu ve gelir-gider tablosu oy birliğiyle kabul edildi. Divan Başkanı Fevzi Polat yönetimin, faaliyetlerin ve gelir-gider tablosunun ibrasını oylama sundu ve oy birliğiyle ibra edildi. Sonra yapılan oylamada oy birliğiyle yeni yönetim belirlendi. Geniş katılımla genel kurul yapıldı TDED Erzurum Şubesinin 4.Olağan genel kuruluna EBB Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Yavuz, EBB Kültür Daire Başkanı Ergün Engin, Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, MHP Yakutiye İlçe Başkanı Sinan Demir, Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Türk Kızılay Erzurum Şube Başkanı Hüseyin Bekmez, Yeşilay Erzurum Şube Başkanı Emirhan Tanay, A.Ü. Ziraat Fakültesi Dekanı Önder Çalmaşur, MHP İl Başkan Yardımcısı Ömer Metin, Adalet Bakanlığı Hüseyin Turgut Eğitim Merkezi Başkanı Cumhuriyet Savcısı İrfan Alper, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, ERSANDER Başkanı Ümit Gergit, STK temsilcileri, dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ayrıca başka programları nedeniyle genel kurula katılamayan TRT Müdürü Ayça Alemdar, Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, BORSA Başkanı Hakan Oral da çiçek gönderdi. İşte TDED Erzurum Şubesinin yeni yönetimi Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesinin oluşan yeni yönetimi asıl listesi: Murat Ertaş (Başkan), Ednan Yazıcı, Vedat Eğilmez, Mustafa Uğurlu, Nihat Kılıçoğulları, Dilaver Canlar, Muhammed İkbal Çiçek, Ümmet İlhan, Doğan Durna, Filiz Günderen ve Önder Cellat şeklinde oldu. Yedek yönetim kurulu üyeleri; Muhammed Emin Kaptan, Selma Uygur, Taner Özdemir, Ayhan Özsağlıcak, Selim Adım, Esin Altun, Birgül Akıncı, Hatice Nur Ertaş, Emel Çakır, Kenan Gülerci ve Rümeysa Bedir’den oluştu. Denetim Asıl; Erkin Tokgöz, Erdal Deligöz ve Ahmet Kaya olurken, denetim yedek; Hanifi Karadağ, Taner Atıcı ve Bülent Ademi oldu.
Gaziantep Eğlencelerin simgesi zurnayı 55 yıldır ağaçlara şekil vererek üretiyor Halk oyunlarının, nişan, düğün, miting ve açılışların davulla birlikte vazgeçilmezi olan zurna üretimini 55 yıldır severek sürdüren Hüseyin Öztürk, Gaziantep’te zurna üretimi yapan 2 ustadan biri olarak kaldı. Gaziantep’te yaşayan 70 yaşındaki Hüseyin Öztürk, kentin kültürel miraslarından olan zurna yapımını ustasından öğrendiği geleneksel yöntemlerle sürdürmeye devam ediyor. 55 yıldır atölyesinde davulla birlikte vazgeçilmez enstrümanlarından olan zurna üretimi yapan Öztürk, mesleğin artık son temsilcisi olarak mesaisini sürdürüyor. Sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor Mesleğini ilk günkü aşkla sürdüren zurna ustası Öztürk, ürettiği zurnaları Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor. Kurumuş kayısı ağaçlarına adeta yeniden can vererek enstrümana dönüştüren Öztürk, bu sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor ve mesleğini de geleceğe taşıyacak çırak bulamamaktan yakınıyor. Temin ettiği kayısı ağaçlarını kuruttuktan sonra ilk aşamada tornada içlerini boşaltan, daha sonra tığla akort deliklerini açan, tel takan ve boyadıktan sonra hazır hale getiren Öztürk’ün zurna yapımında karşılaştığı zorluklar sadece zaman ve malzemelerle sınırlı kalmıyor. "Mesleğe 15 yaşında başladım" Türk kültürünün önemli bir parçası olan zurna yapma mesleğine ilkokulu bitirdikten sonra başladığını belirten Öztürk, "Ben bu mesleğe 15 yaşında başladım. Ustamın yanında mesleğe başladım. Ustam iyi zurna yapıyordu. İyi bir ustaydı. O günden beri mesleğe halen devam ediyorum. 1975 yılında askere gittim. Ondan sonra dükkanımı açtım. Halen devam ediyorum. O zaman bu meslek güzeldi, çalışırdık. Başka bir meslek de öğrenmedim. Eskiden mesleğimiz iyiydi. Şimdi pek para kazanamıyoruz ama yine de idare ediyoruz" dedi. "Mesleğimi seviyorum" Mesleğini yıllardır severek yaptığını belirten Öztürk, "Bizim akrabalarımızda bu meslekte çalışan vardı. Biz de bu zurna yapan ustanın yanında çalıştık. O zaman bu mesleği öğrendim. Ustamın yanında 9 yıl çalıştım. Askeri gidip geldim. Ayrı dükkan açtım. Mesleğimiz olduğu için meslek bize çok kolaydı. Bir zorluğunu görmedim. Bir tane makinem vardı. Hala o makineyle üretim yapıyorum ve ben devamlı zurna üzerine çalıştım" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’te zurna yapan iki usta kaldı" Mesleğinin önceki yıllarda daha popüler olduğunu belirten Öztürk, "Önceki yıllarda mesleğimiz çok güzeldi, sürekli çalışırdık ve para kazanırdık. Ama şimdi eski işler kalmadı. Zurna çalan azaldı. Orkestra çıktı. Mesleğimizi öldürdüler. Eskiden ustalar çoktu. Her köşede bu mesleği yapanlar vardı ama zurna yapan yoktu. Zurna yapan bir kişiydi. Zaten mesleği de bana o ustam öğretti. Gaziantep’te tek zurnacı ustamdı. Şimdi zurna yapan iki usta kaldı" şeklinde konuştu. "Eski işlerimiz kalmadı" Zurnanın kayısı ağacından yapıldığını belirten Öztürk, bir günde bir adet zurna yapabildiğini bildirerek, "Yaptığım zurnaları müşterilerime satıyorum. Eskiden müşterim çoktu. Şehir dışından çok müşterim geliyordu. Mesleğimiz gittikçe ölmeye mahkum ve eski müşterilerim yok. Önceki yıllarda biz hiç boş durmazdık, çalışırdık" ifadelerinde bulundu. "Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz" Müzisyen Şükrü Özçalar ise, "Zurna çalmayı babamdan öğrendim. Yaklaşık 30 seneden beri de bu işi yapıyorum. Mesleğimiz biraz geriledi. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustadan alıyorum. Gaziantep’te zurna yapan sadece iki kişi var. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz. Bugüne kadar hep kendisiyle çalıştık. Hüseyin usta çok güzel bir zanaatkar. O yüzden memnun olduğumuz için zurnayı hep kendisine yaptırıyoruz" diye konuştu.