EKONOMİ - 15 Mart 2025 Cumartesi 09:10

Türkiye’de 1 Eylül’de başlayan balık avı sezonu 15 Nisan’da sona erecek

A
A
A

Türkiye’de 1 Eylül’de başlayan balık avı sezonu 15 Nisan’da sona erecek. Sezon bitmeden bazı tekneler erken paydos ederek daha şimdiden gelecek sezon hazırlıklarını başlarken konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, av yasağı süresinin 15 Nisan’da başlamasının kendi görüşüne göre fazla olduğunu belirtti.

Bu sezon hamsinin uzun süreli olmadığını ancak yine de av verecek şekilde olduğunu kaydeden Mutlu, "Bana göre 2024-2025 sezonu güzel, bazılarına göre ise kötü geçti. En sevindirici yanı denizde çeşitliliğin bol oluşu ve boy oranında her hangi bir sıkıntı yaşanmaması. Palamut ile başladık, palamut gayet iyiydi. Hamsi çok uzun süreli olmazsa da yine de av verecek şekilde oldu. Mazot 50 TL, ÖTV’siz alınıyor ama bir şey değişmiyor. Makineler güçlü, gemiler güçlü dolayısıyla masraflar fazla oluyor. Örneğin geçen yıl 30-40 bin TL maaş alanlar bugün 50 bin TL alıyor. Sezon belki güzel geçti ama masraflarda ona göre gerçekten arttı. Genel olarak değerlendirecek olursak buna da şükürler olsun bu sezon bereketli geçti diyebiliriz" dedi.

Nisan 15 bana göre fazla

Kendi görüşüne göre av yasağının 15 Nisan’da başlamasının kendi fazla olduğunu belirten Mutlu, "Hamsi pelajik balık çoğunluk teşkil eden bir ürün. Bugüne kadar bir buçuk, iki ay gibi bir süreyle avlanabilen bir üründü. Hamside risk görmüyorduk. 1988-1989’larda azalma gibi oldu. Hep Aşırı avcılık söyleniyor. Aşırı avcılık varsa bakanlık düzenleyecek. Kanunlar, yönetmenlikler var. Tarım Bakanlığı’na tüm yetkileri verdiler Tarım Bakanlığı incelesin gerekli olanı yapsınlar. Bir arkadaşımız normalde sezonun bitmesi gerekir derken, başka bir arkadaşımız kendi ekonomik durumuna göre hayır sürsün diyor. Bu tartışmayı biz balıkçılar yapmayacağız. Bu tartışmayı kanunla yetki verilmiş Bakanlıklar var altı yedi Bakanlığa bağlıyız. Örneğin balıkçı barınağıyla ilgili bir sorun yaşıyoruz Çevre Bakanlığı duruma el koyuyor. Biz nereye bağlıyız? Böyle bir şey yok. Balıkta da aynı. Madem stoklarda aşırı avlanma var buna devletin müdahale etmesi lazım. Bizi birbirimize düşürmenin hiçbir anlamı yok. Bana göre mantıklı olarak düşünüldüğünde, arkadaşlarımız ne düşünür bilemiyorum ama sonuçta bu insanları temsil ediyorum. Nisan 15 bana göre fazla. Daha şimdiden hamsi tekneleri paydos etti. Bundan sonraki yıllarda hamsicilik mi olacak, sezon Nisan 15’ine kadar gidecek. Tarım Bakanlığına yetki verilmiş dur derse durdurur, devam et derse devam eder. Eğer avcılık varsa devam ettirir eğer avcılık yoksa devam etme der. Yani Nisan 15’ine kadar kural koymanın eğer trolcülere zararı varsa trolcüleri baz al. Gırgırcılara zararı varsa onları baz al" diye konuştu.

Bekir Koca - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uyuşturucu soruşturmasında ifade veren Oktay Kaynarca: "Fuhuş gibi suçta aracılık yapmam söz konusu dahi olamaz" İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve adli kontrol şartı ile serbest bırakılan oyuncu Oktay Kaynarca’nın ifadesi ortaya çıktı. Kaynarca "Murat Gülibrahimoğlu ile yakın arkadaşım. Fatih Keleş isimli kişiyi de Murat Gülibrahimoğlu’nun yanında gördüğüm için tanırım. Rabia Karaca’nın ifade ettiği ‘Murat Gülibrahimoğlu ile Oktay Kaynarca’nın yakın arkadaş olduğu, uyuşturucu ve fuhuş partilerinde birbirlerine kadın hediye ettikleri’ şeklindeki beyanı kabul etmiyorum. Murat yakın arkadaşımdır ancak fuhuş gibi suçta aracılık yapmam söz konusu dahi olamaz" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında ’kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak’, ’uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırmak’, ’bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak ya da fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek’, ’kumar oynanması için yer ve imkan sağlamak’ suçlarından bir veya birkaçını işlediği iddia edilen şüpheliler oyuncu Oktay Kaynarca, şarkıcı Emel Müftüoğlu, Neda Ş., Ali S., Rabia K. ve Selen Ç. jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Oyuncu Oktay Kaynarca adliyedeki ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Kaynarca ifadesinde "İfademin başında belirtmek isterim ki ben her zaman uyuşturucu gibi yasaklı maddelere karşıyım. Ben sormuş olduğunuz Günyüzü Konaklarındaki eve gittim. Orada Murat Gülibrahimoğlu bulunmaktaydı. Göstermiş olduğunuz fotoğraflardaki eğlence grubu olduğuna tanık oldum. Rabia Karaca’nın ifade ettiği ‘Murat Gülibrahimoğlu ile Oktay Kaynarca yeni havalimanı taraflarında Ortadoğululara hitap edecek inşaat projesi ile ilgili reklam yüzü teklifini kabul etti’ şeklindeki beyanını kabul ediyorum. Murat Gülibrahimoğlu ile yakın arkadaşım. Fatih Keleş isimli kişiyi de Murat Gülibrahimoğlu’nun yanında gördüğüm için tanırım. Rabia Karaca’nın ifade ettiği ‘Murat Gülibrahimoğlu ile Oktay Kaynarca’nın yakın arkadaş olduğu, uyuşturucu ve fuhuş partilerinde birbirlerine kadın hediye ettikleri’ şeklindeki beyanı kabul etmiyorum. Murat yakın arkadaşımdır ancak fuhuş gibi suçta aracılık yapmam söz konusu dahi olamaz. Rabia Karaca isimli şahsı kesinlikle tanımıyorum. Murat Gülibrahimoğlu’ndan tanıtım filmi için 100 bin Dolar aldım, sonradan bu proje hayata geçmediği için parasını iade ettim. Proje ile ilgili çekim yapıldı ancak hayata geçmedi" dedi.
İstanbul Görme Engelli Ressamın Braille tekniğiyle yaptığı resimler beğeni topladı Dünya Braille Günü kapsamında Beyoğlu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, Eskişehirli görme engelli ressam İlker Ertuğrul’un Braille Resim Sergisi sanatseverlerle buluştu. Braille tekniğiyle oluşturulan eserler büyük beğeni topladı. Görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran Braille alfabesinin insanlığa kazandırdığı bağımsızlık, eğitim ve kültürel erişim mirası, İstanbul Beyoğlu’nda düzenlenen özel bir etkinlikle kutlandı. Dünya Braille Günü dolayısıyla Fransız Kültür Merkezi İstanbul gösteri salonunda gerçekleştirilen etkinlik, Eskişehirli görme engelli ressam İlker Ertuğrul’un, Braille tekniğiyle oluşturduğu eserlerden oluşan Braille Resim Sergisi ile başladı. Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, ressam İlker Ertuğrul ile birlikte sergiyi gezerek eserlerin yapım aşamasıyla ilgili bilgi aldı. Sergilenen eserler katılımcıların büyük beğenisini topladı. Braille’in Türkiye’deki gelişimi ve dünya tarihindeki yeri ele alındı Fransız Kültür Merkezi ve Görülmeyen Gazete iş birliğinde, Beyoğlu Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen etkinlikte; kısa film gösterimi, Braille alfabesinin tarihsel yolculuğunu, eğitim alanında oluştuğu dönüşümü ve görme engelli bireylerin yaşamındaki etkisini gözler önüne serildi. Etkinlikte gösterilen belgesel de izleyicilerden beğenisini topladı. Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden birisi de "Dünden Bugüne Braille Yazı" başlıklı panel oldu. Panelde, Braille’in Türkiye’deki gelişimi, dünya tarihindeki yeri, eğitimdeki rolü ve kültürel önemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelin moderatörlüğünü Gazeteci Saime Oğuzhan üstlenirken; Gazeteci Fatih Mehmet Moray, Psikolog Özgür Uğur, Eğitimci Emre Taşkın ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş Braille yazının yaygınlaşması, teknolojiyle ilişkisi, farkındalık ve erişilebilirliğin toplumsal gücü üzerine değerli paylaşımlarda bulundu. Gecenin finalinde ise ODEON Oda Orkestrası ve solistleri, izleyicilere duygu yüklü bir konser sundu. Braille’in "sessiz harfleri", müziğin evrensel diliyle buluşarak salonda unutulmaz anlar yaşattı. "Birbirimizin ihtiyaçlarını gördüğümüzde ancak bir toplum olarak yaşayabiliriz" Programın açılışında konuşan Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, özellikle İstanbul gibi bir kentte hayatın çok hızlı aktığını belirterek "Hayatın telaşında çoğu zaman sadece kendi hayatlarımızla ilgileniyoruz. Oysa biz bu şehirde 16 milyon bir arada yaşıyoruz. Her birimizin ihtiyaçları, her birimizin yaşamı bambaşka. Bu telaşın içinde yanı başımızda yaşayan diğer insanların ihtiyaçlarını göremez hale geliyoruz. Birbirimizin hayatlarına değer verdiğimizde, birbirimizin ihtiyaçlarını gördüğümüzde ancak bir toplum olarak yaşayabiliriz. Toplum olarak birlikte yaşama kültürümüzü yaşatabilmemiz için şehirlerimizi tüm vatandaşlarımız için erişilebilir hale getirmemiz şart. Göremeyen vatandaşlarımızın sosyal hayata katılımını artırmamız ve şehirleri onlar için bir eziyet olmaktan çıkarmamız gerekiyor. Bizler de yerel yönetimler olarak Beyoğlu’nda yaşayan tüm vatandaşlarımıza eşit hizmet götürmek ve onların ihtiyaçlarına çözüm üretmek için çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.