EKONOMİ - 11 Eylül 2024 Çarşamba 10:08

Turizmciler son yılların en düşük Eylül ayını yaşıyor

A
A
A
Turizmciler son yılların en düşük Eylül ayını yaşıyor

Son yıllarda özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz Bölgesi’ne yoğun turist akını olurken bu sezon aynı yoğunluğun pek olmadığı belirtildi.


Trabzon turizm anlamında son yılların en düşük Eylül ayını geçirirken, özellikle Körfez ülkelerinde okulların Ağustos ayı ortalarında açılmasıyla dönüş yolu başlamıştı.


TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Volkan Kantarcı, turizm açısından son yılların en düşük Eylül ayını yaşadıklarını ifade ederek, "Orta Doğu pazarına baktığımız zaman yüzde 40-50 oranında Suudi Arabistan’dan gelen turistler var. Onların da okulları erken açıldı 15 Ağustos itibariyle. 18-19 Ağustos öncesi yoğun bir şekilde dönüşleri oldu. Ağustos sonuna doğru diğer ülkelerden de dönüşler arttı. Şuan ciddi anlamda azaldı. Geçtiğimiz yıllara bakacak olursak yüzde 50 daha düşük Eylül ayı geçiriyoruz” dedi.



"Bu sene maalesef o rakamlara ulaşamayacak gibiyiz"


Geçen sene Trabzon’u yerli ve yabancı 1 milyon 300 bin kadar turistin ziyaret ettiğini kaydeden Kantarcı, “Geçtiğimiz yıllarda sürekli rakamsal anlamda artan bir turist sayısı vardı. 2018-2019 üzerine koydu. Daha sonra 2020-2021’de pandemide aralık verdik. 2022-2023 yılı en yüksek rakama ulaştı. Geçen yıl yabancı 700 bin, yerli 600 binin üzerinde toplam bir milyon 300 bin Trabzon’da turist vardı. Bu sene maalesef o rakamlara ulaşamayacak gibiyiz. Gelen turist sayısından ziyade önemli olan kişi başı bırakacakları gelir. Aynı rakamlar aynı sayıda turist gelmiş olsa bile bölge ve ülke ekonomisine katkıları az ise kalabalık turist sayısının pek bir önemi olmuyor. Bu sene neden azalma var. Bunu irdelediğimiz zaman sadece Doğu Karadeniz, Trabzon’da değil ülke genelinde bir azalma var. Bunun ön plana çıkan en önemli nedeni ekonomik sebepler gibi duruyor. Son üç yılda enflasyona bağlı olarak bütün gider kalemlerinin 6-7 kat artması ama dolar euronun aynı oranda artmaması, sadece üç kat kadar artmış olması ve dolar euro bazında ülkemizin pahalı bir destinasyon haline gelmesi. Ciddi sayıda azalmalar var. Özellikle uçak ve otobüsle bölgemize gelen turist sayısında düşüş görmekteyiz. Bu durum bir taraftan turizmden ekonomiye geçiyor. Sezon ve yıl sonu değerlendirmelerinde mutlaka Kültür ve Turizm Bakanımız, Maliye Bakanımızla da bir değerlendirme yapacaktır. Çünkü bir taraftan kuru baskılama, sabitleme tutabilme uğraşı varken bir taraftan hem turizm anlamında en büyük gelir kaleminde azalma söz konusu oluyor. Diğer taraftan da ihracat yapan ve üreten fabrikaların gelirlerinde azalma oluyor" diye konuştu.



Artan fiyat pahalılığı ve hizmet kalitesinin düşüklüğü etkiledi


Azalan turist sayısının, artan fiyat pahalılığı ve hizmet kalitesinin düşüklüğüne bağlayan Kantarcı, "Diğer bir husus bölgede son yıllarda bölgede artan fiyat pahalılığı ve hizmet kalitesinin düşüklüğüyle ilgili. Bununla ilgili olarak da farklı destinasyonlarda benzer sorunları dönem dönem gördük. Bölgemiz yükselmekte olan artan talebi karşılamak için turizm paydaşlarının her sene artmış olduğu bir destinasyon. Özellikle Trabzon’da otel sayıları seyahat acentesi, taşıma firmalarının sayıları pandemi sonrasında inanılmaz arttı; ikiye katladı desek yalan olmaz. Bunu zaten araç sayısında ve seyahat acentelerimizin üye sayısında görebiliyoruz. Konaklama tesisleri inanılmaz arttı. Bununla ilgili kanunlar çıktı ancak bu kanunların denetimle beraber sahada yapılması, tam sistemin oturması en az 5-6 ay daha sürecek. 2025 sezonuna ancak konaklama tesisleriyle ilgili uygulamalar oturmuş olacak. Bu artan yoğunluğa bağlı olarak kalifiye eleman anlamında bazı sıkıntılar var" dedi.



Turizmciler son yılların en düşük Eylül ayını yaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da bahar hareketliliği: Fide satışları başladı Van’da hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte tarım ve bahçecilik sezonu açılırken, fide ve sebze tohumu satışlarında ise yoğunluk yaşanmaya başladı. Van ve çevresinde bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesi üzerine vatandaşlar ekim dikim işlerine hız verdi. Kırsal kesimde yaşayan köylüler arazileri ve bahçeleri için fide temin ederken, şehir merkezinde ikamet eden vatandaşlar ise evlerinin bahçeleri ile balkonlarındaki saksılarda yetiştirmek üzere fide satıcılarına yöneldi. Piyasadaki fide fiyatları türüne göre 10 ile 30 TL arasında alıcı buluyor. Satış noktalarında en çok ilgiyi ise domates, biber, salatalık, soğan, patlıcan ve çilek fideleri görüyor. Üreticiler ve satıcılar, havaların daha da ısınmasıyla birlikte talebin artarak devam etmesini beklediklerini ifade etti. "101 çeşit ürünle sezona başladık" Fide satışı yapan esnaf İsmail Çınar, havaların ısınmasıyla birlikte sezonu açtıklarını belirtti. Vatandaşın kendi ürettikleri yerli tohumlara rağbet gösterdiğini ifade eden Çınar, "Normalde sezonumuz 10 Nisan’da başlıyor ve 15-20 Haziran gibi sona eriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte ’hayırlı olsun’ diyerek başladık. Yaklaşık 1,5-2 ay süren bir sezonumuz var. Fidelerimiz Antalya, Mersin ve Baykan’dan geliyor; ancak kendi seçtiğimiz tohumlardan Van’da ürettiğimiz fidelerimiz de mevcut. Domates, biber ve salatalık en çok tercih edilenler arasında. Yeşilliklerden meyveye kadar hemen hemen 101 çeşit ekilecek ürünümüz bulunuyor" dedi. Tohum seçiminde titiz davrandıklarını dile getiren Çınar, "Kendi seçtiğimiz tohumları kullandığımız için müşterilerimiz her sene sonuçtan çok memnun kalıyor, bu konuda şanslıyız. Fidelerimiz genelde apartman balkonlarındaki saksılara, ev bahçelerine dikiliyor" diye konuştu.
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.Zanlılar tutuklandıŞüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Anne ve baba DNA örneği verdiYapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu."Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi."Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu."Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.""İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı."Kolunda 80 bin liralık saati vardı"Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi.Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Giresun Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.