GÜNDEM - 16 Ocak 2026 Cuma 10:56

Trabzon’un yeni valisi Tahir Şahin göreve başladı

A
A
A
Trabzon’un yeni valisi Tahir Şahin göreve başladı

Kilis Valiliği görevinden Trabzon Valiliği görevine atanan Tahir Şahin, düzenlenen törenle göreve başladı.


Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kilis Valiliği’nden Trabzon Valiliği’ne atanan Tahir Şahin, bugün Trabzon’da düzenlenen resmi törenle göreve başladı. Trabzon Valiliği’nin tarihi binasında düzenlenen karşılama törenine Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, Trabzon İl Jandarma Komutanı Bahittin Murat Yakın, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutanı SG Binbaşı Aytaç Bayırlı ve il protokolü katıldı.


Karşılama töreninin ardından Valilik makamında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Trabzon Valisi Tahir Şahin, "Cumhurbaşkanımızın tensip ve takdimleri ile atanmış olduğum Trabzon Valiliği görevine bugün itibariyle Bismillah diyerek başlamış bulunuyorum. Şahsımı bu onurlu göreve layık gören başta Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere sayın Bakanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Şehzadeler şehri, tarih ve medeniyet beşiği bu aziz topraklara hizmet edecek olmanın mesuliyetini büyük bir hassasiyet ve ciddiyetle taşıyarak tevdi edilen bu görevi Trabzon’umuza ve kıymetli hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Yaklaşık 4 bin yıllık köklü tarihi ile Doğu Karadeniz’in merkezi konumunda bulunan Trabzon Fatih Sultan Mehmet Han’ın fethettiği, Yavuz Sultan Selim Han’ın yönettiği, Kanuni Sultan Süleyman Han’ın doğup büyüdüğü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele sürecinde duruşu dolayısıyla taktirle andığı ve sonrasında 3 kez ziyaret ettiği müstesna bir şehirdir" dedi.



"Trabzonspor, bu kadim şehrin ortak gururudur"


Vali Tahir Şahin, Trabzon’un üretken bir il konumunda olduğunu vurgulayarak "Doğal güzellikler, kültürel zenginliği, stratejik konumunun yanı sıra Trabzon, Karadeniz’in önemli bir ticaret ve lojistik merkezi, turizm potansiyeli yüksek cazibe noktası, üniversiteleri ile bir eğitim ve gençlik şehri, sanayi ve girişimcilik kapasitesi ile üretken bir il konumundadır. Sporla yoğrulmuş kimliğinin en güçlü sembollerinden biri olan Trabzonspor ise yalnızca elde ettiği sportif başarılarla değil taşıdığı mücadele ruhu, aidiyet duygusu ve gençlere ilham veren duruşu ile bu kadim şehrin ortak gururudur" ifadelerini kullandı.



Trabzon’un yeni valisi Tahir Şahin göreve başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Güngören’de 16 yaşındaki Atlas’ı "yan baktın" kavgasında bıçaklayan zanlının ifadesi ortaya çıktı İstanbul Güngören’de iki grup arasında ’yan bakma’ nedeniyle çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı bıçaklayarak öldüren 15 yaşındaki zanlının savcılık ifadesi ortaya çıktı. Zanlı ifadesinde, "Atlas Çağlayan bana, ’ne bakıyorsun’ diyerek küfür etti ve üzerime geldi. Ben de, üzerimde bulunan bıçağı çıkartarak salladım. Karnına bir kez bıçağı vurdum. Sonrasında çocuğu yere yatırdılar, yanındaki arkadaşları da beni darp ederek bana hakaret ettiler " dedi. Olay, 14 Ocak günü saat 20.20 sıralarında Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak’ta meydana gelmiş, iddiaya göre iki grup arasında bir kafeden çıktıktan sonra ’yan bakma’ nedeniyle tartışma çıkmış, tartışma kısa sürede kavgaya dönüşmüştü. Bıçaklı kavgada E.Ç. (15), sustalı olarak tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan’ı (16) yaralamış, ağır yaralanan Atlas, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Olay sonrası harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Güngören Çocuk Büro Amirliği ekipleri, E.Ç.’yi suç aleti bıçak ile yakalayarak gözaltına almış, işlemlerinin ardından ise Bakırköy Adalet Sarayına sevk edilmişti. Zanlı, çıkarıldığı Hakimlikçe, tutuklanarak çocuk kapalı cezaevine gönderilmişti. Zanlı savcılık ifadesinde: "Karnına bir kez bıçağı vurdum" Öte yandan, zanlı S.S.Ç.’nin savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Olay tarihinde arkadaşlarıyla bir kafede oturduğunu belirten E.Ç., "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben olay tarihinde A.H., A.H., S.Y., ve Musa isimli arkadaşlarım ile birlikte Güngören’de bulunan bir kafeye gittim. Ben, arkadaşlarım ile birlikte kafeden çıkıp kafenin önünde olduğum sırada kafeden çıkan başka bir grup içinde bulunan, olay sonucunda ismini öğrendiğim Atlas Çağlayan bana, ’ne bakıyorsun’ diyerek küfür etti ve üzerime geldi. Ben de, üzerimde bulunan bıçağı çıkartarak salladım. Karnına bir kez bıçağı vurdum. Sonrasında çocuğu yere yatırdılar, yanındaki arkadaşları da beni darp ederek bana hakaret ettiler. Ben orada beklemeye başladım. Yanımda bulunan arkadaşım A.H., bıçağı vermemi söyledi, ben de elimdeki bıçağı ona verdim. A.H. bıçağı elinde tutarken kafede bulunanlar bıçağı yere atmasını söylediler. A.H.’de bıçağı yere attı. Polisler geldiğinde beni kafede yakaladılar. Bıçağı teslim aldılar. Daha önceden Atlas Çağlayan’ı tanımam. Suçlamaları anlattığım hali ile kabul ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bursa Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla Türkiye’de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak seçildiğini duyurdu. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, "Sosyal medyada paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler, insani görevlerini yerine getirdiklerini hissediyor. Oysa vicdan, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan güçtür" dedi. Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucunda 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak belirledi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun İnsanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medya platformlarındaki paylaşım ve beğeniler ile vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dursun Boz, "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler "tıklama" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi. "Gazze ve Doğu Türkistan’daki dramları ile ilgili paylaşımları beğenmek sorumluluktan uzak tutmaktadır" Boz, "dijital vicdan" kavramının çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini aldığını ifade ederek, "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ’içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır" dedi. "Vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır" Geleneksel olarak vicdanın, insanların ahlaki bilinçlerini ve doğru ile yanlış arasındaki farkı ayırt etme kabiliyetini temsil ettiğini aktaran Dursun Boz, "Dijital vicdan sayesinde, bireylerin ve kuruluşların dijital platformlar ve çevrimiçi alanlardaki faaliyetlerinde etik sorumluluğu göz önünde bulundurması gerekiyor" diye konuştu. Dijital vicdan kavramı, ile dijitalleşme döneminde etik sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Boz, "Dijital vicdan ile insanları "şimdi ne yapmam gerekir" sorusuyla baş başa bırakan bir konuya değiniliyor. Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır" diye konuştu. Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada dijital vicdanı nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin de şu önerilerde bulundu: "Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."
Erzurum Karaca’nın yeni eseri: "Dünya zirvelerine tırmandığımızın belgeseli" Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun (TDF) eski başkanı Alaattin Karaca, 22 yıllık yurt dışı dağcılık deneyimlerini kitaplaştırdı. "Dünya Zirvelerinde 22 Yıl / Hafızalardan Silinmesin" adlı eser, geçtiğimiz günlerde Zafer Yayınları’ndan çıktı. Alaattin Karaca, 1997-2016 yılları arasında federasyon başkanlığı döneminde düzenlenen yurtdışı tırmanışları kitapta detaylı bir şekilde ele aldı. ‘Dünya Zirvelerinde 22 Yıl’ kitabında, TDF organizasyonlarıyla gerçekleştirilen tüm yurtdışı faaliyetlere katılan sporcular, antrenörler ve teknik ekip üyelerinin isimleri yer aldı. Kitap, Türk dağcılığının dünya sahnesindeki yolculuklarını unutulmaktan korumayı sağlarken, katkı sunanları da onurlandırmayı amaçlıyor. Alaattin Karaca, kitap hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: "Çalışma dönemimizde, Türk dağcılığının uluslararası alandaki başarısıyla gelişimini belgeleyen, emeği geçen tüm paydaşları kayıt altına alan önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Kütüphanesinde Dünya Zirvelerinde 22 yıl kitabının bulunmasını isteyenler 0 532 433 61 45 numaralı telefona başvurabilir." Dağcı sayısını 919’dan 39 bine, kulüp sayısını 25’ten 1060’a, aktif il sayısını 23’ten 81’e çıkardıktan sonra TDF’ye veda eden Alaattin Karaca ilk kitabı olan "Tur Kayaklı Anılarım" adlı eserini yayımladı. Ardından Karaca hakkında, Prof. Dr. Metin Karadağ tarafından "Dağların Ruhu" isimli monografik bir eser çıkarıldı. Alaattin Karaca son olarak "Dünya Zirvelerinde 22 Yıl / Hafızalardan Silinmesin" adlı kitabını dağlara gönül verenlere armağan etti.