SPOR - 09 Şubat 2026 Pazartesi 10:49

Trabzonspor evinde yıkılmıyor

A
A
A
Trabzonspor evinde yıkılmıyor

Trendyol Süper Lig’de geride kalan 21 haftada evinde oynadığı 10 maçta yenilgi yüzü görmeyen Trabzonspor, bu performansını Fenerbahçe karşısında da sürdürmek istiyor.


Süper Lig’in 21. haftasında deplasmanda Samsunspor’u 3-0 mağlup eden Trabzonspor, bu sezon 13 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak puanını 45’e çıkardı ve üçüncü basamaktaki yerini korudu.


Karadeniz temsilcisi, bu süreçte rakip fileleri 41 kez havalandırırken, kalesinde 23 gol gördü. +18 averaj yakalayan Trabzonspor hem hücum hem savunma istatistikleriyle dengeli performans sergileyerek zirve yarışının içinde kalmayı başardı.



İç sahada bileği bükülmedi


Trabzonspor’un bu sezonki en güçlü yönlerinden biri iç saha performansı oldu. Bordo-mavililer, sahasında oynadığı 10 karşılaşmada yenilgi yüzü görmedi. Bu süreçte 6 galibiyet ve 4 beraberlik alan Karadeniz ekibi, 22 puan elde etti.


Evinde 19 gol atan Trabzonspor, kalesinde ise 8 gol gördü. Bordo-mavililer, taraftarı önünde hem üretken hem de savunma yönü güçlü bir görüntü ortaya koydu.


Karadeniz ekibi, taraftarı önünde yakaladığı bu istikrarı gelecek hafta mücadele edeceği Fenerbahçe karşısında da sürdürmeyi hedefliyor.



Deplasmanda da istikrarlı grafik


Dış sahada oynadığı 11 maçta 7 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan Trabzonspor, 23 puanı hanesine yazdırdı. Rakip sahalarda 22 gol atan bordo-mavililer, 15 gole engel olamadı. Deplasman puan ortalaması iç sahaya yakın seyreden bordo-mavililer, dış saha performansıyla da üst sıralardaki yerini destekler performans sergiledi.


Toplam 41 gollük skor katkısı yakalayan Trabzonspor’da hücum üretkenliğinin sezon geneline yayıldığı görülürken, savunmada ise maç başına yaklaşık 1 gol ortalamasıyla oynandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da iğrenç manzara: Lağımlar sokağa taşıyor, çocuklar üzerinden atlamak zorunda kalıyor Adana’nın Kozan ilçesinde yaklaşık 10 gündür taşan rögarlar çevrede iğrenç bir görüntü ve koku oluştururken, çocukların pis suların üzerinden atlamak zorunda kaldığı ileri sürüldü. Kozan ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi Kumlugül Sokak’ta, Adana Büyükşehir Belediyesi ASKİ sorumluluğundaki rögarlar yaklaşık 10 gün önce taştı. Taşan rögarlar nedeniyle sokaklar lağım sularıyla doldu. Öğrencilerin okul servislerinden inip evlerine ulaşabilmek için lağım sularının üzerinden atlamak zorunda kaldığı ifade edildi. Taşan lağım sularının mahallede bulunan narenciye bahçesine akması ise halk sağlığı açısından endişe oluşturdu. Bölgede bulunan gündüz bakım evi çevresinde de lağım sularının birikmesi dikkat çekti. Mahalle sakinleri, Adana Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerde, "araç olmadığı" gerekçesiyle sorunun 10 gündür çözülemediğini öne sürdü. Mahalle sakinleri tepki gösterdi Mahalle sakinlerinden Ziya Doğan, "Çok pis kokuyor, evlerde durulmuyor. Belediyenin bir an önce gelip bu sorunu çözmesi lazım. Eşimi doktora götürmek için çıktım, sürekli aynı manzarayla karşılaşıyoruz ama kimse ilgilenmiyor" dedi. Vatandaşlardan Halit Özcan ise, "Burada sürekli su akıyor, ağır bir lağım kokusu var. Yağmurdan sonra durum daha da kötüleşti" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinlerinden Hikmet Duran da yaşananların çocuklar için büyük risk oluşturduğunu belirterek, "Çocuklar hasta olacak. Bu memlekette bu pislik nasıl olur? Kozan çok güzel bir ilçe ama ’makine yok’ deniliyor. Koca Kozan’da nasıl araç olmaz? Pisliğin içindeyiz. Çocuklar dışarı çıkamıyor, cam açamıyoruz. Bu durumdan dolayı hayatımız durdu" diye konuştu.
Samsun 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması başladı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması" başladı. TÜBİTAK tarafından bu yıl 57’ncisi düzenlenen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Samsun Bölge Sergisi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. 1969 yılından bu yana düzenlenen ve Türkiye genelinde 12 bölge merkezinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen yarışmaya bu yıl ülke genelinde 29 bin 739 proje başvurusu yapılarak tarihinin en yüksek başvuru sayısına ulaşıldı. Samsun Bölgesi’nde ise Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerinden 12 farklı alanda toplam 3 bin 142 proje başvurusu alınırken, 30 farklı üniversiteden 210 öğretim üyesinin yer aldığı değerlendirme süreci sonucunda 100 proje bölge sergisine davet edildi. Yarışmanın açılışı yapıldı Açılış konuşmalarını gerçekleştiren TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topcu, "Bu yıl bölgemizde 12 farklı alanda toplam 3 bin 142 proje başvurusu yapılmıştır. Türkiye genelinde ise 29 bin 739 proje ile yarışma tarihinin en yüksek başvuru sayısına ulaşılmıştır. Bu tablo, ülkemizde bilim ve araştırmaya olan ilginin her geçen gün arttığını göstermekte ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz ile geleceğe dair umutlarımızın ne kadar güçlü temellere dayandığını ortaya koymaktadır. Hedefimiz, hem proje sayısını hem de proje niteliğini daha da ileri taşımaktır. Projelerin ön inceleme ve değerlendirme süreçlerinde 30 farklı üniversiteden 210 öğretim üyesi görev almıştır. Her proje, alanında uzman üç jüri üyesi tarafından titizlikle değerlendirilmiş ve bu süreç sonunda 12 alandan 100 proje bölge sergisine davet edilmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu sergi sonunda finalist olarak seçilecek projeler, Mayıs ayında Ankara’da düzenlenecek Türkiye Finalinde bölgemizi temsil edecektir. TÜBİTAK’ın düzenlediği bu yarışmaların temel amacı; gençlerimizi düşünmeye, sorgulamaya, araştırmaya ve karşılaştıkları problemlere bilimsel çözümler üretmeye teşvik etmektir. Bu süreçte verilen ödüller bir amaç değil, gençlerimizi bilimsel çalışmalara yönlendiren birer motivasyon aracıdır. Asıl kazanım; öğrencilerimizin ve danışman öğretmenlerimizin bu süreçte edindikleri bilgi, deneyim ve becerilerdir" dedi. "Emeğin, sabrın ve bilimsel düşüncenin somut bir göstergesi" OMÜ Rektör Yardımcı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise, "Alanında uzman akademisyenlerimizin titiz değerlendirmeleri sonucunda, 12 farklı alandan 100 projenin bölge finaline kalmaya hak kazanması, burada sergilenecek çalışmaların ne denli nitelikli ve emek yoğun olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki üç gün boyunca öğrencilerimizin projelerini ziyaretçilere sunacak olması, bilimsel paylaşımın ve akademik etkileşimin en güzel örneklerinden birini oluşturacaktır. Değerli gençler, bugün burada sergilediğiniz her proje yalnızca bir yarışma çalışması değil; aynı zamanda merakın, emeğin, sabrın ve bilimsel düşüncenin somut bir göstergesidir. Sizler, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki geleceğini şekillendirecek araştırmacılar, mühendisler, bilim insanları ve girişimcilersiniz" diye konuştu. Akabinde TÜBİTAK 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nın açılış kurdelesi kesilerek yarışmada yer alan projeler incelendi. Projenin açılışına Samsun Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar da katıldı.
Muş Muş Piramidi kış manzarasıyla mest etti ’Muş Piramidi’ olarak bilinen Mercimek Kale Höyüğü, etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanarak eşsiz görüntüler sundu. Muş’ta son günlerde etkisini artıran kar yağışı, kentin tarihi ve doğal güzelliklerini de beyaza bürüdü. "Muş Piramidi" olarak anılan ve tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığı bilinen Mercimek Kale Höyüğü, karla kaplanan siluetiyle dikkat çekti. Murat Nehri kenarında bulunan ve yapısıyla uzaktan bakıldığında piramidi andıran höyük, kar yağışının ardından adeta kartpostallık görüntüler oluşturdu. Beyaz örtüyle kaplanan tarihi alan, hem doğa hem de tarih tutkunlarının ilgisini çekti. Efsaneleriyle de bilinen Mercimek Kale Höyüğü, dört mevsim ayrı bir güzellik sunarken, kış aylarında oluşan manzarasıyla görsel bir şölen yaşattı. Kentin önemli tarihi değerlerinden biri olan Mercimek Kale Höyüğü, kar yağışıyla birlikte bir kez daha Muş’un doğal ve kültürel zenginliğini gözler önüne serdi. Kışın beyaza bürünen "Muş Piramidi", hem tarihi mirası hem de büyüleyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. MAUN Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Jeomorfolog Dr. İskender Dölek, Muş’ta yer alan önemli doğal oluşumlardan birinin Mercimek Kale olduğunu belirterek, "Muş’ta yer alan doğal oluşumlardan biri de Mercimek Kale’dir. Sergen riyolitleri olarak ifade edilen volkanik bir yapıya sahip olan bu alan, dom (kubbe) yapısı şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu yapılar, yer kabuğunun zayıf ve dirençsiz noktalarından magmanın yüzeye sokulup soğuması sonucu meydana gelmektedir. Jeosit özelliği taşımasının yanı sıra kültürel açıdan da Muş için önemli simge yapılardan biri konumundadır" dedi. Mercimek Kale’nin doğal görünümüyle turizm açısından önemli bir çekicilik oluşturduğunu ifade eden Dr. Dölek, alanın Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edildiğini belirterek, "1750’li yıllara kadar özellikle üzerinde bir kulenin varlığından söz edilmekte olup, bu yapının bölgenin güvenliği açısından büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Murat Nehri’nin hemen kenarında yer alan Mercimek Kale, doğal görünümüyle turizm açısından bölge için önemli bir çekicilik oluşturmakta ve Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Muhtemelen oluşum özelliğine bağlı olarak bölgede birçok kültürel efsane ve hikâyeye de konu olmuştur" şeklinde konuştu. Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve koruma amacıyla kullanıldığı düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine günümüzde de rastlanabildiğini ifade eden Dölek, Mercimek Kale gibi il sınırları içerisindeki diğer doğal ve kültürel varlıkların envanter çalışmalarının yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve bölgede koruma görevi gördüğü düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine bugün de rastlanabilmektedir. Mercimek Kale gibi il sınırları içerisinde yer alan diğer doğal ve kültürel varlıkların envanterlerinin çıkarılması, bu alanların jeorotalar ya da kültür rotaları kapsamında bilimsel bir yaklaşımla turizme kazandırılması büyük önem taşımaktadır. Zira bu alanlar yalnızca kültürel değil, yer bilimleri açısından da önemli bir değere sahiptir. Bu değerlerin entegre edilmesiyle oluşturulacak jeorotalar ve kültür rotaları, il ve bölge turizmine önemli katkılar sunabilecektir" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakanlık, ‘Aile Diplomasisi’ çalışmalarını aralıksız sürdürüyor Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik uluslararası farkındalığın artırılması ve bu alanda iş birliklerinin geliştirilmesi amacıyla yürüttüğü ’Aile Diplomasisi’ çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Türkiye, 2024 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Ailenin Dostları Grubuna üye olurken, BM çatısı altında aile odaklı çok sayıda uluslararası etkinlik hayata geçirildiği belirtildi. Bu kapsamda; 79. BM Genel Kurulu’nda Koruyucu Aile Modeline İlişkin Seferberlik Çağrısı, BM 69. Kadının Statüsü Komisyonu’nda aileden ilham alan kadın girişimciliği vurgusu, 2025 yılında 80. BM Genel Kurulu’nda ise tehditlere karşı aileden başlayan küresel dayanışma çağrısı yapıldı. Ayrıca 2. BM Sosyal Kalkınma Zirvesi’nde ‘aile destekli sosyal kalkınma’ yaklaşımı gündeme taşınırken, Türkiye’nin girişimleriyle Türk Devletleri Teşkilatı bünyesine aile ve sosyal politika alanlarında iş birliği başlıkları eklendi. Bu alanda ilk bakanlar toplantısının 2024 yılı Mayıs ayında İstanbul’da, ikincisinin ise 2025 yılı Haziran ayında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirildiği ifade edildi. 26 ülkeden katılım sağlandı 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesi kapsamında, mayıs ayında İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Aile Forumuna 25’i bakan düzeyinde olmak üzere 26 ülkeden katılım sağlandığı açıklandı. 2025 Aile Yılı dolayısıyla düzenlenen Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumu ise Ankara’da ulusal ve uluslararası akademisyenlerin, uzmanların ve kamu kurumu temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildiği açıklanırken, öte yandan Türkiye’nin önerisiyle İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2026-2035 Eylem Programı’na ‘ailenin, nesillerin ve güçlü nüfus yapısının korunması’ başlığı eklendi. Aile Yılı uygulaması birçok ülkeye örnek olurken, Birleşik Arap Emirlikleri, Nijerya, Mısır ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) de 2026 yılını Aile Yılı ilan etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, görev süresi boyunca gerçekleştirdiği uluslararası temaslar vesilesiyle yabancı muadil kurumlarla aileye yönelik 22 mutabakat zaptı ve 4 faaliyet planını imzaladığı ifade edildi.
Erzurum GSB Kış Kulübü binleri ağırladı Gençlik Spor Bakanlığı’nın ‘Kış Kulübü’ Projesi binlerce çocuğun gençlik merkezlerine akın etmesini sağladı. Erzurum GSİM bağlı Gençlik Merkezleri’nde yarı yıl tatilinde 10 bine yakın öğrenciye hizmet verdi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, "Geleceğin sanat, spor ve bilim insanları bu çocukların arasından çıkacak" dedi. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı gençlik merkezleri yarı yıl tatilinde binlerce çocuğu ağırladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ‘GSB Kış Kulübü’ Programı kapsamında 10 bine yakın ilk ve ortaokul öğrencisi Gençlik Merkezlerine akın etti. Yarı yıl tatilinde Yakutiye, Erzurum, Aziziye, Palandöken, Aşkale, Pasinler, Narman, Oltu, Olur ve Uzundere Gençlik Merkezlerindeki GSB Kış Kulüplerine yoğun bir katılım olurken, kapanış programı Yakutiye Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay, Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez, Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü İbrahim Hakkı Akpınar, Gençlik Merkezi Müdürlerinin katılımıyla gerçekleşen kapanış töreni oldukça coşkulu geçti. Çocuklara hediyeler verildi. Sanattan Spora Bilimden Kültüre Kış Kulübü Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen GSB Kış Kulübü, iki hafta süren verimli ve dolu dolu bir programa sahne oldu. Kış kulübüne katılan çocuklar, sanattan spora, bilimden kültüre bir çok atölye çalışmasına katılırken, yeteneklerini sergileme şansı buldular. Gençlik merkezlerinde eğlenceli ve dolu dolu günler geçiren öğrenciler güçlü bir arkadaşlık ve dostluk bağı kurmanın mutluluğunu yaşadı. Geleceğin Yetenekleri Bu Gençlerin Arasından Çıkacak Gençlik ve Spor Bakanlığının Kış Kulübü Programının yarı yıl tatilini değerlendirmeleri anlamında öğrencilere iyi bir fırsat olduğunu ifade eden Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, "Bakanlığımızın Kış Kulübü Programı öğrencilerimizin, eğitim, paylaşım ve birlikte üretme anlamında gerçekleştirilen faaliyetlerle hem kişisel gelişimlerine katkı sağladı, hem de keyifli vakit geçirme imkânı buldu. Atölye çalışmaları, grup etkinlikleri ve etkileşim temelli içeriklerle zenginleştirilen Kış Kulübü, gençler arasında güçlü bağların kurulmasına da vesile oldu. İnanıyorum ki, gelecekte bu gençlerin arasında çok başarısı bilim, sanat, spor ve kültür insanları çıkacak. Kış kulübüne katılan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Onlara eğitim veren gençlik çalışanlarımız, eğitmenlerimiz ve gönüllülerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.