GÜNDEM - 24 Haziran 2024 Pazartesi 09:27

Trabzonlu gencin paha biçilmez araba koleksiyonu

A
A
A
Trabzonlu gencin paha biçilmez araba koleksiyonu

Çocukluğundan beri klasik otomobil tutkunu olan iş adamı Gökhan Değirmenci, işyerinin garajında sakladığı klasik otomobilleri trafiğe çıkarmaya bile kıyamıyor. Farklı modellerdeki arabaları işyerinin garajında muhafaza eden Değirmenci, klasik arabalara iki katı değeri fiyat teklif edenler olduğunu ancak satmayı düşünmediğini belirtiyor.


1963 ve 1964 model Chevrolet marka arabaların yanı sıra 3 adet klasik Tofaş araba ve 1 adet eski kasa klasik minibüsü hemen hemen hurda halinde alarak işyerinin garajında aslına uygun bir şekle yaptırarak tekrar çalışır duruma getiren Gökhan Değirmenci (31) klasik arabalara merakının çocuk yaşlarda başladığını söylüyor. Değirmenci, arabaları görmek için işyerine kadar gelenler bile olduğunu ancak hiçbir zaman satmayı düşünmediğini ifade ediyor. Klasik arabaların değeri 15-20 milyon TL’yi bulduğunu kaydeden Değirmenci, arabaların çoğu parçalarını yurt dışından getirttiğini belirterek yenilenen arabaları trafiğe çıkarmaya kıyamadığını söylüyor.



Arabaları görmek için çok gelen oluyor


Klasik arabaları görmek için çok gelen olduğunu ifade eden Değirmenci, “Tel örgü örme işi yapıyorum. Çocukluktan beri klasik arabalara hevesim vardı çocukluk hayali diyelim. Tamamen hobi olarak imkânım oldu Allah nasip etti. 1963 model olanı 4 yıl önce bir işadamından almıştım. Satın aldığım arabayı komple revize ettik içi, dışı boyası olsun sıfırdan yaptık diyebiliriz. Aracın parçalarını sıfırdan yurt dışından tedarik ettik. Diğer klasik olan 1964 model dört kapı direksiz Chevrolet marka otomatik arabanın da parçalarını Amerika’dan getirttik. Bunları ayda belki bir sefer garajdan çıkartıp sürüyorum. Arabaları yaklaşık dört yıldır burada koruyoruz. Arada sırada çalıştırıp yağını suyunu kontrol ediyoruz. Arabaları görmek için çok gelen oluyor. Bunlardan Türkiye’de az sayıda var. Sürmeye ister istemez kıyıyorum düğün nişanlarda çok istek oluyor bazen yapacak bir şey kalmıyor” dedi.



"Yüksek fiyat veren oluyor yine de satmıyorum"


Arabalara yüksek fiyat verenlerin olduğunu ancak satmayı düşünmediğini belirten Değirmenci, garajında yer alan Murat 124 model arabayla büyüdüğünü kaydederek, “Murat 124 model arabayla neredeyse çocukluktan beri büyüdük. Yaklaşık 10 yıldan beri bizde. Bunun da parçalarını yurt dışından tedarik ederek çok uğraşlar çekerek getirttik. Uzun uğraşlar sonucu sıfır şekilde bu vaziyete getirdik. Satar mısın? Diye çok teklif geliyor, satmayacağımızı biliyorlar. Çok yüksek fiyat veren de oldu, değerinin iki takını veren oldu yine de satmadım” diye konuştu.



Garajdan çıkartmak için önündeki ağacı kestiler


Satın aldığı otomobili garajdan çıkarmak için önündeki ağacın kesildiğini kaydeden Değirmenci, “Doğan ve 131 model arabalarda yaklaşık üç buçuk yıldır bizde. Doğan marka araba sekiz bin 500 kilometrede, diğeri de benzinli 131 model. Doğan marka arabayı galerici arkadaşım yaşlı bir amcadan almıştı eşi rahmetli olunca arabayı garaja çekmişti. En son çocukları satmaya karar verdi garajdan çıkartırken önünde ağaç vardı ağacı kesmek zorunda kalmışlardı o şekilde çıkardılar. Yine klasikler arasında yer alan minibüsümüz var. Aracı Bayburt tarafından aldık. Komple baştan aşağı kendi işyerimizde aslına uygun yenilemeye çalışıyoruz Aracımız 1984 model yaklaşık 2 yılda kaporta bölümünü dışını bitirdik. Arabayı satmak için yapmıyoruz. Hepsi 15-20 milyon TL’yi bulur ama almaya çalışsan tedarik edilemez” şeklinde konuştu.



Trabzonlu gencin paha biçilmez araba koleksiyonu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.