GÜNDEM - 27 Mayıs 2024 Pazartesi 09:49

‘Sokak köpekleri için umut dolu proje’

A
A
A
‘Sokak köpekleri için umut dolu proje’

Türkiye’nin son dönemde en önemli sorunları arasında gösterilen ‘sokak köpeği’ sorununun çözümüne de fayda sağlamasına yönelik olarak bir grup akademisyen hazırladıkları proje ile sokak köpeklerine umut oldular.

Doç. Dr. Eda Küçüktülü önderliğinde hazırlanan terapi köpekleri projesinde  köpeklerin kanser hastalarında stresi ve depresyonu azaltırken nabız ve tansiyonlarını da düşürdükleri izlendi. Bu çalışmadan yola çıkarak sokak  köpeklerinin uyutulması yerine kamu kurumları tarafından sahiplenilmesi ve bu  kurumda yaşayan insanlara moral ve motivasyon sağlanması amaçlanıyor.”

Önümüzdeki günlerde TBMM’ye sunulması planlanan yasa teklifine göre, öncelikle başıboş hayvanlar sahiplendirilmeye çalışılacak. Barınaklardaki köpeklerin fotoğrafları çekilerek, internet sitelerinde sahiplendirme ilanı yayınlanacak. 30 gün boyunca sahiplenilmeyen köpekler, iğne ile ilaç verilerek uyutulacak. Uyutulan köpeklerden boşalan barınaklara alınacak yeni hayvanlar için de aynı süreçler işletilecek.

‘Sokak köpekleri için umut dolu proje’
Doç. Dr. Eda Küçüktülü, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik, TBMM Sağlık Komisyon Üyesi Dr. Tuba Vural Çokal, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan ve Köpek Davranış Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Etkin Şafak tarafından, Sağlık Bakanlığı onayı ile hastanede kanser hastalarına vizit yapmak üzere önemli bir bilimsel çalışmaya imza atıldı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Eda Küçüktülü, kendisinin 50-60 kedili ve 4 köpekli bir bahçede büyüdüğünü hatırlattı. Doç. Dr. Küçüktülü "Bunu 'Sokak köpeklerine bunu nasıl uygulayabiliriz?' diye düşündüm. Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Ender hocamızla görüştüm. Kendisi konuya oldukça sıcak baktığı için bilimsel çalışma planladık. Sokak köpekleri de bu şekilde kullanılabilir mi diye. Dost isimli bir köpeğimiz üzerinde çalıştık. bu çalışmayı da Tarım Bakanlığına bildirdik onların da hoşuna gitti. Yani hastanelerde belirli sınavları geçenleri kullanabiliriz. Kamu da çocuk Esirgeme Kurumu, yaşlı bakım evleri, oteller, okullar, kreşler bu köpekler ufak eğitimlerle bazı gözetimlerle kullanılabilirler. Bu da 3-4 milyon köpeğin bir sahibi olmasına sebep olur” dedi.

‘Sokak köpekleri için umut dolu proje’

Trabzon Novotel’in bu projeden esinlenerek barınaktan ismini 'Güneş' koydukları köpeği sahiplendiğini de belirten Küçüktülü “Gündemdeki konu şuan köpeklerin uyutulması konuşulan köpeklerde kırma ırk denilen sokak köpekleri. Bu otelin şöyle bir özelliği var projemizi duyduğunda çok destek oldular ve barınaktan ‘Güneş’ isimli bir köpek aldılar. Bu özel ırk bir köpek. Bize aynı zamanda şunu gösteriyor ki sokak köpeklerini uyuttuğumuzda biz bu işe engel olamayacağız. Çünkü üretim çiftliklerinde özel ırk köpekler üretilmeye devam edecekler ve onları insanlar canları sıkıldığında sokağa ya da barınağa bırakacaklar. Güneş’te böyle bir köpek barınaktan otelimizin genel müdürü ve arkadaşlarımız almışlar. Çok da pozitif etkileri var, çocuklarla çok güzel ilişkileri var. Biz bunun örnek olmasını istiyoruz. Pek çok otelin kurumun köpek sahiplenmesini köpeklerin bu pozitif özelliklerden faydalanmasını istiyoruz” diye konuştu.

Proje ekibinden yer alan Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Etkin Şafak ise yaptığı açıklamada “Bu çalışma bizim için önemliydi çünkü Türkiye dışında sanki sokak köpeği problemi yokmuş gibi algılıyorduk. Bazı şeyleri başka ülkeleri modelleyerek almaya çalışıyorduk ama bu çalışmanın bir diğer özelliği de İtalya’da bir Erasmus projesiyle bir hocamız beni eğitmen olarak davet etti. Onların planı halkın sokak köpeklerini eğiterek aynı şekilde terapi köpeği olarak kullanıp kullanamayacağını görmekte. Dolayısıyla böyle bir can popülasyonumuz var ve bu canların yuvaya ihtiyacı var. Umarım buna destek olan tüm kurumlar hak ettikleri sevgiyi görürler” diye konuştu.

“Sokak köpeklerini uyutmak yerine insanlara şifa olmalarını istiyoruz”
Projeye destek veren modacı ve şarkıcı Beste Korkmaz ise “Sokak köpeklerinin bu duruma gelmesiyle alakalı aşırı üzgünüm ve yaklaşık bir haftadır sürekli sosyal medyada hayvan sever arkadaşlarımızla seferber oluyoruz. Bu konuyu insanlara duyurup engellemek açısından. Şu anda köpeklerimiz özellikle tüm dünyada kanserli hastalara şifa dağıtıyor. Biz de bunu Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak onayladık ve şu anda Sağlık Bakanlığının destek verdiği bir proje haline geldi bu. Sokak köpeklerini uyutmak yerine insanlara şifa dağıtmaya çağırmak istiyoruz. Burada bulunmamızın sebebi öncü bir işletmemizin projemize destek olmasından kaynaklı. Tüm işletmeleri tüm sivil toplum kuruluşlarını belediyeleri, devletimizin üst makamlarını bu projeye destek olma çağırısında bulunuyorum. Bizleri yalnız bırakmasınlar ayrıca benim gibi sosyal medyada önde olan topluma hitap eden tüm arkadaşlarımıza bu projeye destek vermelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bekir Koca - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Karabük ve Sivas batarya konusunda güçleri birleştirdi Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul ile Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık arasında geçen ay yapılan akademik iş birliği protokolü çerçevesinde Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin batarya teknolojileri alanındaki çalışmalarını yerinde görmek üzere KBÜ’den Batarya Çalışma Takımı, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesini ziyaret etti. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılan ziyarete, Karabük Üniversitesinden Prof. Dr. Selami Sağiroğlu, Doç. Dr. Nurettin Eltuğral, Doç. Dr. Satiye Korkmaz, Dr. Öğretim Üyesi Batıkan Erdem Demir, Dr. Öğretim Üyesi Enes Özkök, Dr. Öğretim Üyesi Turgut Sönmez ve Badegül Tunçay katıldı. Gerçekleşen teknik ziyaret sırasında batarya üretim ve test laboratuvarları, yapay zeka ve robotik laboratuvarı, ileri seramikler araştırma ve geliştirme laboratuvarı ve optik araştırma laboratuvarı gibi çeşitli alanlarda incelemelerde bulunuldu. Ziyaret esnasında, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi batarya araştırma grubundan Prof. Dr. Emre Biçer ve araştırma görevlisi Merve Gençtürk ile gerçekleştirilen toplantıda, iki üniversite arasında batarya teknolojileri alanındaki iş birliği potansiyelleri ve sektördeki gelişmeler ele alındı. Ardından, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesindeki laboratuvarlar incelendi ve yapılan çalışmalar tanıtıldı. Toplantı sonrasında Karabük Üniversitesi ve Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi arasında iş birliğini artırma amacıyla, 2024 yılı Kasım ayında Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Biçer tarafından Karabük Üniversitesinde bir seminer verilmesi planlanıyor. KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesini geçen ay ziyaret ettiğimizde bu üniversitemizin çok büyük bir teknoloji merkezi haline geldiğini gördük. 3 saat boyunca laboratuvarları gezdiğimiz halde yine de laboratuvarların sadece bir kısmını inceleyebildik. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, laboratuvar sayısı ve laboratuvar ekipmanları açısından çok gelişmiş bir üniversite. Laboratuvarlarda bulunan pek çok makine dünyada birkaç tane olan cihazlardan. Böyle gelişmiş bir üniversitemizin ülkemizde bulunmasından dolayı gurur duydum. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Kul Hocamızı böyle bir teknoloji üssünü kurmakta gösterdiği gayret ve üstün başarısı nedeniyle tebrik ediyorum. Sayın Rektörümüzle yaptığımız iş birliği protokolleri ile SBTÜ ve KBÜ olarak güçlerimizi birleştirme, birlikte gelişme, ortak projeler yapma kararı aldık. Bu kapsamda ilk iş birliği adımı olarak Batarya çalışma takımımızı SBTÜ teknolojik imkanlarını yerinde incelemek ve iş birliği imkanlarını oluşturmak üzere SBTÜ’ne gönderdik. Batarya çalışma takımı hocalarımız ziyaretlerinin çok başarılı geçtiğini ifade ettiler. Karabük Üniversitesi mühendislik alanında büyük bir hamle içerisinde. Mühendislik Fakültemiz son 1 yıl içerisinde 11 basamak yükselerek Türkiye’de 24. sıradan 13. sıraya yükseldi. Bu büyük başarıyı diğer üniversitelerle de paylaşmak ve geliştirmek istiyoruz. Büyük projeler yapmak için büyük iş birliği ağları kuruyoruz” şeklinde konuştu.
Ankara Sağlık işçilerinden ’vergi sisteminin iyileştirilmesi’ çağrısı Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (TÜRK-İŞ) bağlı Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası üyeleri, vergi sisteminin iyileştirilmesi ve vergide adalet çağrısı yaptı. TÜRK-İŞ’e bağlı Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Ankara Şube Başkanlığı üyeleri, "vergi sisteminin gelire göre iyileştirilmesi ve vergide adalet" çağrısıyla Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Mevki Ek Bina önünde toplandı. Grup adına konuşan Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Ankara Şube Başkanı Nilgün Fidan, sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin hayat pahalılığı nedeniyle yaşadıkları sıkıntılarının gün geçtikçe arttığını, vergide adalet istediklerini söyledi. Türkiye’de gelir adaletinin sağlanması için vergide adaletin sağlanması gerektiğini ifade eden Fidan, "Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır. Bu ülkenin sağladığı kaynakları kullanarak servet elde edenler var ama işçinin ödediği kadar vergi vermiyorlar. İşçiler 12 ay çalışmakta fakat 2 buçuk aylığını vergi olarak ödemek zorunda kalmaktadır. Yaptıkları her harcamada KDV ve ÖTV olmak üzere ödediği dolaylı vergi var. Vergi sisteminde acil olarak düzenleme yapılmalıdır" dedi. Fidan, gelir vergisi oranının bütün işçiler için yüzde 15’de sabitlenmesini ve işçilere yapılan sosyal amaçlı ödemelerden vergi kesilmemesini talep ettiklerini de ekledi.
Ankara TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay: “Dikkat edilmesi gereken özel iş yerlerinde çalışan işçiler maalesef ek iş yapıyor” Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay, “Dikkat edilmesi gereken özel iş yerlerinde çalışan işçiler maalesef ek iş yapıyor. Maalesef alım gücünden dolayı iş yerlerinde dikkatleri dağılıyor" dedi. TÜRK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Ergün Atalay, Konfederasyonu tarafından Türkiye genelinde gerçekleştirilen oturma eylemleri çerçevesinde demiryolları işçilerinin eyleminde katıldı. Ankara Sincan Demiryolları işçileriyle bir araya gelen Atalay, burada basın açıklaması gerçekleştirdi. Sincan’da demiryolu işleri, yol takım işleri, sinyal işleri, katener işleriyle oturma eylemi gerçekleştireceklerini ifade eden Atalay, “Özellikle Temmuz’un başında 3 konfederasyon beraber oturduk bir eylem kararı aldık. O eylem kararı çerçevesinde yani eylem programımızı devam ettiriyoruz. Sebebi hayat pahalılığı, vergideki sıkıntılarımız, emeklinin içinde bulunduğu sıkıntı, taşeronun içinde bulunduğu sıkıntı" dedi. Müzakere yolundan bugüne kadar müspet bir cevap alamadıklarını kaydeden Atalay, "Onun için her hafta biz eylem yapıyoruz, bizim dışımızdaki sendikalar da yapıyor. Kendi üyelerinin sıkıntılarını ve dertlerini kamuoyuna anlatmaya gayret ediyorlar” açıklamasında bulundu. Atalay, yaklaşık 7 milyonun üzerinde emeklinin 12 bin lira maaş aldığını, 7-8 milyon civarında da asgari ücretlinin 17 bin lirayla geçindiğini ve toplamda 17 bin lirayla 12 bin lira arasında maaş alan ortalama 30 milyona yakın vatandaşın olduğunu aktardı. "Dikkat edilmesi gereken özel iş yerlerinde çalışan işçiler maalesef ek iş yapıyor" Demiryolları işçilerinin de aynı sıkıntıları çektiğini de sözlerine ekleyen Atalay, şu ifadelere yer verdi: “Ben ilk defa son bir senedir enerji işçilerinin, savunma işçilerinin, demir yolu işçilerinin, karayolu işçilerinin, işçilerinin tamamının yüzde 40’ının ek iş yaptığını biliyorum. Yani biri pazarda çalışıyor, biri kamyonla yük taşıyor, biri düğün salonunda garsonluk yapıyor. Geçen hafta ifade ettiler. Bundan bir ay evvel bir işçi akşam garsonluk yaptığın zaman saatliği 75 lira alıyormuş, şimdi saatliği 100 lira olmuş. Yani iş yerinden çıkıyor, akşam gidiyor 3 saat çalışıyor, 300 lira evine para götürsün diye. Bu arkadaşlarımız özellikle enerjide çalışıyor, demiryolları hatlarında çalışıyor, trenlerin güvenliğini sağlıyor. Bunlar askeri fabrikalarda çalışıyor. Bunlar dikkat edilmesi gereken özel iş yerlerinde çalışıyor. Maalesef alım gücünden dolayı iş yerlerinde dikkatleri dağılıyor.” “Ekim’in 20’sine kadar da değişik türde iyi eylemlerimiz devam eder” TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu tarafından ekim ayında bir miting organize edileceğini duyuran Atalay, “Şimdi bizim haftaya salı günü TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu var. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu’nda onun gününü tespit ederiz. Yani Ekim’in 20’sini geçirmeyiz. Niye Ekim’in 20’si? 2025 yılı bütçesi 31 Temmuz’da başlıyor. Yani ondan evvel yapmak durumundayız. Onun için yani Ekim’in 20’si gibi önümüzdeki hafta karar alırız. Ama onun dışında Ekim’in 20’sine kadar da değişik türde iyi eylemlerimiz devam eder” değerlendirmesinde bulundu. Atalay, basın mensuplarının asgari ücret komisyonuna ilişkin sorulan soruya ise, "Şubat’ın 1’inde alınacak bir maaşı bugünden konuşmak ne kadar doğru bilmiyorum” cevabını verdi. Atalay, konuşmasının ardından TCDD 2’nci Bölge Müdürlüğü girişinde demiryolu işçileri tarafından düzenlenen eyleme katıldı.